Etiket: olmayan mahkeme kararı

  • Yapay Zeka ile Hazırlanan Dilekçede Olmayan AYM Kararı: Avukatın Üzerine Düşenler Nedir?

    Yapay Zeka ile Hazırlanan Dilekçede Olmayan AYM Kararı: Avukatın Üzerine Düşenler Nedir?

    Yapay zekanın hukuk uygulamasında kullanımı artık teorik bir tartışma değil. Avukatlar; metin taslağı hazırlarken, uzun belgeleri incelerken, içtihat araştırırken veya hukuki bir sorunu farklı yönleriyle değerlendirirken üretken yapay zeka araçlarından yararlanıyor.

    Ancak 24 Ağustos 2026 tarihinde basına yansıyan ve İstanbul’da görülen bir dava, bu araçların hukuk uygulamasında nasıl kullanılmaması gerektiğine ilişkin dikkat çekici bir örnek ortaya koydu.

    Sabah’ta yayımlanan habere göre İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve toplam 10 milyon TL bedelli iki senede ilişkin menfi tespit davasında, davacı tarafın dilekçesinde Anayasa Mahkemesinin “20.07.2022 tarihli ve 2018/1234 başvuru numaralı” bir kararına dayanıldı.

    Davaya ilişkin haberlerde, davalı tarafın böyle bir Anayasa Mahkemesi kararı bulunmadığını ileri sürdüğü ve dilekçedeki bazı ifadelerin yapay zeka tarafından üretilmiş olabileceğini iddia ettiği aktarıldı. Davacı vekili ise dilekçenin yapay zeka ile hazırlandığı iddiasını kabul etmedi.

    (Kaynak: Sabah, “10 Milyonluk Davada Yapay Zekalı Savunma”, 24.08.2026, https://www.sabah.com.tr/yasam/10-milyonluk-davada-yapay-zekali-savunma-7647046)

    Mahkeme Yapay Zeka Konusunda Bir Karar Verdi mi?

    Öncelikle haberin hukuki açıdan doğru okunması gerekiyor.

    Mahkeme, dilekçenin yapay zeka tarafından hazırlanıp hazırlanmadığı veya gerçekte bulunmayan bir mahkeme kararına dayanılmasının ne gibi hukuki sonuçlar doğuracağı konusunda bir karar vermedi.

    İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, uyuşmazlığın temelinde işçi-işveren ilişkisinin bulunduğu ve senetlerin bu ilişki kapsamında düzenlenen bir protokole dayandığı gerekçesiyle görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğuna karar verdi.

    Bu nedenle dosyada yapay zeka kullanımına ilişkin henüz esasa dair bir mahkeme değerlendirmesi bulunmuyor.

    Dolayısıyla bu olayın, “Türkiye’de yapay zeka ile hazırlanan dilekçe nedeniyle avukata yaptırım uygulandı” veya “mahkeme yapay zeka kullanımını hukuka aykırı buldu” şeklinde aktarılması doğru değildir.

    Ancak olay, çok daha önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

    Bir avukat, yapay zekadan yararlanarak hazırladığı ve mahkemeye sunduğu dilekçedeki bilgilerin doğruluğundan sorumlu mudur?

    Bu sorunun cevabı çok daha nettir.

    Asıl Sorun Yapay Zeka Kullanmak Değil, Doğrulamadan Kullanmak

    Bir avukatın yapay zekadan yararlanması tek başına hukuka veya meslek kurallarına aykırı değildir.

    Yapay zeka;

    • hukuki araştırmanın başlangıç noktalarını belirlemek,
    • uzun belgeleri sınıflandırmak,
    • dilekçe taslakları oluşturmak,
    • farklı hukuki argümanları karşılaştırmak,
    • metinlerin yapısını düzenlemek

    gibi pek çok konuda yardımcı araç olarak kullanılabilir.

    Ancak hukuk uygulamasında belirleyici olan, metnin ilk taslağını kimin veya hangi sistemin oluşturduğu değildir.

    Belirleyici olan, mahkemeye sunulan nihai metnin avukat tarafından kontrol edilip edilmediğidir.

    Türkiye Barolar Birliğinin Haziran 2026’da gerçekleştirdiği Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı’nın sonuçlarında da benzer bir yaklaşım benimsenmiştir. Yapay zeka kullanımında insan denetiminin korunması, mesleki sorumluluğun avukatta kalması ve yapay zeka çıktılarının doğrulanması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.

    (Kaynak: Türkiye Barolar Birliği, “Türkiye Barolar Birliği Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı Sonuç Paneli Gerçekleştirildi”, 20.06.2026, https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/turkiye-barolar-birligi-yapay-zeka-ve-avukatlik-calistayi-sonuc-paneli-gerceklestirildi-86541)

    Bu nedenle “yapay zeka yanlış yazdı” şeklindeki bir açıklama, avukatın mesleki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

    Mahkemeye sunulan dilekçenin altında avukatın imzası bulunuyorsa, dilekçenin hukuki ve maddi içeriğinin denetlenmesi sorumluluğu da esas olarak avukata aittir.

    Olmayan Bir Mahkeme Kararını Dilekçeye Yazmak Neden Önemli?

    Üretken yapay zeka sistemlerinin en bilinen sorunlarından biri, gerçekte bulunmayan bilgileri son derece ikna edici biçimde üretebilmeleridir.

    Bu durum literatürde genellikle “hallucination” yani yapay zeka halüsinasyonu olarak adlandırılıyor.

    Sistem yalnızca gerçekte bulunmayan bir mahkeme kararından söz etmekle kalmayabilir. Aynı zamanda;

    • karar tarihi,
    • başvuru veya esas numarası,
    • mahkeme adı,
    • kararın gerekçesi,
    • hatta karar metninden alınmış gibi görünen paragraflar

    da oluşturabilir.

    Hukuk uygulamasındaki asıl tehlike de burada ortaya çıkmaktadır.

    Bir bilginin teknik olarak ikna edici görünmesi, o bilginin gerçek olduğu anlamına gelmez.

    Bu nedenle yapay zeka tarafından verilen bir mahkeme kararının mutlaka ilgili mahkemenin resmi karar veri tabanından veya güvenilir bir hukuk veri tabanından ayrıca doğrulanması gerekir.

    Avukatlık Kanunu Açısından Sorun

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine göre avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek zorundadır.

    Bu hüküm, yapay zeka tartışmasından çok daha eski olmasına rağmen yeni teknolojilere de doğrudan uygulanabilir.

    Çünkü yükümlülük kullanılan araca değil, avukatın mesleki davranışına ilişkindir.

    Bir dilekçenin;

    • elle yazılması,
    • başka bir avukat tarafından hazırlanması,
    • hukuk veri tabanından yararlanılarak oluşturulması,
    • yapay zeka desteğiyle hazırlanması

    sonucu değiştirmez.

    Avukat, kendi imzasıyla mahkemeye sunduğu metnin hukuki denetimini yapmak zorundadır.

    Bu nedenle gerçekte bulunmayan bir kararın hiçbir kontrol yapılmadan mahkemeye sunulması, somut olayın koşullarına göre Avukatlık Kanunu’ndaki özen ve doğruluk yükümlülüğü açısından da değerlendirmeye konu olabilir.

    Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir.

    Her yanlış atıf veya hatalı karar numarası kendiliğinden disiplin sorumluluğu doğurmaz. Hatanın niteliği, avukatın gösterdiği özen, hatanın nasıl ortaya çıktığı, fark edildiğinde düzeltilip düzeltilmediği ve yargılamaya etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

    HMK m.29: Yargılamada Dürüstlük İlkesi

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 29. maddesi de tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmasını öngörmektedir.

    HMK m.29 kapsamında taraflar ve vekilleri, yargılamayı dürüstlük kurallarına uygun biçimde yürütmek zorundadır.

    Gerçekte bulunmayan bir mahkeme kararının dilekçeye yazılması ile tarafın maddi vakıalar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması aynı şey değildir. Bu nedenle her yanlış içtihat atfını doğrudan HMK m.29/2 kapsamında değerlendirmek doğru olmaz.

    Ancak gerçekte bulunmadığı bilinen veya hiçbir şekilde kontrol edilmeyen bir hukuki kaynağın mahkemeye gerçek bir karar gibi sunulması, yargılamada dürüstlük ilkesi açısından ayrıca tartışılabilir.

    Avukatın Müvekkiline Karşı Sorumluluğu

    Meselenin yalnızca mahkemeye karşı sorumluluk boyutu bulunmuyor.

    Avukatın müvekkiline karşı da bir özen yükümlülüğü vardır.

    Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesine göre vekil, üstlendiği işi vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

    Dolayısıyla bir avukatın doğrulanmamış bir yapay zeka çıktısını kullanması nedeniyle müvekkilin hak kaybına uğraması, davanın olumsuz etkilenmesi veya gereksiz bir maliyet ortaya çıkması halinde ayrıca hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

    Elbette bunun için somut olayda kusur, zarar ve illiyet bağının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

    Dünyadaki En Bilinen Örnek: Mata v. Avianca

    Bu sorun dünyada ilk kez Türkiye’de ortaya çıkmadı.

    2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen Mata v. Avianca davası, yapay zeka tarafından üretilen sahte mahkeme kararlarının hukuk uygulamasındaki en bilinen örneklerinden biri haline geldi.

    Davada avukatlar ChatGPT tarafından üretilen ve gerçekte bulunmayan çeşitli mahkeme kararlarını dilekçelerinde kullandı.

    ABD Federal Mahkemesi, yapay zeka kullanılmasının tek başına yanlış olmadığını açık biçimde belirtti.

    Sorun, avukatların mahkemeye sundukları kararların gerçek olup olmadığını kontrol etmemeleriydi.

    Mahkeme bu nedenle avukatlar ve hukuk bürosu hakkında yaptırım uyguladı.

    (Karar: Mata v. Avianca, Inc., U.S. District Court for the Southern District of New York, 22.06.2023, https://law.justia.com/cases/federal/district-courts/new-york/nysdce/1%3A2022cv01461/575368/54/)

    Bu kararın ortaya koyduğu temel ilke oldukça basittir:

    Yapay zeka kullanmak sorun değildir. Yapay zekanın ürettiği hukuki bilgiyi kontrol etmeden mahkemeye sunmak sorundur.

    İngiltere’de de Aynı Sorun Yaşandı

    İngiltere Yüksek Mahkemesi de 2025 yılında Ayinde v. London Borough of Haringey ve Al-Haroun v. Qatar National Bank dosyalarında benzer bir sorunla karşılaştı.

    Mahkemeye sunulan belgelerde gerçekte bulunmayan mahkeme kararları ve hatalı hukuki atıflar tespit edildi.

    Mahkeme, üretken yapay zeka sistemlerinin gerçekte bulunmayan kararları ve alıntıları son derece inandırıcı biçimde oluşturabildiğine dikkat çekti.

    Buna karşılık hukukçuların, mahkemeye sundukları her hukuki kaynağın doğruluğunu kontrol etmekle yükümlü oldukları vurgulandı.

    (Karar: High Court of Justice, Ayinde v. London Borough of Haringey & Al-Haroun v. Qatar National Bank, [2025] EWHC 1383 (Admin), 06.06.2025, https://www.judiciary.uk/judgments/ayinde-v-london-borough-of-haringey-and-al-haroun-v-qatar-national-bank/)

    Yapay Zeka Kullanan Bir Hukuk Bürosu Hangi Kontrolleri Yapmalı?

    Yapay zekanın hukuk bürolarında kullanılması halinde bazı temel kuralların uygulanması gerekir.

    1. Her Mahkeme Kararı Ayrı Ayrı Doğrulanmalı

    Yapay zekanın verdiği esas, karar veya başvuru numarasına güvenilmemelidir.

    Kararın AYM, Yargıtay, Danıştay veya ilgili mahkemenin resmi veri tabanında gerçekten bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

    2. Sadece Karar Numarası Değil, Kararın İçeriği de Okunmalı

    Yapay zeka bazen gerçek bir mahkeme kararını bulabilir ancak kararın gerekçesini yanlış aktarabilir.

    Bu nedenle yalnızca karar künyesinin doğru olması yeterli değildir.

    Kararın somut olayla gerçekten ilgili olup olmadığı da incelenmelidir.

    3. Kanun Maddeleri Güncel Mevzuattan Kontrol Edilmeli

    Özellikle sık değişen mevzuat alanlarında yapay zeka eski kanun metinlerini kullanabilir.

    Bu nedenle nihai dilekçede kullanılacak kanun maddeleri güncel mevzuat üzerinden kontrol edilmelidir.

    4. Müvekkil Sırrı ve Kişisel Veriler Korunmalı

    Dosya içerisindeki kişisel verilerin veya müvekkil sırrı niteliğindeki bilgilerin herhangi bir yapay zeka sistemine aktarılması ayrıca veri güvenliği ve meslek sırrı bakımından değerlendirilmelidir.

    Türkiye Barolar Birliği de 2026 yılındaki çalışmasında müvekkil gizliliği ve kişisel verilerin korunmasını yapay zeka kullanımındaki temel meseleler arasında saymıştır.

    5. Nihai Metni Avukat Okumalı

    Yapay zeka bir hukukçunun yardımcısı olabilir.

    Ancak dava stratejisini belirleyen, delilleri değerlendiren, hukuki nitelendirmeyi yapan ve nihai dilekçeyi imzalayan kişi avukattır.

    Mesleki muhakemenin tamamen yapay zekaya devredilmesi mümkün değildir.

    Yapay Zeka Kullanıldığının Mahkemeye Bildirilmesi Gerekir mi?

    Türk hukukunda bugün itibarıyla avukatların dilekçe hazırlanırken yapay zekadan yararlandıklarını her durumda mahkemeye açıklamalarını zorunlu tutan genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

    Bu nedenle bir avukatın yapay zekadan taslak hazırlamak, metni düzenlemek veya araştırmaya yardımcı olmak amacıyla yararlanması tek başına mahkemeye bildirim yükümlülüğü doğurmaz.

    Ancak yapay zekanın kullanımı;

    • delilin oluşturulmasını,
    • uzman görüşünü,
    • maddi vakıaların ortaya konulmasını,
    • belgenin gerçekliğini

    etkileyen bir noktaya ulaşıyorsa farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.

    Gelecekte asıl tartışmanın “yapay zeka kullanıldı mı?” sorusundan ziyade şu soruya yönelmesi daha olasıdır:

    Yapay zeka hangi amaçla kullanıldı ve avukat gerekli insan denetimini sağladı mı?

    İstanbul’daki Dava Emsal Olabilir mi?

    Basında dosyanın emsal oluşturabileceğine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

    Ancak mevcut aşamada teknik anlamda yapay zeka kullanımına ilişkin bir emsal karardan söz etmek mümkün değildir.

    Çünkü İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, yapay zeka tartışmasının esasına girmeden görevsizlik kararı verdi.

    Dosyanın görevli İş Mahkemesine gönderilmesinden sonra yapay zeka ile hazırlanmış olduğu iddia edilen dilekçe yeniden tartışılır ve mahkeme bu konuda gerekçeli bir değerlendirme yaparsa, dosya Türkiye’deki yapay zeka ve avukatlık tartışmaları açısından gerçekten önem kazanabilir.

    Bu nedenle dosyanın sonraki aşamalarının takip edilmesi gerekir.

    Sonuç: Yapay Zeka Avukatın Yerine Değil, Avukatın Yanında Kullanılmalı

    Yapay zekanın hukuk mesleğinden tamamen dışlanması gerçekçi görünmüyor.

    Doğru kullanıldığında yapay zeka;

    • araştırmayı hızlandırabilir,
    • çok sayıda belgeyi analiz edebilir,
    • alternatif hukuki argümanlar ortaya çıkarabilir,
    • avukatın daha verimli çalışmasını sağlayabilir.

    Ancak hukuk uygulamasındaki temel sorumluluk değişmez.

    Mahkemeye sunulan dilekçenin sorumluluğu yapay zekaya değil, dilekçeyi imzalayan avukata aittir.

    Bir mahkeme kararının gerçek olup olmadığını kontrol etmek, kararı okumak, somut olayla ilgisini değerlendirmek ve hukuki argümanı mesleki muhakeme süzgecinden geçirmek avukatın görevidir.

    Teknoloji değişebilir.

    Avukatlık mesleğinde kullanılan araçlar değişebilir.

    Ancak özen, doğruluk, mesleki bağımsızlık ve hukuki muhakeme yükümlülüğü değişmez.

    Kaynaklar

    Sabah, “10 Milyonluk Davada Yapay Zekalı Savunma”, 24.08.2026
    https://www.sabah.com.tr/yasam/10-milyonluk-davada-yapay-zekali-savunma-7647046

    Türkiye Barolar Birliği, “Türkiye Barolar Birliği Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı Sonuç Paneli Gerçekleştirildi”, 20.06.2026
    https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/turkiye-barolar-birligi-yapay-zeka-ve-avukatlik-calistayi-sonuc-paneli-gerceklestirildi-86541

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu
    https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/avukatlik-kanunu-1136

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

    Mata v. Avianca, Inc., U.S. District Court for the Southern District of New York, 22.06.2023
    https://law.justia.com/cases/federal/district-courts/new-york/nysdce/1%3A2022cv01461/575368/54/

    High Court of Justice, Ayinde v. London Borough of Haringey & Al-Haroun v. Qatar National Bank, [2025] EWHC 1383 (Admin), 06.06.2025
    https://www.judiciary.uk/judgments/ayinde-v-london-borough-of-haringey-and-al-haroun-v-qatar-national-bank/

    American Bar Association, Formal Opinion 512 – Generative Artificial Intelligence Tools, 29.07.2024
    https://www.americanbar.org/content/dam/aba/administrative/professional_responsibility/ethics-opinions/aba-formal-opinion-512.pdf

    Hukuki Destek

    Yapay zeka, teknoloji hukuku, ticari uyuşmazlıklar ve yargılama süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık talepleri için TD Hukuk Bürosu ile iletişime geçilebilir.

    Bilgilendirme Notu

    Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir kişi veya dosya hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir. Basına yansıyan dava hakkındaki değerlendirmeler kamuya açık kaynaklarla sınırlıdır. Dava dosyasının tamamı ve ilgili mahkeme kararları incelenmeden tarafların hukuki veya mesleki sorumluluğu hakkında kesin bir sonuca varılamaz. Her somut olay kendi koşulları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.