Etiket: vatandaşlık soruşturması

  • Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Son güncelleme: 28 Eylül 2026

    Gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancılar bakımından 2026 yılı, geçmiş vatandaşlık dosyalarının yeniden incelenmesi, yatırım uygunluk belgelerinin iptal edilmesi, eski ekspertiz raporlarının yeniden sorgulanması ve ceza soruşturmalarının vatandaşlık hukukuna etkisi bakımından son derece önemli gelişmelere sahne olmuştur.

    Özellikle Ağustos ve Eylül 2026 tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaları sonrasında şu sorular binlerce yatırımcı ve aile bakımından doğrudan önem kazanmıştır:

    İdare yıllar önce vatandaşlık alınırken kullanılan ekspertiz raporunu yeniden inceleyebilir mi? Yeni ekspertiz veya bilirkişi raporu isteyebilir mi? Eksik kalan yatırım bugün tamamlanabilir mi? Yatırımcı gerçekten parayı ödemiş fakat ekspertiz raporu hatalıysa ne olur? Askerliğini yapmış kişinin vatandaşlığı sona erdirilebilir mi? Eş ve çocukların vatandaşlığı ne olur? Vatandaşlıktan sonra doğan çocukların durumu farklı mıdır? Soruşturmalarda hangi şirketlerin adı geçmektedir? Hangi projelerin soruşturmaya dahil olduğu kesin olarak bilinmektedir?

    Bu çalışma; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü düzenlemeleri, güncel Danıştay kararları, Millî Savunma Bakanlığı düzenlemeleri, 2026 yılında yayımlanan akademik çalışmalar ve 28 Eylül 2026 tarihine kadar kamuoyuna açıklanan güncel soruşturmalar birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır.

    1. 2026 Yılındaki En Yeni Gelişme Nedir?

    21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul merkezli 13 ilde gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonla birlikte yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin incelemelerin kapsamının önemli ölçüde genişlediği kamuoyuna açıklanmıştır.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ve Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA ve çok sayıda haber kuruluşu tarafından aktarılan açıklamalara göre; soruşturmada Tapu ve Kadastro kayıtları, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Soruşturma makamları, bazı işlemlerde vatandaşlığın kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığını, aracı şirketler veya satıcılara ait mali kaynaklarla görünüşte para hareketleri meydana getirildiğini ve bazı gayrimenkuller hakkında gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiğini ileri sürmektedir. [H1] [H2] [H3] [H4] [H5]

    Bu iddiaların ceza soruşturması kapsamında bulunduğu ve soruşturulan kişi veya şirketler yönünden kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmediği özellikle belirtilmelidir. Masumiyet karinesi geçerlidir.

    21 Eylül 2026 ikinci dalga Kamuoyuna açıklanan veri
    İncelenen yabancıya yapılan satış 734
    Muvazaalı olduğu ileri sürülen/tespit edildiği açıklanan satış 274
    Vatandaşlık kazandığı belirtilen toplam kişi 1.070
    Yatırımcı 263
    Aile ferdi 807
    Karar tarihinde vatandaşlık kazanan 1.015
    Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı açıklanan çocuk 55
    Soruşturmada belirtilen işlem büyüklüğü 72.250.000 USD / 3,5 milyar TL’yi aşan tutar
    Hakkında yakalama işlemi yürütülen şüpheli 88
    25 Eylül itibarıyla tutuklanan 33
    Konutu terk etmeme tedbiri 20
    Diğer adli kontrol 21
    El konulduğu açıklanan taşınmaz 2.011
    El konulan ve kayyum atandığı açıklanan anonim şirket 30

    Kaynaklar: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarını aktaran Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA, Ekotürk ve diğer güncel haber kaynakları. [H1]-[H8]

    2. Bugüne Kadar Kaç Kişinin Vatandaşlığı İptal Edildi veya Geri Alındı?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamasında, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarına ilişkin çok daha geniş bir toplam rakam paylaşılmıştır.

    İşlem Yatırımcı / kapsam Aile fertleri dahil toplam
    Vatandaşlık kararının iptali Çeşitli yatırım dosyaları 5.391 kişi
    Vatandaşlık kararının geri alınması 263 yatırımcı ve aileleri 743 kişi
    Genel toplam 1.413 yatırımcı 6.134 kişi
    11 Şubat 2026 sonrası uygunluk belgesi iptal edilen yatırımcılar 458 yatırımcı 1.393 kişi

    Bu rakamlar Anadolu Ajansı, TRT Haber ve Habertürk tarafından İçişleri Bakanlığı açıklamasına dayanılarak aktarılmıştır. [H1] [H3] [H6]

    Ancak burada çok önemli bir terminolojik uyarı yapılmalıdır: Kamuoyu açıklamalarında zaman zaman “iptal” sözcüğü bütün vatandaşlık sona erdirme işlemleri için genel anlamda kullanılmaktadır. Oysa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda “iptal” ile “geri alma” iki farklı hukuki kurumdur.

    3. Vatandaşlığın İptali ile Vatandaşlık Kararının Geri Alınması Arasındaki Fark Nedir?

    Bu ayrım yalnızca akademik bir ayrım değildir. İşlemin geçmişe etkisi, eş ve çocukların statüsü, vatandaşlık döneminde gerçekleştirilen hukuki işlemler ve dava stratejisi bakımından doğrudan sonuç doğurur.

    Konu İptal Geri alma
    Kanuni dayanak 5901 sayılı TVK m.31-32 5901 sayılı TVK m.40
    Temel sebep İlgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi Hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya Yönetmelik uyarınca sehven karar verilmiş olması
    Zaman bakımından etki Karar tarihinden itibaren ileriye etkili İlk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük; geçmişe etkili sonuç
    Eş ve çocuklar Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocukları da etkiler; Yönetmelik m.58/2 istisnaları ayrıca uygulanır Ana kararın geriye etkili hükümsüzlüğü nedeniyle bağlı aile kararlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir
    Vatandaşlık dönemindeki işlemler Yönetmelik m.58/1 gereğince iptalden etkilenmez Geri alma ex tunc sonuç doğurduğundan daha karmaşık hukuki sonuçlar ortaya çıkarabilir

    5901 sayılı Kanun m.31, vatandaşlığın kazanılması kararının ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde kararı veren makam tarafından iptal edileceğini düzenlemektedir. [M1]

    TVK m.32 ise iptal kararının karar tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini ve ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklara da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]

    Buna karşılık TVK m.40, vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasını düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.66 buna “sehven verilme” halini de eklemekte ve geri alınan kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale geleceğini açıkça düzenlemektedir. [M2] [M3]

    Dolayısıyla iptal ile geri alma birbirinin yerine kullanılabilecek kavramlar değildir.

    4. Yatırımcının Hilesi Yoksa Vatandaşlık Yine de Geri Alınabilir mi?

    Bu soru özellikle ekspertiz şirketinin veya satıcının hatalı ya da gerçeğe aykırı işlem yaptığı, buna karşılık yabancı yatırımcının gerçekten para ödediğini ileri sürdüğü dosyalarda belirleyicidir.

    TVK m.31 kapsamında iptal bakımından kanun lafzı, vatandaşlığın “ilgilinin yalan beyanı” veya ilgilinin vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılmış olmasını aramaktadır. Bu nedenle yalnızca üçüncü bir kişinin hatasının bulunması ile yatırımcının kendi yalan beyanı veya gizlemesi aynı hukuki olgu değildir.

    TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise farklıdır. Burada temel soru, vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Dolayısıyla yatırımcının şahsi hilesinin bulunmadığı bir dosyada dahi, yatırım şartının objektif olarak hiçbir zaman gerçekleşmediği ileri sürülüyorsa idare m.40 yönünden değerlendirme yapabilir.

    Ancak bu yetki sınırsız değildir.

    Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli, E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında son derece önemli bir ilke ortaya konulmuştur: “Hukuki şartların oluşmadığından” söz edilebilmesi için engel oluşturan maddi veya hukuki olgunun, vatandaşlığa alınma işleminin tesis edildiği tarihte veya daha önce mevcut olması gerekir. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra gerçekleşen ve önceki dönemle bağlantısı bulunmayan yeni olgular, geçmişte vatandaşlık şartlarının oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]

    Bu karar doğrudan ekspertiz bedelinin yeniden belirlenmesine ilişkin bir dava değildir. Bununla birlikte “şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi” ilkesi, geçmiş yatırım dosyalarının bugün yeniden incelenmesinde son derece önemlidir.

    5. İdare Yıllar Sonra Yeniden Ekspertiz İsteyebilir mi?

    Kısa cevap: Evet, dosyanın yeniden araştırılması kapsamında yeni bir değerleme veya bilirkişi incelemesine başvurulması hukuken mümkündür. Ancak yeni raporun neyi ispatladığı ayrıca tartışılmalıdır.

    5901 sayılı Kanun m.38, vatandaşlık işlemlerine ilişkin inceleme ve araştırmalarda kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli bilgi ve belgeleri vermesini düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.57/2 de vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin yalan beyan veya gizleme iddiasının herhangi bir şekilde öğrenilmesi halinde Bakanlık tarafından araştırma ve soruşturma yapılabileceğini veya yaptırılabileceğini düzenlemektedir. [M2] [M4]

    Nitekim 2026 yılındaki güncel soruşturmalarda eski dosyaların yalnızca ilk ekspertiz raporları üzerinden incelenmediği; Tapu ve Kadastro kayıtları, yeni bilirkişi raporları, MASAK verileri, banka hareketleri ve diğer delillerin birlikte değerlendirildiği Başsavcılık açıklamalarında açıkça görülmektedir. [H1] [H2] [H8]

    Ancak burada iki ayrı soru birbirine karıştırılmamalıdır:

    Birinci soru: İdare veya soruşturma makamı yeni bir bilirkişi/değerleme çalışması yaptırabilir mi?
    Cevap: Evet.

    İkinci soru: 2026 yılında taşınmazın bugünkü değerinin düşük çıkması, 2019, 2020 veya 2021 yılında vatandaşlık için gerekli değerin bulunmadığını tek başına kanıtlar mı?
    Cevap: Hayır.

    Hukuken araştırılması gereken husus, taşınmazın vatandaşlığa esas alınan tarihteki gerçek değeri ve o tarihte yürürlükte bulunan yatırım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

    Danıştay 10. Dairenin yukarıda belirtilen 2025 tarihli kararı da hukuki şartların kural olarak vatandaşlığa alınma tarihindeki maddi ve hukuki durum üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. [Y1]

    Dolayısıyla 2026 yılında hazırlanan bir bilirkişi raporunun hukuken anlamlı olabilmesi için, uyuşmazlığın niteliğine göre 2026 piyasa fiyatını değil, geçmiş işlem tarihindeki değeri geriye dönük olarak incelemesi gerekebilir.

    6. Eski Ekspertiz Raporu ile Yeni Bilirkişi Raporu Farklıysa Hangisi Geçerlidir?

    Bu konuda “yeni rapor eski raporu kendiliğinden hükümsüz kılar” şeklinde genel bir kural yoktur.

    Bir vatandaşlık dosyasındaki gerçek yatırımın değerlendirilmesinde yalnızca tek ekspertiz raporuna bakılması yerine aşağıdaki deliller birlikte incelenmelidir:

    Eski SPK lisanslı değerleme raporu; tapudaki resmi satış bedeli; satıcı ve alıcı arasındaki satış sözleşmesi; banka dekontları; SWIFT belgeleri; döviz alım belgesi; satıcının hesabına fiilen giren para; paranın daha sonra yatırımcıya dönüp dönmediği; yatırımcı hesabına satıştan hemen önce üçüncü kişiler tarafından para aktarılıp aktarılmadığı; taşınmazın işlem tarihindeki emsal satışları; aynı projede aynı dönemde gerçekleşen bağımsız satışlar; vergi ve tapu kayıtları; uygunluk belgesi; yatırımcının işlemdeki iyi niyeti ve bilgisi.

    Danıştay 10. Dairenin 12.12.2024 tarihli, E.2020/5861, K.2024/6304 sayılı kararında da vatandaşlık amacıyla kullanılan gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu, tapuda gösterilen satış bedeli ve bu bedelin sonradan değiştirilmek istenmesi tartışılmıştır. Karar doğrudan 2026 iptal soruşturmalarını konu almamakla birlikte, vatandaşlık gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu ile resmi senetteki bedelin birbirinden bağımsız değerlendirme unsurları olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır. [Y2]

    7. Yatırımcı Gerçekte Gerekli Parayı Ödediyse Fakat Ekspertiz Raporunda Sorun Varsa Ne Olur?

    Bu durum, bedelin gerçekte hiç ödenmediği bir dosyayla aynı değildir.

    Örneğin ilgili dönemde 250.000 USD şartı yürürlükteyken yatırımcı gerçekte 300.000 USD ödemiş, bu para kendi kaynağından banka yoluyla satıcıya ulaşmış, taşınmaz işlem tarihinde gerçekten 300.000 USD değerinde olmuş fakat değerleme şirketinin raporunda usule ilişkin bir problem ortaya çıkmışsa; yatırım şartının maddi olarak bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

    Buna karşılık taşınmaz gerçekte 100.000 USD değerinde olduğu halde yalnızca kağıt üzerinde 250.000 USD veya 400.000 USD değerinde gösterilmişse; ya da yatırımcı tarafından ödendiği gösterilen para gerçekte satıcı veya aracı tarafından yatırımcıya önceden verilmiş ve daha sonra geri dönmüşse; dosyanın hukuki niteliği tamamen değişebilir.

    2026 soruşturmalarında da savcılık makamlarının özellikle gerçeğe aykırı yüksek ekspertiz, görünüşte banka hareketleri ve gerçekte gerçekleşmediği ileri sürülen döviz girişleri üzerinde durduğu görülmektedir. [H1] [H2] [H4] [H8]

    8. Hangi Tarihte Ne Kadar Gayrimenkul Yatırımı Gerekiyordu?

    Dosya incelenirken bugünkü 400.000 USD sınırını geçmiş bütün dosyalara uygulamak hukuken doğru değildir. Her dosya kendi işlem tarihindeki mevzuata göre incelenmelidir.

    Dönem Gayrimenkul yatırım eşiği
    12.01.2017 – 18.09.2018 1.000.000 USD
    19.09.2018 sonrası ilgili eski dönem 250.000 USD
    13.06.2022 ve sonrası 400.000 USD

    TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatına göre, 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişte 12.06.2022 saat 24.00’a kadar yapılan belirli başvurular için eski sınır korunmuş; 13.06.2022 sonrasında ise kural olarak 400.000 USD sistemi uygulanmaya başlanmıştır. [T1] [T2]

    9. İdare Eksik Kalan Hususu Sonradan Tamamlattırabilir mi?

    Evet, fakat burada “eksik belge” ile “eksik yatırım” kesinlikle birbirinden ayrılmalıdır.

    5901 sayılı Kanunun 39. maddesinin başlığı “Maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama”dır. Maddeye göre, Kanun kapsamında alınan kararlarda maddi hata veya eksiklik bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, “dayanağına uygun şekilde” Genel Müdürlük tarafından düzeltme veya tamamlama kararı alınabilir. [M5]

    Uygulama Yönetmeliği m.65 de düzeltme veya tamamlama mekanizmasını özellikle kararlarda yer alan kişi bilgilerinin dayanağına uygun şekilde düzeltilmesi ve eksik bilgilerin tamamlanması bağlamında düzenlemektedir. [M6]

    Bu hükümler, “2019 yılında yapılması gereken 250.000 USD yatırım gerçekte 150.000 USD idi; 2026 yılında 100.000 USD daha yatırıp eski vatandaşlığı geçmişe dönük olarak hukuka uygun hale getirelim” şeklinde genel bir tamamlama yetkisi olarak yorumlanamaz.

    Eksiklik türü Sonradan giderilme ihtimali Hukuki değerlendirme
    Mevcut ödemenin dekontunun dosyada bulunmaması Mümkün olabilir Yeni belgeyle geçmişte gerçekten gerçekleşmiş ödeme ispatlanmaktadır.
    Vekalet, kimlik veya şekli belge eksikliği Somut düzenlemeye göre tamamlanabilir Maddi yatırım şartından farklıdır.
    Gerçekte 250.000/400.000 USD ödendiği halde ödeme zincirinin yeterince belgelenmemesi İspat meselesidir Banka ve satıcı kayıtlarıyla geçmiş maddi olgu ispatlanabilir.
    Taşınmazın işlem tarihinde gerekli değeri gerçekte taşımaması Sonradan belge sunmakla geçmişe dönük oluşmaz TVK m.40 bakımından karar tarihindeki hukuki şartların bulunup bulunmadığı gündeme gelir.
    Gerçekte gerekli tutarın hiç ödenmemiş olması Sonradan ödeme yapılması ayrı bir olgudur Sonradan yapılan ödeme, geçmiş işlem tarihinde var olmayan ödemeyi geriye dönük olarak yaratmaz.

    10. TKGM Daha Önce Eksikliklerin Tamamlanmasına İzin Verdi mi?

    Evet. TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatı bu ayrımı somut biçimde göstermektedir.

    Talimat uyarınca, 250.000 USD şartının sağlandığı ve vatandaşlık taahhüdünün alındığı bazı devam eden işlemlerde, diğer eksikliklerin 13.06.2022 tarihinden sonra tamamlanması halinde dosyanın eski 250.000 USD sınırı üzerinden sonuçlandırılabileceği belirtilmiştir. [T2]

    Aynı talimatta değeri belirleyen belgeler olan döviz alım belgesi, değerleme raporu ve dekont yönünden de ayrı kurallar getirilmiştir. Dolayısıyla TKGM uygulaması dahi yatırım tutarının maddi olarak var olması ile buna ilişkin belgesel/şekli eksikliğin aynı şey olmadığını göstermektedir.

    Güncel TKGM kılavuzunda da vatandaşlık için kullanılan taşınmazların gerekli yatırım tutarını karşılamaması halinde kalan miktarın satış vaadi sözleşmesiyle tamamlanamayacağı belirtilmektedir. TKGM’nin Your Key Türkiye sayfası da yatırım için eksik kalan kısmın 01.02.2023 tarihinden sonra satış vaadi sözleşmesi ile tamamlanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmektedir. [T3] [T4]

    11. Eksik Yatırım Bugün Tamamlanırsa Eski Vatandaşlık Kurtarılabilir mi?

    Genel ve güvenli cevap: Geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım şartının bugün para eklenmesiyle geçmişe dönük olarak var olmuş kabul edilmesi gerektiğine ilişkin genel bir hukuki kural yoktur.

    Burada belirleyici tarih, yatırımın ve vatandaşlık kararının hukuken gerçekleşmesi gereken tarihtir.

    Danıştay 10. Dairenin E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında da TVK m.40 bakımından şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. [Y1]

    Bu nedenle iki senaryo ayrılmalıdır:

    Senaryo A: Para o tarihte gerçekten ödenmiştir, yatırım şartı maddi olarak gerçekleşmiştir fakat dosyada bunu gösteren belgeler eksik veya hatalıdır. Burada yeni belgeler eski tarihte gerçekleşmiş bir olgunun ispatına hizmet edebilir.

    Senaryo B: Para o tarihte gerçekte hiç ödenmemiştir veya taşınmaz gerekli gerçek değeri taşımamaktadır. Yıllar sonra yapılan yeni ödeme, geçmişte bulunmayan maddi olguyu kendiliğinden geçmişe taşımaz.

    12. Günümüzde TTB Nedir ve Neden Önemlidir?

    Güncel TKGM sisteminde vatandaşlık amacıyla taşınmaz ediniminde Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) kullanılmaktadır.

    2024/4 sayılı Genelge ve eki kılavuza göre vatandaşlığa esas yatırım tutarının belirlenmesinde resmi senette beyan edilen satış bedeli veya satış vaadi bedeli ile bedel transferleri/ödemeleri ayrı ayrı ilgili dönemde aranan yatırım tutarını sağlamalı ve bu değerler TTB ile teyit edilmelidir. [T3] [T5]

    Bu sistem geçmiş yıllardaki her vatandaşlık dosyasının bugün 2024/4 Genelge hükümlerine göre yeniden kurulacağı anlamına gelmez. Geçmiş dosyanın esas hukuki şartı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.

    13. Askerliğini Yapan Bir Kişinin Vatandaşlığı İptal Edilebilir mi?

    Evet. Askerlik hizmetini yapmış olmak, tek başına vatandaşlığın iptalini veya vatandaşlık kararının geri alınmasını engelleyen bir kanuni bağışıklık oluşturmaz.

    Fakat askerlik hizmetinin hukuki sonucu açısından iptal ile geri alma yine ayrılmalıdır.

    Uygulama Yönetmeliği m.58/1’e göre, vatandaşlık kazanma tarihinden vatandaşlığın iptal edildiği tarihe kadar kişinin Türk vatandaşı sıfatıyla gerçekleştirdiği işlemler iptal kararından etkilenmez. [M4]

    Bu hüküm nedeniyle, TVK m.31 anlamında ileriye etkili iptal halinde kişinin geçmişte Türk vatandaşı olarak tamamladığı askerlik hizmetinin sırf vatandaşlığı sonradan iptal edildi diye tarihsel olarak hiç yapılmamış sayılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

    Millî Savunma Bakanlığının güncel açıklamasında da Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden vatandaşlığa alınan kişinin askerlik kaydının yeniden canlandırılacağı ve askerlik işlemlerinin vatandaşlığı kaybettiği tarihteki durum ve statüsüne göre kaldığı yerden devam edeceği; önceki askerlik safahatının dikkate alınacağı belirtilmektedir. [A1] [A2]

    TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise ilk vatandaşlık kararını geçmişe etkili biçimde hükümsüz hale getirdiğinden teorik ve idari sonuçları daha karmaşıktır. Bu nedenle askerlik yapmış veya bedelli/dövizle askerlik işlemi gerçekleştirmiş kişilerde vatandaşlığın hangi hukuki yolla sona erdirildiği ayrıca incelenmelidir.

    14. Vatandaşlığı İptal Edilen Yatırımcının Eşine Ne Olur?

    TVK m.32 açık biçimde, iptal kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]

    Buradaki anahtar kavram “ilgili kişiye bağlı olarak vatandaşlığı kazanmak”tır.

    Yatırımcı ile aynı dosyada, yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır.

    Buna karşılık Uygulama Yönetmeliği m.58/2’de özel bir istisna bulunmaktadır: Evlenme yoluyla sonradan Türk vatandaşlığını kazanan eş, yatırımcının vatandaşlığının iptalinden etkilenmez. [M4]

    Dolayısıyla her eş bakımından “yatırımcıyla birlikte vatandaşlığı gider” şeklinde sonuç çıkarmak hukuken hatalıdır. Vatandaşlığın hangi hukuki sebebe dayanarak ve hangi tarihte kazanıldığı nüfus kayıtlarından ve vatandaşlık kararından tespit edilmelidir.

    15. Çocukların Vatandaşlığı Ne Olur?

    Çocuklar bakımından dosya daha da dikkatli incelenmelidir.

    TVK m.32 uyarınca yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan çocuklar kural olarak iptal kararından etkilenir.

    Ancak Uygulama Yönetmeliği m.58/2 çok önemli bir istisna getirmektedir:

    Vatandaşlığı sonradan iptal edilen kişinin Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuğuna iptal kararı tesir etmez. [M4]

    16. 2026 Soruşturmasındaki “55 Çocuk” Neden Özel Olarak Önemli?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 açıklamasında, soruşturma kapsamındaki 1.070 kişinin 1.015’inin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı belirtilmiştir. [H1] [H3] [H6]

    Fakat burada son derece önemli bir hukuki ayrım vardır:

    “Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazanmış olmak” ile “ebeveyn Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğmuş olmak” aynı şey değildir.

    Yönetmelik m.58/2’nin açık koruması, vatandaşlık kazanıldıktan sonra doğan çocuğa ilişkindir.

    Bu nedenle kamuoyuna açıklanan 55 çocuğun tamamının m.58/2 kapsamına girdiği veya tamamının vatandaşlığının sona ereceği bugün için söylenemez.

    Her çocuk yönünden en az şu tarihler ayrı ayrı tespit edilmelidir: doğum tarihi, ana yatırımcının vatandaşlık tarihi, çocuğun vatandaşlık kazanma tarihi, çocuğun vatandaşlığı hangi hukuki nedenle kazandığı ve ebeveyn hakkındaki işlemin TVK m.31 anlamında iptal mi yoksa TVK m.40 anlamında geri alma mı olduğu.

    17. Çocuk Vatansız Kalacaksa Sonuç Değişir mi?

    Vatansızlığın önlenmesi, vatandaşlık hukukunun önemli ilkelerinden biridir. Bununla birlikte TVK m.31’de yalan beyan veya önemli hususların gizlenmesine bağlı iptal bakımından kanun açık bir iptal mekanizması öngörmektedir.

    Doktrinde vatandaşlığın iptali, geri alma, hukuki güvenlik, ölçülülük ve vatansızlığın önlenmesi bakımından önemli tartışmalar bulunmaktadır. Özellikle Çiçek Özgür’ün 11 Haziran 2026 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinde yayımlanan “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması” başlıklı çalışması, yatırım vatandaşlığı özelinde TVK m.31 ile m.40 arasındaki ayrımı ayrıntılı biçimde ele almaktadır. [D1]

    Aygün ve Uslu Yiğit’in Mart 2026 tarihli çalışması da yatırım yoluyla vatandaşlık rejimindeki hukuki belirsizlikleri ve uygulamadaki sorunları ayrıntılı olarak değerlendirmektedir. [D2]

    18. Bir İnşaat Şirketi Hakkında Soruşturma Varsa O Şirketten Ev Alan Herkesin Vatandaşlığı İptal Edilir mi?

    Hayır.

    Bir şirketin, yöneticisinin, değerleme uzmanının veya satış aracısının ceza soruşturmasında yer alması ile o şirketten taşınmaz alan bütün yatırımcıların bireysel vatandaşlık dosyalarının hukuka aykırı olması aynı şey değildir.

    İdarenin her yatırımcı bakımından şu sorulara cevap vermesi gerekir:

    Yatırımcının satın aldığı somut taşınmaz soruşturmaya konu satışlardan biri midir? Taşınmaz işlem tarihinde gerekli gerçek değeri taşıyor muydu? Yatırımcı gerekli tutarı gerçekten kendi malvarlığından ödedi mi? Para satıcıya gerçekten ulaştı mı? Para yatırımcıya geri döndü mü? Ekspertiz raporu gerçeğe uygun muydu? Yatırımcının rapordaki olası usulsüzlükten bilgisi veya katılımı var mıydı? Uygunluk belgesinin iptal edilmesinin somut gerekçesi nedir?

    Şirket bazında toplu şüphe ile kişi bazında vatandaşlık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği birbirinden ayrılmalıdır.

    19. 2026 Birinci Dalga: Babacan İnşaat Bağlantılı Soruşturma

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek gösterilmesi ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü; 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığı açıklanmıştır. [H9]

    7 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansının haberine göre gözaltına alınan 80 şüpheliden 32’si tutuklanmış, 48 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır. İlk açıklamada ayrıca yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında dövizin ülkeye girmediği iddiası, 1.045 taşınmaza ve çeşitli diğer malvarlığı değerlerine el koyma tedbirleri kamuoyuna yansımıştır. [H10] [H11] [H12]

    21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga açıklamasında ilk dalga açıkça “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” şeklinde tanımlanmıştır. [H2] [H7]

    20. Babacan Bağlantılı Hangi Şirketlere Kayyum Atandığı Açıklandı?

    İlk operasyon haberlerinde 7 şirkete el konulduğu bildirilmiştir. Daha sonra Babacan GYO’nun kendi kurumsal internet sitesinde yayımlanan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması ve İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı kapsamında aşağıdaki 12 şirket yönünden TMSF’nin kayyum olarak atandığı açıklanmıştır. [K1]

    No Babacan GYO’nun kurumsal açıklamasında belirtilen şirket
    1 B Grup Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ
    2 Babacan Grup Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
    3 Babacan Gayrimenkul Enerji ve Turizm Sanayi Ticaret AŞ
    4 Babacan Girişim Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ
    5 BBC Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ
    6 Investment Global Zenith Gayrimenkul Sanayi Ticaret AŞ
    7 Batures Yönetim Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret AŞ
    8 Metares Bilişim ve Dijital Ticaret AŞ*
    9 EFCE Lojistik Hizmetleri Ticaret AŞ
    10 BBCN Yapı Gayrimenkul Geliştirme AŞ
    11 Babacan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ
    12 BCN Global Gayrimenkul Ticaret AŞ

    *Şirketin kurumsal açıklamasında şirket unvanı yazımında bir imla farklılığı görülmektedir. Ticaret sicili kaydı esas alınmadan kesin unvan değerlendirmesi yapılmamalıdır.

    Kurumsal açıklamada kayyum atamasının CMK m.133, 7539 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ve 7145 sayılı Kanunun geçici hükümleri kapsamında gerçekleştirildiği; TMSF Fon Kurulunun 05.08.2026 tarihli 2026/508 ve 10.08.2026 tarihli 2026/523 sayılı kararlarıyla yeni yönetim kurullarının oluşturulduğu belirtilmektedir. [K1]

    21. 2026 İkinci Dalga: Resmen Adı Açıklanan Şirketler Hangileri?

    21 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamaları aktaran haberlerde ikinci dalgada aşağıdaki üç yapı açıkça isimlendirilmiştir:

    Şirket / yapı Kamuya açık durum Kaynak
    Gül İnşaat AŞ İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları
    Beyaz İnşaat İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları
    LİV İnşaat / LİV Yapı İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları

    Bu şirketlerin soruşturmada adının geçmesi, şirketler veya bunların yöneticileri hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunduğu anlamına gelmediği gibi, şirketlerin gerçekleştirdiği bütün projelerin veya bütün satışların soruşturmaya konu olduğu anlamına da gelmemektedir. [H1] [H2] [H7]

    22. Basında Yayımlanan Şüpheli Listelerinde Geçen Diğer Şirket Unvanları

    Takvim tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan ve haber kuruluşunun “ulaştığını” belirttiği şüpheli listesinde, soruşturmayla bağlantılı olarak aşağıdaki şirket unvanları da yer almıştır. Bu bölüm resmi ve eksiksiz savcılık şirket listesi olarak değerlendirilmemelidir; yalnızca kamuoyuna yansıyan haber verisini göstermektedir. [H13]

    Basına yansıyan şirket/unvan Kaynak niteliği
    Gül İnşaat Proje AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Gül İnşaat AŞ Resmi açıklamalarda da adı geçen yapı
    Gül Yapı İnşaat Turizm Petrol Ürünleri ve Dış Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Gül İnşaat Turizm ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    LİV Yapı Gayrimenkul Yatırım Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    2K Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi

    Özellikle “Beyaz İnşaat” isminde piyasada farklı tüzel kişilik ve ticari yapılar bulunabildiğinden yalnızca ticari isim benzerliğinden hareketle başka bir şirket veya projeyi soruşturmayla ilişkilendirmek doğru değildir. Patronlar Dünyası tarafından yapılan araştırmada da soruşturma haberindeki unvanın Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu özellikle belirtilmiştir. [H14]

    23. Soruşturulan Projelerin Tam Listesi Var mı?

    28 Eylül 2026 itibarıyla savcılık veya ilgili Bakanlık tarafından yayımlanmış, 274 muvazaalı olduğu belirtilen satışın hangi projelerdeki hangi bağımsız bölümlere ait olduğunu tek tek gösteren kamuya açık ve doğrulanmış tam bir proje listesi bulunmamaktadır.

    Bu husus son derece önemlidir.

    İnternette, sosyal medya gruplarında ve WhatsApp gruplarında Gül, LİV, Beyaz ve Babacan bağlantılı çok sayıda proje adı paylaşılmaktadır. Ancak bir projenin söz konusu şirketlerden birinin portföyünde bulunması, o projenin vatandaşlık soruşturmasındaki 274 satıştan birini içerdiği anlamına gelmez.

    Patronlar Dünyası’nın 21-22 Eylül 2026 tarihli araştırmasında da 274 satışın Gül, LİV ve Beyaz arasında nasıl dağıldığının ve hangi projelerde gerçekleştirildiğinin henüz kamuoyuna açıklanmadığı özellikle belirtilmiştir. [H14]

    24. Piyasada Adı Dolaşan Projeler: Doğru Liste Nasıl Okunmalı?

    Aşağıdaki tablo “soruşturulan projeler listesi” değildir. Bu projeler, soruşturmada adı geçen şirketlerin kendi kurumsal sitelerinde veya güvenilir kurumsal kaynaklarda yer alan proje portföylerinden derlenmiştir. Amaç, piyasada dolaşan proje isimlerinin hangi şirket portföyüne dayandığını göstermek ve doğrulanmamış bir projeye suç isnadı yapılmasını önlemektir.

    Şirket / grup Kamuya açık portföyde görülen proje örnekleri Soruşturma bakımından durum
    Gül İnşaat Otoport, Metroport, Avangart, Eyüppark, Avcılar Park, Gül Express, Gülpark Yaşam, Güneşli Park Gardenya, Rose Marine Butik, Gül Parkyuvam, Güneşli Park, İş Batı, Rose Marine, Skyport, Kavaklı Konakları, Loca, Yedimavi, Gülpark 59, Terrace Garden, Eyüp Palas, Tempoint Şirket portföyüdür. Bu projelerin tamamının veya herhangi birinin 274 satış içinde bulunduğu kamuya açık resmi bir listeyle henüz doğrulanmamıştır.
    LİV Yapı Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent; ayrıca kurumsal sitede LİV Bahçeşehir ve Rose Marine isimleri görülmektedir. Portföy bilgisidir; soruşturma projesi olduğu anlamına gelmez.
    Beyaz İnşaat Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center Residence, Beyaz Tower, White Home, Şehr-i Bahar 2, Beyaz Vadi Residence, Beyaz Vadi Konakları Şirketin kamuya açık proje portföyüdür; projelerin soruşturmaya dahil olduğu sonucu çıkarılamaz.
    Babacan bağlantılı portföy Babacan Central, Babacan Lagoon, Babacan Port Royal, Vista Life; kurumsal sitede ayrıca Babacan Atakent Halkalı, Babacan GOP Residence/AVM/Ofis, Babacan Botanist Başakşehir ve diğer projeler yer almaktadır. İlk dalga “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” olarak açıklanmıştır; ancak kamuya açık resmi açıklama 687 işlemin hangi projelere dağıldığını tek tek göstermemektedir.

    Portföy kaynakları: Gül İnşaat resmi proje sayfası [K2], LİV Yapı resmi proje sayfası [K3], Beyaz İnşaat resmi kurumsal/proje sayfaları [K4], Babacan GYO kurumsal açıklaması ve portföyü [K1].

    25. Bir Projenin Adının Bu Tabloda Bulunması Ne Anlama Gelir?

    Tek başına hiçbir soruşturma sonucu doğurmaz.

    Bu listedeki proje isimleri şirketlerin kamuya açık portföylerinden alınmıştır.

    Dolayısıyla örneğin Rose Marine, Kalekent, Yedi Mavi, Skyport, Otoport, Beyaz Residence veya Babacan Port Royal gibi bir projeden taşınmaz alınmış olması, o taşınmazın soruşturma konusu 274 veya 687 işlemden biri olduğunu göstermez.

    Bunun anlaşılabilmesi için yatırımcının ada, parsel, bağımsız bölüm, satış tarihi, satıcı tüzel kişilik, değerleme şirketi, değerleme uzmanı, uygunluk belgesi ve ödeme zinciri üzerinden dosyasının bireysel olarak eşleştirilmesi gerekir.

    26. 30 Şirkete Kayyum Atandı: Bu 30 Şirketin Tam Listesi Açıklandı mı?

    İkinci dalga soruşturmayla ilgili Başsavcılık açıklamasında 30 anonim şirkete el konulduğu ve kayyum atandığı kamuoyuna açıklanmıştır. [H1] [H8]

    Ancak 28 Eylül 2026 itibarıyla incelediğimiz kamuya açık resmi açıklamalarda bu 30 anonim şirketin tamamının ticaret unvanlarının tek tek sıralandığı eksiksiz resmi bir liste yer almamaktadır.

    Bu nedenle sosyal medyada dolaşan farklı şirket listeleri, resmi savcılık veya hakimlik kararı görülmeden “30 şirketin resmi listesi” şeklinde yayımlanmamalıdır.

    27. Vatandaşlık Soruşturmasında Hangi Suçlar Gündeme Geliyor?

    21 ve 25 Eylül 2026 tarihli Başsavcılık açıklamalarını aktaran haberlerde soruşturmanın çeşitli şüpheliler yönünden şu suç tipleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilmiştir:

    Suç işlemek amacıyla örgüt kurma/yönetme/üyelik, göçmen kaçakçılığı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan. [H1] [H8]

    Bu suçların her yatırımcıya veya her şirket çalışanına otomatik olarak isnat edildiği sonucu çıkarılmamalıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir ve her şüpheli bakımından suçun maddi ve manevi unsurlarının ayrıca ispatlanması gerekir.

    28. Hakkında Ceza Soruşturması Açılması Vatandaşlığın İptal Edildiği Anlamına Gelir mi?

    Hayır.

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık statüsünü sona erdiren idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.

    Bununla birlikte yurt dışında bulunan ve kendisine herhangi bir tebligat ulaşmayan yatırımcı bakımından aynı proje veya satış zinciri hakkında ceza soruşturmasının başlaması, vatandaşlık dosyasının da idari incelemeye alınmış olabileceğine ilişkin önemli bir risk göstergesi olabilir.

    Kesin durumun anlaşılabilmesi için ceza soruşturması, yatırım uygunluk belgesi, TKGM dosyası ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğündeki statü ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

    29. Vatandaşlık İptali veya Geri Alma Kararına Dava Açılabilir mi?

    Evet. Anayasa m.66 uyarınca vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir; vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. [M7]

    İşlemin hangi makam tarafından tesis edildiği görevli mahkemenin belirlenmesinde önemlidir.

    Cumhurbaşkanı kararına karşı açılacak iptal davalarında 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 uyarınca Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevlidir. [M8]

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel bir süre öngörülmediği hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. [M9]

    İYUK m.11 kapsamında dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için idari başvuru yapılması belirli şartlarla dava süresinin işlemesini durdurabilir. Bu başvurunun her somut dosyada stratejik olarak uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. [M10]

    30. Dava Açılması Vatandaşlık İptalini Kendiliğinden Durdurur mu?

    Hayır.

    İYUK m.27 uyarınca idari dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

    Yürütmenin durdurulması için kural olarak idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zarar doğması koşullarının birlikte bulunması gerekir. [M11]

    Vatandaşlığın sona ermesinin pasaport, seyahat, ikamet, aile statüsü, çalışma, şirket ortaklığı ve diğer haklara etkileri nedeniyle yürütmenin durdurulması talebinin somut dosya özelinde ayrıntılı gerekçelendirilmesi önem taşır.

    31. Vatandaşlığı İptal Edilen Kişinin Taşınmazına Ne Olur?

    Vatandaşlığın sona ermesi, taşınmazın kendiliğinden ve aynı anda Hazineye geçtiği anlamına gelmez.

    TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişinin mallarının tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bu hususun iptal kararında belirtilmesini düzenlemektedir. Aynı maddede iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulması halinde tasfiye işlemlerinin dava sonuna bırakılması öngörülmektedir. [M1]

    Bununla birlikte taşınmaz mülkiyetinin yabancılar hukuku bakımından korunup korunamayacağı; kişinin eski vatandaşlığı, taşınmazın bulunduğu bölge, Tapu Kanunu ve yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin diğer kurallar üzerinden ayrıca incelenmelidir.

    32. “Ben Gerçekten 400.000 Dolar Ödedim” Demek Yeterli mi?

    Hayır. Fakat bu son derece önemli bir başlangıç noktasıdır.

    Bugünkü soruşturmalarda yalnızca tapuda yazan rakama değil, paranın ekonomik gerçekliğine bakıldığı anlaşılmaktadır.

    Bu nedenle yatırımcının yalnızca kendi hesabından çıkan parayı değil, mümkün olduğunca paranın kaynağını, transfer zincirini, satıcının hesabına varışını ve paranın daha sonra kendisine veya bağlantılı kişilere dönmediğini gösterebilmesi önem taşır.

    Özellikle uluslararası SWIFT kayıtları, banka hesap ekstreleri, döviz alım belgeleri, satıcı hesap kayıtları ve aynı dönemdeki emsal satışlar kritik delillerdir.

    33. Dosyası Riskli Olan Yatırımcı Hangi Belgeleri Toplamalı?

    İlk aşamada vatandaşlığa esas bütün taşınmazların tapu kayıtları, resmi senetler, satış veya satış vaadi sözleşmeleri, eski ekspertiz/değerleme raporları, uygunluk belgeleri, döviz alım belgeleri, banka dekontları, SWIFT kayıtları, ödeme talimatları, taşınmaz satış faturaları, sözleşmeler, yatırımcının paranın kaynağını gösteren banka kayıtları, vatandaşlık başvuru evrakı ve vatandaşlık kararına ilişkin belgeler birlikte incelenmelidir.

    Varsa ceza soruşturması dosyasındaki bilirkişi raporlarının, MASAK değerlendirmelerinin, taşınmaz listelerinin ve şüpheli ifadelerinin yatırımcıya özgülenebilen kısımları ayrıca değerlendirilmelidir.

    34. En Kritik Hukuki Savunma Nedir?

    Her dosyada savunma aynı olmayacaktır. Ancak özellikle şu hukuki ayrımlar belirleyicidir:

    Bir: İptal mi uygulanmaktadır, geri alma mı?

    İki: İdarenin ileri sürdüğü sorun yatırımcının yalan beyanı/gizlemesi midir, yoksa yatırım şartının objektif olarak gerçekleşmediği iddiası mıdır?

    Üç: Yeni bilirkişi raporu işlem tarihindeki değeri mi tespit etmektedir, yoksa bugünkü değer üzerinden geçmişe ilişkin sonuç mu çıkarmaktadır?

    Dört: Yatırım gerçekten eksik midir, yoksa yalnızca eski yatırımın ispatında belge eksikliği mi vardır?

    Beş: Yatırımcı gerçekten gerekli bedeli kendi kaynağından ödemiş midir?

    Altı: Taşınmaz vatandaşlık kararının verildiği tarihte gerekli gerçek piyasa değerini taşıyor muydu?

    Yedi: İdarenin kullandığı yeni delil vatandaşlık kararından önce mevcut olan bir olguyu mu ortaya çıkarmaktadır, yoksa vatandaşlık sonrasında ortaya çıkan yeni bir olgu mudur?

    Sekiz: Eş ve çocukların vatandaşlığı yatırımcıya bağlı mı kazanılmıştır, yoksa daha sonra bağımsız bir hukuki sebebe mi dayanmaktadır?

    35. Danıştay’ın 2025 Kararı Neden Bu Dosyalar İçin Çok Önemli?

    Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararı, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış bir aile hakkındaki geri alma uyuşmazlığında verilmiştir.

    Kararın en önemli yönü, TVK m.40’taki “hukuki şartlar oluşmadan” kavramına zaman bakımından sınır çizmesidir.

    Danıştay’a göre, vatandaşlık kararının geri alınmasını sağlayacak engel halin vatandaşlığa alınma tarihinde veya öncesinde mevcut olması gerekir. Vatandaşlıktan sonra gerçekleşen ve geçmiş dönemle bağlantısı kurulamayan yeni maddi veya hukuki olaylar, başlangıçtaki şartların oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]

    Bu yaklaşım özellikle 2026 yılında sonradan hazırlanan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde önemlidir: Yeni delil kullanılabilir; fakat yeni delilin ispat etmeye çalıştığı maddi olgu geçmişte mevcut olmalıdır.

    36. Sonuç: Her Soruşturma Dosyası Aynı Değildir

    2026 yılındaki operasyonlar yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarında çok ciddi bir idari ve cezai denetim döneminin başladığını göstermektedir.

    Ancak “aynı şirketten ev aldı”, “aynı projeden aldı”, “eski ekspertiz raporu yeniden inceleniyor” veya “şirket yöneticileri hakkında soruşturma var” gibi tek bir olgudan hareketle bütün yatırımcılar bakımından aynı hukuki sonuca varılması mümkün değildir.

    Hukuken belirleyici olan; kişinin kendi satış işlemi, kendi ödeme zinciri, kendi taşınmazının gerçek tarihi değeri, kendi uygunluk belgesi, kendi vatandaşlık kararı ve varsa kendi ceza soruşturması bağlantısıdır.

    Özellikle gerçek bedeli banka yoluyla ödemiş, yatırım tutarını karar tarihinde fiilen sağlamış ve üçüncü kişilerin yaptığı iddia edilen usulsüzlüklerden haberdar olmayan yatırımcıların dosyalarının, gerçekte yatırım yapmaksızın yalnızca görünüşte para hareketi oluşturulduğu ileri sürülen dosyalardan ayrı değerlendirilmesi gerekir.

    Aynı şekilde şekli veya ispatla ilgili belge eksikliği ile geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım eksikliği birbirinden ayrılmalıdır.

    37. Sık Sorulan Sorular

    İdare yeniden ekspertiz isteyebilir mi?

    Evet. Vatandaşlık dosyasının yeniden araştırılması sırasında yeni bilirkişi veya değerleme incelemesi yapılabilir. Ancak geçmiş yatırım şartı bakımından önemli olan, taşınmazın ilgili işlem tarihindeki değeridir; bugünkü piyasa değeri geçmişteki değerin doğrudan yerine geçirilemez.

    Yeni ekspertiz eski ekspertizi geçersiz kılar mı?

    Kendiliğinden hayır. Her iki raporun yöntemi, değerleme tarihi, emsal verileri ve diğer ödeme/tapu kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

    Eksik yatırım sonradan tamamlanabilir mi?

    Gerçekte geçmişte yapılmış yatırımın belgesel eksikliği ile geçmişte hiç yapılmamış yatırım birbirinden ayrılmalıdır. Sonradan yapılan ödeme, geçmişte var olmayan maddi yatırım şartını kendiliğinden geçmişe dönük oluşturmaz.

    5901 sayılı Kanun m.39’daki “tamamlama” eksik 100.000 doları tamamlama anlamına gelir mi?

    Hayır. Hüküm, alınan karardaki maddi hata veya eksikliğin dayanağına uygun biçimde düzeltilmesi veya tamamlanmasına ilişkindir. Eksik yatırım tutarını yıllar sonra tamamlayarak geçmiş vatandaşlık kararını geriye dönük olarak hukuka uygun hale getiren genel bir düzenleme değildir.

    Askerlik yapan kişinin vatandaşlığı iptal edilebilir mi?

    Evet. Askerlik yapılmış olması tek başına iptali veya geri almayı engellemez. Ancak m.31 kapsamındaki iptal ileriye etkili olduğundan vatandaşlık dönemindeki işlemler Yönetmelik m.58 uyarınca korunur. Geri alma bakımından ise ayrıca değerlendirme gerekir.

    Eşin vatandaşlığı da gider mi?

    Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır. Ancak evlenme yoluyla daha sonra bağımsız biçimde Türk vatandaşlığı kazanan eş, Yönetmelik m.58/2 gereğince iptalden etkilenmez.

    Vatandaşlıktan sonra doğan çocuğun vatandaşlığı iptal edilir mi?

    Yönetmelik m.58/2’ye göre yatırımcı Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuk, yatırımcının vatandaşlığının m.31 kapsamında iptalinden etkilenmez.

    21 Eylül soruşturmasındaki 55 çocuğun vatandaşlığı korunuyor mu?

    55 çocuğun “karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı” açıklanmıştır. Bunun “karardan sonra doğdukları” anlamına gelip gelmediği kamuya açıklanmamıştır. Her çocuk bakımından doğum ve vatandaşlık kazanma tarihleri ayrı incelenmelidir.

    Şirket soruşturuluyorsa o şirketten ev alan herkes riskte midir?

    Dosyanın idari incelemeye alınması ihtimali bulunabilir; ancak şirket soruşturması tek başına her alıcının vatandaşlığının hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.

    Gül, LİV ve Beyaz projelerinin hangileri soruşturuluyor?

    28 Eylül 2026 itibarıyla 274 işlemin hangi projelere dağıldığını gösteren doğrulanmış kamuya açık resmi proje listesi yayımlanmamıştır.

    Vatandaşlık iptal kararına karşı dava süresi nedir?

    Özel bir süre bulunmayan idari uyuşmazlıklarda İYUK m.7 uyarınca genel süre 60 gündür. Sürenin başlangıcı, işlemin niteliği ve tebliğ şekli somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

    Dava açınca vatandaşlık kararı durur mu?

    Hayır. Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 şartlarının bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

    38. Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar

    Mevzuat ve Resmi Kaynaklar

    [M1] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, m.32 ve m.33.

    [M2] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.38, m.39 ve m.40.

    [M3] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66 – vatandaşlık kararının geri alınması ve ilk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük.

    [M4] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.57 ve m.58 – iptal araştırması, eş ve çocuklara etki, vatandaşlık dönemindeki işlemler ve sonradan doğan çocuk istisnası.

    [M5] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.39 – maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama.

    [M6] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.65 – düzeltme ve tamamlama.

    [M7] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.66 – vatandaşlığın kazanılması ve kaybının kanuniliği ile yargı yolu.

    [M8] 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 – Cumhurbaşkanı kararlarına karşı Danıştayın ilk derece görevi.

    [M9] 2577 sayılı İYUK m.7 – genel 60 günlük idari dava açma süresi.

    [M10] 2577 sayılı İYUK m.11 – üst makama/idareye başvuru ve dava süresine etkisi.

    [M11] 2577 sayılı İYUK m.27 – yürütmenin durdurulması şartları.

    Tapu ve Kadastro Kaynakları

    [T1] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişe ilişkin sıkça sorulan sorular.

    [T2] TKGM Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, 01.06.2022 tarihli Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Değişikliği Hakkında Talimat.

    [T3] TKGM, 2024/4 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında Genelge ve eki Kılavuz.

    [T4] Your Key Türkiye / TKGM, Vatandaşlık Kazanımı – daha önce alınmış taşınmazlar, 250.000/400.000 USD tarihleri ve eksik yatırımın satış vaadi ile tamamlanmasına ilişkin açıklamalar.

    [T5] TKGM – Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) düzenlemeleri.

    Danıştay Kararları

    [Y1] Danıştay 10. Daire, 26.06.2025, E.2022/7637, K.2025/3313 – TVK m.40 kapsamında hukuki şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi.

    [Y2] Danıştay 10. Daire, 12.12.2024, E.2020/5861, K.2024/6304 – vatandaşlık amacıyla gayrimenkul ediniminde değerleme raporu ve tapudaki satış bedeline ilişkin uyuşmazlık.

    [Y3] Danıştay 10. Daire, 23.06.2025, E.2021/279, K.2025/3174 – vatandaşlık kararının geri alınmasının sebep ve hukuki şartlarına ilişkin değerlendirme.

    Askerlik Kaynakları

    [A1] T.C. Millî Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü – Vatandaşlık İşlemleri; Türk vatandaşlığını kaybedenler ve yeniden vatandaşlığa alınanlar.

    [A2] Askeralma Yönetmeliği m.90 ve MSB Sıkça Sorulan Sorular – önceki askerlik safahatının dikkate alınması.

    Akademik Kaynaklar

    [D1] Çiçek Özgür, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741-779.

    [D2] Mesut Aygün / Gülser Banu Uslu Yiğit, “Yabancıların Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanmalarının Hukuki Yönden Değerlendirilmesi ve Yeni Model Önerisi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.34, S.1, 2026.

    [D3] Cemil Güner, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.37, S.2.

    [D4] Hümeyra Zeynep Erden, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.36, S.1.

    2026 Güncel Haber ve Soruşturma Kaynakları

    [H1] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İstanbul merkezli “usulsüz vatandaşlık” operasyonunda 73 şüphelinin yakalanması; 1.070 kişi, 274 satış, MASAK ve bilirkişi incelemeleri.

    [H2] TRT Haber, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon; Babacan bağlantılı ilk dalga ile Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden yürütülen ikinci dalgaya ilişkin açıklama.

    [H3] TRT Haber, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi, 1.393 kişi, 1.070 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.

    [H4] Habertürk, 21.09.2026 – usulsüz vatandaşlık soruşturmasında ikinci dalga, 30 şirkete kayyum ve üç şirket üzerinden incelenen satışlar.

    [H5] Ekotürk, 21.09.2026 – gayrimenkul üzerinden usulsüz vatandaşlık soruşturması ve 3,5 milyar TL’yi aşan işlem büyüklüğü.

    [H6] Habertürk / Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 5.391 iptal, 743 geri alma ve toplam 6.134 kişi hakkındaki verileri.

    [H7] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – ikinci dalga soruşturma ve güncel operasyon ayrıntıları.

    [H8] Anadolu Ajansı, 25.09.2026 – 74 şüphelinin hakimlik işlemleri; 33 tutuklama, 20 konutu terk etmeme ve 21 diğer adli kontrol.

    [H9] T.C. Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, 04.08.2026 – 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığına ilişkin Bakan açıklaması.

    [H10] Anadolu Ajansı, 07.08.2026 – ilk dalga soruşturmasında 80 şüpheliden 32’sinin tutuklanması.

    [H11] TRT Haber, 04.08.2026 – sahte ekspertiz iddiası, 687 vatandaşlık işlemi ve yaklaşık 2,5 milyar TL’lik işlem.

    [H12] Habertürk, 04.08.2026 – ilk dalga operasyon, 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı ve 687 kişilik vatandaşlık süreci.

    [H13] Takvim, 21.09.2026 – haber kuruluşunun ulaştığını belirttiği şüpheli listesi ve listede yer alan şirket/unvan bağlantıları.

    [H14] Patronlar Dünyası, 21-22.09.2026 – Gül İnşaat, LİV Yapı ve Beyaz İnşaat’ın kurumsal ilişkileri ve proje portföyleri; 274 satışın şirket/proje dağılımının kamuoyuna açıklanmadığına ilişkin değerlendirme.

    [H15] DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon, 1.070 vatandaşlık ve soruşturma verileri; DHA içeriği çeşitli haber kuruluşlarınca yeniden yayımlanmıştır.

    [H16] Yeni Asır / DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga vatandaşlık soruşturması ve 1.070 kişi verisi.

    [H17] Haber3 / DHA, 21.09.2026 – 73 gözaltı, 1.070 kişi ve 72.250.000 USD tutarındaki işlemlere ilişkin haber.

    [H18] Memurlar.net, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.

    [H19] Yeni Birlik, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon ve 30 şirkete kayyum haberleri.

    [H20] CNN Türk kaynaklı haber akışı, 21.09.2026 – 1.070 kişinin vatandaşlık statüsüne ilişkin idari süreç ve 72.250.000 USD işlem tutarı.

    Şirketlerin Kendi Kurumsal Kaynakları

    [K1] Babacan GYO kurumsal internet sitesi – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması kapsamında kayyum atandığı açıklanan 12 şirket ve Babacan proje portföyü.

    [K2] Gül İnşaat kurumsal internet sitesi – tamamlanan projeler ve şirket tarihçesi.

    [K3] LİV Yapı kurumsal internet sitesi – Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent ve diğer proje portföyü.

    [K4] Beyaz İnşaat kurumsal internet sitesi – şirket tarihçesi ve Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center ve diğer projeler.

    Hukuki Bilgilendirme ve Masumiyet Karinesi

    Bu yazı 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık mevzuat, mahkeme kararları, resmi açıklamalar, akademik çalışmalar ve haber kaynakları esas alınarak hazırlanmıştır.

    Soruşturmalarda adı geçen şirketler, yöneticiler, çalışanlar veya diğer kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi, haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadıkça kişiler suçlu kabul edilemez.

    Aynı şekilde bir şirketin soruşturmada yer alması, o şirketin gerçekleştirdiği bütün projelerin, bütün taşınmazların veya bütün yabancı yatırımcı satışlarının usulsüz olduğu anlamına gelmez.

    Yatırım yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığı dosyalarında somut hukuki değerlendirme; vatandaşlık tarihi, taşınmazın işlem tarihindeki değeri, tapu kayıtları, ödeme belgeleri, ekspertiz raporları, uygunluk belgesi, banka hareketleri ve varsa soruşturma dosyasındaki yatırımcıya özgülenebilir deliller birlikte incelenerek yapılmalıdır.


    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu
    TD Hukuk ve Danışmanlık – İstanbul
    Telefon: +90 212 299 44 22
    Web: td-lawfirm.com

    Vatandaşlık iptali, vatandaşlık kararının geri alınması, gayrimenkul yatırımının yeniden incelenmesi ve bağlantılı ceza soruşturmaları hakkında hukuki inceleme yapılabilmesi için vatandaşlık dosyası ile taşınmaz, ekspertiz ve ödeme belgelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • TÜRK VATANDAŞLIĞI İPTALİ VE GERİ ALINMASI 2026: EN ÇOK SORULAN SORULAR, CEZA SORUŞTURMASI, DAVA VE DOSYA İNCELEME

    TÜRK VATANDAŞLIĞI İPTALİ VE GERİ ALINMASI 2026: EN ÇOK SORULAN SORULAR, CEZA SORUŞTURMASI, DAVA VE DOSYA İNCELEME

    Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2026

    Son aylarda özellikle gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış yabancılar bakımından en çok sorulan sorular değişti.

    Artık yatırımcıların temel sorusu yalnızca “vatandaşlığım iptal edilir mi?” değildir.

    “Türk vatandaşlığım iptal edildi mi?”, “hakkımda ceza soruşturması var mı?”, “Türkiye’ye gelirsem gözaltına alınır mıyım?”, “e-Devlet hesabım çalışıyorsa vatandaşlığım devam ediyor mu?”, “ekspertiz raporunu ben hazırlamadım, yine de sorumlu olur muyum?”, “avukat vekaletname olmadan dosyamı kontrol edebilir mi?” ve “yurt dışındayım, hiçbir bildirim almadım, durumumu nasıl öğrenebilirim?” soruları bugün çok daha önemlidir.

    Bunun nedeni 2025 yılında başlayan ve 2026 yılında genişleyen ceza soruşturmaları ile vatandaşlık dosyalarına ilişkin idari incelemelerdir.

    Bu konuya ilişkin hukuki çerçeveyi daha önce 19 Eylül 2026 tarihli “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma” başlıklı kapsamlı çalışmamızda incelemiştik. Bu çalışmada özellikle 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 kapsamındaki iptal ile m.40 kapsamındaki geri alma arasındaki farkı, ekspertiz raporlarını, yatırımcının iyi niyetini, gerçek para hareketlerini ve Danıştay içtihatlarını değerlendirmiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci büyük soruşturmanın ardından ise 26 Eylül 2026 tarihli “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026” başlıklı yazımızda 263 yatırımcı ve 807 aile ferdini ilgilendiren yeni dosyayı ayrıca ele aldık. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Bu yazı ise her iki çalışmayı tamamlayan, vatandaşlık iptaliyle karşılaşan veya böyle bir riskten şüphelenen kişinin ilk aşamada sorması gereken sorulara cevap veren güncel bir rehberdir.

    2026 YILINDA NE DEĞİŞTİ? NEDEN BU KADAR FAZLA VATANDAŞLIK DOSYASI İNCELENİYOR?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı dosyalarına yönelik geniş kapsamlı incelemeler 2025 yılında kamuoyuna güçlü biçimde yansımaya başladı.

    24 Eylül 2025 tarihli soruşturmada 451 yabancı yatırımcı üzerinden aileleriyle birlikte 1.198 vatandaşlık kazanımı incelenmiş; vatandaşlık için gerekli döviz girişinin gerçekleşmediği, hayali para hareketleri oluşturulduğu, muvazaalı satışlar yapıldığı ve bazı gayrimenkullerin gerçek değerinin üzerinde gösterildiği iddia edilmişti. Soruşturmada suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik dahil çeşitli suç isnatları kamuoyuna açıklanmıştı. (Anadolu Ajansı)

    4 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen yeni soruşturma açıklandı. Adalet Bakanlığı, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal sürecin başlatıldığını bildirdi. Yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında Türkiye’ye girmesi gereken paranın gerçekte ülkeye girmediği de soruşturma makamlarınca ileri sürüldü. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)

    21 Eylül 2026 tarihinde ikinci dalga kamuoyuna açıklandı. Bu kez 734 yabancıya yapılan satış incelendiği, 274 satışın muvazaalı olduğunun değerlendirildiği ve aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık kazandığının tespit edildiği açıklandı. Bunların 263’ünün asıl yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; 1.015 kişinin vatandaşlık kararının verildiği tarihte, 55 çocuğun ise daha sonra vatandaşlığı kazandığı belirtildi. Soruşturma makamlarının açıklamasına göre 72 milyon 250 bin ABD doları tutarındaki işlemin muvazaalı gerçekleştirildiği değerlendirildi. (Anadolu Ajansı)

    25 Eylül 2026 itibarıyla bu ikinci dalgada gözaltına alınan şüphelilerden 33’ünün tutuklandığı, 20 kişi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol uygulandığı açıklandı. (Anadolu Ajansı)

    Aynı dönemde İçişleri Bakanlığı çok daha geniş bir toplam rakam açıkladı. Bakanlık açıklamasına göre sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla bağlantılı incelemeler sonucunda 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş, bunlar ve aile fertleri dahil 5.391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca kamu düzeni ve milli güvenlik yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında 263 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylece açıklanan toplam sayı 6.134 kişiye ulaşmıştır. (DHA | Demirören Haber Ajansı)

    Bu rakamların tamamının aynı soruşturmayı, aynı hukuki sebebi veya aynı kişileri ifade etmediğine dikkat edilmelidir.

    Her yatırımcının bireysel dosyası ayrıca incelenmelidir.


    1. TÜRK VATANDAŞLIĞIM SONRADAN İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

    Evet.

    Türk vatandaşlığının kazanılmış olması vatandaşlık kararının ileride hiçbir şekilde incelenemeyeceği anlamına gelmez.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vatandaşlık kazanılmışsa kararın iptal edilmesini düzenlemektedir.

    TVK m.40 ise vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer biçimde verildiğinin sonradan anlaşılması halinde kararın geri alınmasını düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Ancak “iptal” ile “geri alma” aynı hukuki kurum değildir.

    Bir vatandaşlık dosyası incelenirken ilk yapılması gereken işlemlerden biri, idarenin hangi maddeyi uyguladığını tespit etmektir.


    2. VATANDAŞLIK İPTALİ İLE VATANDAŞLIK KARARININ GERİ ALINMASI ARASINDAKİ FARK NEDİR?

    Bu ayrım dosyanın merkezindedir.

    TVK m.31 bakımından temel soru şudur:

    Vatandaşlık, kişinin kendi yalan beyanı veya vatandaşlık kazanılması bakımından önemli bir hususu gizlemesi sonucunda mı kazanılmıştır?

    TVK m.40 bakımından ise farklı bir soru sorulur:

    Vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı objektif hukuki şartlar gerçekten mevcut muydu?

    Dolayısıyla yatırımcının hiçbir hileli davranışının bulunmaması, m.40 kapsamında ortaya çıkabilecek bütün sorunları tek başına ortadan kaldırmayabilir.

    Tam tersine, objektif yatırım şartlarının mevcut olması da yatırımcının bilerek sahte belge veya yanıltıcı beyan kullanması halinde m.31 tartışmasını gereksiz kılmaz.

    Bu ayrımı daha ayrıntılı olarak 19 Eylül 2026 tarihli önceki çalışmamızda incelemiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)


    3. 1.070 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞI İPTAL EDİLDİ Mİ?

    Kamuoyuna açıklanan bilgiler bu şekilde yorumlanmamalıdır.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan bilgi, 1.070 kişinin soruşturma kapsamında tespit edildiği ve vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin başlatıldığıdır. (Anadolu Ajansı)

    Bu nedenle şu aşamalar birbirinden ayrılmalıdır:

    Ceza soruşturmasında kişinin veya işlemin tespit edilmesi başka bir aşamadır.

    Yatırım uygunluk belgesinin iptali başka bir idari işlemdir.

    Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın iptali veya geri alınması başka bir işlemdir.

    Bu işlemin ilgili kişiye bildirilmesi başka bir aşamadır.

    İdari işlemin mahkemede dava konusu edilmesi ise ayrıca değerlendirilir.

    Bir yatırımcının yalnızca “1.070 kişinin arasında olduğumu öğrendim” demesi vatandaşlığının hukuki durumunu belirlemek için yeterli değildir.


    4. 6.134 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞININ İPTAL EDİLDİĞİ AÇIKLAMASI NE ANLAMA GELİYOR?

    21 Eylül 2026 tarihli İçişleri Bakanlığı açıklamasında 1.413 yatırımcı ve aile fertlerini kapsayan toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiği veya geri alındığı belirtildi. (Anadolu Ajansı)

    Bu toplamın içinde farklı hukuki sebepler bulunmaktadır.

    Açıklanan verilere göre 5.391 kişi bakımından yatırım uygunluk belgeleri ve yatırım sürecindeki usulsüzlüklerle bağlantılı iptal işlemleri, 743 kişi bakımından ise kamu düzeni ve milli güvenlikle bağlantılı geri alma işlemleri söz konusudur. (DHA | Demirören Haber Ajansı)

    Dolayısıyla “6.134 kişi” rakamı tek bir ceza dosyasının veya tek bir müteahhidin müşterilerini ifade etmemektedir.


    5. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI AÇILMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLDİĞİ ANLAMINA GELİR Mİ?

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık hakkında tesis edilen idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.

    Ancak mevcut 2025-2026 soruşturmalarının yapısı dikkate alındığında, yatırımcı hakkında veya yatırımcının vatandaşlık işleminin dayandığı satış hakkında ceza soruşturması yürütüldüğünün öğrenilmesi vatandaşlık dosyasının da ayrıca inceleniyor olabileceğine ilişkin ciddi bir işaret olabilir.

    Özellikle soruşturma makamlarının belirli bir satışın muvazaalı olduğunu, yatırım bedelinin gerçekte ödenmediğini veya ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürdüğü durumlarda, aynı olgular vatandaşlık dosyasında idari incelemeye de konu olabilir.

    Ancak ceza soruşturmasının mevcut olması ile vatandaşlığı sona erdiren bireysel idari kararın verilmiş olması aynı şey değildir.

    Bu nedenle iki dosyanın ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekir.


    6. YURT DIŞINDAYIM VE HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM. HAKKIMDA SORUŞTURMA AÇILMIŞ OLMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLMİŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜRÜR MÜ?

    Evet, özellikle mevcut soruşturmalarda bu ihtimal ciddiye alınmalıdır.

    Kişi yıllardır yurt dışında yaşıyor, Türkiye’deki eski müteahhit veya gayrimenkul şirketiyle irtibat kurmuyor ve Türkiye’de kendisine ulaşabilecek güncel adres kayıtlarını takip etmiyorsa; hakkında yürütülen ceza ve idari süreçlerden uzun süre haberdar olmayabilir.

    Özellikle yatırım yapılan proje, satıcı, aracı şirket veya ekspertiz raporu bugün yürütülen soruşturmalardan biriyle bağlantılıysa, ceza soruşturmasının bulunması vatandaşlık dosyasında da bir inceleme veya iptal/geri alma sürecinin başlamış olabileceğini düşündürmelidir.

    Ancak bu ihtimal ile verilmiş ve hukuken mevcut bir vatandaşlık iptal kararını birbirinden ayırmak gerekir.

    Yurt dışında yaşayan kişi bakımından yalnızca internet haberleri, sosyal medya listeleri veya eski e-Devlet erişimiyle sonuç çıkarmak yerine;

    ceza soruşturmasının bulunup bulunmadığı,

    kişinin dosyadaki sıfatı,

    vatandaşlık dosyasındaki güncel durum,

    yatırım uygunluk belgesinin durumu,

    vatandaşlık hakkında bireysel bir karar verilip verilmediği,

    kararın tebliğ edilip edilmediği

    ve Türkiye’ye giriş bakımından yakalama veya başka bir tedbir bulunup bulunmadığı birlikte kontrol edilmelidir.

    Bu kontroller özellikle Türkiye’ye uçak bileti alınmadan önce önem taşıyabilir.


    7. TÜRKİYE’YE GELİRSEM HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINIR MIYIM?

    Bunun cevabı yalnızca vatandaşlık statüsüne bakılarak verilemez.

    Kişinin hakkında ceza soruşturması bulunması halinde ayrıca yakalama, gözaltı, ifade alma talimatı, adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı veya başka bir ceza muhakemesi tedbiri olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Vatandaşlığı sona erdirilmiş bir kişinin Türkiye’ye yabancı statüsünde giriş şartları da ayrıca değerlendirilir.

    Dolayısıyla seyahat öncesinde en az üç ayrı başlık kontrol edilmelidir:

    vatandaşlık statüsü,

    ceza soruşturması ve koruma tedbirleri,

    yabancı olarak Türkiye’ye giriş şartları.

    Özellikle yurt dışında yaşayan ve ceza dosyasının durumunu bilmeyen kişinin yalnızca “Türk pasaportum elimde” düşüncesiyle seyahat planı yapması sağlıklı değildir.


    8. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDEN CEZA SORUŞTURMASINA DÖNÜŞEBİLİR?

    Çünkü mevcut soruşturmalardaki iddialar yalnızca idari şartların sağlanıp sağlanmadığıyla sınırlı değildir.

    Soruşturma makamları bazı işlemlerde hayali para hareketleri oluşturulduğunu, muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığını, taşınmaz değerlerinin gerçeğe aykırı gösterildiğini ve sahte veya gerçeğe aykırı belgelerin kullanıldığını ileri sürmektedir. (Anadolu Ajansı)

    Bir kişinin bu işlemleri bilerek gerçekleştirdiği veya bu sisteme bilerek katıldığı ileri sürülüyorsa ceza hukuku boyutu ayrıca gündeme gelebilir.


    9. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDENİYLE HANGİ SUÇLARDAN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLEBİLİR?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmalarında farklı dosyalarda şu suç tipleri gündeme gelmiştir:

    suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma; göçmen kaçakçılığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık; resmi belgede sahtecilik; özel belgede sahtecilik; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama. (Anadolu Ajansı)

    Ancak bu suçların soruşturma dosyasında bulunması her yatırımcının bunların tamamından şüpheli olduğu anlamına gelmez.

    Ceza sorumluluğu şahsidir.

    Bir yatırımcının yalnızca belirli bir projeden gayrimenkul satın almış olması ile sahte ekspertiz veya muvazaalı para hareketinin hazırlanmasına bilerek katılmış olması aynı durum değildir.

    Yatırımcı bakımından hangi somut fiilin isnat edildiğinin ayrıca belirlenmesi gerekir.


    10. MÜTEAHHİT HAKKINDA CEZA SORUŞTURMASI VARSA BEN DE ŞÜPHELİ OLUR MUYUM?

    Bu sonuç yalnızca ticari ilişkiye dayanılarak çıkarılamaz.

    Bir şirket yüzlerce yabancıya taşınmaz satmış olabilir.

    Bazı satışlarda usulsüzlük iddiası bulunurken diğer satışlarda gerçek yatırım bedelinin tamamen ödenmiş olması mümkündür.

    Nitekim 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalgada 734 yabancıya yapılan satışın incelendiği ancak 274 satış için muvazaa tespitinden söz edildiği açıklanmıştır. (Anadolu Ajansı)

    Bu veri dahi her satışın aynı şekilde değerlendirilmediğini göstermektedir.


    11. EKSPERTİZ RAPORUNU BEN HAZIRLAMADIM. YİNE DE VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

    Burada m.31 ve m.40 ayrımı tekrar önem kazanır.

    TVK m.31 bakımından yatırımcının kendi yalan beyanı veya önemli bir hususu gizlemesi önemlidir.

    Ekspertiz raporunun değerleme uzmanı tarafından hazırlanmış olması ve yatırımcının raporun hatalı olduğunu bilmemesi, yatırımcının kişisel davranışının değerlendirilmesinde önemlidir.

    Ancak m.40 yönünden idare, vatandaşlık kararının verildiği tarihte objektif yatırım şartlarının gerçekte mevcut olmadığını ileri sürebilir.

    Bu nedenle “raporu ben hazırlamadım” savunması önemli olmakla birlikte dosyanın yalnızca bu cümle üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.

    Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri de araştırılmalıdır.


    12. TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİ VATANDAŞLIĞI KURTARABİLİR Mİ?

    Dosyanın niteliğine göre son derece önemli olabilir.

    Örneğin vatandaşlığın kazanıldığı tarihte gerekli eşik 250.000 ABD doları ise ve eski ekspertiz raporu 400.000 ABD doları göstermiş ancak bugün raporun hatalı olduğu ileri sürülüyorsa, yalnızca rapordaki hata yeterli bir ekonomik analiz değildir.

    Taşınmaz yatırım tarihinde gerçekte 150.000 ABD doları mı, 280.000 ABD doları mı, 400.000 ABD doları mı değerindeydi?

    Asıl maddi sorun budur.

    Taşınmazın gerçek tarihsel değeri ilgili dönemdeki yatırım eşiğinin üzerindeyse bu durum dosyanın hukuki değerlendirmesinde önemli olabilir.

    Bu nedenle bazı dosyalarda geriye dönük bağımsız değerleme yapılması gerekebilir.


    13. GÜNÜMÜZDEKİ 400.000 DOLAR ŞARTI ESKİ VATANDAŞLIK DOSYAMA UYGULANIR MI?

    Geçmiş tarihli yatırım dosyası, yatırımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre incelenmelidir.

    Yatırım miktarı ve diğer şartlar yıllar içerisinde değişmiştir.

    Bu nedenle vatandaşlığını daha önceki dönemde 250.000 ABD doları eşiği kapsamında kazanmış bir kişinin dosyası bugünkü 400.000 ABD doları yatırım eşiğine göre değerlendirilemez.

    Yatırım tarihi, tapu tarihi, uygunluk belgesi tarihi, vatandaşlık başvuru tarihi ve vatandaşlık karar tarihi birlikte incelenmelidir.


    14. BANKADAN GERÇEKTEN PARA GÖNDERDİYSEM BU BENİ KORUR MU?

    Gerçek banka ödemesi yatırımcının dosyasındaki en önemli delillerden biri olabilir.

    Ancak tek bir dekont yeterli olmayabilir.

    Özellikle güncel soruşturmalarda para trafiğinin ekonomik gerçekliği araştırılmaktadır.

    Bu nedenle paranın yatırımcının hesabından çıkışı, Türkiye’ye transferi, satıcının hesabına ulaşması, ödeme tarihi, döviz hareketleri ve satıştan sonra paranın herhangi bir bölümünün yatırımcıya veya ilişkili kişilere geri dönüp dönmediği birlikte incelenmelidir.

    Gerçek yatırım yapan kişi ile yalnızca görünürde para transferi yapılmasına bilerek katılan kişinin hukuki durumu aynı değildir.


    15. SATIN ALMA BEDELİ SONRADAN BANA GERİ ÖDENDİYSE NE OLUR?

    Bu durum dosyanın en önemli risk alanlarından biri olabilir.

    Özellikle vatandaşlık için gerekli yatırım miktarının görünürde ödendiği ancak önceden kararlaştırılmış bir sistem kapsamında paranın önemli bir bölümünün yatırımcıya geri döndüğü iddiası bulunuyorsa işlemin gerçek ekonomik niteliği tartışılır.

    Ancak her para iadesi aynı hukuki anlama gelmez.

    İadenin tarihi, miktarı, sebebi, sözleşmesel dayanağı ve tarafları ayrıca araştırılmalıdır.

    Bu nedenle yatırımcıların banka hesap hareketlerini değiştirmeden ve eksiltmeden saklamaları önemlidir.


    16. BEN İYİ NİYETLİYDİM. BU YETERLİ Mİ?

    İyi niyet özellikle TVK m.31 bakımından son derece önemlidir.

    Yatırımcı gerekli bedeli gerçekten ödemiş, herhangi bir gizli iade almamış, resmi tapu işlemini tamamlamış, yetkili sistemde hazırlanan ekspertiz raporuna güvenmiş, uygunluk belgesini almış ve hiçbir sahte belge veya gerçeğe aykırı beyan sunmamış olabilir.

    Bu kişinin hukuki durumu bilerek muvazaalı sisteme katıldığı ileri sürülen kişiden farklıdır.

    Bununla birlikte objektif yatırım şartlarının başlangıçtan itibaren bulunmadığının ileri sürüldüğü bir dosyada TVK m.40 ayrıca incelenmelidir.


    17. UYGUNLUK BELGESİ ALMIŞ OLMAM BENİ KORUR MU?

    Uygunluk belgesi önemli bir idari belgedir.

    Yatırımcı vatandaşlık başvurusunu yalnızca kendi beyanına dayanarak sonuçlandıramaz. Gayrimenkul yatırımı resmi idari incelemelerden geçirilir ve yatırımın şartları taşıdığına ilişkin uygunluk belgesi düzenlenir.

    Bu nedenle yatırımcının Devletin kurduğu ve denetlediği sisteme güvenmiş olması hukuki güvenlik, idari istikrar ve yatırımcının iyi niyeti bakımından önem taşıyabilir.

    Ancak uygunluk belgesinin geçmişte düzenlenmiş olması daha sonra hiçbir inceleme yapılamayacağı anlamına gelmez.

    Özellikle uygunluk belgesinin iptal edilmiş olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.


    18. UYGUNLUK BELGEM İPTAL EDİLDİYSE VATANDAŞLIĞIM DA İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?

    Uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlığı kazanma kararının iptali veya geri alınması ayrı idari işlemlerdir.

    Birbirleriyle doğrudan bağlantılı olabilirler ancak hukuken aynı işlem değildirler.

    Bu nedenle dosyada hangi işlemin hangi tarihte tesis edildiği ayrı ayrı tespit edilmelidir.


    19. E-DEVLET HESABIM HALA AÇILIYOR. BU VATANDAŞLIĞIMIN DEVAM ETTİĞİNİ GÖSTERİR Mİ?

    Tek başına yeterli değildir.

    Farklı kamu sistemlerinin güncellenme zamanı, idari kararın tesis tarihi ve kişinin sisteme erişim durumu aynı olmayabilir.

    Bu nedenle e-Devlet erişiminin bulunması vatandaşlık statüsüne ilişkin tek kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır.

    Özellikle hakkında soruşturma bulunduğunu öğrenen veya yatırım yaptığı şirketin güncel operasyonlarda geçtiğini gören kişinin resmi vatandaşlık durumunu ayrıca kontrol ettirmesi gerekir.


    20. TÜRK PASAPORTUM HALA ELİMDE. VATANDAŞLIĞIM DEVAM EDİYOR MU?

    Pasaportun fiziki olarak kişinin elinde bulunması tek başına vatandaşlık statüsünü kanıtlayan nihai veri değildir.

    Özellikle yurt dışında bulunan yatırımcıların seyahat öncesinde güncel vatandaşlık statüsünü ve pasaport kayıtlarını kontrol ettirmeleri önemlidir.


    21. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE EŞİMİN VE ÇOCUKLARIMIN VATANDAŞLIĞI NE OLUR?

    TVK m.32’ye göre iptal kararı, ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar bakımından da sonuç doğurur.

    Ancak her aile ferdinin vatandaşlığı hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanılarak kazandığı ayrıca araştırılmalıdır.

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamada 1.070 kişinin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; ayrıca 55 çocuğun vatandaşlığı ana vatandaşlık kararından sonra kazandığı belirtilmiştir. (Anadolu Ajansı)

    Özellikle sonradan doğan çocuklar bakımından vatandaşlığın kazanılma sebebinin ayrıca incelenmesi gerekir.


    22. VATANDAŞLIK İPTAL EDİLİRSE EVİM DE ALINIR MI?

    Vatandaşlık statüsünün sona ermesi ile taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi aynı hukuki işlem değildir.

    TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişiler bakımından malvarlığının tasfiyesine ilişkin özel bir rejim öngörmektedir. Malların tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bunun kararda belirtilmesi gerekir. Ayrıca ilgili kişi iptal kararına karşı yargı yoluna başvurursa malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.

    Bu nedenle vatandaşlık kararının tam metni görülmeden “eviniz alınacak” veya “taşınmaza hiçbir şey olmaz” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.


    23. VATANDAŞLIK İPTALİNE KARŞI DAVA AÇILABİLİR Mİ?

    Evet.

    Vatandaşlığın iptali veya vatandaşlık kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.

    Ancak görevli mahkeme dava konusu işlemi tesis eden makama göre belirlenmelidir.

    Cumhurbaşkanı kararlarının iptali bakımından Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görev yaptığı durumlar bulunmaktadır.

    Ayrıca yatırım uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlık kararının sona erdirilmesi farklı işlemler olduğundan bazı dosyalarda birden fazla idari işlemin incelenmesi gerekebilir.


    24. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASI AÇMA SÜRESİ NE KADARDIR?

    Özel bir süre düzenlenmeyen idari uyuşmazlıklarda Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. (LEXPERA)

    Ancak somut olayda tebliğin şekli, işlemi tesis eden makam, daha önce idari başvuru yapılıp yapılmadığı ve hangi işlemin dava konusu edildiği ayrıca incelenmelidir.

    Bu nedenle özellikle vatandaşlık iptal kararı eline ulaşan kişinin süre hesabını varsayıma bırakmaması gerekir.


    25. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTENEBİLİR Mİ?

    Şartları mevcutsa istenebilir.

    Vatandaşlık statüsünün sona ermesi kişinin pasaportunu, Türkiye’ye girişini, aile hayatını, şirketlerini, banka ilişkilerini, taşınmazlarını ve diğer hukuki statülerini etkileyebilir.

    Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi hazırlanırken ortaya çıkabilecek zararların kişi özelinde somutlaştırılması önemlidir.

    Dava açılması tek başına idari işlemin uygulanmasını durdurmaz.


    26. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI OLUP OLMADIĞINI AVUKAT KONTROL EDEBİLİR Mİ?

    Evet, ancak ceza soruşturması ile vatandaşlık dosyası farklı kanallardan kontrol edilmelidir.

    Ceza soruşturmasında öncelikle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kişinin hangi dosyada ve hangi sıfatla yer aldığı, dosyanın soruşturma numarası, isnat edilen suçlar ve varsa koruma tedbirleri tespit edilmeye çalışılır.

    Vatandaşlık yönünden ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili idari kayıtlar ayrıca incelenmelidir.

    Bir dosyada bilgi bulunması diğer dosyanın durumunu tek başına ortaya koymaz.


    27. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN CEZA SORUŞTURMASI DOSYASINI İNCELEYEBİLİR Mİ?

    Bu soru özellikle yurt dışında yaşayan ve henüz konsolosluktan vekaletname düzenlememiş kişiler bakımından çok önemlidir.

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.2 uyarınca yargı organları, emniyet makamları ve diğer kamu kurumları, özel hükümler saklı olmak üzere avukatların görevleri için ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlüdür. Belge örneğinin alınması ise vekaletname ibrazına bağlanmıştır.

    Avukatlık Kanunu m.46 da avukat veya stajyerin vekaletname olmadan dava ve takip dosyalarını inceleyebileceğini, ancak vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneğinin verilmeyeceğini düzenlemektedir.

    Ceza soruşturması bakımından Türkiye Barolar Birliğinin 10 Nisan 2019 tarihli 2019/32 sayılı duyurusunda, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin kararına dayanılarak avukatın soruşturma dosyasını vekaletname, görevlendirme yazısı veya soruşturma tarafının yazılı ya da sözlü muvafakati olmadan inceleyebileceği açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)

    TBB’nin önceki 2019/23 sayılı duyurusunda da vekaletname veya UYAP kaydı bulunmayan avukatın hangi tarafla ilgili inceleme yapmak istediğini belirten imzalı dilekçe ve baro kimliğiyle başvurabileceğine ilişkin uygulama açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)

    Bu nedenle yurt dışında bulunan kişinin henüz vekaletname çıkaramamış olması ceza soruşturmasının ilk araştırmasının hiçbir şekilde yapılamayacağı anlamına gelmez.

    Ancak dosyanın içeriğinin tamamına erişim, belge örneği alınması, UYAP üzerinden sürekli erişim, kişi adına başvuru yapılması veya savunma işlemlerinin yürütülmesi bakımından vekaletname ve müdafilik ilişkisinin kurulması pratik ve hukuki açıdan ayrıca önem taşır.


    28. CEZA DOSYASINDA KISITLAMA KARARI VARSA AVUKAT HİÇBİR ŞEY GÖREMEZ Mİ?

    Hayır.

    CMK m.153 uyarınca soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği kanunda belirtilen durumlarda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim tarafından dosya inceleme yetkisinin kısıtlanmasına karar verilebilir.

    Ancak kısıtlama kararı bulunsa dahi yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlamanın dışında bırakılmıştır. (Eski Kararlar Bilgi Bankası)

    Bu ayrım vatandaşlık soruşturmalarında özellikle önemlidir.

    Çünkü bilirkişi raporları bazı dosyalarda taşınmazların değerine ve para hareketlerine ilişkin soruşturmanın temelini oluşturabilmektedir.


    29. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN VATANDAŞLIK DOSYAMI İNCELEYEBİLİR Mİ?

    Burada ceza soruşturması ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri nezdindeki idari dosyayı birbirinden ayırmak gerekir.

    Avukatlık Kanunu m.2, kamu kurumlarının kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere avukatın görev için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmasını öngörmektedir. Belge örneği alınması ise vekaletname ibrazına bağlıdır.

    Bununla birlikte vatandaşlık dosyaları kişisel veriler, güvenlik araştırmaları ve kişiye özgü idari bilgiler içerebildiğinden kurumun özel mevzuatı ve somut uygulaması ayrıca önem taşır.

    Bu nedenle vekaletname olmadan bazı bilgi ve belgelerin yerinde incelenmesi veya dosyanın varlığına ve safahatına ilişkin araştırma yapılması mümkün olabilse de kişinin bütün vatandaşlık dosyasının örneğinin teslim alınması veya kişi adına işlem yapılması için vekaletname gerekebilir.

    Özellikle vatandaşlığın sona erdirilip erdirilmediğinin resmi biçimde teyidi ve kişinin nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması bakımından vekaletname önem taşımaktadır.


    30. YURT DIŞINDAYIM. VEKALETNAME ÇIKARMADAN ÖNCE AVUKAT NEYİ KONTROL EDEBİLİR?

    İlk aşamada yapılabilecek çalışma dosyanın niteliğine göre değişir.

    Ceza soruşturması bakımından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde dosyanın tespiti ve kanunun izin verdiği ölçüde dosya incelemesi yapılabilir.

    Avukatlık Kanunu m.2 kapsamında kamu kurumlarında gerekli bilgi ve belgelerin incelenmesi talep edilebilir.

    Mevcut dava veya takip dosyaları vekaletname olmadan fiziki olarak incelenebilir.

    Kamuya açık soruşturma bilgileri, şirket ve proje bağlantıları, soruşturmanın hangi satış veya ekspertiz raporlarını kapsadığı ve kişinin işlemleriyle kamuya açıklanan vakalar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılabilir.

    Buna karşılık kişi adına resmi başvuru yapılması, belge örneği alınması, idari dava açılması, nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması veya ceza dosyasında kapsamlı müdafilik işlemleri için vekaletname gerekebilir.

    Bu nedenle özellikle yurt dışındaki yatırımcı bakımından iki aşamalı çalışma mümkündür: önce risk ve dosya tespiti, ardından gerekiyorsa vekaletnameyle tam temsil.


    31. TÜRKİYE’YE GELMEDEN İFADE İÇİN RANDEVU ALINABİLİR Mİ?

    Dosyanın durumuna göre Cumhuriyet savcılığı veya soruşturmayı yürüten kolluk birimiyle iletişim kurulması ve ifadenin planlanması mümkün olabilir.

    Ancak kişi hakkında yakalama kararı bulunuyorsa veya farklı bir koruma tedbiri uygulanmışsa durum değişir.

    Bu nedenle Türkiye’ye geliş tarihi kararlaştırılmadan önce dosyanın mevcut safahatının kontrol edilmesi önemlidir.


    32. HAKKIMDA YAKALAMA KARARI OLUP OLMADIĞINI ÖNCEDEN ÖĞRENEBİLİR MİYİM?

    Dosyanın erişilebilir kısmı ve soruşturmanın niteliği ölçüsünde araştırılabilir.

    Ancak soruşturmanın gizliliği, mevcut kısıtlama kararları ve kolluk işlemlerinin niteliği nedeniyle her bilgi her aşamada aynı şekilde erişilebilir olmayabilir.

    Bu nedenle yalnızca e-Devlet ekranından sonuç çıkarılması yerine soruşturma dosyasının avukat tarafından ayrıca araştırılması daha sağlıklıdır.


    33. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞSE AMA BANA HİÇBİR TEBLİGAT GELMEDİYSE NE OLUR?

    Öncelikle gerçekten bir karar bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

    Karar mevcutsa hangi tarihte tesis edildiği, hangi adrese ve hangi yöntemle bildirildiği, yurt dışında bulunan kişi yönünden tebligat işlemlerinin nasıl yürütüldüğü ve kişinin kararı ne zaman öğrendiği dava süresi bakımından önem taşıyabilir.

    Bu nedenle böyle bir dosyada tebligat evrakı vatandaşlık kararının kendisi kadar önemlidir.


    34. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLDİYSE AMA E-DEVLETTE TÜRK VATANDAŞI GÖRÜNÜYORSAM NE YAPMALIYIM?

    İki bilgi arasında çelişki bulunuyorsa resmi karar ve nüfus kayıtları birlikte incelenmelidir.

    Özellikle seyahat, pasaport yenileme, tapu işlemi veya Türkiye’ye giriş gibi önemli bir hukuki işlem yapılacaksa yalnızca dijital ekran görüntüsüne güvenilmemelidir.


    35. ESKİ VATANDAŞLIĞIMDAN ÇIKTIM. TÜRK VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE VATANSIZ MI KALIRIM?

    Bu ihtimal vatandaşlık iptal dosyasının yanında ayrıca kişinin önceki vatandaşlık hukukuna göre değerlendirilmelidir.

    Bazı yatırımcılar Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra önceki vatandaşlıklarından çıkmış veya önceki devlet hukukuna göre vatandaşlıklarını kaybetmiş olabilirler.

    Türk vatandaşlığı hakkında işlem tesis edildiğinde kişinin başka bir vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

    Vatansızlık ihtimalinin bulunması dosyayı hem yabancılar hukuku hem de uluslararası hukuk yönünden daha hassas hale getirebilir.


    36. VATANDAŞLIK İPTALİNDEN SONRA TÜRKİYE’DE KALABİLİR MİYİM?

    Vatandaşlık sona erdikten sonra kişinin Türkiye’de bulunmasının hukuki dayanağı ayrıca incelenir.

    Kişinin önceki vatandaşlığı, pasaportu, ikamet hakkı, aile bağları, çalışma durumu, taşınmazları ve Türkiye’deki diğer hukuki bağları önem taşır.

    Bu nedenle vatandaşlık davası ile yabancılar hukuku boyutu birlikte değerlendirilmelidir.


    37. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE MÜTEAHHİDE VEYA ARACIYA DAVA AÇABİLİR MİYİM?

    Somut olayın özelliklerine göre evet.

    Vatandaşlığa uygun bir taşınmaz satıldığı açıkça taahhüt edilmiş, yatırımcı bu beyana güvenerek ödeme yapmış ve sonradan satılan taşınmazın veya hazırlanan belgelerin vatandaşlık şartlarını taşımadığı ortaya çıkmışsa satıcı, müteahhit, aracı veya diğer sorumlulara karşı özel hukuk talepleri gündeme gelebilir.

    Vatandaşlık iptal davası ile müteahhide karşı açılabilecek tazminat, alacak veya sözleşmeden kaynaklanan dava aynı hukuki süreç değildir.


    38. VATANDAŞLIK İPTAL DOSYASINDA EN ÖNEMLİ BELGELER NELERDİR?

    Dosyanın yalnızca vatandaşlık kararından ibaret olmadığı unutulmamalıdır.

    İlk incelemede özellikle vatandaşlık kararları ve tebligatlar; Türk kimlik ve pasaport kayıtları; tapu senetleri; taşınmaz satış sözleşmeleri; ekspertiz ve değerleme raporları; yatırım uygunluk belgesi; banka dekontları; SWIFT kayıtları ve hesap ekstreleri; döviz alım ve transfer belgeleri; satıcı, müteahhit ve aracılarla yapılan yazışmalar; faturalar ve ödeme makbuzları; vatandaşlık başvuru belgeleri; eş ve çocukların vatandaşlık belgeleri; varsa polis, savcılık veya mahkemeden gelen evraklar birlikte değerlendirilmelidir.

    Yalnızca “tapu” veya yalnızca “ekspertiz raporu” üzerinden tam bir hukuki analiz yapmak çoğu dosyada yeterli değildir.


    39. HENÜZ VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMEDİ. AMA BENİM PROJEM SORUŞTURMADA. ŞİMDİDEN NE YAPMALIYIM?

    Kararın çıkmasını beklemeden delillerin korunması önemlidir.

    Yıllar önce yapılmış banka transferleri, eski hesap ekstreleri, SWIFT belgeleri, ekspertiz raporları, satış sözleşmeleri, uygunluk belgesi ve müteahhit ile yapılan yazışmalar daha sonra temin edilmesi zor belgelere dönüşebilir.

    Özellikle gerçek yatırım yaptığını düşünen kişinin kendi dosyasını şimdiden oluşturması ileride önemli zaman kazandırabilir.

    Gerekirse taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerine ilişkin teknik inceleme de dava açılmadan önce başlatılabilir.


    40. SOSYAL MEDYADA İSİM LİSTESİ GÖRDÜM. LİSTEDE ADIM VAR. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?

    Kamuya açık sosyal medya listeleri tek başına hukuki durumun ispatı değildir.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 1.070 kişilik grup bakımından kamuoyuna yayımlanmış resmi bir isim listesi bulunmamaktadır. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Bu nedenle sosyal medya paylaşımı yerine kişinin kendi resmi vatandaşlık ve soruşturma dosyasının araştırılması gerekir.


    41. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINI KAZANABİLİR MİYİM?

    Dosya görülmeden bu soruya güvenilir bir sonuç cevabı verilmesi mümkün değildir.

    Ancak dosyalar arasında çok önemli farklılıklar bulunmaktadır.

    Yatırım bedelini gerçekten kendi parasından ödemiş, bedelin hiçbir bölümünü geri almamış, taşınmazı gerçek bir satışla edinmiş, yatırım tarihinde taşınmazın gerçek değeri gerekli eşiği karşılayan, resmi ekspertiz sistemine güvenmiş, uygunluk belgesi almış, sahte belge sunmamış ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış yatırımcı ile soruşturma makamlarının tarif ettiği muvazaalı işlem sistemine bilerek katıldığı ileri sürülen kişinin hukuki durumu aynı değildir.

    Bu nedenle savunmanın amacı yalnızca genel bir “iyi niyet” iddiası ileri sürmek değil; yatırımcının kendi satışını, kendi para hareketini, kendi taşınmazını ve kendi davranışlarını belgelemektir.


    42. VATANDAŞLIK DOSYAMIZI NASIL İNCELİYORUZ?

    Vatandaşlık iptali dosyalarında tek bir belgeye bakarak değerlendirme yapılması yeterli değildir.

    İlk olarak vatandaşlığın hangi tarih ve hangi yatırım yöntemiyle kazanıldığı tespit edilir.

    Daha sonra yatırım tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat belirlenir.

    Tapu, satış sözleşmesi, ekspertiz, uygunluk belgesi ve vatandaşlık başvuru belgeleri incelenir.

    Banka hareketlerinin kaynağından satıcı hesabına kadar gerçek para akışı çıkarılır.

    Varsa satış sonrasında yatırımcıya doğrudan veya dolaylı para dönüşü olup olmadığı araştırılır.

    Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri gerektiğinde yeniden değerlendirilir.

    Müteahhit, satıcı, ekspertiz şirketi veya aracı hakkında ceza soruşturması bulunuyorsa yatırımcının o soruşturmadaki konumu ayrıca belirlenir.

    Yatırımcının kendisi hakkında soruşturma bulunuyorsa isnat edilen suç ve deliller incelenir.

    Vatandaşlık dosyasında yatırım uygunluk belgesinin veya vatandaşlık kararının durumu tespit edilir.

    Bir iptal veya geri alma kararı mevcutsa hukuki dayanak, işlem tarihi, tebligat ve dava süresi kontrol edilir.

    Yurt dışında bulunan kişi bakımından ayrıca Türkiye’ye girişte ortaya çıkabilecek ceza muhakemesi ve yabancılar hukuku riskleri değerlendirilir.

    Bu çalışma tamamlanmadan vatandaşlığın korunma ihtimali veya izlenecek dava stratejisi hakkında sağlıklı bir hukuki görüş oluşturmak güçtür.


    ÖNEMLİ: CEZA SORUŞTURMASI İLE VATANDAŞLIK DOSYASINI BİRLİKTE İNCELEMEK GEREKEBİLİR

    2026 yılında ortaya çıkan dosyalar artık yalnızca klasik bir vatandaşlık hukuku uyuşmazlığı olarak değerlendirilmemelidir.

    Özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen güncel soruşturmalarda bilirkişi raporları, MASAK analizleri, banka hareketleri, tapu kayıtları, ekspertiz raporları ve şirket bağlantıları birlikte değerlendirilmektedir. (Anadolu Ajansı)

    Bu nedenle bazı yatırımcılar bakımından aynı anda iki ayrı soru cevaplandırılmalıdır:

    Birincisi, Türk vatandaşlığı hukuken devam ediyor mu ve idari dosyada hangi işlem yapılmıştır?

    İkincisi, kişi ceza soruşturmasında yalnızca işlemi incelenen yatırımcı mı, bilgi sahibi mi, mağdur mu yoksa şüpheli mi?

    Bu iki soru birbirinin yerine geçmez.


    YURT DIŞINDA YAŞAYAN YATIRIMCILAR İÇİN ÖZEL UYARI

    Yurt dışında yaşayan ve yıllardır Türkiye’ye gelmeyen kişiler bakımından risk değerlendirmesi daha da önemlidir.

    Kişi herhangi bir tebligat görmemiş olabilir.

    Eski Türk telefon numarasını kullanmıyor olabilir.

    Eski adresi artık geçerli olmayabilir.

    Müteahhit veya aracı şirketle yıllardır iletişim kurmamış olabilir.

    Hakkındaki ceza soruşturmasını bilmiyor olabilir.

    Vatandaşlık dosyasının yeniden incelemeye alındığından haberi olmayabilir.

    Bu durumda Türkiye’ye seyahat etmeden önce yalnızca vatandaşlık statüsünün değil, ceza soruşturmasının da kontrol edilmesi yararlı olabilir.

    Özellikle güncel soruşturmalarda adı geçen proje veya şirketlerden gayrimenkul satın almış kişilerin kendi bireysel işlemlerinin soruşturmayla bağlantılı olup olmadığını araştırması önem taşımaktadır.


    TD HUKUK VE DANIŞMANLIK – VATANDAŞLIK İPTALİ VE CEZA SORUŞTURMASI DOSYA İNCELEMESİ

    TD Hukuk ve Danışmanlık olarak yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması, yatırım uygunluk belgesinin iptali, sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz iddiaları, muvazaalı satış ve para hareketleri, yatırımcı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve Türkiye’ye giriş riskleri dahil bağlantılı süreçleri birlikte değerlendiriyoruz.

    Özellikle yurt dışında bulunan kişiler bakımından, imkan bulunan dosyalarda ilk aşamada mevcut soruşturmanın ve hukuki durumun tespitine yönelik inceleme yapılarak hangi belgelerin veya vekalet işlemlerinin gerekli olduğu belirlenebilir.

    Dosyanızla ilgili değerlendirme talebinde bulunurken vatandaşlığın kazanıldığı yıl, yatırım yapılan proje veya şirket, taşınmaz bilgileri, vatandaşlık kararına ilişkin mevcut belgeler, ekspertiz raporu ve banka ödeme kayıtlarının gönderilmesi incelemeyi kolaylaştıracaktır.

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Ofis: +90 212 299 44 22
    WhatsApp / Mobil: +90 507 475 44 22
    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
    Web: dolgun.av.tr

    Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, Kat: 5, No: 206, Yeşilköy Mah., Atatürk Cad., Bakırköy / İstanbul, Türkiye

    ÖNCEKİ ÇALIŞMALARIMIZ

    19 Eylül 2026 – “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.”

    Bu çalışmada TVK m.31 ile m.40 ayrımı, iyi niyetli yatırımcı, geçmiş tarihli değerleme, idari istikrar, hukuki güvenlik ve Danıştay içtihatları ayrıntılı olarak incelenmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    26 Eylül 2026 – “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026.”

    Bu çalışmada 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalga soruşturması, 263 yatırımcı, 807 aile ferdi, 274 muvazaalı olduğu ileri sürülen satış, ekspertiz ve para hareketleri ayrı olarak değerlendirilmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    HUKUKİ BİLGİLENDİRME

    Bu çalışma 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık resmi açıklamalar, yürürlükteki mevzuat, erişilebilir yargı kararları ve güncel soruşturma haberleri esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

    Ceza soruşturmalarına ilişkin “sahte ekspertiz”, “muvazaalı işlem”, “usulsüz vatandaşlık”, “örgüt”, “dolandırıcılık”, “sahtecilik” ve benzeri ifadeler soruşturma makamlarının kamuoyuna yansıyan iddia ve değerlendirmelerini ifade etmektedir.

    Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesi, gözaltı veya tutuklama kararı verilmesi kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir.

    Bir şirket veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması bulunması o şirket veya kişiyle işlem yapan bütün yatırımcıların aynı hukuki durumda bulunduğu anlamına gelmez.

    Aynı şekilde yatırımcının ceza soruşturmasında şüpheli olmaması vatandaşlık için aranan objektif hukuki şartların mutlaka gerçekleşmiş olduğunu tek başına göstermez.

    Her vatandaşlık dosyası yatırım tarihi, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, taşınmazın gerçek değeri, ödeme hareketleri, yatırımcının kişisel davranışları, uygunluk belgesi, vatandaşlık dosyası, ceza soruşturması ve tesis edilen bireysel idari işlem birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.

    Bu metin belirli bir kişi veya uyuşmazlık bakımından sonuç garantisi veya kişiye özel hukuki mütalaa niteliğinde değildir.