Yazar: Av. Murat Can Dolğun
Bu makale, kamu ihalelerinde kamu zararının hukuki niteliğini, Sayıştay ve mahalli idare denetimlerini, yüklenicilerin ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını, ceza soruşturmalarını ve 2026 yılı güncel gelişmelerini mevzuat, akademik çalışmalar ve doğrulanabilir haber kaynakları çerçevesinde incelemektedir.
Kamu İhalelerinde Kamu Zararı: Sayıştay Raporları, Yüklenici Sorumluluğu ve Ceza Davaları
Kamu ihalelerinde kamu zararı tespit edilmesi, her durumda yüklenicinin borçlu, kamu personelinin kusurlu veya ilgili kişilerin suçlu olduğu anlamına gelmez. Kamu zararının mali ve hukuki sonuçları ile ceza hukuku bakımından sorumluluk birbirinden farklı değerlendirme alanlarıdır. Bir Sayıştay denetim bulgusunun, idari inceleme raporunun, bilirkişi değerlendirmesinin veya müfettiş tespitinin hangi hukuki sonucu doğuracağı; belgenin niteliğine, uygulanacak mevzuata, somut olayın özelliklerine ve ilgili yargısal sürecin aşamasına bağlıdır.
Türkiye’de kamu alımları ve kamu ihale sözleşmeleri; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat kapsamında değerlendirilir. İhale veya sözleşmenin uygulanması sırasında suç işlendiği iddiası ortaya çıktığında ise Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu devreye girer.
Uygulamada temel sorun, bu farklı hukuki rejimlerin tek bir kamu zararı raporu üzerinden değerlendirilmesidir. Oysa bir yüklenicinin sözleşmesel sorumluluğu, bir kamu görevlisinin mali sorumluluğu, bir idari işlemin hukuka uygunluğu ve bir kişinin cezai sorumluluğu aynı hukuki ölçütlere tabi değildir.
Bu ayrım özellikle belediyeler, il özel idareleri, belediye şirketleri, altyapı ve yapım ihaleleri, hizmet alımları, hakediş uyuşmazlıkları, eksik imalat iddiaları ve ihale usulsüzlüğü soruşturmaları bakımından belirleyicidir.
Kamu zararına ilişkin temel kavramların açıklandığı önceki çalışmamız için Kamu Zararı Nedir? Kamu İhale Sözleşmelerinde Sorumluluk başlıklı makalemiz incelenebilir.
1. Kamu İhalelerinde Kamu Zararı: 2026 Yılının Güncel Gelişmeleri
2025 yılı Sayıştay denetim raporları ve 2026 yılında yayımlanan sonuçlar
2026 yılı itibarıyla kamu zararına ilişkin tartışmaların önemli bir bölümünü, Sayıştay tarafından yürütülen denetimler ve mahalli idarelerin mali işlemleri oluşturmaktadır. Sayıştay Başkanlığının 2025 yılı hesaplarına ilişkin yayımladığı resmî açıklamaya göre, 2025 yılı denetimleri sonucunda hazırlanan genel raporlar ile kamu idarelerine ilişkin 248 adet denetim raporu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. [1]
Aynı açıklamada mahalli idarelere ilişkin 376 belediye ve bağlı idare, 18 il özel idaresi ve 55 mahalli idare şirketi ve birliği olmak üzere toplam 449 denetim raporunun yetkili organlarında görüşülmek üzere ilgili idarelere gönderileceği bildirilmiştir. Bu raporların tamamının aynı tarihte kamuoyuna açıklanmış olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Sayıştay, ilgili süreçler tamamlandıkça raporların yayımlanacağını belirtmiştir. [1]
2025 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu da Sayıştay Başkanlığının resmî rapor arşivinde yer almaktadır. Dolayısıyla 2026 yılında bir belediye, kamu kurumu veya kamu ihalesi hakkında değerlendirme yapılırken önceki yılların raporlarıyla yetinilmemeli; 2025 hesap dönemine ilişkin denetim sonuçları ve sonradan yayımlanan kurum raporları ayrıca incelenmelidir. [2]
Kamu İhale Kurumunun 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin kamu alımları istatistiklerini yayımlamış olması da ihale piyasasının güncel veriler üzerinden incelenmesine imkan vermektedir. Ancak bu istatistikler, tek başlarına hukuka aykırılık veya kamu zararı tespiti olarak değerlendirilmemelidir. [3]
Ekim 2026: Bayraklı Belediyesi ihale soruşturması
6 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan Bayraklı Belediyesi ve belediye iştiraki BAYBEL AŞ soruşturması, Sayıştay tespitleriyle ceza soruşturmaları arasındaki ilişkinin güncel örneklerinden biridir.
Anadolu Ajansının 6 Ekim 2026 tarihli haberinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma iddialarının incelendiği bildirilmiştir. Haberde, 2024 yılında gerçekleştirilen bazı ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin Sayıştay bulgularının, başka inceleme ve bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirildiği aktarılmıştır. [4]
Haber kaynaklarında 2023-2024 dönemine ilişkin yaklaşık 20,09 milyon TL kamu zararı tespit edildiği iddiasına yer verilmiştir. Bu tutar, haberlerde aktarılan soruşturma ve mali inceleme verisi olarak değerlendirilmelidir; kesinleşmiş bir yargı hükmü veya ilgililer yönünden kesinleşmiş tazmin borcu olarak sunulamaz.
Bu soruşturmada belediye yöneticileri, personel, belediye şirketi yetkilileri ve özel şirket temsilcileri hakkında ileri sürülen iddiaların bulunması, sorumluluğun tek bir meslek veya taraf grubuyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte her kişinin sorumluluğu, kendi eylemi ve deliller temelinde ayrı ayrı incelenmelidir.
8 Ekim 2026 itibarıyla bu makalede doğrulanan temel gelişme, 6 Ekim tarihli operasyon ve soruşturma aşamasıdır. Sonraki adli kararlar veya nihai yargılama sonucu hakkında, ayrıca doğrulanmış bir mahkeme kararı bulunmaksızın kesinlik ifade eden değerlendirme yapılmamaktadır. Masumiyet karinesi geçerlidir.
Ağustos 2026: Geniş kapsamlı ihale davasında ilk derece mahkemesi kararı
Kamu ihalelerine ilişkin ceza yargılamaları bakımından bir diğer önemli gelişme, kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş davası olarak bilinen ve 200 sanığın yargılandığı davada Ağustos 2026 tarihinde ilk derece mahkemesi tarafından karar açıklanmasıdır.
Anadolu Ajansının 26 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi bazı sanıklar hakkında mahkumiyet, bazıları hakkında ise beraat ve diğer usuli kararlar vermiştir. Aynı haberde, ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet kararlarının yanında örgüt kurma suçundan beraat kararlarının da bulunduğu ve istinaf yolunun açık olduğu belirtilmiştir. [5]
Bu dava, aynı soruşturma ve kovuşturma dosyasında bulunan kişilerin aynı hukuki sonuca tabi olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Ceza sorumluluğunun şahsiliği gereğince, bir kişi hakkında ortaya çıkan mahkumiyet sonucu diğer kişiler açısından suçluluk karinesi oluşturmaz.
Ayrıca ilk derece mahkemesi hükmünün açıklanması, tek başına bütün kararların kesinleştiği anlamına gelmez. Kanun yolu süreci ve her sanık hakkındaki hükmün kesinleşme durumu ayrı ayrı araştırılmalıdır.
2026 yılı itibarıyla ortaya çıkan temel hukuki gerçek şudur: Kamu ihalesi uyuşmazlıklarının bir bölümü denetim ve inceleme aşamasında kalırken, bir bölümü Cumhuriyet savcılığı soruşturmasına dönüşebilmekte, bazıları kovuşturmaya taşınmakta ve mahkemeler aynı dosyada dahi farklı kişiler bakımından farklı sonuçlara ulaşabilmektedir.
2. Kamu Zararı Nedir? 5018 Sayılı Kanuna Göre Şartları Nelerdir?
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesine göre kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunmasıdır. [6]
Kanun, kamu zararının belirlenmesinde özellikle iş, mal veya hizmet karşılığı fazla ödeme yapılması; iş veya hizmet gerçekleştirilmediği halde ödeme yapılması; rayiç bedelin üzerinde alım yapılması; yersiz ödemeler ve kamu gelirlerinin mevzuata aykırı biçimde tahakkuk veya tahsil edilmesi gibi durumları esas almaktadır.
Bununla birlikte kamu zararı kavramı, kamu idaresinin gerçekleştirdiği her olumsuz ekonomik işlemle özdeşleştirilemez. İdarenin ekonomik açıdan beklenenden daha az avantajlı bir sonuç elde etmesi, sözleşmenin sonradan maliyetli hale gelmesi veya ihale sürecinde şekli eksiklik bulunması, tek başına her zaman 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu zararının varlığını ispatlamaz.
Kamu zararının hukuki değerlendirmesinde mevzuata aykırılık, somut mali etki, kusur, sorumluluk alanı ve nedensellik bağı birlikte ele alınmalıdır. Bu koşulların hangi ölçüde aranacağı, özellikle mali sorumluluk ve ceza hukuku arasındaki farklılıklar dikkate alınarak belirlenmelidir.
Nükrettin Parlak, Sayıştay Yargısında Kamu Zararı Kavramı: Sorunlar ve Öneriler başlıklı akademik çalışmasında, kamu zararının kanuni kapsamı ile ikincil mevzuat ve hesap yargılaması uygulaması arasında ortaya çıkan yorum sorunlarını incelemektedir. Bu çalışma, kamu zararının salt bir muhasebe farkından ibaret olmadığının anlaşılması açısından önemlidir. [7]
Kamu zararına yol açabilecek işlemler
| İşlem veya iddia | Hukuki değerlendirmede aranan husus | Olası sonuç |
|---|---|---|
| Eksik imalat veya hiç yapılmayan iş | Proje, metraj, mahallinde inceleme ve ödeme karşılaştırması | Sözleşmesel sorumluluk ve kamu zararı |
| Hatalı hakediş ödemesi | Ölçüm, birim fiyat, onay ve ödeme kayıtları | Fazla ödemenin iadesi veya tazmini |
| İşin rayiç bedelden yüksek alınması | İhale tarihi, piyasa koşulları ve karşılaştırılabilir fiyatlar | Şartları varsa kamu zararı |
| İhale usulüne aykırılık | İhlal edilen hüküm, rekabet etkisi ve somut fiil | İdari yaptırım; koşulları varsa mali veya cezai sorumluluk |
| Gerçeğe aykırı kabul tutanağı | İmza yetkisi, fiili durum, bilgi ve kast | Mali, disiplin ve cezai sorumluluk ihtimali |
| Sözleşmeye aykırı malzeme kullanımı | Teknik şartname, numune ve uzman incelemesi | Ayıp ve tazminat; koşulları varsa TCK m. 236 |
Tabloda yer alan işlemler yalnızca hukuki değerlendirme başlıklarını göstermektedir. Somut bir işlemde hangi sonucun doğacağı ayrıca ispat gerektirir.
3. Sayıştay ve Mahalli İdareler Tarafından Hazırlanan Raporların Hukuki Niteliği
Kamu zararına ilişkin uyuşmazlıklarda en çok karşılaşılan yanlışlıklardan biri, bütün denetim raporlarına aynı hukuki değerin verilmesidir. Oysa Sayıştayın dış denetim raporu, hesap yargılamasına esas raporu, Sayıştay dairesinin ilamı, belediye teftiş raporu, mülkiye müfettişi raporu ve mahkeme bilirkişi raporu farklı usullerle oluşturulan belgelerdir.
Sayıştay denetim raporu mahkeme kararı mıdır?
Hayır. Sayıştayın dış denetim raporunda yer alan bir bulgu, Sayıştay dairesi tarafından verilmiş tazmin ilamıyla aynı şey değildir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu, Sayıştayın denetim görevinin yanında hesap yargılaması görevini de düzenlemektedir. Hesap yargılamasına esas rapor, yetkili daire tarafından incelenir ve yargılama sonunda kamu zararının tazminine ilişkin hüküm verilebilir. Buna karşılık dış denetim raporlarında yer alan bulgular, ilgili kamu idaresinin mali işlemlerinin denetimi sonucunda ortaya konulan tespit ve değerlendirmelerdir. [8]
Sayıştayın kendi resmî açıklamasında da kamu zararına ilişkin hesap yargılamasının ayrı bir prosedür olduğu, yargılamaya esas raporların Sayıştay dairelerinde değerlendirildiği ve ilamların ilgililere tebliğ edildiği belirtilmektedir.
Bu nedenle bir yüklenici veya kamu görevlisi hakkında yalnızca denetim raporunda kamu zararı ifadesinin bulunması, kendisi hakkında kesinleşmiş tazmin hükmü veya ceza mahkumiyeti bulunduğu şeklinde yorumlanmamalıdır.
Belediye ve mahalli idarelerin teftiş raporları bağlayıcı mıdır?
Belediyelerin teftiş kurulları, iç denetim birimleri, kontrol teşkilatları ve diğer yetkili birimler tarafından hazırlanan raporlar, idarenin denetim ve değerlendirme faaliyetlerinin ürünüdür. Bu raporlar idari işlem tesis edilmesine, alacağın takibine veya suç şüphesinin ilgili makamlara bildirilmesine dayanak oluşturabilir.
Bununla birlikte bir iç denetim veya müfettiş raporu, tek başına ceza mahkemesi hükmü niteliği taşımaz. Raporda ileri sürülen hukuki nitelendirmelerin yetkili makam ve mahkemeler tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle teknik bilirkişi değerlendirmeleri içeren belediye raporlarında, raporu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları, kullanılan yöntem, incelenen belgeler, ölçüm tarihi ve hesaplama esasları denetlenebilmelidir.
Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu ile belediye teftiş raporu aynı mıdır?
Hayır. Mahalli idarelerin genel faaliyetlerine ilişkin raporlar, idarelerin faaliyet ve mali sonuçlarını toplu biçimde ortaya koyan kamu mali yönetimi belgeleridir. Sayıştayın faaliyet genel değerlendirme raporları da ilgili faaliyet raporlarının doğruluğu ve güvenilirliği hakkında değerlendirmeler içermektedir.
Bu belgeler tek tek kişilerin cezai sorumluluğunu belirlemek üzere hazırlanmış soruşturma raporlarıyla karıştırılmamalıdır. Bir belediyenin mali performansına ilişkin genel tespit ile belirli bir yüklenicinin sözleşmeden doğan sorumluluğu arasında ayrıca bağlantı kurulması gerekir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca belediyelerde iç ve dış denetim gerçekleştirilir; denetim sonuçları kamuoyuna açıklanır ve belediye meclisinin bilgisine sunulur. Belediye meclisinde görüşülme, tek başına denetim bulgusunu kesinleşmiş ceza hükmüne dönüştürmez.
| Belge türü | Hukuki niteliği | Tek başına ceza mahkumiyeti mi? |
|---|---|---|
| Sayıştay dış denetim raporu | Denetim bulgusu ve değerlendirme | Hayır |
| Sayıştay yargılamaya esas raporu | Hesap yargılamasının hazırlık belgesi | Hayır |
| Sayıştay tazmin ilamı | Hesap yargılaması sonucu; kanun yollarına tabi hüküm | Hayır, mali sorumluluğa ilişkindir |
| Belediye teftiş raporu | İdari denetim ve inceleme belgesi | Hayır |
| Mülkiye müfettişi raporu | Yetkisi kapsamında idari tespit veya soruşturma değerlendirmesi | Hayır |
| Ceza dosyası bilirkişi raporu | Uzmanlık gerektiren konuda delil değerlendirmesi | Hayır |
| Kesinleşmiş ceza mahkemesi hükmü | Ceza yargılamasının kesin sonucu | Mahkumiyet hükmü ise evet |
Bir raporda kamu zararı bulunduğunun belirtilmesi ile o zararın kimin tarafından, hangi hukuki sebeple ve ne miktarda tazmin edileceğinin kesin olarak hükme bağlanması birbirinden farklıdır.
4. Sayıştay Raporundan Ceza Soruşturmasına Geçiş Nasıl Olur?
Sayıştay veya diğer denetim kurumları tarafından tespit edilen her mevzuata aykırılık ceza soruşturmasına dönüşmez. Ancak denetim sırasında suç işlendiğine dair somut şüphe oluşturan bilgi ve belgelerle karşılaşılması halinde ilgili adli makamlara bildirim yapılması gündeme gelebilir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78. maddesi, denetim veya hesap yargılaması sırasında suç teşkil eden fiillere rastlanılması durumunda izlenecek usule ilişkin hükümler içermektedir. Sayıştayın bu konudaki görevi, ceza mahkemesi yerine geçerek suçluluk hakkında kesin hüküm vermek değil, mevzuatın öngördüğü usul çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamaktır. [8]
Cumhuriyet savcılığına intikal eden olayda CMK m. 160 kapsamında soruşturma yürütülür. Savcılık, maddi gerçeğin araştırılması amacıyla şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Denetim raporu önemli bir başlangıç verisi olabilir; ancak tek başına bütün suç unsurlarının ispat edildiği anlamına gelmez.
Denetimden ceza yargılamasına geçişte temel aşamalar
Uygulamada önce denetim bulguları ortaya konulur. Gerektiğinde idari inceleme, teknik bilirkişi değerlendirmesi ve ilgili kişilerin açıklamaları alınır. Suç şüphesi bulunduğunda yetkili makamlar tarafından adli bildirim yapılabilir. Cumhuriyet savcılığı soruşturmayı yürütür; yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenebilir. İddianamenin kabulüyle kovuşturma aşaması başlar.
Bu zincirdeki her aşama zorunlu olarak bir sonrakine ulaşmaz. İdari denetim sonucunda düzeltme yapılması, alacağın tahsili veya disiplin işlemi yeterli görülebilir. Suç şüphesini destekleyen deliller bulunmazsa ceza soruşturması açılmayabilir ya da başlamış soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sona erebilir.
5. Kamu İhalesinde Yüklenicinin Sorumluluğu Nedir?
Kamu ihale sözleşmesinin tarafı olan yüklenici bakımından ilk değerlendirme sözleşmenin hukuki niteliği ve üstlenilen edimin kapsamı üzerinden yapılmalıdır. Yüklenicinin sorumluluğu, idarenin genel mali sorumluluk rejimiyle özdeş değildir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, yüklenicilerin sözleşme uygulamasındaki yükümlülüklerini ve yasak fiilleri düzenlemektedir. Sözleşmeye aykırılık halinde işin türüne göre bedel indirimi, ayıbın giderilmesi, tazminat, fesih, teminatın iradı veya ihalelerden yasaklama gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Her sonuç için ayrı kanuni ve sözleşmesel şartlar aranmalıdır.
4735 sayılı Kanun’un 30. maddesi, yapım işlerinde yüklenicilerin ve alt yüklenicilerin belirli zararlar bakımından kesin kabul onay tarihinden itibaren on beş yıl süreyle müteselsil sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu hüküm, her türlü ekonomik uyuşmazlığın on beş yıl boyunca yükleniciye yöneltilebileceği anlamına gelmez; hükmün öngördüğü zarar nedenleri ve şartları mevcut olmalıdır. [9]
Geçici kabul ve kesin kabul yapılmışsa yüklenici sorumlu olur mu?
Geçici veya kesin kabul işlemlerinin yapılmış olması, yüklenicinin bütün hukuki sorumluluğunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Gizli ayıplar, hileli uygulamalar veya kanunun özel olarak düzenlediği sorumluluk halleri gündeme gelebilir.
Buna karşılık kabul işlemleri de hukuken önemsiz değildir. Kabul tutanakları, işin hangi tarihte ve hangi şartlarda teslim alındığını ortaya koyan önemli delillerdir. İdarenin kabulden sonra yaptığı değişiklikler, kullanım hataları, bakım eksiklikleri ve üçüncü kişilerin müdahaleleri, sorumluluğun belirlenmesinde ayrıca incelenmelidir.
Özellikle teslim tarihinden yıllar sonra hazırlanan teknik raporlarda imalatın ilk teslim anındaki durumu ile sonraki kullanım sürecinin etkileri birbirinden ayrılmalıdır. Aksi takdirde yüklenicinin fiilinden kaynaklanmayan bir zarar kendisine yöneltilmiş olabilir.
Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde kamu zararı
Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde yüklenicinin üstlendiği işin kapsamı, sözleşme bedeli ve sözleşme dokümanları birlikte değerlendirilir. Böyle bir sözleşmede kamu zararı hesabının yalnızca yüklenicinin fiili maliyetine veya sonradan oluşturulan maliyet tablolarına dayanması yeterli olmayabilir.
Önemli olan sözleşmeyle üstlenilen edimin yerine getirilip getirilmediği, hangi işlerin sözleşme kapsamında bulunduğu, onaylı değişikliklerin bulunup bulunmadığı ve idarenin sözleşmeden doğan haklarının ihlal edilip edilmediğidir.
Hakedişin onaylanması sorumluluğu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Hakedişin onaylanmış olması, hile veya sözleşmeye aykırılık iddialarına karşı mutlak koruma sağlamaz. Ancak onay işlemi, idarenin kontrol sürecini ve ödeme dayanağını gösterdiğinden değerlendirme dışında bırakılamaz.
Hakediş raporunu hazırlayan, kontrol eden, onaylayan ve ödemeyi gerçekleştiren kişilerin yetkileri; yüklenicinin sunduğu belge ve beyanlarla birlikte incelenmelidir.
Bu konunun sözleşme hukuku bakımından ayrıntıları için Kamu Yapım İhaleleri ve Yüklenici Sorumluluğu başlıklı çalışmaya bakılabilir.
6. Kamu Personelinin Kamu Zararından Sorumluluğu
Kamu ihalesinin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, kontrol edilmesi ve ödemeye bağlanması aşamalarında farklı kamu görevlileri görev alabilir. Harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, muayene ve kabul komisyonu üyeleri, kontrol teşkilatı, ihale yetkilileri ve diğer personelin görev alanları birbirinden farklıdır.
Bir kamu görevlisinin belirli bir belgede imzasının bulunması, kendisine yöneltilen bütün zarar kalemlerinden mutlaka sorumlu olduğu sonucunu doğurmaz. Hangi işlemi gerçekleştirdiği, hangi bilgiye sahip olduğu, denetim ve müdahale yetkisinin kapsamı, mevzuata aykırılıkla kusur ve zarar arasındaki bağlantı araştırılmalıdır.
Sayıştay hesap yargılamasında sorumluluk, ilgili mevzuat ve mali işlemle bağlantılı olarak değerlendirilir. Ceza hukuku bakımından ise kişinin suçun kanuni unsurlarını gerçekleştiren fiili ve manevi unsurlar ayrıca ispatlanmalıdır.
Belediye başkanı veya üst yönetici her kamu zararından sorumlu mudur?
Hayır. Bir kamu idaresinin üst yöneticisi olmak, kurumda meydana gelen bütün kamu zararlarından kişisel ve sınırsız biçimde sorumlu olmak anlamına gelmez. Ancak kişinin doğrudan aldığı kararlar, verdiği talimatlar, üstlendiği görevler veya mevzuatın yüklediği somut yükümlülükler nedeniyle sorumluluğu gündeme gelebilir.
Değerlendirme, sadece hiyerarşik konuma değil, somut işlemdeki görev, yetki, kusur ve nedensellik bağına dayanmalıdır.
Kamu görevlileri hakkında soruşturma izni gerekli midir?
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, kapsamına giren göreve ilişkin suçlarda özel bir soruşturma izni usulü öngörmektedir. Bununla birlikte bütün kamu görevlileri ve bütün suçlar için aynı izin rejimi uygulanmaz.
Özellikle 3628 sayılı Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen istisnalar çerçevesinde rüşvet, irtikap, zimmet ve resmî ihalelere fesat karıştırma gibi suçlar bakımından 4483 sayılı Kanun’un soruşturma izni sistemi dışında doğrudan adli soruşturma yürütülebilen haller bulunmaktadır.
Bu nedenle kamu görevlisine isnat edilen suçun hukuki nitelendirmesi, uygulanacak özel kanunlar ve kişinin tabi olduğu statü öncelikle araştırılmalıdır.
Tanrıverdi ve Utku’nun 2026 yılında Adalet Dergisi’nde yayımlanan 4483 Sayılı Kanun Kapsamında Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması ve Soruşturma İzni başlıklı çalışması, izin usulünün kapsamını ve koruma amacını inceleyen güncel akademik kaynaklardan biridir. [10]
Diğer taraftan Eylül Erdem Hacıömeroğlu’nun 2026 tarihli çalışmasında vurgulandığı üzere, kamu görevlileri hakkında soruşturmaya elverişli olmayan soyut iddiaların değerlendirilmesi de tabi olunan usul rejimine göre farklı sonuçlar doğurabilmektedir. [11]
Disiplin soruşturması ile ceza soruşturması aynı şey midir?
Hayır. Disiplin hukuku, kamu hizmetinin gereklerine ve personelin yükümlülüklerine aykırı davranışları değerlendirir. Ceza hukuku ise kanunda suç olarak düzenlenen fiillere ilişkin sorumluluğu konu edinir.
Disiplin yaptırımı uygulanması her durumda ceza mahkumiyeti gerektirmediği gibi, ceza soruşturmasında verilen karar da disiplin ve mali sorumluluk açısından bütün meselelerin kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez. Ancak özellikle fiilin gerçekleşmediğine ilişkin kesin yargısal tespitlerin diğer süreçlerdeki etkisi göz ardı edilemez.
7. İhaleye Fesat Karıştırma, Edimin İfasına Fesat ve Diğer Suçlar
İhaleye fesat karıştırma suçu – TCK m. 235
İhaleye fesat karıştırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 235. maddesinde düzenlenmektedir. Kanunda gösterilen hileli davranışlar, rekabeti etkileyen anlaşmalar ve diğer seçimlik hareketler somut olay çerçevesinde değerlendirilir.
Bir ihalenin usule aykırı yapılmış olması, tek başına TCK m. 235 kapsamında mahkumiyet için yeterli kabul edilemez. Suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ortaya konulmalıdır. Kamu zararının bulunması veya bulunmaması da maddenin ilgili hükümleri ve somut suç tipi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Veysel Topuz’un 2022 yılında Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan çalışması, ihaleye katılma yeterliğine sahip olmayan kişilerin hileli davranışlarla ihaleye katılmasının sağlanması şeklindeki suç tipini ayrıntılı biçimde incelemektedir. [12]
Edimin ifasına fesat karıştırma suçu – TCK m. 236
Edimin ifasına fesat karıştırma suçu ise ihale sonucunda kurulan sözleşmenin ifası aşamasında ortaya çıkabilecek belirli hileli hareketleri konu edinir. İhale sürecindeki hukuka aykırılıklar ile işin teslimi, kabulü ve ifasına ilişkin fiillerin hukuki niteliği bu nedenle birbirinden ayrılmalıdır.
İlhan Gülel’in Türkiye Adalet Akademisi Dergisi’nde yayımlanan Edimin İfasına Fesat Karıştırma Suçu başlıklı çalışması, özellikle sözleşmenin yerine getirilmesi aşamasındaki hareketler ile ceza hukuku arasındaki ilişkiyi incelemektedir. [13]
Eksik imalat, hatalı malzeme veya sözleşmeye aykırı teslim bulunduğu iddiası, TCK m. 236 bakımından kanunda sayılan hileli davranışların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın doğrudan suç olarak nitelendirilemez.
İhale ve kamu zararı dosyalarında gündeme gelebilecek diğer suçlar
Somut fiile bağlı olarak görevi kötüye kullanma (TCK m. 257), rüşvet (TCK m. 252), zimmet (TCK m. 247), resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204), dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 157-158) gibi suçlar da incelenebilir. Bu suçların her birinin ayrı kanuni unsurları bulunduğu unutulmamalıdır.
Örneğin kamu görevlisinin ihmali bir davranışı, kamu zararına ilişkin mali sorumluluk doğurabilir; ancak bu durumun kendiliğinden görevi kötüye kullanma veya başka bir kasıtlı suç oluşturduğu söylenemez. Aynı şekilde yüklenicinin sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmemesi, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun mevcut olduğu anlamına gelmez.
Ceza hukuku bakımından esas olan, kamu zararının büyüklüğü değil, isnat edilen suçun kanuni unsurlarının somut delillerle ispat edilmesidir. Zararın varlığı ve miktarı, ilgili suç tipinde arandığı ölçüde ve yaptırımın belirlenmesinde önem taşır.
8. Kamu Zararı Nedeniyle Ceza Davası Ne Zaman Açılır?
Bir kamu ihalesi hakkında denetim veya soruşturma yapılması, ilgili kişiler hakkında mutlaka ceza davası açılacağı anlamına gelmez.
Ceza davası açılmadığı durumlar
Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüpheye ulaşılamaması veya kanuni kovuşturma şartlarının bulunmaması halinde CMK m. 172 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
Bu sonuç, soruşturma konusu mali uyuşmazlığın mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Aynı olay nedeniyle idari değerlendirme, sözleşmesel talep, tazminat veya Sayıştay hesap yargılaması süreçleri kendi hukuki şartları kapsamında devam edebilir.
Ceza davası açıldığı durumlar
Toplanan delillerin kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluşturması halinde savcılık CMK m. 170 uyarınca iddianame düzenleyebilir. İddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle kamu davası açılmış olur.
Ceza yargılamasının sonucunda beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya CMK m. 223 kapsamında öngörülen diğer kararlar gündeme gelebilir. Ayrıca usul hükümlerinin izin verdiği koşullarda davanın durmasına veya düşmesine karar verilebilir.
Mahkumiyet hükmünün kesinleşip kesinleşmediği ise kanun yolları ve süreler yönünden ayrıca araştırılmalıdır. İlk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmemiş olması ile kesinleşmiş mahkumiyet aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Kamu zararı ödenirse ceza davası kapanır mı?
Kamu zararının ödenmesi, bütün suç tipleri bakımından cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ödemenin hukuki etkisi, ilgili suçta etkin pişmanlık veya başka özel düzenlemelerin bulunup bulunmadığına ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Bu nedenle zararın iadesi veya sulh görüşmeleri yürütülürken ceza hukukundaki sonuçların ayrıca incelenmesi gerekir. Özellikle suçun unsurlarını kabul eden beyanlarla mali uyuşmazlığın çözümüne yönelik açıklamalar birbirinden dikkatle ayrılmalıdır.
9. Kamu Zararı Nasıl Hesaplanır ve Nasıl İspatlanır?
Kamu zararının hesaplanması yalnızca matematiksel bir işlem değildir. Hesaplama yönteminin dayandığı hukuki varsayımlar da incelenmelidir.
Bir yapım işinde kamu zararı iddia ediliyorsa öncelikle sözleşmenin türü, sözleşme bedeli, imalatın kapsamı, teknik şartname, mahal listesi, hakediş ve kabul belgeleri karşılaştırılmalıdır. Daha sonra iddia edilen fazla ödeme veya eksik imalatın somut olarak gösterilmesi gerekir.
Rayiç bedel karşılaştırmalarında ihale veya ödeme tarihi, o tarihteki piyasa koşulları, işin yeri, miktarı, teknik niteliği ve ticari koşulları dikkate alınmalıdır. Sonradan ortaya çıkan fiyatların hiçbir uyarlama yapılmadan geçmiş döneme uygulanması hatalı sonuçlar doğurabilir.
Aynı şekilde kabul tarihinden yıllar sonra yapılan keşiflerde, tesisin sonradan kullanılması veya değiştirilmesinden kaynaklanan etkiler ayrıştırılmalıdır.
Kamu zararı raporuna karşı teknik inceleme yapılabilir mi?
Evet. Bir denetim veya bilirkişi raporunda kullanılan ölçüm, metraj, birim fiyat, kabul tarihi veya hesaplama yönteminin isabetli olmadığı ileri sürülüyorsa alanında uzman kişiler tarafından karşı teknik değerlendirme hazırlanabilir.
Ancak karşı rapor, yalnızca önceki sonuca katılmadığını belirtmekle sınırlı olmamalıdır. İddia edilen hata, belge ve teknik verilerle somutlaştırılmalıdır.
Özellikle yapım işlerinde keşif, fotoğraf, proje, as-built belgeleri, imalat miktarları, laboratuvar sonuçları ve kabul tutanakları arasındaki uyum araştırılmalıdır.
Şahin İpek ve Hepaksaz’ın 2018 tarihli Kamu Zararının Tespiti ve Tahsili Sürecinde Ortaya Çıkan Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı çalışması, kamu zararının belirlenmesi ve tahsilinde karşılaşılan sorunlara ilişkin akademik değerlendirme sunmaktadır. [14]
10. Kamu Zararının Tahsili, Tebliği, Faiz ve Zamanaşımı
Kamu zararından doğan alacakların tahsilinde 5018 sayılı Kanun ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri önem taşımaktadır.
Yönetmelik; kamu zararının belirlenmesi, değerlendirilmesi, ilgili kişilere tebliği, takibi, tahsili, faiz ve zamanaşımı konularına ilişkin ayrıntılı hükümler içermektedir.
Kamu zararı borcu nasıl bildirilir?
Yönetmeliğin 10. maddesi kapsamında kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararından doğan alacaklar hakkında tebligat yapılması öngörülmüştür. Tebligatta borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faiz başlangıcı ve ödeme yeri gösterilir; ilgililere ödeme, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz gün süre verilir.
İtirazların değerlendirilmesine ilişkin ayrıca on beş günlük süre düzenlenmiştir. Bununla birlikte bu idari başvuru süreleri ile yargısal başvuru ve icra hukuku süreleri birbirine karıştırılmamalıdır. Uygulanacak yolun doğru belirlenmesi için tebliğ edilen işlemin niteliği incelenmelidir.
Kamu zararı faizi ne zaman başlar?
Faiz hesabı, alacağın hukuki dayanağına göre yapılmalıdır. 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi kapsamında kamu zararının oluştuğu tarihten itibaren faiz hesabı gündeme gelebilir. Sayıştay ilamından doğan tazmin borçlarında ise 6085 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle farklı hukuki rejimlere tabi alacaklarda tek bir faiz başlangıç tarihi ve hesaplama yöntemi uygulanması doğru değildir.
Kamu zararında zamanaşımı kaç yıldır?
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinde kamu zararından doğan alacaklar için genel olarak on yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Sürenin başlangıcı, zararın oluştuğu kabul edilen tarihi takip eden mali yılın başı esas alınarak belirlenir. Zamanaşımını kesen veya durduran haller saklıdır.
Ancak bu düzenleme; sözleşmeden doğan her alacak, özel hukuktaki bütün tazminat talepleri, ceza davası zamanaşımı veya 4735 sayılı Kanun’daki özel sorumluluk süreleri için tek ve ortak süre olarak değerlendirilemez.
Somut uyuşmazlıkta talebin hukuki niteliğine göre ayrı zamanaşımı incelemesi yapılmalıdır.
11. Kamu Zararı Davasında Görevli Mahkeme ve Hukuki Başvuru Yolları
Kamu zararına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, yalnızca taraflardan birinin kamu idaresi olması nedeniyle belirlenemez. Uyuşmazlığın konusu, tarafların hukuki ilişkisi ve talebin dayanağı esas alınmalıdır.
İhale sürecindeki idari işlemlerin hukuka uygunluğu ile imzalanmış sözleşmenin ifasından doğan alacak ve tazminat talepleri farklı yargısal rejimlere tabi olabilir.
Özellikle 4734 ve 4735 sayılı kanunlar kapsamında yapılan kamu alımlarında, ihale sürecine ilişkin idari işlemler bakımından idari yargı ve öngörülen başvuru usulleri; sözleşmenin ifasıyla ilgili özel hukuk uyuşmazlıklarında ise kural olarak adli yargı gündeme gelmektedir. Bununla birlikte sözleşmenin hukuki niteliği ve uyuşmazlığın özellikleri ayrıca araştırılmalıdır.
Yüklenici menfi tespit davası açabilir mi?
Yüklenicinin kendisine yöneltilen bir alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemesi belirli koşullarda mümkün olabilir. Ancak menfi tespit davasının hukuki yarar şartı, alacağın niteliği, takip bulunup bulunmadığı ve görevli mahkeme somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında menfi tespit davası, takipten önce veya takip sırasında farklı usuli sonuçlar doğurabilir. Dava açılması, devam eden icra işlemlerini her durumda kendiliğinden durdurmaz.
Kamu zararı nedeniyle alacak davası açılabilir mi?
İdarenin yükleniciden sözleşmeye aykırılığa dayalı alacak veya tazminat talep etmesi mümkündür. Bununla birlikte dava açmadan önce talebin dayanağı, sözleşme hükümleri, zararın miktarı ve ispat durumu ortaya konulmalıdır.
Yüklenicinin de ödenmeyen hakedişler, sözleşmeye aykırı kesintiler veya diğer sözleşmesel alacakları bakımından dava hakkı bulunabilir.
Görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olup olmadığı, tarafların tacir sıfatı ve uyuşmazlığın ticari dava niteliği de dahil olmak üzere ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca belirlenmelidir.
Sayıştay ilamına nasıl başvurulur?
Sayıştay hesap yargılamasına ilişkin ilamlar, 6085 sayılı Kanun’da öngörülen özel kanun yollarına tabidir. Sayıştay Temyiz Kurulu nezdindeki başvuru süreci, genel mahkemelerdeki istinaf veya temyiz usulüyle aynı değildir.
6085 sayılı Kanun’un 55. maddesi kapsamında temyiz süresi, ilamın tebliğinden itibaren altmış gündür. Bunun dışında kanunun düzenlediği özel başvuru yolları da kendi koşulları içinde değerlendirilebilir.
Önemli olan, eldeki belgenin gerçek anlamda bir Sayıştay ilamı mı, denetim raporu mu yoksa idarenin tahsil işlemi mi olduğunun öncelikle belirlenmesidir.
İhale uyuşmazlıklarında genel başvuru ve yargılama yolları hakkında Kamu İhale Davaları: İhale Uyuşmazlıkları Nasıl Çözülür? başlıklı makalemiz ayrıca incelenebilir.
12. Kamu Zararı İddiasında Nasıl Bir Hukuki Yol Haritası İzlenmelidir?
Kamu zararı iddialarında etkili bir hukuki değerlendirme, yalnızca denetim raporunun sonuç bölümünün okunmasıyla yapılamaz. Uyuşmazlığın mali, teknik, sözleşmesel ve cezai boyutları birlikte fakat birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Birinci aşama: Dosyanın hukuki niteliğinin belirlenmesi
Öncelikle kamu zararı iddiasının hangi belgeye dayandığı belirlenmelidir. Sayıştay bulgusu, belediye müfettişi raporu, teknik inceleme, muhasebe kaydı, tahsil bildirimi veya ceza soruşturması evrakı farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
İlgili idarenin alacak yönünden işlem tesis edip etmediği, tebligat yapılıp yapılmadığı ve herhangi bir yargılamanın bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İkinci aşama: İhale ve sözleşme dosyasının temin edilmesi
İhale ilanı, idari ve teknik şartnameler, sözleşme, yaklaşık maliyet hesaplamaları, ihale komisyonu kararları, iş programları, revize projeler, hakedişler, kabul tutanakları, ödeme emirleri ve diğer belgeler kronolojik sırayla değerlendirilmelidir.
İhalenin türü ile sözleşme bedelinin belirlenme yöntemi ayrıca tespit edilmelidir. Anahtar teslimi götürü bedel ve birim fiyat sözleşmelerinin mali uyuşmazlıklara etkisi aynı değildir.
Üçüncü aşama: Kamu zararının teknik olarak yeniden değerlendirilmesi
İleri sürülen zarar kalemleri ayrı ayrı incelenmelidir. Eksik imalat, fazla ödeme, yanlış birim fiyat ve usule aykırı sözleşme değişikliği gibi iddialar tek bir genel tutar altında toplanarak hukuki ayrımlar ortadan kaldırılmamalıdır.
Gerekli hallerde inşaat, makine, elektrik, muhasebe veya diğer ilgili uzmanlık alanlarında karşı inceleme yapılmalıdır. Teknik raporların sonuçları, hukuki sorumluluk hakkında nihai karar yerine geçirilmemelidir.
Dördüncü aşama: Kişisel sorumlulukların ayrıştırılması
Yüklenici, alt yüklenici, kontrol görevlisi, kabul komisyonu, harcama yetkilisi ve diğer ilgililerin eylemleri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bir kişinin dosyada adının geçmesi veya belge üzerinde imzasının bulunması, bütün işlem ve ödemelerin kendisine yüklenmesi için tek başına yeterli değildir.
Beşinci aşama: Ceza soruşturmasının durumunun araştırılması
İlgili kişiler hakkında adli soruşturma yürütülüp yürütülmediği, isnat edilen suçlar, soruşturma izni gerekliliği, alınan ifadeler, uygulanan adli tedbirler ve dosyanın hangi aşamada bulunduğu araştırılmalıdır.
Soruşturma dosyasına erişimde CMK hükümleri ve varsa kısıtlama kararları dikkate alınmalıdır. Soruşturma yapılmaması veya dosyanın kapanması, mali uyuşmazlığın da kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Altıncı aşama: Süreler ve dava stratejisinin belirlenmesi
Tebligat tarihleri, idari başvuru süreleri, Sayıştay kanun yolları, icra takipleri, dava açma süreleri ve zamanaşımı ayrı ayrı belirlenmelidir.
İtiraz, alacak davası, menfi tespit davası, tazminat davası veya diğer başvuru yollarından hangisinin uygun olduğu talebin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Yedinci aşama: Sözleşmesel ve cezai savunmanın birlikte fakat bağımsız yürütülmesi
Kamu zararı iddiasına karşı mali veya teknik savunma yapılırken ceza soruşturmasında ileri sürülebilecek iddialar dikkate alınmalıdır. Ancak mali uyuşmazlığın çözümü için yapılan açıklamalar, kişinin ceza hukuku bakımından sorumluluğunu gereksiz veya dayanaksız biçimde kabul eden beyanlara dönüştürülmemelidir.
Hukuki yol haritasının temel amacı, mevcut deliller üzerinden gerçeğin ortaya çıkarılması, ilgili kişilerin haklarının korunması ve her sorumluluk türünün kendi kanuni şartlarına göre değerlendirilmesidir.
13. Kamu İhalelerinde Kamu Zararı Hakkında En Çok Sorulan Sorular
1. Sayıştay raporunda kamu zararı yazıyorsa yüklenici kesin borçlu mudur?
Hayır. Denetim bulgusu, yüklenici hakkında kesinleşmiş borç hükmü anlamına gelmez. Sözleşmesel sorumluluk, zarar, nedensellik bağı ve ilgili tahsil veya yargılama işlemleri ayrı ayrı incelenmelidir.
2. Sayıştay raporu ceza davası açılması için yeterli midir?
Rapor suç şüphesine ilişkin önemli bilgi ve belgeler içerebilir. Ancak kamu davası açılması bakımından CMK’daki yeterli şüphe ve diğer kovuşturma şartları değerlendirilmelidir.
3. Belediye müfettişi kamu zararı tespit ederse doğrudan haciz yapılabilir mi?
Salt rapor düzenlenmesi, her durumda doğrudan haciz yetkisi doğurmaz. Alacağın hukuki niteliği, takip usulü, tebligat ve uygulanacak icra veya tahsil hükümleri değerlendirilmelidir.
4. İhale komisyonu üyesi bütün kamu zararlarından sorumlu olur mu?
Hayır. Komisyon üyesinin görev ve yetkisi, katıldığı işlem, kusuru ve zarar ile fiili arasındaki bağlantı somut olarak incelenmelidir.
5. Kamu zararının tamamından belediye başkanı sorumlu mudur?
Hayır. Üst yönetici sıfatı tek başına bütün işlem ve ödemelerden kişisel sorumluluk doğurmaz. Somut görev, yetki, eylem ve uygulanacak özel sorumluluk hükümleri önemlidir.
6. Yüklenici işini tamamladıktan yıllar sonra kamu zararıyla karşılaşabilir mi?
Evet, ilgili sorumluluk ve zamanaşımı şartları mevcutsa sonradan uyuşmazlık çıkabilir. Ancak teslimden sonra meydana gelen kullanım, bakım veya üçüncü kişi müdahalesi kaynaklı zararlar ayrıca araştırılmalıdır.
7. İhalenin usulsüz yapılması otomatik olarak suç oluşturur mu?
Hayır. İhale mevzuatına aykırılık ile TCK kapsamında bir suçun oluşması farklı meselelerdir. Suçun kanuni unsurları ve gerekli manevi unsur ayrıca ispatlanmalıdır.
8. Kamu zararı yoksa ihaleye fesat karıştırma suçu oluşmaz mı?
Bu soruya bütün ihtimaller için tek bir cevap verilemez. TCK m. 235’in ilgili hükümleri, isnat edilen seçimlik hareket ve kamu zararının suç veya yaptırım bakımından etkisi somut olayda değerlendirilmelidir.
9. Kamu zararı ödenince soruşturma kapanır mı?
Her zaman değil. Ödemenin ceza hukukundaki etkisi ilgili suç ve varsa özel etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde belirlenir.
10. Belediye tarafından düzenlenen kamu zararı raporuna itiraz edilebilir mi?
İlgili işlem ve tebligatın niteliğine göre idari başvuru veya yargısal yol gündeme gelebilir. Raporun kendisi ile rapora dayanılarak tesis edilen işlemler arasındaki ayrım önemlidir.
11. Kamu zararı raporuna karşı bilirkişi raporu alınabilir mi?
Evet. Teknik veya mali değerlendirmedeki somut hatalar, bağımsız uzman incelemesiyle ortaya konulabilir. Yargılama aşamasında mahkemeden bilirkişi incelemesi talep edilmesi de mümkündür.
12. Sayıştay ilamına itiraz süresi ne kadardır?
6085 sayılı Kanun’un 55. maddesi kapsamında Sayıştay ilamlarının temyizinde tebliğden itibaren altmış günlük süre öngörülmüştür. Ancak eldeki belgenin ilam olup olmadığı öncelikle belirlenmelidir.
13. Kamu zararı nedeniyle menfi tespit davası açılabilir mi?
Somut uyuşmazlığın hukuki niteliği, hukuki yarar ve görevli yargı yeri şartlarına göre mümkün olabilir. Özellikle alacağın icra takibine konu olup olmadığı önemlidir.
14. Kamu zararından doğan alacaklar zamanaşımına uğrar mı?
Evet. Ancak uygulanacak süre ve başlangıç tarihi, talebin hukuki dayanağına göre belirlenmelidir. Kamu zararı yönetmeliğindeki on yıllık süre bütün sözleşmesel ve cezai talepler için ortak bir süre değildir.
15. Ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verilirse tazminat sorumluluğu da ortadan kalkar mı?
Mutlaka değil. Mali ve sözleşmesel sorumluluk farklı ispat koşullarına tabi olabilir. Kararın gerekçesi ve somut tespitlerin diğer süreçlerdeki etkisi ayrıca incelenmelidir.
16. Ceza davasında beraat kararı verilirse Sayıştay ilamı geçersiz olur mu?
Beraat kararı Sayıştay ilamını kendiliğinden hükümsüz hale getirmez. Bununla birlikte beraatin gerekçesi, fiilin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin tespitler ve başvurulabilecek kanun yolları bakımından önem taşıyabilir.
14. Sonuç: Kamu Zararı Bir Rapor İfadesinden İbaret Değildir
Kamu ihalelerinde kamu zararının hukuki değerlendirmesi, kamu mali yönetimi, sözleşme hukuku, idare hukuku, Sayıştay hesap yargılaması ve ceza hukuku arasındaki farklılıkların doğru kurulmasını gerektirir.
2026 yılında yayımlanan Sayıştay raporları ile kamuoyuna yansıyan belediye soruşturmaları, kamu kaynaklarının denetimi ve sorumluluk tartışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak denetim bulgusu, idari inceleme, savcılık soruşturması, iddianame ve mahkeme hükmü birbirinin yerine kullanılamaz.
Özellikle yükleniciler bakımından sözleşme hükümlerinin, hakedişlerin, kabul tutanaklarının ve teknik verilerin birlikte incelenmesi gerekir. Kamu personeli bakımından ise kişisel görev ve yetki sınırları, kusur ve nedensellik bağı önem taşır.
İhaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarında ise mevzuata aykırılığın varlığı tek başına yeterli görülmemeli; suçun kanuni unsurları, somut deliller ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi dikkate alınmalıdır.
Sonuç olarak, kamu zararı iddialarında doğru yaklaşım; raporu ve dayanak belgeleri incelemek, zararı hukuken ve teknik olarak değerlendirmek, tarafların sorumluluk alanlarını ayrıştırmak ve başvuru yollarını süresi içinde belirlemektir.
Her kamu zararı tespiti suç değildir. Her ihale uyuşmazlığı kamu zararı oluşturmaz. Her kamu zararı iddiası da yüklenici veya kamu görevlisi hakkında kesinleşmiş sorumluluk anlamına gelmez. Hukuki sonuç, somut olaydaki deliller ve yetkili mercilerin kararları temelinde belirlenir.
15. Kaynakça: Mevzuat, Sayıştay Raporları, Akademik Yayınlar ve Güncel Haberler
Aşağıdaki kaynaklar resmî mevzuat ve kurum yayınları, bilimsel makaleler ve güncel haberler olarak ayrılmıştır. Haberlerde aktarılan soruşturma iddiaları yargısal kesinlik ifade etmez. Erişim ve değerlendirme tarihi: 8 Ekim 2026.
A. Resmî Kurum Yayınları ve Mevzuat
[1] T.C. Sayıştay Başkanlığı. (2026). 2025 Yılı Denetim Sonuçlarına İlişkin Kamuoyu Duyurusu. Resmî rapor ve açıklama arşivi.
Sayıştay kamuoyu duyurusu.
[2] T.C. Sayıştay Başkanlığı. (2026). 2025 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu.
Resmî rapor.
[3] Kamu İhale Kurumu. (2026). Kamu Alımları İzleme Raporları: 2026 Yılı İlk Altı Ay İstatistikleri.
Kamu alımları izleme raporları.
[6] 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, m. 71; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu. İlgili mevzuatın resmî metinleri ve Sayıştay açıklamaları.
Sayıştay hesap yargılaması ve kamu zararı açıklaması.
[8] T.C. Sayıştay Başkanlığı. Sayıştay Yargısı, Kamu Zararı ve Sorumluluk, Yargılamaya Esas Rapor, İlam ve Suç Teşkil Eden Fiile Rastlanılması Hali.
Resmî açıklama.
[9] 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, özellikle m. 25-33. Kamu İhale Kurumu mevzuat yayını.
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu.
Ek mevzuat: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun; 3628 sayılı Kanun; 5393 sayılı Belediye Kanunu; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 19 Ekim 2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmî Gazete. Sonraki değişiklikler yürürlükteki konsolide metin üzerinden değerlendirilmelidir.
Yönetmeliğin yayımlandığı Resmî Gazete.
B. Akademik Kaynaklar
[7] Parlak, N. (2018). Sayıştay yargısında kamu zararı kavramı: Sorunlar ve öneriler. Sayıştay Dergisi, 108, 7-38.
DergiPark tam künye ve makale.
[10] Tanrıverdi, A. A., & Utku, M. F. (2026). 4483 sayılı Kanun kapsamında memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması ve soruşturma izni. Adalet Dergisi, 77, 695-728.
DOI: 10.57083/adaletdergisi.2050120.
[11] Hacıömeroğlu, E. E. (2026). Kamu görevlileri hakkında adli soruşturma başlatmaya elverişli olmayan ihbar ve şikayetler. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 66.
DergiPark akademik makale.
[12] Topuz, V. (2022). İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak yoluyla ihaleye fesat karıştırma suçu (TCK m. 235/2-a-2). Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(2), 2044-2081.
DOI: 10.32957/hacettepehdf.1071050.
[13] Gülel, İ. (2018). Edimin ifasına fesat karıştırma suçu. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 33, 753-784.
DergiPark akademik makale.
[14] Şahin İpek, E. A., & Hepaksaz, E. (2018). Kamu zararının tespiti ve tahsili sürecinde ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 32(4), 921-940.
DergiPark akademik makale.
C. Güncel Haber Kaynakları
[4] Özdemir, F., Toprakçı, H., & Aydemir, M. (6 Ekim 2026). İzmir’de Bayraklı Belediyesine yönelik rüşvet ve ihale soruşturmasında 47 şüpheli gözaltında. Anadolu Ajansı.
Haberin tam metni.
[5] Demir, İ. (26 Ağustos 2026). Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında sanıklara hapis cezası. Anadolu Ajansı.
Mahkeme kararına ilişkin haber.
İlave haber kaynağı: Odatv. (23 Eylül 2026). Sayıştay’dan denetim raporu: 10 bin 783 bulgu, ihalesiz kiralama ve ihalede hata. Sayıştayın 2025 yılı raporlarına ilişkin haber değerlendirmesi.
Haber kaynağı.
Kaynakların değerlendirilmesinde resmî kanun ve kurum metinleri esas alınmıştır. Akademik yayınlar hukuki yorum ve doktrinel tartışmalar için; haber kaynakları ise tarihli, kamuoyuna açıklanan gelişmelerin gösterilmesi için kullanılmıştır. Her bir haberdeki iddia, kesinleşmiş mahkeme hükmünden ayrı tutulmalıdır.
16. Dolgun.av.tr Üzerindeki İlgili Hukuki Makaleler
Kamu ihale hukukunun farklı alanları hakkında daha ayrıntılı değerlendirmeler için aşağıdaki çalışmalar incelenebilir.
1. Kamu Zararı Nedir? Kamu İhale Sözleşmelerinde Sorumluluk
Kamu zararının temel unsurları ve sorumluluk ilkeleri.
Makaleyi okuyun.
2. Kamu İhale Hukuku Nedir? 4734 Sayılı Kanun ve Temel Kavramlar
İhale sürecinin hukuki çerçevesi ve temel ilkeleri.
Makaleyi okuyun.
3. Kamu Yapım İhaleleri ve Yüklenici Sorumluluğu
Yapım sözleşmeleri, teknik yükümlülükler ve yüklenicinin sorumluluğu.
Makaleyi okuyun.
4. Kamu İhale Sözleşmeleri ve Hukuki Niteliği
Kamu ihale sözleşmelerinin niteliği ve sözleşmesel uyuşmazlıklar.
Makaleyi okuyun.
5. Kamu İhale Davaları: İhale Uyuşmazlıkları Nasıl Çözülür?
İhale sürecinde ve sözleşme uygulamasında başvurulabilecek hukuki yollar.
Makaleyi okuyun.
6. Yüksek Fen Kurulu Nedir? Uyuşmazlık Çözümü, Kararları ve Başvuru Usulü
Yapım işleri sözleşmelerinde teknik uyuşmazlıkların değerlendirilmesi.
Makaleyi okuyun.
Av. Murat Can Dolğun
İstanbul Barosu
dolgun.av.tr
Telefon / WhatsApp: +90 507 475 44 22
E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
Hukuki bilgilendirme: Bu çalışma genel bilimsel ve hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Belirli bir denetim veya soruşturma dosyasının nihai sonucunu bildirmez. Güncel mevzuat, tebligatlar ve yargı kararları somut olayın koşulları çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.


