Etiket: idari gözetim kararı

  • Yabancılar Hukukunda Özgürlük ve Güvenlik Hakkı: İdari Gözetim İşlemlerine Karşı Hukuki Yolda Aile Birliği ve Alternatif Yükümlülükler

    *


    Yabancı uyruklu bireyler hakkında uygulanan sınır dışı etme (deport) kararları ve buna bağlı idari gözetim tedbirleri, yalnızca idari bir işlem değil; özü itibarıyla kişinin “Kişi Hürriyeti ve Güvenliği” hakkına yönelik ağır bir müdahaledir. Bu nedenle söz konusu tedbirler, yalnızca 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) çerçevesinde değil, hiyerarşik olarak daha üstün olan T.C. Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ekseninde değerlendirilmelidir.

    Ofisimizce takip edilen süreçlerde İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği ve Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen güncel emsal kararlar; idari gözetimin “istisnai” bir tedbir olduğunu ve özgürlüğün asıl olduğunu bir kez daha tescillemiştir.

    Bu makalede; Anayasa, AİHS ve ilgili yönetmelikler ışığında idari gözetim kararlarına itirazın hukuki temellerini ve tahliye getiren kritik “ölçülülük” kriterlerini inceleyeceğiz.

    1. Normlar Hiyerarşisi: Özgürlük Asıl, Gözetim İstisnadır

    İdari gözetim kararları, hukuki dayanağını YUKK m. 57/2’den alsa da, bu yetkinin sınırları uluslararası sözleşmelerle çizilmiştir.

    AİHS Madde 5 ve Anayasa Madde 19: Herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğine hakkı vardır. Bir yabancının sınır dışı edilmek üzere tutulması, ancak keyfilikten uzak, yasal ve zorunlu hallerde mümkündür.

    AİHS Madde 8 ve Anayasa Madde 41: “Aile hayatına saygı hakkı” ve “Ailenin korunması” ilkesi, idari gözetim kararlarında hayati bir rol oynar.

    Mahkemeler, idarenin “kamu düzeni” gerekçesini öne sürdüğü durumlarda dahi, bu anayasal hakları gözeterek şu tespiti yapmaktadır:

    …bir an için idari gözetim işleminin yerinde olduğu düşünülse de…”.

    Bu ifade, YUKK hükümlerinin Anayasa ve AİHS’deki temel hakların önüne geçemeyeceğinin yargısal ilanıdır.

    Emsal Karar’dan


    2. Aile Bütünlüğünün Korunması ve “Çocuğun Üstün Yararı”

    YUKK Uygulama Yönetmeliği ve uluslararası içtihatlar, hassas grupların ve çocuklu ailelerin durumunun ayrıca değerlendirilmesini emreder.

    İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği, hakkında terör örgütü iltisakı şüphesi veya kamu düzeni tehdidi iddiası bulunan yabancılar için dahi, “bakıma muhtaç çocuğun varlığı” nedeniyle idari gözetimi “ölçüsüz ve orantısız” bulmuştur.  

    Cinsiyet Eşitliği: Babalar İçin Emsal Karar

    Hukuki pratikte genellikle anneler üzerinden yürüyen bu süreçte, ofisimizce alınan emsal kararda Tacikistan uyruklu erkek müvekkilimiz A.S. için de, çocuğun bakım yükümlülüğü ve aile birliği (AİHS m.8) gerekçe gösterilerek tahliye kararı verilmiştir. Bu karar, babaların da idari gözetimden “aile birliği” ilkesiyle kurtulabileceğinin ispatıdır.  

    3. İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Yönetmeliği’nin Uygulanması

    6458 sayılı Kanun’un 57/4. maddesi ve İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik, idareye kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmadan denetleme imkanları sunar (Elektronik izleme, bildirimde bulunma vb.).

    Mahkemeler, kişinin sabit bir ikametgahı (Örneğin Başakşehir gibi ulaşılabilir bir adres) bulunduğunda, idari gözetim yerine bu alternatif tedbirlerin uygulanması gerektiğine hükmetmektedir.

    Kararlarda şu ifade açıkça yer alır:  

    …alternatif tedbirlerle de idari gözetimden umulan faydanın elde edilebileceği…”. 

    Bu durum, “Ölçülülük İlkesi” (Anayasa m. 13) gereğidir. Daha hafif bir tedbirle (imza vs.) amaçlanan kamu yararı sağlanabiliyorsa, kişiyi Geri Gönderme Merkezi’nde tutmak hukuka aykırıdır.

    4. Masumiyet Karinesi ve Adli Süreçler

    Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kararda, yabancı hakkında adli bir soruşturma başlatılmış olsa bile, savcılıkça verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) sonrası idari gözetimin devam etmesi “hakkaniyete aykırı” bulunmuştur.  

    Karardan

    Bu karar, Anayasa m. 38’de düzenlenen “Masumiyet Karinesi”nin idari hukuk alanındaki yansımasıdır. Kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet yoksa ve adli süreç lehine sonuçlanmışsa, idari gözetim cezalandırma aracı olarak kullanılamaz.

    Sonuç: Hukuki Destek Neden Şarttır?

    İdari gözetim kararlarına itiraz, sadece bir dilekçe süreci değildir. Bu süreç; Anayasa, AİHS, YUKK ve İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik hükümlerinin harmanlandığı, üst düzey bir hukuki argümantasyon gerektirir.

    Avukatınız, güncel Sulh Ceza Hakimliği kararları ışığında;

    • Müvekkillerin AİHS kapsamındaki aile hayatı haklarını,

    • Alternatif yükümlülüklerin uygulanabilirliğini,

    • İdari gözetimin “son çare” olması gerektiğini savunarak özgürlüğün önünü açmaktadır.

    Unutmayın: Hürriyet asıl, kısıtlama istisnadır.

    MURAT CAN DOLĞUN

    Avukat – TD Hukuk ve Danışmanlık Ofisi

  • Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    23 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “İzinsiz Çalıştığı İçin Haklarında Sınır Dışı Etme Kararı Alınan Yabancıların Çeşitli Masraflarının İşverenlerinden Tahsili Hakkında Yönetmelik“, öngörülen altı aylık sürenin dolmasıyla birlikte 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girmiştir.

    Bu bilgi notunda, işveren ve işveren vekillerinin karşı karşıya olduğu güncel mali riskler ve 2026 yılı için belirlenen idari para cezaları ile rücu edilecek masraf kalemleri hukuki bir perspektifle ele alınmıştır.

    1. İşverenin Mali Sorumluluğunun Kapsamı

    Yönetmelik uyarınca, çalışma izni olmaksızın çalıştırıldığı tespit edilen ve sınır dışı (deport) kararı alınan yabancıların, kamu bütçesinden karşılanan aşağıdaki masrafları işverenden tahsil edilecektir:

    • Geri Dönüş (Seyahat) Masrafları: Yabancının ve varsa eşi ile çocuklarının ülkelerine dönüş bilet bedelleri.

    • Sağlık Giderleri: Sınır dışı süreci tamamlanana kadar yapılan acil ve zorunlu sağlık harcamaları.

    Konaklama (Barınma) Maliyetleri: Yabancının Geri Gönderme Merkezlerinde idari gözetim altında tutulduğu süreye ilişkin barınma giderleri.

    • Hukuki Not: İşverenin konaklama masrafı sorumluluğu en fazla 3 ay ile sınırlandırılmıştır.

    2. 2026 Yılı Güncel Miktarları ve Cezalar

    2026 yılı itibarıyla, izinsiz yabancı çalıştırma fiiline uygulanan idari para cezaları yeniden değerleme oranında artırılmıştır. İşverenler, aşağıda belirtilen cezaların yanı sıra, yukarıda sayılan operasyonel masrafları (uçak bileti, konaklama vb.) ayrıca ödemek zorundadır.

    A. İdari Para Cezaları (2026 Tarifesi)

    Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında uygulanan güncel cezalar şöyledir:

    • İzinsiz Yabancı Çalıştıran İşveren: Her bir yabancı işçi için 102.503 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımlı): Yabancının şahsına 40.977 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımsız): Kendi namına çalışan yabancıya 82.010 TL.

    Bildirim Yükümlülüğüne Aykırılık: Bildirimleri süresinde yapmayan işveren veya bağımsız çalışana 6.805 TL.

    B. Konaklama ve Barınma Maliyeti

    Yönetmeliğin 7/5 maddesi uyarınca; Geri Gönderme Merkezlerinde barındırmanın günlük maliyeti, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından her mali yılbaşında maktu bir tutar olarak belirlenir.

    • Bu tutar, idari para cezası gibi sabit bir tarife olarak Resmî Gazete’de ilan edilmez; ancak idarenin iç genelgeleriyle belirlenir ve işverene gönderilecek ödeme emrinde (tebligatta) günlük birim maliyet üzerinden hesaplanarak bildirilir.

    3. Tahsilat Süreci ve Hukuki Prosedür

    Sürecin işleyişi idari ve icrai olmak üzere iki aşamalıdır:

    1. İdari Tebligat: İl Göç İdaresi Müdürlüğü, hesaplanan toplam masrafı (uçak bileti + konaklama bedeli + sağlık gideri) işverene tebliğ eder. İşverenin bu borcu ödemesi için 1 ay süresi vardır.

    2. Cebri İcra (Amme Alacağı): Bir aylık süre içinde ödeme yapılmazsa dosya Vergi Dairesi’ne devredilir. Alacak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, gecikme zammı ile birlikte ve gerekirse haciz yoluyla tahsil edilir.

    Hukuki Değerlendirme ve Tavsiye

    2026 yılı itibarıyla tek bir kaçak yabancı işçi çalıştırmanın maliyeti; 102.503 TL idari para cezasına ek olarak, kişi başı ortalama uçak bileti maliyetleri ve potansiyel 3 aylık barınma giderleri ile birlikte 200.000 TL bandını aşabilecek bir risk oluşturmaktadır.

    Hukuki Destek ve Risk Yönetimi

    2026 yılı itibarıyla ağırlaşan bu mali tabloda, işletmenizin sürdürülebilirliği için insan kaynakları süreçlerinizin hukuki denetimi (audit) hayati önem taşımaktadır. Özellikle “İşveren Vekili” sıfatını taşıyan yöneticilerin şahsi sorumlulukları da göz önüne alındığında, yabancı personel çalıştırma süreçlerinin mevzuata tam uyumlu yürütülmesi gerekmektedir.

    TD Hukuk Bürosu olarak; çalışma izinlerinin alınması, muafiyet süreçlerinin yönetimi ve olası idari para cezalarına karşı itiraz süreçlerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

    Av. Murat Can Dolğun

    Dolgun Hukuk ve Danışmanlık

    📍 İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, Bakırköy