Etiket: vatandaşlık hukuku

  • İstanbul’daki Tüm Konsolosluklar ve Adresleri 2026 | Güncel Liste

    İstanbul’daki Tüm Konsolosluklar ve Adresleri 2026 | Güncel Liste

    İstanbul’daki Tüm Konsolosluklar ve Büyükelçilikler: Ülkelere Göre Güncel Adres Listesi (2026)

    Son güncelleme: 22 Ekim 2026

    İstanbul, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı devlet temsilciliklerinin en yoğun bulunduğu şehirlerden biridir. Şehirde çok sayıda başkonsolosluk, konsolosluk ve fahri konsolosluk bulunmaktadır. Bu kurumlar vatandaşlık, pasaport, vize, belge tasdiki, noterlik, medeni hal, uluslararası ticaret ve yabancılar hukukuyla bağlantılı çeşitli işlemleri yürütmektedir.

    Bu yazımızda İstanbul’da bulunan yabancı ülke başkonsolosluklarının, konsolosluklarının ve fahri konsolosluklarının adreslerini alfabetik olarak derledik. Ayrıca konsoloslukların görevleri, vekaletname düzenlenmesi, belge tasdiki ve konsolosluk işlemlerinde hukuki temsil konularına ilişkin açıklamalara yer verdik.

    Önemli: Türkiye’deki yabancı devlet büyükelçiliklerinin merkezi esas olarak Ankara’dadır. İstanbul’da ise çoğunlukla başkonsolosluklar ve fahri konsolosluklar bulunmaktadır. Temsilciliklerin adresleri, çalışma durumları ve yetkileri değişebileceğinden işlem yapılmadan önce ilgili ülkenin resmî makamından doğrulama yapılmalıdır. Bu listedeki bazı adresler konsolosluk dizinlerinden derlenmiş olup güncel resmî teyidi bulunmamaktadır.

    1. İstanbul’daki Başkonsolosluklar ve Konsolosluklar

    Aşağıdaki tabloda yabancı devletlerin İstanbul’daki konsüler temsilcilikleri alfabetik olarak sıralanmıştır. Adresler kamuya açık kayıtlardan derlenmiştir. Güncel resmî teyidi bulunmayan kayıtların ziyaret öncesinde kontrol edilmesi gerekir.

    Ülke İstanbul Konsolosluk Adresi
    Afganistan Levent Mahallesi, Levent Caddesi No:28, Beşiktaş, İstanbul.
    Almanya İnönü Caddesi No:10, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul.
    Amerika Birleşik Devletleri İstinye Mahallesi, Kaplıcalar Mevkii No:2, Sarıyer, İstanbul.
    Arnavutluk Adnan Saygun Caddesi, Uydu Sokak No:4/14, Beşiktaş, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Arjantin Süzer Plaza, Askerocağı Caddesi No:9, Kat:16, Ofis:1602, Elmadağ, Şişli, İstanbul.
    Avustralya Askerocağı Caddesi No:15, Elmadağ, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Avusturya Köybaşı Caddesi No:46, Yeniköy, Sarıyer, İstanbul.
    Azerbaycan Zeytinoğlu Caddesi No:65, Akatlar, Beşiktaş, İstanbul.
    Bangladeş Büyükdere Caddesi No:121, Ercan Han, Kat:5, Gayrettepe, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Belarus Birgül Sokak, Toros Villa No:1/B, Florya, Bakırköy, İstanbul.
    Belçika Sıraselviler Caddesi No:39, Taksim, Beyoğlu, İstanbul.
    Birleşik Arap Emirlikleri Konaklar Mahallesi, Meşeli Sokak No:11, 4. Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    Birleşik Krallık (İngiltere) Meşrutiyet Caddesi No:42, Tepebaşı, Beyoğlu, İstanbul.
    Bosna-Hersek Dikilitaş Mahallesi, Yeni Gelin Sokak No:24, Kat:3, Beşiktaş, İstanbul.
    Brezilya Süzer Plaza, Askerocağı Caddesi No:6, Kat:4, Elmadağ, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Bulgaristan Ahmet Adnan Saygun Caddesi No:34, Ulus, Beşiktaş, İstanbul.
    Cezayir Gazeteciler Sitesi, 23 Temmuz Meydanı No:7, Esentepe, Şişli, İstanbul.
    Çekya (Çek Cumhuriyeti) Abdi İpekçi Caddesi No:71, Maçka, Şişli, İstanbul.
    Çin Halk Cumhuriyeti Memduhpaşa Yalısı, Mısırlı Caddesi No:6/8, Kireçburnu, Sarıyer, İstanbul.
    Danimarka Trump Towers, Büyükdere Caddesi No:1, Kule 2, Kat:14, Daire:463, Şişli, İstanbul.
    Endonezya Düğmeciler Mahallesi, Düğmeciler Caddesi No:52, Eyüpsultan, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Fas Levazım Mahallesi, Korukent Sitesi, Beyaz Köşk No:46/2, Beşiktaş, İstanbul.
    Filipinler Esentepe Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:171, Metrocity Ofis Binası, A Blok, Kat:13, Bağımsız Bölüm:183, Şişli, İstanbul.
    Fransa İstiklal Caddesi No:4, Taksim, Beyoğlu, İstanbul.
    Gana Akatlar Mahallesi, Gazeteciler Sitesi, Soltaş Evleri, Menekşe Sokak No:16, Beşiktaş, İstanbul.
    Güney Kore Askerocağı Caddesi No:6, Süzer Plaza, Kat:4, Elmadağ, Şişli, İstanbul.
    Gürcistan Levent Mahallesi, Sümbül Sokak No:17, Beşiktaş, İstanbul.
    Hindistan Cumhuriyet Caddesi No:42, Dörtler Apartmanı, Daire:11-12, Elmadağ, Şişli, İstanbul.
    Hırvatistan Asmalımescit Mahallesi, Oteller Sokak No:1/2, Tepebaşı, Beyoğlu, İstanbul.
    Hollanda İstiklal Caddesi No:197, Beyoğlu, İstanbul.
    Irak Gazeteciler Sitesi, Hikaye Sokak No:3, Esentepe, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    İran Ankara Caddesi No:1, Cağaloğlu, Fatih, İstanbul.
    İspanya Karanfil Aralığı Sokak No:16, 1. Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    İsrail Levent Mahallesi, Cömert Sokak No:1C, Beşiktaş, İstanbul. Temsilciliğin halka açık hizmet durumu ayrıca kontrol edilmelidir.
    İsveç İstiklal Caddesi No:247, Beyoğlu, İstanbul. Konsolosluk işlemlerinde Şah Kulu Bostanı Sokak yönündeki giriş kullanılmaktadır.
    İsviçre Büyükdere Caddesi No:173, 1. Levent Plaza, A Blok, Kat:3, Levent, İstanbul.
    İtalya Tom Tom Kaptan Sokak No:5, Beyoğlu, İstanbul.
    Japonya Büyükdere Caddesi No:209, Tekfen Tower, Kat:10, 4. Levent, İstanbul.
    Kanada Büyükdere Caddesi No:209, Tekfen Tower, 4. Levent, İstanbul.
    Karadağ Harman Sokak No:5, Harmancı Giz Plaza, Kat:10A, Levent, İstanbul.
    Katar Yeniköy Mahallesi, Balabandere Caddesi, Hilpark Suites Sitesi No:2, Sarıyer, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Kazakistan Başak Sokak No:35, Yeşilyurt, Bakırköy, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Kırgızistan Lamartin Caddesi No:7, Taksim, Beyoğlu, İstanbul.
    Kolombiya Windowist, Reşitpaşa, Eski Büyükdere Caddesi No:26, Sarıyer, İstanbul.
    Kosova Vali Konağı Caddesi No:74, Daire:3, Nişantaşı, Şişli, İstanbul.
    Kuveyt Reşitpaşa Mahallesi, Değirmentepe Ayhan Sokak No:14, Emirgan, Sarıyer, İstanbul.
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 19 Mayıs Mahallesi, Aytekin Kotil Caddesi, Cevahir İş Merkezi, Kat:5, Şişli, İstanbul.
    Kuzey Makedonya İnönü Caddesi, Üçler Apartmanı No:20, Kat:2, Daire:3, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul.
    Lübnan Teşvikiye Caddesi, Saray Apartmanı No:134/1, Şişli, İstanbul.
    Libya İnönü Caddesi, Miralay Şefik Bey Sokak No:3, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul.
    Macaristan Gürsel Mahallesi, İmrahor Caddesi, Yankı Sokak No:27, Polat Ofis B Blok, Kağıthane, İstanbul.
    Malezya Esentepe Mahallesi, Ali Kaya Sokak No:1/1B, Polat Plaza B Blok, Kat:8, Şişli, İstanbul.
    Malta Esentepe Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:175, Ferko Signature, A Blok, Kat:2, Ofis:14, Şişli, İstanbul.
    Mısır Cevdet Paşa Caddesi No:12, Bebek, Beşiktaş, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Moğolistan Levent Mahallesi, Levent Caddesi, Güvercin Sokak No:37, Beşiktaş, İstanbul.
    Moldova İnönü Caddesi No:43, Daire:6, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul.
    Norveç Bilezik Sokak No:4, Fındıklı, Beyoğlu, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Özbekistan Şehit Halil İbrahim Caddesi No:23, İstinye, Sarıyer, İstanbul.
    Pakistan Güllü Sokak No:20, 3. Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    Panama Sahrayıcedit Mahallesi, Batman Sokak No:30, GFY Plaza, Kat:11, Daire:36, Kadıköy, İstanbul.
    Polonya Maslak Mahallesi, Eski Büyükdere Caddesi No:7, GİZ 2000 Plaza, Kat:5, Sarıyer, İstanbul.
    Romanya Yanarsu Sokak No:42, Narin Sitesi, Etiler, Beşiktaş, İstanbul.
    Rusya Federasyonu İstiklal Caddesi No:219-225A, Beyoğlu, İstanbul.
    Senegal Cumhuriyet Caddesi No:257, Kat:3, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Sırbistan Levent Mahallesi, Sümbül Sokak No:2, Beşiktaş, İstanbul.
    Slovakya Levent Mahallesi, Bambu Sokak No:6, Beşiktaş, İstanbul.
    Sudan Seher Yıldızı Sokak No:40, Etiler, Beşiktaş, İstanbul.
    Suriye Maçka Caddesi, Ralli Apartmanı No:37, Kat:3, Teşvikiye, Şişli, İstanbul. Güncel faaliyet durumu teyit edilmelidir.
    Suudi Arabistan Konaklar Mahallesi, Çamlık Caddesi, Akasyalı Sokak No:6, 4. Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    Tacikistan Şenlikköy Mahallesi, Yeni Bağlar Caddesi, Billur Sokak No:16, Florya, Bakırköy, İstanbul.
    Tayland Kore Şehitleri Caddesi, Mithat Ulu Ünlü Sokak No:12, Zincirlikuyu, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Tunus Gazeteciler Sitesi, Keskinkalem Sokak No:31, Esentepe, Şişli, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Türkmenistan Gazi Evrenos Caddesi, Baharistan Sokak No:13, Yeşilköy, Bakırköy, İstanbul.
    Ukrayna Adakale Sokak No:13, Şenlikköy, Florya, Bakırköy, İstanbul.
    Venezuela Teşvikiye Mahallesi, Hakkı Yeten Caddesi, Terrace Fulya Center No:11/65, Şişli, İstanbul.
    Yunanistan Turnacıbaşı Sokak No:22, Beyoğlu, İstanbul.

    2. İstanbul’daki Fahri Konsolosluklar ve Adresleri

    Fahri konsolosluklar, başkonsolosluklardan farklı statüde faaliyet gösteren temsilciliklerdir. Bu kurumların görevleri, ilgili devlet tarafından tanınan yetkilerle sınırlıdır. Bazı fahri konsolosluklar ticari ve kültürel ilişkiler alanında faaliyet gösterirken, bazıları belirli konsüler işlemlerde yardımcı olabilir.

    Adreslerin doğrulanması: Aşağıdaki tablo tarihsel veya kamuya açık konsolosluk dizini kayıtlarını da içermektedir. Her bir fahri konsolosluğun halen görev yaptığı ve adresinin değişmediği teyit edilmiş değildir. Resmî makamdan teyit alınmadan ziyaret edilmemelidir.

    Ülke Fahri Konsolosluk Adres Kaydı
    Bahamalar Aydıntepe Mahallesi, Tersaneler Caddesi, 50. Sokak No:7, Tuzla, İstanbul.
    Bahreyn Fahrettin Kerim Gökay Caddesi No:34, Altunizade, Üsküdar, İstanbul.
    Belize Değirmen Sokak No:18, Nidakule, Kat:21, Kozyatağı, Kadıköy, İstanbul.
    Benin Keresteci Hakkı Sokak No:50, Akbıyık, Cankurtaran, Fatih, İstanbul.
    Bolivya Altan Erbulak Sokak No:3, Kat:2, Mecidiyeköy, Şişli, İstanbul.
    Burkina Faso Eski Büyükdere Caddesi, Ayazağa Yolu, İzgi Plaza, Maslak, Sarıyer, İstanbul.
    Burundi Harmancı Giz Plaza, Kat:15, Levent, İstanbul.
    Cook Adaları Yeni Parseller Sokak No:20, K Binası, Kat:4-5, Kavacık, Beykoz, İstanbul.
    Dominik Cumhuriyeti Meclis-i Mebusan Caddesi No:31, Murat Han Apartmanı, Kat:6, Fındıklı, Beyoğlu, İstanbul.
    Ekvador Reşitpaşa Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:14, Park Plaza, Maslak, Sarıyer, İstanbul.
    Estonya Cumhuriyet Caddesi No:22/24, Elmadağ, Şişli, İstanbul.
    Finlandiya Cumhuriyet Caddesi No:173/7, Adlı Han, Harbiye, Şişli, İstanbul.
    Gabon Barbaros Mahallesi, Ihlamur Sokak, Uphill Court Towers, A1-B Blok, Kat:9, Daire:54, Ataşehir, İstanbul.
    Gambiya Yıldız Sarayı, Seyir Köşkü, Barbaros Bulvarı, Beşiktaş, İstanbul. Güncel kayıt teyidi gereklidir.
    Guatemala Küçük Çamlıca Caddesi No:85/6, Kısıklı, Üsküdar, İstanbul.
    Güney Afrika Muallim Naci Caddesi No:69, Ortaköy, Beşiktaş, İstanbul. Güncel kayıt teyidi gereklidir.
    Guyana Meydan Sokak, Veko Giz Plaza, Kat:2, Maslak, Sarıyer, İstanbul.
    İzlanda İrfan Caddesi No:19, Orhanlı, Tuzla, İstanbul.
    Jamaika Harbiye Caddesi No:283, Harbiye, Şişli, İstanbul.
    Kamboçya İnönü Caddesi No:53, Işık Apartmanı, Kat:7, Daire:13, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul.
    Kamerun Üniversite Mahallesi, Bağlariçi Caddesi No:29, Avcılar, İstanbul.
    Kenya Büyükdere Caddesi No:155/3, Levent, İstanbul.
    Komorlar Eski Büyükdere Caddesi, İZ Plaza Giz No:9, Kat:13, Maslak, Sarıyer, İstanbul.
    Kongo Cumhuriyeti Süleyman Seba Caddesi No:77, Kent Apartmanı, Daire:3, Maçka, Şişli, İstanbul.
    Kosta Rika Süzer Plaza, Askerocağı Caddesi No:9, Elmadağ, Şişli, İstanbul.
    Letonya Eski Bağdat Caddesi No:40, Çamlık Çıkmazı No:1, Küçükyalı, Maltepe, İstanbul.
    Litvanya Mimar Sinan Sokak No:21, Seba Ofis Boulevard, D Blok, Daire:59, Ayazağa, Sarıyer, İstanbul.
    Maldivler Cumhuriyet Caddesi No:257, Kat:3, Harbiye, Şişli, İstanbul.
    Mali Hacı Adil Caddesi, Asma Sokak No:1, 1. Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    Meksika Levent Mahallesi, Levent Caddesi, Lale Sokak No:23, Beşiktaş, İstanbul.
    Monako Asmalımescit Mahallesi, Oteller Sokak No:8, Kat:2, Beyoğlu, İstanbul.
    Moritanya Osmangazi Mahallesi, Yıldızhan Caddesi, Köşe Sokak No:4, Saray İş Merkezi, Sancaktepe, İstanbul.
    Namibya Abdi İpekçi Caddesi No:5/5, Daire:6, Nişantaşı, Şişli, İstanbul.
    Orta Afrika Cumhuriyeti Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan Caddesi, Hoffman Plaza, Kat:3, İçerenköy, Ataşehir, İstanbul.
    Paraguay İnönü Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi No:69/A, Şişli, İstanbul.
    Peru Tekstilkent, Koza Plaza A Blok, Kat:22, Esenler, İstanbul.
    Portekiz Meclis-i Mebusan Caddesi No:157, Kat:5, Fındıklı, Beyoğlu, İstanbul.
    Ruanda Etiler Mahallesi, Meydan Sokak, Mermerler Sitesi, B Blok, Daire:3, Beşiktaş, İstanbul.
    San Marino Maya Residence, M Blok, Daire:13, Etiler, Beşiktaş, İstanbul.
    Seyşeller Yapı Kredi Plaza, C Blok, Kat:13, Levent, Beşiktaş, İstanbul.
    Şili Bestekar Şevki Bey Sokak No:30, Balmumcu, Beşiktaş, İstanbul.
    Singapur Alan Sokak No:4/5, Şaşkınbakkal, Kadıköy, İstanbul. Güncel statü ve adres teyidi gereklidir.
    Slovenya Hacı Reşit Paşa Sokak No:7, Çamlıca, Üsküdar, İstanbul.
    Solomon Adaları Süleyman Seba Caddesi No:48, BJK Plaza, A/88, Beşiktaş, İstanbul.
    Somali Çobançeşme, Kalender Sokak No:8, Bahçelievler, İstanbul. Güncel statü ve adres teyidi gereklidir.
    Sri Lanka Kaynarca Mahallesi, Bahattin Veled Caddesi No:1, Mavikule Residence, Kat:12, Daire:59, Pendik, İstanbul.
    Tanzanya Abdi İpekçi Caddesi No:29, Atid Apartmanı, Kat:2, Daire:4, Nişantaşı, Şişli, İstanbul.
    Trinidad ve Tobago Akatlar, Maya Residence, Barclay 12, Daire:1, Beşiktaş, İstanbul.
    Umman Cumhuriyet Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi No:157/4, Seyran Apartmanı, Harbiye, Şişli, İstanbul.
    Uruguay Muallim Naci Caddesi No:69, Ortaköy, Beşiktaş, İstanbul. Güncel statü ve adres teyidi gereklidir.
    Ürdün Balmumcu Mahallesi, Zincirlikuyu Sokak No:3, Daire:155, Beşiktaş, İstanbul.
    Yemen Halaskargazi Caddesi, Uygar Apartmanı No:43, Kat:5, Harbiye, Şişli, İstanbul.
    Yeni Zelanda İnönü Caddesi No:92/3, Taksim, Beyoğlu, İstanbul. Güncel adres teyidi gereklidir.
    Zambiya Halaskargazi Caddesi No:43/5, Kat:5, Harbiye, Şişli, İstanbul.

    Barbados, Cabo Verde, Etiyopya, Gine-Bissau, Lüksemburg, Mauritius, Saint Kitts ve Nevis, Saint Vincent ve Grenadinler ile Uganda adına da çeşitli konsolosluk dizinlerinde İstanbul kayıtları bulunmaktadır. Ancak bu ülkeler yönünden güncel ziyaret adreslerinin doğrulanması gerektiğinden kesin adres belirtilmemiştir.

    3. İstanbul’da Büyükelçilik Var mı?

    Büyükelçilik, bir devletin başka bir devlet nezdindeki diplomatik temsilciliğidir. Türkiye’de yabancı devlet büyükelçiliklerinin merkezleri esas olarak Ankara’da bulunmaktadır.

    İstanbul’daki yabancı devlet temsilciliklerinin önemli bir kısmı başkonsolosluk niteliğindedir. Tarihî elçilik binalarının bulunması, bu yapıların günümüzde büyükelçilik statüsünde faaliyet gösterdiği anlamına gelmez.

    Büyükelçilikler ile konsolosluklar arasındaki hukuki farklılıkların değerlendirilmesinde diplomatik ilişkileri düzenleyen 1961 tarihli Viyana Sözleşmesi ve konsolosluk ilişkilerini düzenleyen 1963 tarihli Viyana Sözleşmesi önem taşımaktadır.

    4. Konsoloslukların Görevleri Nelerdir?

    Konsoloslukların başlıca görevleri, temsil ettikleri devletin vatandaşlarının menfaatlerini korumak ve ilgili devletin mevzuatının izin verdiği konsüler işlemleri yerine getirmektir.

    Bu işlemler arasında pasaport ve seyahat belgesi düzenlenmesi, vize başvuruları, nüfus kayıtları, evlilik ve doğum işlemleri, vatandaşlık başvuruları, belge düzenlenmesi, belge tasdiki, noterlik hizmetleri ve acil konsüler yardım sayılabilir.

    Her konsolosluğun aynı yetkilere sahip olduğu düşünülmemelidir. Özellikle fahri konsoloslukların yetkileri çoğu zaman meslekten konsoloslar tarafından yönetilen başkonsoloslukların yetkilerinden daha sınırlıdır.

    5. Konsoloslukta Vekaletname Düzenlenmesi ve Türkiye’de Kullanılması

    Yabancı ülkelerde yaşayan kişilerin Türkiye’deki hukuki işlemlerini bir avukat veya temsilci aracılığıyla yürütmek istemeleri halinde vekaletname düzenlenmesi gündeme gelmektedir.

    Yabancı bir devletin konsolosluğunda düzenlenen vekaletnamenin Türkiye’de kullanılabilirliği, belgenin niteliğine, düzenlenme şekline, ilgili uluslararası sözleşmelere ve Türk hukukunun öngördüğü şartlara göre değerlendirilmelidir.

    Vekaletname özellikle vatandaşlık işlemleri, tapu ve taşınmaz işlemleri, miras işlemleri, şirket kuruluşu, ticari işlemler, dava takibi ve idari başvurular için kullanılacaksa yetki kapsamının önceden belirlenmesi önemlidir.

    Örneğin taşınmazın satılması, belirli dava işlemlerinin yapılması veya özel yetki gerektiren başka bir hukuki işlemin yürütülmesi için genel ifadelerle düzenlenen bir vekaletname her zaman yeterli olmayabilir.

    6. Apostil, Konsolosluk Tasdiki ve Yabancı Resmî Belgelerin Türkiye’de Kullanılması

    Yurt dışında düzenlenen resmî belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin kaynağına ve ilgili devletin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre farklı tasdik yöntemleri uygulanabilir.

    5 Ekim 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesine taraf devletlerde, sözleşmenin kapsamına giren belgeler bakımından apostil yöntemi kullanılabilir. Apostil, belgenin içeriğinin doğruluğunu değil, belgedeki imzanın, imzalayanın sıfatının ve gerektiğinde mühür veya damganın gerçekliğini doğrulamaya yöneliktir.

    Apostil sisteminin uygulanmadığı durumlarda ise ilgili ülkelerin mevzuatına ve uluslararası düzenlemelere bağlı olarak dışişleri makamı, konsolosluk veya diğer yetkili makamlar aracılığıyla tasdik işlemleri gerekebilir.

    Yabancı dilde düzenlenen belgelerin Türkiye’de kullanılmasında ayrıca Türkçe tercüme ve gerektiğinde noterlik işlemleri yapılması gerekebilir.

    7. Konsolosluk İşlemleri, Türk Vatandaşlığı ve Yabancılar Hukuku

    Türkiye’de ikamet eden veya Türkiye ile hukuki ilişkisi bulunan yabancı devlet vatandaşları bakımından konsolosluk işlemleri önemli sonuçlar doğurabilir.

    Özellikle Türk vatandaşlığının kazanılması, vatandaşlık statüsüne ilişkin idari işlemler, vatandaşlık kararlarının iptali veya geri alınması, ikamet izinleri, yabancıların sınır dışı edilmesi, uluslararası koruma ve yabancı devlet vatandaşlarının medeni hal işlemlerinde birden fazla ülkenin hukukunun birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

    Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin işlemlerde 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, ilgili yönetmelik hükümleri ve somut olayın niteliği dikkate alınmalıdır.

    Yabancı bir ülkenin konsolosluğu, Türk idari makamları veya mahkemeleri yerine karar vermemektedir. Ancak yabancının tabiiyetinin belirlenmesi, pasaport düzenlenmesi ve belirli belgelerin temin edilmesi gibi konularda konsüler işlemler hukuki sürecin önemli bir parçası olabilir.

    8. İstanbul’daki Konsolosluklara Gitmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

    İstanbul’daki konsoloslukların çalışma saatleri, resmî tatilleri, randevu sistemleri ve başvuru yöntemleri ülkeden ülkeye değişmektedir. Özellikle yabancı devletlerin ulusal bayramları ve resmî tatilleri nedeniyle temsilcilikler kapalı olabilir.

    Başvurudan önce ilgili konsolosluğun resmî internet sitesinden adres, randevu, belge, harç ve tercümanlık şartları kontrol edilmelidir.

    Vize başvurularında bazı ülkeler doğrudan konsolosluk yerine yetkilendirilmiş başvuru merkezleri aracılığıyla işlem yapmaktadır. Bu nedenle vize başvuru merkezlerinin adresleriyle diplomatik temsilcilik adresleri birbirine karıştırılmamalıdır.

    9. İstanbul’daki Konsolosluklar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    İstanbul’da hangi ülkelerin büyükelçilikleri var?

    Türkiye’deki yabancı devlet büyükelçilikleri esas olarak Ankara’da bulunmaktadır. İstanbul’da ise çeşitli ülkelerin başkonsoloslukları, konsoloslukları ve fahri konsoloslukları yer almaktadır.

    İstanbul’daki konsolosluklar hangi ilçelerde yoğunlaşmıştır?

    Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu ve Sarıyer, yabancı konsüler temsilciliklerin yoğun olarak bulunduğu ilçelerdir. Bunun yanında Bakırköy, Fatih, Kadıköy, Üsküdar ve diğer ilçelerde de konsolosluk kayıtları bulunmaktadır.

    İstanbul’daki Amerikan Konsolosluğu nerede?

    Amerika Birleşik Devletleri İstanbul Başkonsolosluğu, İstinye Mahallesi, Kaplıcalar Mevkii No:2, Sarıyer, İstanbul adresindedir.

    İstanbul’daki Alman Konsolosluğu nerede?

    Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, İnönü Caddesi No:10, Gümüşsuyu, Beyoğlu, İstanbul adresindedir.

    İstanbul’daki Çin Konsolosluğu nerede?

    Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Memduhpaşa Yalısı, Mısırlı Caddesi No:6/8, Kireçburnu, Sarıyer, İstanbul adresinde bulunmaktadır.

    İstanbul’daki İran Konsolosluğu nerede?

    İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğunun adresi Ankara Caddesi No:1, Cağaloğlu, Fatih, İstanbul olarak kayıtlıdır.

    İstanbul’daki Rusya Konsolosluğu nerede?

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu, İstiklal Caddesi No:219-225A, Beyoğlu, İstanbul adresindedir.

    İstanbul’daki konsolosluklara randevusuz gidilebilir mi?

    Randevu şartları ülkeden ülkeye ve işlem türüne göre değişmektedir. Bazı konsolosluklar yalnızca çevrim içi randevuyla başvuru kabul etmektedir. İşlemden önce resmî randevu sistemi incelenmelidir.

    Fahri konsolosluk ile başkonsolosluk arasındaki fark nedir?

    Başkonsolosluklar genellikle meslekten konsoloslar tarafından yönetilen resmî konsüler temsilciliklerdir. Fahri konsolosluklar ise ilgili devlet tarafından belirlenen daha sınırlı görevler çerçevesinde faaliyet gösterebilir. Somut yetki kapsamı ilgili devletin düzenlemelerine bağlıdır.

    Konsoloslukta düzenlenen belgeler Türkiye’de doğrudan geçerli midir?

    Her belge için doğrudan geçerlilik bulunduğu söylenemez. Belgenin türüne ve uygulanacak uluslararası düzenlemelere bağlı olarak apostil, tasdik, tercüme veya noterlik işlemleri gerekebilir.

    Konsolosluk işlemleri için avukat zorunlu mudur?

    Konsolosluk işlemlerinin tamamı için avukat bulundurma zorunluluğu yoktur. Ancak vatandaşlık, taşınmaz, miras, ticaret, uluslararası belge geçerliliği ve idari uyuşmazlıklar gibi konularda hukuki destek alınması gerekebilir.

    10. Resmî Kaynaklar ve Güncelleme Politikası

    İstanbul’daki konsoloslukların görev durumları ve adresleri zaman içerisinde değişebilmektedir. Bu nedenle adres araştırmalarında öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının Diplomatik Portalı ve ilgili devletlerin dışişleri bakanlıklarının resmî sayfaları esas alınmalıdır.

    Güncelleme ve doğruluk notu: Bu içerik geniş kapsamlı bir bilgilendirme derlemesidir ve İstanbul’daki bütün temsilciliklerin güncel adreslerinin eksiksiz doğrulandığı anlamına gelmez. Özellikle fahri konsoloslukların statüsü ve adresi değişebilir. Resmî işlem veya ziyaret öncesinde doğrudan yetkili makamdan bilgi alınmalıdır.

    Hukuki Danışmanlık ve İletişim

    Yabancılar hukuku, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybı, uluslararası belge işlemleri, yabancı vekaletnamelerin Türkiye’de kullanılması, taşınmaz işlemleri ve milletlerarası özel hukuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme ve temsil hizmeti sunulmaktadır.

    Av. Murat Can Dolğun

    İstanbul Barosu

    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Ofis adresi:

    Dünya Ticaret Merkezi, A2 Blok, No:206

    Yeşilköy, Bakırköy, İstanbul

    Çalışma saatleri: Pazartesi-Cuma, 09.00-17.00 (Türkiye saati).

    İnternet siteleri:
    www.dolgun.av.tr
    www.td-lawfirm.com

    Bu yazı Av. Murat Can Dolğun tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Metin, somut olaylara ilişkin bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez.

  • YATIRIM YOLUYLA KAZANILAN TÜRK VATANDAŞLIĞININ İPTALİ VE GERİ ALINMASI: SAHTE EKSPERTİZ, MUVAZAALI İŞLEMLER, İYİ NİYETLİ YATIRIMCI VE YARGISAL KORUMA

    YATIRIM YOLUYLA KAZANILAN TÜRK VATANDAŞLIĞININ İPTALİ VE GERİ ALINMASI: SAHTE EKSPERTİZ, MUVAZAALI İŞLEMLER, İYİ NİYETLİ YATIRIMCI VE YARGISAL KORUMA

    Özet

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu (“TVK”) m.12 ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (“TVKUY”) m.20 çerçevesinde düzenlenen istisnai vatandaşlık kazanma yollarından biridir. Özellikle taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlıkta yatırımın mevzuatta öngörülen miktar ve şartları taşıması, ilgili idari makamlar tarafından yatırım şartlarının gerçekleştiğinin tespit edilmesi ve nihayet yetkili makam tarafından vatandaşlığın kazanılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna yansıyan ceza soruşturmaları ve idari incelemeler sonucunda, geçmiş yıllarda yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış çok sayıda kişinin hukuki statüsü yeniden inceleme konusu olmuştur. Soruşturmalar özellikle düşük bedelli taşınmazların gerçeğe aykırı veya sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterilmesi, muvazaalı taşınmaz satışları yapılması, vatandaşlık için gerekli yatırım miktarının gerçekte karşılanmadığı halde karşılanmış gibi gösterilmesi ve görünürde gerçekleştirilen para hareketlerinin sonradan tersine çevrilmesi iddiaları üzerinde yoğunlaşmaktadır.

    4 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuna açıklanan soruşturmada, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterilerek muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddia edilmiş; Adalet Bakanlığının açıklamasında bu yöntemle vatandaşlık kazandığı belirtilen 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesine yönelik yasal sürecin başlatıldığı bildirilmiştir.

    T.C. Adalet Bakanlığı:
    https://basin.adalet.gov.tr/bakan-gurlek-687-kisinin-vatandasliginin-iptali-icin-yasal-surec-baslatildi

    Anadolu Ajansı:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/haksiz-turk-vatandasligi-kazandirdigi-tespit-edilen-suc-orgutune-operasyon-/4017632

    Bununla birlikte, bir müteahhit, gayrimenkul şirketi, aracı veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması yürütülmesi ile o kişi veya kuruluşla işlem yapan yatırımcının vatandaşlığı hukuka aykırı şekilde kazandığının kabulü birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

    Her yatırımcı bakımından yatırımın gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, yatırımın gerçek ekonomik niteliği, taşınmazın yatırım tarihindeki değeri, para hareketleri, yatırımcının üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen usulsüzlüklerden haberdar olup olmadığı ve vatandaşlık kararının hangi kanuni sebebe dayanılarak sona erdirildiği ayrı ayrı incelenmelidir.

    Bu incelemede özellikle TVK m.31’de düzenlenen vatandaşlığı kazanma kararının iptali ile TVK m.40’ta düzenlenen vatandaşlık kararının geri alınması birbirinden ayrılmalıdır.

    I. YATIRIM YOLUYLA TÜRK VATANDAŞLIĞININ HUKUKİ NİTELİĞİ

    Yatırım yoluyla vatandaşlık, özel hukuk kişileri tarafından “satılan” bir vatandaşlık türü değildir. Müteahhit veya gayrimenkul şirketi taşınmaz satabilir; aracı veya danışmanlık şirketi yatırım ve başvuru sürecine ilişkin hizmet sunabilir. Ancak Türk vatandaşlığının kazanılmasına karar verme yetkisi Devlete aittir.

    TVK m.12, istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılabileceği halleri düzenlemektedir. Yatırımın türü ve miktarı ise esas olarak TVKUY m.20/2 kapsamında belirlenmektedir.

    Taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlık bakımından güncel sistemde en az 400.000 ABD doları veya karşılığı döviz tutarında taşınmaz edinilmesi ve mevzuatta öngörülen şekilde üç yıl süreyle satış yapılmaması şartı bulunmaktadır.

    Ancak günümüzde geçerli 400.000 ABD doları sınırı geçmişte tamamlanmış bütün yatırımlar bakımından esas alınamaz. Yatırım miktarları ve başvuru şartları yıllar içerisinde değiştirilmiştir. Bu nedenle geçmiş tarihli bir vatandaşlık dosyası, yatırımın gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre değerlendirilmelidir.

    Başka bir ifadeyle bugün yapılacak incelemede yalnızca mevcut mevzuata değil, vatandaşlığın kazanılmasına esas yatırımın yapıldığı tarihteki hukuki rejime bakılması gerekir.

    II. DEĞERLEME RAPORU VE UYGUNLUK BELGESİNİN HUKUKİ ÖNEMİ

    Taşınmaz yoluyla vatandaşlık sisteminde yatırımcının yalnızca bir taşınmaz satın alması yeterli değildir. Taşınmazın vatandaşlık mevzuatında aranan yatırım şartlarını taşıdığına ilişkin idari inceleme ve tespit süreci bulunmaktadır.

    Bu süreçte değerleme raporları, tapu kayıtları, yatırım tutarının tespiti ve uygunluk belgesi merkezi öneme sahiptir.

    Uygunluk belgesi, yatırımcının tek taraflı beyanıyla veya yalnızca satıcının açıklamasıyla meydana gelen bir belge değildir. İlgili kamu makamı, yatırımın mevzuatta aranan şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin bir değerlendirme yapmaktadır.

    Dolayısıyla geçmişte verilmiş vatandaşlık kararları yeniden incelenirken yatırımcının yalnızca müteahhit veya diğer özel hukuk kişileriyle ilişkisi değil, vatandaşlık kararına kadar gerçekleştirilen idari incelemeler de dikkate alınmalıdır.

    Bununla birlikte uygunluk belgesinin geçmişte düzenlenmiş olması, vatandaşlık kararının hiçbir durumda geri alınamayacağı anlamına gelmez. TVK m.40, hukuki şartlar oluşmadan verilen vatandaşlık kararlarının sonradan geri alınabilmesine ilişkin açık bir kanuni düzenleme içermektedir.

    Bu nedenle iki uç yaklaşım da hukuken isabetli değildir.

    İdarenin geçmişte uygunluk belgesi düzenlemiş olması, vatandaşlık kararını her türlü hukuki denetimin dışında bırakmaz.

    Buna karşılık, değerleme kuruluşu veya müteahhit hakkında soruşturma yürütülmesi de o kişi veya kuruluşla işlem yapan bütün yatırımcıların vatandaşlığı hukuka aykırı şekilde kazandığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

    Her dosya kendi maddi ve hukuki özellikleri çerçevesinde incelenmelidir.

    III. 2025 YILINDAKİ MUVAZAALI GAYRİMENKUL SATIŞI SORUŞTURMASI

    Yatırım yoluyla vatandaşlık işlemlerine ilişkin geniş kapsamlı soruşturmalar 2026 yılıyla sınırlı değildir.

    24 Eylül 2025 tarihinde kamuoyuna yansıyan İstanbul merkezli ve 19 ili kapsayan bir soruşturmada, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden yabancı yatırımcılara Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddia edilmiştir.

    Soruşturma makamlarının kamuoyuna yansıyan açıklamalarına göre, 451 yabancı yatırımcıya aileleriyle birlikte vatandaşlık kazandırıldığı; vatandaşlık için gerekli yabancı sermayenin gerçekte Türkiye’ye girmediği, hayali para hareketleri oluşturulduğu ve taşınmazların gerçek değerlerinin üzerinde gösterildiği ileri sürülmüştür.

    Anadolu Ajansı:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/muvazaali-gayrimenkul-satisiyla-vatandaslik-saglayan-suc-orgutu-cokertildi/3697125

    Soruşturmanın sonraki aşamalarına ilişkin haberlerde, bazı taşınmazların vatandaşlık işlemlerinden sonra önceki maliklere veya bağlantılı kişilere geri döndürülmesini sağlayacak düzenlemeler yapıldığı da iddia edilmiştir.

    Anadolu Ajansı:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/yabancilara-usulsuz-vatandaslik-kazandiran-suc-orgutune-yonelik-operasyonda-yakalanan-113-supheli-adliyede/3699547

    Bu iddiaların doğrulanması halinde işlemlerin gerçek ekonomik niteliği ile resmi belgelerde oluşturulan hukuki görünüm arasında önemli farklılıkların bulunduğu sonucuna ulaşılması mümkün olabilir.

    Ancak ceza soruşturmasında ileri sürülen iddiaların kesinleşmiş mahkumiyet hükmü olmadığı özellikle belirtilmelidir.

    IV. 2026 YILINDA 687 KİŞİYİ İLGİLENDİREN SORUŞTURMA

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen geniş kapsamlı soruşturmanın ayrıntıları kamuoyuna duyurulmuştur.

    Resmi açıklamada;

    “düşük bedelli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli göstererek muvazaalı satış işlemleri üzerinden Türk vatandaşlığı”

    kazandırıldığı iddiasına yer verilmiştir.

    T.C. Adalet Bakanlığı:
    https://basin.adalet.gov.tr/bakan-gurlek-687-kisinin-vatandasliginin-iptali-icin-yasal-surec-baslatildi

    Açıklamaya göre vatandaşlık kazanımı için Türkiye’ye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar TL’nin ülkeye girmediği ve bunun yerine hayali para transferleri gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

    Yedi şirkete el konularak kayyum atanmış, 1.045 taşınmaz ile çeşitli malvarlığı değerleri hakkında tedbir uygulanmış ve soruşturma konusu yöntemle vatandaşlık kazandığı belirtilen 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesi amacıyla yasal sürecin başlatıldığı açıklanmıştır.

    Aynı soruşturma Anadolu Ajansı tarafından da haberleştirilmiştir:

    Soruşturmanın ilerleyen aşamasında gözaltına alınan 80 şüpheliden 32’sinin tutuklandığı bildirilmiştir:

    Burada soruşturma makamlarının kullandığı “sahte ekspertiz”, “muvazaalı satış” ve benzeri nitelendirmelerin soruşturma kapsamındaki iddiaları ifade ettiği gözden kaçırılmamalıdır. Soruşturma, gözaltı veya tutuklama kararı kesinleşmiş mahkumiyet hükmü değildir. Kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir.

    V. TVK M.31: YALAN BEYAN VEYA ÖNEMLİ HUSUSLARIN GİZLENMESİ NEDENİYLE İPTAL

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 hükmü şöyledir:

    “Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.”

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    Hükmün lafzı son derece önemlidir.

    Kanun, vatandaşlığın kazanılması sürecinde herhangi bir hukuka aykırılığın ortaya çıkmasını tek başına iptal sebebi olarak düzenlememiştir.

    TVK m.31’in uygulanabilmesi için vatandaşlığın kazanılmasının “ilgilinin yalan beyanı” veya “vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi” sonucunda gerçekleşmiş olması gerekir.

    Dolayısıyla TVK m.31’e dayanılan bir işlemde yatırımcının hangi beyanının gerçeğe aykırı olduğu veya hangi önemli hususu gizlediği somutlaştırılmalıdır.

    Gerçeğe aykırı beyan veya gizlenen husus ile vatandaşlığın kazanılması arasında nedensellik bağı da bulunmalıdır. Başka bir ifadeyle, gerçek durum idarece bilinseydi vatandaşlığın kazanılmasına karar verilip verilmeyeceği önem taşımaktadır.

    Bu özellik, TVK m.31’i vatandaşlık kazanma kararındaki her türlü hukuka aykırılığın giderilmesini sağlayan genel bir hüküm olmaktan çıkarmaktadır.

    VI. ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN FİİLLERİ YATIRIMCIYA KENDİLİĞİNDEN İSNAT EDİLEMEZ

    Güncel uyuşmazlıkların en önemli hukuki sorunlarından biri, müteahhit, gayrimenkul şirketi, aracı veya değerleme uzmanı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen fiillerin yatırımcı bakımından hangi sonuçları doğuracağıdır.

    TVK m.31’in lafzı “ilgilinin” yalan beyanını veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesini esas almaktadır.

    Bu nedenle değerleme uzmanının gerçeğe aykırı rapor düzenlemiş olması, yatırımcının raporun gerçeğe aykırı olduğunu bildiğini tek başına kanıtlamaz.

    Müteahhidin bazı satışlarda muvazaalı işlemler gerçekleştirdiğinin ileri sürülmesi de o müteahhitten taşınmaz satın alan bütün yatırımcıların söz konusu işlemlere bilerek katıldıklarının kabulü için tek başına yeterli değildir.

    Her yatırımcı bakımından bireyselleştirilmiş inceleme yapılması gerekir.

    Özellikle;

    yatırımcının ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu bilip bilmediği,

    raporda yer alan değerin yükseltilmesine ilişkin herhangi bir talimat veya müdahalesinin bulunup bulunmadığı,

    satış bedelinin bir bölümünün kendisine geri döneceğini bilip bilmediği,

    gerçekten herhangi bir bedel iadesi alıp almadığı,

    vatandaşlık başvurusu sırasında gerçeğe aykırı herhangi bir beyanda bulunup bulunmadığı,

    vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli bir hususu bilerek gizleyip gizlemediği

    somut deliller üzerinden belirlenmelidir.

    Üçüncü kişinin fiili ile yatırımcının fiilinin özdeşleştirilmesi, özellikle TVK m.31’in açık lafzı karşısında hukuken sorunludur.

    VII. TVK M.40: HUKUKİ ŞARTLAR OLUŞMADAN VERİLEN KARARIN GERİ ALINMASI

    TVK m.40 hükmü şöyledir:

    “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.”

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    TVK m.40’ın konusu TVK m.31’den farklıdır.

    M.31 ilgilinin yalan beyanına veya önemli bir hususu gizlemesine odaklanırken, m.40 vatandaşlık kararının verildiği sırada hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığıyla ilgilidir.

    Bu nedenle yatırımcının herhangi bir hileli davranışı bulunmadığı halde vatandaşlık kararının verilmesi için gerekli objektif hukuki şartlardan birinin başlangıçta gerçekte bulunmadığı sonradan ortaya çıkabilir.

    Örneğin yatırımcı ekspertiz raporunun doğruluğuna güvenmiş ve herhangi bir yanıltıcı davranışta bulunmamış olabilir. Buna karşılık taşınmazın vatandaşlık kararının verildiği tarihteki gerçek değerinin, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuatta aranan yatırım miktarının altında olduğu somut ve güvenilir verilerle ortaya konulabilir.

    Bu durumda TVK m.31’deki yalan beyan veya gizleme şartlarının bulunup bulunmadığı ile TVK m.40 kapsamında vatandaşlığın kazanılması için gerekli objektif hukuki şartların oluşup oluşmadığı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

    VIII. TVK M.31 İLE M.40 ARASINDAKİ AYRIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

    TVK m.31 ile TVK m.40 aynı hukuki sonucu farklı ifadelerle düzenleyen hükümler değildir.

    M.31 bakımından temel soru şudur:

    Vatandaşlık, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli bir hususu gizlemesi sonucunda mı kazanılmıştır?

    M.40 bakımından ise temel soru şudur:

    Vatandaşlık kararının verildiği tarihte vatandaşlığın kazanılması için gerekli hukuki şartlar gerçekten mevcut mudur?

    Bu ayrım yalnızca teorik veya terminolojik değildir.

    İdari işlemin kanuni dayanağını, işlemin sebep unsurunu, idarenin ortaya koyması gereken maddi vakıaları ve ilgilinin ileri sürebileceği hukuki savunmaları doğrudan etkilemektedir.

    Yatırımcının gerçeğe aykırı beyanda bulunması ile idarenin kendi incelemesi sırasında yatırım şartlarının gerçekleştiğini hatalı biçimde kabul etmesi aynı hukuki olgu değildir.

    IX. İDARENİN HATASI, HUKUKİ GÜVENLİK VE GERİ ALMA

    Vatandaşlık kazanma kararı bir idari işlemdir. Hukuka aykırı idari işlemlerin geri alınması meselesi ise hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleriyle yakından ilişkilidir.

    Özellikle hukuka aykırılığın ilgilinin hilesinden değil, idarenin kendi değerlendirme veya inceleme hatasından kaynaklandığı durumlarda, hak doğurucu bir işlemin sonradan geri alınmasının sınırları idare hukuku öğretisinde uzun süredir tartışılmaktadır.

    TVK m.40’ta geri alma bakımından açık bir süre öngörülmemiş olması, hukuki güvenlik tartışmasını ortadan kaldırmamaktadır.

    Vatandaşlık, kişinin hukuki statüsünün ve sosyal kimliğinin temel unsurlarından biridir. Kişinin vatandaşlık statüsüne güvenerek yıllar içerisinde aile hayatını, ekonomik faaliyetlerini, mesleki ilişkilerini ve yerleşim düzenini oluşturmuş olması; somut olayın özelliklerine göre hukuki güvenlik, idari istikrar ve ölçülülük ilkeleri yönünden değerlendirilmesi gereken bir olgudur.

    Bununla birlikte, ilgilinin hilesi veya bilinçli biçimde gerçekleştirdiği yanlış beyan ile idarenin kendi inceleme ve değerlendirme hatasının aynı hukuki sonuçlara tabi tutulması da mümkün değildir.

    X. VATANDAŞLIĞIN KANUNİLİĞİ İLKESİ

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.66/3 hükmü şöyledir:

    “Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.”

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf

    Bu hüküm vatandaşlığın kazanılması kadar kaybı bakımından da kanunilik ilkesini güvence altına almaktadır.

    Vatandaşlık statüsünün sona erdirilmesinin kanuni dayanağının açık şekilde ortaya konulması ve somut olayın kanunda öngörülen kayıp sebebinin unsurlarını karşılaması gerekir.

    Bu nedenle alt düzenleyici işlemler, genelgeler veya idari Usul ve Esaslar, TVK m.31 ve m.40’ın kanuni kapsamını genişletecek şekilde yorumlanamaz.

    Vatandaşlığın sona erdirilmesi gibi ağır hukuki sonuç doğuran bir işlemde idarenin hangi kanun hükmüne dayandığı ve söz konusu hükmün hangi maddi vakıalar nedeniyle uygulanabilir hale geldiği açıkça ortaya konulmalıdır.

    XI. YATIRIM TARİHİNDE YÜRÜRLÜKTE BULUNAN MEVZUAT ESAS ALINMALIDIR

    Taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlık bakımından bugün geçerli olan 400.000 ABD doları sınırı geçmişteki bütün yatırımlar bakımından kullanılabilecek tek ölçüt değildir.

    Yatırım miktarları ve diğer şartlar yıllar içerisinde birden fazla kez değiştirilmiştir.

    Bu nedenle geçmiş tarihli bir dosyada;

    yatırımın gerçekleştirildiği tarih,

    o tarihte yürürlükte bulunan yatırım miktarı,

    taşınmaz ediniminin tamamlandığı tarih,

    uygunluk belgesinin düzenlendiği tarih,

    vatandaşlık başvurusunun tarihi

    ve vatandaşlık kararının verildiği tarih

    birlikte incelenmelidir.

    Güncel yatırım miktarının geçmişte tamamlanmış bir yatırımın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde doğrudan ölçüt alınması mümkün değildir.

    XII. SAHTE VEYA GERÇEĞE AYKIRI EKSPERTİZ İDDİASINDA TAŞINMAZIN GERÇEK TARİHSEL DEĞERİ

    Ekspertiz raporunun sahte veya gerçeğe aykırı olduğunun ileri sürülmesi, taşınmazın gerçek değerinin ne olduğu sorusunu ortadan kaldırmaz.

    Aksine, uyuşmazlığın temel maddi meselelerinden biri taşınmazın yatırımın gerçekleştirildiği tarihteki gerçek piyasa değeridir.

    Örneğin vatandaşlık için gerekli yatırım miktarının 250.000 ABD doları olduğu bir dönemde taşınmazın ekspertiz raporunda 400.000 ABD doları olarak değerlendirildiği varsayılsın.

    Yıllar sonra söz konusu ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğu ileri sürüldüğünde yalnızca raporu hazırlayan kişinin hukuki durumuna bakılması yeterli değildir.

    Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerinin 150.000 ABD doları mı, 280.000 ABD doları mı, yoksa 400.000 ABD dolarına yakın mı olduğu ayrıca belirlenmelidir.

    Bu nedenle geçmişe yönelik bağımsız değerleme yapılması gerekebilir.

    Aynı dönemde gerçekleştirilen emsal satışlar, aynı projedeki bağımsız satışlar, banka ekspertizleri, tapu kayıtları, proje fiyat listeleri, taşınmazın fiziki özellikleri, konumu ve yatırım tarihindeki piyasa şartları birlikte değerlendirilebilir.

    Objektif tarihsel veriler taşınmazın yatırım tarihinde zaten o tarihte geçerli kanuni yatırım miktarını karşıladığını ortaya koyuyorsa, ekspertiz raporunu düzenleyen kişinin başka işlemlerine ilişkin usulsüzlük iddiaları tek başına yatırımcının objektif vatandaşlık şartlarını sağlamadığını göstermez.

    XIII. PARA HAREKETLERİNİN BÜTÜN OLARAK İNCELENMESİ GEREKİR

    Güncel soruşturmalarda öne çıkan diğer unsur, vatandaşlık için gerekli yatırım bedelinin ekonomik olarak gerçekten ödenip ödenmediğidir.

    Bu nedenle yalnızca tek bir banka dekontunun incelenmesi yeterli olmayabilir.

    Paranın ekonomik hareket zinciri bir bütün olarak incelenmelidir.

    Yatırımcının parayı hangi kaynaktan elde ettiği, Türkiye’ye nasıl gönderdiği, hangi hesaba yatırdığı, satıcının bedeli gerçekten alıp almadığı ve vatandaşlık işlemlerinden sonra paranın doğrudan veya dolaylı şekilde yatırımcıya ya da onunla bağlantılı kişilere geri dönüp dönmediği belirlenmelidir.

    Örneğin yatırımcı görünürde 400.000 ABD doları göndermiş, ancak önceden yapılan anlaşma uyarınca vatandaşlık kazanıldıktan sonra bedelin önemli bir bölümü kendisine veya bağlantılı kişiye iade edilmişse yatırımın gerçek ekonomik niteliği ciddi biçimde tartışmalı hale gelecektir.

    Buna karşılık yatırımcı kanunen gerekli yatırım bedelini gerçekten ödemiş ve bedelin herhangi bir kısmı kendisine geri dönmemişse bu husus yatırımın gerçekliğinin değerlendirilmesinde önemli bir delildir.

    XIV. MÜTEAHHİT VEYA DEĞERLEME KURULUŞU HAKKINDA SORUŞTURMA BULUNMASININ HUKUKİ SONUCU

    Bir gayrimenkul şirketi, müteahhit, aracı veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması yürütülmesi, bu kişi veya kuruluşlarla işlem yapan bütün yatırımcıların vatandaşlığı hukuka aykırı şekilde kazandığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

    Aynı şirket tarafından yüzlerce taşınmaz satılmış olabilir.

    Bu taşınmazların bazılarının değeri gerçeğe aykırı biçimde yükseltilmiş, bazılarının gerçek piyasa değeri ise vatandaşlık için gerekli yatırım miktarını zaten karşılamış olabilir.

    Bazı yatırımcılara satış bedelinin bir bölümü geri dönmüş, bazı yatırımcılar ise herhangi bir geri ödeme almamış olabilir.

    Bazı yatırımcıların hukuka aykırı organizasyondan haberdar olduğu ileri sürülebilirken, bazı yatırımcılar resmi değerleme raporuna, tapu işlemine ve uygunluk belgesine güvenerek yatırım yapmış olabilir.

    Bu nedenle vatandaşlık statüsü bakımından toplu ve kategorik değerlendirme yerine dosya bazında, somut ve bireyselleştirilmiş inceleme yapılması gerekir.

    XV. İYİ NİYETLİ YATIRIMCININ HUKUKİ DURUMU

    İyi niyet kavramı yatırım yoluyla vatandaşlık uyuşmazlıklarında dikkatli kullanılmalıdır.

    Yatırımcının iyi niyetli olması, vatandaşlık statüsünün her durumda korunması sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

    Bununla birlikte özellikle TVK m.31 bakımından yatırımcının bilgi ve davranışları son derece önemlidir.

    Yatırımcı;

    yatırım bedelini gerçekten ödemiş,

    bedelin herhangi bir kısmını geri almamış,

    taşınmazı resmi tapu işlemiyle edinmiş,

    yetkili sistem içerisinde hazırlanmış değerleme raporuna güvenmiş,

    uygunluk belgesi almış,

    mevzuatta öngörülen tasarruf sınırlamasına uymuş,

    sahte belge sunmamış,

    gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış

    ve üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırılıktan haberdar olmamış olabilir.

    Böyle bir yatırımcının hukuki durumu ile muvazaalı yatırım organizasyonuna bilerek katılan kişinin hukuki durumunun aynı kabul edilmesi mümkün değildir.

    Buna karşılık, yatırımcının herhangi bir hilesi bulunmamasına rağmen vatandaşlık kararının verildiği tarihte kanunen aranan objektif yatırım şartının gerçekte oluşmadığı ortaya çıkabilir.

    Bu durumda TVK m.31 bakımından yatırımcıya isnat edilebilir yalan beyan veya gizleme bulunup bulunmadığı ile TVK m.40 bakımından objektif hukuki şartların oluşup oluşmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

    XVI. İDARENİN KENDİ SİSTEMİNE GÜVENEN YATIRIMCI

    Yatırım yoluyla vatandaşlık prosedürü çok aşamalı bir idari süreçtir.

    Yatırımcı resmi tapu işlemini gerçekleştirmiş, yetkili sistem içerisinde hazırlanan değerleme raporunu kullanmış, yatırım uygunluk belgesini almış ve vatandaşlık başvurusunu resmi makamlar nezdinde tamamlamış olabilir.

    Bu işlemlerin varlığı TVK m.40’ın uygulanmasını mutlak biçimde engellemez.

    Ancak yatırımcının idarenin kurduğu ve denetlediği sisteme güvenerek hareket etmiş olması; somut olayın özelliklerine göre hukuki güvenlik, idari istikrar, meşru beklenti ve ölçülülük ilkeleri bakımından önem taşıyabilir.

    Özellikle hukuka aykırılığın yatırımcının hilesinden değil, yetkili kurumların inceleme veya değerlendirme hatasından kaynaklandığı durumlarda bu hususların yargısal denetimde ayrıca ele alınması gerekir.

    XVII. DANIŞTAY 10. DAİRE, E.2022/7637, K.2025/3313, 26.06.2025

    Danıştay 10. Dairesinin E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı ve 26.06.2025 tarihli kararı doğrudan sahte ekspertiz veya gayrimenkul yatırımı uyuşmazlığına ilişkin değildir. Bununla birlikte TVK m.40’ın uygulanması ve vatandaşlık kararının geri alınmasının yargısal denetimi bakımından önemlidir.

    Kararda, vatandaşlığın geri alınmasını gerektiren sebeplerin somut olgulara dayanması ve vatandaşlığın kazanıldığı tarihte gerekli hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığının ortaya konulması gerektiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkmaktadır.

    Sonradan ortaya çıkan bir olumsuz bilginin varlığı ile vatandaşlık kararının verildiği tarihte hukuki şartların bulunmaması aynı şey değildir.

    Bu yaklaşım yatırım yoluyla vatandaşlık uyuşmazlıkları bakımından önem taşımaktadır.

    Örneğin bir müteahhit veya değerleme kuruluşu hakkında 2026 yılında soruşturma başlatılmış olması, geçmişte bu kişi veya kuruluşla işlem yapan belirli bir yatırımcının vatandaşlığı kazandığı tarihte kanuni şartları taşımadığını tek başına ortaya koymaz.

    Sonradan elde edilen bilginin, vatandaşlık kararının verildiği tarihte gerekli hukuki şartların gerçekte bulunmadığını gösterecek nitelikte olması gerekir.

    Danıştay 10. Daire, E.2022/7637, K.2025/3313:
    https://hukas.com.tr/ictihat/danistay/10-daire-2022-7637-esas-2025-3313-karar/aa20d570-25fb-4ee9-a4ec-f174f89cdce8

    XVIII. DANIŞTAY 10. DAİRE, E.2021/279, K.2025/3174, 23.06.2025

    Danıştay 10. Dairesinin E.2021/279, K.2025/3174 sayılı ve 23.06.2025 tarihli kararı da TVK m.40 kapsamında önem taşımaktadır.

    Kararda vatandaşlığın geri alınmasına dayanak oluşturacak olguların “somut, yeterli ve ciddi bilgiler” ile ortaya konulması gerektiği kabul edilmiştir.

    İdari işlemin sebep unsuru bakımından idarenin işlemini gerçek ve hukuka uygun sebeplere dayandırması gerekmektedir.

    Bu yaklaşım yatırım yoluyla vatandaşlık uyuşmazlıklarına uygulandığında, belirli bir şirket veya değerleme kuruluşu hakkında yürütülen soruşturmanın tek başına o kuruluşla geçmişte işlem yapan bütün yatırımcılar bakımından vatandaşlığın geri alınmasını gerektiren genel bir sebep olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

    İdarenin her yatırımcı bakımından vatandaşlığın kazanıldığı tarihte hangi hukuki şartın gerçekleşmediğini somutlaştırması gerekir.

    Danıştay 10. Daire, E.2021/279, K.2025/3174:
    https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1170303600

    XIX. CEZA SORUŞTURMASI İLE VATANDAŞLIK İŞLEMİNİN YARGISAL DENETİMİ BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık kararının hukuka uygunluğuna ilişkin idari süreç aynı hukuki inceleme değildir.

    Ceza dosyasındaki banka kayıtları, ekspertiz belgeleri, iletişim kayıtları, para transferleri ve diğer deliller vatandaşlık uyuşmazlığı bakımından önemli olabilir.

    Ancak bir müteahhit, şirket yöneticisi, aracı veya değerleme uzmanının ceza soruşturmasında şüpheli olması, yatırımcının TVK m.31 kapsamında yalan beyanda bulunduğunu veya önemli bir hususu gizlediğini kendiliğinden ortaya koymaz.

    Aynı şekilde yatırımcının ceza soruşturmasında şüpheli sıfatıyla yer almaması da vatandaşlığın kazanılması için gerekli objektif şartların mevcut olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.

    Ceza sorumluluğu ile vatandaşlık kazanma kararının idare hukuku bakımından geçerliliği farklı hukuki ölçütlere tabidir.

    Ceza soruşturmasında elde edilen deliller idari uyuşmazlıkta kullanılabilir; ancak vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğu 5901 sayılı Kanun’un ilgili hükmünün unsurları esas alınarak ayrıca incelenmelidir.

    XX. VATANDAŞLIK İŞLEMİNE KARŞI YARGISAL KORUMA

    Vatandaşlığın iptali veya vatandaşlık kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.

    Görevli yargı yeri, işlemi tesis eden makam dikkate alınarak belirlenmelidir.

    2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 uyarınca Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davaları Danıştay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülmektedir.

    2575 sayılı Danıştay Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2575.pdf

    Bununla birlikte yatırım yoluyla vatandaşlık dosyasında tek bir idari işlem bulunmayabilir.

    Yatırım uygunluk belgesinin iptal edilmesi ile vatandaşlık kazanma kararının iptali veya geri alınması birbirinden farklı idari işlemlerdir.

    Bu nedenle her dosyada;

    işlemi tesis eden makam,

    işlemin hukuki niteliği,

    işlemin kanuni dayanağı,

    tebliğ tarihi,

    uygunluk belgesine ilişkin önceki işlem

    ve vatandaşlık statüsünü doğrudan etkileyen nihai işlem

    ayrı ayrı incelenmelidir.

    XXI. DAVA AÇMA SÜRESİ

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/1 hükmü şöyledir:

    “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    Bununla birlikte somut dosyada sürenin başlangıcı, işlemin tebliğ tarihi, dava konusu işlemin niteliği ve varsa idari başvurular dikkate alınarak ayrıca hesaplanmalıdır.

    Bu nedenle vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin bir kararın tebliğ edilmesi halinde dosyanın gecikmeksizin hukuki incelemeye alınması önemlidir.

    XXII. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

    İptal davasının açılması, dava konusu idari işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz.

    İYUK m.27/2’de;

    “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda… yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”

    hükmü yer almaktadır.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    Vatandaşlık statüsünün sona erdirilmesi yalnızca kimlik veya pasaport belgesini ilgilendiren bir sonuç değildir.

    Somut olayın özelliklerine göre kişinin Türkiye’deki ikamet ve çalışma statüsü, seyahat imkanları, şirket faaliyetleri, bankacılık işlemleri, aile hayatı ve Türkiye’de oluşturduğu özel hayat üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir.

    Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebinde işlemin hukuka aykırılığı yanında, işlemin uygulanmasının ilgili kişi bakımından meydana getireceği somut ve bireysel zararların da ortaya konulması gerekir.

    XXIII. MÜTEAHHİT, SATICI VE ARACILARA KARŞI ÖZEL HUKUK YOLLARI

    Vatandaşlık kararına karşı yürütülecek idari yargı süreci ile müteahhit, satıcı, aracı veya diğer özel hukuk kişilerine karşı ileri sürülebilecek talepler birbirinden farklıdır.

    Taşınmaz açık biçimde “Türk vatandaşlığına uygun” bir yatırım olarak pazarlanmış ve yatırımcı bu taahhüde güvenerek taşınmazı satın almış olabilir.

    Taşınmazın gerçekte vaat edilen nitelikleri taşımaması veya vatandaşlık için gerekli yatırım şartlarını karşılamaması halinde sözleşmeye aykırılık hükümleri gündeme gelebilir.

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112 şöyledir:

    “Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf

    Somut olayın özelliklerine göre haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümleri de ayrıca değerlendirilebilir.

    Bu nedenle satış sözleşmesi yanında reklamlar, broşürler, proje sunumları, e-postalar, WhatsApp yazışmaları ve taşınmazın vatandaşlık şartlarını karşıladığına ilişkin diğer beyanların korunması önem taşımaktadır.

    XXIV. İHTİYATİ HACİZ VE İHTİYATİ TEDBİR

    Özellikle yüksek miktarlı yatırım uyuşmazlıklarında, yargılama sonunda elde edilecek hükmün fiilen icra edilebilir durumda kalması da önemlidir.

    Şartları mevcutsa para alacağı bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257 ve devamı kapsamında ihtiyati haciz talep edilebilir.

    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf

    Uyuşmazlık konusu belirli bir mal veya hakkın korunması gerekiyorsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve devamında düzenlenen ihtiyati tedbir hükümleri değerlendirilebilir.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf

    İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir farklı geçici hukuki koruma kurumlarıdır. Somut talebin niteliğine göre doğru hukuki koruma yolunun belirlenmesi gerekir.

    XXV. TÜKETİCİ HUKUKU BOYUTU

    Taşınmazı satın alan kişinin ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmemesi halinde, somut işlemin niteliğine göre 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması da gündeme gelebilir.

    Ancak taşınmazın vatandaşlık amacıyla satın alınmış olması tek başına uyuşmazlığı tüketici uyuşmazlığı haline getirmez.

    Tarafların sıfatları, işlemin amacı ve sözleşmenin hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6502.pdf

    XXVI. DOSYADA TOPLANMASI GEREKEN DELİLLER

    Bu tür uyuşmazlıklarda hukuki savunmanın merkezinde yatırım tarihindeki maddi gerçeğin yeniden ortaya konulması bulunmaktadır.

    Bu nedenle özellikle;

    vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin karar,

    vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin karar,

    tebligat evrakı,

    yatırım uygunluk belgesi,

    uygunluk belgesinin iptaline ilişkin işlem,

    tapu senedi ve resmi senet,

    satmama taahhüdüne ilişkin tapu kayıtları,

    satış veya satış vaadi sözleşmesi,

    ekspertiz ve değerleme raporları,

    Tutar Tespit Belgesi,

    döviz alım belgeleri,

    banka dekontları,

    SWIFT kayıtları,

    yatırım dönemindeki banka hesap hareketleri,

    faturalar ve makbuzlar,

    satıcı, müteahhit ve aracılarla yapılan yazışmalar,

    e-posta ve WhatsApp kayıtları,

    vatandaşlığa uygunluk vaadi içeren reklam ve tanıtım materyalleri,

    yatırım bedelinin yatırımcıya geri dönmediğini gösteren banka kayıtları,

    yatırım tarihindeki emsal taşınmaz değerleri

    ve varsa ceza soruşturmasına ilişkin erişilebilir belgeler

    birlikte değerlendirilmelidir.

    Amaç yalnızca çok sayıda belge sunmak değil, yatırım tarihinde gerçekleşen ekonomik işlemi ve yatırımcının bireysel davranışını mümkün olduğunca nesnel delillerle yeniden ortaya koymaktır.

    XXVII. ANAYASA MAHKEMESİ VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

    Olağan idari yargı yollarının tüketilmesinden sonra, somut olayda Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak koruma alanında bulunan bir temel hakkın ihlal edildiği ileri sürülebiliyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu ayrıca değerlendirilebilir.

    Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru:
    https://www.anayasa.gov.tr/tr/bireysel-basvuru/

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi belirli bir devletin vatandaşlığını kazanma veya koruma hakkını bağımsız bir hak olarak düzenlememektedir.

    Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında vatandaşlık, kişinin sosyal kimliği ve özel hayatıyla bağlantılı olarak değerlendirilebilmekte; vatandaşlıktan keyfi biçimde mahrum bırakılmanın belirli şartlarda AİHS m.8 kapsamında sorun doğurabileceği kabul edilmektedir.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Nationality – ECHR Case-Law Guide:
    https://ks.echr.coe.int/documents/d/echr-ks/nationality

    Bu başvuru yolları olağan idari yargının yerine geçen yeni bir temyiz aşaması değildir. İhlal edildiği ileri sürülen temel hakkın ve ihlale yol açtığı belirtilen kamusal işlemin somut biçimde ortaya konulması gerekir.

    SONUÇ

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna yansıyan soruşturmalar, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin geçmiş tarihli çok sayıda işlemin yeniden incelenmesine neden olmuştur.

    Sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz raporları, taşınmaz değerlerinin gerçeğin üzerinde gösterilmesi, muvazaalı satışlar ve gerçeği yansıtmayan para hareketlerine ilişkin iddialar ciddi niteliktedir. Bununla birlikte vatandaşlık hukuku bakımından toplu ve kategorik varsayımlarla hareket edilmesi mümkün değildir.

    Bir müteahhit hakkında soruşturma yürütülmesi, o müteahhitten taşınmaz satın alan herkesin vatandaşlığı hukuka aykırı şekilde kazandığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

    Bir değerleme raporunun gerçeğe aykırı olduğunun ortaya çıkması da yatırımcının raporun gerçeğe aykırılığını bildiğini tek başına kanıtlamaz.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu iki farklı hukuki mekanizma öngörmektedir.

    TVK m.31, vatandaşlığın ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılması halinde vatandaşlığı kazanma kararının iptalini düzenlemektedir.

    TVK m.40 ise vatandaşlığın kazanılması için gerekli hukuki şartlar oluşmadan verilen kararların, bu durumun sonradan anlaşılması üzerine geri alınmasını düzenlemektedir.

    Bu iki hükmün uygulama alanları birbirinden ayrılmalıdır.

    Özellikle üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen hukuka aykırı işlemlerin bulunduğu dosyalarda, yatırımcının bireysel davranışının ayrıca incelenmesi gerekir.

    Yatırımcı sahte belge sunmamış, gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış, ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu bilmemiş ve gerçek yatırım bedelini ödemiş olabilir. Böyle bir durumda TVK m.31 kapsamında yatırımcıya isnat edilebilecek yalan beyan veya gizleme fiilinin somut olarak ortaya konulması gerekir.

    Buna karşılık yatırımcının herhangi bir hilesi bulunmasa dahi vatandaşlık kararının verildiği tarihte objektif yatırım şartının gerçekte gerçekleşmediğinin ortaya çıkması halinde TVK m.40 kapsamında farklı bir hukuki değerlendirme gündeme gelebilir.

    Danıştay 10. Dairesinin 2025 tarihli kararları da vatandaşlığın geri alınması bakımından soyut değerlendirmeler yerine somut, yeterli ve ciddi bilgilerin bulunmasının ve vatandaşlığın kazanıldığı tarihte hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığının incelenmesinin önemini ortaya koymaktadır.

    Bu nedenle her dosyada;

    yatırım tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat,

    o tarihte geçerli yatırım miktarı,

    taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek piyasa değeri,

    yatırımcının gerçekten ödediği bedel,

    paranın kaynağı ve sonraki hareketleri,

    yatırımcıya doğrudan veya dolaylı herhangi bir bedel iadesi yapılıp yapılmadığı,

    yatırımcının değerleme sürecine müdahalesinin bulunup bulunmadığı,

    üçüncü kişilerin hukuka aykırı fiillerinden haberdar olup olmadığı,

    uygunluk belgesinin hangi maddi verilere dayandığı,

    vatandaşlık başvurusunda verilen beyanların doğruluğu,

    idari işlemin dayandığı somut bilgi ve belgeler

    ve vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin işlemin TVK m.31 veya TVK m.40’tan hangisine dayandığı

    ayrı ayrı incelenmelidir.

    Yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınmasına ilişkin uyuşmazlıklar bu nedenle yalnızca vatandaşlık hukuku kapsamında değerlendirilebilecek uyuşmazlıklar değildir. İdare hukuku, idari yargılama hukuku, gayrimenkul hukuku, borçlar hukuku, tüketici hukuku ve gerektiğinde ceza hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok katmanlı hukuki uyuşmazlıklardır.

    TD HUKUK VE DANIŞMANLIK

    TD Hukuk ve Danışmanlık; yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması, yatırım uygunluk belgesinin iptali, sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz iddiaları, müteahhit ve gayrimenkul şirketleri hakkında yürütülen soruşturmalarla bağlantılı vatandaşlık uyuşmazlıkları ile yatırım nedeniyle doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında hukuki inceleme ve dava takibi gerçekleştirmektedir.

    Bu tür dosyalarda vatandaşlık kararının tek başına incelenmesi çoğu zaman yeterli değildir. İdari işlemin yatırım tarihindeki mevzuat, tapu kayıtları, değerleme raporları, uygunluk belgesi, banka hareketleri, satış sözleşmeleri, taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri ve varsa ceza soruşturması belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

    Av. Murat Can Dolğun

    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Telefon: 0212 299 44 22

    WhatsApp / Mobil: 0507 475 44 22

    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com

    Web: https://dolgun.av.tr

    Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, No: 206, Bakırköy / İstanbul

    YARARLANILAN KAYNAKLAR

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf

    2575 sayılı Danıştay Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2575.pdf

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf

    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf

    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun:
    https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6502.pdf

    Çiçek Özgür, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741-779:
    https://dergipark.org.tr/tr/pub/auhfd/article/1710185

    Tam metin:
    https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4918969

    Ahmet Dülger, “Taşınmaz Satın Alınmasıyla Türk Vatandaşlığının İstisnai Yoldan Kazanılmasında Değerleme Raporu ve Uygunluk Belgesi Alınması”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.16, S.1, 2025, s.167-180:
    https://dergipark.org.tr/tr/pub/inuhfd/article/1600688

    Işıl Egemen Demir, “İdare Hukuku İlkeleri Çerçevesinde Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptali ve Geri Alınması Kavramları”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S.139, 2018, s.129-164:
    https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ViewPDF-idare-hukuku-ilkeleri-cercevesinde-turk-vatandasligina-alinma-kararinin-iptali-ve-geri-alinmasi-kavramlari-1807

    Aslı Bayata Canyaş, “Hukuki Şartlar Oluşmadan Verilmiş Olan Türk Vatandaşlığını Kazanma Kararının Geri Alınmasında Süre Sorunu”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S.114, 2014, s.347-360.

    Esra Dardağan Kibar, “Türk Vatandaşlık Mevzuatı ve Güncel Gelişmeler Işığında Vatandaşlığın Kanuniliği İlkesi”, Milletlerarası Özel Hukukta Güncel Meseleler Sempozyumu, Savaş Yayınları, 2019, s.3-17.

    “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni:
    https://dergipark.org.tr/tr/pub/iumhmohb/article/383774

    “Yabancıların Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanmalarının Hukuki Yönden Değerlendirilmesi ve Yeni Model Önerisi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi:
    https://dergipark.org.tr/tr/pub/suhfd/article/1705055

    Danıştay 10. Daire, E.2022/7637, K.2025/3313, 26.06.2025:
    https://hukas.com.tr/ictihat/danistay/10-daire-2022-7637-esas-2025-3313-karar/aa20d570-25fb-4ee9-a4ec-f174f89cdce8

    Danıştay 10. Daire, E.2021/279, K.2025/3174, 23.06.2025:
    https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1170303600

    T.C. Adalet Bakanlığı, “687 Kişinin Vatandaşlığının İptali İçin Yasal Süreç Başlatıldı”, 04.08.2026:
    https://basin.adalet.gov.tr/bakan-gurlek-687-kisinin-vatandasliginin-iptali-icin-yasal-surec-baslatildi

    Anadolu Ajansı, “Muvazaalı gayrimenkul satışıyla vatandaşlık sağlayan suç örgütü çökertildi”, 24.09.2025:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/muvazaali-gayrimenkul-satisiyla-vatandaslik-saglayan-suc-orgutu-cokertildi/3697125

    Anadolu Ajansı, 2025 tarihli soruşturmanın adli aşamasına ilişkin haber:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/yabancilara-usulsuz-vatandaslik-kazandiran-suc-orgutune-yonelik-operasyonda-yakalanan-113-supheli-adliyede/3699547

    Anadolu Ajansı, “Haksız Türk vatandaşlığı kazandırdığı tespit edilen suç örgütüne operasyon”, 04.08.2026:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/haksiz-turk-vatandasligi-kazandirdigi-tespit-edilen-suc-orgutune-operasyon-/4017632

    Anadolu Ajansı, soruşturmanın 07.08.2026 tarihli adli aşamasına ilişkin haber:
    https://www.aa.com.tr/tr/gundem/-haksiz-yollarla-turk-vatandasligi-kazandirdigi-belirlenen-suc-orgutu-operasyonunda-32-zanli-tutuklandi/4021485

    Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru:
    https://www.anayasa.gov.tr/tr/bireysel-basvuru/

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Nationality – ECHR Case-Law Guide:
    https://ks.echr.coe.int/documents/d/echr-ks/nationality

    HUKUKİ BİLGİLENDİRME NOTU

    Bu çalışma 19 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat, yayımlanmış akademik çalışmalar, erişilebilir yargı kararları, resmi makam açıklamaları ve kamuya açık haber kaynakları esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

    Ceza soruşturmalarına ilişkin açıklamalar, ilgili resmi makamların ve haber kaynaklarının kamuoyuna aktardığı iddiaları ifade etmektedir. Soruşturma, gözaltı veya tutuklama kararı kesinleşmiş mahkumiyet hükmü değildir. Kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir.

    Bir müteahhit, gayrimenkul şirketi, aracı veya değerleme uzmanı hakkında soruşturma yürütülmesi, bu kişilerle işlem yapan her yatırımcının hukuka aykırı biçimde vatandaşlık kazandığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz. Aynı şekilde yatırımcının iyi niyetli olması da vatandaşlık için gerekli objektif hukuki şartların gerçekleşmediği bir durumda vatandaşlığın her koşulda korunacağı anlamına gelmez.

    Her dosyanın yatırım tarihi, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, yatırımın gerçek ekonomik niteliği, yatırımcının bireysel davranışları, idarenin kendi inceleme süreci ve vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin işlemin kanuni dayanağı dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

    Vatandaşlığın iptali sonrasında malvarlığının tasfiyesine ilişkin TVK m.33 kapsamındaki hukuki rejim, bu çalışmanın kapsamı dışında bırakılmıştır.

    Bu metin somut bir uyuşmazlık bakımından hukuki mütalaa, sonuç garantisi veya kişiye özgü hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.

  • Türk Vatandaşlığı Kazandıktan Sonra Askerlik: 22 Yaş Kuralı, Muafiyet ve Tecil (2026)

    Güncelleme tarihi: 14 Eylül 2026

    Türk vatandaşlığını sonradan kazanan yabancıların en sık sorduğu sorulardan biri, vatandaşlık sonrasında Türkiye’de askerlik yapmak zorunda olup olmadıklarıdır. Özellikle yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazananlar, evlilik yoluyla vatandaş olanlar veya uzun süre Türkiye’de ikamet ettikten sonra vatandaşlığa kabul edilen kişiler açısından askerlik yükümlülüğü önemli bir konudur.

    Kısa cevap şudur:

    Türk vatandaşlığını sonradan kazanan erkeklerden, vatandaşlığı kazandıkları yıl 22 yaşında veya daha büyük olanlar, kural olarak Türkiye’de askerlik yapmış sayılırlar.

    Buna karşılık vatandaşlığı kazandıkları yıl 21 yaşında veya daha küçük olan erkekler, başka bir muafiyet sebebi yoksa askerlik yükümlülüğü kapsamına girebilirler.

    Bu konuda temel düzenleme, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesidir. Millî Savunma Bakanlığı da uygulamayı ayrıntılı biçimde açıklamaktadır. (Resmi Gazete)

    Sonradan Türk vatandaşı olan herkes askerlik yapmak zorunda mı?

    Hayır.

    7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesine göre Türk vatandaşlığını sonradan kazanan kişiler bakımından askerlik durumu, öncelikle kişinin vatandaşlığı kazandığı tarihteki yaşı ve öğrenim durumu dikkate alınarak belirlenir.

    Kanunda iki önemli grup askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmaktadır:

    1. Türk vatandaşlığını kazandığı yıl 22 yaşında veya daha büyük olanlar,
    2. Türk vatandaşlığını kazanmadan önce geldikleri ülkede askerlik yaptıklarını veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgeleyenler.

    Dolayısıyla kişinin daha önce hiç askerlik yapmamış olması, vatandaşlığı 22 yaşında veya daha ileri bir yaşta kazanmışsa tek başına Türkiye’de askerlik yapması gerektiği anlamına gelmez. (Resmi Gazete)

    En önemli kural: 22 yaş nasıl hesaplanıyor?

    Buradaki en önemli ayrıntılardan biri budur.

    Millî Savunma Bakanlığının uygulamasında 22 yaş hesabı yapılırken vatandaşlık kazanılan gün kişinin doğum gününü doldurup doldurmadığına bakılmamaktadır. Doğum yılı esas alınmaktadır.

    MSB’nin açıklamasına göre hesaplama, doğum yılına 22 eklenerek yapılır. Doğum ayı ve günü dikkate alınmaz. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Örnek: 2004 doğumlu kişi 2026 yılında Türk vatandaşı olursa

    2004 + 22 = 2026.

    Bu kişi 2026 yılının hangi ayında vatandaşlık kazanmış olursa olsun, askerlik mevzuatı bakımından 22 yaşında kabul edilir.

    Dolayısıyla, soybağına dayalı özel durumlar dışında, 2004 doğumlu bir erkek 2026 yılında sonradan Türk vatandaşlığı kazanırsa askerlik yapmış sayılır.

    Doğum gününün henüz gelmemiş olması sonucu değiştirmez.

    Örnek: 2005 doğumlu kişi 2026 yılında Türk vatandaşı olursa

    2005 + 22 = 2027.

    Bu nedenle 2005 doğumlu bir kişinin 2026 yılında vatandaşlık kazanması halinde kişi henüz 22 yaş kapsamında değildir.

    Başka bir muafiyet sebebi bulunmuyorsa askerlik yükümlülüğü gündeme gelecektir.

    Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazananlar askerlik yapar mı?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan kişiler için özel ve ayrı bir askerlik sistemi bulunmamaktadır.

    Yatırım yoluyla vatandaşlık, Türk Vatandaşlığı Kanunu çerçevesinde Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması yöntemlerinden biridir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü de yatırım yoluyla vatandaşlığı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun istisnai vatandaşlık hükümleri kapsamında açıklamaktadır. (Nüfus Müdürlüğü)

    Bu nedenle yatırım yoluyla vatandaşlık kazanan erkekler bakımından da 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesi uygulanır.

    Örneğin:

    30 yaşında yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan erkek: Askerlik yapmış sayılır.

    25 yaşında yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan erkek: Askerlik yapmış sayılır.

    22 yaşında yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan erkek: Askerlik yapmış sayılır.

    20 yaşında yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan erkek: Başka bir muafiyet sebebi yoksa askerlik yükümlülüğü doğabilir.

    Burada vatandaşlığın taşınmaz satın alınarak, banka mevduatı yoluyla, yatırım fonuyla veya diğer yatırım seçeneklerinden biri kullanılarak kazanılmış olması askerlik açısından temel kuralı değiştirmez.

    Vatandaşlığı 22 yaşından sonra kazanan kişinin daha önce askerlik yapmış olması gerekiyor mu?

    Hayır.

    Bu konuda en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biri budur.

    7179 sayılı Kanun iki farklı durumu birbirinden bağımsız olarak kabul etmektedir:

    Kişi vatandaşlığa alınmadan önce kendi ülkesinde askerlik yapmışsa, bunu belgelemesi halinde askerlik yapmış sayılabilir.

    Bunun dışında kişi, daha önce hiçbir ülkede askerlik yapmamış olsa dahi, Türk vatandaşlığını kazandığı yıl 22 veya daha büyük yaştaysa yine askerlik yapmış sayılır. (Resmi Gazete)

    Millî Savunma Bakanlığının kendi sıkça sorulan sorular bölümündeki örnek de oldukça açıktır: 1997 doğumlu olup 26 Haziran 2019 tarihinde Türk vatandaşlığına kabul edilen ve geldiği ülkede askerlik yapmamış kişi, vatandaşlığı kazandığı yıl 22 yaşında olduğu için Türkiye’de askerlikten muaf tutulmaktadır. (Millî Savunma Bakanlığı)

    22 yaşından küçükken Türk vatandaşlığı kazananlar ne olacak?

    Vatandaşlığa alındıkları yıl 21 yaşında veya daha küçük olan erkekler bakımından durum farklıdır.

    Bu kişiler, geldikleri ülkede askerlik yaptıklarını veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgelemiyorlarsa, kural olarak Türkiye’deki askerlik sistemine dahil edilirler.

    Millî Savunma Bakanlığına göre bu kişilerin askerlikleri, talepleri halinde vatandaşlığın kazanıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle ertelenebilir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    İki yıllık süre otomatik ve süresiz bir muafiyet anlamına gelmez.

    Erteleme süresinin sona ereceği yıl yoklama işlemleri yapılarak kişinin askerlik durumu belirlenir.

    İki yıllık askerlik ertelemesi ne zaman başlar?

    Sonradan Türk vatandaşlığını kazanan ve askerlik yükümlülüğü devam eden kişiler bakımından özel iki yıllık ertelemenin başlangıç noktası vatandaşlığın kazanıldığı tarihtir.

    Örneğin 15 Haziran 2026 tarihinde Türk vatandaşlığı kazanan ve 22 yaş kuralından yararlanamayan bir kişinin, şartları taşıması halinde askerliği talebi üzerine iki yıl ertelenebilir.

    MSB’nin uygulamasında bu erteleme yoklama yapılmadan gerçekleştirilebilmektedir. Ertelemenin sonunda ise yükümlünün yoklama işlemleri gündeme gelir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Yabancı ülkede yapılan askerlik Türkiye’de geçerli midir?

    Burada iki farklı durumun birbirinden ayrılması gerekir.

    Türk vatandaşlığını kazanmadan önce askerlik yapılmışsa

    7179 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kişi, Türk vatandaşlığına alınmadan önce geldiği ülkede askerlik yaptığını veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldığını belgeleyebiliyorsa Türkiye bakımından da askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılabilir. (Resmi Gazete)

    Millî Savunma Bakanlığı uygulamasına göre yabancı ülkedeki askerlik hizmetini gösteren belgelerin asıllarının sunulması; yabancı dildeki belgelerin yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmesi ve noter tarafından onaylanması gerekir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Türk vatandaşlığı kazanıldıktan sonra yabancı ülkede askerlik yapılmışsa

    Buradaki sistem farklıdır.

    26 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7179 sayılı Kanun sonrasında, çifte vatandaş olan bir kişinin diğer vatandaşlığını taşıdığı ülkede askerlik yapmış olması her durumda otomatik olarak Türkiye’deki askerlik yükümlülüğünü sona erdirmez.

    İki ülke arasında askerlik hizmetlerinin karşılıklı tanınmasına ilişkin bir anlaşma bulunması halinde anlaşma hükümleri uygulanabilir. 7179 sayılı Kanun’un 45. maddesi de bu konuyu ayrıca düzenlemektedir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Bu nedenle “başka ülkede askerlik yaptım, Türkiye’de otomatik olarak askerlikten muafım” şeklindeki genel kabul her olay bakımından doğru değildir.

    Çifte vatandaş olanlar için durum farklı mı?

    Çifte vatandaşlık tek başına askerlikten muafiyet sağlamaz.

    Kişinin Türk vatandaşlığını ne zaman kazandığı, yabancı ülkedeki askerlik hizmetinin Türk vatandaşlığından önce mi sonra mı yapıldığı, kişinin yaşı, ikamet durumu ve Türkiye ile ilgili ülke arasında uygulanabilir bir uluslararası anlaşma bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.

    Yurt dışında ikamet eden çok vatandaşlık hakkına sahip kişilerin askerliklerinin ertelenmesi ve dövizle askerlik imkanları bakımından ayrıca 7179 sayılı Kanun’un 38 ve 39. maddeleri uygulanabilir. MSB, gerekli şartların bulunması halinde çok vatandaşların bedelli veya dövizle askerlik imkanlarından yararlanabileceğini de belirtmektedir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    22 yaşından büyük olduğu için askerlik yapmış sayılan kişi isterse askere gidebilir mi?

    Kural olarak hayır.

    Millî Savunma Bakanlığı, vatandaşlığa alındığı yıl 22 yaşında veya daha büyük olduğu için askerlik yapmış sayılan kişilerin sonradan istekte bulunmaları halinde dahi silahaltına alınmadığını açıkça belirtmektedir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Dolayısıyla bu statü kişinin tercihine bağlı bir bedelli askerlik veya tecil hakkı değildir. Kanundan doğan bir “askerlik yapmış sayılma” durumudur.

    Kadınlar bakımından askerlik yükümlülüğü var mı?

    7179 sayılı Askeralma Kanunu zorunlu askerlik sistemini erkek Türk vatandaşları bakımından düzenlemektedir.

    Kanunun kapsam maddesinde düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan erkekler için uygulanacağı belirtilmektedir. Bu nedenle sonradan Türk vatandaşlığı kazanan kadınlar zorunlu askerlik yükümlüsü değildir. (Resmi Gazete)

    Soybağı yoluyla sonradan Türk vatandaşlığı kazananlarda aynı 22 yaş kuralı geçerli mi?

    Her durumda değil.

    7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesinin üçüncü fıkrası, soybağına bağlı olarak Türk vatandaşlığına sonradan alınan kişilerin bu maddede düzenlenen özel hükümlerden yararlanamayacağını açıkça düzenlemektedir. (Resmi Gazete)

    Bu nedenle bir kişinin vatandaşlığı yatırım, evlilik veya yetkili makam kararıyla sonradan kazanması ile aslında soybağı nedeniyle Türk vatandaşı olduğunun sonradan tespit veya tescil edilmesi aynı hukuki durum değildir.

    Dosya değerlendirilirken vatandaşlığın hangi hukuki sebebe dayanarak kazanıldığı mutlaka incelenmelidir.

    Türk vatandaşlığından çıkıp tekrar vatandaşlığa girenler için 22 yaş kuralı uygulanır mı?

    Genel kural olarak hayır.

    Daha önce Türk vatandaşı olup vatandaşlığı kaybeden ve sonradan yeniden Türk vatandaşlığını kazanan kişiler, ilk defa sonradan vatandaşlığa alınmış kişilerle aynı statüde değerlendirilmez.

    7179 sayılı Kanun ve MSB uygulamasına göre bu kişilerin daha önceki askerlik durumları dikkate alınır ve işlemleri kaldığı hukuki statü üzerinden devam eder. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Bu nedenle, örneğin askerlik yükümlülüğü devam ederken Türk vatandaşlığından çıkan kişinin yıllar sonra 30 yaşında yeniden vatandaşlığa alınması, tek başına “22 yaşından büyük olduğu için askerlikten muaf oldu” sonucunu doğurmaz.

    Sonradan vatandaş olan kişinin çocuğunun askerlik durumu nasıl belirlenir?

    Burada çocuğun ne zaman doğduğu ve Türk vatandaşlığını hangi şekilde kazandığı önemlidir.

    MSB uygulamasında, anne veya babanın yabancı statüsündeyken Türk vatandaşlığına alınması sırasında mevcut olan çocukların askerlik işlemleri ile anne veya baba Türk vatandaşı olduktan sonra doğan çocukların askerlik işlemleri aynı şekilde değerlendirilmemektedir.

    Anne veya baba Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan erkek çocukların askerlik işlemleri, kural olarak aslen Türk vatandaşlarının askerlik işlemleri gibi yürütülür. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Bu nedenle ailece yapılan vatandaşlık başvurularında yalnızca ana başvuru sahibinin değil, erkek çocukların doğum tarihleri ve vatandaşlığı kazanma biçimleri de ayrıca incelenmelidir.

    Vatandaşlık kazanıldıktan sonra askerlik durumu nereden kontrol edilir?

    Türk vatandaşlığı ve T.C. kimlik numarası oluşturulduktan sonra askerlik statüsü öncelikle e-Devlet üzerindeki Millî Savunma Bakanlığı “Askerliğim” hizmetinden kontrol edilebilir. (e-Devlet)

    MSB ayrıca yoklama, askerlik durum belgesi, celp ve sevk gibi birçok işlemin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebildiğini belirtmektedir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    22 yaş veya daha büyük yaşta vatandaşlığa alınanlar bakımından MSB, muafiyet işleminin kişinin şahsen askerlik şubesine başvurması beklenmeksizin de yapılabildiğini açıklamaktadır. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Bununla birlikte vatandaşlık tescilinden sonra askerlik kaydının sisteme yanlış aktarıldığı, yabancı ülkedeki askerlik hizmetinin görünmediği veya kişinin yükümlü olmadığı halde askerlik yükümlüsü olarak göründüğü durumlarla uygulamada karşılaşılabilir.

    Bu durumda askerlik şubesine başvurarak kaydın hukuki statüye uygun şekilde düzeltilmesi talep edilmelidir.

    2026 için pratik hesaplama tablosu

    2004 ve daha önce doğan erkekler: 2026 yılında Türk vatandaşlığını sonradan kazanmaları halinde, 7179 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki diğer şartlar saklı kalmak üzere, 22 yaş veya daha büyük kabul edilirler ve askerlik yapmış sayılırlar.

    2005 doğumlular: 2026 yılında 21 yaş kapsamında değerlendirilirler. Yabancı ülkede daha önce yapılmış askerlik veya başka bir hukuki sebep yoksa askerlik yükümlülüğü doğabilir.

    2006 doğumlular: 2026 yılında 20 yaş kapsamında değerlendirilirler ve kural olarak askerlik yükümlülüğü gündeme gelir.

    Burada kişinin gün ve ay olarak doğum tarihi değil, doğum yılı ile vatandaşlığın kazanıldığı yıl karşılaştırılmaktadır. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Sık Sorulan Sorular

    Türk vatandaşlığı alınca askerlik yapılır mı?

    Vatandaşlığın kazanıldığı yıl 22 yaşında veya daha büyük olan erkekler, soybağına ilişkin özel durumlar hariç olmak üzere, kural olarak askerlik yapmış sayılır. 21 yaşında veya daha küçük olanlar bakımından ise askerlik yükümlülüğü doğabilir.

    30 yaşında Türk vatandaşı oldum, askerlik yapacak mıyım?

    Türk vatandaşlığını ilk kez sonradan kazandıysanız ve soybağına dayalı özel bir durum yoksa, 30 yaşında vatandaşlık kazanmanız halinde 7179 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında askerlik yapmış sayılırsınız.

    22 yaşındayım ama doğum günüm gelmedi. Muaf olur muyum?

    Hesaplamada doğum ayı ve günü esas alınmaz. Doğum yılına 22 eklenir. Bu nedenle vatandaşlık kazanılan yıl itibarıyla 22 yaş hesabına giriyorsanız doğum gününüzün gelip gelmemesi belirleyici değildir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşı oldum. Askerlik yapmam gerekiyor mu?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık için ayrı bir askerlik kuralı bulunmamaktadır. Vatandaşlığı kazandığınız yıl 22 veya daha büyük yaştaysanız kural olarak askerlik yapmış sayılırsınız.

    Türkiye’de askerlik yapmadan vatandaşlık alınabilir mi?

    Evet. Askerlik yapmak Türk vatandaşlığının kazanılmasının genel bir ön şartı değildir. Vatandaşlık kazanıldıktan sonraki askerlik statüsü ise 7179 sayılı Askeralma Kanunu hükümlerine göre ayrıca belirlenir.

    Kendi ülkemde askerlik yaptım. Türkiye’de tekrar askerlik yapacak mıyım?

    Türk vatandaşlığını kazanmadan önce geldiğiniz ülkede askerlik yaptığınızı veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldığınızı usulüne uygun belgelerle ispatlayabiliyorsanız 7179 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında askerlik yapmış sayılabilirsiniz.

    Vatandaşlık aldıktan sonra iki yıl tecil hakkı var mı?

    Vatandaşlığı kazandığı yıl 21 yaşında veya daha küçük olup askerlik yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından, talepleri halinde vatandaşlık tarihinden itibaren iki yıllık özel erteleme uygulanabilir. (Millî Savunma Bakanlığı)

    22 yaşından sonra vatandaşlık aldım ama e-Devlet’te askerlik sorunu görünüyor. Ne yapmalıyım?

    Vatandaşlığın kazanıldığı tarih, doğum yılı ve vatandaşlığın kazanılma şekli kontrol edilmeli; gerekirse askerlik şubesine başvurularak 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca kaydın düzeltilmesi talep edilmelidir.

    Sonuç

    Türk vatandaşlığını sonradan kazanan yabancılar bakımından askerlik konusunda en önemli sınır 22 yaştır.

    Ancak burada klasik anlamda doğum gününe göre yapılan bir yaş hesabından söz edilmemektedir. MSB uygulamasında doğum yılı esas alınmaktadır.

    Bu nedenle, örneğin 2004 doğumlu bir erkek 2026 yılında Türk vatandaşlığını sonradan kazandığında, vatandaşlığı hangi ay veya gün kazandığına bakılmaksızın 22 yaş kapsamında değerlendirilir ve kural olarak askerlik yapmış sayılır.

    Buna karşılık 21 yaşında veya daha küçükken vatandaşlık kazanan kişiler bakımından askerlik yükümlülüğü, iki yıllık erteleme, daha önce yabancı ülkede yapılan askerlik hizmeti, öğrenim durumu, çifte vatandaşlık ve diğer özel durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

    Özellikle soybağına bağlı vatandaşlık, yeniden Türk vatandaşlığının kazanılması, ailece vatandaşlık kazanılması veya yabancı ülkede yapılmış askerlik hizmetinin bulunması halinde dosyanın yalnızca kişinin mevcut yaşına bakılarak değerlendirilmesi doğru değildir.

    Resmi Kaynaklar

    7179 sayılı Askeralma Kanunu – Resmî Gazete, 26 Haziran 2019, Sayı 30813: Resmî Gazete’deki kanun metni

    Millî Savunma Bakanlığı – Vatandaşlık İşlemleri: MSB Vatandaşlık İşlemleri sayfası

    Millî Savunma Bakanlığı – Vatandaşlığa Sonradan Alınanların İşlemleri / Sıkça Sorulan Sorular: MSB resmi SSS sayfası

    Millî Savunma Bakanlığı – Askeralma Sıkça Sorulan Sorular: MSB Askeralma SSS

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – Türk Vatandaşlığının Kazanılması: NVI resmi bilgi sayfası

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı: NVI vatandaşlık SSS

    e-Devlet – Millî Savunma Bakanlığı Askerliğim Hizmeti: e-Devlet Askerliğim

    Hukuki Bilgilendirme

    Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Askerlik statüsü; vatandaşlığın kazanılma biçimi, vatandaşlık kararının tarihi, doğum yılı, önceki vatandaşlık durumu, yabancı ülkede yapılan askerlik hizmeti, yeniden vatandaşlık kazanılması ve soybağı gibi unsurlara göre değişebilir. Somut olay bakımından askerlik şubesi kayıtları ve vatandaşlık kazanma evrakı birlikte değerlendirilmelidir.

    Özet

    Türk vatandaşlığını sonradan kazanan erkeklerden, vatandaşlığı kazandıkları yıl 22 yaşında veya daha büyük olanlar 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca kural olarak askerlik yapmış sayılır. Yaş hesabında doğum ayı ve günü değil doğum yılı esas alınır. 21 yaşında veya daha küçük olan kişiler bakımından askerlik yükümlülüğü doğabilir ve talep halinde vatandaşlığın kazanıldığı tarihten itibaren iki yıllık erteleme uygulanabilir. Yatırım yoluyla vatandaşlıkta da aynı temel sistem geçerlidir. Soybağı, yeniden vatandaşlığa alınma ve yabancı ülkede yapılan askerlik hizmeti ise ayrıca değerlendirilmelidir

    Türk Vatandaşlığı Sonrası Askerlik İşlemlerinde Hukuki Destek

    Türk vatandaşlığının kazanılmasıyla birlikte askerlik statüsünün doğru şekilde belirlenmesi, özellikle sonradan vatandaşlık kazanan kişiler bakımından önem taşımaktadır. Vatandaşlığın kazanıldığı tarih, doğum yılı, vatandaşlığın kazanılma şekli, önceki vatandaşlık, yabancı ülkede yerine getirilen askerlik hizmeti ve çifte vatandaşlık gibi unsurlar sonucu doğrudan etkileyebilir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık olarak; Türk vatandaşlığının kazanılması ve vatandaşlık sonrasında ortaya çıkan askerlik işlemleri, askerlik statüsünün tespiti, hatalı kayıtların düzeltilmesi, askerlik şubeleri nezdindeki başvurular, erteleme ve muafiyet işlemleri ile yabancı ülkede yerine getirilen askerlik hizmetinin Türkiye’deki hukuki sonuçları konusunda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz.

    Özellikle yatırım yoluyla veya yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin, vatandaşlık işlemi tamamlandıktan sonra askerlik durumlarını ayrıca kontrol etmelerini öneriyoruz. E-Devlet veya askerlik kayıtlarında kişinin hukuki durumuyla uyuşmayan bir kayıt bulunması halinde, somut dosya incelenerek ilgili idari merciler nezdinde gerekli başvurular yapılabilir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçerek vatandaşlık ve askerlik durumunuzun hukuki değerlendirmesini talep edebilirsiniz.

    Her başvuru kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilir. Hukuki değerlendirme yapılmadan askerlikten muafiyet, erteleme veya belirli bir idari sonuç konusunda garanti verilmesi mümkün değildir.

    TD Hukuk ve Danışmanlık ile İletişim

    Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra askerlik durumunuzun tespiti, askerlik muafiyeti, erteleme işlemleri, yabancı ülkede yapılan askerlik hizmetinin değerlendirilmesi veya askerlik kayıtlarında ortaya çıkan sorunlar hakkında TD Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

    TD Hukuk ve Danışmanlık
    Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu Sicil No: 75860

    Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, No: 206, Bakırköy / İstanbul
    Telefon: 0212 299 44 22
    Mobil / WhatsApp: 0507 475 44 22
    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
    Web: dolgun.av.tr

    Başvurunuzun ön değerlendirmesinde vatandaşlığı kazandığınız tarih, doğum tarihiniz, önceki vatandaşlığınız ve varsa yabancı ülkedeki askerlik durumunuza ilişkin belgelerin birlikte incelenmesi yararlı olacaktır.