Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri
Son güncelleme: 28 Eylül 2026
Gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancılar bakımından 2026 yılı, geçmiş vatandaşlık dosyalarının yeniden incelenmesi, yatırım uygunluk belgelerinin iptal edilmesi, eski ekspertiz raporlarının yeniden sorgulanması ve ceza soruşturmalarının vatandaşlık hukukuna etkisi bakımından son derece önemli gelişmelere sahne olmuştur.
Özellikle Ağustos ve Eylül 2026 tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaları sonrasında şu sorular binlerce yatırımcı ve aile bakımından doğrudan önem kazanmıştır:
İdare yıllar önce vatandaşlık alınırken kullanılan ekspertiz raporunu yeniden inceleyebilir mi? Yeni ekspertiz veya bilirkişi raporu isteyebilir mi? Eksik kalan yatırım bugün tamamlanabilir mi? Yatırımcı gerçekten parayı ödemiş fakat ekspertiz raporu hatalıysa ne olur? Askerliğini yapmış kişinin vatandaşlığı sona erdirilebilir mi? Eş ve çocukların vatandaşlığı ne olur? Vatandaşlıktan sonra doğan çocukların durumu farklı mıdır? Soruşturmalarda hangi şirketlerin adı geçmektedir? Hangi projelerin soruşturmaya dahil olduğu kesin olarak bilinmektedir?
Bu çalışma; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü düzenlemeleri, güncel Danıştay kararları, Millî Savunma Bakanlığı düzenlemeleri, 2026 yılında yayımlanan akademik çalışmalar ve 28 Eylül 2026 tarihine kadar kamuoyuna açıklanan güncel soruşturmalar birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır.
1. 2026 Yılındaki En Yeni Gelişme Nedir?
21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul merkezli 13 ilde gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonla birlikte yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin incelemelerin kapsamının önemli ölçüde genişlediği kamuoyuna açıklanmıştır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ve Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA ve çok sayıda haber kuruluşu tarafından aktarılan açıklamalara göre; soruşturmada Tapu ve Kadastro kayıtları, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Soruşturma makamları, bazı işlemlerde vatandaşlığın kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığını, aracı şirketler veya satıcılara ait mali kaynaklarla görünüşte para hareketleri meydana getirildiğini ve bazı gayrimenkuller hakkında gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiğini ileri sürmektedir. [H1] [H2] [H3] [H4] [H5]
Bu iddiaların ceza soruşturması kapsamında bulunduğu ve soruşturulan kişi veya şirketler yönünden kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmediği özellikle belirtilmelidir. Masumiyet karinesi geçerlidir.
| 21 Eylül 2026 ikinci dalga | Kamuoyuna açıklanan veri |
|---|---|
| İncelenen yabancıya yapılan satış | 734 |
| Muvazaalı olduğu ileri sürülen/tespit edildiği açıklanan satış | 274 |
| Vatandaşlık kazandığı belirtilen toplam kişi | 1.070 |
| Yatırımcı | 263 |
| Aile ferdi | 807 |
| Karar tarihinde vatandaşlık kazanan | 1.015 |
| Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı açıklanan çocuk | 55 |
| Soruşturmada belirtilen işlem büyüklüğü | 72.250.000 USD / 3,5 milyar TL’yi aşan tutar |
| Hakkında yakalama işlemi yürütülen şüpheli | 88 |
| 25 Eylül itibarıyla tutuklanan | 33 |
| Konutu terk etmeme tedbiri | 20 |
| Diğer adli kontrol | 21 |
| El konulduğu açıklanan taşınmaz | 2.011 |
| El konulan ve kayyum atandığı açıklanan anonim şirket | 30 |
Kaynaklar: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarını aktaran Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA, Ekotürk ve diğer güncel haber kaynakları. [H1]-[H8]
2. Bugüne Kadar Kaç Kişinin Vatandaşlığı İptal Edildi veya Geri Alındı?
İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamasında, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarına ilişkin çok daha geniş bir toplam rakam paylaşılmıştır.
| İşlem | Yatırımcı / kapsam | Aile fertleri dahil toplam |
|---|---|---|
| Vatandaşlık kararının iptali | Çeşitli yatırım dosyaları | 5.391 kişi |
| Vatandaşlık kararının geri alınması | 263 yatırımcı ve aileleri | 743 kişi |
| Genel toplam | 1.413 yatırımcı | 6.134 kişi |
| 11 Şubat 2026 sonrası uygunluk belgesi iptal edilen yatırımcılar | 458 yatırımcı | 1.393 kişi |
Bu rakamlar Anadolu Ajansı, TRT Haber ve Habertürk tarafından İçişleri Bakanlığı açıklamasına dayanılarak aktarılmıştır. [H1] [H3] [H6]
Ancak burada çok önemli bir terminolojik uyarı yapılmalıdır: Kamuoyu açıklamalarında zaman zaman “iptal” sözcüğü bütün vatandaşlık sona erdirme işlemleri için genel anlamda kullanılmaktadır. Oysa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda “iptal” ile “geri alma” iki farklı hukuki kurumdur.
3. Vatandaşlığın İptali ile Vatandaşlık Kararının Geri Alınması Arasındaki Fark Nedir?
Bu ayrım yalnızca akademik bir ayrım değildir. İşlemin geçmişe etkisi, eş ve çocukların statüsü, vatandaşlık döneminde gerçekleştirilen hukuki işlemler ve dava stratejisi bakımından doğrudan sonuç doğurur.
| Konu | İptal | Geri alma |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | 5901 sayılı TVK m.31-32 | 5901 sayılı TVK m.40 |
| Temel sebep | İlgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi | Hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya Yönetmelik uyarınca sehven karar verilmiş olması |
| Zaman bakımından etki | Karar tarihinden itibaren ileriye etkili | İlk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük; geçmişe etkili sonuç |
| Eş ve çocuklar | Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocukları da etkiler; Yönetmelik m.58/2 istisnaları ayrıca uygulanır | Ana kararın geriye etkili hükümsüzlüğü nedeniyle bağlı aile kararlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir |
| Vatandaşlık dönemindeki işlemler | Yönetmelik m.58/1 gereğince iptalden etkilenmez | Geri alma ex tunc sonuç doğurduğundan daha karmaşık hukuki sonuçlar ortaya çıkarabilir |
5901 sayılı Kanun m.31, vatandaşlığın kazanılması kararının ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde kararı veren makam tarafından iptal edileceğini düzenlemektedir. [M1]
TVK m.32 ise iptal kararının karar tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini ve ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklara da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]
Buna karşılık TVK m.40, vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasını düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.66 buna “sehven verilme” halini de eklemekte ve geri alınan kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale geleceğini açıkça düzenlemektedir. [M2] [M3]
Dolayısıyla iptal ile geri alma birbirinin yerine kullanılabilecek kavramlar değildir.
4. Yatırımcının Hilesi Yoksa Vatandaşlık Yine de Geri Alınabilir mi?
Bu soru özellikle ekspertiz şirketinin veya satıcının hatalı ya da gerçeğe aykırı işlem yaptığı, buna karşılık yabancı yatırımcının gerçekten para ödediğini ileri sürdüğü dosyalarda belirleyicidir.
TVK m.31 kapsamında iptal bakımından kanun lafzı, vatandaşlığın “ilgilinin yalan beyanı” veya ilgilinin vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılmış olmasını aramaktadır. Bu nedenle yalnızca üçüncü bir kişinin hatasının bulunması ile yatırımcının kendi yalan beyanı veya gizlemesi aynı hukuki olgu değildir.
TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise farklıdır. Burada temel soru, vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Dolayısıyla yatırımcının şahsi hilesinin bulunmadığı bir dosyada dahi, yatırım şartının objektif olarak hiçbir zaman gerçekleşmediği ileri sürülüyorsa idare m.40 yönünden değerlendirme yapabilir.
Ancak bu yetki sınırsız değildir.
Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli, E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında son derece önemli bir ilke ortaya konulmuştur: “Hukuki şartların oluşmadığından” söz edilebilmesi için engel oluşturan maddi veya hukuki olgunun, vatandaşlığa alınma işleminin tesis edildiği tarihte veya daha önce mevcut olması gerekir. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra gerçekleşen ve önceki dönemle bağlantısı bulunmayan yeni olgular, geçmişte vatandaşlık şartlarının oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]
Bu karar doğrudan ekspertiz bedelinin yeniden belirlenmesine ilişkin bir dava değildir. Bununla birlikte “şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi” ilkesi, geçmiş yatırım dosyalarının bugün yeniden incelenmesinde son derece önemlidir.
5. İdare Yıllar Sonra Yeniden Ekspertiz İsteyebilir mi?
Kısa cevap: Evet, dosyanın yeniden araştırılması kapsamında yeni bir değerleme veya bilirkişi incelemesine başvurulması hukuken mümkündür. Ancak yeni raporun neyi ispatladığı ayrıca tartışılmalıdır.
5901 sayılı Kanun m.38, vatandaşlık işlemlerine ilişkin inceleme ve araştırmalarda kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli bilgi ve belgeleri vermesini düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.57/2 de vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin yalan beyan veya gizleme iddiasının herhangi bir şekilde öğrenilmesi halinde Bakanlık tarafından araştırma ve soruşturma yapılabileceğini veya yaptırılabileceğini düzenlemektedir. [M2] [M4]
Nitekim 2026 yılındaki güncel soruşturmalarda eski dosyaların yalnızca ilk ekspertiz raporları üzerinden incelenmediği; Tapu ve Kadastro kayıtları, yeni bilirkişi raporları, MASAK verileri, banka hareketleri ve diğer delillerin birlikte değerlendirildiği Başsavcılık açıklamalarında açıkça görülmektedir. [H1] [H2] [H8]
Ancak burada iki ayrı soru birbirine karıştırılmamalıdır:
Birinci soru: İdare veya soruşturma makamı yeni bir bilirkişi/değerleme çalışması yaptırabilir mi?
Cevap: Evet.
İkinci soru: 2026 yılında taşınmazın bugünkü değerinin düşük çıkması, 2019, 2020 veya 2021 yılında vatandaşlık için gerekli değerin bulunmadığını tek başına kanıtlar mı?
Cevap: Hayır.
Hukuken araştırılması gereken husus, taşınmazın vatandaşlığa esas alınan tarihteki gerçek değeri ve o tarihte yürürlükte bulunan yatırım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Danıştay 10. Dairenin yukarıda belirtilen 2025 tarihli kararı da hukuki şartların kural olarak vatandaşlığa alınma tarihindeki maddi ve hukuki durum üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. [Y1]
Dolayısıyla 2026 yılında hazırlanan bir bilirkişi raporunun hukuken anlamlı olabilmesi için, uyuşmazlığın niteliğine göre 2026 piyasa fiyatını değil, geçmiş işlem tarihindeki değeri geriye dönük olarak incelemesi gerekebilir.
6. Eski Ekspertiz Raporu ile Yeni Bilirkişi Raporu Farklıysa Hangisi Geçerlidir?
Bu konuda “yeni rapor eski raporu kendiliğinden hükümsüz kılar” şeklinde genel bir kural yoktur.
Bir vatandaşlık dosyasındaki gerçek yatırımın değerlendirilmesinde yalnızca tek ekspertiz raporuna bakılması yerine aşağıdaki deliller birlikte incelenmelidir:
Eski SPK lisanslı değerleme raporu; tapudaki resmi satış bedeli; satıcı ve alıcı arasındaki satış sözleşmesi; banka dekontları; SWIFT belgeleri; döviz alım belgesi; satıcının hesabına fiilen giren para; paranın daha sonra yatırımcıya dönüp dönmediği; yatırımcı hesabına satıştan hemen önce üçüncü kişiler tarafından para aktarılıp aktarılmadığı; taşınmazın işlem tarihindeki emsal satışları; aynı projede aynı dönemde gerçekleşen bağımsız satışlar; vergi ve tapu kayıtları; uygunluk belgesi; yatırımcının işlemdeki iyi niyeti ve bilgisi.
Danıştay 10. Dairenin 12.12.2024 tarihli, E.2020/5861, K.2024/6304 sayılı kararında da vatandaşlık amacıyla kullanılan gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu, tapuda gösterilen satış bedeli ve bu bedelin sonradan değiştirilmek istenmesi tartışılmıştır. Karar doğrudan 2026 iptal soruşturmalarını konu almamakla birlikte, vatandaşlık gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu ile resmi senetteki bedelin birbirinden bağımsız değerlendirme unsurları olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır. [Y2]
7. Yatırımcı Gerçekte Gerekli Parayı Ödediyse Fakat Ekspertiz Raporunda Sorun Varsa Ne Olur?
Bu durum, bedelin gerçekte hiç ödenmediği bir dosyayla aynı değildir.
Örneğin ilgili dönemde 250.000 USD şartı yürürlükteyken yatırımcı gerçekte 300.000 USD ödemiş, bu para kendi kaynağından banka yoluyla satıcıya ulaşmış, taşınmaz işlem tarihinde gerçekten 300.000 USD değerinde olmuş fakat değerleme şirketinin raporunda usule ilişkin bir problem ortaya çıkmışsa; yatırım şartının maddi olarak bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Buna karşılık taşınmaz gerçekte 100.000 USD değerinde olduğu halde yalnızca kağıt üzerinde 250.000 USD veya 400.000 USD değerinde gösterilmişse; ya da yatırımcı tarafından ödendiği gösterilen para gerçekte satıcı veya aracı tarafından yatırımcıya önceden verilmiş ve daha sonra geri dönmüşse; dosyanın hukuki niteliği tamamen değişebilir.
2026 soruşturmalarında da savcılık makamlarının özellikle gerçeğe aykırı yüksek ekspertiz, görünüşte banka hareketleri ve gerçekte gerçekleşmediği ileri sürülen döviz girişleri üzerinde durduğu görülmektedir. [H1] [H2] [H4] [H8]
8. Hangi Tarihte Ne Kadar Gayrimenkul Yatırımı Gerekiyordu?
Dosya incelenirken bugünkü 400.000 USD sınırını geçmiş bütün dosyalara uygulamak hukuken doğru değildir. Her dosya kendi işlem tarihindeki mevzuata göre incelenmelidir.
| Dönem | Gayrimenkul yatırım eşiği |
|---|---|
| 12.01.2017 – 18.09.2018 | 1.000.000 USD |
| 19.09.2018 sonrası ilgili eski dönem | 250.000 USD |
| 13.06.2022 ve sonrası | 400.000 USD |
TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatına göre, 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişte 12.06.2022 saat 24.00’a kadar yapılan belirli başvurular için eski sınır korunmuş; 13.06.2022 sonrasında ise kural olarak 400.000 USD sistemi uygulanmaya başlanmıştır. [T1] [T2]
9. İdare Eksik Kalan Hususu Sonradan Tamamlattırabilir mi?
Evet, fakat burada “eksik belge” ile “eksik yatırım” kesinlikle birbirinden ayrılmalıdır.
5901 sayılı Kanunun 39. maddesinin başlığı “Maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama”dır. Maddeye göre, Kanun kapsamında alınan kararlarda maddi hata veya eksiklik bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, “dayanağına uygun şekilde” Genel Müdürlük tarafından düzeltme veya tamamlama kararı alınabilir. [M5]
Uygulama Yönetmeliği m.65 de düzeltme veya tamamlama mekanizmasını özellikle kararlarda yer alan kişi bilgilerinin dayanağına uygun şekilde düzeltilmesi ve eksik bilgilerin tamamlanması bağlamında düzenlemektedir. [M6]
Bu hükümler, “2019 yılında yapılması gereken 250.000 USD yatırım gerçekte 150.000 USD idi; 2026 yılında 100.000 USD daha yatırıp eski vatandaşlığı geçmişe dönük olarak hukuka uygun hale getirelim” şeklinde genel bir tamamlama yetkisi olarak yorumlanamaz.
| Eksiklik türü | Sonradan giderilme ihtimali | Hukuki değerlendirme |
|---|---|---|
| Mevcut ödemenin dekontunun dosyada bulunmaması | Mümkün olabilir | Yeni belgeyle geçmişte gerçekten gerçekleşmiş ödeme ispatlanmaktadır. |
| Vekalet, kimlik veya şekli belge eksikliği | Somut düzenlemeye göre tamamlanabilir | Maddi yatırım şartından farklıdır. |
| Gerçekte 250.000/400.000 USD ödendiği halde ödeme zincirinin yeterince belgelenmemesi | İspat meselesidir | Banka ve satıcı kayıtlarıyla geçmiş maddi olgu ispatlanabilir. |
| Taşınmazın işlem tarihinde gerekli değeri gerçekte taşımaması | Sonradan belge sunmakla geçmişe dönük oluşmaz | TVK m.40 bakımından karar tarihindeki hukuki şartların bulunup bulunmadığı gündeme gelir. |
| Gerçekte gerekli tutarın hiç ödenmemiş olması | Sonradan ödeme yapılması ayrı bir olgudur | Sonradan yapılan ödeme, geçmiş işlem tarihinde var olmayan ödemeyi geriye dönük olarak yaratmaz. |
10. TKGM Daha Önce Eksikliklerin Tamamlanmasına İzin Verdi mi?
Evet. TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatı bu ayrımı somut biçimde göstermektedir.
Talimat uyarınca, 250.000 USD şartının sağlandığı ve vatandaşlık taahhüdünün alındığı bazı devam eden işlemlerde, diğer eksikliklerin 13.06.2022 tarihinden sonra tamamlanması halinde dosyanın eski 250.000 USD sınırı üzerinden sonuçlandırılabileceği belirtilmiştir. [T2]
Aynı talimatta değeri belirleyen belgeler olan döviz alım belgesi, değerleme raporu ve dekont yönünden de ayrı kurallar getirilmiştir. Dolayısıyla TKGM uygulaması dahi yatırım tutarının maddi olarak var olması ile buna ilişkin belgesel/şekli eksikliğin aynı şey olmadığını göstermektedir.
Güncel TKGM kılavuzunda da vatandaşlık için kullanılan taşınmazların gerekli yatırım tutarını karşılamaması halinde kalan miktarın satış vaadi sözleşmesiyle tamamlanamayacağı belirtilmektedir. TKGM’nin Your Key Türkiye sayfası da yatırım için eksik kalan kısmın 01.02.2023 tarihinden sonra satış vaadi sözleşmesi ile tamamlanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmektedir. [T3] [T4]
11. Eksik Yatırım Bugün Tamamlanırsa Eski Vatandaşlık Kurtarılabilir mi?
Genel ve güvenli cevap: Geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım şartının bugün para eklenmesiyle geçmişe dönük olarak var olmuş kabul edilmesi gerektiğine ilişkin genel bir hukuki kural yoktur.
Burada belirleyici tarih, yatırımın ve vatandaşlık kararının hukuken gerçekleşmesi gereken tarihtir.
Danıştay 10. Dairenin E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında da TVK m.40 bakımından şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. [Y1]
Bu nedenle iki senaryo ayrılmalıdır:
Senaryo A: Para o tarihte gerçekten ödenmiştir, yatırım şartı maddi olarak gerçekleşmiştir fakat dosyada bunu gösteren belgeler eksik veya hatalıdır. Burada yeni belgeler eski tarihte gerçekleşmiş bir olgunun ispatına hizmet edebilir.
Senaryo B: Para o tarihte gerçekte hiç ödenmemiştir veya taşınmaz gerekli gerçek değeri taşımamaktadır. Yıllar sonra yapılan yeni ödeme, geçmişte bulunmayan maddi olguyu kendiliğinden geçmişe taşımaz.
12. Günümüzde TTB Nedir ve Neden Önemlidir?
Güncel TKGM sisteminde vatandaşlık amacıyla taşınmaz ediniminde Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) kullanılmaktadır.
2024/4 sayılı Genelge ve eki kılavuza göre vatandaşlığa esas yatırım tutarının belirlenmesinde resmi senette beyan edilen satış bedeli veya satış vaadi bedeli ile bedel transferleri/ödemeleri ayrı ayrı ilgili dönemde aranan yatırım tutarını sağlamalı ve bu değerler TTB ile teyit edilmelidir. [T3] [T5]
Bu sistem geçmiş yıllardaki her vatandaşlık dosyasının bugün 2024/4 Genelge hükümlerine göre yeniden kurulacağı anlamına gelmez. Geçmiş dosyanın esas hukuki şartı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.
13. Askerliğini Yapan Bir Kişinin Vatandaşlığı İptal Edilebilir mi?
Evet. Askerlik hizmetini yapmış olmak, tek başına vatandaşlığın iptalini veya vatandaşlık kararının geri alınmasını engelleyen bir kanuni bağışıklık oluşturmaz.
Fakat askerlik hizmetinin hukuki sonucu açısından iptal ile geri alma yine ayrılmalıdır.
Uygulama Yönetmeliği m.58/1’e göre, vatandaşlık kazanma tarihinden vatandaşlığın iptal edildiği tarihe kadar kişinin Türk vatandaşı sıfatıyla gerçekleştirdiği işlemler iptal kararından etkilenmez. [M4]
Bu hüküm nedeniyle, TVK m.31 anlamında ileriye etkili iptal halinde kişinin geçmişte Türk vatandaşı olarak tamamladığı askerlik hizmetinin sırf vatandaşlığı sonradan iptal edildi diye tarihsel olarak hiç yapılmamış sayılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Millî Savunma Bakanlığının güncel açıklamasında da Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden vatandaşlığa alınan kişinin askerlik kaydının yeniden canlandırılacağı ve askerlik işlemlerinin vatandaşlığı kaybettiği tarihteki durum ve statüsüne göre kaldığı yerden devam edeceği; önceki askerlik safahatının dikkate alınacağı belirtilmektedir. [A1] [A2]
TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise ilk vatandaşlık kararını geçmişe etkili biçimde hükümsüz hale getirdiğinden teorik ve idari sonuçları daha karmaşıktır. Bu nedenle askerlik yapmış veya bedelli/dövizle askerlik işlemi gerçekleştirmiş kişilerde vatandaşlığın hangi hukuki yolla sona erdirildiği ayrıca incelenmelidir.
14. Vatandaşlığı İptal Edilen Yatırımcının Eşine Ne Olur?
TVK m.32 açık biçimde, iptal kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]
Buradaki anahtar kavram “ilgili kişiye bağlı olarak vatandaşlığı kazanmak”tır.
Yatırımcı ile aynı dosyada, yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır.
Buna karşılık Uygulama Yönetmeliği m.58/2’de özel bir istisna bulunmaktadır: Evlenme yoluyla sonradan Türk vatandaşlığını kazanan eş, yatırımcının vatandaşlığının iptalinden etkilenmez. [M4]
Dolayısıyla her eş bakımından “yatırımcıyla birlikte vatandaşlığı gider” şeklinde sonuç çıkarmak hukuken hatalıdır. Vatandaşlığın hangi hukuki sebebe dayanarak ve hangi tarihte kazanıldığı nüfus kayıtlarından ve vatandaşlık kararından tespit edilmelidir.
15. Çocukların Vatandaşlığı Ne Olur?
Çocuklar bakımından dosya daha da dikkatli incelenmelidir.
TVK m.32 uyarınca yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan çocuklar kural olarak iptal kararından etkilenir.
Ancak Uygulama Yönetmeliği m.58/2 çok önemli bir istisna getirmektedir:
Vatandaşlığı sonradan iptal edilen kişinin Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuğuna iptal kararı tesir etmez. [M4]
16. 2026 Soruşturmasındaki “55 Çocuk” Neden Özel Olarak Önemli?
İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 açıklamasında, soruşturma kapsamındaki 1.070 kişinin 1.015’inin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı belirtilmiştir. [H1] [H3] [H6]
Fakat burada son derece önemli bir hukuki ayrım vardır:
“Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazanmış olmak” ile “ebeveyn Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğmuş olmak” aynı şey değildir.
Yönetmelik m.58/2’nin açık koruması, vatandaşlık kazanıldıktan sonra doğan çocuğa ilişkindir.
Bu nedenle kamuoyuna açıklanan 55 çocuğun tamamının m.58/2 kapsamına girdiği veya tamamının vatandaşlığının sona ereceği bugün için söylenemez.
Her çocuk yönünden en az şu tarihler ayrı ayrı tespit edilmelidir: doğum tarihi, ana yatırımcının vatandaşlık tarihi, çocuğun vatandaşlık kazanma tarihi, çocuğun vatandaşlığı hangi hukuki nedenle kazandığı ve ebeveyn hakkındaki işlemin TVK m.31 anlamında iptal mi yoksa TVK m.40 anlamında geri alma mı olduğu.
17. Çocuk Vatansız Kalacaksa Sonuç Değişir mi?
Vatansızlığın önlenmesi, vatandaşlık hukukunun önemli ilkelerinden biridir. Bununla birlikte TVK m.31’de yalan beyan veya önemli hususların gizlenmesine bağlı iptal bakımından kanun açık bir iptal mekanizması öngörmektedir.
Doktrinde vatandaşlığın iptali, geri alma, hukuki güvenlik, ölçülülük ve vatansızlığın önlenmesi bakımından önemli tartışmalar bulunmaktadır. Özellikle Çiçek Özgür’ün 11 Haziran 2026 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinde yayımlanan “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması” başlıklı çalışması, yatırım vatandaşlığı özelinde TVK m.31 ile m.40 arasındaki ayrımı ayrıntılı biçimde ele almaktadır. [D1]
Aygün ve Uslu Yiğit’in Mart 2026 tarihli çalışması da yatırım yoluyla vatandaşlık rejimindeki hukuki belirsizlikleri ve uygulamadaki sorunları ayrıntılı olarak değerlendirmektedir. [D2]
18. Bir İnşaat Şirketi Hakkında Soruşturma Varsa O Şirketten Ev Alan Herkesin Vatandaşlığı İptal Edilir mi?
Hayır.
Bir şirketin, yöneticisinin, değerleme uzmanının veya satış aracısının ceza soruşturmasında yer alması ile o şirketten taşınmaz alan bütün yatırımcıların bireysel vatandaşlık dosyalarının hukuka aykırı olması aynı şey değildir.
İdarenin her yatırımcı bakımından şu sorulara cevap vermesi gerekir:
Yatırımcının satın aldığı somut taşınmaz soruşturmaya konu satışlardan biri midir? Taşınmaz işlem tarihinde gerekli gerçek değeri taşıyor muydu? Yatırımcı gerekli tutarı gerçekten kendi malvarlığından ödedi mi? Para satıcıya gerçekten ulaştı mı? Para yatırımcıya geri döndü mü? Ekspertiz raporu gerçeğe uygun muydu? Yatırımcının rapordaki olası usulsüzlükten bilgisi veya katılımı var mıydı? Uygunluk belgesinin iptal edilmesinin somut gerekçesi nedir?
Şirket bazında toplu şüphe ile kişi bazında vatandaşlık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği birbirinden ayrılmalıdır.
19. 2026 Birinci Dalga: Babacan İnşaat Bağlantılı Soruşturma
4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek gösterilmesi ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü; 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığı açıklanmıştır. [H9]
7 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansının haberine göre gözaltına alınan 80 şüpheliden 32’si tutuklanmış, 48 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır. İlk açıklamada ayrıca yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında dövizin ülkeye girmediği iddiası, 1.045 taşınmaza ve çeşitli diğer malvarlığı değerlerine el koyma tedbirleri kamuoyuna yansımıştır. [H10] [H11] [H12]
21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga açıklamasında ilk dalga açıkça “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” şeklinde tanımlanmıştır. [H2] [H7]
20. Babacan Bağlantılı Hangi Şirketlere Kayyum Atandığı Açıklandı?
İlk operasyon haberlerinde 7 şirkete el konulduğu bildirilmiştir. Daha sonra Babacan GYO’nun kendi kurumsal internet sitesinde yayımlanan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması ve İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı kapsamında aşağıdaki 12 şirket yönünden TMSF’nin kayyum olarak atandığı açıklanmıştır. [K1]
| No | Babacan GYO’nun kurumsal açıklamasında belirtilen şirket |
|---|---|
| 1 | B Grup Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ |
| 2 | Babacan Grup Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ |
| 3 | Babacan Gayrimenkul Enerji ve Turizm Sanayi Ticaret AŞ |
| 4 | Babacan Girişim Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ |
| 5 | BBC Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ |
| 6 | Investment Global Zenith Gayrimenkul Sanayi Ticaret AŞ |
| 7 | Batures Yönetim Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret AŞ |
| 8 | Metares Bilişim ve Dijital Ticaret AŞ* |
| 9 | EFCE Lojistik Hizmetleri Ticaret AŞ |
| 10 | BBCN Yapı Gayrimenkul Geliştirme AŞ |
| 11 | Babacan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ |
| 12 | BCN Global Gayrimenkul Ticaret AŞ |
*Şirketin kurumsal açıklamasında şirket unvanı yazımında bir imla farklılığı görülmektedir. Ticaret sicili kaydı esas alınmadan kesin unvan değerlendirmesi yapılmamalıdır.
Kurumsal açıklamada kayyum atamasının CMK m.133, 7539 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ve 7145 sayılı Kanunun geçici hükümleri kapsamında gerçekleştirildiği; TMSF Fon Kurulunun 05.08.2026 tarihli 2026/508 ve 10.08.2026 tarihli 2026/523 sayılı kararlarıyla yeni yönetim kurullarının oluşturulduğu belirtilmektedir. [K1]
21. 2026 İkinci Dalga: Resmen Adı Açıklanan Şirketler Hangileri?
21 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamaları aktaran haberlerde ikinci dalgada aşağıdaki üç yapı açıkça isimlendirilmiştir:
| Şirket / yapı | Kamuya açık durum | Kaynak |
|---|---|---|
| Gül İnşaat AŞ | İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. | Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları |
| Beyaz İnşaat | İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. | Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları |
| LİV İnşaat / LİV Yapı | İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. | Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları |
Bu şirketlerin soruşturmada adının geçmesi, şirketler veya bunların yöneticileri hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunduğu anlamına gelmediği gibi, şirketlerin gerçekleştirdiği bütün projelerin veya bütün satışların soruşturmaya konu olduğu anlamına da gelmemektedir. [H1] [H2] [H7]
22. Basında Yayımlanan Şüpheli Listelerinde Geçen Diğer Şirket Unvanları
Takvim tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan ve haber kuruluşunun “ulaştığını” belirttiği şüpheli listesinde, soruşturmayla bağlantılı olarak aşağıdaki şirket unvanları da yer almıştır. Bu bölüm resmi ve eksiksiz savcılık şirket listesi olarak değerlendirilmemelidir; yalnızca kamuoyuna yansıyan haber verisini göstermektedir. [H13]
| Basına yansıyan şirket/unvan | Kaynak niteliği |
|---|---|
| Gül İnşaat Proje AŞ | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
| Gül İnşaat AŞ | Resmi açıklamalarda da adı geçen yapı |
| Gül Yapı İnşaat Turizm Petrol Ürünleri ve Dış Ticaret AŞ | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
| Gül İnşaat Turizm ve Ticaret AŞ | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
| LİV Yapı Gayrimenkul Yatırım | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
| Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
| 2K Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ | Basında yayımlanan şüpheli listesi |
Özellikle “Beyaz İnşaat” isminde piyasada farklı tüzel kişilik ve ticari yapılar bulunabildiğinden yalnızca ticari isim benzerliğinden hareketle başka bir şirket veya projeyi soruşturmayla ilişkilendirmek doğru değildir. Patronlar Dünyası tarafından yapılan araştırmada da soruşturma haberindeki unvanın Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu özellikle belirtilmiştir. [H14]
23. Soruşturulan Projelerin Tam Listesi Var mı?
28 Eylül 2026 itibarıyla savcılık veya ilgili Bakanlık tarafından yayımlanmış, 274 muvazaalı olduğu belirtilen satışın hangi projelerdeki hangi bağımsız bölümlere ait olduğunu tek tek gösteren kamuya açık ve doğrulanmış tam bir proje listesi bulunmamaktadır.
Bu husus son derece önemlidir.
İnternette, sosyal medya gruplarında ve WhatsApp gruplarında Gül, LİV, Beyaz ve Babacan bağlantılı çok sayıda proje adı paylaşılmaktadır. Ancak bir projenin söz konusu şirketlerden birinin portföyünde bulunması, o projenin vatandaşlık soruşturmasındaki 274 satıştan birini içerdiği anlamına gelmez.
Patronlar Dünyası’nın 21-22 Eylül 2026 tarihli araştırmasında da 274 satışın Gül, LİV ve Beyaz arasında nasıl dağıldığının ve hangi projelerde gerçekleştirildiğinin henüz kamuoyuna açıklanmadığı özellikle belirtilmiştir. [H14]
24. Piyasada Adı Dolaşan Projeler: Doğru Liste Nasıl Okunmalı?
Aşağıdaki tablo “soruşturulan projeler listesi” değildir. Bu projeler, soruşturmada adı geçen şirketlerin kendi kurumsal sitelerinde veya güvenilir kurumsal kaynaklarda yer alan proje portföylerinden derlenmiştir. Amaç, piyasada dolaşan proje isimlerinin hangi şirket portföyüne dayandığını göstermek ve doğrulanmamış bir projeye suç isnadı yapılmasını önlemektir.
| Şirket / grup | Kamuya açık portföyde görülen proje örnekleri | Soruşturma bakımından durum |
|---|---|---|
| Gül İnşaat | Otoport, Metroport, Avangart, Eyüppark, Avcılar Park, Gül Express, Gülpark Yaşam, Güneşli Park Gardenya, Rose Marine Butik, Gül Parkyuvam, Güneşli Park, İş Batı, Rose Marine, Skyport, Kavaklı Konakları, Loca, Yedimavi, Gülpark 59, Terrace Garden, Eyüp Palas, Tempoint | Şirket portföyüdür. Bu projelerin tamamının veya herhangi birinin 274 satış içinde bulunduğu kamuya açık resmi bir listeyle henüz doğrulanmamıştır. |
| LİV Yapı | Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent; ayrıca kurumsal sitede LİV Bahçeşehir ve Rose Marine isimleri görülmektedir. | Portföy bilgisidir; soruşturma projesi olduğu anlamına gelmez. |
| Beyaz İnşaat | Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center Residence, Beyaz Tower, White Home, Şehr-i Bahar 2, Beyaz Vadi Residence, Beyaz Vadi Konakları | Şirketin kamuya açık proje portföyüdür; projelerin soruşturmaya dahil olduğu sonucu çıkarılamaz. |
| Babacan bağlantılı portföy | Babacan Central, Babacan Lagoon, Babacan Port Royal, Vista Life; kurumsal sitede ayrıca Babacan Atakent Halkalı, Babacan GOP Residence/AVM/Ofis, Babacan Botanist Başakşehir ve diğer projeler yer almaktadır. | İlk dalga “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” olarak açıklanmıştır; ancak kamuya açık resmi açıklama 687 işlemin hangi projelere dağıldığını tek tek göstermemektedir. |
Portföy kaynakları: Gül İnşaat resmi proje sayfası [K2], LİV Yapı resmi proje sayfası [K3], Beyaz İnşaat resmi kurumsal/proje sayfaları [K4], Babacan GYO kurumsal açıklaması ve portföyü [K1].
25. Bir Projenin Adının Bu Tabloda Bulunması Ne Anlama Gelir?
Tek başına hiçbir soruşturma sonucu doğurmaz.
Bu listedeki proje isimleri şirketlerin kamuya açık portföylerinden alınmıştır.
Dolayısıyla örneğin Rose Marine, Kalekent, Yedi Mavi, Skyport, Otoport, Beyaz Residence veya Babacan Port Royal gibi bir projeden taşınmaz alınmış olması, o taşınmazın soruşturma konusu 274 veya 687 işlemden biri olduğunu göstermez.
Bunun anlaşılabilmesi için yatırımcının ada, parsel, bağımsız bölüm, satış tarihi, satıcı tüzel kişilik, değerleme şirketi, değerleme uzmanı, uygunluk belgesi ve ödeme zinciri üzerinden dosyasının bireysel olarak eşleştirilmesi gerekir.
26. 30 Şirkete Kayyum Atandı: Bu 30 Şirketin Tam Listesi Açıklandı mı?
İkinci dalga soruşturmayla ilgili Başsavcılık açıklamasında 30 anonim şirkete el konulduğu ve kayyum atandığı kamuoyuna açıklanmıştır. [H1] [H8]
Ancak 28 Eylül 2026 itibarıyla incelediğimiz kamuya açık resmi açıklamalarda bu 30 anonim şirketin tamamının ticaret unvanlarının tek tek sıralandığı eksiksiz resmi bir liste yer almamaktadır.
Bu nedenle sosyal medyada dolaşan farklı şirket listeleri, resmi savcılık veya hakimlik kararı görülmeden “30 şirketin resmi listesi” şeklinde yayımlanmamalıdır.
27. Vatandaşlık Soruşturmasında Hangi Suçlar Gündeme Geliyor?
21 ve 25 Eylül 2026 tarihli Başsavcılık açıklamalarını aktaran haberlerde soruşturmanın çeşitli şüpheliler yönünden şu suç tipleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilmiştir:
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma/yönetme/üyelik, göçmen kaçakçılığı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan. [H1] [H8]
Bu suçların her yatırımcıya veya her şirket çalışanına otomatik olarak isnat edildiği sonucu çıkarılmamalıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir ve her şüpheli bakımından suçun maddi ve manevi unsurlarının ayrıca ispatlanması gerekir.
28. Hakkında Ceza Soruşturması Açılması Vatandaşlığın İptal Edildiği Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Ceza soruşturması ile vatandaşlık statüsünü sona erdiren idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.
Bununla birlikte yurt dışında bulunan ve kendisine herhangi bir tebligat ulaşmayan yatırımcı bakımından aynı proje veya satış zinciri hakkında ceza soruşturmasının başlaması, vatandaşlık dosyasının da idari incelemeye alınmış olabileceğine ilişkin önemli bir risk göstergesi olabilir.
Kesin durumun anlaşılabilmesi için ceza soruşturması, yatırım uygunluk belgesi, TKGM dosyası ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğündeki statü ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
29. Vatandaşlık İptali veya Geri Alma Kararına Dava Açılabilir mi?
Evet. Anayasa m.66 uyarınca vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir; vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. [M7]
İşlemin hangi makam tarafından tesis edildiği görevli mahkemenin belirlenmesinde önemlidir.
Cumhurbaşkanı kararına karşı açılacak iptal davalarında 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 uyarınca Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevlidir. [M8]
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel bir süre öngörülmediği hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. [M9]
İYUK m.11 kapsamında dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için idari başvuru yapılması belirli şartlarla dava süresinin işlemesini durdurabilir. Bu başvurunun her somut dosyada stratejik olarak uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. [M10]
30. Dava Açılması Vatandaşlık İptalini Kendiliğinden Durdurur mu?
Hayır.
İYUK m.27 uyarınca idari dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
Yürütmenin durdurulması için kural olarak idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zarar doğması koşullarının birlikte bulunması gerekir. [M11]
Vatandaşlığın sona ermesinin pasaport, seyahat, ikamet, aile statüsü, çalışma, şirket ortaklığı ve diğer haklara etkileri nedeniyle yürütmenin durdurulması talebinin somut dosya özelinde ayrıntılı gerekçelendirilmesi önem taşır.
31. Vatandaşlığı İptal Edilen Kişinin Taşınmazına Ne Olur?
Vatandaşlığın sona ermesi, taşınmazın kendiliğinden ve aynı anda Hazineye geçtiği anlamına gelmez.
TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişinin mallarının tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bu hususun iptal kararında belirtilmesini düzenlemektedir. Aynı maddede iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulması halinde tasfiye işlemlerinin dava sonuna bırakılması öngörülmektedir. [M1]
Bununla birlikte taşınmaz mülkiyetinin yabancılar hukuku bakımından korunup korunamayacağı; kişinin eski vatandaşlığı, taşınmazın bulunduğu bölge, Tapu Kanunu ve yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin diğer kurallar üzerinden ayrıca incelenmelidir.
32. “Ben Gerçekten 400.000 Dolar Ödedim” Demek Yeterli mi?
Hayır. Fakat bu son derece önemli bir başlangıç noktasıdır.
Bugünkü soruşturmalarda yalnızca tapuda yazan rakama değil, paranın ekonomik gerçekliğine bakıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle yatırımcının yalnızca kendi hesabından çıkan parayı değil, mümkün olduğunca paranın kaynağını, transfer zincirini, satıcının hesabına varışını ve paranın daha sonra kendisine veya bağlantılı kişilere dönmediğini gösterebilmesi önem taşır.
Özellikle uluslararası SWIFT kayıtları, banka hesap ekstreleri, döviz alım belgeleri, satıcı hesap kayıtları ve aynı dönemdeki emsal satışlar kritik delillerdir.
33. Dosyası Riskli Olan Yatırımcı Hangi Belgeleri Toplamalı?
İlk aşamada vatandaşlığa esas bütün taşınmazların tapu kayıtları, resmi senetler, satış veya satış vaadi sözleşmeleri, eski ekspertiz/değerleme raporları, uygunluk belgeleri, döviz alım belgeleri, banka dekontları, SWIFT kayıtları, ödeme talimatları, taşınmaz satış faturaları, sözleşmeler, yatırımcının paranın kaynağını gösteren banka kayıtları, vatandaşlık başvuru evrakı ve vatandaşlık kararına ilişkin belgeler birlikte incelenmelidir.
Varsa ceza soruşturması dosyasındaki bilirkişi raporlarının, MASAK değerlendirmelerinin, taşınmaz listelerinin ve şüpheli ifadelerinin yatırımcıya özgülenebilen kısımları ayrıca değerlendirilmelidir.
34. En Kritik Hukuki Savunma Nedir?
Her dosyada savunma aynı olmayacaktır. Ancak özellikle şu hukuki ayrımlar belirleyicidir:
Bir: İptal mi uygulanmaktadır, geri alma mı?
İki: İdarenin ileri sürdüğü sorun yatırımcının yalan beyanı/gizlemesi midir, yoksa yatırım şartının objektif olarak gerçekleşmediği iddiası mıdır?
Üç: Yeni bilirkişi raporu işlem tarihindeki değeri mi tespit etmektedir, yoksa bugünkü değer üzerinden geçmişe ilişkin sonuç mu çıkarmaktadır?
Dört: Yatırım gerçekten eksik midir, yoksa yalnızca eski yatırımın ispatında belge eksikliği mi vardır?
Beş: Yatırımcı gerçekten gerekli bedeli kendi kaynağından ödemiş midir?
Altı: Taşınmaz vatandaşlık kararının verildiği tarihte gerekli gerçek piyasa değerini taşıyor muydu?
Yedi: İdarenin kullandığı yeni delil vatandaşlık kararından önce mevcut olan bir olguyu mu ortaya çıkarmaktadır, yoksa vatandaşlık sonrasında ortaya çıkan yeni bir olgu mudur?
Sekiz: Eş ve çocukların vatandaşlığı yatırımcıya bağlı mı kazanılmıştır, yoksa daha sonra bağımsız bir hukuki sebebe mi dayanmaktadır?
35. Danıştay’ın 2025 Kararı Neden Bu Dosyalar İçin Çok Önemli?
Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararı, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış bir aile hakkındaki geri alma uyuşmazlığında verilmiştir.
Kararın en önemli yönü, TVK m.40’taki “hukuki şartlar oluşmadan” kavramına zaman bakımından sınır çizmesidir.
Danıştay’a göre, vatandaşlık kararının geri alınmasını sağlayacak engel halin vatandaşlığa alınma tarihinde veya öncesinde mevcut olması gerekir. Vatandaşlıktan sonra gerçekleşen ve geçmiş dönemle bağlantısı kurulamayan yeni maddi veya hukuki olaylar, başlangıçtaki şartların oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]
Bu yaklaşım özellikle 2026 yılında sonradan hazırlanan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde önemlidir: Yeni delil kullanılabilir; fakat yeni delilin ispat etmeye çalıştığı maddi olgu geçmişte mevcut olmalıdır.
36. Sonuç: Her Soruşturma Dosyası Aynı Değildir
2026 yılındaki operasyonlar yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarında çok ciddi bir idari ve cezai denetim döneminin başladığını göstermektedir.
Ancak “aynı şirketten ev aldı”, “aynı projeden aldı”, “eski ekspertiz raporu yeniden inceleniyor” veya “şirket yöneticileri hakkında soruşturma var” gibi tek bir olgudan hareketle bütün yatırımcılar bakımından aynı hukuki sonuca varılması mümkün değildir.
Hukuken belirleyici olan; kişinin kendi satış işlemi, kendi ödeme zinciri, kendi taşınmazının gerçek tarihi değeri, kendi uygunluk belgesi, kendi vatandaşlık kararı ve varsa kendi ceza soruşturması bağlantısıdır.
Özellikle gerçek bedeli banka yoluyla ödemiş, yatırım tutarını karar tarihinde fiilen sağlamış ve üçüncü kişilerin yaptığı iddia edilen usulsüzlüklerden haberdar olmayan yatırımcıların dosyalarının, gerçekte yatırım yapmaksızın yalnızca görünüşte para hareketi oluşturulduğu ileri sürülen dosyalardan ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Aynı şekilde şekli veya ispatla ilgili belge eksikliği ile geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım eksikliği birbirinden ayrılmalıdır.
37. Sık Sorulan Sorular
İdare yeniden ekspertiz isteyebilir mi?
Evet. Vatandaşlık dosyasının yeniden araştırılması sırasında yeni bilirkişi veya değerleme incelemesi yapılabilir. Ancak geçmiş yatırım şartı bakımından önemli olan, taşınmazın ilgili işlem tarihindeki değeridir; bugünkü piyasa değeri geçmişteki değerin doğrudan yerine geçirilemez.
Yeni ekspertiz eski ekspertizi geçersiz kılar mı?
Kendiliğinden hayır. Her iki raporun yöntemi, değerleme tarihi, emsal verileri ve diğer ödeme/tapu kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Eksik yatırım sonradan tamamlanabilir mi?
Gerçekte geçmişte yapılmış yatırımın belgesel eksikliği ile geçmişte hiç yapılmamış yatırım birbirinden ayrılmalıdır. Sonradan yapılan ödeme, geçmişte var olmayan maddi yatırım şartını kendiliğinden geçmişe dönük oluşturmaz.
5901 sayılı Kanun m.39’daki “tamamlama” eksik 100.000 doları tamamlama anlamına gelir mi?
Hayır. Hüküm, alınan karardaki maddi hata veya eksikliğin dayanağına uygun biçimde düzeltilmesi veya tamamlanmasına ilişkindir. Eksik yatırım tutarını yıllar sonra tamamlayarak geçmiş vatandaşlık kararını geriye dönük olarak hukuka uygun hale getiren genel bir düzenleme değildir.
Askerlik yapan kişinin vatandaşlığı iptal edilebilir mi?
Evet. Askerlik yapılmış olması tek başına iptali veya geri almayı engellemez. Ancak m.31 kapsamındaki iptal ileriye etkili olduğundan vatandaşlık dönemindeki işlemler Yönetmelik m.58 uyarınca korunur. Geri alma bakımından ise ayrıca değerlendirme gerekir.
Eşin vatandaşlığı da gider mi?
Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır. Ancak evlenme yoluyla daha sonra bağımsız biçimde Türk vatandaşlığı kazanan eş, Yönetmelik m.58/2 gereğince iptalden etkilenmez.
Vatandaşlıktan sonra doğan çocuğun vatandaşlığı iptal edilir mi?
Yönetmelik m.58/2’ye göre yatırımcı Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuk, yatırımcının vatandaşlığının m.31 kapsamında iptalinden etkilenmez.
21 Eylül soruşturmasındaki 55 çocuğun vatandaşlığı korunuyor mu?
55 çocuğun “karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı” açıklanmıştır. Bunun “karardan sonra doğdukları” anlamına gelip gelmediği kamuya açıklanmamıştır. Her çocuk bakımından doğum ve vatandaşlık kazanma tarihleri ayrı incelenmelidir.
Şirket soruşturuluyorsa o şirketten ev alan herkes riskte midir?
Dosyanın idari incelemeye alınması ihtimali bulunabilir; ancak şirket soruşturması tek başına her alıcının vatandaşlığının hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.
Gül, LİV ve Beyaz projelerinin hangileri soruşturuluyor?
28 Eylül 2026 itibarıyla 274 işlemin hangi projelere dağıldığını gösteren doğrulanmış kamuya açık resmi proje listesi yayımlanmamıştır.
Vatandaşlık iptal kararına karşı dava süresi nedir?
Özel bir süre bulunmayan idari uyuşmazlıklarda İYUK m.7 uyarınca genel süre 60 gündür. Sürenin başlangıcı, işlemin niteliği ve tebliğ şekli somut dosyada ayrıca incelenmelidir.
Dava açınca vatandaşlık kararı durur mu?
Hayır. Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 şartlarının bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
38. Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
Mevzuat ve Resmi Kaynaklar
[M1] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, m.32 ve m.33.
[M2] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.38, m.39 ve m.40.
[M3] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66 – vatandaşlık kararının geri alınması ve ilk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük.
[M4] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.57 ve m.58 – iptal araştırması, eş ve çocuklara etki, vatandaşlık dönemindeki işlemler ve sonradan doğan çocuk istisnası.
[M5] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.39 – maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama.
[M6] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.65 – düzeltme ve tamamlama.
[M7] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.66 – vatandaşlığın kazanılması ve kaybının kanuniliği ile yargı yolu.
[M8] 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 – Cumhurbaşkanı kararlarına karşı Danıştayın ilk derece görevi.
[M9] 2577 sayılı İYUK m.7 – genel 60 günlük idari dava açma süresi.
[M10] 2577 sayılı İYUK m.11 – üst makama/idareye başvuru ve dava süresine etkisi.
[M11] 2577 sayılı İYUK m.27 – yürütmenin durdurulması şartları.
Tapu ve Kadastro Kaynakları
[T1] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişe ilişkin sıkça sorulan sorular.
[T2] TKGM Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, 01.06.2022 tarihli Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Değişikliği Hakkında Talimat.
[T3] TKGM, 2024/4 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında Genelge ve eki Kılavuz.
[T4] Your Key Türkiye / TKGM, Vatandaşlık Kazanımı – daha önce alınmış taşınmazlar, 250.000/400.000 USD tarihleri ve eksik yatırımın satış vaadi ile tamamlanmasına ilişkin açıklamalar.
[T5] TKGM – Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) düzenlemeleri.
Danıştay Kararları
[Y1] Danıştay 10. Daire, 26.06.2025, E.2022/7637, K.2025/3313 – TVK m.40 kapsamında hukuki şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi.
[Y2] Danıştay 10. Daire, 12.12.2024, E.2020/5861, K.2024/6304 – vatandaşlık amacıyla gayrimenkul ediniminde değerleme raporu ve tapudaki satış bedeline ilişkin uyuşmazlık.
[Y3] Danıştay 10. Daire, 23.06.2025, E.2021/279, K.2025/3174 – vatandaşlık kararının geri alınmasının sebep ve hukuki şartlarına ilişkin değerlendirme.
Askerlik Kaynakları
[A1] T.C. Millî Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü – Vatandaşlık İşlemleri; Türk vatandaşlığını kaybedenler ve yeniden vatandaşlığa alınanlar.
[A2] Askeralma Yönetmeliği m.90 ve MSB Sıkça Sorulan Sorular – önceki askerlik safahatının dikkate alınması.
Akademik Kaynaklar
[D1] Çiçek Özgür, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741-779.
[D2] Mesut Aygün / Gülser Banu Uslu Yiğit, “Yabancıların Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanmalarının Hukuki Yönden Değerlendirilmesi ve Yeni Model Önerisi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.34, S.1, 2026.
[D3] Cemil Güner, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.37, S.2.
[D4] Hümeyra Zeynep Erden, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.36, S.1.
2026 Güncel Haber ve Soruşturma Kaynakları
[H1] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İstanbul merkezli “usulsüz vatandaşlık” operasyonunda 73 şüphelinin yakalanması; 1.070 kişi, 274 satış, MASAK ve bilirkişi incelemeleri.
[H2] TRT Haber, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon; Babacan bağlantılı ilk dalga ile Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden yürütülen ikinci dalgaya ilişkin açıklama.
[H3] TRT Haber, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi, 1.393 kişi, 1.070 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.
[H4] Habertürk, 21.09.2026 – usulsüz vatandaşlık soruşturmasında ikinci dalga, 30 şirkete kayyum ve üç şirket üzerinden incelenen satışlar.
[H5] Ekotürk, 21.09.2026 – gayrimenkul üzerinden usulsüz vatandaşlık soruşturması ve 3,5 milyar TL’yi aşan işlem büyüklüğü.
[H6] Habertürk / Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 5.391 iptal, 743 geri alma ve toplam 6.134 kişi hakkındaki verileri.
[H7] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – ikinci dalga soruşturma ve güncel operasyon ayrıntıları.
[H8] Anadolu Ajansı, 25.09.2026 – 74 şüphelinin hakimlik işlemleri; 33 tutuklama, 20 konutu terk etmeme ve 21 diğer adli kontrol.
[H9] T.C. Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, 04.08.2026 – 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığına ilişkin Bakan açıklaması.
[H10] Anadolu Ajansı, 07.08.2026 – ilk dalga soruşturmasında 80 şüpheliden 32’sinin tutuklanması.
[H11] TRT Haber, 04.08.2026 – sahte ekspertiz iddiası, 687 vatandaşlık işlemi ve yaklaşık 2,5 milyar TL’lik işlem.
[H12] Habertürk, 04.08.2026 – ilk dalga operasyon, 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı ve 687 kişilik vatandaşlık süreci.
[H13] Takvim, 21.09.2026 – haber kuruluşunun ulaştığını belirttiği şüpheli listesi ve listede yer alan şirket/unvan bağlantıları.
[H14] Patronlar Dünyası, 21-22.09.2026 – Gül İnşaat, LİV Yapı ve Beyaz İnşaat’ın kurumsal ilişkileri ve proje portföyleri; 274 satışın şirket/proje dağılımının kamuoyuna açıklanmadığına ilişkin değerlendirme.
[H15] DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon, 1.070 vatandaşlık ve soruşturma verileri; DHA içeriği çeşitli haber kuruluşlarınca yeniden yayımlanmıştır.
[H16] Yeni Asır / DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga vatandaşlık soruşturması ve 1.070 kişi verisi.
[H17] Haber3 / DHA, 21.09.2026 – 73 gözaltı, 1.070 kişi ve 72.250.000 USD tutarındaki işlemlere ilişkin haber.
[H18] Memurlar.net, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.
[H19] Yeni Birlik, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon ve 30 şirkete kayyum haberleri.
[H20] CNN Türk kaynaklı haber akışı, 21.09.2026 – 1.070 kişinin vatandaşlık statüsüne ilişkin idari süreç ve 72.250.000 USD işlem tutarı.
Şirketlerin Kendi Kurumsal Kaynakları
[K1] Babacan GYO kurumsal internet sitesi – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması kapsamında kayyum atandığı açıklanan 12 şirket ve Babacan proje portföyü.
[K2] Gül İnşaat kurumsal internet sitesi – tamamlanan projeler ve şirket tarihçesi.
[K3] LİV Yapı kurumsal internet sitesi – Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent ve diğer proje portföyü.
[K4] Beyaz İnşaat kurumsal internet sitesi – şirket tarihçesi ve Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center ve diğer projeler.
Hukuki Bilgilendirme ve Masumiyet Karinesi
Bu yazı 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık mevzuat, mahkeme kararları, resmi açıklamalar, akademik çalışmalar ve haber kaynakları esas alınarak hazırlanmıştır.
Soruşturmalarda adı geçen şirketler, yöneticiler, çalışanlar veya diğer kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi, haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadıkça kişiler suçlu kabul edilemez.
Aynı şekilde bir şirketin soruşturmada yer alması, o şirketin gerçekleştirdiği bütün projelerin, bütün taşınmazların veya bütün yabancı yatırımcı satışlarının usulsüz olduğu anlamına gelmez.
Yatırım yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığı dosyalarında somut hukuki değerlendirme; vatandaşlık tarihi, taşınmazın işlem tarihindeki değeri, tapu kayıtları, ödeme belgeleri, ekspertiz raporları, uygunluk belgesi, banka hareketleri ve varsa soruşturma dosyasındaki yatırımcıya özgülenebilir deliller birlikte incelenerek yapılmalıdır.
TD Hukuk ve Danışmanlık
Av. Murat Can Dolğun
İstanbul Barosu
TD Hukuk ve Danışmanlık – İstanbul
Telefon: +90 212 299 44 22
Web: td-lawfirm.com
Vatandaşlık iptali, vatandaşlık kararının geri alınması, gayrimenkul yatırımının yeniden incelenmesi ve bağlantılı ceza soruşturmaları hakkında hukuki inceleme yapılabilmesi için vatandaşlık dosyası ile taşınmaz, ekspertiz ve ödeme belgelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

