Etiket: td hukuk bürosu

  • Yabancılara Türkiye’de Banka Hesabı Açma Aracılığı: Hangi Hizmetler Yasal, Hangi Vaatler Hukuki Risk Taşır?

    Yabancılara Türkiye’de Banka Hesabı Açma Aracılığı: Hangi Hizmetler Yasal, Hangi Vaatler Hukuki Risk Taşır?

    Türkiye’de yaşayan veya Türkiye ile ticari bağı bulunan yabancıların banka hesabı açma ihtiyacı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Buna paralel olarak sosyal medyada özellikle Rusça, İngilizce ve Arapça verilen ilanlarda “Türkiye’de banka hesabı açma”, “ikamet izni olmadan hesap”, “30 dakikada banka hesabı”, “uzaktan hesap açılışı”, “vekaletname olmadan banka kartı”, “bloke kaldırma” ve hatta “adres kaydı yapma” gibi hizmetler sunulduğu görülüyor.

    Bu hizmetlerin tamamını tek başlık altında “yasa dışı” olarak değerlendirmek doğru değildir. Bir yabancıya banka hesabı açılışı konusunda bilgi verilmesi, banka randevusunun organize edilmesi, gerekli belgelerin hazırlanmasına yardımcı olunması veya yabancı müşteriye bankada tercümanlık yapılması kural olarak hukuka aykırı değildir.

    Ancak reklam edilen hizmetin niteliği değiştikçe hukuki değerlendirme de değişmektedir.

    Özellikle “müşteri gelmeden”, “vekaletname olmadan”, “yüzde 100 hesap açılış garantisi”, “adresinizi sisteme kaydederiz”, “bankadaki blokeyi kaldırırız” gibi ifadeler kullanıldığında bankacılık mevzuatı, MASAK yükümlülükleri, nüfus mevzuatı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar birlikte değerlendirilmelidir.

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması yasak mı?

    Hayır.

    Türk vatandaşı olmayan bir kişinin Türkiye’de banka hesabı açması tek başına herhangi bir hukuka aykırılık oluşturmaz. Aynı şekilde kişinin Türkiye’de ikamet izninin bulunmaması da her durumda banka hesabı açamayacağı anlamına gelmez.

    MASAK mevzuatına göre banka hesabı açılması bir “sürekli iş ilişkisi” kurulmasıdır. Bu nedenle banka, hesap açmadan önce müşterisini tanımak ve kimliğini mevzuata uygun şekilde tespit etmek zorundadır.

    5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca yükümlüler, işlem yapan kişinin ve adına veya hesabına işlem yapılan kişinin kimliğini işlemden önce tespit etmek zorundadır. Aynı Kanunun 4. maddesi ise şüpheli işlemlerin MASAK’a bildirilmesini öngörmektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Türk uyruklu olmayan gerçek kişiler bakımından MASAK düzenlemeleri kapsamında pasaport, ikamet belgesi veya mevzuatın izin verdiği diğer kimlik belgeleri kullanılabilmektedir. Ayrıca adres, meslek, iletişim bilgileri ve iş ilişkisinin mahiyetine ilişkin bilgiler de alınmaktadır. (LEXPERA)

    Dolayısıyla sosyal medyada kullanılan “ikamet izni olmadan banka hesabı” ifadesi tek başına hukuka aykırı bir hizmetin kanıtı değildir.

    Buradaki asıl soru şudur:

    Hesap hangi yöntemle açılmaktadır?

    Hesabı danışman mı açıyor, banka mı?

    Hukuken banka hesabını açan kişi veya danışmanlık şirketi değil, bankadır.

    Bir danışman;

    • gerekli belgeler konusunda bilgi verebilir,
    • vergi numarası işlemlerine yardımcı olabilir,
    • banka randevusu organize edebilir,
    • müşteriye tercümanlık yapabilir,
    • banka şubesine müşteriye eşlik edebilir,
    • bankanın talep ettiği belgelerin hazırlanmasını sağlayabilir.

    Ancak müşterinin kimliğini tespit etmek, müşterinin risk profilini değerlendirmek ve müşteriyle bankacılık ilişkisi kurup kurmamaya karar vermek bankanın sorumluluğundadır.

    Bu nedenle bir danışmanın “biz sizin için hesabı açıyoruz” şeklindeki reklam ifadesi günlük dilde anlaşılabilir olmakla birlikte, hukuki olarak doğru ifade “hesap açılış sürecine aracılık veya danışmanlık ediyoruz” olmalıdır.

    Daha önemlisi, sıradan bir danışmanlık şirketinin bankanın MASAK kapsamındaki müşterini tanı yükümlülüğünün yerine geçmesi mümkün değildir.

    “Uzaktan ve vekaletname olmadan hesap açıyoruz” vaadi neden dikkat çekici?

    Türkiye’de uzaktan müşteri edinimi mümkündür. Ancak bu süreç serbest biçimde gerçekleştirilen bir işlem değildir.

    BDDK tarafından düzenlenen uzaktan müşteri edinimi sistemi; bankanın kontrolündeki teknolojik altyapı, kimlik doğrulama yöntemleri, görüntülü görüşme ve güvenlik kontrolleri çerçevesinde yürütülmektedir. BDDK düzenlemelerinde uzaktan müşteri ediniminin temel modeli T.C. Kimlik Kartı sahibi kişiler üzerinden kurulmuştur. (Banking Reg & Supervision Agency)

    MASAK Genel Tebliği de bankaların uzaktan kimlik tespitini BDDK tarafından belirlenen yöntem ve tedbirlere uygun gerçekleştireceğini açıkça düzenlemektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Dolayısıyla “uzaktan hesap açma” hukuka aykırıdır şeklinde genel bir sonuç çıkarmak yanlış olur.

    Fakat özellikle Türk vatandaşı olmayan ve Türkiye’de bulunmayan bir kişi bakımından;

    “Türkiye’ye gelmenize gerek yok, vekaletnameye gerek yok, hesabınız ve kartınız açılır”

    şeklindeki bir vaat varsa bunun hangi hukuki yöntemle gerçekleştirildiği açıklanmalıdır.

    Çünkü burada birkaç farklı hukuki ihtimal bulunmaktadır.

    Türkiye’ye gelmeden yabancı adına hesap açılması hiç mümkün değil mi?

    Mümkün olabileceği durumlar vardır.

    MASAK’ın resmi açıklamalarında, belirli şartların sağlanması halinde “üçüncü tarafa güven” mekanizması kullanılarak yurt dışında bulunan kişiler bakımından işlem yapılabileceği belirtilmektedir.

    Ancak burada “üçüncü taraf” herhangi bir danışman veya sosyal medya aracısı değildir.

    Tedbirler Yönetmeliği kapsamında üçüncü tarafa güven mekanizması esas olarak finansal kuruluşlar arasında uygulanabilmektedir. Örneğin bir finansal kuruluş, başka bir finansal kuruluş tarafından yapılan kimlik tespitine mevzuattaki şartların gerçekleşmesi halinde güvenebilir. Nihai sorumluluk ise yine işlem yapan finansal kuruluşa aittir. (Ministry of Treasury and Finance)

    MASAK ayrıca yurt dışında bulunan bir yabancının Türkiye’de hesap açması konusunda vekaletname yönteminin de kullanılabileceğini açıkça belirtmektedir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Bu nedenle:

    “Türkiye’ye gelmeden hesap açılması” tek başına hukuka aykırı değildir.

    Fakat:

    “Türkiye’ye gelmeden + vekaletname olmadan + bankanın kendi uzaktan kimlik tespiti yapılmadan + herhangi bir finansal kuruluş tarafından kimlik tespiti yapılmadan” hesap açıldığı ileri sürülüyorsa, işlemin hukuki altyapısının ayrıca açıklanması gerekir.

    Sıradan bir aracının müşterinin pasaport fotoğrafını WhatsApp üzerinden alarak bankanın kimlik tespit yükümlülüğünün yerine geçmesi mümkün değildir.

    “30 dakikada hesap, yüzde 100 garanti” mümkün mü?

    Bir banka hesabının kısa sürede açılması mümkündür. Belgeleri hazır olan ve banka tarafından kabul edilen bir müşterinin işlemi gerçekten kısa sürede tamamlanabilir.

    Ancak “yüzde 100 hesap açılış garantisi” hukuki açıdan daha sorunlu bir ifadedir.

    Çünkü hesap açıp açmama kararı son aşamada bankaya aittir.

    Banka müşterinin;

    • kimliğini,
    • yerleşim durumunu,
    • vatandaşlığını,
    • hesabın açılma amacını,
    • fonların kaynağını,
    • beklenen işlem hacmini,
    • yaptırım ve risk durumunu

    değerlendirebilir.

    MASAK mevzuatı ayrıca müşterinin tanınması kapsamında risk temelli tedbirlerin uygulanmasını öngörmektedir. Şüpheli bir durum bulunması halinde banka MASAK bildirim yükümlülüğü altında da olabilir. (Ministry of Treasury and Finance)

    Dolayısıyla bankanın nihai kararını kontrol etmeyen bir üçüncü kişinin “yüzde 100 hesap açarım” garantisi vermesi en azından hukuken sorgulanması gereken bir reklam iddiasıdır.

    En ciddi konu: “Adres kaydı yapıyoruz”

    Bu tür reklamlarda karşılaşılan en hassas vaatlerden biri de yabancı kişiler adına adres kaydı yapılması ve bunun e-Devlet sisteminde görüneceğinin söylenmesidir.

    Burada iki durum birbirinden tamamen ayrılmalıdır.

    Kişi gerçekten belirtilen adreste yaşıyorsa ve mevzuata uygun belgelerle adres kaydı gerçekleştiriliyorsa bunda sorun yoktur.

    Ancak kişinin gerçekte oturmadığı bir adresin yalnızca ikamet izni, banka hesabı veya başka bir idari işlem için sisteme kaydedilmesi söz konusuysa durum değişmektedir.

    5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Adres Kayıt Sistemi mevzuatı gerçeğe aykırı adres bildirimini yaptırıma bağlamaktadır.

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 2026 yılı için yayımladığı resmi bilgiye göre, gerçeğe aykırı adres beyanında bulunan kişiler hakkında 17.051 TL idari para cezası uygulanmaktadır. (Civil Registry Agency)

    Somut olayın nasıl gerçekleştirildiğine, nüfus müdürlüğüne ne şekilde beyanda bulunulduğuna ve kullanılan belgelerin niteliğine göre ayrıca cezai sorumluluk tartışmaları da gündeme gelebilir.

    Bu nedenle “size adres buluyoruz ve e-Devlet’e kaydediyoruz” şeklindeki hizmetlerde en önemli soru şudur:

    Kişi gerçekten bu adreste mi yaşayacak, yoksa adres yalnızca resmi kayıtlarda kullanılmak üzere mi oluşturuluyor?

    İkinci ihtimal ciddi hukuki risk taşımaktadır.

    “Bankadaki blokeyi kaldırıyoruz” ne anlama geliyor?

    Bu ifade de tek başına hukuka aykırılık göstermez.

    Bir banka hesabındaki bloke;

    • eksik belge,
    • güncellenmemiş müşteri bilgileri,
    • iletişim veya kimlik doğrulama sorunu,
    • bankanın iç güvenlik prosedürü

    gibi basit nedenlerden kaynaklanabilir.

    Bu durumda bir avukat veya danışmanın müşteriye yardımcı olması mümkündür.

    Ancak bloke;

    • MASAK incelemesi,
    • savcılık veya mahkeme kararı,
    • icra işlemi,
    • yaptırım kontrolü,
    • bankanın uyum biriminin incelemesi

    nedeniyle uygulanmışsa, herhangi bir aracının “blokeyi kesin kaldırırım” şeklinde garanti vermesi başka bir durumdur.

    Blokenin hukuki sebebi öğrenilmeden böyle bir sonuç garanti edilemez.

    Rus veya yabancı telefon numarasını banka hesabına bağlamak hukuka aykırı mı?

    Tek başına hayır.

    Bir bankanın yabancı telefon numarası kabul edip etmemesi bankanın teknik ve güvenlik politikasına bağlı olabilir.

    Ancak müşterinin telefon numarasının değiştirilmesi sırasında bankanın kimlik doğrulama mekanizmalarının aşılması, müşterinin bilgisi dışında işlem yapılması veya başka kişilere ait iletişim araçlarının kullanılması söz konusuysa hukuki değerlendirme tamamen değişir.

    Burada önemli olan işlemin sonucu değil, işlemin hangi kimlik doğrulama yöntemiyle yapıldığıdır.

    Pasaport ve banka belgelerinin WhatsApp üzerinden gönderilmesi de ayrı bir risk

    Bu hizmetlerde müşterilerden genellikle;

    • pasaport,
    • ikamet belgesi,
    • adres bilgileri,
    • telefon numarası,
    • vergi numarası,
    • banka hesap bilgileri

    gibi oldukça kapsamlı kişisel veriler talep edilmektedir.

    Bu verileri alan şirket veya kişi bakımından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veri işleme ve veri güvenliği yükümlülükleri gündeme gelebilir.

    KVKK uyarınca kişisel verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla, ölçülü şekilde işlenmesi ve hukuka aykırı erişimi önleyecek teknik ve idari tedbirlerin alınması gerekmektedir. (KVKK)

    Bu nedenle müşterinin pasaportunun herhangi bir Instagram veya Telegram hesabına gönderilmesi de yalnızca bankacılık hukuku açısından değil, kişisel veri güvenliği bakımından değerlendirilmelidir.

    Peki hukuka uygun bir banka hesabı danışmanlığı nasıl görünür?

    Hukuka uygun çalışan bir danışmanlık modelinde müşteriye sürecin sınırları açıkça anlatılmalıdır.

    Danışman;

    “Hesabı ben açarım” yerine “bankadaki hesap açılış sürecinize yardımcı olurum” demelidir.

    Hangi bankayla işlem yapılacağı, hangi belgelerin gerektiği ve bankanın müşteriyi reddedebileceği açıkça belirtilmelidir.

    Müşterinin kimlik tespiti bankanın öngördüğü yöntemle yapılmalıdır.

    Vekaletname gerekiyorsa usulüne uygun vekaletname kullanılmalıdır.

    Gerçeğe aykırı adres veya belge oluşturulmamalıdır.

    Bankanın MASAK veya uyum kontrollerinin aşılabileceği izlenimi verilmemelidir.

    Ayrıca hizmet sağlayıcının bankanın resmi temsilcisi veya iş ortağı olmadığı durumda reklamların böyle bir izlenim yaratmaması gerekir.

    Böyle bir hizmet almadan önce sorulması gereken 7 soru

    Bir yabancının Türkiye’de banka hesabı açmak için bir aracıdan hizmet alması halinde özellikle şu soruları sorması yararlı olacaktır:

    1. Hesap hangi banka tarafından açılacak?
    2. Ben bankaya şahsen gidecek miyim?
    3. Gitmeyeceksem işlem hangi hukuki yöntemle gerçekleştirilecek?
    4. Vekaletname kullanılacak mı?
    5. Kimlik tespitimi banka nasıl yapacak?
    6. Adres kaydı gerekiyorsa gerçekten yaşayacağım adres mi kullanılacak?
    7. Pasaport ve kişisel bilgilerim kim tarafından, ne kadar süreyle saklanacak?

    Bu sorulara açık ve tutarlı cevap verilemiyorsa işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki inceleme yapılması faydalı olacaktır.

    Sonuç: Sorun banka hesabı açmak değil, hesabın nasıl açıldığıdır

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması yasaldır.

    İkamet izni bulunmayan bir yabancının belirli şartlar altında banka hesabı açabilmesi de mümkündür.

    Bir danışmanın bu kişilere banka randevusu, belge hazırlığı, tercümanlık ve süreç takibi hizmeti vermesi de tek başına hukuka aykırı değildir.

    Asıl hukuki risk;

    kimlik tespitinin aşılması, banka prosedürlerinin üçüncü kişiler tarafından fiilen ikame edilmesi, gerçeğe aykırı adres veya belge kullanılması, yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması veya MASAK ve banka güvenlik mekanizmalarının aşılmaya çalışılması halinde ortaya çıkar.

    Dolayısıyla sosyal medyada görülen:

    “vekaletsiz”, “uzaktan”, “30 dakikada”, “yüzde 100 garanti”, “adres kaydı”, “bloke kaldırma”

    gibi ifadeler tek başlarına suçun kanıtı değildir.

    Ancak bu ifadelerin bir arada kullanıldığı bir hizmet modelinde işlemin hukuki mekanizmasının mutlaka sorgulanması gerekir.

    Özellikle yabancılar hukuku ile bankacılık ve MASAK mevzuatının kesiştiği işlemlerde, işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki durumun değerlendirilmesi hem hesap sahibini hem de hizmet sağlayıcısını ileride doğabilecek idari ve cezai risklerden koruyabilir.

    Hukuki destek

    Yabancıların Türkiye’de banka hesabı açması, bankalarla yaşanan kimlik ve uyum sorunları, hesap blokeleri, adres kayıt işlemleri ve yabancılar hukuku ile bağlantılı bankacılık uyuşmazlıkları hakkında TD Hukuk Bürosu ile iletişime geçilerek somut olaya özgü hukuki değerlendirme talep edilebilir.

    Bilgilendirme notu

    Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Belirli bir kişi, şirket veya sosyal medya hesabı hakkında suç isnadı veya hukuka aykırılık tespiti içermemektedir. Sosyal medyada kullanılan reklam ifadelerinin hukuka uygunluğu ancak işlemin gerçekte hangi yöntemle gerçekleştirildiğinin, ilgili belgelerin ve somut olayın incelenmesi sonucunda değerlendirilebilir.

    Başlıca kaynaklar

    5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun – MASAK

    MASAK – Uzaktan Kimlik Tespiti Mevzuatı

    MASAK – Sıkça Sorulan Sorular

    BDDK – Uzaktan Kimlik Tespiti Düzenlemeleri

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – Adres Hizmetleri

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu

  • Influencer Reklamlarında 1 Ağustos 2026 Sonrası Yeni Dönem: Sosyal Medya Reklamları İçin Kapsamlı Hukuki Rehber

    Influencer Reklamlarında 1 Ağustos 2026 Sonrası Yeni Dönem: Sosyal Medya Reklamları İçin Kapsamlı Hukuki Rehber

    Sosyal medya reklamlarında 1 Ağustos 2026 itibarıyla yeni bir dönem başladı. 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Düzenleme; sosyal medya etkileyicileri, yapay zeka destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, indirimli satış reklamları, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmeleri dahil dijital reklamcılığın birçok alanında yeni ve daha ayrıntılı kurallar getirdi. (Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete, 01.07.2026, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260701-9.htm) (LEXPERA)

    Kamuoyunda değişikliğin en çok konuşulan kısmı influencer reklamlarında “reklam” açıklamasının zorunlu hale gelmesi oldu. Ancak düzenlemeyi yalnızca “artık #reklam yazmak gerekiyor” şeklinde özetlemek eksik kalır. Yeni sistem, reklam açıklamasının hangi ifadelerle yapılacağını, nerede bulunacağını, ilk bakışta görünür olup olmayacağını, başka etiketlerden önce gelip gelmeyeceğini, birden fazla story veya paylaşımda nasıl tekrarlanacağını ve farklı içerik formatlarına aktarıldığında ne yapılacağını ayrıca düzenliyor.

    Aslında Influencer Reklamları İlk Kez Düzenlenmiyor

    Türkiye’de influencer reklamlarının açıkça belirtilmesi 2026 yılında ortaya çıkan tamamen yeni bir yükümlülük değil. Reklam Kurulu, 4 Mayıs 2021 tarihli ve 309 sayılı toplantısında 2021/2 sayılı ilke kararı olarak “Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz”u kabul etmişti. Kılavuz 5 Mayıs 2021 tarihinde Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlandı. (Ticaret Bakanlığı, Sosyal Medya Ettkileyicileri Kılavuzu, 05.05.2021, https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (https://ticaret.gov.tr)

    2026 değişikliğinin asıl önemi, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlara ilişkin temel kuralların artık doğrudan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 23/A maddesinde düzenlenmesidir. Başka bir ifadeyle 2021’de ağırlıklı olarak Reklam Kurulu Kılavuzu üzerinden yürüyen sistemin önemli bir bölümü Yönetmelik seviyesine taşınmıştır. (LEXPERA)

    2021 Kılavuzu ise ortadan kalkmış değildir. Yönetmeliğin Ek Madde 1 hükmüne göre Reklam Kurulu tarafından hazırlanan kılavuzlar Ticaret Bakanlığının internet sitesinde yayımlanır ve bu kılavuz hükümleri Yönetmelikle birlikte uygulanır. Bu nedenle yeni 23/A maddesini okurken Kılavuzdaki deneyim, filtre kullanımı, sağlık beyanları ve reklam verenin sorumluluğuna ilişkin kuralların da dikkate alınması gerekir. (LEXPERA)

    Sosyal Medya Etkileyicisi Kimdir? Takipçi Sayısının Bir Önemi Var mı?

    Yeni Yönetmelik “sosyal medya etkileyicisi” kavramını ayrıca tanımlıyor. Buna göre sosyal medya üzerinden doğrudan veya dolaylı olarak kendisi ya da reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımına yönelik içerik paylaşarak pazarlama iletişiminde bulunan ve bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişi, sosyal medya etkileyicisi sayılabilir. (LEXPERA)

    Tanımda 10 bin, 100 bin veya 1 milyon takipçi gibi herhangi bir eşik bulunmuyor. Hesabın doğrulanmış olması, kişinin tanınmış biri olması veya mesleğini profesyonel influencer olarak yürütmesi de şart değil.

    Bu nedenle birkaç bin takipçili mikro influencer, yalnızca belirli bir sektörde takip edilen uzman hesap, restoran veya seyahat içerikleri üreten küçük bir hesap ve hatta şartları taşıyan tüzel kişi hesapları da düzenlemenin kapsamına girebilir.

    Belirleyici unsur takipçi sayısı değil; pazarlama iletişimi ile menfaat arasındaki bağlantıdır.

    Hangi Durumlarda Paylaşımın Reklam Olduğu Açıkça Belirtilmeli?

    Yönetmelik m.23/A bu konuda oldukça açık bir sistem kuruyor.

    Reklam verene veya reklam verene ait mal ya da hizmete yönlendirme yapılması, reklam verenden maddi kazanç elde edilmesi, ücretsiz veya indirimli mal ya da hizmet sağlanması, reklam verenin ürünü veya hizmeti için düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanyaların paylaşılması ve reklam veren tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılım karşılığında menfaat elde edilmesi gibi durumlarda içeriğin reklam olduğu açıkça belirtilmelidir. (LEXPERA)

    Buradaki önemli kelime **“menfaat”**tir.

    Reklam ilişkisi yalnızca influencerın banka hesabına para yatırılması halinde ortaya çıkmaz. Ücretsiz otel konaklaması, hediye ürün, ücretsiz uçak bileti, restoran daveti, ücretsiz bakım veya güzellik hizmeti, indirimli ürün, etkinlik daveti, satış komisyonu, affiliate geliri veya benzeri ekonomik avantajlar da somut olayın şartlarına göre bu kapsama girebilir.

    Ticaret Bakanlığı da 28 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında ücretin yanı sıra ücretsiz veya indirimli ürün ve hizmetleri, davetleri ve sponsorluk benzeri menfaatleri özellikle vurgulamıştır. (Ticaret Bakanlığı, “Sosyal Medyada Şeffaf Reklam Dönemi”, 28.07.2026, https://www.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligindan-sosyal-medyada-seffaf-reklam-donemi) (https://ticaret.gov.tr)

    Hediye Ürün Geldiyse “Reklam” Yazmak Gerekir mi?

    Uygulamada en fazla hata yapılan konulardan biri budur.

    “Bana para ödenmedi, ürün sadece hediye gönderildi” şeklindeki yaklaşım reklam hukukunda tek başına yeterli değildir. Yönetmelik, ücretsiz veya indirimli mal ya da hizmet sağlanmasını açıkça reklam açıklamasını gerektirebilecek durumlardan biri olarak saymaktadır. (LEXPERA)

    2021 Kılavuzu da sosyal medya etkileyicisinin reklam veren tarafından hediye edilen bir ürünü kendisi satın almış gibi gösteremeyeceğini ve reklam ilişkisinden menfaat sağladığı sürece yalnızca bağımsız bir tüketici olduğu izlenimini yaratamayacağını düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla ücretsiz gönderilen kozmetik ürünü, kıyafet, elektronik eşya, restoran daveti veya otel konaklaması için paylaşım yapılırken “ücret almadım” denilmesi tek başına reklam niteliğini ortadan kaldırmaz.

    Kendi Paramla Aldığım Bir Ürünü Översem Reklam Sayılır mı?

    Her olumlu ürün yorumu reklam değildir.

    Bir kişinin herhangi bir reklam ilişkisi veya menfaati bulunmaksızın kendi parasıyla satın aldığı bir ürünü sevmesi ve bunu takipçilerine anlatması kendiliğinden influencer reklamı oluşturmaz.

    Ancak markayla devam eden bir ilişki, daha önce veya daha sonra sağlanan menfaatler, affiliate sistemi, indirim kodu, ücretsiz ürün gönderimleri veya başka ekonomik bağlantılar varsa somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bu ayrım uluslararası reklam uygulamalarında da görülmektedir. Örneğin ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), marka ile “material connection” olarak adlandırdığı maddi veya başka nitelikte bir bağlantı varsa bunun açıklanmasını; ücretsiz veya indirimli ürünlerin de bu kapsama girebileceğini belirtmektedir. Marka ilişkisi bulunmaksızın kişinin kendisinin satın aldığı ve sevdiği bir üründen bahsetmesi ise farklı değerlendirilmektedir. (Federal Trade Commission, Disclosures 101 for Social Media Influencers, https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers) (Federal Trade Commission)

    1 Ağustos 2026 Sonrasında Hangi İfade Kullanılmalı?

    Yeni düzenlemenin en önemli hükümlerinden biri burada.

    Yönetmelik m.23/A/3’e göre sosyal medya etkileyicisi aracılığıyla yapılan reklamlarda “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden birine yer verilmesi zorunludur. Ayrıca reklam verenin adı veya ticaret unvanı ya da maddede belirtilen reklam vereni tanımlayıcı açıklamalardan biri de içerikte bulunmalıdır. (LEXPERA)

    Bu nedenle 1 Ağustos 2026 sonrasında yalnızca:

    “#İşbirliği”

    “#Sponsor”

    “Paid Partnership”

    “PR”

    “Marka elçisi”

    “Davet”

    gibi ifadeler kullanılarak yetinilmesini hukuken güvenli bulmuyoruz.

    Çünkü 2021 Kılavuzu daha geniş bir ifade grubuna izin verirken yeni Yönetmelik açık şekilde “Reklam” veya “Tanıtım” ifadelerinden birinin kullanılmasını zorunlu tutmaktadır. Eski Kılavuzda #Reklam, #Reklam/Tanıtım, #Sponsor, #İşbirliği ve #Ortaklık gibi seçenekler bulunuyordu. (2021/2 sayılı Kılavuz metni, ayrıca bkz. https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (Teyit)

    Burada dikkat çekici bir başka nokta da Ticaret Bakanlığının 28 Temmuz 2026 tarihli basın açıklamasında “reklam”, “iş birliği”, “sponsorlu içerik” ve “tanıtım” gibi ifadelerden söz etmiş olmasıdır. Bununla birlikte bağlayıcı norm olan Yönetmelik m.23/A/3’ün lafzı daha nettir ve Reklam veya Tanıtım ifadelerinden birini zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle uyum bakımından basın duyurusunun özetleyici anlatımı yerine Yönetmeliğin açık hükmünün esas alınması daha güvenli olacaktır. (https://ticaret.gov.tr)

    “#Reklam” Yazmak Şart mı? Hashtag Olmak Zorunda mı?

    Yönetmelik “Reklam” veya “Tanıtım” ifadesinden söz etmektedir. İbarenin mutlaka hashtag biçiminde yazılması gerektiğine ilişkin bir zorunluluk getirmemektedir.

    Bu nedenle görünürlük şartları sağlandığı sürece “REKLAM”, “Reklam”, “#Reklam”, “TANITIM” veya “#Tanıtım” gibi kullanımlar düşünülebilir.

    Pratikte özellikle story, reel ve kısa videolarda REKLAM ibaresinin açık, büyük ve arka plandan kolayca ayrılabilir şekilde gösterilmesi en düşük riskli yöntemlerden biridir.

    Reklam Veren Marka da Belirtilmeli

    Yalnızca “REKLAM” yazılması meselenin tamamı değildir.

    Yönetmelik, Reklam veya Tanıtım ifadesiyle birlikte reklam verenin adı veya ticaret unvanının ya da reklam vereni tanımlayan maddede sayılan açıklamalardan birinin kullanılmasını da istemektedir. (LEXPERA)

    Örneğin uygulamada:

    REKLAM | X MARKASI

    veya

    REKLAM | @xmarka tarafından sağlandı

    gibi açık kullanımlar düşünülebilir.

    Amaç, tüketicinin yalnızca karşısındaki içeriğin reklam olduğunu değil, kimin reklamı olduğunu da anlayabilmesidir.

    Reklam İbaresinin Nerede Olduğu En Az İbarenin Kendisi Kadar Önemli

    Yeni m.23/A’nın belki de uygulamada en çok sonuç doğuracak kısmı reklam açıklamasının görünürlüğüdür.

    Reklam veya tanıtım açıklaması paylaşımın arka planından ve renklerinden ayırt edilebilir, kolay okunabilir büyüklükte olmalıdır. Tüketicinin paylaşımı ilk gördüğü anda dikkatini çekebilecek bir yerde bulunmalıdır. Tüketicinin reklam olduğunu anlamak için ekranı kaydırmasına, “daha fazla” bölümünü açmasına veya başka bir alana yönlendirilmesine gerek kalmamalıdır. (LEXPERA)

    Ayrıca başka hashtag veya açıklamalar bulunuyorsa reklam açıklaması bunlardan önce ve açıkça ayırt edilebilir biçimde yer almalıdır.

    Reklam ibaresinin ekran üzerindeki profil fotoğrafı, kullanıcı adı, uygulama butonları, bağlantı simgesi veya başka bir kullanıcı arayüzü unsuru tarafından kapatılmaması da gerekir.

    Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’ye özgü değildir. FTC’nin influencer rehberi de reklam açıklamasının kolayca fark edilebilir olması gerektiğini, “more” butonunun arkasında bırakılmamasını ve hashtag kalabalığına gömülmemesini tavsiye etmektedir. (Federal Trade Commission, Disclosures 101, https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers) (Federal Trade Commission)

    Instagram Story’de Her Hikayeye Ayrı Ayrı Reklam Yazılmalı mı?

    Evet, yeni Yönetmelik bu konuda artık çok daha açık.

    İçerik birden fazla paylaşıma yayılıyorsa reklam açıklaması her bir paylaşımda bulunmalıdır. (LEXPERA)

    Dolayısıyla beş story’den oluşan bir reklam kampanyasında yalnızca ilk story’ye “REKLAM” yazıp sonraki dört story’de hiçbir açıklama kullanmamak yeni düzenleme bakımından risklidir.

    Her story kendi başına tüketicinin karşısına çıkabilecek bağımsız bir paylaşım gibi düşünülmelidir.

    Story Sonradan Reel Olarak Paylaşılırsa?

    Yönetmelik bu ihtimali de özel olarak düzenliyor.

    Reklam içeriğinin farklı paylaşım biçimlerinde yayımlanması veya bir paylaşım biçiminden diğerine alıntılanması halinde reklam açıklamasının her bir paylaşımda yeniden bulunması gerekir. (LEXPERA)

    Örneğin bir reklam story’si daha sonra reel olarak yüklenirse “story’de reklam yazmıştım” denilerek reel üzerindeki açıklama atlanamaz.

    Aynı yaklaşım TikTok’tan Instagram Reel’e, Reel’den Story’ye veya başka platformlara yeniden yüklenen içerikler açısından da dikkate alınmalıdır.

    Carousel Paylaşımlarında Ne Yapılmalı?

    Yönetmelik doğrudan “carousel” kelimesini kullanmamakla birlikte, birden fazla paylaşıma yayılan içeriklerde her paylaşım bakımından reklam açıklamasını aramaktadır.

    Carousel teknik olarak tek gönderi içinde birden fazla görselden oluşabildiğinden somut uygulama ayrıca değerlendirilebilir. Ancak tüketicinin reklam niteliğini ilk anda anlayabilmesi ilkesi dikkate alındığında, reklam açıklamasının ilk kartta veya ilk karşılaşmada açıkça görünmesi en güvenli uygulamadır.

    Reklam açıklamasını yalnızca son karta koymak veya uzun açıklama metninin sonunda bırakmak Yönetmeliğin amacıyla bağdaşmayabilir.

    “Ücretli Ortaklık” Etiketi Tek Başına Yeterli mi?

    Instagram ve benzeri platformların “Paid Partnership” veya “Ücretli Ortaklık” araçları şeffaflığın sağlanmasına yardımcı olur. Ancak yeni Yönetmeliğin lafzı dikkate alındığında bu platform özelliğine tek başına güvenilmemelidir.

    Yönetmelik açıkça Reklam veya Tanıtım ifadelerinden birinin kullanılmasını istemektedir. Bu nedenle daha güvenli yöntem, platformun ücretli ortaklık aracını kullanmakla beraber paylaşım içerisinde ayrıca görünür şekilde REKLAM veya TANITIM ibaresine ve reklam veren bilgisine yer vermektir. (LEXPERA)

    FTC de benzer şekilde platformların kendi yerleşik açıklama araçlarının her durumda yeterli kabul edilmeyebileceğine dikkat çekmektedir. (FTC, Updated Endorsement Guides, 2023, https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/06/federal-trade-commission-announces-updated-advertising-guides-combat-deceptive-reviews-endorsements) (Federal Trade Commission)

    Affiliate Link ve İndirim Kodlarında Reklam Açıklaması Gerekir mi?

    Influencer, paylaştığı bağlantı veya kod üzerinden satış gerçekleşmesi halinde komisyon veya başka bir menfaat elde ediyorsa burada ticari ilişkinin açıklanması özellikle önemlidir.

    “Link bio’da”, “kodumla yüzde 20 indirim”, “bu link üzerinden alabilirsiniz” gibi ifadeler tek başına reklam ilişkisinin niteliğini tüketiciye açıklamaz.

    Bu nedenle affiliate pazarlamada da Reklam veya Tanıtım açıklamasının ilk karşılaşmada görünür olması ve reklam verenin anlaşılabilir biçimde belirtilmesi gerekir.

    FTC de satış ortaklığı ve diğer maddi bağlantıların tüketici bakımından açıkça açıklanması gerektiğini kabul etmektedir. (Federal Trade Commission)

    Podcast ve Yalnızca Sesli İçeriklerde Ne Yapılacak?

    Yeni Yönetmelik yalnızca sesli yapılan paylaşımlar için ayrıca özel bir hüküm getirmiştir.

    Bu tür içeriklerde yayının başında ve reklamın öncesinde “[reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir” şeklindeki açıklamaya yer verilmesi gerekir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla yalnızca podcast açıklamasına reklam etiketi eklemek yeterli görülmemelidir. Reklamın ticari niteliği dinleyiciye sesli olarak da açıklanmalıdır.

    Yapay Zeka Kullanılan Her Reklama “Yapay Zeka” Yazılması mı Gerekiyor?

    Hayır. Bu konuda yeni düzenleme zaman zaman olduğundan daha geniş aktarılıyor.

    Yönetmelik m.18/8, her türlü yapay zeka kullanımında otomatik bir bildirim zorunluluğu getirmemektedir. Hüküm, reklamda tüketicinin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zeka veya başka bir yazılım kullanılması ya da yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesini istemektedir. (LEXPERA)

    Dolayısıyla bir fotoğrafın basitçe kırpılması veya küçük teknik düzenlemeler yapılması ile tamamen sentetik ve gerçek bir insan izlenimi veren reklam karakteri aynı hukuki kategoriye konulmamalıdır.

    Ticaret Bakanlığının düzenlemeye ilişkin genel açıklaması da yapay zeka destekli reklamları 2026 reformunun ana başlıklarından biri olarak göstermektedir. (Ticaret Bakanlığı, 27.07.2026, https://www.ticaret.gov.tr/haberler/aldaticici-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalarla-mucadelede-yeni-donem-basliyor) (https://ticaret.gov.tr)

    Deepfake veya Gerçek Bir Kişinin Yapay Zeka Kopyasıyla Reklam Yapılabilir mi?

    Burada açıklama yükümlülüğünden daha ileri bir yasak bulunuyor.

    Yönetmelik m.27/12’ye göre gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileriyle oluşturulan dijital kopyasının, gerçeğe aykırı biçimde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği veya kullandığı izlenimini verdiği ya da ürünü tavsiye ettiği reklamlar yapılamaz. (LEXPERA)

    Dolayısıyla böyle bir durumda yalnızca ekrana “yapay zeka ile oluşturulmuştur” yazmak reklamı mutlaka hukuka uygun hale getirmez. Hüküm belirli kullanım biçimlerini doğrudan yasaklamaktadır.

    Filtre Kullanımı da Unutulmamalı

    Yapay zeka düzenlemesi yeni olsa da influencerların görsel efekt ve filtre kullanımına ilişkin kural daha önce de vardı.

    2021 Kılavuzu, bir malın ticari reklamında efekt veya filtreleme uygulaması kullanılması halinde görüntünün filtrelendiğinin açıkça belirtilmesini öngörmektedir. (LEXPERA)

    Özellikle kozmetik, cilt bakımı, güzellik ve benzeri ürünlerde filtre kullanımı ürünün gerçek etkisi konusunda tüketiciyi yanıltabilecek hale geldiğinde reklam hukukunun genel doğruluk ve dürüstlük kuralları da ayrıca gündeme gelir.

    Reklam Açıklaması Yapmak Gerçeğe Aykırı Reklamı Hukuka Uygun Hale Getirmez

    “REKLAM” yazılması yalnızca içeriğin ticari niteliğinin açıklanması bakımından önemlidir.

    Reklamın içeriğinin de doğru ve dürüst olması gerekir. Yönetmeliğe göre reklamlar tüketiciyi doğrudan veya dolaylı biçimde yanıltamaz; doğrulanabilir iddiaların ispatlanması reklam verenin sorumluluğundadır. (LEXPERA)

    Örneğin bilimsel olarak kanıtlanmamış bir sağlık etkisini kesin sonuç gibi sunmak, ürünün sahip olmadığı özellikleri varmış gibi göstermek veya gerçeğe aykırı “en iyi”, “tek”, “garantili” benzeri iddialar kullanmak, paylaşımın üzerinde “REKLAM” yazıyor olması nedeniyle hukuka uygun hale gelmez.

    2021 Kılavuzu da influencerın deneyimlemediği bir ürünü deneyimlemiş gibi tanıtamayacağını, ilgili mevzuata aykırı sağlık beyanında bulunamayacağını ve bilimsel temeli olmayan araştırma veya test sonuçlarına dayanamayacağını açıkça düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Sorumluluk Sadece Influencerda Değil

    Bir markanın “paylaşımı influencer yaptı, sorumluluk ona ait” demesi her durumda yeterli değildir.

    2021 Kılavuzu reklam verenin influencerı mevzuat hakkında bilgilendirmesini, mevzuata uygun davranmasını istemesini, influencerın yükümlülüklerini yerine getirmesi için çaba göstermesini ve ihlallere karşı önlem almasını öngörmektedir. Reklam veren influencerın kişisel sorumluluğunu ileri sürerek kendi yükümlülüklerinden kaçınamaz. (Sosyal Medya Etkileyicileri Kılavuzu, m.11, https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg) (Teyit)

    Bu nedenle markaların influencer sözleşmelerini 1 Ağustos 2026 sonrasındaki sisteme göre güncellemesi önemlidir.

    Sözleşmelerde reklam açıklamasının biçimi, marka bilgisinin gösterilmesi, story ve reel gibi farklı formatlarda tekrar yükümlülüğü, içeriğin yayından önce onaya sunulması, kullanılan filtre ve yapay zeka araçlarının bildirilmesi, yasak beyanlar, içeriğin ekran görüntüsü veya arşiv kaydının saklanması ve ihlal halinde düzeltme süreçleri açıkça düzenlenebilir.

    Paylaşımı Sonradan Silmek veya Düzeltmek Cezayı Ortadan Kaldırır mı?

    Yönetmeliğin 32. maddesi bu konuda da açıktır.

    Mevzuata aykırı reklamın veya ticari uygulamanın daha sonra düzeltilmesi ya da telafi edilmesi, tespit edilen aykırılığa ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. (LEXPERA)

    Dolayısıyla Reklam Kurulu incelemesi başladıktan sonra gönderinin silinmesi veya sonradan “#Reklam” ibaresi eklenmesi önemli olabilir; ancak geçmişte gerçekleşmiş ihlali otomatik olarak yok etmez.

    Bu nedenle uyum kontrolünün paylaşım yayına girmeden önce yapılması gerekir.

    Yaptırımlar Ne Kadar?

    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara yönelik idari yaptırımlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.

    Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için yayımladığı resmi bilgilendirmeye göre aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalarda uygulanabilecek idari para cezaları, ihlalin niteliği ve ilgili kriterlere göre 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişebilmektedir. (Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı idari para cezaları, 29.12.2025, https://tuketici.ticaret.gov.tr/haberler/6502-sayili-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-kapsaminda-uygulanan-idari-para-cezalari-1-ocak-2026-tarihinden-itibaren-25-49-oraninda-arttirildi) (Ticaret Bakanlığı)

    Her influencer reklamı ihlalinde otomatik olarak aynı tutarda ceza uygulanacağı düşünülmemelidir. İhlalin haksızlık içeriği, elde edilen menfaat, neden olunan zarar, kusur, ekonomik durum ve reklamın yayımlandığı mecra gibi kriterler değerlendirmede rol oynar.

    Denetimin yalnızca teorik düzeyde olmadığını güncel Reklam Kurulu verileri de gösteriyor. Ticaret Bakanlığının 19 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre Reklam Kurulu 2026 yılının ilk yedi ayında yaklaşık 26 bin başvuruyu incelemiş ve aldatıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalar nedeniyle toplam 218 milyon 478 bin TL idari para cezası uygulamıştır. (Ticaret Bakanlığı, 19.08.2026, https://ab.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligi-aldatici-reklamlar-ve-haksiz-ticari-uygulamalara-karsi-mucadelede-hiz-kesmiyor) (https://ticaret.gov.tr)

    1 Ağustos 2026 Sonrası Pratikte En Güvenli Formül Nedir?

    Yeni sistemin özünü tek cümleyle ifade etmek mümkün:

    Tüketici paylaşımı gördüğü ilk anda, herhangi bir yere tıklamadan veya ekranı kaydırmadan bunun reklam olduğunu ve reklam verenin kim olduğunu anlayabilmelidir.

    Bu nedenle pratikte örneğin:

    REKLAM | X MARKASI

    veya

    TANITIM | @xmarka tarafından sağlandı

    şeklindeki açık bir ifade tercih edilebilir.

    Story serilerinde açıklama her story’de bulunmalı; reel veya video başka bir formatta yeniden yayımlanırsa açıklama yeniden eklenmeli; reklam ibaresi ekran üzerindeki butonların altında kalmamalı; uzun hashtag grubunun sonuna gizlenmemeli ve platformun “ücretli ortaklık” aracı varsa bu araç ek bir şeffaflık yöntemi olarak kullanılmalıdır.

    Sonuç: Yeni Dönemde Mesele Sadece “#Reklam Yazmak” Değil

    1 Ağustos 2026 değişikliği sosyal medya reklamlarını ilk defa hukuki denetime tabi tutmadı. Ancak daha önce ağırlıklı olarak 2021 Kılavuzu ve genel reklam hükümleri üzerinden yürüyen sistemin temel unsurlarını Yönetmelik seviyesinde açık biçimde düzenledi.

    Yeni dönemde #İşbirliği veya #Sponsor gibi ifadelerin tek başına yeterli olduğuna güvenilmemelidir. Yönetmelik m.23/A uyarınca Reklam veya Tanıtım ibaresinden biri kullanılmalı, reklam veren belirlenebilir olmalı ve açıklama tüketicinin ilk karşılaşmasında açıkça görülebilmelidir.

    Ücretsiz veya indirimli ürün ve hizmetler, davetler, affiliate bağlantılar ve diğer menfaatler de reklam ilişkisi doğurabilir. Birden fazla story veya paylaşım varsa açıklama her paylaşımda bulunmalı; içerik başka formata dönüştürülürse yeniden gösterilmelidir.

    Yapay zeka bakımından ise iki ayrı konu birbirinden ayrılmalıdır: Belirli yapay zeka kullanımlarında şeffaflık yükümlülüğü bulunurken, gerçek kişilerin gerçeğe aykırı ürün deneyimi veya tavsiyesi yaratacak dijital kopyalarının kullanıldığı bazı reklamlar doğrudan yasaklanmıştır.

    Bu nedenle influencerlar, markalar ve ajanslar açısından doğru yaklaşım artık yalnızca bir hashtag eklemek değil, reklam kampanyasının tamamını yayımdan önce hukuki uyum açısından kontrol etmektir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık – Sosyal Medya ve Reklam Hukuku Uyum Süreçleri

    Influencer sözleşmelerinin hazırlanması veya güncellenmesi, marka-influencer iş birliklerinin reklam mevzuatına uygunluğunun incelenmesi, Reklam Kurulu süreçleri ve dijital reklam kampanyalarının hukuki risk analizi somut olayın şartlarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık hakkında:
    (https://td-lawfirm.com/about/) (TD Law Firm)

    Av. Murat Can Dolgun / Dolgun Hukuk ve Danışmanlık hakkında:
    (https://dolgun.av.tr/about/)

    Dolgun Akademi hukuk yazıları:
    (https://dolgun.av.tr/yazilarimiz/) (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Dolgun.av.tr:
    (https://dolgun.av.tr/) (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Kaynakça ve İleri Okuma

    Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete, 1 Temmuz 2026, Sayı 33297:
    (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260701-9.htm)

    T.C. Ticaret Bakanlığı, “Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalarla Mücadelede Yeni Dönem Başlıyor”, 27 Temmuz 2026:
    (https://www.ticaret.gov.tr/haberler/aldatici-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalarla-mucadelede-yeni-donem-basliyor)

    T.C. Ticaret Bakanlığı, “Sosyal Medyada Şeffaf Reklam Dönemi”, 28 Temmuz 2026:
    (https://www.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligindan-sosyal-medyada-seffaf-reklam-donemi)

    Reklam Kurulu, Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz, 2021/2 sayılı ilke kararı:
    (https://tuketici.ticaret.gov.tr/duyurular/sosyal-medya-etkileyicileri-tarafindan-yapilan-ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uyg)

    Ticaret Bakanlığı – 6502 sayılı Kanun kapsamında 2026 yılında uygulanacak idari para cezaları:
    (https://tuketici.ticaret.gov.tr/haberler/6502-sayili-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-kapsaminda-uygulanan-idari-para-cezalari-1-ocak-2026-tarihinden-itibaren-25-49-oraninda-arttirildi)

    Ticaret Bakanlığı – Reklam Kurulu 2026 yılının ilk yedi aylık denetim sonuçları, 19 Ağustos 2026:
    (https://ab.ticaret.gov.tr/haberler/ticaret-bakanligi-aldatici-reklamlar-ve-haksiz-ticari-uygulamalara-karsi-mucadelede-hiz-kesmiyor)

    Federal Trade Commission, Disclosures 101 for Social Media Influencers:
    (https://www.ftc.gov/business-guidance/resources/disclosures-101-social-media-influencers)

    Federal Trade Commission, Endorsements, Influencers and Reviews:
    (https://www.ftc.gov/business-guidance/advertising-marketing/endorsements-influencers-reviews)

    Federal Trade Commission, Updated Endorsement Guides, 2023:
    (https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/06/federal-trade-commission-announces-updated-advertising-guides-combat-deceptive-reviews-endorsements)

    IAB Türkiye – Sosyal Medya Etkileyicileri Reklam Kılavuzu:
    (https://iabtr.org/rehber/iab-avrupa-tedarik-zinciri-seffaflik-kilavuzu-2018/)

    Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut reklam kampanyalarında reklamın içeriği, ilgili ürün veya hizmet, taraflar arasındaki menfaat ilişkisi, kullanılan sosyal medya platformu ve varsa sektörel özel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir. Yazı hukuki mütalaa veya somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

  • Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    23 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “İzinsiz Çalıştığı İçin Haklarında Sınır Dışı Etme Kararı Alınan Yabancıların Çeşitli Masraflarının İşverenlerinden Tahsili Hakkında Yönetmelik“, öngörülen altı aylık sürenin dolmasıyla birlikte 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girmiştir.

    Bu bilgi notunda, işveren ve işveren vekillerinin karşı karşıya olduğu güncel mali riskler ve 2026 yılı için belirlenen idari para cezaları ile rücu edilecek masraf kalemleri hukuki bir perspektifle ele alınmıştır.

    1. İşverenin Mali Sorumluluğunun Kapsamı

    Yönetmelik uyarınca, çalışma izni olmaksızın çalıştırıldığı tespit edilen ve sınır dışı (deport) kararı alınan yabancıların, kamu bütçesinden karşılanan aşağıdaki masrafları işverenden tahsil edilecektir:

    • Geri Dönüş (Seyahat) Masrafları: Yabancının ve varsa eşi ile çocuklarının ülkelerine dönüş bilet bedelleri.

    • Sağlık Giderleri: Sınır dışı süreci tamamlanana kadar yapılan acil ve zorunlu sağlık harcamaları.

    Konaklama (Barınma) Maliyetleri: Yabancının Geri Gönderme Merkezlerinde idari gözetim altında tutulduğu süreye ilişkin barınma giderleri.

    • Hukuki Not: İşverenin konaklama masrafı sorumluluğu en fazla 3 ay ile sınırlandırılmıştır.

    2. 2026 Yılı Güncel Miktarları ve Cezalar

    2026 yılı itibarıyla, izinsiz yabancı çalıştırma fiiline uygulanan idari para cezaları yeniden değerleme oranında artırılmıştır. İşverenler, aşağıda belirtilen cezaların yanı sıra, yukarıda sayılan operasyonel masrafları (uçak bileti, konaklama vb.) ayrıca ödemek zorundadır.

    A. İdari Para Cezaları (2026 Tarifesi)

    Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında uygulanan güncel cezalar şöyledir:

    • İzinsiz Yabancı Çalıştıran İşveren: Her bir yabancı işçi için 102.503 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımlı): Yabancının şahsına 40.977 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımsız): Kendi namına çalışan yabancıya 82.010 TL.

    Bildirim Yükümlülüğüne Aykırılık: Bildirimleri süresinde yapmayan işveren veya bağımsız çalışana 6.805 TL.

    B. Konaklama ve Barınma Maliyeti

    Yönetmeliğin 7/5 maddesi uyarınca; Geri Gönderme Merkezlerinde barındırmanın günlük maliyeti, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından her mali yılbaşında maktu bir tutar olarak belirlenir.

    • Bu tutar, idari para cezası gibi sabit bir tarife olarak Resmî Gazete’de ilan edilmez; ancak idarenin iç genelgeleriyle belirlenir ve işverene gönderilecek ödeme emrinde (tebligatta) günlük birim maliyet üzerinden hesaplanarak bildirilir.

    3. Tahsilat Süreci ve Hukuki Prosedür

    Sürecin işleyişi idari ve icrai olmak üzere iki aşamalıdır:

    1. İdari Tebligat: İl Göç İdaresi Müdürlüğü, hesaplanan toplam masrafı (uçak bileti + konaklama bedeli + sağlık gideri) işverene tebliğ eder. İşverenin bu borcu ödemesi için 1 ay süresi vardır.

    2. Cebri İcra (Amme Alacağı): Bir aylık süre içinde ödeme yapılmazsa dosya Vergi Dairesi’ne devredilir. Alacak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, gecikme zammı ile birlikte ve gerekirse haciz yoluyla tahsil edilir.

    Hukuki Değerlendirme ve Tavsiye

    2026 yılı itibarıyla tek bir kaçak yabancı işçi çalıştırmanın maliyeti; 102.503 TL idari para cezasına ek olarak, kişi başı ortalama uçak bileti maliyetleri ve potansiyel 3 aylık barınma giderleri ile birlikte 200.000 TL bandını aşabilecek bir risk oluşturmaktadır.

    Hukuki Destek ve Risk Yönetimi

    2026 yılı itibarıyla ağırlaşan bu mali tabloda, işletmenizin sürdürülebilirliği için insan kaynakları süreçlerinizin hukuki denetimi (audit) hayati önem taşımaktadır. Özellikle “İşveren Vekili” sıfatını taşıyan yöneticilerin şahsi sorumlulukları da göz önüne alındığında, yabancı personel çalıştırma süreçlerinin mevzuata tam uyumlu yürütülmesi gerekmektedir.

    TD Hukuk Bürosu olarak; çalışma izinlerinin alınması, muafiyet süreçlerinin yönetimi ve olası idari para cezalarına karşı itiraz süreçlerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

    Av. Murat Can Dolğun

    Dolgun Hukuk ve Danışmanlık

    📍 İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, Bakırköy