Etiket: hukuk ve teknoloji

  • KARARI KİM VERİYOR ?

    KARARI KİM VERİYOR ?

    Hukuk dünyasında yapay zeka tartışmaları giderek büyürken, dikkat çekici bir şekilde hedef sürekli avukatlar olmaktadır. Bu yaklaşım, meselenin özünü ıskalayan ve risk alanını yanlış belirleyen bir refleksin ürünüdür. Çünkü hukuk düzeninde belirleyici olan iddia veya savunma değil, hükmün kendisidir. Hükmü kuran ise avukat değil, hâkimdir. Bu nedenle tartışmanın ekseni yanlış kurulmuştur ve asıl sorulması gereken soru şudur: Yapay zeka kullanımının en büyük riski kimdedir?

    Türk hukuk sisteminde avukat ile hâkim arasında ciddi bir sorumluluk dengesizliği bulunmaktadır. Avukat; vekâlet ilişkisi gereği hem sözleşmesel hem haksız fiil sorumluluğu altındadır ve hatalı bir işlem doğrudan maddi sorumluluk doğurabilir. Buna karşılık hâkimlerin sorumluluğu istisnai ve sınırlıdır; hukuki sorumluluk çoğu zaman Devlet üzerinden yürür, cezai sorumluluk ise ağır prosedürlere bağlanmıştır ve uygulamada oldukça dar bir alanda kalır. Bu tablo, yapay zeka kullanımında ortaya çıkan riski büyüten temel unsurdur çünkü daha büyük etki gücüne sahip olan makam, daha sınırlı sorumluluk rejimi içindedir.

    Yapay zeka artık yalnızca bir araştırma aracı değildir; metin üretir, gerekçe oluşturur, içtihat derler ve değerlendirme yapar. Bir hâkimin gerekçe yazımında, hukuki analizde ve kanaat oluşturma sürecinde yapay zeka çıktısına dayanması teknik bir kolaylık değil, fiilen karar sürecine dış bir unsurun dahil edilmesidir. Sorun yapay zekanın kullanılması değildir; sorun, yapay zekanın düşünme sürecine ortak olmasıdır.

    Yargılama sadece norm uygulaması değildir; hâkim somut olayı değerlendirirken vicdani kanaatini kullanır ve bu durum hukukun insani yönünü temsil eder. Yapay zeka ise vicdan üretmez, empati kurmaz ve somut olayın insani ağırlığını tartmaz. Bu nedenle hâkimin, zihnini ve vicdanını yapay zekaya devretmesi yalnızca teknik bir tercih değil, yargı fonksiyonunun özüne dokunan bir kırılmadır.

    Bugün kamuoyunda ve meslek içi tartışmalarda odak sürekli avukatlara yöneltilmektedir. Oysa avukatın yaptığı hata sistem içinde denetlenebilir; karşı taraf vardır, mahkeme vardır, istinaf ve temyiz vardır. Ancak hâkimin yaptığı hata doğrudan hükme dönüşür ve bir kişinin özgürlüğünü, malvarlığını ve itibarını tek bir karar ile etkileyebilir. Bu nedenle riskin merkezi avukatlar değil, yargı yetkisini kullanan makamdır.

    Bugün hâkimlerin yapay zeka kullanımına ilişkin açık ve bağlayıcı bir düzenleme (maalesef ve açıkça) bulunmamaktadır. Ne ölçüde kullanılacağı, hangi sınırların geçilemeyeceği ve hangi durumların yasak olduğu net değildir. Bu durum standartsız uygulamalara, kontrolsüz kullanım biçimlerine ve hesap verilebilirlik boşluklarına yol açmaktadır. Yargı gibi haklar ve özgürlüğün anlam kazandığı bir alanda kullanılan her aracın kaynağı / etkisi denetlenebilir olmalıdır. Aksi halde kararın arkasındaki irade kamu olmaktan çıkar.

    Yapay zekadan korunması gereken meslek avukatlık değildir; avukatlık dönüşür, adapte olur ve rekabet içinde kendini yeniden üretir. Korunması gereken alan yargının kendisidir. Çünkü yanlış bir dilekçe düzeltilebilir, eksik bir savunma tamamlanabilir ancak hatalı bir hüküm çoğu zaman telafisi güç sonuçlar doğurur. Eğer yargı makamı karar sürecinde dış üretimlere bağımlı hale gelirse hukuk devleti ilkesi görünürde korunur fakat içeriği zayıflar ve nihayetinde kaçınılmaz soru ortaya çıkar:

    Kararı gerçekten kim verdi?

    – Murat Can DOLGUN

    İstanbul Avukatı

    Görüş ve Önerileriniz için:

    Mail: av.muratcandolgun@gmail.com

    WhatsApp: +905074754422

  • Yargı Teşkilatında Yapay Zeka Kullanımı: Hakim, Savcı ve Kamu Personelinin KVKK, Cezai ve İdari Sorumluluğu

    Yargı Teşkilatında Yapay Zeka Kullanımı: Hakim, Savcı ve Kamu Personelinin KVKK, Cezai ve İdari Sorumluluğu

    Yapay zeka araçlarının yargı pratiğine fiilen girmesiyle birlikte, hakimler, savcılar ve adliye personeli bakımından yeni bir risk alanı doğmuştur. Dosya özetleme, karar taslağı oluşturma veya analiz amacıyla kullanılan sistemlere; kişisel veriler, soruşturma içerikleri, mahkeme dosyaları ve emniyet evraklarının girilmesi, artık sadece teknik bir tercih değil; çok katmanlı bir hukuki sorumluluk doğuran bir eylem haline gelmiştir. Bu kullanım, aynı anda kişisel verilerin korunması hukuku, ceza hukuku ve disiplin hukuku alanlarına temas etmektedir.

    I. KVKK Kapsamında Sorumluluk

    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, adliye içerisinde işlenen tüm kişisel veriler; hukuka uygunluk, belirli ve meşru amaç, ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkelerine tabiidir. Yapay zeka sistemlerine dosya yüklenmesi halinde, bu verilerin işlenme amacı ile kullanılan aracın niteliği arasında çoğu zaman doğrudan bir bağlantı kurulamaz. Bu durum özellikle Madde 4’te düzenlenen genel ilkelerin ihlali riskini doğurur.

    Öte yandan, bu tür sistemlerin önemli bir kısmı bulut tabanlıdır ve veri işleme faaliyetleri çoğu zaman yurtdışı sunucular üzerinden gerçekleşir. Bu durumda, açık rıza, yeterlilik kararı veya uygun güvenceler bulunmaksızın yapılan veri aktarımı, Madde 8 ve 9 kapsamında hukuka aykırı hale gelir. Adliye içinde kullanılan bir aracın teknik altyapısı bilinmeden veri girilmesi, farkında olunmadan yurtdışına veri aktarımı anlamına gelebilir.

    Madde 12 uyarınca veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunan veri sorumlusu organizasyon içinde yer alan hakim, savcı ve kamu personeli; bu yükümlülüğün ihlali halinde yalnızca kurumsal değil, aynı zamanda bireysel sorumluluk tartışmasının da tarafı haline gelebilir. Bu kapsamda, yapay zeka araçlarının bilinçsiz kullanımı, KVKK ihlali sonucunu doğurabilecek niteliktedir.

    II. Cezai Sorumluluk (TCK Kapsamı)

    [iTürk Ceza Kanunu bakımından konu değerlendirildiğinde, yapay zeka sistemlerine veri yüklenmesi birden fazla suç tipiyle ilişkilendirilebilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak bir sisteme kaydedilmesi, Madde 135 kapsamında suç teşkil edebilir. Aynı şekilde bu verilerin üçüncü taraf sistemlere iletilmesi veya erişilebilir hale getirilmesi, Madde 136 çerçevesinde “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu kapsamında değerlendirilebilir.

    Bu fiillerin kamu görevlisi sıfatıyla işlenmesi halinde, Madde 137 gereği cezaların artırılması söz konusu olur. Dolayısıyla hakim, savcı veya adliye personelinin bu tür bir veri aktarımına sebebiyet vermesi, nitelikli suç kapsamında daha ağır sonuçlar doğurabilir.

    Dosyanın niteliğine göre risk daha da büyür. Özellikle devlet güvenliği, kamu düzeni veya soruşturma gizliliği kapsamında bulunan belgelerin yapay zeka sistemlerine yüklenmesi halinde; gizli kalması gereken bilgilerin açıklanması, devletin güvenliğine ilişkin bilgilerin ifşası gibi suç tipleri de gündeme gelebilir. Bu durumda eylem, yalnızca kişisel veri ihlali olmaktan çıkar; doğrudan kamu güvenliğini ilgilendiren bir suç alanına dönüşür.

    III. İdari ve Disiplin Sorumluluğu

    Hakim ve savcılar bakımından 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümleri uygulanır. Mesleğin onur ve vakarına aykırı davranış, görevin gereklerine uygun hareket etmeme ve gizlilik yükümlülüğünün ihlali; disiplin yaptırımı doğurabilecek fiiller arasındadır. Yapay zeka sistemlerine dosya içeriği aktarılması, özellikle gizlilik ilkesinin ihlali kapsamında değerlendirilebilir.

    Adliye personeli ve diğer kamu görevlileri açısından ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri devreye girer. Görev sırasında öğrenilen bilgilerin açıklanması yasağı ve sadakat yükümlülüğü, bu tür veri aktarımını açıkça sınırlandırır. Bu yükümlülüğe aykırı davranış, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve hatta memuriyetten çıkarma gibi sonuçlar doğurabilir.

    Ayrıca yargı teşkilatında kullanılan UYAP sistemi kapalı devre ve kontrollü bir yapı üzerine kuruludur. Bu sistem dışına veri çıkarılması, yalnızca teknik bir tercih değil; aynı zamanda kurumsal güvenlik politikasının ihlali anlamına gelir ve idari sorumluluğu doğrudan tetikler.

    IV. Devlet Sorumluluğu ve Rücu İhtimali

    Bu tür ihlaller yalnızca bireysel sonuç doğurmaz. Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi veya gizli bilgilerin ifşası halinde, devletin tazmin sorumluluğu doğabilir. Ancak idare hukuku ilkeleri gereği, ağır kusur veya açık ihlal durumlarında ilgili kamu görevlisine rücu edilmesi de mümkündür. Bu nedenle yapay zeka kullanımındaki hatalı işlemler, uzun vadede kişisel mali sorumluluk riskini de beraberinde getirir.

    V. Devlet Sırrı ve Gizli Belgelerin Paylaşılması Riski

    Yapay zeka sistemlerine veri yüklenmesi meselesi, yalnızca kişisel verilerin korunması ile sınırlı değildir. Dosyanın niteliğine bağlı olarak bu durum, doğrudan devlet sırrı veya gizli belge kapsamına giren bilgilerin kontrolsüz şekilde üçüncü taraf sistemlere aktarılması sonucunu doğurabilir. Bu noktada hukuki değerlendirme, veri koruma hukukunun ötesine geçerek devletin güvenliği ve yargı gizliliği eksenine taşınır.

    Türk Ceza Kanunu kapsamında, devletin güvenliğine, iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgilerin açıklanması suç teşkil eder. Hakim, savcı ve adliye personeli, bu bilgilere görevleri gereği erişmektedir. Bu nedenle söz konusu bilgilerin yapay zeka araçlarına girilmesi; teknik olarak bir “analiz” işlemi gibi görünse de, hukuki nitelik itibarıyla üçüncü taraf sistemlere aktarım ve dolayısıyla açıklama olarak değerlendirilebilir.

    Özellikle terör suçları, organize suçlar, istihbarat bağlantılı soruşturmalar, uluslararası adli yardımlaşma dosyaları, sınır güvenliği ve göç süreçlerine ilişkin evraklar ile henüz alenileşmemiş yargısal değerlendirmeler; yüksek gizlilik derecesine sahip belgelerdir. Bu tür verilerin kontrolsüz biçimde yapay zeka sistemlerine yüklenmesi halinde, yalnızca kişisel veri ihlali değil, aynı zamanda gizli kalması gereken bilgilerin ifşası söz konusu olabilir.

    Bu noktada “veriyi kimseyle paylaşmadım, sadece sisteme yükledim” şeklindeki savunma hukuken yeterli değildir. Zira veri, üçüncü taraf altyapılar üzerinden işleniyorsa, bu durum fiilen bir aktarım ve açıklama niteliği taşır. Kontrolün kaybedildiği her durumda, hukuki sorumluluk doğar.

    Sonuç olarak, adliye içerisinde yapay zeka kullanımı; dosyanın içeriğine bağlı olarak yalnızca KVKK ihlali değil, devlet sırrının ifşası ve yargı gizliliğinin ihlali gibi ağır sonuçlar doğurabilecek bir risk alanıdır. Bu nedenle konu, basit bir teknolojik tercih olarak değil, doğrudan kamu güvenliği ve yargı bağımsızlığı meselesi olarak ele alınmalıdır.

    VI. Genel Değerlendirme ve Acil Düzenleme İhtiyacı

    Yargı teşkilatında yapay zeka kullanımının tamamen yasaklanması gerçekçi değildir. Ancak bu kullanımın kuralsız bırakılması, hem bireysel hem kurumsal ölçekte ciddi hukuki riskler doğurmaktadır. Bugün gelinen noktada sorun, teknolojinin varlığı değil; kullanım sınırlarının belirlenmemiş olmasıdır.

    Adalet Bakanlığı’nın, hakimler, savcılar ve tüm adliye personeli bakımından yapay zeka kullanımına ilişkin açık, bağlayıcı ve denetlenebilir bir çerçeve oluşturması artık zorunluluktur. Hangi verilerin kesinlikle bu sistemlere yüklenemeyeceği, hangi araçların kullanılabileceği ve veri aktarımının hangi şartlara tabi olacağı genelge ve özelgelerle derhal belirlenmelidir.

    Aksi halde, iyi niyetli ve pratik amaçlarla yapılan işlemler dahi; KVKK ihlali, ceza sorumluluğu ve disiplin yaptırımları ile sonuçlanabilecek çok boyutlu bir risk alanı oluşturmaya devam edecektir.


    Sonuç ve Değerlendirme

    Yargı teşkilatında yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, doğru sınırlar çizilmediği takdirde yalnızca teknik bir dönüşüm değil; aynı anda KVKK ihlalleri, cezai sorumluluklar, disiplin yaptırımları ve hatta devlet sırrının ifşası gibi ağır sonuçlar doğurabilecek çok katmanlı bir risk alanı oluşturmaktadır. Hakimlerin, savcıların ve kamu personelinin iyi niyetle ve pratik amaçlarla gerçekleştirdiği işlemler dahi, mevcut mevzuat karşısında ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.

    Bu nedenle mesele, bireysel dikkat çağrılarıyla çözülebilecek bir alan olmaktan çıkmış; doğrudan kurumsal düzenleme ihtiyacı haline gelmiştir. Adalet Bakanlığı’nın genelge ve özelgelerle açık, bağlayıcı ve denetlenebilir bir çerçeve oluşturması artık gecikmeksizin ele alınması gereken bir zorunluluktur. Aksi halde uygulama birliği sağlanamayacak, riskler kişisel inisiyatiflere bırakılacak ve bu durum hem yargı güvenliğini hem de kamu düzenini zedeleyecektir.

    Bu çalışma, yalnızca teorik bir değerlendirme değil; sahada aktif olarak çalışan bir hukukçu perspektifiyle, uygulamada karşılaşılması kuvvetle muhtemel risklerin ortaya konulması amacıyla kaleme alınmıştır. Yargı sisteminin dijitalleşmesi kaçınılmazdır; ancak bu dönüşümün hukuki güvenlik, veri koruma ve yargı bağımsızlığı ilkeleriyle uyumlu şekilde ilerlemesi gerekmektedir.

    Murat Can Dolğun
    TD Hukuk ve Danışmanlık
    İstanbul Barosu Avukatı

  • Tarih Boyunca Kaybolan veya Dönüşen Meslekler

    Tarih Boyunca Kaybolan veya Dönüşen Meslekler

    İnsanlık tarihi yalnızca devletlerin, savaşların veya büyük siyasi dönüşümlerin tarihi değildir; aynı zamanda mesleklerin de tarihidir. Toplumların ekonomik yapısı, teknolojik imkanları ve günlük hayatın ihtiyaçları değiştikçe insanların yaptığı işler de değişmiştir. Bir dönem toplumun vazgeçilmez parçası olan birçok meslek zaman içinde ortadan kalkmış, bazıları ise farklı biçimlere dönüşmüştür. Bugün bize sıradan veya hatta anlaşılması güç gelen birçok meslek, geçmişte şehir hayatının ve ekonomik düzenin temel unsurlarından biriydi.

    Örneğin bir zamanlar şehirlerde suyu evlere taşıyan su taşıyıcıları, sokak lambalarını akşamları yakıp sabahları söndüren gaz lambası görevlileri veya telgraf hatları üzerinden mesaj ileten operatörler günlük hayatın vazgeçilmez aktörleriydi. Ancak teknoloji ilerledikçe ve toplumların ihtiyaçları değiştikçe bu meslekler yavaş yavaş ortadan kalkmış ya da başka mesleklere dönüşmüştür. Sanayi devrimi, elektriğin yaygınlaşması, dijitalleşme ve son olarak yapay zeka teknolojileri bu dönüşümün en önemli aşamalarını oluşturmuştur.

    Mesleklerin tarihsel dönüşümü yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda toplumların düşünme biçimini, eğitim sistemlerini ve hatta hukuk düzenlerini de etkileyen bir süreçtir. Çünkü her yeni teknoloji, üretim ve iletişim biçimlerini değiştirdiği gibi hukuki ilişkileri de yeniden şekillendirir. Bu nedenle mesleklerin tarihsel gelişimini incelemek, yalnızca geçmişi anlamak açısından değil, geleceği öngörebilmek açısından da önem taşır.

    Bu yazıda insanlık tarihinde farklı dönemlerde ortaya çıkan ve zaman içinde kaybolan ya da dönüşen yüz meslek incelenmektedir. Amaç yalnızca bir liste sunmak değil; aynı zamanda mesleklerin hangi koşullar altında ortaya çıktığını, neden ortadan kalktığını ve bu dönüşümün toplumsal yapıyla nasıl bağlantılı olduğunu ortaya koymaktır. Böylece mesleklerin tarihsel serüveni üzerinden daha geniş bir soruya da ışık tutulabilir: İnsanlık ilerledikçe işler nasıl değişir ve bu değişim toplumun geleceğini nasıl şekillendirir?

    • Su Taşıyıcısı – Antik Roma’dan 19. yüzyıla kadar şehirlerde suyu kuyulardan veya kaynaklardan taşıyan kişilerdi. Modern şehir su şebekeleri 1800’lerin sonunda yaygınlaşınca bu meslek tamamen ortadan kalktı.
    • Köy Tellalı – Osmanlı ve Avrupa şehirlerinde resmi duyuruları halka sözlü olarak ileten kişiydi. 20. yüzyılda radyo ve gazetelerin yayılmasıyla meslek kayboldu.
    • Mum Yapımcısı – Elektrik öncesi dönemde evlerin ana aydınlatma kaynağı mumdu. 1880’lerden sonra elektrikli aydınlatma sistemleri yaygınlaşınca bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Gaz Lambası Yakıcısı – 19. yüzyıl şehirlerinde sokak lambalarını her akşam yakıp sabah söndüren görevlilerdi. Elektrik aydınlatmasının yayılmasıyla 20. yüzyıl başında kayboldu.
    • Buz Kesiciler – 18. ve 19. yüzyılda göllerden kesilen buzları şehirlerde satmak için çalışan işçilerdi. 20. yüzyılda buzdolabının yaygınlaşmasıyla meslek ortadan kalktı.
    • Atlı Postacı – 18. ve 19. yüzyıllarda posta taşımacılığı atlı kuryelerle yapılırdı. Demiryolu ve otomobil ulaşımı gelişince 20. yüzyılda bu meslek dönüşerek modern lojistik sistemlerine evrildi.
    • Tren Kömürcüsü – Buharlı trenlerde kazanları beslemek için sürekli kömür atan işçilerdi. Dizel ve elektrikli trenlerin yaygınlaşmasıyla 1950’lerden sonra ortadan kalktı.
    • Telgraf Operatörü – 19. yüzyılda Morse kodu ile mesaj ileten iletişim uzmanlarıydı. Telefon ve internet teknolojileri 20. yüzyıl sonunda bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Daktilo Yazmanı – Büro metinlerini profesyonel şekilde yazan çalışanlardı. 1980’lerden sonra bilgisayar ve kelime işlem programlarının yayılmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Telefon Santrali Operatörü – İlk telefon sistemlerinde çağrıları manuel olarak bağlayan çalışanlardı. Otomatik santraller 1960’lardan sonra bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Haber Güvercini Eğiticisi – Antik dönemden 19. yüzyıla kadar uzun mesafe mesaj taşımak için güvercin eğiten kişilerdi. Telgraf teknolojisinin gelişmesiyle bu meslek kayboldu.
    • Berber Cerrah – Orta Çağ’da berberler aynı zamanda küçük cerrahi işlemler yapardı. Modern tıp ve cerrahinin gelişmesiyle bu meslek iki ayrı alana ayrıldı.
    • Sülük Doktoru – 18. ve 19. yüzyıllarda hastalıkların tedavisinde sülük kullanımı yaygındı. Modern tıp yöntemleri yaygınlaşınca meslek ortadan kalktı.
    • Kılıç Ustası – Orta Çağ savaşlarında kullanılan kılıçları üreten zanaatkârlardı. Ateşli silahların yayılmasıyla bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Zırh Ustası – Şövalyeler için metal zırh üreten ustalardı. Ateşli silah teknolojisinin gelişmesiyle 17. yüzyıldan sonra meslek kayboldu.
    • At Arabası Tekerlekçisi – Arabaların tekerleklerini üreten ustalardı. Otomobillerin yayılmasıyla 20. yüzyılda meslek ortadan kalktı.
    • Gazete Dizgicisi – Matbaada harfleri elle dizerek gazete sayfalarını hazırlayan işçilerdi. Dijital yayıncılık teknolojileri 1990’larda bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Harita Çizim Kartografı – Haritaları elle çizen uzmanlardı. Uydu görüntüleri ve GIS yazılımları nedeniyle meslek dönüşüme uğradı.
    • Film Fotoğraf Laboratuvarı Çalışanı – Analog fotoğraf makinelerinden çıkan filmleri banyo eden teknisyenlerdi. Dijital fotoğraf teknolojisi nedeniyle 2000’lerde kayboldu.
    • Video Kaset Kiralama Çalışanı – 1980-2000 arasında VHS kaset kiralama mağazalarında çalışan kişilerdi. Streaming platformlarının ortaya çıkmasıyla sektör ortadan kalktı.

    • Deniz Feneri Bekçisi – 18. ve 19. yüzyıllarda gemilerin güvenli şekilde limanlara ulaşmasını sağlamak için deniz fenerlerini sürekli kontrol eden görevlilerdi. 20. yüzyılın sonlarından itibaren otomatik sistemler ve GPS navigasyonu nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Atlı Tramvay Sürücüsü – 19. yüzyılda şehir içi ulaşımda kullanılan tramvaylar başlangıçta atlarla çekiliyordu. Elektrikli tramvay sistemlerinin ortaya çıkmasıyla bu meslek 1900’lerin başında kayboldu.
    • Balina Yağı Avcısı – 18. ve 19. yüzyıllarda lambalar için kullanılan balina yağını elde etmek amacıyla balina avcılığı yapılırdı. Petrol ve elektrik enerjisinin yaygınlaşmasıyla bu meslek ekonomik önemini kaybetti.
    • Kömür Taşıyıcısı – Sanayi devrimi sırasında evlere ve fabrikalara kömür taşıyan işçilerdi. Doğal gaz ve elektrikli ısınma sistemlerinin yaygınlaşmasıyla bu meslek azaldı.
    • Elle Yün Eğiricisi – Tekstil üretiminde iplik üretimi el tezgahlarıyla yapılırdı. 18. yüzyıldaki sanayi devrimiyle birlikte iplik makineleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Elle Halı Dövücüsü – Halı ve kilimleri temizlemek için fiziksel olarak döven kişilerdi. Elektrikli süpürgelerin yayılmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Kuyudan Su Çeken İşçi – Şehirlerde kuyulardan su çıkararak dağıtan kişilerdi. Modern su şebekelerinin kurulmasıyla bu meslek 19. yüzyıl sonunda kayboldu.
    • Gramofon Teknisyeni – Gramofon cihazlarının bakım ve ayarını yapan ustalardı. Modern müzik çalar sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Plak Basım Teknisyeni – Vinil plak üretiminde çalışan uzmanlardı. Kaset ve CD teknolojilerinin yayılmasıyla 1980’lerde büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Teleks Operatörü – 20. yüzyılda şirketler arası yazılı mesajlaşma için kullanılan teleks sistemlerini yöneten operatörlerdi. E-posta ve internet iletişimi nedeniyle meslek ortadan kalktı.
    • Harita Kitap Basımcısı – Basılı şehir haritaları ve atlaslar hazırlayan yayıncılar ve teknik çalışanlardı. GPS ve dijital haritalama sistemleri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Telefon Rehberi Basımcısı – Şehirlerdeki tüm telefon numaralarının basılı rehberlerini hazırlayan sektör çalışanlarıydı. İnternet arama motorları ve akıllı telefonlar nedeniyle bu sektör ortadan kalktı.
    • Gazete Sokak Satıcısı – Gazeteleri sokaklarda bağırarak satan kişilerdi. Dijital haber sitelerinin yaygınlaşmasıyla bu meslek büyük ölçüde azaldı.
    • Fotoğraf Negatif Arşivcisi – Fotoğraf stüdyolarında çekilen negatifleri düzenleyen çalışanlardı. Dijital fotoğraf sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Analog Film Montajcısı – Sinema filmlerini fiziksel film şeritlerini kesip birleştirerek düzenleyen teknisyenlerdi. Dijital video montaj yazılımları bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Faks Operatörü – Şirketlerde gelen ve giden faksları yöneten çalışanlardı. E-posta ve dijital belge sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Kart Katalog Kütüphanecisi – Kütüphanelerde kitapları kart sistemleriyle sınıflandıran görevlilerdi. Dijital kütüphane veri tabanları nedeniyle meslek ortadan kalktı.
    • Mikrofilm Operatörü – Belgeleri mikrofilm teknolojisiyle arşivleyen çalışanlardı. Dijital arşivleme sistemleri nedeniyle bu meslek kayboldu.
    • SMS Merkezi Operatörü – Telekom şirketlerinde SMS trafiğini yöneten teknik çalışanlardı. Internet mesajlaşma uygulamalarının yayılmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • CD Üretim Teknisyeni – 1990’larda müzik CD’lerinin üretiminde çalışan uzmanlardı. Streaming ve dijital müzik platformlarının yükselişiyle bu sektör büyük ölçüde ortadan kalktı.

    • Video Kaset Mağazası Çalışanı – 1980–2000 arasında VHS ve DVD kiralama mağazalarında çalışan kişilerdi. Netflix ve diğer streaming platformlarının ortaya çıkmasıyla 2010’lardan itibaren bu sektör neredeyse tamamen ortadan kalktı.
    • İnsan Bilgisayar – 20. yüzyılın ortalarına kadar karmaşık matematiksel hesaplamaları elle yapan uzmanlara verilen isimdi. Elektronik bilgisayarların gelişmesiyle bu meslek tamamen ortadan kalktı.
    • Hava Durumu Gözlem Kulesi Görevlisi – Meteoroloji verilerini manuel gözlemle toplayan çalışanlardı. Uydu meteorolojisi ve otomatik sensör sistemleri bu mesleği büyük ölçüde ortadan kaldırdı.
    • Şehir Kapısı Bekçisi – Orta Çağ şehirlerinde gece kapıları kapatıp güvenliği sağlayan görevlilerdi. Modern şehir planlaması ve polis teşkilatlarının kurulmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Telgraf Hattı Tamircisi – Telgraf hatlarının bakımını yapan teknisyenlerdi. Telefon ve internet altyapılarının gelişmesiyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Radyo Tüp Teknisyeni – Vakum tüplü radyo cihazlarını tamir eden ustalardı. Transistör teknolojisinin ortaya çıkmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Sinema Projektör Operatörü – Film makaralarını projektörlere yerleştirip gösterimi yöneten kişilerdi. Dijital sinema sistemleri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Analog Fotoğraf Makinesi Tamircisi – Mekanik fotoğraf makinelerini onaran ustalardı. Dijital kameraların yaygınlaşmasıyla bu meslek çok dar bir alana sıkıştı.
    • Gazete Dizgi Ustası – Kurşun harfleri tek tek dizerek gazete sayfalarını hazırlayan matbaa işçileriydi. Dijital baskı teknolojileri nedeniyle bu meslek 1990’larda ortadan kalktı.
    • Harita Ölçüm Gezginleri – Büyük bölgeleri yürüyerek ölçen kartograf ekipleriydi. Uydu ölçüm teknolojileri ve GPS sistemleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Posta Arabası Sürücüsü – 18. ve 19. yüzyıllarda şehirler arası mektupları at arabalarıyla taşıyan kişilerdi. Demiryolları ve modern lojistik sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Kütük Telefon Operatörü – İlk telefon ağlarında çağrıları manuel kablolarla bağlayan görevlilerdi. Otomatik telefon santralleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Gaz Lambası Temizleyicisi – Sokak lambalarının camlarını temizleyen ve bakımını yapan çalışanlardı. Elektrikli sokak lambalarının yayılmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Elle Muhasebe Defteri Yazmanı – Şirket hesaplarını büyük defterlere elle yazan muhasebe çalışanlarıydı. Bilgisayar muhasebe programlarının yaygınlaşmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Film Negatif Kesim Teknisyeni – Sinema filmlerinin fiziksel negatiflerini kesip düzenleyen uzmanlardı. Dijital montaj teknolojileri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Fotoğraf Film Banyosu Uzmanı – Fotoğraf stüdyolarında film banyosu yapan teknisyenlerdi. Dijital fotoğraf makineleri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Kaset Tamircisi – Manyetik kasetleri onaran elektronik ustalardı. CD ve dijital müzik teknolojileri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • CD Kiralama Dükkanı Çalışanı – 1990’larda film ve müzik CD’lerini kiralayan mağazalarda çalışan kişilerdi. Streaming platformları nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Telefon Rehberi Dağıtıcısı – Basılı telefon rehberlerini evlere dağıtan çalışanlardı. Dijital arama motorları nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Televizyon Anten Kurulumcusu – Analog televizyon yayınları için anten kuran teknisyenlerdi. Dijital yayın sistemleri ve internet televizyonu nedeniyle bu meslek büyük ölçüde azaldı.

    • Saray Astrologu – Antik çağlardan Orta Çağ’a kadar hükümdarlara yıldızlara bakarak siyasi ve askeri kararlar konusunda tavsiye veren kişilerdi. Bilimsel astronominin gelişmesi ve rasyonel devlet yönetiminin güçlenmesiyle bu meslek 18. yüzyıldan itibaren ortadan kalktı.
    • Kraliyet Tadımcısı – Kralların ve hükümdarların yemeklerinin zehirli olup olmadığını kontrol eden görevlilerdi. Modern gıda güvenliği sistemleri ve devlet protokollerinin değişmesiyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Buz Dağı Gözcüsü – Özellikle 19. ve 20. yüzyılın başlarında gemilerde buz dağlarını gözlemleyen mürettebat göreviydi. Radar ve uydu navigasyonu teknolojileri nedeniyle bu görev modern sistemlere devredildi.
    • Tren İstasyonu Çağırıcıları – Tren istasyonlarında yolculara tren saatlerini ve peronları yüksek sesle duyuran görevlilerdi. Elektronik anons sistemlerinin gelişmesiyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Mekanik Hesap Makinesi Operatörü – 19. ve 20. yüzyılın başlarında karmaşık hesaplamaları mekanik hesap makineleriyle yapan çalışanlardı. Elektronik hesap makineleri ve bilgisayarların yayılmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Gazete Telgraf Editörü – Telgrafla gelen haberleri gazeteye uyarlayan editörlerdi. Modern haber ajansları ve internet haber sistemleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Askeri Balon Gözlemcisi – 19. yüzyılda savaş alanlarını gözlemlemek için balonlardan gözlem yapan askerlerdi. Uçaklar, radar ve drone teknolojileri nedeniyle bu görev ortadan kalktı.
    • Elle Sinyal Veren Tren Görevlisi – Trenlerin hareketini bayrak ve lambalarla yöneten görevlilerdi. Otomatik sinyalizasyon sistemleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Şehir Saati Kurucusu – Büyük şehir saatlerini düzenli olarak kuran ve bakımını yapan görevlilerdi. Elektronik saat sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Elle Yazı Kopyalayan Katip – Matbaa öncesi dönemde kitapları ve belgeleri elle çoğaltan katiplerdi. Matbaanın yaygınlaşmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Şehir Kapısı Vergi Tahsildarı – Orta Çağ şehirlerinde ticaret yapanlardan giriş vergisi toplayan görevlilerdi. Modern gümrük ve vergi sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Posta Güvercini Mesaj Yazıcısı – Güvercinlerle gönderilen mesajları hazırlayan görevlilerdi. Telgraf ve telefon teknolojileri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Elle Harita Gravürcüsü – Haritaları bakır plakalar üzerine işleyen sanatkarlar ve teknisyenlerdi. Dijital haritalama teknolojileri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Kömür Fırın Ateşçisi – Fabrika ve tren kazanlarını sürekli kömürle besleyen işçilerdi. Elektrik ve otomatik enerji sistemleri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Gazete Fotoğraf Plakası Hazırlayıcısı – Fotoğrafları matbaada basılabilir hale getiren teknisyenlerdi. Dijital baskı sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • El Yazısı Mektup Yazarı – Okuma yazma bilmeyen kişiler için mektuplar yazan profesyonellerdi. Okuryazarlığın artmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Elle Telefon Kablosu Döşeyicisi – İlk telefon ağlarının kurulmasında kabloları manuel olarak döşeyen işçilerdi. Modern fiber altyapı ve makine sistemleri bu mesleği dönüştürdü.
    • Manuel Tren Bileti Kesicisi – Tren istasyonlarında kağıt biletleri keserek kontrol eden görevlilerdi. Dijital bilet sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Elle Film Boyayıcısı – Sessiz sinema döneminde filmleri elle renklendiren sanatçılardı. Renkli film teknolojisinin gelişmesiyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Analog Ses Kayıt Teknisyeni – Manyetik bant sistemleriyle ses kaydı yapan teknisyenlerdi. Dijital ses kayıt teknolojileri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.

    • Video Kaset Tamircisi – 1980–2000 arasında VHS kaset oynatıcılarını tamir eden teknisyenlerdi. DVD ve dijital video teknolojilerinin gelişmesiyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Disket Veri Taşıyıcısı – 1980 ve 1990’larda bilgisayar verilerini disketlerle taşıyan kişilerdi. İnternet, bulut depolama ve USB teknolojileri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • İnternet Kafe Görevlisi – 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında internet erişimi sağlayan kafelerde çalışan görevlilerdi. Akıllı telefonların yayılmasıyla bu meslek büyük ölçüde azaldı.
    • Gazete Dağıtım Şoförü – Basılı gazeteleri şehir içinde dağıtan çalışanlardı. Dijital haber platformlarının yaygınlaşmasıyla bu meslek büyük ölçüde azaldı.
    • Analog Televizyon Tamircisi – Tüplü televizyonları tamir eden ustalardı. LCD ve dijital televizyon teknolojileri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Kaset Çoğaltma Teknisyeni – Manyetik ses kasetlerini çoğaltan üretim çalışanlarıydı. CD ve dijital müzik teknolojileri nedeniyle bu sektör ortadan kalktı.
    • Film Rulosu Taşıyıcısı – Sinema salonlarına fiziksel film makaralarını taşıyan lojistik çalışanlardı. Dijital sinema dağıtımı nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Analog Fotoğraf Stüdyosu Baskı Teknisyeni – Fotoğrafları kimyasal yöntemlerle kağıda basan teknisyenlerdi. Dijital fotoğraf baskı sistemleri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.
    • Telefon Kulübesi Bakım Görevlisi – Şehirlerdeki telefon kulübelerinin bakımını yapan çalışanlardı. Cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla bu meslek ortadan kalktı.
    • Basılı Harita Satıcısı – Turistlere ve sürücülere basılı şehir haritaları satan kişilerdi. GPS ve dijital navigasyon sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Gazete Fotoğraf Filmi Kurutucusu – Gazetelerde kullanılacak fotoğrafların film banyosu sonrası kurutulmasını sağlayan çalışanlardı. Dijital fotoğraf teknolojisi bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Elle Bilet Kontrolcüsü – Kağıt biletleri fiziksel olarak kontrol eden görevlilerdi. QR kod ve dijital bilet sistemleri bu mesleği büyük ölçüde azalttı.
    • Telefon Mesaj Notu Operatörü – Telefonla alınan mesajları manuel olarak kaydeden ve ileten çalışanlardı. Sesli mesaj ve dijital iletişim sistemleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Analog Ses Montajcısı – Manyetik bantları keserek ses montajı yapan teknisyenlerdi. Dijital ses düzenleme yazılımları bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Posta Kartı Renklendiricisi – Siyah beyaz fotoğrafları elle boyayarak turistik kartpostallar hazırlayan sanatçılardı. Renkli fotoğraf teknolojisinin gelişmesiyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Elle Yazılmış Telefon Rehberi Hazırlayıcısı – Telefon numaralarını el ile düzenleyerek rehber hazırlayan çalışanlardı. Dijital veri tabanları nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Gazete Baskı Kurşun Harf Dökücüsü – Matbaa için kurşun harf kalıpları üreten ustalardı. Dijital baskı teknolojileri bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Elle Banka Hesap Defteri Yazarı – Banka hesaplarını büyük defterlere manuel olarak kaydeden çalışanlardı. Bankacılık yazılımları bu mesleği ortadan kaldırdı.
    • Manyetik Bant Veri Arşivcisi – Bilgisayar verilerini manyetik bantlarda saklayan teknisyenlerdi. Bulut depolama ve modern veri merkezleri nedeniyle bu meslek ortadan kalktı.
    • Manuel Daktilo Tamircisi – Daktiloların bakımını yapan ustalardı. Bilgisayar ve yazılım teknolojileri nedeniyle bu meslek büyük ölçüde ortadan kalktı.

    Sonuç: Hukuk Öğrencileri İçin Bir Değerlendirme

    Tarih bize açık bir gerçeği gösterir: Meslekler sabit değildir. İnsanlık tarihi boyunca teknolojik gelişmeler, ekonomik dönüşümler ve toplumsal ihtiyaçların değişmesi birçok mesleğin ortadan kalkmasına, bir kısmının ise farklı biçimlere dönüşmesine neden olmuştur. Bugün geriye dönüp baktığımızda su taşıyıcılığı, telgraf operatörlüğü, gaz lambası yakıcılığı veya tren kömürcülüğü gibi mesleklerin bir dönem toplum hayatının vazgeçilmez parçaları olduğunu görürüz. Ancak teknoloji ilerledikçe bu meslekler ya tamamen ortadan kalkmış ya da başka mesleklere dönüşmüştür.

    Hukuk dünyası da bu dönüşümden bağımsız değildir. Hukuk fakültelerinde öğrenim gören birçok öğrenci mesleğini sabit ve değişmeyen bir alan olarak düşünebilir. Oysa hukuk mesleği de zaman içinde dönüşmüş ve dönüşmeye devam etmektedir. Mahkemelerin işleyişi, delil toplama yöntemleri, hukuki araştırma araçları ve karar yazım teknikleri bile teknolojik gelişmelerden etkilenmektedir. Günümüzde dijitalleşme, veri analizi ve yapay zeka gibi teknolojiler hukuk mesleğinin çalışma biçimini giderek daha fazla değiştirmektedir.

    Bu nedenle hukuk öğrencileri için önemli olan yalnızca kanun metinlerini öğrenmek değildir. Aynı zamanda değişen dünyayı doğru okuyabilmek, toplumsal dönüşümleri anlayabilmek ve hukukun bu dönüşüm içindeki yerini kavrayabilmektir. Hukuk eğitimi sadece mevzuat bilgisi kazandırmaz; aynı zamanda analitik düşünme, yorum yapma ve toplumsal gerçekliği değerlendirme becerisi de kazandırır. Tarihte kaybolan meslekler bize şunu hatırlatır: Asıl kalıcı olan meslekler değil, insanın düşünme ve uyum sağlama yeteneğidir.

    Bu yazıyı kaleme alırken amacım yalnızca tarihsel bir liste sunmak değildir. Aynı zamanda hukuk öğrencilerine mesleklerinin geleceğini farklı bir perspektiften değerlendirme imkanı sunmaktır. Çünkü hukuk yalnızca geçmişte oluşturulmuş kuralların uygulanması değil, aynı zamanda toplumun geleceğini şekillendiren bir disiplindir.

    Ben Av. Murat Can Dolğun. İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde faaliyet gösteren TD Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde avukatlık yapıyor, aynı zamanda uluslararası özel hukuk başta olmak üzere çeşitli alanlarda akademik çalışmalarımı sürdürüyorum. Hukukun yalnızca mevcut düzeni koruyan bir alan değil, aynı zamanda toplumsal değişimi yönlendiren önemli bir araç olduğuna inanıyorum.

    Bu nedenle hukuk öğrencilerine önerim şudur: Tarihi inceleyin, teknolojik gelişmeleri takip edin ve hukuku yalnızca bugünün mesleği olarak değil, geleceğin toplumsal düzenini kuran bir alan olarak değerlendirin. Çünkü tarih boyunca kaybolan mesleklerin hikayesi bize şu gerçeği öğretir: Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

  • Herkes Avukatlığı Konuşuyor, Peki Ya Hakimler? Yapay Zeka Çağında Yargının Geleceği

    Herkes Avukatlığı Konuşuyor, Peki Ya Hakimler? Yapay Zeka Çağında Yargının Geleceği

    1. Giriş

    Yapay zeka teknolojilerinin hukuk alanına girmesi, son yıllarda hukuk mesleklerinin geleceği hakkında geniş çaplı bir tartışma başlatmıştır. Bu tartışmaların büyük bölümü avukatlık mesleği etrafında dönmektedir. Hukuki araştırma, içtihat taraması, sözleşme inceleme ve belge hazırlama gibi faaliyetlerin veri temelli olması, bu alanlarda yapay zeka sistemlerinin hızlı ve etkili sonuç üretebilmesini mümkün kılmaktadır. Bu nedenle hukuk teknolojileri literatüründe en sık dile getirilen tez, yapay zekanın öncelikle avukatlık mesleğini dönüştüreceği yönündedir.

    Ancak hukuk sisteminin yapısına daha yakından bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Hukuk düzeninin merkezinde yalnızca avukatlar değil, aynı zamanda hakimler bulunmaktadır. Bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin hukuk sistemine etkisi değerlendirilirken hakimlik mesleğinin doğası, yargısal kararların yapısı ve mahkeme organizasyonu da dikkate alınmalıdır. Son yıllarda yayımlanan bazı akademik çalışmalar, yapay zekanın hukuki akıl yürütme konusundaki performansının hakimlik mesleğinin geleceği hakkında yeni sorular ortaya çıkardığını göstermektedir.

    2. Hukuki Yapay Zeka ve Formalist Akıl Yürütme

    2.1 Kurallara Dayalı Hukuki Analiz

    Büyük dil modelleri hukuk metinlerini analiz ederek normlar arası ilişkileri kurabilmekte ve belirli kurallar çerçevesinde hukuki sonuçlara ulaşabilmektedir. Bu yetenek özellikle kurallara dayalı hukuki analiz alanında dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkarmaya başlamıştır.

    Chicago Üniversitesi hukuk profesörü Eric Posner ve araştırmacı Shivam Saran tarafından yürütülen bir çalışmada GPT-5 modeli, daha önce ABD federal hakimleri üzerinde uygulanmış bir hukuki akıl yürütme deneyinde test edilmiştir. Araştırmada katılımcılardan trafik kazası senaryolarında hangi eyalet hukukunun uygulanması gerektiğine karar vermeleri istenmiştir. Bu tür sorular özellikle kanunlar ihtilafı alanında teknik ve sistematik analiz gerektirir.

    Çalışmanın sonuçlarına göre GPT-5 modeli tüm vakalarda hukuken doğru sonuca ulaşmış ve herhangi bir mantık hatası ya da halüsinasyon sergilememiştir (Eric Posner & Shivam Saran, Silicon Formalism: Rules, Standards, and Judge AI, SSRN, https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=6155012).

    Bu araştırma teknoloji medyasında da geniş yer bulmuştur. The Register tarafından yayımlanan bir haberde, söz konusu testte yapay zeka modelinin hukuki formalizm bakımından insan hakimlerden daha tutarlı sonuçlar ürettiği belirtilmiştir (The Register, “GPT-5 bests human judges in legal smack down”, https://www.theregister.com/2026/02/15/gpt5_bests_human_judges_in/).

    Bu sonuçlar, yapay zeka sistemlerinin özellikle kurallara dayalı hukuki analizlerde oldukça güçlü bir performans gösterebildiğini ortaya koymaktadır.

    3. Hakimlik Mesleğinin Temel İlkeleri

    Hakimlik mesleği modern hukuk devletlerinin en temel kurumlarından biridir. Hakimlerin karar verirken uyması gereken en önemli ilkelerden biri tarafsızlık ve objektifliktir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında tarafsızlık ilkesinin hem öznel hem de nesnel boyutunun bulunduğu vurgulanmıştır (European Court of Human Rights, Piersack v. Belgium, https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-57589).

    Bu ilke teorik olarak hakimlerin kararlarının kişisel önyargılardan arınmış olmasını gerektirir. Ancak insan karar verme süreçleri tamamen mekanik değildir. Hukuk ve psikoloji alanındaki çalışmalar, hakimlerin kararlarının bazı durumlarda bilişsel faktörlerden etkilenebildiğini göstermektedir.

    Örneğin Danziger, Levav ve Avnaim-Pesso tarafından yapılan bir araştırmada hakimlerin şartlı tahliye kararlarının günün saatine göre değişebildiği ortaya konmuştur (Danziger, Levav & Avnaim-Pesso, “Extraneous Factors in Judicial Decisions”, Proceedings of the National Academy of Sciences, https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.1018033108).

    Bu çalışma yargısal kararların bazı durumlarda hukuken ilgisiz faktörlerden etkilenebildiğini göstermesi bakımından hukuk literatüründe önemli bir referans olarak kabul edilmektedir.

    4. Yapay Zeka Objektiflik Konusunda Hakimler’den Daha İyi Olabilir Mi?

    Yapay zeka sistemleri insanlardan farklı olarak yorgunluk, stres, siyasal düşünceler veya duygusal etkilerden etkilenmez. Bu nedenle bazı araştırmacılar yapay zekanın özellikle hukuki tutarlılık ve objektiflik açısından avantaj sağlayabileceğini ileri sürmektedir.

    OECD tarafından yayımlanan bir raporda yapay zekanın adalet sisteminde veri analizi, dava yönetimi ve içtihat taraması gibi alanlarda kullanılabileceği belirtilmektedir (OECD, “AI in Justice Administration and Access to Justice”, https://www.oecd.org/en/publications/ai-in-justice-administration-and-access-to-justice).

    Bununla birlikte hukuk teorisi açısından önemli bir nokta bulunmaktadır. Hakimler bazı durumlarda kurallardan saparak daha adil sonuçlara ulaşabilir. Bu durum hukuk teorisinde formalizm ile takdir yetkisi arasındaki klasik gerilimi ortaya koymaktadır.

    5. Yargı Yapay Zekayla Tanışmaya Başladı

    Yapay zeka tartışmaları çoğunlukla avukatlık mesleğine odaklanmaktadır. Ancak uzun vadede daha kapsamlı değişimin yargı sisteminin kendi içinde ortaya çıkması mümkündür. Yapay zeka teknolojileri mahkemelerde özellikle dosya analizi, içtihat araştırması ve dava yönetimi gibi alanlarda kullanılmaya başlamıştır.

    Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı yargı sistemleri hakimler ve mahkeme personeli için yapay zeka kullanımına ilişkin kurallar geliştirmeye başlamıştır. Örneğin New York mahkeme sistemi hakimler ve mahkeme çalışanlarının yapay zeka kullanımına ilişkin resmi yönergeler yayımlamıştır (Reuters, “New York court system sets rules for AI use by judges, staff”, https://www.reuters.com/legal/government/new-york-court-system-sets-rules-ai-use-by-judges-staff-2025-10-10/).

    Benzer şekilde California yargı sistemi de yapay zeka kullanımına ilişkin düzenleyici kurallar kabul etmiştir (Reuters, “California court system adopts rule on AI use”, https://www.reuters.com/legal/government/california-court-system-adopts-rule-ai-use-2025-07-18/).

    Bu gelişmeler yapay zekanın yalnızca hukuk bürolarında değil, aynı zamanda yargı kurumlarının işleyişinde de giderek daha fazla yer bulmaya başladığını göstermektedir.

    6. Mahkeme Organizasyonu ve Kalem Personeli Etkilenebilir

    Yapay zekanın hukuk sisteminde en hızlı etkileyeceği alanlardan biri çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Mahkemelerdeki idari süreçlerin önemli bir bölümü veri yönetimine dayanır. Dosya sınıflandırma, belge düzenleme, duruşma planlama ve dava yönetimi gibi işlemler algoritmik sistemler tarafından oldukça hızlı biçimde gerçekleştirilebilir.

    ABD eyalet mahkemeleri üzerine yapılan bazı çalışmalar, yapay zeka araçlarının özellikle mahkeme organizasyonu ve dava yönetimi süreçlerini önemli ölçüde değiştirebileceğini göstermektedir (National Center for State Courts, “Judicial Use of Generative AI: Lessons Learned”, https://www.ncsc.org/resources-courts/judicial-use-generative-ai-lessons-learned).

    Bu nedenle yargı sisteminde ilk büyük dönüşümün hakimlik mesleğinden önce mahkeme kalemleri ve yargı bürokrasisi üzerinde ortaya çıkması ihtimali oldukça güçlü görünmektedir.

    7. Sonuç

    Yapay zeka hukuk sistemini giderek daha güçlü biçimde etkilemektedir. Hukuki araştırma ve belge analizi gibi alanlarda yapay zeka araçlarının yaygınlaşması avukatlık mesleğini dönüştürmektedir. Bununla birlikte yapay zeka sistemlerinin kurallara dayalı hukuki formalizmde gösterdiği başarı, hakimlik mesleğinin geleceği hakkında da yeni sorular ortaya çıkarmaktadır.

    Hakimlik mesleğinin temel ilkeleri olan objektiflik ve tarafsızlık teorik olarak algoritmik sistemlerle uyumlu görünmektedir. Ancak hukuk sistemi yalnızca kuralların mekanik uygulanmasından ibaret değildir. Takdir yetkisi, etik değerlendirme ve toplumsal bağlamın dikkate alınması insan yargısının önemli unsurlarıdır.

    Bu nedenle kısa vadede yapay zekanın hakimlerin yerini tamamen alması beklenmemektedir. Bununla birlikte yapay zeka destekli analiz araçlarının yargı süreçlerini yeniden şekillendirmesi kaçınılmaz görünmektedir. Uzun vadede ise hukuk dünyasındaki en büyük değişim yalnızca avukatlık mesleğinde değil, yargı sisteminin işleyişinde ve mahkeme organizasyonunun yapısında ortaya çıkabilir.

    Dipnotlar

    1- National Center for State Courts, Judicial Use of Generative AI: Lessons Learned. https://www.ncsc.org/resources-courts/judicial-use-generative-ai-lessons-learned

    2- Eric Posner & Shivam Saran, Silicon Formalism: Rules, Standards, and Judge AI. SSRN. https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=6155012

    3- The Register, “GPT-5 bests human judges in legal smack down”. https://www.theregister.com/2026/02/15/gpt5_bests_human_judges_in/

    4- European Court of Human Rights, Piersack v. Belgium. https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-57589

    5- Shai Danziger, Jonathan Levav & Liora Avnaim-Pesso, “Extraneous Factors in Judicial Decisions”, Proceedings of the National Academy of Sciences. https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.1018033108

    6- OECD, AI in Justice Administration and Access to Justice. https://www.oecd.org/en/publications/ai-in-justice-administration-and-access-to-justice

    7- Reuters, “New York court system sets rules for AI use by judges, staff”. https://www.reuters.com/legal/government/new-york-court-system-sets-rules-ai-use-by-judges-staff-2025-10-10/

    8- Reuters, “California court system adopts rule on AI use”. https://www.reuters.com/legal/government/california-court-system-adopts-rule-ai-use-2025-07-18/

    9- National Center for State Courts, Judicial Use of Generative AI: Lessons Learned. https://www.ncsc.org/resources-courts/judicial-use-generative-ai-lessons-learned