Türkiye’de boşanma davaları yalnızca iki Türk vatandaşının Türkiye’de yaşadığı klasik aile hukuku uyuşmazlıklarından ibaret değildir. Günümüzde eşlerden birinin yabancı olması, iki eşin farklı vatandaşlıklara sahip bulunması, evliliğin başka bir ülkede yapılmış olması, eşlerden birinin sonradan Türk vatandaşlığını kazanması veya eşlerden birinin yurt dışında yaşaması son derece sık karşılaşılan durumlardır.
Bu tür dosyalarda ilk soru çoğu zaman “Türkiye’de boşanabilir miyim?” şeklinde sorulsa da hukuken cevaplanması gereken meseleler bundan daha geniştir. Türk mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olup olmadığı, hangi ülke hukukunun uygulanacağı, yabancı ülkedeki eşe nasıl tebligat yapılacağı, nafaka ve tazminat hesabında yurt dışındaki gelirlerin nasıl araştırılacağı, Türk konsolosluğunun hangi işlemleri yapabileceği ve yurt dışında daha önce verilmiş bir boşanma kararının Türkiye’de nasıl sonuç doğuracağı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Türk Hukukunda Boşanma Türleri Nelerdir?
Türk hukukunda uygulamada boşanma davaları öncelikle anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma olarak iki ana grupta ele alınmaktadır.
Bunun yanında Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir.
Özel boşanma sebepleri;
- zina,
- hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış,
- suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
- terk,
- akıl hastalığıdır.
Genel boşanma sebebi ise Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Anlaşmalı Boşanma
Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya bir eşin diğer eş tarafından açılmış boşanma davasını kabul etmesi mümkündür.
Ancak tarafların yalnızca “boşanmak istiyoruz” demesi yeterli değildir. Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Çekişmeli Boşanma
Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa veya taraflar boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamıyorsa çekişmeli boşanma davası gündeme gelir.
Kusur, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, kişisel ilişki, ziynet alacağı ve diğer talepler dosyanın niteliğine göre ayrıca değerlendirilebilir.
Eşlerden Birinin Yabancı Olması Türkiye’de Boşanmaya Engel midir?
Hayır.
Eşlerden birinin yabancı olması veya her iki eşin de yabancı olması tek başına Türkiye’de boşanma davası açılmasına engel değildir.
Ancak yabancılık unsuru bulunan bir boşanma dosyasında iki soru birbirinden mutlaka ayrılmalıdır:
Birincisi, Türk mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olup olmadığıdır.
İkincisi ise boşanmaya hangi ülkenin hukukunun uygulanacağıdır.
Türk mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olması, uyuşmazlığa mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 40. maddesine göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini kural olarak iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları belirlemektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları bakımından MÖHUK m.41’de ayrıca özel bir milletlerarası yetki düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu nedenle “eşim yurt dışında yaşıyor, Türkiye’de boşanma davası açamam” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.
İki Yabancı Türkiye’de Boşanabilir mi?
Şartların bulunması halinde evet.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.04.2026 tarihli, 2025/5548 E. ve 2026/4435 K. sayılı kararı bu konuda oldukça önemlidir.
Karara konu olayda davacı Mısır, davalı ise Suudi Arabistan vatandaşıdır. Tarafların Türk vatandaşlığıyla ilgileri bulunmamasına rağmen uzun süredir Türkiye’de yaşadıkları tespit edilmiştir.
Yargıtay, yabancıların kimliklerini ve geçerli bir evliliklerinin bulunduğunu belgelendirmelerinin boşanma davası bakımından yeterli olabileceğini; evliliğin mutlaka Türk nüfus kayıtlarında bulunmasının aranamayacağını belirtmiştir.
Tarafların müşterek mutad meskenlerinin Türkiye olması nedeniyle MÖHUK m.14 kapsamında Türk hukukunun uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla iki yabancının Türkiye’de boşanması hukuken mümkündür. Ancak mahkemenin milletlerarası yetkisi ve uygulanacak hukuk her dosyada ayrıca incelenmelidir.
Farklı Ülke Vatandaşlarının Boşanmasında Hangi Hukuk Uygulanır?
Yabancılık unsuru bulunan boşanma davalarında temel düzenleme MÖHUK m.14’tür.
Boşanma ve ayrılığın sebepleri ve hükümleri bakımından öncelikle eşlerin müşterek milli hukuku uygulanır.
Eşlerin ortak vatandaşlığı yoksa müşterek mutad mesken hukuku uygulanır.
Müşterek mutad mesken de bulunmuyorsa Türk hukuku uygulanır.
Bu nedenle örneğin eşlerden birinin Mısır, diğerinin Suudi Arabistan vatandaşı olması halinde yalnızca vatandaşlıklara bakılarak sonuca ulaşılamaz. Eşlerin müşterek mutad meskenlerinin nerede olduğu ayrıca araştırılır.
Burada “mutad mesken” yalnızca nüfus veya adres kayıtlarından ibaret değildir. Kişilerin hayat ilişkilerinin fiilen yoğunlaştığı ve belirli bir süreklilik gösteren yaşam merkezi önem taşır.
Sonradan Türk Vatandaşı Olan Yabancıların Boşanması
Uygulamada özellikle dikkat edilmesi gereken konulardan biri, evlendikleri tarihte yabancı olup daha sonra Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin boşanmasıdır.
Örneğin iki Suriye vatandaşı Suriye’de evlenmiş olabilir. Eşlerden biri veya her ikisi daha sonra Türk vatandaşlığını kazanmış olabilir.
Bu durumda boşanma davasında yalnızca evlilik tarihindeki vatandaşlıklara bakılmaz.
MÖHUK m.3 uyarınca uygulanacak hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esasına göre belirlendiği hallerde, kanunda aksi öngörülmedikçe dava tarihindeki durum esas alınır.
Dolayısıyla boşanma davasının açıldığı tarihte kişinin hangi vatandaşlığa sahip olduğu önemlidir.
Bir diğer önemli düzenleme MÖHUK m.4’tür.
Bir kişinin birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olması ve bu vatandaşlıklardan birinin Türk vatandaşlığı olması halinde, vatandaşlık esasına göre uygulanacak hukukun belirlenmesinde Türk hukuku dikkate alınır.
Bu nedenle sonradan Türk vatandaşlığını kazanmış bir kişinin boşanmasında;
- evlenme tarihindeki vatandaşlık,
- Türk vatandaşlığının kazanıldığı tarih,
- dava tarihindeki vatandaşlık,
- kişinin diğer vatandaşlığını muhafaza edip etmediği,
- diğer eşin vatandaşlığı,
- eşlerin müşterek mutad meskeni
birlikte değerlendirilmelidir.
“Evlendiğimizde ikimiz de yabancıydık, dolayısıyla boşanmamızda da yalnızca yabancı hukuk uygulanır” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.
Evlilik Yurt Dışında Yapılmışsa Türkiye’de Boşanılabilir mi?
Evliliğin Türkiye dışında yapılmış olması tek başına Türkiye’de boşanma davası açılmasına engel değildir.
Ancak evliliğin hukuken mevcut olduğunun ve geçerli şekilde kurulduğunun belgelenmesi gerekir.
Yabancı evlenme belgesi, belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil veya diğer tasdik işlemleri ve gerektiğinde Türkçe tercümesi önem taşımaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında da Türkiye nüfusuna kayıtlı olmayan yabancıların kimliklerini ve evli olduklarını belgelemelerinin boşanma davası bakımından yeterli olabileceği kabul edilmiştir.
Eşlerden Biri Yurt Dışında Yaşıyorsa Boşanma Davası Nasıl Yürür?
Eşlerden birinin Almanya, İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, Suudi Arabistan veya başka bir ülkede yaşaması Türkiye’deki boşanma davasının yürütülmesini tek başına engellemez.
Ancak bu durumda en önemli usuli konulardan biri yurt dışı tebligatıdır.
Dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma günü, bilirkişi raporları, bazı ara kararlar ve gerekçeli karar gibi belgelerin karşı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekebilir.
Yurt dışı tebligatının yanlış yöntemle yapılması yalnızca birkaç haftalık bir gecikmeye neden olmayabilir. Usulsüz tebligat hukuki dinlenilme hakkı, kanun yolu süreleri ve kararın kesinleşmesi bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle yabancılık unsuru bulunan boşanma dosyalarında tebligat stratejisinin davanın başında belirlenmesi gerekir.
Yurt Dışındaki Türk Vatandaşına Tebligat Nasıl Yapılır?
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesi yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar bakımından özel bir düzenleme içermektedir.
Bu yöntem yalnızca Türk vatandaşları bakımından uygulanır.
Yargı mercilerince çıkarılan tebligat evrakının belirli şartlarla ilgili Türk Büyükelçiliği veya Başkonsolosluğu aracılığıyla tebliği mümkündür.
Bu konu sonradan Türk vatandaşlığını kazanmış kişiler bakımından da önem taşır. Muhatabın güncel vatandaşlık statüsünün tebligat yönteminin belirlenmesinde dikkate alınması gerekir.
Yurt Dışındaki Yabancı Eşe Tebligat Nasıl Yapılır?
Yurt dışında yaşayan eş yabancı ülke vatandaşıysa Tebligat Kanunu m.25/a’daki Türk vatandaşlarına özgü yöntem doğrudan uygulanmaz.
Bu durumda ilgili ülke ile Türkiye arasındaki milletlerarası sözleşmeler, ikili adli yardımlaşma anlaşmaları ve uygulanabilir diğer tebligat kuralları incelenmelidir.
Türkiye, 1965 tarihli Hukuki veya Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraftır.
Ancak yurt dışı tebligatında her ülke bakımından aynı prosedürün uygulanacağı düşünülmemelidir. İlgili ülkenin sözleşmeye taraf olup olmadığı, beyan ve çekinceleri, tercüme gereklilikleri ve kabul ettiği tebligat yöntemleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Dolayısıyla Almanya’daki bir eşe yapılacak tebligat ile başka bir ülkedeki eşe yapılacak tebligatın aynı şekilde yürütüleceği varsayılmamalıdır.
Yurt Dışı Tebligatı Boşanma Davasını Neden Uzatabilir?
Yurt dışındaki adresin eksik olması, muhatabın güncel adresinin tespit edilememesi, yanlış tebligat yönteminin seçilmesi, tercümelerin eksik hazırlanması veya ilgili ülkenin uluslararası tebligat kurallarının dikkate alınmaması yargılamayı ciddi biçimde uzatabilir.
Anayasa Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli S.A. başvurusunda bunun çarpıcı bir örneği görülmüştür. Yurt dışında bulunan eşe boşanma kararının tebliğ edilememesi nedeniyle kararın yaklaşık on yedi yıl kesinleşemediği bir süreç Anayasa Mahkemesinin önüne gelmiştir.
Bu örnek, yurt dışı tebligatının boşanma dosyasında tali bir bürokratik işlem olarak görülmemesi gerektiğini göstermektedir.
Yurt Dışında Yaşayan Eşin Sosyal ve Ekonomik Durumu Nasıl Araştırılır?
Boşanma davalarında tarafların ekonomik ve sosyal durumları özellikle tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddi-manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Bir eş Türkiye’de yaşıyorsa sosyal ve ekonomik durum araştırması Türkiye’deki kurumlar ve kayıtlar üzerinden gerçekleştirilebilir.
Ancak eş yurt dışında yaşıyorsa yalnızca Türkiye’deki kayıtlara bakılması kişinin gerçek ekonomik gücünü göstermeyebilir.
Bu durumda uluslararası adli yardımlaşma ve istinabe mekanizmaları gündeme gelebilir.
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, ekonomik ve sosyal durum araştırmasını uluslararası istinabe kapsamında gerçekleştirilebilecek işlemler arasında göstermektedir.
Türk Konsolosluğu Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırmasında Ne Yapar?
Özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından Türk dış temsilcilikleri önemli bir fonksiyon üstlenebilir.
Adalet Bakanlığının uluslararası adli yardımlaşmaya ilişkin açıklamalarına göre, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmasına yönelik talepler kişinin bulunduğu yerdeki Türk diplomatik temsilciliğine iletilebilmektedir.
Bu noktada konsolosluğun aile mahkemesinin yerine geçmediğinin altını çizmek gerekir.
Konsolosluk boşanmaya karar vermez.
Nafaka miktarını belirlemez.
Tarafların kusur oranını tespit etmez.
Ancak mahkemenin ve merkezi makamların uluslararası adli yardımlaşma mekanizması kapsamında ihtiyaç duyduğu bazı araştırma ve işlemlerde rol oynayabilir.
Yabancı vatandaş bakımından ise ilgili ülkeyle Türkiye arasındaki milletlerarası adli yardımlaşma rejiminin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Yurt Dışındaki Eşin Geliri Nasıl İspatlanabilir?
Yurt dışında yaşayan eşin ekonomik durumunun yalnızca kendi beyan ettiği maaştan ibaret olduğu kabul edilmek zorunda değildir.
Somut olayın özelliklerine göre;
- çalışma ve işyeri kayıtları,
- iş sözleşmeleri,
- maaş bordroları,
- vergi kayıtları,
- şirket ortaklıkları,
- ticari faaliyetler,
- taşınmazlar,
- kira gelirleri,
- banka kayıtları,
- sosyal güvenlik kayıtları,
- araçlar,
- fiili yaşam standardı
gibi unsurlar önem taşıyabilir.
Hangi kayıtların uluslararası istinabe yoluyla temin edilebileceği ise kişinin bulunduğu ülkeye, o ülkenin hukukuna ve Türkiye ile mevcut adli yardımlaşma rejimine göre değişebilir.
Özellikle şirket sahibi, serbest meslek sahibi veya yüksek gelir grubunda bulunan eşler bakımından sosyal ve ekonomik durum araştırmasının dava başlangıcında doğru şekilde planlanması önemlidir.
Türk Konsolosluğunun Boşanma Dosyalarındaki Rolü Nedir?
Türk dış temsilcilikleri milletlerarası aile hukuku dosyalarında farklı işlemlerde rol oynayabilir.
Bunlar arasında yurt dışındaki Türk vatandaşlarına belirli usullerle tebligat yapılması, bazı adli yardımlaşma taleplerinin yürütülmesi, nüfus ve vatandaşlık işlemleri, vekaletname ve belirli noterlik işlemleri ile yabancı ülkelerde verilmiş boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemler bulunmaktadır.
Ancak konsolosluk mahkeme değildir.
Dolayısıyla “konsoloslukta boşanma davası açılması” ile “konsolosluğun yabancı boşanma kararının nüfusa tescilindeki rolü” birbirine karıştırılmamalıdır.
Yurt Dışında Boşanan Kişinin Türkiye’de Tekrar Boşanması Gerekir mi?
Kural olarak mesele yeniden boşanmak değil, yabancı boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasının sağlanmasıdır.
Yabancı ülke mahkemesinin verdiği boşanma kararının Türkiye’de etkili hale getirilmesinde somut olayın özelliklerine göre farklı yollar bulunmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi kapsamında belirli şartların gerçekleşmesi halinde yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilmiş boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararların aile kütüğüne tescili mümkündür.
Şartların bulunmadığı durumlarda ise MÖHUK kapsamında tanıma veya gerektiğinde tenfiz davası gündeme gelebilir.
Yabancı karar nafaka, tazminat veya başka bir icra edilebilir hüküm de içeriyorsa tanıma ve tenfiz ayrımı özellikle önem kazanır.
Sonradan Türk Vatandaşı Olan Kişi Yurt Dışında Boşanmışsa Ne Olur?
Bu durumda vatandaşlık kazanma tarihi, yabancı boşanma kararının tarihi, kararın kesinleşme tarihi ve kişinin Türk nüfus kayıtlarının mevcut durumu birlikte incelenmelidir.
Kişinin yabancı ülkede boşanmış olması, Türk nüfus kayıtlarında kendiliğinden boşanmış olarak görüneceği anlamına gelmez.
Şartları bulunuyorsa yabancı boşanma kararının 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında tescili mümkün olabilir. Bu yolun şartları gerçekleşmiyorsa mahkeme yoluyla tanıma veya gerektiğinde tenfiz gündeme gelebilir.
Bu durum özellikle Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra Türkiye’de yeniden evlenmek isteyen kişiler bakımından önemlidir.
Yabancı Eş Türkiye’ye Gelmeden Boşanma Davası Görülebilir mi?
Tarafların her duruşmada fiziksel olarak Türkiye’de bulunması genel bir zorunluluk değildir. Usulüne uygun vekaletname verilmesi halinde taraf avukat aracılığıyla temsil edilebilir.
Ancak anlaşmalı boşanma bakımından önemli bir özellik bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu m.166/3, hakimin tarafları bizzat dinlemesini aramaktadır. Bu nedenle eşlerden birinin yurt dışında bulunması halinde anlaşmalı boşanma sürecinin, tarafın hiç dinlenmesine gerek bulunmadığı varsayımıyla yürütülmesi doğru değildir.
Çekişmeli boşanmalarda ise avukatla temsil, uluslararası tebligat ve gerektiğinde uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları daha fazla önem kazanmaktadır.
Uluslararası Boşanma Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Yabancılık unsuru taşıyan boşanma davalarında zaman kaybının önemli bir kısmı davanın esasından değil, usuli işlemlerin başlangıçta yanlış planlanmasından kaynaklanabilir.
Özellikle;
- yabancı ülkedeki adresin eksik bildirilmesi,
- muhatabın vatandaşlığının yanlış değerlendirilmesi,
- yabancı kişiye Türk vatandaşlarına özgü tebligat yönteminin uygulanmaya çalışılması,
- tercümelerin eksik hazırlanması,
- ilgili ülkenin uluslararası sözleşmeler kapsamındaki durumunun kontrol edilmemesi,
- yabancı evlilik belgesinin usulüne uygun sunulmaması,
- uygulanacak hukukun hiç araştırılmaması,
- yurt dışındaki gelir ve malvarlığının zamanında araştırılmaması
dosyanın gereksiz yere uzamasına neden olabilir.
Bir diğer önemli hata ise “dava Türkiye’de açıldığına göre Türk hukuku uygulanır” şeklindeki varsayımdır.
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ile uyuşmazlığa uygulanacak hukuk birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Sık Sorulan Sorular
Eşim yabancı. Türkiye’de boşanabilir miyim?
Şartların bulunması halinde evet. Ancak Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ve uygulanacak hukuk ayrıca belirlenmelidir.
İkimiz de yabancıyız. Türkiye’de boşanabilir miyiz?
Şartları varsa mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.04.2026 tarihli, 2025/5548 E., 2026/4435 K. sayılı kararı bu konuda güncel bir örnektir.
Türkiye nüfusunda evliliğimiz görünmüyor. Yine de boşanabilir miyiz?
Yabancı kişilerin geçerli evliliklerini uygun belgelerle ispatlamaları halinde evliliğin Türk nüfus kayıtlarında bulunmaması tek başına davaya engel olmayabilir.
Evlendiğimizde yabancıydım, sonradan Türk vatandaşı oldum. Hangi hukuk uygulanır?
Dava tarihindeki vatandaşlık durumu önemlidir. MÖHUK m.3, m.4 ve m.14 birlikte değerlendirilmelidir.
Hem Türk hem yabancı ülke vatandaşıysam ne olur?
MÖHUK m.4 kapsamında birden fazla vatandaşlıktan birinin Türk vatandaşlığı olması halinde vatandaşlık esasına göre uygulanacak hukuk belirlenirken Türk vatandaşlığına öncelik tanınmaktadır.
Eşim yurt dışında yaşıyor. Türkiye’de boşanma davası açabilir miyim?
Diğer yetki şartlarının bulunması halinde eşin yurt dışında yaşaması tek başına Türkiye’de dava açılmasına engel değildir.
Yurt dışındaki Türk eşe konsolosluk aracılığıyla tebligat yapılabilir mi?
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a kapsamında yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yönelik özel bir tebligat mekanizması bulunmaktadır.
Yabancı eşe de aynı yöntem uygulanır mı?
Hayır. Yabancı ülke vatandaşı bakımından ilgili uluslararası sözleşmeler, ikili anlaşmalar ve ilgili devletin tebligat rejimi değerlendirilmelidir.
Yurt dışında yaşayan eşin geliri araştırılabilir mi?
Evet. Somut olay ve ilgili ülkenin adli yardımlaşma rejimine göre uluslararası istinabe yoluyla ekonomik ve sosyal durum araştırması ile bilgi ve belge temini gündeme gelebilir.
Yurt dışında boşandım. Türkiye’de yeniden boşanma davası mı açmalıyım?
Genellikle hayır. Mesele yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması, gerektiğinde tenfizi veya şartları varsa nüfus kütüğüne tescilidir.
Sonuç
Yabancılık unsuru bulunan boşanma davaları klasik bir boşanma dosyasından daha fazla hukuki katman içermektedir.
Tarafların vatandaşlıkları, dava tarihindeki vatandaşlık durumları, sonradan kazanılmış Türk vatandaşlığı, müşterek mutad mesken, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, uygulanacak hukuk, yurt dışı tebligatı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, konsolosluk işlemleri ve yabancı kararların Türkiye’deki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle eşlerden birinin yurt dışında bulunduğu dosyalarda tebligat ve uluslararası adli yardımlaşma işlemlerinin dava açılmadan önce planlanması, yargılamanın gereksiz yere uzamasının önlenmesi bakımından önemlidir.
TD Hukuk ve Danışmanlık olarak; yabancı eşten boşanma, farklı vatandaşlıklara sahip eşlerin Türkiye’deki boşanma davaları, sonradan Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin aile hukuku uyuşmazlıkları, yurt dışı tebligatı, uluslararası istinabe, nafaka ve ekonomik durum araştırmaları ile yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması, tenfizi ve nüfus kütüğüne tescili konularında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktayız.
Her milletlerarası aile hukuku dosyasında vatandaşlık, ikamet, evliliğin yapıldığı ülke, tarafların güncel statüleri ve bulundukları devlet farklı olduğundan izlenecek hukuki yol somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
Bu yazının hazırlanmasında başta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu olmak üzere ilgili mevzuat; Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile Adalet Bakanlığı ve diğer resmi kurumların güncel açıklamalarından yararlanılmıştır.
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)
Özellikle m.3 (değişken ihtilaflar), m.4 (vatandaşlık esasına göre yetkili hukukun belirlenmesi), m.5 (kamu düzeni), m.14 (boşanma ve ayrılık), m.40 (Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi) ve m.41 (Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalar).
Resmi Gazete:
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/12/20071212-1.htm
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Özellikle boşanma sebeplerini düzenleyen m.161 ve devamı, anlaşmalı boşanma ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin m.166 ile boşanma davalarında yetkili mahkemeyi düzenleyen m.168.
Mevzuat Bilgi Sistemi:
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf
3. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.04.2026, 2025/5548 E., 2026/4435 K.
Karar, farklı ülke vatandaşlığına sahip iki yabancının Türkiye’deki boşanma davası, yabancı evliliğin ispatı ve müşterek mutad meskenin Türkiye olması halinde MÖHUK m.14’ün uygulanması bakımından önem taşımaktadır.
Adalet Bakanlığı İçtihat Bilgi Bankası:
https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1218262300
4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu
Özellikle yabancı ülkede bulunan kişilere yapılacak tebligat ile yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligata ilişkin m.25 ve m.25/a hükümleri önem taşımaktadır.
Adalet Bakanlığı – Yurt Dışı Tebligat Hakkında Genel Bilgiler:
https://diabgm.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/hukuk-tebligat-genel-hususlar14022020112629
5. Adalet Bakanlığı – Uluslararası Hukuk İstinabe İşlemleri
Yurt dışında bulunan kişilerin adreslerinin araştırılması, bilgi ve belge temini ile ekonomik ve sosyal durum araştırması dahil uluslararası adli yardımlaşma işlemlerine ilişkin açıklamalar.
6. 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi
Hukuki veya Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Sözleşme, yabancı ülkelerde bulunan kişilere yapılacak tebligatlar bakımından Türkiye’nin taraf olduğu temel milletlerarası sözleşmelerden biridir.
HCCH – Hague Conference on Private International Law:
https://www.hcch.net/en/instruments/conventions/full-text/?cid=17
7. Anayasa Mahkemesi – S.A. Başvurusu
Yurt dışındaki eşe boşanma kararının tebliğ edilememesi nedeniyle kararın yaklaşık on yedi yıl kesinleşemediği olayda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar, yurt dışı tebligatının boşanma davalarındaki önemini göstermektedir.
8. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A
Yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararların belirli şartlar altında aile kütüğüne tescil edilmesine ilişkin düzenleme.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü:
https://www.nvi.gov.tr/
TD Hukuk ve Danışmanlık
Yabancı eşten boşanma, farklı vatandaşlıklara sahip eşlerin Türkiye’deki boşanma davaları, sonradan Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin boşanması, yurt dışında yaşayan eşe tebligat, uluslararası istinabe ve sosyal-ekonomik durum araştırması, yabancı boşanma kararlarının tanınması, tenfizi ve nüfus kayıtlarına tescili konularında hukuki danışmanlık ve dava takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Murat Can Dolğun
İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
TD Hukuk ve Danışmanlık
Ofis: 0212 299 44 22
Mobil / WhatsApp: 0507 475 44 22
E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
Web: http://www.dolgun.av.tr
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan açıklamalar hukuki mütalaa, somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık veya belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin garanti niteliğinde değildir.
Özellikle yabancılık unsuru taşıyan boşanma davalarında uygulanacak hukuk, milletlerarası yetki, tebligat usulü, vatandaşlık durumu, mutad mesken, uluslararası adli yardımlaşma ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’deki etkileri her somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle hukuki işlem veya dava yoluna başvurulmadan önce somut olayın belgeleri, tarafların vatandaşlıkları, yerleşim ve mutad mesken durumları ile ilgili yabancı devlet hukuku ve Türkiye’nin o devletle taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler ayrıca değerlendirilmelidir.












