Etiket: dolgun av tr

  • Yabancılara Türkiye’de Banka Hesabı Açma Aracılığı: Hangi Hizmetler Yasal, Hangi Vaatler Hukuki Risk Taşır?

    Yabancılara Türkiye’de Banka Hesabı Açma Aracılığı: Hangi Hizmetler Yasal, Hangi Vaatler Hukuki Risk Taşır?

    Türkiye’de yaşayan veya Türkiye ile ticari bağı bulunan yabancıların banka hesabı açma ihtiyacı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Buna paralel olarak sosyal medyada özellikle Rusça, İngilizce ve Arapça verilen ilanlarda “Türkiye’de banka hesabı açma”, “ikamet izni olmadan hesap”, “30 dakikada banka hesabı”, “uzaktan hesap açılışı”, “vekaletname olmadan banka kartı”, “bloke kaldırma” ve hatta “adres kaydı yapma” gibi hizmetler sunulduğu görülüyor.

    Bu hizmetlerin tamamını tek başlık altında “yasa dışı” olarak değerlendirmek doğru değildir. Bir yabancıya banka hesabı açılışı konusunda bilgi verilmesi, banka randevusunun organize edilmesi, gerekli belgelerin hazırlanmasına yardımcı olunması veya yabancı müşteriye bankada tercümanlık yapılması kural olarak hukuka aykırı değildir.

    Ancak reklam edilen hizmetin niteliği değiştikçe hukuki değerlendirme de değişmektedir.

    Özellikle “müşteri gelmeden”, “vekaletname olmadan”, “yüzde 100 hesap açılış garantisi”, “adresinizi sisteme kaydederiz”, “bankadaki blokeyi kaldırırız” gibi ifadeler kullanıldığında bankacılık mevzuatı, MASAK yükümlülükleri, nüfus mevzuatı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar birlikte değerlendirilmelidir.

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması yasak mı?

    Hayır.

    Türk vatandaşı olmayan bir kişinin Türkiye’de banka hesabı açması tek başına herhangi bir hukuka aykırılık oluşturmaz. Aynı şekilde kişinin Türkiye’de ikamet izninin bulunmaması da her durumda banka hesabı açamayacağı anlamına gelmez.

    MASAK mevzuatına göre banka hesabı açılması bir “sürekli iş ilişkisi” kurulmasıdır. Bu nedenle banka, hesap açmadan önce müşterisini tanımak ve kimliğini mevzuata uygun şekilde tespit etmek zorundadır.

    5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca yükümlüler, işlem yapan kişinin ve adına veya hesabına işlem yapılan kişinin kimliğini işlemden önce tespit etmek zorundadır. Aynı Kanunun 4. maddesi ise şüpheli işlemlerin MASAK’a bildirilmesini öngörmektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Türk uyruklu olmayan gerçek kişiler bakımından MASAK düzenlemeleri kapsamında pasaport, ikamet belgesi veya mevzuatın izin verdiği diğer kimlik belgeleri kullanılabilmektedir. Ayrıca adres, meslek, iletişim bilgileri ve iş ilişkisinin mahiyetine ilişkin bilgiler de alınmaktadır. (LEXPERA)

    Dolayısıyla sosyal medyada kullanılan “ikamet izni olmadan banka hesabı” ifadesi tek başına hukuka aykırı bir hizmetin kanıtı değildir.

    Buradaki asıl soru şudur:

    Hesap hangi yöntemle açılmaktadır?

    Hesabı danışman mı açıyor, banka mı?

    Hukuken banka hesabını açan kişi veya danışmanlık şirketi değil, bankadır.

    Bir danışman;

    • gerekli belgeler konusunda bilgi verebilir,
    • vergi numarası işlemlerine yardımcı olabilir,
    • banka randevusu organize edebilir,
    • müşteriye tercümanlık yapabilir,
    • banka şubesine müşteriye eşlik edebilir,
    • bankanın talep ettiği belgelerin hazırlanmasını sağlayabilir.

    Ancak müşterinin kimliğini tespit etmek, müşterinin risk profilini değerlendirmek ve müşteriyle bankacılık ilişkisi kurup kurmamaya karar vermek bankanın sorumluluğundadır.

    Bu nedenle bir danışmanın “biz sizin için hesabı açıyoruz” şeklindeki reklam ifadesi günlük dilde anlaşılabilir olmakla birlikte, hukuki olarak doğru ifade “hesap açılış sürecine aracılık veya danışmanlık ediyoruz” olmalıdır.

    Daha önemlisi, sıradan bir danışmanlık şirketinin bankanın MASAK kapsamındaki müşterini tanı yükümlülüğünün yerine geçmesi mümkün değildir.

    “Uzaktan ve vekaletname olmadan hesap açıyoruz” vaadi neden dikkat çekici?

    Türkiye’de uzaktan müşteri edinimi mümkündür. Ancak bu süreç serbest biçimde gerçekleştirilen bir işlem değildir.

    BDDK tarafından düzenlenen uzaktan müşteri edinimi sistemi; bankanın kontrolündeki teknolojik altyapı, kimlik doğrulama yöntemleri, görüntülü görüşme ve güvenlik kontrolleri çerçevesinde yürütülmektedir. BDDK düzenlemelerinde uzaktan müşteri ediniminin temel modeli T.C. Kimlik Kartı sahibi kişiler üzerinden kurulmuştur. (Banking Reg & Supervision Agency)

    MASAK Genel Tebliği de bankaların uzaktan kimlik tespitini BDDK tarafından belirlenen yöntem ve tedbirlere uygun gerçekleştireceğini açıkça düzenlemektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Dolayısıyla “uzaktan hesap açma” hukuka aykırıdır şeklinde genel bir sonuç çıkarmak yanlış olur.

    Fakat özellikle Türk vatandaşı olmayan ve Türkiye’de bulunmayan bir kişi bakımından;

    “Türkiye’ye gelmenize gerek yok, vekaletnameye gerek yok, hesabınız ve kartınız açılır”

    şeklindeki bir vaat varsa bunun hangi hukuki yöntemle gerçekleştirildiği açıklanmalıdır.

    Çünkü burada birkaç farklı hukuki ihtimal bulunmaktadır.

    Türkiye’ye gelmeden yabancı adına hesap açılması hiç mümkün değil mi?

    Mümkün olabileceği durumlar vardır.

    MASAK’ın resmi açıklamalarında, belirli şartların sağlanması halinde “üçüncü tarafa güven” mekanizması kullanılarak yurt dışında bulunan kişiler bakımından işlem yapılabileceği belirtilmektedir.

    Ancak burada “üçüncü taraf” herhangi bir danışman veya sosyal medya aracısı değildir.

    Tedbirler Yönetmeliği kapsamında üçüncü tarafa güven mekanizması esas olarak finansal kuruluşlar arasında uygulanabilmektedir. Örneğin bir finansal kuruluş, başka bir finansal kuruluş tarafından yapılan kimlik tespitine mevzuattaki şartların gerçekleşmesi halinde güvenebilir. Nihai sorumluluk ise yine işlem yapan finansal kuruluşa aittir. (Ministry of Treasury and Finance)

    MASAK ayrıca yurt dışında bulunan bir yabancının Türkiye’de hesap açması konusunda vekaletname yönteminin de kullanılabileceğini açıkça belirtmektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Bu nedenle:

    “Türkiye’ye gelmeden hesap açılması” tek başına hukuka aykırı değildir.

    Fakat:

    “Türkiye’ye gelmeden + vekaletname olmadan + bankanın kendi uzaktan kimlik tespiti yapılmadan + herhangi bir finansal kuruluş tarafından kimlik tespiti yapılmadan” hesap açıldığı ileri sürülüyorsa, işlemin hukuki altyapısının ayrıca açıklanması gerekir.

    Sıradan bir aracının müşterinin pasaport fotoğrafını WhatsApp üzerinden alarak bankanın kimlik tespit yükümlülüğünün yerine geçmesi mümkün değildir.

    “30 dakikada hesap, yüzde 100 garanti” mümkün mü?

    Bir banka hesabının kısa sürede açılması mümkündür. Belgeleri hazır olan ve banka tarafından kabul edilen bir müşterinin işlemi gerçekten kısa sürede tamamlanabilir.

    Ancak “yüzde 100 hesap açılış garantisi” hukuki açıdan daha sorunlu bir ifadedir.

    Çünkü hesap açıp açmama kararı son aşamada bankaya aittir.

    Banka müşterinin;

    • kimliğini,
    • yerleşim durumunu,
    • vatandaşlığını,
    • hesabın açılma amacını,
    • fonların kaynağını,
    • beklenen işlem hacmini,
    • yaptırım ve risk durumunu

    değerlendirebilir.

    MASAK mevzuatı ayrıca müşterinin tanınması kapsamında risk temelli tedbirlerin uygulanmasını öngörmektedir. Şüpheli bir durum bulunması halinde banka MASAK bildirim yükümlülüğü altında da olabilir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Dolayısıyla bankanın nihai kararını kontrol etmeyen bir üçüncü kişinin “yüzde 100 hesap açarım” garantisi vermesi en azından hukuken sorgulanması gereken bir reklam iddiasıdır.

    En ciddi konu: “Adres kaydı yapıyoruz”

    Bu tür reklamlarda karşılaşılan en hassas vaatlerden biri de yabancı kişiler adına adres kaydı yapılması ve bunun e-Devlet sisteminde görüneceğinin söylenmesidir.

    Burada iki durum birbirinden tamamen ayrılmalıdır.

    Kişi gerçekten belirtilen adreste yaşıyorsa ve mevzuata uygun belgelerle adres kaydı gerçekleştiriliyorsa bunda sorun yoktur.

    Ancak kişinin gerçekte oturmadığı bir adresin yalnızca ikamet izni, banka hesabı veya başka bir idari işlem için sisteme kaydedilmesi söz konusuysa durum değişmektedir.

    5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Adres Kayıt Sistemi mevzuatı gerçeğe aykırı adres bildirimini yaptırıma bağlamaktadır.

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 2026 yılı için yayımladığı resmi bilgiye göre, gerçeğe aykırı adres beyanında bulunan kişiler hakkında 17.051 TL idari para cezası uygulanmaktadır. (Civil Registry Agency)

    Somut olayın nasıl gerçekleştirildiğine, nüfus müdürlüğüne ne şekilde beyanda bulunulduğuna ve kullanılan belgelerin niteliğine göre ayrıca cezai sorumluluk tartışmaları da gündeme gelebilir.

    Bu nedenle “size adres buluyoruz ve e-Devlet’e kaydediyoruz” şeklindeki hizmetlerde en önemli soru şudur:

    Kişi gerçekten bu adreste mi yaşayacak, yoksa adres yalnızca resmi kayıtlarda kullanılmak üzere mi oluşturuluyor?

    İkinci ihtimal ciddi hukuki risk taşımaktadır.

    “Bankadaki blokeyi kaldırıyoruz” ne anlama geliyor?

    Bu ifade de tek başına hukuka aykırılık göstermez.

    Bir banka hesabındaki bloke;

    • eksik belge,
    • güncellenmemiş müşteri bilgileri,
    • iletişim veya kimlik doğrulama sorunu,
    • bankanın iç güvenlik prosedürü

    gibi basit nedenlerden kaynaklanabilir.

    Bu durumda bir avukat veya danışmanın müşteriye yardımcı olması mümkündür.

    Ancak bloke;

    • MASAK incelemesi,
    • savcılık veya mahkeme kararı,
    • icra işlemi,
    • yaptırım kontrolü,
    • bankanın uyum biriminin incelemesi

    nedeniyle uygulanmışsa, herhangi bir aracının “blokeyi kesin kaldırırım” şeklinde garanti vermesi başka bir durumdur.

    Blokenin hukuki sebebi öğrenilmeden böyle bir sonuç garanti edilemez.

    Rus veya yabancı telefon numarasını banka hesabına bağlamak hukuka aykırı mı?

    Tek başına hayır.

    Bir bankanın yabancı telefon numarası kabul edip etmemesi bankanın teknik ve güvenlik politikasına bağlı olabilir.

    Ancak müşterinin telefon numarasının değiştirilmesi sırasında bankanın kimlik doğrulama mekanizmalarının aşılması, müşterinin bilgisi dışında işlem yapılması veya başka kişilere ait iletişim araçlarının kullanılması söz konusuysa hukuki değerlendirme tamamen değişir.

    Burada önemli olan işlemin sonucu değil, işlemin hangi kimlik doğrulama yöntemiyle yapıldığıdır.

    Pasaport ve banka belgelerinin WhatsApp üzerinden gönderilmesi de ayrı bir risk

    Bu hizmetlerde müşterilerden genellikle;

    • pasaport,
    • ikamet belgesi,
    • adres bilgileri,
    • telefon numarası,
    • vergi numarası,
    • banka hesap bilgileri

    gibi oldukça kapsamlı kişisel veriler talep edilmektedir.

    Bu verileri alan şirket veya kişi bakımından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri işleme ve veri güvenliği yükümlülükleri gündeme gelebilir.

    KVKK uyarınca kişisel verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla, ölçülü şekilde işlenmesi ve hukuka aykırı erişimi önleyecek teknik ve idari tedbirlerin alınması gerekmektedir. (KVKK)

    Bu nedenle müşterinin pasaportunun herhangi bir Instagram veya Telegram hesabına gönderilmesi de yalnızca bankacılık hukuku açısından değil, kişisel veri güvenliği bakımından değerlendirilmelidir.

    Peki hukuka uygun bir banka hesabı danışmanlığı nasıl görünür?

    Hukuka uygun çalışan bir danışmanlık modelinde müşteriye sürecin sınırları açıkça anlatılmalıdır.

    Danışman;

    “Hesabı ben açarım” yerine “bankadaki hesap açılış sürecinize yardımcı olurum” demelidir.

    Hangi bankayla işlem yapılacağı, hangi belgelerin gerektiği ve bankanın müşteriyi reddedebileceği açıkça belirtilmelidir.

    Müşterinin kimlik tespiti bankanın öngördüğü yöntemle yapılmalıdır.

    Vekaletname gerekiyorsa usulüne uygun vekaletname kullanılmalıdır.

    Gerçeğe aykırı adres veya belge oluşturulmamalıdır.

    Bankanın MASAK veya uyum kontrollerinin aşılabileceği izlenimi verilmemelidir.

    Ayrıca hizmet sağlayıcının bankanın resmi temsilcisi veya iş ortağı olmadığı durumda reklamların böyle bir izlenim yaratmaması gerekir.

    Böyle bir hizmet almadan önce sorulması gereken 7 soru

    Bir yabancının Türkiye’de banka hesabı açmak için bir aracıdan hizmet alması halinde özellikle şu soruları sorması yararlı olacaktır:

    1. Hesap hangi banka tarafından açılacak?
    2. Ben bankaya şahsen gidecek miyim?
    3. Gitmeyeceksem işlem hangi hukuki yöntemle gerçekleştirilecek?
    4. Vekaletname kullanılacak mı?
    5. Kimlik tespitimi banka nasıl yapacak?
    6. Adres kaydı gerekiyorsa gerçekten yaşayacağım adres mi kullanılacak?
    7. Pasaport ve kişisel bilgilerim kim tarafından, ne kadar süreyle saklanacak?

    Bu sorulara açık ve tutarlı cevap verilemiyorsa işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki inceleme yapılması faydalı olacaktır.

    Sonuç: Sorun banka hesabı açmak değil, hesabın nasıl açıldığıdır

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması yasaldır.

    İkamet izni bulunmayan bir yabancının belirli şartlar altında banka hesabı açabilmesi de mümkündür.

    Bir danışmanın bu kişilere banka randevusu, belge hazırlığı, tercümanlık ve süreç takibi hizmeti vermesi de tek başına hukuka aykırı değildir.

    Asıl hukuki risk;

    kimlik tespitinin aşılması, banka prosedürlerinin üçüncü kişiler tarafından fiilen ikame edilmesi, gerçeğe aykırı adres veya belge kullanılması, yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması veya MASAK ve banka güvenlik mekanizmalarının aşılmaya çalışılması halinde ortaya çıkar.

    Dolayısıyla sosyal medyada görülen:

    “vekaletsiz”, “uzaktan”, “30 dakikada”, “yüzde 100 garanti”, “adres kaydı”, “bloke kaldırma”

    gibi ifadeler tek başlarına suçun kanıtı değildir.

    Ancak bu ifadelerin bir arada kullanıldığı bir hizmet modelinde işlemin hukuki mekanizmasının mutlaka sorgulanması gerekir.

    Özellikle yabancılar hukuku ile bankacılık ve MASAK mevzuatının kesiştiği işlemlerde, işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki durumun değerlendirilmesi hem hesap sahibini hem de hizmet sağlayıcısını ileride doğabilecek idari ve cezai risklerden koruyabilir.

    Hukuki destek

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması, bankalarla yaşanan kimlik ve uyum sorunları, hesap blokeleri, adres kayıt işlemleri ve yabancılar hukuku ile bağlantılı bankacılık uyuşmazlıkları hakkında TD Hukuk Bürosu ile iletişime geçilerek somut olaya özgü hukuki değerlendirme talep edilebilir.

    Bilgilendirme notu

    Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Belirli bir kişi, şirket veya sosyal medya hesabı hakkında suç isnadı veya hukuka aykırılık tespiti içermemektedir. Sosyal medyada kullanılan reklam ifadelerinin hukuka uygunluğu ancak işlemin gerçekte hangi yöntemle gerçekleştirildiğinin, ilgili belgelerin ve somut olayın incelenmesi sonucunda değerlendirilebilir.

    Başlıca kaynaklar

    5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun – MASAK

    MASAK – Uzaktan Kimlik Tespiti Mevzuatı

    MASAK – Sıkça Sorulan Sorular

    BDDK – Uzaktan Kimlik Tespiti Düzenlemeleri

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – Adres Hizmetleri

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu

  • Influencer Reklamlarında 1 Ağustos 2026 Sonrası Yeni Dönem: Sosyal Medya Reklamları İçin Kapsamlı Hukuki Rehber

    Influencer Reklamlarında 1 Ağustos 2026 Sonrası Yeni Dönem: Sosyal Medya Reklamları İçin Kapsamlı Hukuki Rehber

    Sosyal medya reklamlarında 1 Ağustos 2026 itibarıyla yeni bir dönem başladı. 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Düzenleme; sosyal medya etkileyicileri, yapay zeka destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, indirimli satış reklamları, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmeleri dahil dijital reklamcılığın birçok alanında yeni ve daha ayrıntılı kurallar getirdi. (Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete, 01.07.2026, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260701-9.htm) (LEXPERA)

    Kamuoyunda değişikliğin en çok konuşulan kısmı influencer reklamlarında “reklam” açıklamasının zorunlu hale gelmesi oldu. Ancak düzenlemeyi yalnızca “artık #reklam yazmak gerekiyor” şeklinde özetlemek eksik kalır. Yeni sistem, reklam açıklamasının hangi ifadelerle yapılacağını, nerede bulunacağını, ilk bakışta görünür olup olmayacağını, başka etiketlerden önce gelip gelmeyeceğini, birden fazla story veya paylaşımda nasıl tekrarlanacağını ve farklı içerik formatlarına aktarıldığında ne yapılacağını ayrıca düzenliyor.

    Aslında Influencer Reklamları İlk Kez Düzenlenmiyor

    Türkiye’de influencer reklamlarının açıkça belirtilmesi 2026 yılında ortaya çıkan tamamen yeni bir yükümlülük değil. Reklam Kurulu, 4 Mayıs 2021 tarihli ve 309 sayılı toplantısında 2021/2 sayılı ilke kararı olarak “Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz”u kabul etmişti. Kılavuz 5 Mayıs 2021 tarihinde Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlandı. (Ticaret Bakanlığı, Sosyal Medya Ettkileyicileri Kılavuzu, 05.05.2021, https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (https://ticaret.gov.tr)

    2026 değişikliğinin asıl önemi, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlara ilişkin temel kuralların artık doğrudan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 23/A maddesinde düzenlenmesidir. Başka bir ifadeyle 2021’de ağırlıklı olarak Reklam Kurulu Kılavuzu üzerinden yürüyen sistemin önemli bir bölümü Yönetmelik seviyesine taşınmıştır. (LEXPERA)

    2021 Kılavuzu ise ortadan kalkmış değildir. Yönetmeliğin Ek Madde 1 hükmüne göre Reklam Kurulu tarafından hazırlanan kılavuzlar Ticaret Bakanlığının internet sitesinde yayımlanır ve bu kılavuz hükümleri Yönetmelikle birlikte uygulanır. Bu nedenle yeni 23/A maddesini okurken Kılavuzdaki deneyim, filtre kullanımı, sağlık beyanları ve reklam verenin sorumluluğuna ilişkin kuralların da dikkate alınması gerekir. (LEXPERA)

    Sosyal Medya Etkileyicisi Kimdir? Takipçi Sayısının Bir Önemi Var mı?

    Yeni Yönetmelik “sosyal medya etkileyicisi” kavramını ayrıca tanımlıyor. Buna göre sosyal medya üzerinden doğrudan veya dolaylı olarak kendisi ya da reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımına yönelik içerik paylaşarak pazarlama iletişiminde bulunan ve bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişi, sosyal medya etkileyicisi sayılabilir. (LEXPERA)

    Tanımda 10 bin, 100 bin veya 1 milyon takipçi gibi herhangi bir eşik bulunmuyor. Hesabın doğrulanmış olması, kişinin tanınmış biri olması veya mesleğini profesyonel influencer olarak yürütmesi de şart değil.

    Bu nedenle birkaç bin takipçili mikro influencer, yalnızca belirli bir sektörde takip edilen uzman hesap, restoran veya seyahat içerikleri üreten küçük bir hesap ve hatta şartları taşıyan tüzel kişi hesapları da düzenlemenin kapsamına girebilir.

    Belirleyici unsur takipçi sayısı değil; pazarlama iletişimi ile menfaat arasındaki bağlantıdır.

    Hangi Durumlarda Paylaşımın Reklam Olduğu Açıkça Belirtilmeli?

    Yönetmelik m.23/A bu konuda oldukça açık bir sistem kuruyor.

    Reklam verene veya reklam verene ait mal ya da hizmete yönlendirme yapılması, reklam verenden maddi kazanç elde edilmesi, ücretsiz veya indirimli mal ya da hizmet sağlanması, reklam verenin ürünü veya hizmeti için düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanyaların paylaşılması ve reklam veren tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılım karşılığında menfaat elde edilmesi gibi durumlarda içeriğin reklam olduğu açıkça belirtilmelidir. (LEXPERA)

    Buradaki önemli kelime **“menfaat”**tir.

    Reklam ilişkisi yalnızca influencerın banka hesabına para yatırılması halinde ortaya çıkmaz. Ücretsiz otel konaklaması, hediye ürün, ücretsiz uçak bileti, restoran daveti, ücretsiz bakım veya güzellik hizmeti, indirimli ürün, etkinlik daveti, satış komisyonu, affiliate geliri veya benzeri ekonomik avantajlar da somut olayın şartlarına göre bu kapsama girebilir.

    Ticaret Bakanlığı da 28 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında ücretin yanı sıra ücretsiz veya indirimli ürün ve hizmetleri, davetleri ve sponsorluk benzeri menfaatleri özellikle vurgulamıştır. (Ticaret Bakanlığı, “Sosyal Medyada Şeffaf Reklam Dönemi”, 28.07.2026, https://www.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligindan-sosyal-medyada-seffaf-reklam-donemi) (https://ticaret.gov.tr)

    Hediye Ürün Geldiyse “Reklam” Yazmak Gerekir mi?

    Uygulamada en fazla hata yapılan konulardan biri budur.

    “Bana para ödenmedi, ürün sadece hediye gönderildi” şeklindeki yaklaşım reklam hukukunda tek başına yeterli değildir. Yönetmelik, ücretsiz veya indirimli mal ya da hizmet sağlanmasını açıkça reklam açıklamasını gerektirebilecek durumlardan biri olarak saymaktadır. (LEXPERA)

    2021 Kılavuzu da sosyal medya etkileyicisinin reklam veren tarafından hediye edilen bir ürünü kendisi satın almış gibi gösteremeyeceğini ve reklam ilişkisinden menfaat sağladığı sürece yalnızca bağımsız bir tüketici olduğu izlenimini yaratamayacağını düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla ücretsiz gönderilen kozmetik ürünü, kıyafet, elektronik eşya, restoran daveti veya otel konaklaması için paylaşım yapılırken “ücret almadım” denilmesi tek başına reklam niteliğini ortadan kaldırmaz.

    Kendi Paramla Aldığım Bir Ürünü Översem Reklam Sayılır mı?

    Her olumlu ürün yorumu reklam değildir.

    Bir kişinin herhangi bir reklam ilişkisi veya menfaati bulunmaksızın kendi parasıyla satın aldığı bir ürünü sevmesi ve bunu takipçilerine anlatması kendiliğinden influencer reklamı oluşturmaz.

    Ancak markayla devam eden bir ilişki, daha önce veya daha sonra sağlanan menfaatler, affiliate sistemi, indirim kodu, ücretsiz ürün gönderimleri veya başka ekonomik bağlantılar varsa somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bu ayrım uluslararası reklam uygulamalarında da görülmektedir. Örneğin ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), marka ile “material connection” olarak adlandırdığı maddi veya başka nitelikte bir bağlantı varsa bunun açıklanmasını; ücretsiz veya indirimli ürünlerin de bu kapsama girebileceğini belirtmektedir. Marka ilişkisi bulunmaksızın kişinin kendisinin satın aldığı ve sevdiği bir üründen bahsetmesi ise farklı değerlendirilmektedir. (Federal Trade Commission, Disclosures 101 for Social Media Influencers, https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers) (Federal Trade Commission)

    1 Ağustos 2026 Sonrasında Hangi İfade Kullanılmalı?

    Yeni düzenlemenin en önemli hükümlerinden biri burada.

    Yönetmelik m.23/A/3’e göre sosyal medya etkileyicisi aracılığıyla yapılan reklamlarda “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden birine yer verilmesi zorunludur. Ayrıca reklam verenin adı veya ticaret unvanı ya da maddede belirtilen reklam vereni tanımlayıcı açıklamalardan biri de içerikte bulunmalıdır. (LEXPERA)

    Bu nedenle 1 Ağustos 2026 sonrasında yalnızca:

    “#İşbirliği”

    “#Sponsor”

    “Paid Partnership”

    “PR”

    “Marka elçisi”

    “Davet”

    gibi ifadeler kullanılarak yetinilmesini hukuken güvenli bulmuyoruz.

    Çünkü 2021 Kılavuzu daha geniş bir ifade grubuna izin verirken yeni Yönetmelik açık şekilde “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden birinin kullanılmasını zorunlu tutmaktadır. Eski Kılavuzda #Reklam, #Reklam/Tanıtım, #Sponsor, #İşbirliği ve #Ortaklık gibi seçenekler bulunuyordu. (2021/2 sayılı Kılavuz metni, ayrıca bkz. https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (Teyit)

    Burada dikkat çekici bir başka nokta da Ticaret Bakanlığının 28 Temmuz 2026 tarihli basın açıklamasında “reklam”, “iş birliği”, “sponsorlu içerik” ve “tanıtım” gibi ifadelerden söz etmiş olmasıdır. Bununla birlikte bağlayıcı norm olan Yönetmelik m.23/A/3’ün lafzı daha nettir ve Reklam veya Tanıtım ifadelerinden birini zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle uyum bakımından basın duyurusunun özetleyici anlatımı yerine Yönetmeliğin açık hükmünün esas alınması daha güvenli olacaktır. (https://ticaret.gov.tr)

    “#Reklam” Yazmak Şart mı? Hashtag Olmak Zorunda mı?

    Yönetmelik “Reklam” veya “Tanıtım” ifadesinden söz etmektedir. İbarenin mutlaka hashtag biçiminde yazılması gerektiğine ilişkin bir zorunluluk getirmemektedir.

    Bu nedenle görünürlük şartları sağlandığı sürece “REKLAM”, “Reklam”, “#Reklam”, “TANITIM” veya “#Tanıtım” gibi kullanımlar düşünülebilir.

    Pratikte özellikle story, reel ve kısa videolarda REKLAM ibaresinin açık, büyük ve arka plandan kolayca ayrılabilir şekilde gösterilmesi en düşük riskli yöntemlerden biridir.

    Reklam Veren Marka da Belirtilmeli

    Yalnızca “REKLAM” yazılması meselenin tamamı değildir.

    Yönetmelik, Reklam veya Tanıtım ifadesiyle birlikte reklam verenin adı veya ticaret unvanının ya da reklam vereni tanımlayan maddede sayılan açıklamalardan birinin kullanılmasını da istemektedir. (LEXPERA)

    Örneğin uygulamada:

    REKLAM | X MARKASI

    veya

    REKLAM | @xmarka tarafından sağlandı

    gibi açık kullanımlar düşünülebilir.

    Amaç, tüketicinin yalnızca karşısındaki içeriğin reklam olduğunu değil, kimin reklamı olduğunu da anlayabilmesidir.

    Reklam İbaresinin Nerede Olduğu En Az İbarenin Kendisi Kadar Önemli

    Yeni m.23/A’nın belki de uygulamada en çok sonuç doğuracak kısmı reklam açıklamasının görünürlüğüdür.

    Reklam veya tanıtım açıklaması paylaşımın arka planından ve renklerinden ayırt edilebilir, kolay okunabilir büyüklükte olmalıdır. Tüketicinin paylaşımı ilk gördüğü anda dikkatini çekebilecek bir yerde bulunmalıdır. Tüketicinin reklam olduğunu anlamak için ekranı kaydırmasına, “daha fazla” bölümünü açmasına veya başka bir alana yönlendirilmesine gerek kalmamalıdır. (LEXPERA)

    Ayrıca başka hashtag veya açıklamalar bulunuyorsa reklam açıklaması bunlardan önce ve açıkça ayırt edilebilir biçimde yer almalıdır.

    Reklam ibaresinin ekran üzerindeki profil fotoğrafı, kullanıcı adı, uygulama butonları, bağlantı simgesi veya başka bir kullanıcı arayüzü unsuru tarafından kapatılmaması da gerekir.

    Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’ye özgü değildir. FTC’nin influencer rehberi de reklam açıklamasının kolayca fark edilebilir olması gerektiğini, “more” butonunun arkasında bırakılmamasını ve hashtag kalabalığına gömülmemesini tavsiye etmektedir. (Federal Trade Commission, Disclosures 101, https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers) (Federal Trade Commission)

    Instagram Story’de Her Hikayeye Ayrı Ayrı Reklam Yazılmalı mı?

    Evet, yeni Yönetmelik bu konuda artık çok daha açık.

    İçerik birden fazla paylaşıma yayılıyorsa reklam açıklaması her bir paylaşımda bulunmalıdır. (LEXPERA)

    Dolayısıyla beş story’den oluşan bir reklam kampanyasında yalnızca ilk story’ye “REKLAM” yazıp sonraki dört story’de hiçbir açıklama kullanmamak yeni düzenleme bakımından risklidir.

    Her story kendi başına tüketicinin karşısına çıkabilecek bağımsız bir paylaşım gibi düşünülmelidir.

    Story Sonradan Reel Olarak Paylaşılırsa?

    Yönetmelik bu ihtimali de özel olarak düzenliyor.

    Reklam içeriğinin farklı paylaşım biçimlerinde yayımlanması veya bir paylaşım biçiminden diğerine alıntılanması halinde reklam açıklamasının her bir paylaşımda yeniden bulunması gerekir. (LEXPERA)

    Örneğin bir reklam story’si daha sonra reel olarak yüklenirse “story’de reklam yazmıştım” denilerek reel üzerindeki açıklama atlanamaz.

    Aynı yaklaşım TikTok’tan Instagram Reel’e, Reel’den Story’ye veya başka platformlara yeniden yüklenen içerikler açısından da dikkate alınmalıdır.

    Carousel Paylaşımlarında Ne Yapılmalı?

    Yönetmelik doğrudan “carousel” kelimesini kullanmamakla birlikte, birden fazla paylaşıma yayılan içeriklerde her paylaşım bakımından reklam açıklamasını aramaktadır.

    Carousel teknik olarak tek gönderi içinde birden fazla görselden oluşabildiğinden somut uygulama ayrıca değerlendirilebilir. Ancak tüketicinin reklam niteliğini ilk anda anlayabilmesi ilkesi dikkate alındığında, reklam açıklamasının ilk kartta veya ilk karşılaşmada açıkça görünmesi en güvenli uygulamadır.

    Reklam açıklamasını yalnızca son karta koymak veya uzun açıklama metninin sonunda bırakmak Yönetmeliğin amacıyla bağdaşmayabilir.

    “Ücretli Ortaklık” Etiketi Tek Başına Yeterli mi?

    Instagram ve benzeri platformların “Paid Partnership” veya “Ücretli Ortaklık” araçları şeffaflığın sağlanmasına yardımcı olur. Ancak yeni Yönetmeliğin lafzı dikkate alındığında bu platform özelliğine tek başına güvenilmemelidir.

    Yönetmelik açıkça Reklam veya Tanıtım ifadelerinden birinin kullanılmasını istemektedir. Bu nedenle daha güvenli yöntem, platformun ücretli ortaklık aracını kullanmakla beraber paylaşım içerisinde ayrıca görünür şekilde REKLAM veya TANITIM ibaresine ve reklam veren bilgisine yer vermektir. (LEXPERA)

    FTC de benzer şekilde platformların kendi yerleşik açıklama araçlarının her durumda yeterli kabul edilmeyebileceğine dikkat çekmektedir. (FTC, Updated Endorsement Guides, 2023, https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/06/federal-trade-commission-announces-updated-advertising-guides-combat-deceptive-reviews-endorsements) (Federal Trade Commission)

    Affiliate Link ve İndirim Kodlarında Reklam Açıklaması Gerekir mi?

    Influencer, paylaştığı bağlantı veya kod üzerinden satış gerçekleşmesi halinde komisyon veya başka bir menfaat elde ediyorsa burada ticari ilişkinin açıklanması özellikle önemlidir.

    “Link bio’da”, “kodumla yüzde 20 indirim”, “bu link üzerinden alabilirsiniz” gibi ifadeler tek başına reklam ilişkisinin niteliğini tüketiciye açıklamaz.

    Bu nedenle affiliate pazarlamada da Reklam veya Tanıtım açıklamasının ilk karşılaşmada görünür olması ve reklam verenin anlaşılabilir biçimde belirtilmesi gerekir.

    FTC de satış ortaklığı ve diğer maddi bağlantıların tüketici bakımından açıkça açıklanması gerektiğini kabul etmektedir. (Federal Trade Commission)

    Podcast ve Yalnızca Sesli İçeriklerde Ne Yapılacak?

    Yeni Yönetmelik yalnızca sesli yapılan paylaşımlar için ayrıca özel bir hüküm getirmiştir.

    Bu tür içeriklerde yayının başında ve reklamın öncesinde “[reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir” şeklindeki açıklamaya yer verilmesi gerekir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla yalnızca podcast açıklamasına reklam etiketi eklemek yeterli görülmemelidir. Reklamın ticari niteliği dinleyiciye sesli olarak da açıklanmalıdır.

    Yapay Zeka Kullanılan Her Reklama “Yapay Zeka” Yazılması mı Gerekiyor?

    Hayır. Bu konuda yeni düzenleme zaman zaman olduğundan daha geniş aktarılıyor.

    Yönetmelik m.18/8, her türlü yapay zeka kullanımında otomatik bir bildirim zorunluluğu getirmemektedir. Hüküm, reklamda tüketicinin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zeka veya başka bir yazılım kullanılması ya da yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesini istemektedir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla bir fotoğrafın basitçe kırpılması veya küçük teknik düzenlemeler yapılması ile tamamen sentetik ve gerçek bir insan izlenimi veren reklam karakteri aynı hukuki kategoriye konulmamalıdır.

    Ticaret Bakanlığının düzenlemeye ilişkin genel açıklaması da yapay zeka destekli reklamları 2026 reformunun ana başlıklarından biri olarak göstermektedir. (Ticaret Bakanlığı, 27.07.2026, https://www.ticaret.gov.tr/haberler/aldaticici-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalarla-mucadelede-yeni-donem-basliyor) (https://ticaret.gov.tr)

    Deepfake veya Gerçek Bir Kişinin Yapay Zeka Kopyasıyla Reklam Yapılabilir mi?

    Burada açıklama yükümlülüğünden daha ileri bir yasak bulunuyor.

    Yönetmelik m.27/12’ye göre gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileriyle oluşturulan dijital kopyasının, gerçeğe aykırı biçimde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği veya kullandığı izlenimini verdiği ya da ürünü tavsiye ettiği reklamlar yapılamaz. (LEXPERA)

    Dolayısıyla böyle bir durumda yalnızca ekrana “yapay zeka ile oluşturulmuştur” yazmak reklamı mutlaka hukuka uygun hale getirmez. Hüküm belirli kullanım biçimlerini doğrudan yasaklamaktadır.

    Filtre Kullanımı da Unutulmamalı

    Yapay zeka düzenlemesi yeni olsa da influencerların görsel efekt ve filtre kullanımına ilişkin kural daha önce de vardı.

    2021 Kılavuzu, bir malın ticari reklamında efekt veya filtreleme uygulaması kullanılması halinde görüntünün filtrelendiğinin açıkça belirtilmesini öngörmektedir. (LEXPERA)

    Özellikle kozmetik, cilt bakımı, güzellik ve benzeri ürünlerde filtre kullanımı ürünün gerçek etkisi konusunda tüketiciyi yanıltabilecek hale geldiğinde reklam hukukunun genel doğruluk ve dürüstlük kuralları da ayrıca gündeme gelir.

    Reklam Açıklaması Yapmak Gerçeğe Aykırı Reklamı Hukuka Uygun Hale Getirmez

    “REKLAM” yazılması yalnızca içeriğin ticari niteliğinin açıklanması bakımından önemlidir.

    Reklamın içeriğinin de doğru ve dürüst olması gerekir. Yönetmeliğe göre reklamlar tüketiciyi doğrudan veya dolaylı biçimde yanıltamaz; doğrulanabilir iddiaların ispatlanması reklam verenin sorumluluğundadır. (LEXPERA)

    Örneğin bilimsel olarak kanıtlanmamış bir sağlık etkisini kesin sonuç gibi sunmak, ürünün sahip olmadığı özellikleri varmış gibi göstermek veya gerçeğe aykırı “en iyi”, “tek”, “garantili” benzeri iddialar kullanmak, paylaşımın üzerinde “REKLAM” yazıyor olması nedeniyle hukuka uygun hale gelmez.

    2021 Kılavuzu da influencerın deneyimlemediği bir ürünü deneyimlemiş gibi tanıtamayacağını, ilgili mevzuata aykırı sağlık beyanında bulunamayacağını ve bilimsel temeli olmayan araştırma veya test sonuçlarına dayanamayacağını açıkça düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Sorumluluk Sadece Influencerda Değil

    Bir markanın “paylaşımı influencer yaptı, sorumluluk ona ait” demesi her durumda yeterli değildir.

    2021 Kılavuzu reklam verenin influencerı mevzuat hakkında bilgilendirmesini, mevzuata uygun davranmasını istemesini, influencerın yükümlülüklerini yerine getirmesi için çaba göstermesini ve ihlallere karşı önlem almasını öngörmektedir. Reklam veren influencerın kişisel sorumluluğunu ileri sürerek kendi yükümlülüklerinden kaçınamaz. (Sosyal Medya Etkileyicileri Kılavuzu, m.11, https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (Teyit)

    Bu nedenle markaların influencer sözleşmelerini 1 Ağustos 2026 sonrasındaki sisteme göre güncellemesi önemlidir.

    Sözleşmelerde reklam açıklamasının biçimi, marka bilgisinin gösterilmesi, story ve reel gibi farklı formatlarda tekrar yükümlülüğü, içeriğin yayından önce onaya sunulması, kullanılan filtre ve yapay zeka araçlarının bildirilmesi, yasak beyanlar, içeriğin ekran görüntüsü veya arşiv kaydının saklanması ve ihlal halinde düzeltme süreçleri açıkça düzenlenebilir.

    Paylaşımı Sonradan Silmek veya Düzeltmek Cezayı Ortadan Kaldırır mı?

    Yönetmeliğin 32. maddesi bu konuda da açıktır.

    Mevzuata aykırı reklamın veya ticari uygulamanın daha sonra düzeltilmesi ya da telafi edilmesi, tespit edilen aykırılığa ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. (LEXPERA)

    Dolayısıyla Reklam Kurulu incelemesi başladıktan sonra gönderinin silinmesi veya sonradan “#Reklam” ibaresi eklenmesi önemli olabilir; ancak geçmişte gerçekleşmiş ihlali otomatik olarak yok etmez.

    Bu nedenle uyum kontrolünün paylaşım yayına girmeden önce yapılması gerekir.

    Yaptırımlar Ne Kadar?

    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara yönelik idari yaptırımlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.

    Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için yayımladığı resmi bilgilendirmeye göre aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalarda uygulanabilecek idari para cezaları, ihlalin niteliği ve ilgili kriterlere göre 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişebilmektedir. (Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı idari para cezaları, 29.12.2025, https://tuketici.ticaret.gov.tr/haberler/6502-sayili-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-kapsaminda-uygulanan-idari-para-cezalari-1-ocak-2026-tarihinden-itibaren-25-49-oraninda-arttirildi) (Ticaret Bakanlığı)

    Her influencer reklamı ihlalinde otomatik olarak aynı tutarda ceza uygulanacağı düşünülmemelidir. İhlalin haksızlık içeriği, elde edilen menfaat, neden olunan zarar, kusur, ekonomik durum ve reklamın yayımlandığı mecra gibi kriterler değerlendirmede rol oynar.

    Denetimin yalnızca teorik düzeyde olmadığını güncel Reklam Kurulu verileri de gösteriyor. Ticaret Bakanlığının 19 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre Reklam Kurulu 2026 yılının ilk yedi ayında yaklaşık 26 bin başvuruyu incelemiş ve aldatıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 218 milyon 478 bin TL idari para cezası uygulamıştır. (Ticaret Bakanlığı, 19.08.2026, https://ab.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligi-aldatici-reklamlar-ve-haksiz-ticari-uygulamalara-karsi-mucadelede-hiz-kesmiyor) (https://ticaret.gov.tr)

    1 Ağustos 2026 Sonrası Pratikte En Güvenli Formül Nedir?

    Yeni sistemin özünü tek cümleyle ifade etmek mümkün:

    Tüketici paylaşımı gördüğü ilk anda, herhangi bir yere tıklamadan veya ekranı kaydırmadan bunun reklam olduğunu ve reklam verenin kim olduğunu anlayabilmelidir.

    Bu nedenle pratikte örneğin:

    REKLAM | X MARKASI

    veya

    TANITIM | @xmarka tarafından sağlandı

    şeklindeki açık bir ifade tercih edilebilir.

    Story serilerinde açıklama her story’de bulunmalı; reel veya video başka bir formatta yeniden yayımlanırsa açıklama yeniden eklenmeli; reklam ibaresi ekran üzerindeki butonların altında kalmamalı; uzun hashtag grubunun sonuna gizlenmemeli ve platformun “ücretli ortaklık” aracı varsa bu araç ek bir şeffaflık yöntemi olarak kullanılmalıdır.

    Sonuç: Yeni Dönemde Mesele Sadece “#Reklam Yazmak” Değil

    1 Ağustos 2026 değişikliği sosyal medya reklamlarını ilk defa hukuki denetime tabi tutmadı. Ancak daha önce ağırlıklı olarak 2021 Kılavuzu ve genel reklam hükümleri üzerinden yürüyen sistemin temel unsurlarını Yönetmelik seviyesinde açık biçimde düzenledi.

    Yeni dönemde #İşbirliği veya #Sponsor gibi ifadelerin tek başına yeterli olduğuna güvenilmemelidir. Yönetmelik m.23/A uyarınca Reklam veya Tanıtım ibaresinden biri kullanılmalı, reklam veren belirlenebilir olmalı ve açıklama tüketicinin ilk karşılaşmasında açıkça görülebilmelidir.

    Ücretsiz veya indirimli ürün ve hizmetler, davetler, affiliate bağlantılar ve diğer menfaatler de reklam ilişkisi doğurabilir. Birden fazla story veya paylaşım varsa açıklama her paylaşımda bulunmalı; içerik başka formata dönüştürülürse yeniden gösterilmelidir.

    Yapay zeka bakımından ise iki ayrı konu birbirinden ayrılmalıdır: Belirli yapay zeka kullanımlarında şeffaflık yükümlülüğü bulunurken, gerçek kişilerin gerçeğe aykırı ürün deneyimi veya tavsiyesi yaratacak dijital kopyalarının kullanıldığı bazı reklamlar doğrudan yasaklanmıştır.

    Bu nedenle influencerlar, markalar ve ajanslar açısından doğru yaklaşım artık yalnızca bir hashtag eklemek değil, reklam kampanyasının tamamını yayımdan önce hukuki uyum açısından kontrol etmektir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık – Sosyal Medya ve Reklam Hukuku Uyum Süreçleri

    Influencer sözleşmelerinin hazırlanması veya güncellenmesi, marka-influencer iş birliklerinin reklam mevzuatına uygunluğunun incelenmesi, Reklam Kurulu süreçleri ve dijital reklam kampanyalarının hukuki risk analizi somut olayın şartlarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık hakkında:
    (https://td-lawfirm.com/about/) (TD Law Firm)

    Av. Murat Can Dolgun / Dolgun Hukuk ve Danışmanlık hakkında:
    (https://dolgun.av.tr/about/)

    Dolgun Akademi hukuk yazıları:
    (https://dolgun.av.tr/yazilarimiz/) (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Dolgun.av.tr:
    (https://dolgun.av.tr/) (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Kaynakça ve İleri Okuma

    Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete, 1 Temmuz 2026, Sayı 33297:
    (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260701-9.htm)

    T.C. Ticaret Bakanlığı, “Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalarla Mücadelede Yeni Dönem Başlıyor”, 27 Temmuz 2026:
    (https://www.ticaret.gov.tr/haberler/aldatici-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalarla-mucadelede-yeni-donem-basliyor)

    T.C. Ticaret Bakanlığı, “Sosyal Medyada Şeffaf Reklam Dönemi”, 28 Temmuz 2026:
    (https://www.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligindan-sosyal-medyada-seffaf-reklam-donemi)

    Reklam Kurulu, Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz, 2021/2 sayılı ilke kararı:
    (https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg)

    Ticaret Bakanlığı – 6502 sayılı Kanun kapsamında 2026 yılında uygulanacak idari para cezaları:
    (https://tuketici.ticaret.gov.tr/haberler/6502-sayili-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-kapsaminda-uygulanan-idari-para-cezalari-1-ocak-2026-tarihinden-itibaren-25-49-oraninda-arttirildi)

    Ticaret Bakanlığı – Reklam Kurulu 2026 yılının ilk yedi aylık denetim sonuçları, 19 Ağustos 2026:
    (https://ab.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligi-aldatici-reklamlar-ve-haksiz-ticari-uygulamalara-karsi-mucadelede-hiz-kesmiyor)

    Federal Trade Commission, Disclosures 101 for Social Media Influencers:
    (https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers)

    Federal Trade Commission, Endorsements, Influencers and Reviews:
    (https://www.ftc.gov/business-guidance/advertising-marketing/endorsements-influencers-reviews)

    Federal Trade Commission, Updated Endorsement Guides, 2023:
    (https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/06/federal-trade-commission-announces-updated-advertising-guides-combat-deceptive-reviews-endorsements)

    IAB Türkiye – Sosyal Medya Etkileyicileri Reklam Kılavuzu:
    (https://iabtr.org/rehber/iab-avrupa-tedarik-zinciri-seffaflik-kilavuzu-2018/)

    Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut reklam kampanyalarında reklamın içeriği, ilgili ürün veya hizmet, taraflar arasındaki menfaat ilişkisi, kullanılan sosyal medya platformu ve varsa sektörel özel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir. Yazı hukuki mütalaa veya somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

  • Türkiye’de Tüm Hukuki ve İdari İşlemleri Kapsayan Geniş Yetkili Vekaletname (Yabancılar İçin Uygun)

    Türkiye’de Tüm Hukuki ve İdari İşlemleri Kapsayan Geniş Yetkili Vekaletname (Yabancılar İçin Uygun)

    Türkiye’de yaşayan, yatırım yapan veya Türkiye ile hukuki ve ticari ilişkileri bulunan yabancı gerçek kişiler açısından eksiksiz hazırlanmış bir vekaletname, birçok işlemin hızlı, güvenli ve tek belge ile yürütülmesini sağlar. Ancak uygulamada kullanılan standart vekaletnameler çoğu zaman taşınmaz edinimi, yatırım yoluyla vatandaşlık, banka işlemleri, şirket kuruluşu, abonelikler, vergi, gümrük, dijital kamu sistemleri veya özel yetki gerektiren işlemleri tam olarak kapsamadığından yeni vekaletname düzenlenmesi ihtiyacı doğabilmektedir. Bu rehberde yer alan kapsamlı vekaletname örneği; avukatlık yetkileri, dava ve icra işlemleri, tapu ve kadastro işlemleri, yatırım ve vatandaşlık başvuruları, ikamet ve çalışma izinleri, şirket kuruluşları, bankacılık ve finans işlemleri, vergi, SGK, belediye, gümrük, konsolosluk, dijital kamu sistemleri ile kanunen vekaletname ile yürütülmesi mümkün olan mevcut ve gelecekte yürürlüğe girecek işlemleri kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Amaç, yabancı müvekkiller adına Türkiye’de yürütülebilecek hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en geniş kapsamda tek bir vekaletname ile gerçekleştirilmesini sağlamak ve ileride ortaya çıkabilecek ilave vekaletname ihtiyacını en aza indirmektir.

    DÜZENLEME ŞEKLİNDE VEKALETNAME ( Başlık bu olmalıdır)

    GENEL YETKİLER

    Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve dışında bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşları, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar, valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, il özel idareleri, muhtarlıklar, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bağımsız idari otoriteler, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, noterlikler, konsolosluklar, büyükelçilikler, dış temsilcilikler, uluslararası kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, bankalar, finans kuruluşları, sigorta şirketleri, odalar, birlikler, vakıflar, dernekler ve kanunen işlem yapmaya yetkili bulunan tüm resmi ve özel kurumlar nezdinde beni temsil etmeye, her türlü hukuki, idari, mali, ticari ve şahsi işlemleri yürütmeye, başvuruda bulunmaya, işlem yapmaya, takip etmeye ve sonuçlandırmaya yetkilidir.

    Her türlü başvuru, dilekçe, talep, müracaat, bildirim, şikayet, itiraz, savunma, açıklama, beyan, muvafakatname, taahhütname, sözleşme, protokol, resmi senet, elektronik belge, form, tutanak, yazı ve benzeri her türlü belgeyi hazırlamaya, düzenlemeye, doldurmaya, imzalamaya, sunmaya, geri almaya, düzeltmeye, yenilemeye, iptal etmeye, değiştirmeye ve teslim almaya yetkilidir.

    Her türlü harç, vergi, resim, fon, ceza, masraf, katkı payı, güvence bedeli, teminat, döner sermaye bedeli ve benzeri tüm mali yükümlülükleri ödemeye, mahsup etmeye, iadesini almaya, tahsil etmeye ve bu işlemlerle ilgili makbuz, dekont ve belgeleri teslim almaya yetkilidir.

    AVUKATLIK VE DAVA YETKİLERİ

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve diğer tüm mevzuat uyarınca verilmesi gereken bütün özel yetkiler dahil olmak üzere;

    Her derecedeki hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri, Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi, tahkim heyetleri, hakem kurulları, arabuluculuk merkezleri, icra daireleri, iflas daireleri, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve diğer tüm yargı mercileri önünde beni temsil etmeye,

    Dava açmaya, açılmış davaları takip etmeye, cevap vermeye, karşı dava açmaya, davadan feragat etmeye, davayı kabul etmeye, sulh olmaya, ibra etmeye, temyiz, istinaf, karar düzeltme, kanun yararına bozma, bireysel başvuru ve olağan veya olağanüstü tüm kanun yollarına başvurmaya,

    Her türlü dava, takip, başvuru, ihtarname, cevap dilekçesi, bilirkişi itirazı, keşif talebi, delil sunumu, delil tespiti, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, yürütmenin durdurulması, adli yardım, tanık dinletilmesi, bilirkişi atanması, uzman görüşü alınması, isticvap, yemin teklif edilmesi ve kabul edilmesi dahil olmak üzere usul işlemlerinin tamamını yapmaya,

    Hakem sözleşmesi yapmaya, tahkim şartını kabul etmeye, tahkimden feragat etmeye, arabuluculuk görüşmelerine katılmaya, anlaşma belgelerini imzalamaya, sulh protokolü düzenlemeye, uzlaşmaya, feragat etmeye, kabul etmeye, ibra etmeye, alacaktan vazgeçmeye, haklardan feragat etmeye, davayı geri almaya,

    Her türlü ilamı, kesinleşme şerhini, gerekçeli kararı, tensip zaptını, duruşma zaptını, bilirkişi raporunu, keşif tutanağını, müzekkere cevabını ve tüm resmi belgeleri teslim almaya,

    İcra takibi başlatmaya, kambiyo takibi yapmaya, ilamlı ve ilamsız icra takipleri yürütmeye, haciz istemeye, haciz kaldırmaya, satış talep etmeye, satıştan vazgeçmeye, kıymet takdirine itiraz etmeye, sıra cetveline itiraz etmeye, hacze iştirak etmeye, haciz ihbarnamesi göndermeye, istihkak iddiasında bulunmaya, ödeme emri göndermeye, ödeme kabul etmeye, tahsilat yapmaya, dosya kapatmaya,

    Ceza soruşturmalarında müşteki, katılan, mağdur, şüpheli veya sanık sıfatıyla işlem yapmaya, ifade vermeye, ifade almaya katılmaya, şikayette bulunmaya, şikayetten vazgeçmeye, uzlaşma işlemlerini yürütmeye, elkoyma, arama, iade ve diğer koruma tedbirlerine ilişkin başvurularda bulunmaya,

    Her türlü vekalet ücretini, yargılama giderini, icra tahsilatını, depo edilen bedelleri, teminatları, harç iadelerini, masraf iadelerini tahsil etmeye, makbuz vermeye ve ibra etmeye,

    Kanunen avukata özel yetki verilmesi gereken veya ileride özel yetki verilmesi zorunlu hale getirilebilecek tüm hukuki işlemleri ayrıca herhangi bir yetkiye ihtiyaç bulunmaksızın yapmaya yetkilidir.

    TAPU, TAŞINMAZ, AYNİ HAKLAR VE YATIRIM İŞLEMLERİ

    Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan veya ileride edinilecek her türlü arsa, arazi, tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, konut, villa, rezidans, apartman, işyeri, ofis, fabrika, depo, otel, turizm tesisi, alışveriş merkezi, sanayi tesisi, akaryakıt istasyonu, bağımsız bölüm, kat irtifakı, kat mülkiyeti, devre mülk, üst hakkı, intifa hakkı, irtifak hakkı, geçit hakkı, kaynak hakkı ve diğer tüm taşınmazlar ile taşınmaz niteliğindeki hakları dilediği kişi veya kurumlardan dilediği bedel ve şartlarla satın almaya, satış vaadi sözleşmeleri düzenlemeye, ön sözleşmeler yapmaya, satış bedellerini tamamen veya kısmen ödemeye, kapora vermeye, cayma bedeli ödemeye, bedel iadesi almaya, teslim almaya, teslim etmeye ve bunlara ilişkin her türlü belgeyi imzalamaya yetkilidir

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Bölge Müdürlükleri, Tapu Müdürlükleri, Kadastro Müdürlükleri, Web Tapu Sistemi ve ilgili tüm resmi kurumlarda başvuruda bulunmaya, randevu almaya, işlem yapmaya, resmi senetleri, tescil istem belgelerini, taahhütnameleri, muvafakatnameleri ve diğer tüm belgeleri imzalamaya, tapu senetlerini teslim almaya, kayıt örnekleri almaya, çap, aplikasyon krokisi, koordinat, pafta, ada, parsel, bağımsız bölüm ve diğer tüm belgeleri almaya ve bunlar üzerinde işlem yapmaya yetkilidir

    Her türlü taşınmazı satmaya, devretmeye, bağışlamaya, bağış kabul etmeye, trampa etmeye, satış vaadi sözleşmesi yapmaya, feshetmeye, satış bedellerini tahsil etmeye, ibra etmeye, makbuz vermeye, resmi senetleri imzalamaya, ferağ vermeye ve almaya yetkilidir

    Kat irtifakı kurmaya, kat mülkiyeti kurmaya, yönetim planlarını imzalamaya, bağımsız bölüm oluşturmaya, arsa paylarını kabul etmeye, değiştirmeye, cins değişikliği yaptırmaya, ifraz, tevhit, ihdas, yola terk, yoldan ihdas, parselasyon, aplikasyon, sınır düzeltmesi, yüzölçümü düzeltmesi ve taşınmazlara ilişkin her türlü teknik ve hukuki işlemi yapmaya yetkilidir

    İntifa hakkı, üst hakkı, oturma hakkı, irtifak hakkı, geçit hakkı, kaynak hakkı, kira şerhi, satış vaadi şerhi, aile konutu şerhi, satılamaz şerhi, devredilemez şerhi, haczedilemez şerhi, ipotek şerhi, yatırım amacıyla konulan üç yıl satılamaz şerhi, vatandaşlık amacıyla konulan şerhler ile kanunen mümkün olan her türlü şerhi koydurmaya, kaldırmaya, değiştirmeye, düzelttirmeye, terkin ettirmeye ve bunlara ilişkin her türlü belgeyi imzalamaya yetkilidir

    Her türlü ipotek tesis etmeye, kaldırmaya, fek etmeye, derece değiştirmeye, ipotek limitini artırmaya veya azaltmaya, ipotekli taşınmaz satın almaya veya satmaya, rehin vermeye, rehin kaldırmaya, taşınmazı teminat göstermeye, üçüncü kişilerin borçları için ipotek tesis etmeye ve kaldırmaya yetkilidir

    Tapu kayıtlarında bulunan haciz, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, şerh, beyan, ipotek, intifa, irtifak ve diğer tüm takyidatların kaldırılması, değiştirilmesi veya konulması için başvuruda bulunmaya, dava açmaya ve takip etmeye yetkilidir

    Taşınmazlara ilişkin belediye, imar, ruhsat, yapı kullanma izin belgesi, yapı kayıt belgesi, numarataj, adres tespiti, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, iskan, kentsel dönüşüm, kamulaştırma, kamulaştırmasız el atma, riskli yapı, rezerv yapı alanı ve diğer tüm işlemleri yürütmeye yetkilidir

    Taşınmazların kiraya verilmesi, kiralanması, kira sözleşmesi yapılması, yenilenmesi, feshedilmesi, kira bedellerinin tahsili, depozito alınması veya ödenmesi, tahliye taahhütnamesi düzenlenmesi ve imzalanması, anahtar teslim alınması ve teslim edilmesi, ortak giderlerin ödenmesi ve tahsil edilmesi ile taşınmaz yönetimine ilişkin her türlü işlemi yapmaya yetkilidir

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılmasına esas olmak üzere taşınmaz satın almaya, değerleme raporu almaya, ekspertiz işlemlerini yaptırmaya, döviz alım belgesi ve döviz bozum belgesi almaya, uygunluk belgesi başvurularını yapmaya, yatırımın korunmasına ilişkin taahhütlerde bulunmaya, üç yıl satılmama şerhi koydurmaya ve kaldırmaya, vatandaşlık dosyasında kullanılacak tüm belgeleri hazırlamaya, teslim etmeye ve teslim almaya yetkilidir

    Tapu işlemlerine ilişkin her türlü harç, döner sermaye bedeli, vergi, katkı payı, ekspertiz ücreti, komisyon ve sair ödemeleri yapmaya, geri almaya, mahsup etmeye ve tahsil etmeye yetkilidir

    Taşınmazlara ilişkin doğmuş veya doğacak her türlü hak ve alacağı talep etmeye, dava etmeye, tahsil etmeye, ibra etmeye, sulh olmaya, feragat etmeye, kabul etmeye ve taşınmazlarla ilgili kanunen yapılabilecek her türlü hukuki ve idari işlemi herhangi bir sınırlama olmaksızın yapmaya yetkilidir

    YABANCILAR HUKUKU, GÖÇ İDARESİ, VATANDAŞLIK, ÇALIŞMA İZNİ, EMNİYET, NÜFUS VE KONSOLOSLUK İŞLEMLERİ

    İçişleri Bakanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, İl Göç İdaresi Müdürlükleri, Geri Gönderme Merkezleri, Valilikler, Kaymakamlıklar, Hudut Kapıları, Havalimanları, Liman Başkanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlükleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilikleri, Başkonsoloslukları, Konsoloslukları ve yabancı ülke temsilcilikleri nezdinde beni temsil etmeye, her türlü başvuruyu yapmaya, takip etmeye, sonuçlandırmaya ve her türlü belgeyi teslim almaya yetkilidir

    6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili tüm mevzuat kapsamında kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni, insan ticareti mağduru ikamet izni, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti, Turkuaz Kart, uluslararası koruma, geçici koruma ve diğer tüm yabancılar hukuku işlemlerini yapmaya, ilk başvuru, uzatma, geçiş, iptal, yeniden başvuru ve tüm idari süreçleri yürütmeye yetkilidir

    Türk vatandaşlığının genel yolla, istisnai yolla, yatırım yoluyla, evlilik yoluyla, yeniden kazanılması, seçme hakkı ile kazanılması, evlat edinme yoluyla kazanılması ve mevzuatta düzenlenen diğer tüm vatandaşlık türleri kapsamında başvuruda bulunmaya, dosya oluşturmaya, eksiklikleri tamamlamaya, bilgi ve belge sunmaya, kararları teslim almaya, itiraz etmeye, dava açmaya ve takip etmeye yetkilidir

    Vatandaşlık başvuruları kapsamında uygunluk belgesi, yatırım uygunluk belgesi, taşınmaz uygunluk belgesi, banka uygunluk belgesi, sabit sermaye yatırım belgeleri, istihdam belgeleri, aile bireylerinin başvuruları ve vatandaşlık dosyasında gerekli görülen tüm işlemleri yürütmeye yetkilidir

    Yabancı kimlik numarası almaya, değiştirmeye, düzeltmeye, vergi kimlik numarası almaya, potansiyel vergi numarası almaya, MERNİS kayıtlarını oluşturmaya, adres kayıt sistemi işlemlerini yapmaya, adres beyanında bulunmaya, adres değişikliği yaptırmaya ve yerleşim yeri kayıtlarını güncellemeye yetkilidir

    Kimlik kartı, yabancı kimlik kartı, ikamet kartı, çalışma izni kartı, Turkuaz Kart, vatandaşlık belgeleri, pasaportlar, seyahat belgeleri, yol izin belgeleri ve diğer tüm resmi kimlik belgelerini teslim almaya, yenilemeye, kayıp ve zayi işlemlerini yürütmeye, düzelttirmeye ve değiştirmeye yetkilidir

    Pasaport başvurularını yapmaya, pasaportları teslim almaya, pasaport uzatma, iptal, kayıp ve yenileme işlemlerini yürütmeye, seyahat belgelerini almaya, geçici seyahat belgeleri hakkında başvuruda bulunmaya yetkilidir

    Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına giriş ve çıkışlara ilişkin kayıtları, yurda giriş çıkış kayıtlarını, hudut kayıtlarını, pasaport hareket kayıtlarını, sınır kapısı kayıtlarını, vize kayıtlarını, ikamet kayıtlarını ve yabancıya ilişkin tüm idari kayıtları talep etmeye, teslim almaya, incelemeye, örnek almaya ve bunlar hakkında başvuru yapmaya yetkilidir

    Emniyet Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı ve ilgili tüm kurumlar nezdinde tahdit kodlarının, giriş yasaklarının, sınır dışı kararlarının, idari gözetim kararlarının, idari para cezalarının, deport kararlarının, G, Ç, N, O, V ve diğer tüm tahdit kodlarının kaldırılması, düzeltilmesi veya değiştirilmesi için başvuruda bulunmaya, itiraz etmeye, dava açmaya ve takip etmeye yetkilidir

    Adli sicil kaydı, adli sicil arşiv kaydı, kolluk kayıtları, idari kayıtlar, hakkında tutulan bilgi ve belgeler, arşiv kayıtları ve kanunen verilmesi mümkün olan tüm bilgi ve belgeleri talep etmeye, teslim almaya, düzeltilmesini istemeye ve ilgili başvuruları yapmaya yetkilidir

    Uluslararası koruma, geçici koruma, şartlı mültecilik, ikincil koruma, geri gönderme merkezi işlemleri, gönüllü geri dönüş, sınır dışı işlemleri, idari gözetim, uluslararası koruma statüsü, geçici koruma kimlik belgesi ve bu kapsamda yürütülen tüm idari ve yargısal işlemleri takip etmeye yetkilidir

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü ve ilgili tüm kurumlar nezdinde çalışma izni, çalışma izni uzatma, çalışma izni muafiyeti, bağımsız çalışma izni, süresiz çalışma izni, işyeri değişikliği, işveren değişikliği ve tüm elektronik başvuru işlemlerini yapmaya yetkilidir

    Dış temsilcilikler, konsolosluklar ve büyükelçilikler nezdinde apostil, tasdik, legalizasyon, konsolosluk onayı, vekaletname düzenlenmesi, doğum, ölüm, evlenme, boşanma, nüfus kayıtları, vatandaşlık, pasaport ve diğer tüm konsolosluk işlemlerini yürütmeye, belgeleri teslim almaya ve teslim etmeye yetkilidir

    Her türlü tercüme işlemini yaptırmaya, yeminli tercüme yaptırmaya, noter tasdiklerini yaptırmaya, apostil şerhi almaya, konsolosluk tasdiki yaptırmaya, yabancı resmi belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi veya Türkiye’de düzenlenen belgelerin yurt dışında kullanılabilmesi için gerekli tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    Kanunen yabancılar hukuku, göç hukuku, vatandaşlık hukuku ve konsolosluk işlemleri kapsamında yapılması mümkün olan mevcut veya ileride yürürlüğe girecek tüm idari, hukuki ve elektronik işlemleri herhangi bir ek yetkiye gerek olmaksızın yapmaya, başvurmaya, sonuçlandırmaya, belgeleri teslim almaya ve teslim etmeye yetkilidir.

    BANKACILIK, FİNANS, ŞİRKETLER, VERGİ, SGK, ABONELİKLER VE DİJİTAL KAMU SİSTEMLERİ

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, kamu ve özel bankalar, katılım bankaları, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, finans kuruluşları, faktoring, finansal kiralama, varlık yönetim şirketleri, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve ilgili tüm kurumlar nezdinde beni temsil etmeye ve her türlü bankacılık ve finans işlemini yürütmeye yetkilidir

    Adıma her türlü Türk Lirası ve yabancı para cinsinden vadeli, vadesiz, yatırım, ortak, emanet, bloke ve diğer tüm banka hesaplarını açmaya, kapatmaya, devralmaya, devretmeye, internet bankacılığı, mobil bankacılık ve telefon bankacılığı hizmetlerini aktif hale getirmeye, kullanıcı oluşturmaya, şifre almaya, değiştirmeye ve iptal etmeye yetkilidir

    Her türlü nakit para yatırmaya ve çekmeye, EFT, FAST, havale, SWIFT ve diğer ulusal veya uluslararası para transferlerini gerçekleştirmeye, döviz alım satımı yapmaya, efektif alım satımı yapmaya, kıymetli maden hesabı açmaya, altın, gümüş, platin ve diğer kıymetli madenleri almaya, satmaya ve teslim almaya yetkilidir

    Kredi kullanmaya, kredi başvurusu yapmaya, kredi kapatmaya, kredi yapılandırmaya, kredi sözleşmelerini imzalamaya, teminat göstermeye, kefalet vermeye, banka teminat mektubu almaya, vermeye, teslim almaya, banka blokelerini kaldırmaya, bloke koydurmaya, kredi kartı ve banka kartı almaya, iptal ettirmeye, yenilemeye ve teslim almaya yetkilidir

    Çek, bono, poliçe ve diğer kambiyo senetlerini düzenlemeye, kabul etmeye, ciro etmeye, tahsil etmeye, protesto ettirmeye, protestoyu kaldırmaya, teslim almaya ve teslim etmeye yetkilidir

    Kiralık kasa açmaya, kapatmaya, kasaları kullanmaya, içindeki kıymetleri teslim almaya ve teslim etmeye, banka nezdinde bulunan her türlü kıymetli evrakı, menkul kıymeti, sertifikayı ve diğer belgeleri teslim almaya yetkilidir

    Sermaye piyasası araçları, hisse senetleri, yatırım fonları, emeklilik fonları, devlet iç borçlanma senetleri, özel sektör tahvilleri, kira sertifikaları ve kanunen izin verilen diğer yatırım araçlarını almaya, satmaya, devretmeye, rehin vermeye ve bunlarla ilgili her türlü işlemi yapmaya yetkilidir

    Yürürlükteki mevzuatın izin verdiği ölçüde kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde hesap açmaya, kimlik doğrulama işlemlerini yapmaya, kripto varlık alım satım işlemlerini yürütmeye, transfer yapmaya, hesap kapatmaya ve ilgili sözleşmeleri imzalamaya yetkilidir

    Vergi daireleri ve Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde vergi kimlik numarası almaya, potansiyel vergi kimlik numarası almaya, mükellefiyet tesis etmeye ve sona erdirmeye, vergi beyannameleri vermeye, düzeltme taleplerinde bulunmaya, uzlaşma görüşmelerine katılmaya, vergi borçlarını ödemeye, vergi iadelerini almaya, mahsup işlemleri yapmaya, e-Tebligat sistemine kayıt olmaya ve Dijital Vergi Dairesi üzerinden tüm işlemleri yürütmeye yetkilidir

    Ticaret Sicili Müdürlükleri, MERSİS, Ticaret Bakanlığı, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkarlar odaları ve ilgili tüm kurumlar nezdinde şahıs işletmesi kurmaya, ticaret şirketi kurmaya, ortak olmaya, ortaklıktan ayrılmaya, hisse devralmaya, hisse devretmeye, sermaye artırımı ve azaltımı yapmaya, müdür, yönetim kurulu üyesi ve temsilci atamaya, şube açmaya ve kapatmaya, şirket merkezini değiştirmeye, şirket birleşmesi, bölünmesi, nev’i değişikliği ve tasfiye işlemlerini yapmaya, ticaret sicili tescil ve ilan işlemlerini yürütmeye yetkilidir

    Marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, telif hakkı ve diğer fikri mülkiyet hakları konusunda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuruda bulunmaya, tescil, yenileme, devir, lisans, rehin ve diğer tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    Sosyal Güvenlik Kurumu, İŞKUR ve ilgili tüm kurumlar nezdinde işyeri tescili yaptırmaya, işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerini vermeye, sigorta işlemlerini yürütmeye, prim ödemeye, prim iadesi almaya, borç yapılandırması yapmaya, teşviklerden yararlanmaya, emeklilik işlemlerini takip etmeye ve sağlık provizyon işlemlerini yürütmeye yetkilidir

    Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon, GSM, kablo televizyon, dijital yayın platformları ve benzeri tüm abonelikleri açmaya, kapatmaya, devretmeye, feshetmeye, sözleşmeleri imzalamaya, güvence bedellerini yatırmaya ve geri almaya, sayaç değişiklikleri yaptırmaya, aboneliklere ilişkin her türlü işlemi yürütmeye yetkilidir

    Belediyeler, il özel idareleri ve diğer yerel yönetimler nezdinde imar durumu almaya, ruhsat başvuruları yapmaya, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, numarataj, adres tespiti, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile diğer tüm belediye işlemlerini yapmaya yetkilidir

    e-Devlet Kapısı, UYAP, UYAP Avukat Portalı, Web Tapu, MERSİS, Dijital Vergi Dairesi, e-İkamet, e-İzin, e-Nabız, Merkezi Hekim Randevu Sistemi, SGK elektronik sistemleri, e-İhale, EKAP, KEP sistemleri ve kamu kurumlarının mevcut veya ileride kurulacak tüm elektronik sistemlerinde işlem yapmaya, elektronik başvuruda bulunmaya, belge indirmeye, belge yüklemeye, elektronik imza kullanmaya, mobil imza kullanmaya, KEP adresi almaya, elektronik tebligat almaya ve göndermeye, kullanıcı hesabı oluşturmaya, şifre almaya, değiştirmeye ve iptal etmeye yetkilidir

    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında açık rıza vermeye, kişisel verilerimin işlenmesine, aktarılmasına, paylaşılmasına, düzeltilmesine, güncellenmesine, silinmesine ve anonim hale getirilmesine ilişkin başvuruları yapmaya, cevapları teslim almaya ve gerekli tüm işlemleri yürütmeye yetkilidir

    Kanunların izin verdiği ölçüde mevcut veya ileride kurulacak tüm dijital platformlarda, elektronik kamu sistemlerinde, finansal sistemlerde ve resmi veri tabanlarında adıma işlem yapmaya, bilgi ve belge almaya, başvuruda bulunmaya, sözleşme imzalamaya ve kanunen mümkün olan tüm hukuki, mali, ticari ve idari işlemleri gerçekleştirmeye yetkilidir.

    MİRAS, AİLE HUKUKU, SAĞLIK, EĞİTİM, GÜMRÜK, ULAŞTIRMA, KİŞİSEL HAKLAR, TEBLİGAT VE DİĞER TÜM İŞLEMLER

    Sulh hukuk mahkemeleri, aile mahkemeleri, noterlikler, veraset daireleri, tapu müdürlükleri, bankalar ve ilgili tüm resmi ve özel kurumlar nezdinde veraset ilamı almaya, mirasçılık belgesi çıkarmaya, mirası kabul etmeye, mirası reddetmeye, mirasın gerçek reddi ve hükmen reddi işlemlerini yürütmeye, miras taksimi yapmaya, miras paylarını devralmaya ve devretmeye, miras sözleşmeleri düzenlemeye, miras paylarının intikalini sağlamaya, terekeye ilişkin her türlü hukuki ve idari işlemi yapmaya yetkilidir

    Miras kalan taşınır ve taşınmaz malları teslim almaya, bankalarda bulunan hesapları, kasaları, yatırım hesaplarını ve diğer malvarlığı değerlerini teslim almaya, miras nedeniyle doğmuş alacakları tahsil etmeye, borçları ödemeye, sulh olmaya, ibra etmeye, feragat etmeye ve kabul etmeye yetkilidir

    Aile mahkemeleri, nüfus müdürlükleri ve ilgili kurumlar nezdinde evlenme, boşanma, mal rejimi, nafaka, velayet, kişisel ilişki, soybağı, tanıma, tenfiz, tanıma ve tenfiz davaları, isim ve soyisim değişikliği, doğum ve ölüm kayıtlarının düzeltilmesi, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve kanunen vekaletle yapılması mümkün olan tüm aile hukuku işlemlerini yürütmeye yetkilidir

    Sağlık Bakanlığı, kamu ve özel hastaneler, aile sağlığı merkezleri, laboratuvarlar, eczaneler, özel sağlık kuruluşları, özel sağlık sigortası şirketleri ve ilgili tüm kurumlar nezdinde sağlık kayıtlarını, epikriz raporlarını, tahlil sonuçlarını, görüntüleme kayıtlarını, reçeteleri ve sağlık belgelerini teslim almaya, sağlık sigortası işlemlerini yürütmeye, tedavi giderlerini ödemeye, provizyon almaya ve sağlık hizmetlerine ilişkin tüm idari işlemleri yapmaya yetkilidir

    Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, özel eğitim kurumları, denklik birimleri ve ilgili tüm kuruluşlar nezdinde okul kayıtlarını yaptırmaya, kayıt sildirmeye, diploma, transkript, öğrenci belgesi, denklik belgesi ve diğer eğitim belgelerini almaya, eğitim kurumlarıyla ilgili her türlü başvuru ve işlemi yapmaya yetkilidir

    Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, gümrük müdürlükleri, serbest bölgeler, liman başkanlıkları ve ilgili tüm kurumlar nezdinde ithalat, ihracat, transit, antrepo, geçici ithalat, geçici ihracat, re-export, eşya teslimi, gümrük vergileri, cezalar ve gümrük işlemlerine ilişkin tüm başvuru ve takip işlemlerini yapmaya yetkilidir

    Karayolları Genel Müdürlüğü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, liman başkanlıkları, trafik tescil kuruluşları ve ilgili tüm kurumlar nezdinde motorlu kara, deniz ve hava taşıtlarını satın almaya, satmaya, kiralamaya, devretmeye, tescil ettirmeye, sicil kayıtlarını yaptırmaya, plaka almaya, plaka değiştirmeye, ruhsat almaya, sigorta yaptırmaya ve taşıtlara ilişkin tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    PTT, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi, KEP hizmet sağlayıcıları ve diğer tüm tebligat mercileri nezdinde adıma gönderilen her türlü tebligatı, bildirimi, kararı, belgeyi, gönderiyi, posta ve kargoyu teslim almaya, göndermeye, kabul etmeye, reddetmeye, elektronik tebligat adresi oluşturmaya ve kullanmaya yetkilidir

    Noterliklerde her türlü noterlik işlemini yaptırmaya, düzenleme ve onaylama şeklindeki işlemleri gerçekleştirmeye, ihtarname göndermeye, ihtarname almaya, tespit yaptırmaya, emanet işlemlerini yürütmeye, suret ve örnek belge almaya, tasdik işlemlerini yaptırmaya ve noterliklerde yapılması mümkün olan tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    Her türlü resmi sicilden, kamu kurumundan, özel hukuk tüzel kişisinden, banka, sigorta şirketi, finans kuruluşu, eğitim kurumu, sağlık kuruluşu, belediye, tapu müdürlüğü, nüfus müdürlüğü, emniyet birimleri ve diğer tüm kurum ve kuruluşlardan tarafıma ait bilgi ve belgeleri talep etmeye, incelemeye, örnek almaya, onaylı suretlerini teslim almaya ve bunların düzeltilmesini istemeye yetkilidir

    Tarafıma ait kişisel veriler, mali bilgiler, tapu kayıtları, banka kayıtları, vergi kayıtları, nüfus kayıtları, sağlık kayıtları, eğitim kayıtları, ticaret sicili kayıtları, sosyal güvenlik kayıtları, giriş çıkış kayıtları ve kanunen erişilmesi mümkün olan diğer tüm kayıtlar hakkında başvuruda bulunmaya, bu kayıtları teslim almaya, incelemeye, örnek almaya ve düzeltilmesini istemeye yetkilidir

    Kanunen vekaletname ile yapılması mümkün olan mevcut veya ileride yürürlüğe girecek her türlü hukuki, idari, mali, ticari, finansal, elektronik ve dijital işlemi adıma gerçekleştirmeye, gerekli tüm resmi ve özel belgeleri düzenlemeye ve imzalamaya, başvuruda bulunmaya, başvuruları geri çekmeye, düzeltmeye, yenilemeye, sonuçlandırmaya, hak ve alacaklarımı talep etmeye, tahsil etmeye, ibra etmeye, sulh olmaya, feragat etmeye, kabul etmeye, uzlaşmaya, gerektiğinde üçüncü kişilere ve avukatlara tevkil vermeye, verilen tevkilleri geri almaya ve kanunen vekaletname ile yapılmasına izin verilen tüm işlemleri hiçbir ek yetkiye ihtiyaç bulunmaksızın yerine getirmeye yetkilidir.

    GENEL YETKİ HÜKÜMLERİ, KANUNİ ÖZEL YETKİLER VE GELECEKTEKİ MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİNİ KAPSAYAN HÜKÜMLER

    İşbu vekaletname ile verilen yetkiler örnek niteliğinde olmayıp sınırlayıcı da değildir Kanunların izin verdiği ölçüde mevcut veya ileride yürürlüğe girecek tüm mevzuat kapsamında vekaletname ile yapılması mümkün olan her türlü hukuki, idari, mali, ticari, finansal, elektronik ve dijital işlemi ayrıca yeni bir yetkiye gerek bulunmaksızın yapmaya yetkilidir

    Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurulmuş veya ileride kurulacak tüm kamu kurum ve kuruluşları, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, elektronik kamu sistemleri, dijital başvuru platformları, yapay zekâ destekli kamu hizmetleri, ulusal veri tabanları, elektronik siciller, kayıt sistemleri ve bunların yerine geçecek sistemler nezdinde başvuru yapmaya, işlem tesis etmeye, bilgi ve belge almaya, belge sunmaya, elektronik imza kullanmaya, elektronik onay vermeye, doğrulama yapmaya ve tüm işlemleri sonuçlandırmaya yetkilidir

    Kanunlarda avukata veya vekile açıkça özel yetki verilmesi gerektiği belirtilen mevcut veya ileride yürürlüğe girecek tüm hukuki işlemleri ayrıca bir vekaletname düzenlenmesine gerek kalmaksızın yapmaya, sulh olmaya, ibra etmeye, feragat etmeye, davayı kabul etmeye, hakem sözleşmesi yapmaya, tahkim yoluna başvurmaya, tahkimden vazgeçmeye, yemin teklif etmeye ve kabul etmeye, delilden vazgeçmeye, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etmeye veya bunlardan vazgeçmeye, konkordato ve iflas işlemlerini yürütmeye, yeniden yapılandırma sözleşmeleri yapmaya, alacaklardan vazgeçmeye veya kabul etmeye yetkilidir

    Adıma düzenlenmiş veya düzenlenecek tüm resmi ve özel belgeleri, ruhsatları, izinleri, lisansları, sertifikaları, kimlikleri, kartları, kayıtları, elektronik kayıtları, dijital kayıtları, güvenli elektronik doğrulama araçlarını, elektronik sertifikaları, elektronik mühürleri ve benzeri tüm belgeleri teslim almaya, yenilemeye, iptal ettirmeye, değiştirmeye ve kullanmaya yetkilidir

    Gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, yabancı devlet kurumları, uluslararası kuruluşlar, uluslararası mahkemeler, yabancı noterlikler, yabancı konsolosluklar, yabancı büyükelçilikler ve yabancı resmi makamlar nezdinde beni temsil etmeye, başvuruda bulunmaya, belge sunmaya, belge almaya, sözleşme imzalamaya ve Türkiye dışında yapılması gereken tüm hukuki ve idari işlemleri yürütmeye yetkilidir

    Kanunen izin verilen ölçüde kişisel verilerime, mali verilerime, ticari verilerime, elektronik kayıtlarıma, dijital kayıtlarıma, banka bilgilerime, tapu kayıtlarıma, vergi kayıtlarıma, sosyal güvenlik kayıtlarıma, nüfus kayıtlarıma, eğitim kayıtlarıma, sağlık kayıtlarıma, göç kayıtlarıma, giriş çıkış kayıtlarıma ve diğer tüm resmi kayıtlara erişmeye, bunların örneklerini almaya, düzelttirmeye, güncellettirmeye, silinmesini talep etmeye ve bunlarla ilgili her türlü başvuruyu yapmaya yetkilidir

    Kanunların izin verdiği ölçüde her türlü elektronik sözleşmeyi, uzaktan iletişim araçları ile kurulan sözleşmeleri, elektronik onay gerektiren işlemleri, dijital doğrulama gerektiren işlemleri ve güvenli elektronik imza ile yapılması mümkün olan tüm işlemleri gerçekleştirmeye yetkilidir

    Her türlü taşınır ve taşınmaz malvarlığımı yönetmeye, korumaya, geliştirmeye, değerlendirmeye, kiraya vermeye, kiralamaya, işletmeye, devretmeye, tasfiye etmeye, teminat göstermeye, rehin vermeye, ipotek tesis etmeye, ipotek kaldırmaya, hak tesis etmeye, haklardan vazgeçmeye ve malvarlığıma ilişkin kanunen mümkün olan tüm tasarruf işlemlerini yapmaya yetkilidir

    Kanunen mümkün olduğu ölçüde tarafıma ait tüm hakları kullanmaya, her türlü alacağımı talep etmeye, tahsil etmeye, dava etmeye, icra takibi yapmaya, sulh olmaya, ibra etmeye, feragat etmeye, kabul etmeye, uzlaşmaya, ödeme almaya, ödeme yapmaya, makbuz vermeye ve almaya yetkilidir

    İşbu vekaletname kapsamında verilen yetkiler herhangi bir kurum, işlem veya mevzuat ile sınırlı olmayıp Türkiye Cumhuriyeti’nde veya yurt dışında yürürlükte bulunan ya da ileride yürürlüğe girecek mevzuat uyarınca vekaletname ile yapılmasına izin verilen bütün hukuki, idari, mali, ticari ve şahsi işlemleri kapsar

    İşbu vekaletname kapsamındaki yetkilerin kullanılabilmesi için gerekli gördüğü hallerde birlikte veya ayrı ayrı hareket etmeye, başka avukatları veya üçüncü kişileri tevkil etmeye, tevkili kaldırmaya, yeniden tevkil vermeye, yardımcı personel görevlendirmeye, uzmanlardan hizmet almaya ve bu işlemlere ilişkin gerekli tüm belgeleri imzalamaya yetkilidir

    İşbu vekaletname, kanunen bizzat kişi tarafından yapılması zorunlu olan işlemler dışında, yürürlükte bulunan veya ileride yürürlüğe girecek mevzuat uyarınca vekaletname ile yapılmasına izin verilen bütün işlemleri kapsayacak şekilde düzenlenmiş olup, burada sayılmamış olması nedeniyle herhangi bir yetkinin kullanılamayacağı şeklinde yorumlanamaz

    ÖZEL YETKİLER, TAZMİNAT, FİKRİ MÜLKİYET, VERİ, ULUSLARARASI İŞLEMLER VE TAM TEMSİL HÜKÜMLERİ

    Her türlü maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmaya, tazminat davaları açmaya, açılmış davaları takip etmeye, sulh olmaya, ibra etmeye, feragat etmeye, kabul etmeye, tazminat bedellerini tahsil etmeye, makbuz vermeye, ödeme yapmaya ve almaya yetkilidir

    Her türlü alacağımı temlik etmeye, temlik almaya, alacak devri sözleşmeleri yapmaya, borç üstlenmeye, borç nakline onay vermeye, alacaklardan vazgeçmeye, yapılandırma sözleşmeleri imzalamaya, ödeme planları oluşturmaya, ibra sözleşmeleri düzenlemeye ve kanunen mümkün olan tüm tasarruf işlemlerini yapmaya yetkilidir

    Türk Patent ve Marka Kurumu, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve diğer ulusal veya uluslararası fikri mülkiyet kuruluşları nezdinde marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret, telif hakkı, yazılım, alan adı ve diğer fikri ve sınai haklara ilişkin başvuruları yapmaya, tescil ettirmeye, devretmeye, lisans vermeye, lisans almaya, rehin vermeye, iptal ettirmeye, yenilemeye ve her türlü sözleşmeyi imzalamaya yetkilidir

    Her türlü ticari sır, kişisel veri, elektronik veri, dijital kayıt, bulut sistemi, elektronik posta hesabı, kurumsal hesap, elektronik platform, çevrim içi hizmet ve benzeri sistemlere ilişkin kanunen izin verilen başvuruları yapmaya, hesap oluşturmaya, hesap kapatmaya, bilgi ve belge almaya, düzeltme talep etmeye ve gerekli sözleşmeleri imzalamaya yetkilidir

    Türkiye Cumhuriyeti dışında bulunan resmi makamlar, yabancı mahkemeler, yabancı noterlikler, yabancı tapu sicilleri, yabancı ticaret sicilleri, yabancı bankalar, uluslararası tahkim merkezleri, uluslararası kuruluşlar ve yabancı kamu kurumları nezdinde beni temsil etmeye, başvuruda bulunmaya, belge almaya ve vermeye, sözleşme imzalamaya, apostil, tasdik, legalizasyon ve tanıma işlemlerini yaptırmaya yetkilidir

    Her türlü izin, ruhsat, lisans, faaliyet belgesi, uygunluk belgesi, yeterlilik belgesi, çalışma belgesi, yatırım teşvik belgesi, kapasite raporu, ekspertiz raporu, değerleme raporu ve benzeri tüm belgeleri almaya, yenilemeye, değiştirmeye ve iptal ettirmeye yetkilidir

    Kanunen mümkün olduğu ölçüde her türlü bağış yapmaya ve kabul etmeye, hibeleri kabul etmeye, yardım programlarına başvurmaya, teşviklerden yararlanmaya, devlet destekleri, hibe programları, yatırım teşvikleri ve kredi desteklerine başvurmaya, gerekli taahhütleri vermeye ve belgeleri imzalamaya yetkilidir

    Her türlü sigorta poliçesini düzenlemeye, yaptırmaya, yenilemeye, iptal ettirmeye, hasar ihbarında bulunmaya, ekspertiz işlemlerini yürütmeye, tazminatları tahsil etmeye, sigorta şirketleri ile sulh olmaya ve ibra etmeye yetkilidir

    Tarafıma ait her türlü taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak, elektronik varlık, dijital varlık, fikri mülkiyet hakkı ve diğer malvarlığı değerlerini yönetmeye, korumaya, değerlendirmeye, işletmeye, devretmeye ve bunlara ilişkin tüm hukuki işlemleri yapmaya yetkilidir

    Kanunen izin verilen ölçüde yapay zekâ destekli sistemler, elektronik karar sistemleri, uzaktan kimlik doğrulama sistemleri, biyometrik doğrulama gerektirmeyen elektronik doğrulama sistemleri ve ileride kurulacak tüm dijital kamu veya özel sektör platformlarında adıma işlem yapmaya, elektronik başvuruları tamamlamaya, belgeleri yüklemeye ve indirmeye, elektronik sözleşmeleri onaylamaya ve gerekli tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    Her türlü resmi ve özel kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri sunmaya, eksiklikleri tamamlamaya, açıklama yapmaya, taahhüt vermeye, muvafakat vermeye, gerektiğinde geri almaya, düzeltmeye ve yenilemeye yetkilidir

    Kanunen vekaletname ile yapılmasına izin verilen tüm işlemleri, burada açıkça yazılmış olsun veya olmasın, mevcut mevzuat ile gelecekte yürürlüğe girecek mevzuat hükümleri kapsamında ayrıca yeni bir vekaletname düzenlenmesine gerek bulunmaksızın yerine getirmeye, kanunen bizzat yapılması zorunlu işlemler dışında tarafıma ait bütün hukuki, mali, ticari, idari ve şahsi hakları kullanmaya, korumaya, devretmeye, takip etmeye ve sonuçlandırmaya tam yetkilidir.

    ÖZEL KANUNLAR KAPSAMINDAKİ YETKİLER

    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 2644 sayılı Tapu Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve yürürlükte bulunan veya ileride yürürlüğe girecek tüm kanunlar kapsamında vekaletname ile yapılmasına izin verilen bütün işlemleri yapmaya yetkilidir

    Her türlü ruhsatı, lisansı, izin belgesini, faaliyet belgesini, uygunluk belgesini, kapasite raporunu, ekspertiz raporunu, değerleme raporunu, uygunluk yazısını, resmi yazıyı, kayıt belgesini, sicil kaydını ve kanunen alınabilecek tüm resmi belgeleri talep etmeye, teslim almaya, yenilemeye, değiştirmeye ve iptal ettirmeye yetkilidir

    Her türlü elektronik veri tabanına erişmeye, sorgulama yapmaya, resmi kayıtları incelemeye, elektronik kayıt örneği almaya, kayıtların düzeltilmesini istemeye, kayıtların silinmesini veya güncellenmesini talep etmeye, elektronik ortamda oluşturulan tüm resmi belgeleri teslim almaya yetkilidir

    Her türlü ihale, doğrudan temin, kamu alımı, kamu satışı, elektronik ihale, açık artırma, artırma, eksiltme, satış ve kiralama işlemlerine katılmaya, teklif vermeye, teklif geri çekmeye, teminat yatırmaya, teminat almaya, sözleşme imzalamaya, sözleşmeyi feshetmeye ve sonuçlandırmaya yetkilidir

    Kamu kurumları, belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüsleri, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, meslek odaları, birlikler, vakıflar, dernekler, kooperatifler, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler, yatırım ofisleri ve diğer tüm resmi veya özel kuruluşlar nezdinde her türlü işlemi yapmaya yetkilidir

    Her türlü izin, muvafakat, onay, kabul, ret, vazgeçme, taahhüt, garanti, kefalet, teminat, muvafakatname ve benzeri hukuki irade açıklamalarını yapmaya ve bunları imzalamaya yetkilidir

    Her türlü elektronik imza, güvenli elektronik imza, mobil imza, elektronik mühür, elektronik sertifika, dijital kimlik doğrulama sistemi, elektronik doğrulama aracı ve benzeri teknolojik sistemleri kullanmaya, yenilemeye, iptal ettirmeye ve bunlarla işlem yapmaya yetkilidir

    Tarafıma ait tüm posta gönderilerini, uluslararası gönderileri, noter tebligatlarını, elektronik tebligatları, mahkeme tebligatlarını, idari tebligatları, gümrük gönderilerini, kargoları ve resmi yazıları teslim almaya, teslim etmeye, reddetmeye ve bunlara ilişkin tüm işlemleri yapmaya yetkilidir

    Her türlü arabuluculuk, uzlaştırma, tahkim, müzakere, ticari müzakere, idari uzlaşma, vergi uzlaşması, sigorta uzlaşması ve benzeri uyuşmazlık çözüm yollarında tarafımı temsil etmeye, anlaşma belgelerini imzalamaya, sulh olmaya, ibra etmeye, feragat etmeye, kabul etmeye ve uzlaşma bedellerini tahsil etmeye yetkilidir

    Tarafıma ait her türlü hak, alacak, fikri hak, sınai hak, dijital hak, elektronik hak, yatırım hakkı, lisans hakkı, kullanım hakkı, kira hakkı, intifa hakkı, ayni hak ve şahsi hak üzerinde kanunen mümkün olan bütün tasarruf işlemlerini yapmaya yetkilidir

    Her türlü resmi veya özel denetim, inceleme, araştırma, soruşturma, ön inceleme, disiplin işlemi, idari inceleme ve benzeri süreçlerde beni temsil etmeye, savunma vermeye, açıklama yapmaya, belge sunmaya ve kararları teslim almaya yetkilidir

    Kanunen mümkün olduğu ölçüde her türlü elektronik arşive, dijital dosyaya, elektronik sicile, veri tabanına, çevrim içi sisteme ve ileride oluşturulacak kamu veya özel sektör bilgi sistemlerine erişmeye, işlem yapmaya ve sonuç almaya yetkilidir

    Mevcut mevzuatta yer almayan ancak ileride yürürlüğe girecek kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, yönetmelik, tebliğ, genelge veya diğer düzenleyici işlemler ile oluşturulacak yeni hak, başvuru usulü, elektronik sistem veya idari uygulamalar kapsamında vekaletname ile yapılmasına izin verilen bütün işlemleri ayrıca yeni bir vekaletname düzenlenmesine gerek bulunmaksızın yapmaya yetkilidir

    İşbu vekaletnamede sayılan yetkiler sınırlayıcı olmayıp açıklayıcı niteliktedir Kanunen vekaletname ile yapılmasına izin verilen ve burada açıkça düzenlenmemiş bulunan bütün hukuki, idari, mali, ticari ve şahsi işlemleri de tarafım adına yapmaya, gerekli gördüğü her türlü belgeyi düzenlemeye ve imzalamaya, başvuruda bulunmaya, takip etmeye ve sonuçlandırmaya tam yetkilidir

  • Kalem Personelinin Dosya Üzerinde Kanaat Oluşturması: Somut Bir Olay Üzerinden Yetki Sınırları ve Hukuki Sorumluluk

    Kalem Personelinin Dosya Üzerinde Kanaat Oluşturması: Somut Bir Olay Üzerinden Yetki Sınırları ve Hukuki Sorumluluk

    Bir mahkemede duruşma sırası beklenirken, taraf vekili olarak dosyanın incelenmesi talep edilmiştir. Talep üzerine kalem personeli dosyayı sunmakla birlikte, dosya içeriğine ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş; taraflar hakkında değerlendirmeler yapmış ve dosyada yer alan vakıalara ilişkin kendi kanaatini açıkça ifade etmiştir.

    Kalem personeli, yalnızca dosya içeriğini aktarmakla kalmamış; “dosyayı çok iyi bildiğini”, “ek inceleme yaptığını”, “ilgili kişinin başka suçlarının da bulunduğunu” ve “dosyada hangi tarafın haklı olduğunun açık olduğunu” ifade etmiştir.

    Bu durum, ilk bakışta münferit bir davranış gibi değerlendirilebilirse de, yargı teşkilatının işleyişi, görev ayrımı ve hukuki güvenlik ilkesi bakımından sistematik olarak incelenmesi gereken bir sorunu ortaya koymaktadır.

    1. Hukuki Çerçeve: Yargı Yetkisi ve Kalem Fonksiyonunun Ayrımı

    Yargılama faaliyeti, Anayasa ve ilgili kanunlar çerçevesinde münhasıran hakim ve Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülür. Kalem personeli ise bu sürecin idari ve teknik boyutunu yerine getiren yardımcı kamu görevlileridir.

    Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik uyarınca kalem hizmetleri, hakim ve savcı denetimi altında yürütülür. Bu düzenleme, kalemin bağımsız bir değerlendirme mercii olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

    Dolayısıyla kalem personelinin dosya içeriğini analiz etmesi, hukuki nitelendirme yapması veya tarafların haklılık durumuna ilişkin kanaat oluşturması mümkün değildir.

    2. Dosya İnceleme Yetkisi ve Savunma Hakkı

    Ceza muhakemesinde dosya inceleme hakkı, savunma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hak, CMK m.153 kapsamında müdafiye tanınmıştır. Avukatlık Kanunu m.46 uyarınca ise avukatlar dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.

    Kalem personelinin bu süreçteki rolü, dosyanın incelenmesini sağlamakla sınırlıdır. Kalem, dosya inceleme hakkının kullanımı bakımından bir filtre veya karar mercii değildir.

    Somut olayda ise kalem personeli, dosyayı sunmakla yetinmemiş; dosyanın esası hakkında değerlendirme yaparak, savunma alanına müdahale niteliği taşıyan bir tutum sergilemiştir.

    3. Kanaat Açıklama Yasağı ve Masumiyet Karinesi

    Bir kamu görevlisinin, görev alanı dışında dosyanın esası hakkında değerlendirme yapması, masumiyet karinesi ile bağdaşmaz.

    “Kişinin başka suçlarının olduğu” veya “dosyada kimin haklı olduğunun açık olduğu” yönündeki ifadeler; henüz hüküm kurulmadan önce suçluluk isnadı anlamına gelmekte ve yargılama sürecini etkileme potansiyeli taşımaktadır. Bu tür açıklamalar, yalnızca etik bir sorun değil; aynı zamanda yargılamanın tarafsızlığına gölge düşüren bir davranıştır.

    4. Gizlilik Yükümlülüğü ve Veri Koruma Boyutu

    Ceza muhakemesinde soruşturma evresi gizlidir (CMK m.157). Bu gizlilik yükümlülüğü, yalnızca tarafları değil; kalem personelini de bağlamaktadır.

    Kalem personelinin dosya içeriğini incelemesi ve bu içerikten hareketle üçüncü kişilerle veya taraflarla değerlendirme paylaşması; TCK m.136 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması, TCK m.258 kapsamında göreve ilişkin sırrın açıklanması, sonuçlarını doğurabilir.

    Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca kamu görevlilerinin gizli bilgileri açıklaması yasaktır.

    5. “Ek İnceleme” İddiasının Hukuki Niteliği

    Somut olayda kalem personelinin “dosya üzerinde ek inceleme yaptığı” yönündeki beyanı, hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmelidir.

    Kalem personelinin, dosya üzerinde bağımsız inceleme yürütme, Delil değerlendirme, Dosya kapsamını genişletme yetkileri bulunmamaktadır.

    Bu tür bir faaliyet, görev tanımının açık ihlali olup; görevi kötüye kullanma (TCK m.257) kapsamında değerlendirilebilir.

    6. Suç Şüphesi Halinde İzlenmesi Gereken Usul

    Kalem personeli, görev sırasında bir suç işlendiğine dair emare ile karşılaşırsa yapabileceği nedir? Kalem personeli ne soruşturma başlatabilir ne de onun kolluk ve tutma yetkisi vardır, haliyle bu durumu yetkili makamlara bildirmekten başka bir yetkisi yoktur.

    Bu yükümlülük TCK m.278 kapsamında düzenlenmiştir. Ancak tekrar etmek pahasına da olsa, bu durum, kalem personeline soruşturma yapma veya dosya üzerinde değerlendirme yapma veyahut kolluk yetkisi vermez.

    Suç şüphesi halinde yapılması gereken tek işlem, yetkili Cumhuriyet savcısına bildirimde bulunmaktır. Yetki ve talimat zincirine uygun davranmalı ve kendi başına bir hukuki sonuç çıkarma girişiminde bulunmamalı, yetki tecavüzü yapmamalıdır.

    Sonuç

    Somut olayda kalem personelinin sergilediği davranış;

    Görev tanımının aşılması,

    Yargı yetkisine müdahale niteliği taşıması,

    Gizlilik yükümlülüğünün ihlali riski,

    Masumiyet karinesinin zedelenmesi,

    gibi birden fazla hukuki sorunu aynı anda barındırmaktadır.

    Yargı teşkilatında her aktörün kendi görev sınırları içerisinde kalması, yalnızca idari bir düzen meselesi değil; doğrudan adil yargılanma hakkının güvencesidir.

    Kalem personelinin dosya üzerinde kanaat oluşturması, değerlendirme yapması veya bu değerlendirmeyi açıklaması; bireysel bir davranış olarak değil, sistemsel bir risk olarak ele alınmalıdır.

    Saygılarımla

    Murat Can DOLGUN

    İstanbul Barosu Avukatlarından

  • Almanya’da Yaşayan Türklerin Türkiye’de En Sık Yaşadığı Hukuki Sorun: Miras, Tapu İntikali ve Veraset Süreci

    Almanya’da Yaşayan Türklerin Türkiye’de En Sık Yaşadığı Hukuki Sorun: Miras, Tapu İntikali ve Veraset Süreci

    Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı veya mavi kart sahibi için Türkiye ile hukuki bağ çoğu zaman miras kalan taşınmazlar, aile evleri, arsalar ve tarım arazileri üzerinden devam etmektedir. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan hukuki problemlerden biri, miras bırakan kişinin vefatından sonra Türkiye’de bulunan taşınmazların hukuki durumunun doğru şekilde yönetilememesidir. Veraset ilamının alınmaması, veraset ve intikal vergisinin süresinde beyan edilmemesi ve tapu intikali işlemlerinin yapılmaması gibi nedenlerle birçok taşınmaz yıllarca muris adına kayıtlı kalmaktadır. Bu durum, hem satış işlemlerini hem de kira gelirlerinin paylaşımını imkânsız hale getirebilmekte, aile içi uyuşmazlıkları da beraberinde getirebilmektedir.

    Almanya’daki Türklerin Türkiye’de karşılaştığı miras uyuşmazlıklarının temel sebeplerinden biri hangi hukukun uygulanacağı konusundaki yanlış bilgilerdir. Pek çok kişi miras bırakan kişinin Almanya’da yaşaması veya vefat etmesi nedeniyle Alman hukukunun uygulanacağını düşünmektedir. Oysa 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesine göre miras, kural olarak murisin millî hukukuna tabi olmakla birlikte Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanmaktadır. Bu nedenle Almanya’da yaşayan bir kişinin Türkiye’de bulunan evi, arsası veya diğer taşınmazları bakımından Türk hukuku ve Türk tapu sistemi devreye girer.

    Miras sürecinin ilk adımı veraset ilamı (mirasçılık belgesi) alınmasıdır. Veraset ilamı, murisin mirasçılarının kimler olduğunu ve miras paylarının oranını gösteren resmi belgedir. Türkiye’de bu belge noterlerden veya sulh hukuk mahkemelerinden alınabilmektedir. Almanya’da yaşayan kişiler ise çoğu zaman Alman makamlarından aldıkları belgelerin Türkiye’de doğrudan kullanılabileceğini düşünmektedir. Ancak uygulamada bu belgelerin çoğu zaman Türk mahkemelerince tanınması veya ayrıca Türkiye’de mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekebilmektedir. Bu nedenle yanlış belge ile işlem başlatılması miras sürecinin aylarca uzamasına yol açabilmektedir.

    Bir diğer önemli konu veraset ve intikal vergisidir. Türkiye’de miras yoluyla edinilen taşınmazlar için veraset ve intikal vergisi beyannamesinin belirli süreler içinde verilmesi gerekmektedir. Ölüm Türkiye’de gerçekleşmişse ve mirasçılar yurt dışında bulunuyorsa süre genellikle 6 ay olarak uygulanmaktadır. Ölüm yurt dışında gerçekleşmişse süre farklılık gösterebilmektedir. Bu sürelerin bilinmemesi veya geciktirilmesi ilerleyen aşamalarda vergi yükü ve idari sorunlar doğurabilmektedir. Bu nedenle miras sürecinin vergi boyutunun da erken aşamada ele alınması önemlidir.

    Miras işlemlerinde en çok ihmal edilen adımlardan biri ise tapu intikali işlemleridir. Tapu intikali yapılmadan mirasçılar taşınmaz üzerinde tasarruf edemezler. Satış işlemi yapılamaz, resmi kira sözleşmeleri düzenlenemez ve taşınmaz üzerindeki payların hukuki durumu belirsiz kalır. Tapu intikali için genellikle veraset belgesi, kimlik belgeleri ve bazı durumlarda zorunlu sigorta belgeleri gibi evraklar gerekmektedir. Ayrıca yurt dışında düzenlenen bazı belgelerin Türkiye’de geçerli olabilmesi için apostil veya mahkeme onayı gerekebilmektedir.

    Almanya’da yaşayan mirasçılar için bir diğer zorluk uzaktan işlem yapılmasıdır. Pek çok kişi Türkiye’ye gelmeden işlem yapılamayacağını düşünmektedir. Oysa Türk konsoloslukları aracılığıyla vekâletname düzenlenerek Türkiye’deki bir avukat veya temsilci aracılığıyla miras ve tapu işlemlerinin yürütülmesi mümkündür. Ancak vekâletnamenin kapsamı doğru hazırlanmazsa tapu işlemleri gerçekleştirilememekte ve süreç yeniden başlatılmak zorunda kalabilmektedir.

    Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir başka sorun ise mirasçıların taşınmazın varlığından veya tapu kaydından haberdar olmamalarıdır. Aile içinde sözlü anlaşmalar yapılması, taşınmazın yıllarca bir mirasçı tarafından kullanılması veya kira gelirlerinin paylaşılmaması gibi durumlar, zaman içinde ciddi hukuki uyuşmazlıklara dönüşebilmektedir. Bu gibi durumlarda ortaklığın giderilmesi davaları, tapu iptal ve tescil davaları veya alacak davaları gündeme gelebilmektedir.

    Sonuç olarak Almanya’da yaşayan Türkler açısından Türkiye’deki en yaygın hukuki sorunlardan biri miras kalan taşınmazların hukuki durumunun doğru yönetilememesidir. Bu süreç yalnızca miras hukuku meselesi değildir; aynı zamanda milletlerarası özel hukuk, vergi hukuku ve tapu hukuku alanlarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Sürecin doğru planlanması, mirasçıların haklarını koruyabilmesi ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

    Türkiye’de taşınmazı bulunan veya Türkiye’de miras hakkı doğan Almanya’daki vatandaşların, süreci geciktirmeden hukuki açıdan doğru şekilde yönetmeleri gerekir. Mirasçılık belgesi, vergi beyanı ve tapu intikali işlemlerinin doğru sırayla yapılması hem hak kaybını önleyecek hem de taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının güvenli şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.

    Türkiye’deki miras ve taşınmaz işlemleri hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Saygılarımla,

    Avukat Murat Can DOLĞUN

    TD Hukuk ve Danışmanlık – dolgun.av.tr

    Whatsapp: +90 507 475 44 22

  • Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Küresel Ticaret Sisteminin Hukuki Dinamikleri

    Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Küresel Ticaret Sisteminin Hukuki Dinamikleri

    Uluslararası ticaretin kurallara bağlanması modern dünya ekonomisinin en önemli meselelerinden biridir. Devletlerin ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla uyguladığı gümrük tarifeleri, kotalar ve diğer ticaret kısıtlamaları çoğu zaman küresel ticaret sisteminde istikrarsızlık yaratmıştır. Bu nedenle uluslararası ticaretin belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesi için çok taraflı bir sistem geliştirilmiştir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO), bu kurallara dayalı sistemin merkezinde yer alan en önemli uluslararası kurumlardan biridir.

    Uluslararası ticaret teorisine göre ülkeler karşılaştırmalı üstünlüklerine göre üretim yapıp ticaret gerçekleştirdiğinde dünya refahı artar. Ancak devletler iç ekonomik ve siyasi baskılar nedeniyle çoğu zaman korumacı politikalara yönelir. Tarihte bunun en önemli örneklerinden biri 1930’lu yıllarda ortaya çıkan ticaret savaşlarıdır. Yüksek gümrük tarifeleri ve karşılıklı ticaret kısıtlamaları dünya ticaretinin daralmasına yol açmış ve ekonomik krizin daha da derinleşmesine neden olmuştur. Bu deneyim, ticaretin uluslararası kurallarla düzenlenmesi gerektiği fikrini güçlendirmiştir. 

    Bu çerçevede Dünya Ticaret Örgütü’nün temel amacı, uluslararası ticaretin öngörülebilir ve kurallara dayalı bir sistem içinde yürütülmesini sağlamaktır. WTO sistemi özellikle ayrımcılık yasağı, karşılıklılık ve çok taraflı ticaret müzakereleri gibi ilkeler üzerine kuruludur. En çok kayrılan ülke ilkesi (Most Favoured Nation – MFN) sayesinde bir ülkenin bir ticaret ortağına tanıdığı avantajın diğer üyelere de uygulanması gerekir. Böylece ticaret ilişkilerinde keyfi uygulamaların önüne geçilmeye çalışılır. 

    Ayrıca WTO yalnızca ticaretin serbestleşmesini teşvik eden bir kurum değildir; aynı zamanda devletler arasında ortaya çıkan ticari uyuşmazlıkların çözülmesini sağlayan bir hukuki mekanizma da sunar. Kurallara dayalı bir uyuşmazlık çözüm sistemi, güçlü ekonomilerin zayıf ülkeler üzerinde tek taraflı baskı kurmasını sınırlayabilir. Bu nedenle WTO özellikle gelişmekte olan ülkeler için uluslararası ticaret sisteminde belirli bir hukuki güvenlik sağlamaktadır. 

    Güncel gelişmeler: WTO reformu ve ticaret sisteminin krizi

    Son yıllarda Dünya Ticaret Örgütü önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Küresel ticaret sisteminin temel unsurlarından biri olan uyuşmazlık çözüm mekanizması ciddi bir kriz yaşamaktadır. Özellikle temyiz organının (Appellate Body) üyelerinin atanmasının uzun süredir engellenmesi nedeniyle sistem tam kapasiteyle çalışamamaktadır. Bu durum WTO’nun kuralları uygulama gücünü zayıflatmıştır. 

    Ayrıca birçok ülke son yıllarda sanayi politikaları, sübvansiyonlar ve stratejik sektörleri koruma amacıyla yeni ticaret önlemleri almaya başlamıştır. Küresel ölçekte binlerce yeni ticaret kısıtlayıcı düzenlemenin yürürlüğe girdiği ve bu durumun dünya ticaret sistemini ciddi baskı altına aldığı belirtilmektedir. 

    Bu gelişmeler nedeniyle WTO’nun reformu uluslararası ticaret gündeminin en önemli başlıklarından biri haline gelmiştir. 2026 yılında yapılması planlanan Dünya Ticaret Örgütü Bakanlar Konferansı öncesinde birçok ülke kurumun kurallarının güncellenmesi, sübvansiyonların daha sıkı denetlenmesi ve uyuşmazlık çözüm mekanizmasının yeniden işler hale getirilmesi gerektiğini savunmaktadır. 

    Aynı zamanda WTO sistemi hâlen aktif şekilde kullanılmaktadır. Örneğin Endonezya, Avrupa Birliği’nin palm yağı ithalatına yönelik düzenlemelerine karşı WTO kararlarının uygulanmadığını ileri sürerek ticari yaptırım talebinde bulunmayı gündeme getirmiştir. Bu tür uyuşmazlıklar, WTO’nun hâlâ küresel ticaret hukukunun merkezinde yer aldığını göstermektedir. 

    Sonuç

    Dünya Ticaret Örgütü, uluslararası ticaret sisteminin hukuki çerçevesini oluşturan temel kurumlardan biridir. Kurallara dayalı ticaret düzeni, devletler arasında öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik sağlar. Bununla birlikte küresel ticarette artan jeopolitik rekabet, korumacı politikalar ve kurumsal reform tartışmaları WTO’nun geleceğini yeniden şekillendirmektedir. Bu nedenle uluslararası ticaret hukukunu anlamak için WTO’nun tarihsel gelişimi kadar güncel dönüşüm sürecini de yakından takip etmek gerekmektedir