Kategori: Vatandaşlık

  • Vatandaşlık İptali ve Ceza Soruşturması 2026 | KYOK ve Dava

    Vatandaşlık İptali ve Ceza Soruşturması 2026 | KYOK ve Dava

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Ceza Soruşturması 2026: Emniyet İfadesi, Savcılık, KYOK, İdari Dava ve Savunma Hakları

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu

    Yayın tarihi: 22 Ekim 2026

    Hukuk alanları: Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku, Türk Vatandaşlık Hukuku, İdare Hukuku, İdari Yargılama Hukuku ve Yabancılar Hukuku

    Özet

    Türkiye’de yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlıklarına ilişkin 2025 ve 2026 yıllarında yürütülen soruşturmalar, vatandaşlık hukuku ile ceza muhakemesi hukuku arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda muvazaalı gayrimenkul satışları, sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz raporları, görünüşte gerçekleştirilen döviz transferleri, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve örgütlü suç iddiaları kamuoyuna yansımıştır.

    Bu gelişmeler özellikle geçmiş yıllarda gayrimenkul yatırımıyla Türk vatandaşlığı kazanmış kişileri üç ayrı hukuki sorunla karşı karşıya bırakmaktadır. Birincisi, yatırımcının adli soruşturmadaki sıfatı ve cezai sorumluluğudur. İkincisi, vatandaşlığa esas yatırımın kanuni şartları gerçekten karşılayıp karşılamadığıdır. Üçüncüsü ise vatandaşlığın iptaline veya geri alınmasına ilişkin bir idari işlem tesis edilmesi halinde hangi yargısal başvuru yollarının kullanılabileceğidir.

    Bu üç mesele aynı olayla bağlantılı olsa da birbirinden bağımsız hukuki değerlendirmeler gerektirir. Bir kişinin ceza soruşturmasında şüpheli olması, suçluluğunun ispatlandığı veya vatandaşlığının iptal edildiği anlamına gelmez. Benzer şekilde Cumhuriyet savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin idari işlemin kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini göstermez.

    Bu çalışmada, ceza soruşturması ile vatandaşlık işlemleri arasındaki ilişkinin hukuki sınırları incelenmekte; emniyet ifadesi, savcılık işlemleri, müdafi yardımından yararlanma, tercüman hakkı, dosya inceleme kısıtlamaları, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, iddianame, beraat, tutuklama, adli kontrol, idari dava ve yürütmenin durdurulması ayrıntılı şekilde ele alınmaktadır.

    İnceleme, 22 Ekim 2026 tarihine kadar erişilebilen mevzuat, resmi makam açıklamaları ve yayımlanmış Danıştay kararları çerçevesinde hazırlanmıştır. Belirli bir milliyete özgü olmayıp Türkiye’de yatırım yoluyla veya başka bir istisnai usulle vatandaşlık kazanmış bütün kişilerin karşılaşabileceği hukuki sorunlara yöneliktir.

    İçindekiler

    1. Vatandaşlık dosyası neden ceza soruşturmasına konu olur?
    2. 2025–2026 soruşturmalarının güncel durumu
    3. Ceza soruşturması ile idari vatandaşlık işlemi arasındaki fark
    4. Şüpheli, tanık, müşteki ve mağdur sıfatları
    5. Vatandaşlık soruşturmalarında gündeme gelen suçlar
    6. Emniyet ve savcılık ifadesinde savunma hakları
    7. Yabancı yatırımcının tercüman hakkı
    8. Soruşturma dosyasına erişim ve kısıtlama kararları
    9. Yakalama, gözaltı, tutuklama ve adli kontrol
    10. Banka, tapu, ekspertiz ve MASAK kayıtlarının delil değeri
    11. Bilirkişi raporları ve teknik karşı inceleme
    12. KYOK nedir ve nasıl verilir?
    13. KYOK vatandaşlık iptalini engeller mi?
    14. İddianame ve ceza davası aşaması
    15. Beraat kararının vatandaşlık üzerindeki etkisi
    16. 5901 sayılı Kanun kapsamında iptal ve geri alma
    17. Danıştay kararları ve idari yargısal denetim
    18. İdari dava, süreler ve yürütmenin durdurulması
    19. Ceza ve idari süreçlerin birlikte yürütülmesi
    20. Sık sorulan hukuki sorular
    21. Sonuç ve hukuki değerlendirme
    22. Önceki çalışmalarımız
    23. Mevzuat, içtihat ve kaynakça

    1. Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Dosyası Neden Ceza Soruşturmasına Konu Olabilir?

    Türk vatandaşlığının yatırım yoluyla kazanılması esasen idare hukuku kapsamında yürütülen bir süreçtir. Yatırımcının gerekli şartları karşılaması, ilgili kamu kurumunun yatırımın uygunluğunu değerlendirmesi ve yetkili makam tarafından vatandaşlığın kazanılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

    Buna karşılık vatandaşlık kazanma sürecinde kullanılan belgelerin gerçeğe aykırı düzenlendiği, yatırım bedelinin gerçekte ödenmediği, sahte belgeler kullanıldığı veya vatandaşlık şartlarının sağlanmış gibi gösterilmesi amacıyla organize bir yapı oluşturulduğu yönündeki iddialar ceza hukukunu ilgilendirebilir.

    Örneğin taşınmazın gerçek piyasa değerinin vatandaşlık şartını karşılamadığı bilindiği halde daha yüksek gösterilmesi amacıyla gerçeğe aykırı değerleme raporu hazırlanması, yalnızca taşınmaz değerine ilişkin teknik bir uyuşmazlık olmayabilir.

    Benzer şekilde yatırımcı tarafından gerçekten gerçekleştirilmeyen bir banka transferinin yapılmış gibi gösterilmesi, görünürde ödeme yapıldıktan sonra tutarın farklı hesaplar üzerinden geri döndürülmesi veya gerçekte gerçekleşmeyen satışın tapuda gerçekleştirilmiş gibi sunulması da çeşitli ceza hukuku tartışmalarına yol açabilir.

    Ancak bu noktada iki farklı olgu birbirinden ayrılmalıdır: Bir işlemin vatandaşlık mevzuatına uygun olmaması ile belirli bir kişinin bilerek ve isteyerek suç işlemesi aynı şey değildir.

    Ceza sorumluluğu şahsidir. Bu ilke Anayasa’nın 38. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesiyle güvence altına alınmıştır.

    Dolayısıyla inşaat şirketi veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması yürütülmesi, o kişilerle işlem yapan bütün yatırımcıların otomatik olarak suçlu sayılmasını mümkün kılmaz.

    2. 2025–2026 Vatandaşlık Soruşturmalarının Güncel Durumu

    2.1. 2025 yılında kamuoyuna yansıyan soruşturma

    24 Eylül 2025 tarihinde İstanbul merkezli 19 ilde yürütülen operasyonda, muvazaalı taşınmaz işlemleri kullanılarak yabancı yatırımcıların Türk vatandaşlığı kazanmasının sağlandığı ileri sürülmüştür.

    Soruşturma makamlarınca kamuoyuna aktarılan iddialar arasında taşınmaz değerlerinin gerçekte olduğundan yüksek gösterilmesi, vatandaşlık için gerekli para transferlerinin görünüşte oluşturulması ve bazı taşınmazların yeniden önceki maliklerine veya bağlantılı kişilere devredilmesi bulunmaktadır.

    Bu olay, vatandaşlık hukukunun yalnızca yatırımcı tarafından sunulan tapu kaydı üzerinden değerlendirilemeyeceğini; satışın gerçek ekonomik niteliğinin de araştırılabileceğini göstermiştir.

    Kaynak: Anadolu Ajansı, 24 Eylül 2025.

    2.2. 4 Ağustos 2026 tarihli operasyon

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada düşük bedelli taşınmazların gerçeğe aykırı ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği iddia edilmiştir.

    Resmi açıklamada 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, 72 şüphelinin yakalandığı ve çeşitli şirketler ile malvarlıkları hakkında koruma tedbirleri uygulandığı belirtilmiştir.

    Ayrıca bu yöntemle vatandaşlık kazandığı ifade edilen 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesine yönelik yasal sürecin başlatıldığı duyurulmuştur.

    Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı, 4 Ağustos 2026.

    Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, vatandaşlığın iptaline yönelik sürecin başlatıldığının açıklanması ile her bir kişi hakkında kesinleşmiş iptal kararı verildiğinin açıklanmasının farklı hukuki anlamlar taşımasıdır.

    2.3. 21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga soruşturma

    21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan ikinci dalga soruşturmada, gayrimenkul satışlarının ve para hareketlerinin yeniden incelendiği açıklanmıştır.

    İçişleri Bakanlığından aktarılan bilgilere göre 263 asıl yatırımcı ve 807 aile ferdi olmak üzere toplam 1.070 kişinin vatandaşlık kazanımının inceleme konusu olduğu; ayrıca vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiye ilişkin işlemlerin bulunduğu bildirilmiştir.

    21 Eylül tarihli haberlerde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünün çalışmaları, bilirkişi incelemeleri ve MASAK raporları üzerinde durulmuştur.

    25 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan haberde ise ikinci dalga kapsamındaki 33 şüphelinin tutuklandığı, başka şüpheliler hakkında farklı adli kontrol tedbirleri uygulandığı bildirilmiştir.

    Kaynaklar: Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026; Anadolu Ajansı, 25 Eylül 2026.

    Bu açıklamalarda geçen tutuklama, adli kontrol ve gözaltı tedbirleri kesinleşmiş ceza mahkumiyeti anlamına gelmez. Masumiyet karinesi bütün şüpheli ve sanıklar bakımından geçerlidir.

    21 Eylül soruşturmasını, 26 Eylül 2026 tarihinde yayımladığımız 1.070 kişiye ilişkin çalışmada ayrıca incelemiştik.

    3. Ceza Soruşturması ile Vatandaşlığın İptali Aynı Hukuki Süreç Değildir

    Vatandaşlık uyuşmazlıklarında yapılabilecek en önemli hatalardan biri, ceza soruşturmasını vatandaşlığa ilişkin idari işlemle aynı dosya olarak değerlendirmektir.

    Ceza soruşturması, bir suçun işlenip işlenmediğinin ve işlenmişse kim tarafından gerçekleştirildiğinin araştırılması amacıyla yürütülür. Bu süreçte Cumhuriyet savcısı, kolluk birimleri ve gerektiğinde sulh ceza hakimliği görev yapar.

    Vatandaşlığın iptali veya geri alınması ise 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu çerçevesinde yetkili idari makamların tesis ettiği işlemlerle ilgilidir.

    Karşılaştırma Ceza soruşturması İdari vatandaşlık süreci
    Temel konu Bir suçun işlenip işlenmediği Vatandaşlığın kanuni şartlarla kazanılıp kazanılmadığı
    Başlıca mevzuat TCK ve CMK 5901 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik
    Yetkili makam Cumhuriyet savcılığı ve ceza yargısı Kanunen yetkili idari makamlar
    Önemli sonuçlar KYOK, iddianame, beraat veya mahkumiyet İptal, geri alma veya başvurunun reddi
    Yargısal denetim Ceza muhakemesi yolları İdari yargı yolları

    Bu ayrım, aynı maddi olayın hem ceza hukuku hem de vatandaşlık hukuku bakımından sonuç doğuramayacağı anlamına gelmez.

    Örneğin bir kişinin vatandaşlığa esas yatırım için gerekli tutarı gerçekte ödemediği ve buna ilişkin sahte belge kullandığı iddia edilebilir. Böyle bir olay ceza soruşturmasında belge sahteciliği veya dolandırıcılık bakımından incelenirken, idari yönden yatırım şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılabilir.

    Ancak her sürecin hukuki koşulları ve ispat konusu farklıdır.

    4. Şüpheli, Tanık, Müşteki ve Mağdur Sıfatları Neden Önemlidir?

    4.1. Şüpheli

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesine göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.

    Bir kişinin şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, hakkında belirli bir suç şüphesinin araştırıldığını gösterir. Ancak bu sıfat suçluluğun kesinleşmesi anlamına gelmez.

    Şüphelinin isnadı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma, lehine delillerin toplanmasını isteme ve gerekli koşullarda tercüman yardımından yararlanma hakları bulunmaktadır.

    4.2. Tanık

    Tanık, soruşturma veya kovuşturmada önemli olabilecek olaylar hakkında bilgi sahibi olduğu düşünülen kişidir.

    Tanık sıfatıyla dinlenen kişinin ceza muhakemesindeki yükümlülükleri şüpheliden farklıdır. Bununla birlikte kişinin kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara ilişkin hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bir kişinin gerçekte şüpheli olarak sorgulanması gereken durumda tanık sıfatıyla dinlenmesi, usule ve ifade alma güvencelerine ilişkin sorun doğurabilir.

    4.3. Müşteki ve mağdur

    Müşteki, bir suç nedeniyle şikayette bulunan kişidir. Mağdur ise suçun koruduğu hukuki değerin ihlaliyle doğrudan etkilenen kişi olarak değerlendirilebilir.

    Vatandaşlık soruşturmalarında bazı yabancı yatırımcılar sahte veya yanıltıcı işlemlerden zarar gördüklerini ileri sürebilirler.

    Örneğin yatırımcı, gerekli tutarı gerçekten ödediği halde müteahhit veya aracı tarafından kendisine gerçeğe aykırı bilgiler verildiğini iddia edebilir. Böyle bir durumda kişinin olayın mağduru veya suçtan zarar göreni olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

    Ancak bir tutanakta mağdur ifadesinin yer alması, ilgili kişinin bütün ceza ve idare hukuku sorunlarının kesin biçimde ortadan kalktığı anlamına gelmez.

    4.4. Aynı olayda farklı sıfatlar

    Bir kişinin belirli bir fiil açısından mağdur, başka bir fiil açısından şüpheli olması teorik olarak mümkündür.

    Bu nedenle dosyaya ilişkin genel nitelendirmeler yerine her bir suç isnadı ve işlem bakımından kişinin hukuki sıfatının tespit edilmesi gerekir.

    5. Vatandaşlık Soruşturmalarında Hangi Suçlar Gündeme Gelebilir?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna yansıyan vatandaşlık soruşturmalarında farklı suç tiplerinden söz edilmiştir. Ancak dosyada bir suç adının bulunması, ilgili yatırımcı bakımından o suçun unsurlarının gerçekleştiğini göstermez.

    5.1. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte üye olma – TCK m.220

    Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenmektedir.

    Birden fazla şirketin aynı işlemlerde yer alması veya yatırımcıların aynı danışmanla çalışması tek başına suç örgütünün varlığını veya yatırımcının örgüt üyesi olduğunu göstermez.

    Örgütün yapısı, amacı, sürekliliği, hiyerarşik özellikleri ve kişinin örgütle bağlantısı kanuni unsurlar çerçevesinde ayrıca araştırılmalıdır.

    5.2. Göçmen kaçakçılığı – TCK m.79

    Göçmen kaçakçılığı suçu Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenmektedir.

    Vatandaşlık soruşturmalarının göçmen kaçakçılığıyla mücadele birimleri tarafından yürütülmesi, soruşturmadaki bütün fiillerin otomatik olarak bu suçun kapsamına girdiği anlamına gelmez.

    Suç tipinin uygulanabilmesi için ilgili kanuni unsurların somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Özellikle vatandaşlık başvurusuna aracılık edilmesi ile kanunun cezalandırdığı hareketlerin birbirine karıştırılmaması önemlidir.

    5.3. Nitelikli dolandırıcılık – TCK m.157 ve m.158

    Dolandırıcılık suçunda hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması ve bunun sonucunda ilgili hukuki şartlarla bağlantılı menfaat temin edilmesi söz konusudur.

    Vatandaşlık soruşturmalarında gerçeğe aykırı yatırım bedelleri, görünüşte işlemler ve kamu kurumlarına yöneltilen yanıltıcı belgeler nedeniyle dolandırıcılık iddiaları gündeme gelebilir.

    Ancak somut olayda aldatılan kişinin veya kurumun, hileli hareketin, yararın ve zararın ne olduğu ortaya konulmalıdır. İdari şartın karşılanmaması, bütün hallerde otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

    5.4. Resmi belgede sahtecilik – TCK m.204

    Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesi veya kullanılmasıyla ilgili kanuni koşulları bulunan ayrı bir suçtur.

    Taşınmaz satış işlemleri ve vatandaşlık dosyalarında kullanılan belgeler açısından bir belgenin resmi belge niteliğinde olup olmadığı, gerçeğe aykırılığın belgenin hangi unsurunda bulunduğu ve ilgili kişinin bu belgeyi hangi bilgi ve iradeyle kullandığı değerlendirilmelidir.

    5.5. Özel belgede sahtecilik – TCK m.207

    Özel belgede sahtecilik bakımından da belgenin niteliği, sahtecilik fiili ve ilgili kişinin davranışı önemlidir.

    Bir gayrimenkul şirketi tarafından hazırlanmış her hatalı sözleşme veya yazışma ceza hukuku anlamında sahte belge olarak kabul edilemez.

    5.6. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan – TCK m.206

    Bu suç bakımından resmi belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yöneltilen beyanın niteliği ve kanuni şartlar önemlidir.

    Vatandaşlık başvurusunda gerçek dışı bilgi verilmesi iddiası, bu suç bakımından araştırılabilecek olmakla birlikte yalnızca belgedeki sonucun hatalı olması yeterli bir hukuki değerlendirme değildir.

    5.7. Bir fiilden birden fazla suç isnadı

    Aynı işlem zinciri hakkında farklı suç tipleri ileri sürülebilir. Buna karşılık hangi suçların gerçekten oluştuğu, içtima hükümleri ve kişinin hangi fiile hangi sıfatla iştirak ettiği ayrıca incelenmelidir.

    Önemli olan soruşturmanın başlığındaki suç listesi değil, ilgili kişiye somut olarak hangi hareketin isnat edildiğidir.

    6. Emniyet ve Savcılık İfadesinde Şüphelinin Hakları Nelerdir?

    Ceza muhakemesinde ifade alma, kişinin soruşturma makamları önünde olay hakkındaki açıklamalarının alınmasıdır. Şüphelinin ifadesinin alınması, kanuni usul ve güvencelere tabidir.

    5271 sayılı CMK’nın 147. maddesi ifade ve sorgunun temel esaslarını düzenlemektedir.

    6.1. Suç isnadının öğrenilmesi

    Şüpheliye yüklenen suç anlatılmalıdır. Kişinin yalnızca genel olarak vatandaşlık soruşturması bulunduğunu bilmesi, kendisine hangi eylemin isnat edildiğini anlaması açısından yeterli olmayabilir.

    Örneğin yatırımcıya sahte ekspertiz raporunu hazırladığı mı, raporun sahte olduğunu bilerek kullandığı mı, gerçeğe aykırı ödeme zincirine katıldığı mı yoksa yalnızca belirli şirkete ödeme yaptığı mı sorulmaktadır?

    Savunmanın konusu bu ayrımlar üzerinden belirlenir.

    6.2. Müdafi yardımından yararlanma

    CMK m.149 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafi yardımından yararlanabilir.

    Müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunması hukuki savunma hakkının önemli güvencelerindendir. CMK m.150’de belirtilen koşullarda müdafi görevlendirilmesi zorunludur.

    Yabancı yatırımcının Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış olması, müdafi yardımından yararlanma hakkını sınırlandırmaz.

    6.3. Susma hakkı

    CMK m.147 kapsamında kişiye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilmelidir.

    Susma hakkı, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Bu hakkın kullanımı tek başına suçluluğa ilişkin delil olarak değerlendirilemez.

    Bununla birlikte susma hakkının kullanılıp kullanılmayacağı, mevcut delillerin durumu ve savunma stratejisi açısından bireysel olarak değerlendirilmelidir.

    6.4. Lehine delillerin toplanmasını isteme

    Şüpheli, suç isnadından kurtulmasını sağlayabilecek somut delillerin toplanmasını talep edebilir.

    Bu hak, yatırım yoluyla vatandaşlık soruşturmalarında özel önem taşımaktadır.

    Örneğin yatırımcı gerçek para transferlerini gösteren banka kayıtlarını, satış sözleşmelerini, tapu belgelerini, yatırım tarihinde alınan ekspertiz raporunu ve satıcıyla yapılan yazışmaları savunması kapsamında ileri sürebilir.

    6.5. İfade tutanağının doğruluğu

    İfade sırasında söylenenlerle yazılı tutanakta yer alan açıklamalar arasında fark bulunması ciddi sorun doğurabilir.

    Bu nedenle özellikle yabancı dilde ifade veren kişilerin beyanlarının doğru tercüme edilmesi, tarihlerin ve para tutarlarının doğru yazılması ve açıklamaların bağlamının korunması önemlidir.

    Tutanaktaki hata veya eksikliklerin düzeltilmesi talebi, ifade işlemi tamamlanmadan ele alınmalıdır.

    6.6. Müdafi olmadan kollukta alınan ifade

    CMK m.148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

    Bu düzenleme, müdafi yardımının yalnızca şekli bir imkan olmadığını; ceza muhakemesinde doğrudan delil değerlendirmesini etkileyen bir güvence olduğunu göstermektedir.

    7. Türkçe Bilmeyen Yabancı Yatırımcının Tercüman Hakkı

    Ceza muhakemesinde kişinin savunma hakkını etkili biçimde kullanabilmesi için kendisine yöneltilen soruları ve isnatları anlayabilmesi gerekir.

    CMK m.202, Türkçe bilmeyen şüpheli, sanık ve diğer ilgili kişiler bakımından tercüman bulundurulmasına ilişkin hükümler içermektedir.

    Yabancı yatırımcının İngilizce, Arapça, Rusça, Çince, Farsça veya başka bir dili konuşması tek başına hukuki sorun değildir. Önemli olan kişinin ifade işlemini anlayabilecek dil yeterliliğine sahip olup olmadığıdır.

    7.1. Hukuki terimlerin yanlış tercümesi

    Vatandaşlık soruşturmalarında “gerçek ödeme”, “para iadesi”, “muvazaa”, “ekspertiz”, “yatırım uygunluk belgesi” ve “sahte belge” gibi hukuki veya teknik kavramlar kullanılmaktadır.

    Bir tercümanın bu kavramları yanlış aktarması, kişinin beyanının anlamını değiştirebilir.

    Örneğin “Taşınmazın değerini ben belirlemedim” açıklamasıyla “Taşınmazın değerini bilmiyordum” açıklaması birbirinden farklıdır. Benzer şekilde “Satıcı bana para iade etmedi” ifadesiyle “Satıcının banka hareketlerini bilmiyorum” açıklaması aynı hukuki anlamı taşımaz.

    7.2. Tercümenin doğruluğuna itiraz

    Kişinin söylediklerinin yanlış çevrildiğini düşünmesi halinde bu husus ifade sırasında dile getirilmeli ve gerektiğinde tutanağa geçirilmesi istenmelidir.

    Belirli bir dilde günlük iletişim kurabilmek ile aynı dilde karmaşık hukuki sorulara eksiksiz cevap verebilmek farklı yeterliliklerdir.

    8. Soruşturma Dosyasını Avukat İnceleyebilir mi? Kısıtlama Kararı Ne Anlama Gelir?

    Vatandaşlık soruşturmalarında karşılaşılan önemli sorunlardan biri, soruşturma dosyasında gizlilik veya inceleme yetkisinin kısıtlanması kararı bulunduğunun bildirilmesidir.

    8.1. Soruşturmanın gizliliği

    CMK m.157, soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizliliğini düzenlemektedir.

    Ancak soruşturmanın gizli olması ile müdafiin dosya inceleme yetkisinin ayrıca sınırlandırılması aynı şey değildir.

    8.2. CMK m.153 kapsamında dosya inceleme

    CMK m.153, müdafiin soruşturma dosyasını inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisini düzenlemektedir.

    Kanunda öngörülen koşullarla ve kanuni usule göre bu yetkinin belirli kapsamda kısıtlanması mümkündür.

    Ancak bir dosyada kısıtlama bulunması, ilgili kişinin savunma hakkının tamamen ortadan kalktığı veya müdafiin hiçbir hukuki işlem yapamayacağı anlamına gelmez.

    Kanunda kısıtlamanın kapsamı dışında bırakılan tutanak ve belgeler ile savunma hakkının diğer güvenceleri ayrıca değerlendirilmelidir.

    8.3. Dosyanın UYAP’ta görünmemesi

    Bir kişinin e-Devlet veya UYAP üzerinden kendi adına soruşturma dosyası görüntüleyememesi, hakkında kesinlikle soruşturma bulunmadığını kanıtlamaz.

    Soruşturma aşamasındaki kayıtların erişim koşulları, dosyanın bulunduğu merci, kişinin hukuki sıfatı ve sistemsel yetkiler farklı olabilir.

    8.4. Vekaletname ve müdafilik yetkisi

    Bir avukatın genel hukuki araştırma yapabilmesi, belirli bir kişinin soruşturma dosyasındaki tüm evrakı incelemesi ve onun adına resmi işlem yapması farklı hukuki meselelerdir.

    Avukatın usulüne uygun yetkilendirilmesi ve müdafi veya vekil sıfatının ilgili işlem için mevcut olması önem taşır. Bununla birlikte ceza muhakemesindeki müdafi görevlendirme usulleri ile idari vatandaşlık dosyalarına erişimde aranan temsil belgeleri birbirine karıştırılmamalıdır.

    9. Yakalama, Gözaltı, Tutuklama ve Adli Kontrol Arasındaki Farklar

    Vatandaşlık soruşturmalarında hakkında işlem bulunduğundan şüphelenen kişilerin en önemli endişelerinden biri Türkiye’ye giriş sırasında yakalanma veya gözaltına alınma ihtimalidir.

    Ancak her soruşturma dosyası otomatik olarak yakalama, gözaltı veya tutuklama sonucunu doğurmaz.

    9.1. İfadeye davet

    CMK m.145 ve devamındaki hükümler kapsamında kişinin ifadesinin alınması için çağrılması mümkündür.

    İfadeye davet ile yakalama kararı aynı hukuki işlem değildir.

    9.2. Yakalama

    Yakalama tedbirinin uygulanabilmesi için CMK’da öngörülen kanuni koşulların bulunması gerekir. Bir kişinin adının soruşturmada geçmesi tek başına hakkında yakalama emri bulunduğunu göstermez.

    9.3. Gözaltı

    Gözaltı, yakalamadan sonra belirli hukuki koşullarda uygulanan geçici koruma tedbiridir.

    Gözaltına alınan kişinin müdafi yardımından yararlanması, yakınlarına haber verilmesi ve kanunda düzenlenen diğer güvenceler bakımından ilgili usul hükümleri uygulanır.

    9.4. Tutuklama

    CMK m.100 uyarınca tutuklama kararı için kanunda öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedenleri ve ölçülülük şartları değerlendirilmelidir.

    Tutuklama bir ceza değil, ceza muhakemesi koruma tedbiridir. Bir kişinin tutuklanması mahkum edildiği anlamına gelmez.

    9.5. Adli kontrol

    CMK m.109 kapsamında tutuklamaya alternatif olarak adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

    Yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere başvurmak veya konutu terk etmemek gibi yükümlülükler somut karara göre gündeme gelebilir.

    Bu nedenle bir kişinin tutuklanmamış olması hakkında hiçbir seyahat kısıtlaması bulunmadığını mutlaka göstermez.

    9.6. Sınır kontrolündeki riskin belirlenmesi

    Türkiye’ye seyahat öncesinde kişinin vatandaşlık statüsü, geçerli seyahat belgesi, varsa adli koruma tedbirleri ve yabancılar hukuku bakımından giriş koşulları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

    Kişinin hakkında yalnızca soruşturma bulunması, sınırda mutlaka gözaltına alınacağı anlamına gelmez. Ancak belirli bir dosyada yakalama emri veya başka bir adli tedbirin bulunması seyahat bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

    10. Banka Kayıtları, Tapu, Ekspertiz ve MASAK İncelemeleri Ceza Soruşturmasında Nasıl Değerlendirilir?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık soruşturmalarında en önemli meselelerden biri, resmi belgelerde görünen yatırım ile gerçekte gerçekleşen ekonomik işlemin birbirini karşılayıp karşılamadığıdır.

    10.1. Banka transferleri

    Banka dekontları, SWIFT mesajları, hesap hareketleri, ödeme talimatları ve döviz işlem belgeleri, yatırımın gerçekten gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılmasında önemli delillerdir.

    Ancak tek bir dekont, para hareketinin ekonomik niteliğini her zaman bütünüyle açıklamayabilir.

    Örneğin yatırımcıdan satıcıya gönderilen bedelin daha sonra yatırımcıya, bağlantılı bir kişiye veya başka bir şirkete geri dönüp dönmediğinin araştırılması gerekebilir.

    10.2. Tapu ve resmi satış belgeleri

    Tapu sicilinde mülkiyet devrinin gerçekleşmiş olması, satışın hukuken ve ekonomik olarak gerçek olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli bir başlangıç noktasıdır.

    Bununla birlikte vatandaşlık soruşturmalarında tarafların görünürdeki satış işleminden farklı bir anlaşma yapıp yapmadıkları ayrıca araştırılabilir.

    10.3. Ekspertiz raporları

    Taşınmaz değerleme raporu, vatandaşlık yatırım tutarının değerlendirilmesinde önemli teknik belgelerden biridir.

    Ancak geçmiş tarihli raporun bugünkü fiyatlarla karşılaştırılması tek başına yeterli değildir. Yatırım tarihi, taşınmazın o tarihteki fiziki özellikleri, hukuki durumu, emsal satışlar, projenin tamamlanma seviyesi ve ilgili dönemdeki piyasa koşulları birlikte ele alınmalıdır.

    10.4. MASAK raporları

    Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından yapılan analizler, para hareketlerinin ve finansal ilişkilerin araştırılmasında önemli olabilir.

    Ancak mali analizde bir işlemin şüpheli olarak değerlendirilmesi, belirli kişinin suç işlediği veya bütün para hareketlerinin muvazaalı olduğu sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

    Mali veriler, diğer delillerle birlikte ve hukuki isnadın unsurları bakımından değerlendirilmelidir.

    10.5. Dijital deliller

    E-posta yazışmaları, mesajlaşma kayıtları, sözleşme taslakları, ödeme talimatları ve elektronik belgeler soruşturmada önem taşıyabilir.

    Ancak dijital delillerin kaynağı, bütünlüğü, elde edilme yöntemi ve bağlamı değerlendirilmelidir.

    Örneğin tek başına alınmış bir ekran görüntüsü, konuşmanın tamamını veya mesajın hangi koşullarda gönderildiğini açıklamayabilir.

    11. Bilirkişi Raporuna Karşı Nasıl Hukuki ve Teknik İnceleme Yapılabilir?

    Vatandaşlık soruşturmalarında bilirkişi incelemesi, özellikle gayrimenkul değerinin belirlenmesi ve finansal işlemlerin incelenmesi bakımından önem taşımaktadır.

    11.1. Bilirkişi raporunun kapsamı

    Bilirkişi raporunun yalnızca sonuç kısmı değil, inceleme yöntemi de değerlendirilmelidir.

    Örneğin rapor, bağımsız bölümün geçmişteki değerini mi, ana taşınmazın ortalama değerini mi, bugünkü piyasa değerini mi, yoksa yatırım tarihinde geçerli başka bir teknik ölçütü mü esas almaktadır?

    Bu sorular, vatandaşlık kazanımına esas yatırım şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi bakımından önemlidir.

    11.2. Uzman görüşü

    CMK m.67/6, soruşturma veya kovuşturma konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alınmasına imkan tanımaktadır.

    Bu kapsamda finans, bankacılık, gayrimenkul değerleme ve teknik inceleme alanlarında uzman görüşleri değerlendirilebilir.

    Ancak özel olarak temin edilen uzman mütalaası ile mahkeme veya savcılık tarafından görevlendirilen bilirkişinin raporu aynı hukuki nitelikte değildir.

    11.3. Yeni değerleme ile geçmiş yatırımın incelenmesi

    Geçmişte satın alınmış bir taşınmazın bugün yeniden değerlenmesi gerektiğinde, incelemenin hangi tarihe ilişkin olduğu açıkça belirlenmelidir.

    Örneğin 2022 yılında gerçekleşmiş bir yatırım bakımından 2026 yılındaki piyasa fiyatının belirlenmesi, 2022 yılındaki kanuni yatırım şartının gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu tek başına cevaplamaz.

    Bu nedenle taşınmazın tarihi değerinin tespitine yönelik teknik çalışma ile güncel değerleme birbirinden ayrılmalıdır.

    11.4. Delil tespiti ile bilirkişi incelemesi

    Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. maddesi ve devamındaki hükümler kapsamında gerçekleştirilebilecek delil tespiti, medeni yargılama hukukuna özgü koşulları bulunan ayrı bir mekanizmadır.

    Ceza soruşturmasında bilirkişi incelemesi yaptırılması ile özel hukuk uyuşmazlığına ilişkin delil tespiti başvurusu aynı işlem değildir.

    Somut olayda iki yöntem de farklı amaçlarla gündeme gelebilir. Hangi yöntemin kullanılacağı, ispat edilmek istenen olguya ve ilgili kanuni şartlara göre değerlendirilmelidir.

    12. KYOK Nedir? Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Hangi Şartlarda Verilir?

    KYOK, Cumhuriyet savcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yaygın kullanılan kısaltmasıdır.

    CMK m.172 uyarınca Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

    12.1. Yeterli şüphe bulunmaması

    Ceza soruşturmasının temel amaçlarından biri, kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin bulunup bulunmadığını belirlemektir.

    Örneğin kişinin gerçeğe aykırı ekspertiz raporunun hazırlanmasına katıldığını veya sahte belgeyi bilerek kullandığını gösteren yeterli delil bulunmaması, somut olayın özelliklerine göre kamu davası açılması bakımından önem taşıyabilir.

    Ancak belirli bir dosyada KYOK verilmesi gerektiği yalnızca bir veya iki belgenin varlığından hareketle kesin olarak söylenemez.

    12.2. Kovuşturma olanağının bulunmaması

    CMK m.172, yeterli şüphe bulunmaması dışında kovuşturma olanağının bulunmaması halini de kapsamaktadır.

    Bu sebeple her KYOK kararının şüphelinin isnat edilen fiili kesinlikle gerçekleştirmediği sonucunu içerdiği söylenemez. Kararın gerekçesi ayrıca incelenmelidir.

    12.3. KYOK kesin mahkumiyet veya beraat değildir

    KYOK, savcılık tarafından soruşturma evresinde verilen bir karardır. Ceza mahkemesinin duruşma sonucunda verdiği beraat hükmünden farklıdır.

    Bu nedenle KYOK kararının hukuki niteliği, beraat hükmüyle veya idari makamların vatandaşlık hakkında yaptığı değerlendirmeyle özdeşleştirilmemelidir.

    12.4. KYOK kararına itiraz

    CMK m.173 uyarınca suçtan zarar gören kişi, kanuni koşullar çerçevesinde KYOK kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde görevli sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.

    Bu başvuru, şüphelinin değil suçtan zarar görenin kullanabileceği özel bir kanun yoludur. Ayrıca CMK m.173/5 kapsamındaki istisnalar dikkate alınmalıdır.

    12.5. KYOK sonrasında yeniden soruşturma

    CMK m.172/2, aynı fiilden dolayı yeniden kamu davası açılması bakımından yeni delil ve sulh ceza hakimliği kararıyla ilgili koşulları düzenlemektedir.

    Dolayısıyla KYOK sonrasında ortaya çıkabilecek yeni delillerin etkisi, kanundaki özel koşullar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

    13. Savcılıkta KYOK Verilirse Türk Vatandaşlığı İptal Edilemez mi?

    Vatandaşlık hukuku bakımından en çok yanlış değerlendirilen sorulardan biri budur.

    KYOK kararı, vatandaşlık iptali veya geri alma işleminin hukuken imkansız olduğu anlamına gelmez.

    Çünkü ceza hukuku bakımından kişinin suç işlediğinin ispat edilip edilmediğiyle, vatandaşlık kararı verilirken kanunun aradığı objektif şartların gerçekleşip gerçekleşmediği farklı sorulardır.

    13.1. Birinci ihtimal: Yatırım gerçek, yatırımcıya suç isnadı kanıtlanamamış

    Yatırımcı taşınmaz bedelini gerçekten ödemiş, banka transferlerini gerçekleştirmiş, satış bedelini geri almamış ve sahte belge kullanımına ilişkin bir eylemde bulunmamış olabilir.

    Böyle bir durumda ceza soruşturmasında KYOK verilmesi, kişinin bireysel cezai sorumluluğuna ilişkin tartışmada önemli bir sonuçtur.

    Bu karar aynı zamanda yatırımcının vatandaşlık dosyasına ilişkin idari uyuşmazlığında değerlendirilebilecek önemli bir belge olabilir.

    Ancak yatırımın kanuni şartlarının ayrıca karşılanmış olması gereklidir.

    13.2. İkinci ihtimal: Suç kanıtlanamamış fakat yatırım şartı gerçekleşmemiş

    Yatırımcı sahte belge düzenlediği veya herhangi bir suç işlediği yönünde yeterli delil bulunmadığı için KYOK almış olabilir.

    Buna karşılık idare, vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunen gerekli yatırım tutarının veya diğer objektif koşulların gerçekleşmediğini ileri sürebilir.

    Bu durumda ceza soruşturmasının sona ermiş olması, 5901 sayılı Kanun m.40 kapsamında yürütülebilecek idari incelemeyi kendiliğinden engellemez.

    13.3. Üçüncü ihtimal: KYOK gerekçesi idari işlemin dayandığı olgularla doğrudan bağlantılı

    Ceza soruşturmasında toplanan deliller, idarenin vatandaşlık kararını geri almaya dayanak yaptığı olguların gerçekte bulunmadığını gösterebilir.

    Bu tür durumlarda KYOK kararının gerekçesi, idari yargı önünde önemli olabilir. Özellikle kararın dayandığı teknik ve mali tespitlerle idarenin ileri sürdüğü maddi olay arasında açık çelişki bulunması halinde bu çelişkinin değerlendirilmesi gerekir.

    Ancak idari yargı mercii kararını yine ilgili idari işlem, uygulanacak mevzuat ve dosyadaki bütün deliller çerçevesinde verecektir.

    13.4. KYOK kararı vatandaşlığı otomatik olarak geri getirir mi?

    Hayır. Vatandaşlığın iptaline veya geri alınmasına ilişkin idari işlem daha önce tesis edilmişse, bu işlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya yargı kararıyla iptal edilmesi için ilgili idare hukuku mekanizmalarının uygulanması gerekir.

    KYOK kararı bu süreçte önemli bir delil olabilir; ancak kendiliğinden idari iptal kararı yerine geçmez.

    14. Savcılık İddianame Düzenlerse Ne Olur?

    CMK m.170 uyarınca soruşturma evresinde elde edilen deliller kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler.

    İddianame mahkemeye sunulduktan sonra kanunda öngörülen değerlendirme yapılır. İddianamenin kabul edilmesiyle kovuşturma evresi başlar.

    14.1. İddianame suçluluğun kanıtlandığı anlamına gelmez

    İddianame, Cumhuriyet savcısının belirli bir suç isnadını mahkeme önüne taşıdığı hukuki belgedir.

    İddianamenin kabul edilmesi mahkumiyet kararı değildir. Mahkeme, yargılama boyunca delilleri ve savunmaları değerlendirir.

    14.2. İddianamedeki suçun hukuki niteliği

    Örneğin iddianamede sahtecilik veya dolandırıcılık isnadı bulunması, ilgili kişinin yatırım şartlarını objektif olarak karşılayıp karşılamadığı sorusundan farklı olabilir.

    Ceza yargılamasında her suçun kanuni unsurları ve kişinin bu unsurlarla bağlantısı ayrı şekilde değerlendirilmelidir.

    14.3. Vatandaşlık idari işlemi için ceza davasının bitmesi gerekir mi?

    Vatandaşlığın geri alınması bakımından 5901 sayılı Kanun m.40, kural olarak ceza mahkemesinden kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmasını zorunlu unsur olarak düzenlememektedir.

    Bu nedenle idarenin kendi yetki ve sorumluluğu kapsamında vatandaşlık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin değerlendirme yapması, ceza davasının mutlaka sona ermesine bağlı değildir.

    Ancak idarenin işlemi tesis ederken dayandığı delillerin yeterliliği, maddi olguların doğruluğu ve gerekçenin hukuka uygunluğu yargısal denetime tabidir.

    15. Ceza Mahkemesindeki Beraat Kararı Vatandaşlık Dosyasını Nasıl Etkiler?

    Beraat kararı, ceza mahkemesinin isnat edilen suç bakımından verdiği nihai karar türlerinden biridir.

    Ancak her beraat kararının gerekçesi aynı değildir. Yüklenen fiilin suç oluşturmaması, sanığın fiili işlemediğinin sabit olması veya mahkumiyet için yeterli delil bulunmaması gibi farklı gerekçeler gündeme gelebilir.

    CMK m.223’te düzenlenen beraat sebeplerinin somut olay bakımından belirlenmesi gerekir.

    15.1. Beraat kararı idari işlemi kendiliğinden kaldırmaz

    Bir kişinin ceza davasında beraat etmesi, daha önce tesis edilmiş vatandaşlığın geri alınması kararını kendiliğinden hükümsüz hale getirmez.

    Ancak idare, vatandaşlık kararını geri alırken belirli bir suç fiilinin gerçekleştiğini veya yatırımın sahte olduğunu esas almışsa, ceza mahkemesinin maddi olay hakkındaki tespitleri idari uyuşmazlık bakımından önem taşıyabilir.

    15.2. Masumiyet karinesi

    Anayasa m.38 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/2 çerçevesinde masumiyet karinesi korunmaktadır.

    Kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı halde kişinin suçlu olduğunu kesin ifadelerle kabul eden idari veya kamusal açıklamalar, somut koşullara göre masumiyet karinesi bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

    Ancak vatandaşlığa ilişkin objektif kanuni şartların idarece incelenmesi, tek başına kişinin ceza hukuku anlamında suçlu kabul edildiği anlamına gelmez.

    16. 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu Kapsamında İptal ve Geri Alma

    Vatandaşlık soruşturmalarının idare hukuku bakımından değerlendirilmesinde 5901 sayılı Kanun m.31 ile m.40 arasındaki ayrım temel öneme sahiptir.

    16.1. TVK m.31: İlgilinin yalan beyanı veya önemli hususları gizlemesi

    Kanunun 31. maddesi, vatandaşlığın ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılmış olması halinde vatandaşlığın kazanılması kararının iptalini düzenlemektedir.

    Bu hüküm bakımından ilgilinin hangi beyanının gerçeğe aykırı olduğu veya hangi önemli hususu gizlediği ve bunun vatandaşlığın kazanılmasıyla bağlantısı incelenmelidir.

    Yatırımcı tarafından hazırlanmayan bir ekspertiz raporunun sonradan gerçeğe aykırı bulunduğu iddiası ile yatırımcının raporun gerçeğe aykırı olduğunu bilerek kullanması aynı hukuki durum değildir.

    16.2. TVK m.40: Hukuki şartlar oluşmadan verilmiş kararın geri alınması

    Kanunun 40. maddesi, vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasını düzenlemektedir.

    Bu hükümde temel mesele, vatandaşlığın kazanıldığı tarihte kanuni şartların gerçekleşmiş olup olmadığıdır.

    Dolayısıyla yatırımcının kişisel ceza sorumluluğunun bulunmaması, m.40 açısından her durumda vatandaşlık statüsünü koruyan tek başına yeterli bir hukuki sebep değildir.

    Buna karşılık m.40’ın uygulanması için idarenin vatandaşlık kazanılırken hukuki şartların mevcut olmadığını gerçek ve hukuka uygun olgularla ortaya koyması gerekir.

    16.3. İptal ve geri almanın zaman bakımından etkileri

    TVK m.32 uyarınca iptal kararı karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder ve ilgiliye bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır.

    Geri alma bakımından ise Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66, kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelmesini öngörmektedir.

    Bu fark, aile üyeleri, doğumla kazanılan vatandaşlık, daha önce gerçekleştirilmiş işlemler ve kişinin diğer hukuki statüleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

    Konu hakkında ayrıntılı değerlendirmemiz için 19 Eylül 2026 tarihli Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması başlıklı çalışmamıza bakılabilir.

    17. Danıştayın 2026 Tarihli Kararları Ceza ve İdare Hukuku İlişkisi Hakkında Ne Gösteriyor?

    17.1. Danıştay 10. Daire, E.2024/3835, K.2026/324, 4 Şubat 2026

    Danıştayın bu kararında, istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanmış kişinin vatandaşlığının milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle geri alınması değerlendirilmiştir.

    İdare, vatandaşlığın kazanılması için gerekli hukuki şartların oluşmadığını ileri sürmüştür.

    Danıştay, geri alma işleminin somut, yeterli ve ciddi bilgilerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

    Kararda ayrıca vatandaşlığın kazanılmasından sonra gerçekleşen ve önceki dönemle bağlantısı bulunmayan olguların, geçmişteki vatandaşlık kazanma şartlarının bulunmadığının kanıtı olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

    Mahkeme, ilgili dosyadaki olgular çerçevesinde vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin kararı iptal etmiştir.

    Bu kararın önemi: İdarenin vatandaşlığı geri alma yetkisi, maddi olguların somut biçimde ortaya konulması gereğini ortadan kaldırmaz. Özellikle vatandaşlığın kazanıldığı tarihteki durum ile sonradan gelişen olaylar ayrılmalıdır.

    Karar: Danıştay 10. Daire, E.2024/3835, K.2026/324.

    17.2. Danıştay 10. Daire, E.2024/405, K.2026/361, 5 Şubat 2026

    Bu karar, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış bir kişinin vatandaşlık kararının geri alınmasıyla ilgilidir.

    Dosyada, yatırımın gerçekleştirilmesine ilişkin döviz alım belgelerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği yönündeki tespit üzerine taşınmaz yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiştir.

    Danıştay, kanunen aranan yatırımın gerçek ve hukuka uygun şekilde yapılmasının vatandaşlık kazanımı için gerekli olduğunu değerlendirmiştir.

    Uygunluk belgesinin iptaline karşı ayrıca dava açılmamış olması da somut olayda önem taşımıştır.

    Sonuç olarak vatandaşlığın geri alınmasına yönelik işlem hukuka uygun bulunmuş ve dava reddedilmiştir.

    Bu kararın önemi: İdari vatandaşlık uyuşmazlığında kişinin ceza sorumluluğu tartışmasından bağımsız biçimde, vatandaşlık için gerekli objektif yatırım koşulları belirleyici olabilir.

    Karar: Danıştay 10. Daire, E.2024/405, K.2026/361.

    17.3. İki kararın birlikte değerlendirilmesi

    Bu iki karar, vatandaşlığın geri alınması konusunda birbirini dışlayan sonuçlar değil, farklı maddi olaylara uygulanan ortak hukuk ilkelerini göstermektedir.

    Her iki kararda da vatandaşlık kararının verildiği tarihte hukuki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği önemlidir.

    Bir dosyada geri alma kararının maddi dayanağı yeterli bulunmazken diğer dosyada vatandaşlık kazanımı için gerekli yatırım koşulunun gerçekleşmediğinin ortaya konulduğu kabul edilmiştir.

    Dolayısıyla ceza soruşturmasında ileri sürülen iddiaların vatandaşlık hukuku bakımından değerlendirilmesi için bunların somut ve ilgili tarihe ilişkin maddi olgularla desteklenmesi gerekir.

    Bu kararların kanun yolu ve kesinleşme durumları somut başvuru bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.

    18. Vatandaşlık İptali veya Geri Alma Kararına Karşı İdari Dava

    18.1. Görevli mahkeme

    Vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin işlemin hangi makam tarafından tesis edildiği, görevli yargı yerinin belirlenmesinde önemlidir.

    2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 uyarınca Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan iptal davalarında Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

    Buna karşılık yatırım uygunluk belgesinin iptali gibi farklı idari makamların işlemlerine karşı açılabilecek davalarda görevli ve yetkili mahkeme ayrıca belirlenmelidir.

    18.2. Dava açma süresi

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel bir süre öngörülmeyen davalarda Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür.

    Sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanacağı bakımından yazılı bildirim, tebligat usulü ve somut işlemin niteliği önemlidir.

    Özellikle yurt dışında yaşayan kişilerde daha önce yetkili vekile yapılmış tebligatlar da incelenmelidir.

    18.3. İdari başvuru

    İYUK m.11 kapsamında süresinde yapılan ve kanuni şartları taşıyan idari başvuru, dava açma süresine etki edebilir.

    Ancak yalnızca dosya inceleme veya bilgi edinme amacıyla verilen her dilekçenin dava açma süresini durdurduğu kabul edilemez.

    18.4. Yürütmenin durdurulması

    İYUK m.27 uyarınca idari dava açılması, dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

    Yürütmenin durdurulması için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

    Vatandaşlığın sona ermesi nedeniyle doğabilecek pasaport, ikamet, aile hayatı, çalışma, şirket yönetimi ve diğer hukuki sonuçlar somut olay bakımından ortaya konulabilir.

    Ancak yürütmenin durdurulmasının mutlaka kabul edileceği yönünde genel bir güvence verilemez.

    18.5. Ceza dosyasındaki belgelerin idari davada kullanılması

    Ceza dosyasından hukuken temin edilebilen bilirkişi raporları, banka incelemeleri, ifade tutanakları ve diğer deliller, idari yargılamada ilgili usul hükümleri çerçevesinde ileri sürülebilir.

    Özellikle idarenin işlemine esas yaptığı bir maddi iddianın ceza dosyasındaki bilgilerle çeliştiği durumlarda bu çelişkinin açıklığa kavuşturulması önemlidir.

    Buna karşılık soruşturma gizliliği, kişisel verilerin korunması ve delillerin hukuka uygun elde edilmesi gibi sınırlamalar dikkate alınmalıdır.

    19. Ceza Soruşturması ve Vatandaşlık İdari Süreci Birlikte Nasıl Değerlendirilmelidir?

    Bir yatırımcının aynı maddi olay nedeniyle hem ceza soruşturmasıyla hem de idari vatandaşlık incelemesiyle karşı karşıya kalması mümkündür.

    Bu durumda süreçlerin birbirinden tamamen kopuk yürütülmesi, aynı maddi olay hakkında farklı dosyalarda tutarsız veya eksik değerlendirmeler yapılması riskini doğurabilir.

    Ancak hukuki savunmaların uyumlu olması, bütün dosyalarda aynı açıklamaların hiçbir ayrım yapılmadan tekrar edilmesi anlamına gelmez.

    19.1. Önce resmi durumun tespit edilmesi

    İlk aşamada kişi hakkındaki ceza soruşturmasının varlığı, dosyanın bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılığı, kişinin hukuki sıfatı, varsa ifade veya koruma tedbirleri ve erişilebilir belgeler araştırılmalıdır.

    Ayrıca vatandaşlık kararının devam edip etmediği, yatırım uygunluk belgesi hakkında işlem bulunup bulunmadığı ve ilgili idari tebligatlar ayrı olarak incelenmelidir.

    19.2. Maddi olay kronolojisinin oluşturulması

    Yatırımın nasıl gerçekleştirildiği tarih sırasına göre ortaya konulmalıdır.

    Örneğin satış sözleşmesinin düzenlendiği tarih, para transferleri, tapu devri, ekspertiz raporu, uygunluk belgesi, vatandaşlık başvurusu, vatandaşlığın kazanılması ve sonradan yapılan işlemler kronolojik biçimde değerlendirilebilir.

    19.3. Bireysel davranışın belirlenmesi

    Yatırımcının hangi işlemleri bizzat gerçekleştirdiği, hangi belgeleri düzenlediği veya imzaladığı, hangi işlemlere yalnızca aracı olduğu ve hangi bilgileri üçüncü kişilerden aldığı önemlidir.

    Ceza sorumluluğu bakımından bireysel fiillerin belirlenmesi gerekirken vatandaşlık hukukunda ayrıca objektif yatırım şartları araştırılmalıdır.

    19.4. Delillerin muhafazası

    Banka hesap hareketleri, SWIFT kayıtları, eski ekspertiz raporları, tapu belgeleri, sözleşmeler, e-postalar ve mesajlaşma kayıtları ilerleyen yıllarda elde edilmesi güç delillere dönüşebilir.

    Bu nedenle belgelerin hukuka uygun biçimde temini ve bütünlüğünün korunması önem taşır.

    19.5. Teknik ve hukuki incelemenin ayrılması

    Taşınmazın geçmiş piyasa değerine ilişkin uzmanlık sorusu ile yatırımcının ceza hukuku anlamında bilerek sahtecilik yapıp yapmadığı sorusu farklıdır.

    Teknik değerleme raporu ceza hukuku bakımından önemli bir veri olabilir. Ancak rapor, tek başına ilgili kişinin kastını veya suçun diğer kanuni unsurlarını ispat etmiş sayılmaz.

    19.6. Dava sürelerinin korunması

    Ceza soruşturmasının sonuçlanmasının beklenmesi, vatandaşlık kararına karşı dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz.

    Bu nedenle vatandaşlık hakkında bireysel karar verilmişse, idari başvurular ve yargısal süreler ceza dosyasının akıbetinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

    20. Vatandaşlık İptali ve Ceza Soruşturması Hakkında Sık Sorulan Sorular

    Hakkımda ceza soruşturması varsa vatandaşlığım iptal edilmiş midir?

    Hayır. Ceza soruşturmasının bulunması ile vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin bireysel idari karar verilmesi farklı hukuki işlemlerdir.

    İfadeye çağrıldım. Hakkımda yakalama kararı var mıdır?

    İfadeye davet, otomatik olarak yakalama kararı bulunduğunu göstermez. Dosyadaki mevcut adli işlemler ayrıca araştırılmalıdır.

    Polis ifadesinde avukat bulundurabilir miyim?

    Evet. Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. CMK m.149 ve m.150 hükümleri uygulanır.

    Türkçe bilmiyorum. İfade sırasında tercüman isteyebilir miyim?

    Kanuni koşullar kapsamında tercüman yardımından yararlanılabilir. CMK m.202 bu konuya ilişkin hükümleri düzenlemektedir.

    Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı varsa hiçbir bilgi alınamaz mı?

    Hayır. Kısıtlamanın kapsamı ve kanuni istisnalar ayrıca incelenmelidir. Kısıtlama kararı savunma haklarının tamamını ortadan kaldırmaz.

    Savcılıkta KYOK alırsam vatandaşlığım kesinlikle korunur mu?

    Hayır. KYOK ceza soruşturmasının sonucu bakımından önemlidir; vatandaşlık için gerekli objektif şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ise ayrı değerlendirilir.

    KYOK kararı vatandaşlık davasında delil olur mu?

    Olabilir. Özellikle savcılık kararının dayandığı maddi tespitler ile idari işlemin gerekçesi arasında bağlantı bulunuyorsa kararın delil değeri önem kazanabilir.

    Beraat edersem vatandaşlık geri alma kararı kendiliğinden ortadan kalkar mı?

    Hayır. Vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin idari işlemin kaldırılması veya yargısal denetimi için ilgili idari hukuk yollarının değerlendirilmesi gerekir.

    Ekspertiz raporunu ben hazırlamadım. Ceza sorumluluğum olur mu?

    Ceza sorumluluğu kişinin somut fiiline ve suçun kanuni unsurlarına bağlıdır. Rapora ilişkin üçüncü kişi davranışları, yatırımcıya otomatik olarak isnat edilemez.

    Yatırım bedelini gerçekten ödedim. Bu yeterli midir?

    Gerçek ödeme önemli bir delildir; ancak tek başına her hukuki soruyu cevaplamaz. Yatırım tarihinde geçerli mevzuat, taşınmazın hukuki ve ekonomik niteliği, uygunluk belgesi ve diğer şartlar birlikte değerlendirilmelidir.

    Savcılık soruşturması devam ederken idari dava açılabilir mi?

    Gerekli idari işlem tesis edilmiş ve dava koşulları oluşmuşsa ceza soruşturmasının sonuçlanması her durumda beklenmek zorunda değildir. Dava süresi ayrıca korunmalıdır.

    Vatandaşlık davası açınca idari işlem durur mu?

    Hayır. İYUK m.27 gereğince dava açılması yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz. Kanuni koşullarla yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

    Aynı inşaat şirketinden ev alan herkes ceza soruşturmasında şüpheli midir?

    Hayır. Belirli bir şirket hakkında yürütülen soruşturma, o şirketle işlem yapan bütün kişilerin aynı ceza hukuku sıfatına sahip olduğunu göstermez.

    Türkiye dışında bulunmam ceza soruşturmasını durdurur mu?

    Hayır. Soruşturmanın yürütülmesi kişinin Türkiye dışında bulunması nedeniyle otomatik olarak sona ermez. Ancak ifade ve diğer adli işlemlerin gerçekleştirilme yöntemi ilgili usul hükümlerine bağlıdır.

    Vatandaşlık kararım henüz geri alınmadıysa savunma hazırlamak mümkün müdür?

    Somut hukuki koşullara göre resmi dosya durumunun araştırılması, mevcut belgelerin korunması, teknik inceleme yapılması ve ilgili idari veya adli işlemlere yönelik hazırlık mümkündür.

    21. Sonuç: Ceza Sorumluluğu, İdari Hukuka Uygunluk ve Vatandaşlık Statüsü Ayrı Ayrı İncelenmelidir

    Türkiye’de 2025 ve 2026 yıllarında yürütülen vatandaşlık soruşturmaları, yatırım yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlıklarının ceza hukuku ve idare hukuku açısından karmaşık sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.

    Sahte ekspertiz, muvazaalı satış, görünüşte döviz transferi, dolandırıcılık ve belge sahteciliği iddiaları ciddi biçimde araştırılması gereken konulardır.

    Bununla birlikte bir kişinin ceza hukuku anlamında suç işlemiş olması ile vatandaşlığın kazanılması için gerekli objektif şartların mevcut olup olmadığı ayrı meselelerdir.

    Ceza sorumluluğu şahsidir. Bir müteahhidin, gayrimenkul şirketinin, değerleme kuruluşunun veya aracının hukuka aykırı işlem yaptığı iddiası, o kişi veya kuruluşla işlem yapan bütün yatırımcıların aynı suça iştirak ettiği anlamına gelmez.

    Öte yandan bir yatırımcı hakkında KYOK verilmiş olması veya kişinin herhangi bir suçtan mahkum edilmemesi de, vatandaşlığın kazanıldığı tarihte kanunen aranan bütün yatırım şartlarının gerçekten gerçekleştiğini kendiliğinden kanıtlamaz.

    5901 sayılı Kanun m.31 ile m.40 arasındaki ayrım burada belirleyicidir. İlk hüküm, ilgilinin yalan beyanı veya önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılan vatandaşlığın iptalini düzenlerken, ikinci hüküm hukuki şartlar oluşmadan verilmiş vatandaşlık kararlarının geri alınmasına ilişkindir.

    Bu iki hukuki mekanizmanın sebepleri, sonuçları ve yargısal denetimi farklıdır.

    Danıştayın 2026 tarihli kararları da idarenin geri alma işlemlerinin somut ve hukuka uygun maddi sebeplere dayanması gerektiğini; bununla birlikte vatandaşlık kazanımı için gerekli objektif şartların gerçekleşmediğinin ortaya konulmasının geri alma işlemini hukuka uygun hale getirebileceğini göstermektedir.

    Bu nedenle vatandaşlık dosyası ceza soruşturmasına konu olan kişiler bakımından doğru hukuki yaklaşım; önce soruşturmanın niteliğini ve kişinin sıfatını belirlemek, ardından yatırımın gerçek ekonomik yapısını ve vatandaşlık dosyasındaki belgeleri incelemek, varsa idari işlemin yasal dayanağını tespit etmek ve ilgili hukuki başvuru sürelerini korumaktır.

    Sonuç olarak, vatandaşlık hukukunda bireysel sorumluluk ile objektif kanuni şartların denetimi birbirinin yerine geçirilemez. Etkili hukuki korunmanın temel koşulu, bu iki alanı birlikte fakat kendi hukuki kurallarına uygun biçimde değerlendirmektir.

    22. Dolgun Akademi’de Önceki Vatandaşlık Hukuku Çalışmalarımız

    Bu çalışma, vatandaşlık iptalleri üzerine daha önce yayımladığımız makalelerin ceza muhakemesi ve idari yargılama boyutlarını derinleştirmektedir.

    1. 19 Eylül 2026: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.
    2. 26 Eylül 2026: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026.
    3. 28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: En Çok Sorulan Sorular, Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme.
    4. 28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar ve İnşaat Şirketleri.

    23. Mevzuat, İçtihat ve Kaynakça

    A. Temel mevzuat

    1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m.36, 38, 66 ve 125. Anayasa Mahkemesi – Anayasa metni.
    2. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, özellikle m.12, 31, 32, 40 ve 41. Resmi mevzuat.
    3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.2, 100, 109, 145, 147, 148, 149, 150, 153, 157, 170, 172, 173, 202 ve 223. Resmi mevzuat.
    4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m.20, 79, 157, 158, 204, 206, 207 ve 220. Resmi mevzuat.
    5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 8, 11 ve 27. Resmi kurumda yayımlanan metin.
    6. 2575 sayılı Danıştay Kanunu, özellikle m.24.
    7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.400 ve devamı.
    8. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, özellikle m.20 ve m.66.

    B. Danıştay kararları

    1. Danıştay 10. Daire, 04.02.2026, E.2024/3835, K.2026/324. Kararın tam metni.
    2. Danıştay 10. Daire, 05.02.2026, E.2024/405, K.2026/361. Kararın tam metni.
    3. Danıştay 10. Daire, 30.12.2025, E.2025/6295, K.2025/7133. Vatandaşlık kararının tebliği ve süre aşımı. Kararın tam metni.

    C. Resmi açıklamalar ve haber kaynakları

    1. T.C. Adalet Bakanlığı, 4 Ağustos 2026, 687 kişiye ilişkin vatandaşlık soruşturması açıklaması. Resmi açıklama.
    2. Anadolu Ajansı, 24 Eylül 2025, muvazaalı gayrimenkul satışları soruşturması. Haber.
    3. Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026, usulsüz vatandaşlık soruşturmasının ikinci dalgası. Haber.
    4. Anadolu Ajansı, 25 Eylül 2026, soruşturma kapsamındaki tutuklama ve adli kontrol kararları. Haber.

    Yazar ve İletişim

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    TD Hukuk ve Danışmanlık

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da hukuk alanında öğretim faaliyeti.

    Çalışma alanları: Türk vatandaşlık hukuku, vatandaşlığın iptali ve geri alınması, ceza soruşturmaları, ceza davaları, idari davalar, yabancılar hukuku, gayrimenkul ve yatırım uyuşmazlıkları.

    Ofis: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, A2 Blok, No: 206, Yeşilköy, Bakırköy / İstanbul

    Telefon: +90 212 299 44 22
    Web: www.dolgun.av.tr

    Hukuki bilgilendirme notu: Bu makale genel hukuki ve akademik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Devam eden soruşturmalara ilişkin suç isnatları kesinleşmiş mahkumiyet hükmü olarak değerlendirilmemelidir. Her kişi hakkında masumiyet karinesi geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta uygulanacak hükümler, soruşturma ve idari dosyaların içeriği, karar tarihleri ve tebligat kayıtları esas alınarak ayrıca incelenmelidir. Bu yayın bireysel hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi niteliğinde değildir.

  • Türk Vatandaşlığım İptal Edildi mi? 2026 Hukuki İnceleme

    Türk Vatandaşlığım İptal Edildi mi? 2026 Hukuki İnceleme

    Türk Vatandaşlığım İptal Edildi mi? 2026’da Resmi Dosya İncelemesi, Tebligat, Pasaport, Aile ve Türkiye’ye Giriş

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu

    Yayın tarihi: 22 Ekim 2026

    Hukuki inceleme: Türk Vatandaşlık Hukuku, İdare Hukuku, Yabancılar Hukuku, Ceza Muhakemesi ve Milletlerarası Özel Hukuk

    Özet

    Türk vatandaşlığını yatırım yoluyla veya başka bir istisnai usulle kazanmış kişiler açısından son yılların en önemli hukuki sorularından biri, geçmişte kazanılmış vatandaşlıklarının halen devam edip etmediğidir. Özellikle 2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmaları sonrasında Türkiye dışında yaşayan çok sayıda kişinin vatandaşlık kayıtlarını, Türk pasaportlarını, aile bireylerinin statüsünü ve Türkiye’ye giriş imkanlarını yeniden değerlendirmesi gerekmiştir.

    Ancak bir kişinin adının soruşturmada geçtiğinin söylenmesi, belirli bir inşaat şirketinden taşınmaz satın almış olması veya vatandaşlık dosyasının yeniden incelenmesi, Türk vatandaşlığının mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Aynı şekilde e-Devlet hesabına giriş yapılabilmesi, nüfus kayıtlarının sistemde görünmesi veya Türk pasaportunun henüz süresinin dolmamış olması da vatandaşlık statüsünün bütün yönleriyle hukuken güvence altında bulunduğunu tek başına kanıtlamaz.

    Bu nedenle doğru başlangıç sorusu yalnızca “Türk vatandaşlığım iptal edildi mi?” değildir. Öncelikle kişi hakkında herhangi bir vatandaşlık işlemi tesis edilip edilmediği, işlem varsa hangi makam tarafından hangi kanun hükmüne dayanılarak gerçekleştirildiği, kararın ne zaman verildiği, ilgili kişiye veya yetkili vekiline tebliğ edilip edilmediği ve mevcut idari kayıtlara nasıl işlendiği araştırılmalıdır.

    Bu makalede 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde vatandaşlık statüsünün nasıl araştırılacağı ele alınmaktadır. Ayrıca 2025 ve 2026 tarihli Danıştay kararları incelenerek tebligat, dava süresi, delil ve hukuki güvenlik sorunları somut örneklerle açıklanmaktadır.

    Çalışma yalnızca belirli ülke vatandaşlarına yönelik değildir. Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış Arap, Çinli, Rus, İranlı, Afgan, Avrupalı ve diğer bütün yabancı kökenli Türk vatandaşlarının karşılaşabileceği ortak hukuki sorunları kapsamaktadır.

    İçindekiler

    1. Türk vatandaşlığı iptali haberleri bireysel durumu gösterir mi?
    2. İptal, geri alma ve kaybettirme arasındaki farklar
    3. Türk vatandaşlığının devam ettiği nasıl araştırılır?
    4. e-Devlet ve nüfus kayıtları neyi kanıtlar?
    5. Resmi vatandaşlık dosyasında hangi belgeler incelenmelidir?
    6. Tebligat yapılmadıysa vatandaşlık kararı geçerli midir?
    7. Dava açma süresi ne zaman başlar?
    8. 2025–2026 Danıştay kararları ne gösteriyor?
    9. Hangi mahkemede dava açılır ve yürütme nasıl durdurulur?
    10. Türk pasaportu ve kimlik kartının hukuki durumu
    11. Türkiye’ye girişte ve sınır kontrolünde karşılaşılabilecek işlemler
    12. Ceza soruşturması, ifade ve yakalama ihtimalleri
    13. Eş ve çocukların Türk vatandaşlığı
    14. Çifte vatandaşlık ve vatansızlık riski
    15. Türkiye’deki taşınmaz, şirket ve malvarlığı
    16. Vatandaşlığın sona ermesinden sonra ikamet
    17. Yurt dışından vekaletname düzenlenmesi
    18. Adım adım hukuki işlem planı
    19. En sık karşılaşılan yanlış bilgiler
    20. Sonuç ve hukuki değerlendirme
    21. Önceki akademik ve hukuki çalışmalarımız
    22. Mevzuat ve yargı kararları

    1. Vatandaşlık İptali Haberleri Herkesin Vatandaşlığının İptal Edildiği Anlamına Gelir mi?

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılmasına ilişkin usulsüzlük iddialarının araştırılması, 2025 yılında başlayan ve 2026 yılında genişleyen soruşturmalarla önemli ölçüde gündeme gelmiştir.

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesine yönelik yasal sürecin başlatıldığı bildirilmiştir. 21 Eylül 2026 tarihindeki ikinci dalga soruşturmada ise 263 yatırımcı ve 807 aile ferdi olmak üzere toplam 1.070 kişinin vatandaşlık işlemlerinin incelemeye konu olduğu açıklanmıştır.

    Bu açıklamalar vatandaşlık hukukunda geniş kapsamlı bir idari ve adli incelemenin bulunduğunu göstermektedir. Ancak soruşturmanın başlaması ile vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin bireysel idari kararın verilmesi aynı olay değildir.

    Bu nedenle bir yatırımcı hakkında şu hukuki durumlar birbirinden ayrılmalıdır:

    1. Yatırım yapılan şirket veya taşınmaz projesi hakkında ceza soruşturması yürütülmesi.
    2. Yatırımcının adının soruşturma kapsamında incelenen belgelerde bulunması.
    3. Yatırımcı hakkında ayrıca bir ceza soruşturması yürütülmesi.
    4. Yatırım uygunluk belgesinin yeniden incelenmesi veya iptal edilmesi.
    5. Türk vatandaşlığını kazanma kararına ilişkin idari inceleme başlatılması.
    6. Vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin bireysel karar verilmesi.
    7. Kararın ilgili kişiye veya yetkili temsilcisine tebliğ edilmesi.
    8. Karara karşı yargı yoluna başvurulması ve yargı sürecinin sonuçlanması.

    Bu aşamalar birbiriyle bağlantılı olabilir, ancak hukuken birbirinin yerine geçmez.

    Örneğin soruşturma kapsamına alınan bir inşaat şirketinden taşınmaz satın alan kişinin, yalnızca bu nedenle vatandaşlığının iptal edildiği kabul edilemez. Diğer taraftan yatırım uygunluk belgesinin iptal edilmiş olması, vatandaşlığa ilişkin idari işlem bakımından ciddi bir hukuki risk oluşturabilir.

    21 Eylül 2026 tarihli soruşturmanın ayrıntılarını 1.070 kişiyi ilgilendiren vatandaşlık incelemesine ilişkin 26 Eylül 2026 tarihli çalışmamızda değerlendirmiştik.

    2. Türk Vatandaşlığının İptali, Geri Alınması ve Kaybettirilmesi Arasındaki Farklar

    Türk vatandaşlığının sona erdirilmesine ilişkin işlemlerde kullanılacak hukuki terim, yalnızca akademik bir ayrıntı değildir. İşlemin hangi kanuni koşullarda yapılabileceği, zaman bakımından ne sonuç doğuracağı, aile fertleri üzerindeki etkisi ve hangi hukuki savunmanın geliştirilebileceği, işlemin niteliğine göre değişmektedir.

    2.1. 5901 sayılı Kanun m.31: Vatandaşlığın iptali

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesi, vatandaşlığın ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılması durumunda iptalini düzenlemektedir.

    Bu hüküm bakımından temel araştırma, vatandaşlığa alınma kararının kişinin hangi beyanları ve hangi belgeleri sonucunda verildiği üzerinde yoğunlaşır.

    İdarenin yalnızca bir taşınmazın sonradan farklı değerde bulunduğunu bildirmesiyle, ilgilinin yalan beyanda bulunduğunu veya önemli bir hususu gizlediğini hukuken ortaya koyması aynı şey değildir.

    Bununla birlikte somut yatırımın objektif kanuni koşullarının hiç oluşmamış olması da ayrı bir hukuki sorun teşkil edebilir. Bu nedenle m.31 ile m.40 arasında dikkatli bir ayrım yapılması gerekmektedir.

    2.2. 5901 sayılı Kanun m.40: Vatandaşlık kararının geri alınması

    Kanunun 40. maddesi, vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan ya da mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasını düzenlemektedir.

    Bu hükümde esas tartışma, vatandaşlığın verildiği tarihte kanunen gerekli koşulların gerçekten bulunup bulunmadığıdır.

    Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 66. maddesi uyarınca geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelmektedir. Geri almanın geçmişe etkili niteliği, bu işlemi iptal kararından önemli ölçüde ayırır.

    Özellikle vatandaşlığı kazandıktan sonra evlenen, çocuk sahibi olan, şirket kuran, taşınmaz edinen veya farklı bir ülke vatandaşlığından ayrılan kişilerin durumunda bu ayrım son derece önemlidir.

    2.3. 5901 sayılı Kanun m.29: Vatandaşlığın kaybettirilmesi

    Vatandaşlığın kaybettirilmesi, Kanunun 29. maddesinde ayrıca düzenlenmiş bir kurumdur.

    Kaybettirme, yatırım uygunluk belgesinin iptali veya taşınmazın değerine ilişkin teknik inceleme ile aynı hukuki mekanizma değildir. Kaybettirme sebepleri kanunda ayrıca sayılmış olup, bu işlemlerin sonuçları ve duyurulma biçimi de farklıdır.

    Bu nedenle günlük dilde kullanılan “vatandaşlıktan çıkarılma” ifadesi, işlemin hangi kanuni sebebe dayandığını öğrenmeden yeterli bir hukuki tanım olarak kullanılamaz.

    2.4. Kanuni ayrım neden önemlidir?

    Örneğin 5901 sayılı Kanun m.32 uyarınca vatandaşlığın iptaline ilişkin karar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bu düzenleme, m.40 kapsamında geri alınan kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelmesini öngören yönetmelik hükmünden farklıdır.

    Bu sebeple bir kişinin vatandaşlığının sona erdirildiği öğrenildiğinde ilk araştırılması gereken belgelerden biri, kararın hangi kanuni ve idari düzenlemeye dayandığını gösteren resmi karar metnidir.

    3. Türk Vatandaşlığımın Devam Edip Etmediğini Nasıl Öğrenebilirim?

    Türk vatandaşlığının mevcut durumunun araştırılmasında tek bir çevrim içi görüntüye, eski pasaporta veya üçüncü kişinin açıklamasına dayanılmamalıdır.

    5901 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca nüfus kayıtları, kimlik belgeleri ve pasaportlar, aksi sabit oluncaya kadar kişinin Türk vatandaşı olduğuna karine oluşturur. Bunun anlamı, bu belgelerin hukuken önemli ispat araçları olduğu fakat karşı yöndeki resmi bir kararla çürütülebilecekleri gerçeğidir.

    3.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

    Vatandaşlık statüsünün belirlenmesinde temel kamu kurumu, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüdür.

    İlgili kişi veya usulüne uygun şekilde yetkilendirilmiş temsilcisi, hukuken erişilebilen bilgi ve belgeler kapsamında vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kayıtların ve sonradan tesis edilmiş işlemlerin araştırılmasını isteyebilir.

    Somut dosyada özellikle vatandaşlık kazanma kararının tarihi, kararın dayanağı, vatandaşlık kararına ilişkin sonraki işlemler, varsa kayıp veya geri alma kararı ve tebligat kayıtları önemlidir.

    3.2. İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri

    Türkiye’de vatandaşlık işlemleri açısından valilikler ve il nüfus ve vatandaşlık müdürlükleri önemli müracaat ve yazışma makamlarıdır.

    5901 sayılı Kanun’un 37. maddesi, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvuruların yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere yapılabileceğini düzenlemektedir.

    Ancak bir il müdürlüğüne başvuru yapılabilmesi ile her kişinin her vatandaşlık dosyasının bütün belgelerine kayıtsız ve sınırsız erişim hakkına sahip olması farklı konulardır. Bilgi edinme ve dosya inceleme talepleri ilgili usul kurallarına tabidir.

    3.3. Yetkili makam kararının araştırılması

    Yatırım yoluyla vatandaşlıkta nihai vatandaşlığa alınma işleminin Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleştirildiği durumlarda, sonradan verilmiş bir geri alma kararının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.

    Kararın yalnızca numarasının öğrenilmesi yeterli olmayabilir. Hangi kişiyi kapsadığı, hangi tarihte tesis edildiği, hangi kanuni sebebe dayandığı ve hangi başvuru dosyasıyla bağlantılı olduğu ayrıca belirlenmelidir.

    Vatandaşlık dosyasının araştırılması bakımından bu bilgilerin yazılı olarak doğrulanması, sözlü açıklamalara göre daha güçlü bir hukuki dayanak oluşturur.

    3.4. Soruşturma dosyasının ayrıca incelenmesi

    Kişinin vatandaşlık işlemleri bakımından herhangi bir sorun bulunmadığının bildirilmesi, hakkında hiçbir ceza soruşturması yürütülmediğini zorunlu olarak göstermez.

    Ceza soruşturması ile idari vatandaşlık dosyası farklı kamu makamlarının faaliyetleri kapsamında yürütülebilir.

    Bu nedenle somut olayın niteliğine göre savcılık dosyası, adli kolluk işlemleri ve vatandaşlık dosyası ayrı ayrı incelenmelidir.

    4. e-Devlet Hesabım Çalışıyor. Türk Vatandaşlığım Devam Ediyor mu?

    e-Devlet Kapısı, vatandaşlık statüsüne ilişkin bazı resmi bilgilerin görülebilmesini sağlayan önemli bir elektronik hizmet platformudur. Bununla birlikte bir kişinin e-Devlet hesabının çalışması veya geçmişte aldığı belgeleri görüntüleyebilmesi, hakkında hiçbir idari karar bulunmadığı anlamına gelmez.

    4.1. Nüfus kayıt örneği

    e-Devlet üzerinden Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün “Nüfus Kayıt Örneği Belgesi Sorgulama” hizmetine ulaşılabilmektedir.

    Bu hizmetten alınan barkodlu nüfus kayıt örneği, vatandaşlık statüsüne ilişkin resmi kayıtlardaki mevcut durumun değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

    Ancak nüfus kayıt örneğinde belirli bir açıklamanın bulunmaması, devam eden idari incelemelerin veya henüz kayda yansımamış işlemlerin kesin olarak bulunmadığını kanıtlamaz.

    Resmi hizmet: e-Devlet – Nüfus Kayıt Örneği Belgesi Sorgulama.

    4.2. Vatandaşlık başvurusu sorgulama

    e-Devlet üzerinde “Vatandaşlık Başvurusu Sorgulama” hizmeti de bulunmaktadır.

    Bu hizmet başvuru sürecinin takibi açısından önemlidir. Bununla birlikte daha önce sonuçlanmış vatandaşlık kararının ilerleyen yıllarda geri alınıp alınmadığını her yönüyle inceleyen bağımsız bir hukuki değerlendirme hizmeti olarak düşünülmemelidir.

    Resmi hizmetler: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü e-Devlet hizmetleri.

    4.3. T.C. kimlik numarasının bulunması

    Bir kişiye geçmişte T.C. kimlik numarası verilmiş olması, o kişinin geçmişte Türk vatandaşlığı kazanmış olduğunu gösteren kayıtlarla bağlantılı olabilir. Ancak aynı numaranın eski belgelerde yer alması veya bazı sistemlerce tanınması, güncel vatandaşlık statüsüne ilişkin son hukuki kararın yerine geçmez.

    4.4. Sistemsel kayıt ile hukuki statü arasındaki fark

    Vatandaşlık kararı, bu kararın ilgili kamu kurumlarına iletilmesi, nüfus kayıtlarına işlenmesi ve elektronik hizmetlerde görünen bilgilerin güncellenmesi teknik olarak ayrı işlemler içerebilir.

    Bu nedenle sistemsel bir gecikme veya görünürdeki kayıt devamlılığı ihtimali dikkate alınmalıdır.

    Buradaki amaç e-Devlet kayıtlarını değersizleştirmek değildir. Nitekim 5901 sayılı Kanun m.36 nüfus kayıtlarına güçlü bir hukuki ispat değeri tanımaktadır. Ancak resmi kayıt, hakkında verilmiş ve hukuken sonuç doğuran başka bir kararın bulunmadığına ilişkin mutlak güvence olarak değerlendirilmemelidir.

    5. Resmi Vatandaşlık Dosyasında Hangi Belgeler İncelenmelidir?

    Vatandaşlık statüsünün kapsamlı biçimde araştırılabilmesi için farklı kurumlarda bulunan belgelerin işlevleri bakımından sınıflandırılması gerekir.

    5.1. Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin belgeler

    Öncelikle Türk vatandaşlığını kazanma başvurusunun tarihi, başvurunun hangi hukuki gerekçeyle yapıldığı, başvuru dosyasının numarası, vatandaşlığa alınma kararının tarihi ve sayısı ve varsa ilgili kararın bildirim belgeleri incelenmelidir.

    Yatırım yoluyla vatandaşlık söz konusuysa yatırım uygunluk belgesi, tapu kayıtları ve yatırımın gerçekleştiği tarihteki mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.

    5.2. Vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin belgeler

    İkinci aşamada aşağıdaki belgelerin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır:

    • Vatandaşlığın iptali veya geri alınmasına ilişkin bireysel karar.
    • İşlemin yasal dayanağı.
    • Kararın tarihi ve numarası.
    • Kararın ilgili kişiye uygulanmasına esas gösterilen maddi ve hukuki olgular.
    • Kararın yetkili kuruma ve ilgili kişiye bildirildiğini gösteren belgeler.
    • Nüfus kayıtlarına yapılan işlemler.
    • Varsa kararın düzeltilmesi veya yeniden değerlendirilmesine ilişkin sonraki işlemler.

    5.3. Yatırım uygunluk belgesi ile vatandaşlık kararının ayrılması

    Özellikle gayrimenkul yatırımıyla vatandaşlık kazanmış kişilerde yatırım uygunluk belgesi ile vatandaşlık kararı birbirinden farklı idari işlemlerdir.

    Yatırım uygunluk belgesinin yetkili kurum tarafından iptal edilmesi, vatandaşlığa ilişkin geri alma işlemine dayanak yapılabilir. Ancak bu iki işlemin yargısal denetimi ve hukuki sebebi her somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bu husus, Danıştay 10. Dairesinin 2026/361 karar sayılı kararında özel önem taşımıştır. Kararda, yatırım uygunluk belgesinin gerçeğe aykırı döviz alım belgeleri nedeniyle iptal edilmiş olması ve bu işleme karşı dava açılmamış olması değerlendirmede belirleyici olmuştur.

    5.4. Aile fertleri için ayrı kayıt incelemesi

    Asıl yatırımcının vatandaşlık dosyası, eşin ve çocukların hukuki durumları hakkında önemli bilgiler içerebilir. Buna karşılık her aile ferdinin vatandaşlığı hangi hukuki sebeple ve hangi tarihte kazandığı ayrı şekilde araştırılmalıdır.

    Özellikle ilk vatandaşlık kararından sonra doğan çocuklar, sonradan vatandaşlık kazanan eşler ve vatandaşlık statüsünü bağımsız bir hukuki sebeple kazanmış kişiler bakımından yalnızca asıl yatırımcının dosyasının incelenmesi yeterli olmayabilir.

    6. Vatandaşlığımın İptaline İlişkin Bana Hiçbir Tebligat Yapılmadıysa Ne Olur?

    Vatandaşlık hukukunda tebligat meselesi, yurt dışında yaşayan kişiler bakımından en önemli usul sorunlarından biridir.

    5901 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca vatandaşlığın kazanılmasına ve kaybına ilişkin kararlar ilgiliye ve başvuru makamlarına tebliğ olunur. Kanunun 29. maddesi uyarınca verilen kaybettirme kararları bakımından ise Resmi Gazete’de yayımlanma ve yayımlandığı tarihte tebliğ edilmiş sayılma yönünde özel bir düzenleme bulunmaktadır.

    Bu ayrım nedeniyle vatandaşlık kararının iptali veya geri alınması hakkında genel olarak yalnızca basın açıklaması yayımlanmış olması, bireysel tebligatın bütün hukuki sonuçlarını kendiliğinden doğuran bir işlem olarak kabul edilemez.

    6.1. Tebligat yapılmamışsa vatandaşlık kararı yok mudur?

    Hayır. Kararın hukuken tesis edilmiş olması ile ilgili kişiye bildirilmesi farklı hukuki meselelerdir.

    Örneğin 5901 sayılı Kanun’un 32. maddesinde iptal kararının karar tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği açıkça düzenlenmiştir.

    Dolayısıyla iptal kararının ilgili kişiye henüz tebliğ edilmediği iddiası, kararın hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı şeklinde otomatik olarak yorumlanamaz.

    Buna karşılık tebligatın bulunmaması veya usulsüz olması, dava açma süresinin başlangıcı ve etkili başvuru hakkı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.

    6.2. Yurt dışında yaşayan kişinin durumu

    Türkiye dışında yaşayan bir kişinin kendisine gönderilmiş resmi bildirimlerden haberdar olmaması farklı sebeplerden kaynaklanabilir.

    Kararın henüz tebliğ aşamasına geçmemiş olması, adres bilgilerinin güncel olmaması, tebligatın yetkili dış temsilcilik üzerinden yürütülmesi, elektronik veya diğer kanuni tebligat yollarının uygulanmış olması gibi ihtimaller birbirinden ayrılmalıdır.

    Yurt dışında bulunmak, tek başına bütün tebligatların geçersiz olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde kişinin kendisine fiziken bir evrak ulaşmadığını söylemesi de kanunen geçerli başka bir tebliğ işleminin yapılmadığını kesin olarak kanıtlamaz.

    6.3. Avukata yapılan tebligat

    İlgili kişi tarafından görevlendirilmiş avukatın vatandaşlık işlemlerine ilişkin kararları almaya yetkili bulunması halinde, vekile yapılan tebligatın dava açma süresi açısından sonuçları olabilir.

    Nitekim Danıştay 10. Dairesinin 2025/6295 E., 2025/7133 K. sayılı kararında, vatandaşlık kararının geri alındığına ilişkin bildirimin yetkili avukata tebliğ edildiği tarih dava süresinin başlangıcında esas alınmıştır.

    Bu nedenle eski bir avukatla çalışmış kişiler bakımından, vekaletnamenin kapsamı ve daha önce yapılmış tebligatlar ayrıca araştırılmalıdır.

    7. Vatandaşlık İptali veya Geri Alınmasına Karşı Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?

    Vatandaşlık kararına karşı açılacak idari davalarda süre meselesi son derece önemlidir. Haklılık iddiasının kuvvetli olması, dava süresinin geçirilmesinin doğurabileceği sonuçları ortadan kaldırmaz.

    7.1. Genel dava süresi

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmemişse Danıştayda ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür.

    Kanunun 8. maddesi uyarınca süreler, ilgili tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren hesaplanır.

    Ancak somut bir vatandaşlık uyuşmazlığında hangi bildirim veya öğrenme tarihinin dava süresini başlattığı, tebligatın hukuka uygunluğu ve kararın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

    7.2. İYUK m.11 başvurusu

    İYUK m.11 uyarınca ilgili kişi, dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan; üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan isteyebilir.

    Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Ret halinde dava süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.

    Ancak her dilekçenin otomatik olarak İYUK m.11 kapsamında sonuç doğuracağı varsayılamaz. Başvurunun konusu, yöneltildiği makam, tarihi ve kanuni şartları önemlidir.

    7.3. Bilgi edinme başvurusu dava süresini durdurur mu?

    Bir kamu kurumuna yalnızca dosya durumunun sorulması veya belge örneği talep edilmesi, her durumda dava açma süresini durduran bir başvuru olarak nitelendirilemez.

    Bilgi edinme talebi ile mevcut bir işlemin kaldırılmasını isteyen idari başvuru farklı hukuki niteliklere sahiptir.

    Bu sebeple kişinin vatandaşlığının geri alındığını öğrenmiş olması ihtimalinde yalnızca dosya suretini bekleyerek hareket etmesi, dava açma süresi bakımından risk oluşturabilir.

    7.4. Süre hesaplamasında tebligat belgesinin önemi

    Somut dosyada tebligatın kim tarafından teslim alındığı, hangi tarihte gerçekleştiği, teslim alan kişinin yetkisi ve tebligatın hukuki usule uygunluğu araştırılmalıdır.

    Elektronik tebligat veya yurt dışı tebligatı gibi farklı usullerin uygulanmış olması halinde de ilgili özel kurallar ayrıca incelenmelidir.

    8. Vatandaşlık Davalarında 2025 ve 2026 Tarihli Danıştay Kararları

    Vatandaşlık iptali ve geri alınmasına ilişkin teorik değerlendirmelerin somut davalarla karşılaştırılması, uygulamanın anlaşılması bakımından önem taşımaktadır.

    Aşağıdaki üç karar, vatandaşlık davalarında farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini göstermektedir.

    8.1. Danıştay 10. Daire, 2024/3835 E., 2026/324 K.: Yeterli somut delil bulunmadığı için geri alma kararının iptali

    4 Şubat 2026 tarihli kararda, istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanmış kişinin vatandaşlığının milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle geri alınması incelenmiştir.

    İdare, daha önce verilmiş vatandaşlık kararının 5901 sayılı Kanun m.40 kapsamında geri alındığını savunmuştur.

    Danıştay, vatandaşlığın kazanılmasına engel bir halin mevcut olduğunun somut, yeterli ve ciddi bilgilerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.

    İncelenen dosyada ilgili kişinin vatandaşlığının kazanıldığı tarihte veya daha önce mevcut bulunan, geri alma kararını haklı kılacak yeterli maddi ve hukuki olgunun ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir.

    Özellikle isnat edilen bazı fiillerin vatandaşlığın kazanılmasından sonraki döneme ilişkin olması, 5901 sayılı Kanun m.40’ın uygulanması bakımından önemli görülmüştür.

    Sonuç olarak Danıştay, vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının davacıya yönelik kısmını iptal etmiştir.

    Hukuki önemi: Devletin vatandaşlık konusunda geniş takdir yetkisine sahip olması, geri alma kararlarının somut ve hukuka uygun sebebe dayanması gereğini ortadan kaldırmaz.

    Danıştay 10. Daire, 2024/3835 E., 2026/324 K., 04.02.2026 – Kararın tam metni

    Bu karar doğrudan gayrimenkul ekspertizine ilişkin bir uyuşmazlık değildir. Bununla birlikte vatandaşlık kararının geri alınmasında hukuki sebebin ve delilin niteliğine ilişkin değerlendirmeleri bakımından önemlidir.

    8.2. Danıştay 10. Daire, 2024/405 E., 2026/361 K.: Gerçeğe aykırı döviz alım belgeleri ve yatırım uygunluk belgesinin iptali

    5 Şubat 2026 tarihli kararda ise yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış kişinin vatandaşlık kararının geri alınması incelenmiştir.

    Somut olayda kişi, vatandaşlık kazanma sürecinde yatırım yaptığını ve kamu makamlarınca uygunluk belgesi düzenlendiğini ileri sürmüştür.

    Ancak idari incelemede yatırım işlemine ilişkin döviz alım belgelerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği tespit edilmiş, bunun üzerine taşınmaz yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiştir.

    Danıştay, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılabilmesi için kanunen öngörülen yatırımın gerçekte ve hukuka uygun şekilde yapılması gerektiğini değerlendirmiştir.

    Uygunluk belgesinin iptal edilmiş olması ve ilgili kişinin bu işleme karşı dava açmamış bulunması da hukuki değerlendirmede önem taşımıştır.

    Sonuç olarak vatandaşlık kararının 5901 sayılı Kanun m.40 kapsamında geri alınmasında hukuka aykırılık görülmemiş ve dava reddedilmiştir.

    Hukuki önemi: Geçmişte uygunluk belgesi düzenlenmiş olması, yatırımın objektif kanuni şartlarının gerçekte gerçekleşmediğinin ortaya konulduğu her durumda geri alma işlemini engellememektedir.

    Danıştay 10. Daire, 2024/405 E., 2026/361 K., 05.02.2026 – Kararın tam metni

    Bu karar, yatırım uygunluk belgesine karşı açılabilecek dava ile vatandaşlık kararının geri alınmasına karşı açılabilecek davanın birbirinden ayrılmasının önemini göstermektedir.

    8.3. Danıştay 10. Daire, 2025/6295 E., 2025/7133 K.: Dava süresinin geçirilmesi

    30 Aralık 2025 tarihli kararda, Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin kararın davacı vekiline 10 Nisan 2025 tarihinde bildirildiği tespit edilmiştir.

    Mahkeme, avukata yapılan bu bildirimi dikkate alarak altmış günlük dava açma süresinin geçirildiğini ve 20 Aralık 2025 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığını değerlendirmiştir.

    Sonuç olarak davanın esasına girilmeksizin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

    Hukuki önemi: Vatandaşlık kararının hukuka aykırı olduğu iddiası, davanın kanuni süre içinde açılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Yetkili vekile yapılmış bir tebligat dava süresini başlatabilir.

    Danıştay 10. Daire, 2025/6295 E., 2025/7133 K., 30.12.2025 – Kararın tam metni

    8.4. Üç kararın birlikte değerlendirilmesi

    Yargı kararı Uyuşmazlığın temel konusu Sonuç
    2026/324 K. Geri alma kararının yeterli somut hukuki sebebe dayanmaması Geri alma işleminin iptali
    2026/361 K. Gerçeğe aykırı döviz belgeleri ve iptal edilmiş uygunluk belgesi Davanın reddi
    2025/7133 K. Yetkili vekile yapılan bildirimden sonra dava süresinin geçirilmesi Süre aşımı nedeniyle ret

    Bu kararların ortak sonucu, vatandaşlık uyuşmazlıklarının yalnızca genel haberlerden hareketle değerlendirilemeyeceğidir. Bir davada somut delil eksikliği iptal sonucunu doğururken başka bir davada objektif yatırım şartlarının gerçekleşmemesi geri alma işlemini hukuka uygun hale getirebilir. Üçüncü bir dosyada ise hukuki tartışmanın esası incelenmeden dava süresi nedeniyle ret kararı verilebilir.

    Kararlarda açık bulunan kanun yolları ve varsa sonradan verilen üst yargı kararları ayrıca kontrol edilmelidir. Burada ele alınan kararların tamamı bakımından kesinleşme durumuna ilişkin genel bir varsayımda bulunulmamaktadır.

    9. Vatandaşlığın İptaline Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır?

    Vatandaşlık kararının sona erdirilmesine ilişkin işlemin hangi makam tarafından tesis edildiği, görevli yargı yerinin belirlenmesinde önemlidir.

    2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan iptal davalarında Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görev yapmaktadır.

    Ancak yatırım uygunluk belgesine veya başka bir idari makam tarafından tesis edilen bağımsız bir işleme karşı dava açılması gerektiğinde görevli ve yetkili mahkeme farklı olabilir.

    Bu nedenle bütün vatandaşlık uyuşmazlıklarının aynı mahkemede görüleceği şeklinde genel bir değerlendirme yapılamaz.

    9.1. Yürütmenin durdurulması

    İYUK m.27 uyarınca idari işlemin iptali istemiyle dava açılması, işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

    Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması şartlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

    Vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin bir işlem bakımından pasaport, ikamet, aile hayatı, çalışma, şirket yönetimi ve diğer hukuki ilişkiler yönünden doğabilecek sonuçlar önem taşıyabilir.

    Ancak kişinin karşılaşabileceği güçlüklerin varlığı, yürütmenin durdurulması kararı verileceği konusunda tek başına garanti oluşturmaz.

    9.2. Birden fazla idari işlem varsa

    Somut olayda yatırım uygunluk belgesinin iptali, vatandaşlığa alınma kararının geri alınması, nüfus kaydı, pasaport veya ikamet hakkında tesis edilen başka işlemler bulunabilir.

    Bu işlemlerin her biri aynı hukuki nitelikte olmayabilir. Dava konusu işlemin doğru belirlenmesi ve yargısal başvuruların usulüne uygun biçimde planlanması gerekir.

    10. Türk Vatandaşlığım İptal Edilirse Pasaportum ve Kimlik Kartım Ne Olur?

    Türk pasaportu ve T.C. kimlik kartı, kişinin Türk vatandaşlığı statüsüne bağlı olarak düzenlenen resmi belgelerdir.

    5901 sayılı Kanun’un 36. maddesi bu belgeleri vatandaşlığın ispatı bakımından karine olarak kabul etmektedir. Bununla birlikte vatandaşlık statüsünün sonradan sona erdirilmesi, bu belgelerin geçerliliğinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirebilir.

    10.1. Pasaport süresinin dolmamış olması

    Bir pasaportun üzerinde ileriki bir son geçerlilik tarihi yazması, pasaportun düzenlenmesine dayanak oluşturan vatandaşlık statüsünün daha sonra hiçbir değişikliğe uğramadığını garanti etmez.

    Pasaportun fiziki olarak kişinin elinde bulunması ve elektronik sistemlerde hukuken kullanılabilir olması da birbirinden ayrılmalıdır.

    10.2. Pasaport veya kimliğin teslim alınması

    Vatandaşlık statüsünün sona erdirildiği durumlarda, yetkili makamların kişinin Türk kimlik ve seyahat belgeleri hakkında ayrıca işlem yapması söz konusu olabilir.

    Ancak bütün iptal ve geri alma kararlarının aynı tarihte aynı pasaport işlemine yol açtığı kabul edilemez. Bu konuda somut karar ve ilgili belgeye yönelik uygulama araştırılmalıdır.

    10.3. Konsoloslukta işlem yaptırılması

    Türkiye dışında yaşayan kişiler, vatandaşlık durumlarını öğrenmek veya başka resmi işlem yaptırmak amacıyla Türk dış temsilciliklerine başvurmayı düşünebilir.

    Ancak mevcut vatandaşlık statüsü belirsizse ve Türk kimlik veya pasaportunun kullanımına ilişkin bir idari işlem ihtimali bulunuyorsa, başvuru yapılmadan önce dış temsilcilikte hangi işlem veya belgenin talep edileceği belirlenmelidir.

    Konsolosluk ziyareti, mevcut belgelerin mutlaka muhafaza edileceği veya mutlaka teslim alınacağı sonucuyla genel olarak açıklanamaz.

    11. Türk Vatandaşlığı İnceleme Konusu Olan Kişi Türkiye’ye Giriş Yapabilir mi?

    Türk vatandaşlığının iptali veya geri alınması ihtimali bulunan kişilerin en çok endişe duyduğu konulardan biri Türkiye’ye seyahattir.

    Bu meselede vatandaşlık hukuku, yabancılar hukuku, pasaport hukuku ve ceza muhakemesi birlikte değerlendirilmelidir.

    11.1. Vatandaşlık statüsü halen devam ediyorsa

    Kişi hukuken Türk vatandaşı olmaya devam ediyorsa Türkiye’ye giriş hakkı, vatandaşlık statüsüne bağlı anayasal ve kanuni kurallar kapsamında değerlendirilir.

    Ancak hakkında adli veya idari bir işlem bulunması halinde sınır kapısında buna ilişkin ayrı prosedürlerin uygulanması ihtimali, vatandaşlığın mevcut durumundan bağımsız olarak araştırılabilir.

    11.2. Vatandaşlık kararı sona erdirilmişse

    Türk vatandaşlığı hukuken sona ermiş kişinin Türkiye’ye girişinde artık yabancılar hukuku hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

    Bu durumda geçerli yabancı pasaportunun bulunması, ilgili ülke vatandaşları bakımından vize veya vize muafiyeti koşullarının karşılanması ve kişinin Türkiye’ye girişine ilişkin başka bir engel bulunmaması önemlidir.

    Vatandaşlık kaybı kararı, yabancı pasaportun tek başına Türkiye’ye giriş için yeterli olduğu anlamına gelmez.

    11.3. Türk pasaportu mu, yabancı pasaport mu kullanılmalı?

    Bu soruya kişinin dosyası incelenmeden genel cevap verilmesi doğru değildir.

    Bir kişinin geçmişte Türk vatandaşlığı kazanmış olması, halen Türk pasaportunu kullanma hakkına sahip olduğunu göstermez. Diğer taraftan yalnızca hakkındaki söylentiler nedeniyle Türk vatandaşlığının kesin olarak sona erdiği de kabul edilemez.

    Seyahatten önce geçerli vatandaşlık statüsü, seyahat belgesi ve varsa sınır işlemlerine ilişkin hukuki engellerin ayrı ayrı araştırılması gerekir.

    Özellikle statünün belirsiz olduğu durumlarda hukuken geçerli olmayan bir seyahat belgesinin kullanılmasına dayanarak seyahat planlanması ciddi risk doğurabilir.

    11.4. Sınırda pasaporta el konulması ihtimali

    Vatandaşlığın sona erdirilmesi, pasaportun geçersiz hale gelmesi, adli arama veya elkoyma tedbirleri ve sınır kontrolünde belgenin teslim alınması farklı hukuki sebeplere dayanabilir.

    Bu nedenle böyle bir işlemle karşılaşılması halinde işlemi gerçekleştiren makamın hangi hukuki gerekçeye dayandığının ve düzenlenen tutanağın veya bildirimin tespit edilmesi önemlidir.

    11.5. Türkiye’ye girişten sonra ikamet sorunu

    Kişi Türkiye’ye yabancı statüsünde giriş yapıyorsa, Türkiye’de kalış süresi ve ikamet hakkı ayrıca değerlendirilmelidir. Geçmişte Türk vatandaşı olarak Türkiye’de yaşaması, vatandaşlık sona erdikten sonra kendisine otomatik ve sınırsız ikamet hakkı tanındığı anlamına gelmez.

    Temel mevzuat: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu.

    12. Vatandaşlığım İnceleniyorsa Hakkımda Ceza Soruşturması da Var mıdır?

    Türk vatandaşlığının iptaline veya geri alınmasına ilişkin idari işlemler ile ceza soruşturmaları arasında bağlantı bulunabilmekle birlikte bu süreçler birbirinden farklı hukuki nitelik taşımaktadır.

    Örneğin bir kişinin yatırım dosyası hakkındaki teknik inceleme, ceza soruşturmasında elde edilen bilgi ve belgelerden kaynaklanabilir. Buna karşılık aynı kişinin mutlaka şüpheli sıfatına sahip olması gerekmez.

    12.1. Şüpheli, tanık ve mağdur sıfatları

    Ceza soruşturmasında bir kişinin hangi sıfatla yer aldığı son derece önemlidir.

    Şüpheli, hakkında suç işlediği iddiasıyla soruşturma yürütülen kişiyi ifade eder. Tanık, soruşturma bakımından bilgi sahibi olduğu düşünülen kişi olabilir. Mağdur veya suçtan zarar gören ise somut olayın niteliğine göre farklı hukuki haklara sahip olabilir.

    Bu sıfatların birbiriyle karıştırılması, soruşturma riskinin yanlış değerlendirilmesine yol açabilir.

    12.2. İfadeye çağrılmak ile yakalama kararı

    Bir kişinin emniyete veya savcılığa ifadeye çağrılması, hakkında yakalama kararı veya tutuklama kararı bulunduğu anlamına gelmez.

    Bununla birlikte adli mercilerin belirli bir kişinin ifadesini almak istemesi, soruşturmanın hangi aşamada bulunduğuna göre ciddi hazırlık gerektirebilir.

    12.3. Soruşturmanın gizliliği ve dosya erişimi

    Ceza soruşturmaları bakımından dosya inceleme hakkının kapsamı, ilgili kişinin sıfatına, müdafi veya vekilin yetkilerine ve varsa kanuni kısıtlama kararlarına göre değerlendirilir.

    Bir dosyanın UYAP üzerinde kişi tarafından görüntülenememesi, dosyanın kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez.

    Aynı şekilde bir avukatın genel bilgi araştırması yapabilmesi ile dosyadaki bütün evrakın örneğini temin edebilmesi farklı hukuki koşullara bağlı olabilir.

    12.4. Ceza soruşturmasında karar verilmesi vatandaşlık işlemini otomatik olarak sonuçlandırır mı?

    Bir ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi veya mahkemede beraat kararı çıkması, vatandaşlık hakkında tesis edilmiş bütün idari işlemleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

    Ancak bu kararlar, idarenin dayandığı olguların niteliğine göre vatandaşlık uyuşmazlığı bakımından önemli deliller oluşturabilir.

    Ceza ve idari süreçlerin ayrıntılı ilişkisini daha önce yayımladığımız Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme başlıklı çalışmada da ele almıştık.

    13. Benim Vatandaşlığım İptal Edilirse Eşimin ve Çocuklarımın Vatandaşlığı da İptal Edilir mi?

    Vatandaşlığın sona erdirilmesinin aile fertleri üzerindeki etkisi, özellikle yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış aileler bakımından temel sorunlardan biridir.

    Ancak bütün aile fertlerinin hukuki konumlarının mutlaka aynı olduğu varsayılmamalıdır.

    13.1. Asıl yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuklar

    5901 sayılı Kanun’un 32. maddesi, vatandaşlığın iptali kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını açıkça düzenlemektedir.

    Dolayısıyla asıl yatırımcı hakkında m.31 kapsamında iptal kararı verilmesi, ona bağlı olarak vatandaşlık kazanmış eş ve çocuklar bakımından da doğrudan önem taşır.

    Bununla birlikte aile fertlerinin vatandaşlıklarının hangi tarihte ve hangi hukuki gerekçeyle kazanıldığı araştırılmadan bütün aileye ilişkin genel değerlendirme yapılmamalıdır.

    13.2. Vatandaşlık kararından sonra doğan çocuklar

    İlk vatandaşlık kararından sonra doğan çocukların hukuki durumunda farklı sorunlar ortaya çıkabilir.

    5901 sayılı Kanun’un 7. maddesi soy bağı yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasını düzenlemektedir. Türk vatandaşı anne veya babadan doğan çocuğun vatandaşlığı, anne veya babanın sonradan vatandaşlık kazanmasına bağlı olarak işlem gören çocukla aynı hukuki kazanma sebebine dayanmayabilir.

    Özellikle vatandaşlığın geri alınmasının geçmişe etkili niteliği nedeniyle ebeveynin çocuk doğduğunda sahip olduğu vatandaşlık statüsünün sonradan hukuken nasıl değerlendirileceği tartışmalı hale gelebilir.

    Bu yüzden ilk vatandaşlık kararına dahil olan çocuklarla, daha sonra doğum yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış çocuklar arasında ayrı hukuki inceleme yapılmalıdır.

    13.3. Türk vatandaşlığını bağımsız olarak kazanan eş

    Eşin Türk vatandaşlığını asıl yatırımcıya bağlı olmaksızın bağımsız bir hukuki sebep ile kazanmış olması halinde, vatandaşlığının akıbeti de ayrı değerlendirilmelidir.

    Yalnızca aile ilişkisinin varlığı, bağımsız şekilde kazanılmış her vatandaşlığın kendiliğinden sona erdiği sonucunu doğurmaz.

    13.4. Çocuğun başka vatandaşlığı bulunması

    Bir çocuğun doğumla veya sonradan yabancı bir devletin vatandaşlığını kazanmış olması, Türk vatandaşlık hukukunda tesis edilecek işlemlerin niteliğini tek başına belirlemez.

    Diğer devletin vatandaşlık mevzuatı da ayrıca incelenmelidir.

    13.5. Aile fertleri bakımından ayrı tebligat ve dava sorunu

    Aile fertleri hakkında ayrı kararlar ve işlemler tesis edilmişse, bu kişilerin hukuki temsilinin, tebligatının ve dava haklarının da ayrıca incelenmesi gerekebilir.

    Özellikle ergin olan çocuklar bakımından vekaletname ve dava ehliyeti meseleleri önemlidir.

    Aile ve çocukların vatandaşlık statüsüne ilişkin önceki incelememiz: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile ve Çocukların Hukuki Durumu.

    14. Türk Vatandaşlığım Sona Ererse Önceki Vatandaşlığımı Geri Alabilir miyim?

    Türk vatandaşlığını kazanan yabancıların tamamı aynı zamanda önceki vatandaşlıklarını muhafaza etmemektedir.

    Bazı devletler çifte vatandaşlığa izin verirken bazı devletlerin hukukunda yabancı vatandaşlık kazanılması, bildirim veya izin koşullarına bağlanmış olabilir. Bazı kişiler ise Türk vatandaşlığını kazanabilmek veya kendi ülkesinin hukukuna uygun hareket edebilmek amacıyla önceki vatandaşlıklarından çıkmış olabilir.

    14.1. Çifte vatandaşlık bulunuyorsa

    Kişinin halen başka bir devletin vatandaşı olması halinde, Türk vatandaşlığının sona erdirilmesi diğer devletin vatandaşlığını otomatik olarak sona erdirmez.

    Ancak mevcut yabancı pasaportun geçerliliği, ilgili devletin hukuku ve seyahat koşulları ayrıca araştırılmalıdır.

    14.2. Önceki vatandaşlıktan çıkılmışsa

    Kişinin önceki vatandaşlığından ayrılmış olması halinde, Türk vatandaşlığının sona ermesi vatansızlık riski doğurabilir.

    Buna karşılık önceki devlet vatandaşlığına otomatik olarak dönüleceği varsayılamaz. Yeniden vatandaşlık kazanma koşulları, ilgili devletin hukukuna bağlıdır.

    Bu durumda Türk vatandaşlık hukuku yanında kişinin önceki devletinin vatandaşlık mevzuatı, uluslararası yükümlülükler ve Türkiye’deki yabancılık statüsü birlikte incelenmelidir.

    14.3. Vatansızlık statüsü

    Hiçbir devlet tarafından kendi mevzuatına göre vatandaş olarak kabul edilmeyen kişilerin durumunda vatansızlık hukuku gündeme gelebilir.

    Ancak Türk vatandaşlığının sona ermiş olması, kişinin otomatik olarak resmen vatansız statüsünde tanınacağı anlamına gelmez. Bu statüye ilişkin tespit ve belgelendirme prosedürlerinin ayrıca yürütülmesi gerekebilir.

    15. Türk Vatandaşlığım İptal Edilirse Türkiye’deki Evim, Param veya Şirketim Ne Olur?

    Vatandaşlığın sona erdirilmesi ile kişinin Türkiye’deki malvarlığı haklarının tamamının kendiliğinden sona ermesi aynı hukuki mesele değildir.

    Bir taşınmazın tapu sicilindeki mülkiyet kaydı, banka mevduatı, şirket ortaklığı ve vatandaşlık statüsü farklı hukuki rejimlere tabidir.

    15.1. Taşınmaz mülkiyeti

    Türk vatandaşlığının sona ermesi, kişinin Türkiye’de bulunan her taşınmazının aynı anda ve kendiliğinden Hazine mülkiyetine geçtiği anlamına gelmez.

    Bununla birlikte 5901 sayılı Kanun’un 33. maddesinde vatandaşlığın iptaline ilişkin özel malvarlığı tasfiyesi hükümleri bulunmaktadır.

    Kanunun bu maddesi uyarınca malların tasfiyesi gerekli görülen durumlarda bunun iptal kararında belirtilmesi ve ilgili hukuki usulün izlenmesi gerekir. Ayrıca iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulması halinde tasfiyenin dava sonuna bırakılmasına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

    Bu hükümdeki sonuçlar, yalnızca vatandaşlığın sona ermiş olduğu bilgisinden hareketle otomatik olarak uygulanmış kabul edilmemelidir.

    Öte yandan m.33’te tarihsel olarak atıf yapılan 5683 sayılı Kanun, 6458 sayılı Kanun’un 124. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle tasfiye ve yabancılık statüsü konusunda güncel mevzuatın birlikte yorumlanması gerekir.

    15.2. Yabancının taşınmaz sahibi olması

    Türkiye’de yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi mümkündür; ancak bu hak, vatandaşlık ve ülke bazında uygulanabilecek sınırlamalar dahil olmak üzere Tapu Kanunu ve ilgili özel düzenlemelere tabidir.

    Bu nedenle Türk vatandaşlığını kaybeden kişinin taşınmazının mevcut hukuki durumu, hangi ülkenin vatandaşı olduğuna ve taşınmazın niteliğine göre ayrıca değerlendirilebilir.

    15.3. Şirket ortaklığı ve ticari faaliyetler

    Vatandaşlığın sona ermesi, kişinin şirket ortaklığına ilişkin bütün özel hukuk haklarını kendiliğinden sona erdirmez.

    Ancak yabancı ortakların tabi olduğu kurallar, şirket temsil yetkileri, çalışma izinleri ve belirli faaliyet alanlarındaki sınırlamalar yeni hukuki yükümlülükler doğurabilir.

    15.4. Banka hesapları ve finansal işlemler

    Bankadaki hesapların ve mevcut para varlığının hukuki durumu, vatandaşlık statüsü dışında ayrıca banka mevzuatı, müşteri tanıma yükümlülükleri ve varsa bireysel adli veya idari tedbirlerle bağlantılıdır.

    Bu nedenle vatandaşlığın sona erdiği iddiası ile banka hesabına el konulması veya hesabın kapatılması gibi farklı işlemler birbirine karıştırılmamalıdır.

    16. Türk Vatandaşlığı Sona Eren Kişi Türkiye’de Yaşamaya Devam Edebilir mi?

    Türk vatandaşlığı sona erdirilen kişinin Türkiye’de kalış hakkı yabancılar hukuku hükümleri kapsamında yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir.

    Kişinin daha önce Türkiye’de uzun yıllar yaşamış olması, taşınmazının bulunması veya aile fertlerinin Türkiye’de bulunması, her durumda kendiliğinden süresiz ikamet hakkı doğurmaz.

    Bununla birlikte ilgili kişinin aile bağları, mülkiyet durumu, varsa önceki ikamet kayıtları, çalışma ilişkileri ve diğer hukuki statüleri farklı ikamet izinleri veya başvuru yolları bakımından önem taşıyabilir.

    İkamet izni, sınır dışı etme ve idari gözetim birbirinden farklı işlemlerdir.

    Vatandaşlığın sona ermesi tek başına kişinin zorunlu olarak derhal sınır dışı edileceği veya idari gözetim altına alınacağı anlamına gelmez. Bu işlemler bakımından 6458 sayılı Kanun ve ilgili yargısal başvuru yolları ayrıca değerlendirilmelidir.

    Özellikle kişinin hakkında vatandaşlık işleminin yanında sınır dışı etme veya idari gözetim kararı da bulunuyorsa, bu kararların farklı başvuru süreleri ve usulleri olabileceği dikkate alınmalıdır.

    17. Türkiye Dışındayım. Türk Vatandaşlığı Dosyamı Avukat Aracılığıyla İnceletebilir miyim?

    Türkiye dışında yaşayan kişiler bakımından resmi işlemlerin takibi için usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname önemli bir hukuki araçtır.

    5901 sayılı Kanun’un 37. maddesi, vatandaşlık işlemlerine ilişkin başvuruların ilgili kişinin bizzat kendisi veya bu hakkın kullanılmasına yönelik vekaletname aracılığıyla yapılabileceğini düzenlemektedir.

    Ancak vekaletnamenin hangi işlemler için yeterli olduğu, metindeki yetkilere ve ilgili kamu kurumunun mevzuatına göre belirlenmelidir.

    17.1. Türk konsolosluğunda vekaletname

    Yurt dışındaki Türk dış temsilciliklerinde gerekli koşulların karşılanması halinde noterlik işlemleri kapsamında vekaletname düzenlenebilir.

    Türkçe bilmeyen kişiler bakımından tercüman ihtiyacı veya kimlik belgesi doğrulaması gibi ek işlemler gerekebilir.

    Randevuya gitmeden önce başvurulacak temsilciliğin belge ve randevu koşullarının kontrol edilmesi gerekir.

    17.2. Yabancı ülke noterinde vekaletname

    Yabancı noterlikte düzenlenen vekaletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için ilgili ülkenin uluslararası sözleşmelere taraf olup olmadığına göre apostil veya diplomatik/konsüler tasdik işlemleri gündeme gelebilir.

    Her ülke apostil sistemine taraf değildir. Bu nedenle bütün yabancı ülkeler için aynı belge tasdik sürecinin geçerli olduğu varsayılamaz.

    Belgenin Türkçe tercümesi, noter onayı ve ilgili makamlarca kabul edilecek şekil koşulları da ayrıca araştırılmalıdır.

    Resmi kaynak: T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri ve Vekaletname Bilgilendirmesi.

    17.3. Vekaletnamede yetki kapsamı

    Vatandaşlık statüsünün araştırılması amacıyla düzenlenen vekaletnamede, yapılması planlanan işlemlere uygun yetkilerin bulunması önemlidir.

    Somut dosyanın gereğine göre resmi kurumlardan bilgi ve belge talep edilmesi, vatandaşlık dosyasının incelenmesi, tebligatların alınması, idari başvuruların yapılması, dava açılması ve yargı süreçlerinin takip edilmesi gibi yetkiler değerlendirilmelidir.

    Ancak geniş yetkili bir vekaletname düzenlenmesi, bütün kurumlardan her türlü gizli bilgi veya belgenin mutlaka temin edileceği anlamına gelmez.

    17.4. Önceki avukatla çalışılmışsa

    Önceden verilmiş vekaletname ve onun kapsamında gerçekleştirilmiş işlemler de araştırılmalıdır.

    Özellikle önceki avukata tebliğ edilmiş bir vatandaşlık kararı bulunması, yeni hukuki temsilin başlangıç tarihinden bağımsız olarak dava açma süresini etkilemiş olabilir.

    Bu nedenle yeni bir vekaletname düzenlenmesi, geçmişte usulüne uygun olarak yapılmış tebligatların sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

    18. Türk Vatandaşlığının İptal Edilmiş Olabileceğinden Endişe Eden Kişi Ne Yapmalı?

    Hukuki işlem planı, önce kişisel statünün belirlenmesi ve ardından mevcut risklere göre uygulanacak başvuruların seçilmesi üzerine kurulmalıdır.

    Birinci aşama: Mevcut belgelerin sınıflandırılması

    Türk vatandaşlığının hangi tarihte kazanıldığı, vatandaşlığa alınma kararına ilişkin bilgiler, pasaportlar, kimlik kartları, varsa nüfus kayıt örnekleri ve vatandaşlık kazanma dosyasındaki belgeler bir araya getirilmelidir.

    İkinci aşama: Resmi statünün araştırılması

    Ulaşılabilen resmi nüfus ve vatandaşlık kayıtları incelenerek vatandaşlığa ilişkin son işlem ve kararların varlığı araştırılmalıdır.

    Özellikle vatandaşlığın iptaline veya geri alınmasına yönelik bir karar bulunup bulunmadığı, kararın tarihi, gerekçesi ve tebligat durumu önemlidir.

    Üçüncü aşama: Tebligat ve dava süresi kontrolü

    Herhangi bir karar varsa ilgili kişiye veya yetkili temsilcisine tebliğ edilip edilmediği araştırılmalıdır.

    Varsa geçmiş avukatların aldığı tebligatlar, dış temsilcilik bildirimleri ve diğer usul işlemleri incelenmelidir.

    Bu aşamanın geciktirilmesi, özellikle dava açma süreleri açısından hak kaybı yaratabilir.

    Dördüncü aşama: Ceza soruşturmasının ayrı değerlendirilmesi

    İlgili kişi veya yatırım yaptığı şirket hakkında bir soruşturma bulunup bulunmadığı, usulün izin verdiği ölçüde araştırılmalıdır.

    Bir soruşturma mevcutsa kişinin dosyadaki sıfatı ve ifade alma veya başka adli işlem ihtimali belirlenmelidir.

    Beşinci aşama: Yatırım belgelerinin hazırlanması

    Yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılmışsa tapu, satış sözleşmesi, ekspertiz raporu, uygunluk belgesi, SWIFT kayıtları, banka dekontları, döviz alım belgeleri ve ödeme zincirini ortaya koyan diğer belgeler temin edilmelidir.

    Belgelerin yalnızca mevcut olması değil, yatırımın gerçek ekonomik niteliğini ortaya koyabilmesi önemlidir.

    Altıncı aşama: Aile fertlerinin ayrı incelenmesi

    Eş ve çocukların vatandaşlık kazanma tarihleri, hukuki kazanma sebepleri ve varsa bireysel kararları kontrol edilmelidir.

    Yedinci aşama: Seyahat ve ikamet durumunun değerlendirilmesi

    Türkiye’ye seyahat planlanıyorsa pasaportların hukuki geçerliliği, mevcut vatandaşlık statüsü, yabancı ülke vatandaşlığı ve varsa adli veya idari giriş engelleri ayrıca araştırılmalıdır.

    Sekizinci aşama: Uygun hukuki başvurunun belirlenmesi

    Yapılacak hukuki işlem, kişinin dosyasının bulunduğu aşamaya göre değişir. Henüz karar bulunmayan dosyada idari inceleme ve belge hazırlığı öne çıkabilirken, karar verilmiş ve tebliğ edilmiş dosyada dava süresinin korunması ve yargısal başvuru öncelik kazanabilir.

    19. Vatandaşlık İptali Hakkında En Sık Karşılaşılan Yanlış Bilgiler

    “e-Devlet hesabım açılıyor; vatandaşlığım kesinlikle devam ediyor.”

    Bu sonuç yalnızca sistem erişimine dayanılarak çıkarılamaz. Resmi nüfus kayıtlarının ispat değeri bulunmakla birlikte, vatandaşlığa ilişkin son kararın ayrıca araştırılması gerekebilir.

    “Türk pasaportum bende, iptal kararı verilmiş olamaz.”

    Pasaportun fiziken kişide bulunması, hakkında hiçbir idari karar tesis edilmediğinin kesin kanıtı değildir.

    “Soruşturulan şirketten ev aldım, vatandaşlığım otomatik iptal edildi.”

    Belirli şirketten taşınmaz satın almak, bireysel vatandaşlık kararının mutlaka sona erdirildiği anlamına gelmez.

    “Yurt dışındayım, bana tebligat yapılmadığı için hiçbir süre başlamaz.”

    Yurt dışındaki kişiler bakımından da kanuni tebligat usulleri uygulanabilir. Ayrıca yetkili vekile yapılan tebligatın sonuçları bulunabilir.

    “Yeni bir avukatla anlaşırsam dava sürem yeniden başlar.”

    Vekil değişikliği tek başına kanuni dava açma süresini yeniden başlatmaz.

    “Savcılıkta hakkımda takipsizlik verilirse vatandaşlığım otomatik geri gelir.”

    Ceza soruşturmasıyla idari vatandaşlık işlemi farklı hukuki süreçlerdir. Ceza dosyasındaki kararın idari uyuşmazlığa etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

    “Dava açarsam pasaportum hemen yeniden geçerli olur.”

    İptal davası açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ve davanın esası bakımından ayrıca yargı kararları gerekir.

    “Vatandaşlığım sona ererse evim otomatik olarak devlete geçer.”

    Bu ifade vatandaşlık, mülkiyet ve özel tasfiye hükümlerini birbirine karıştırmaktadır. Kanunda öngörülen somut şartlar ve ilgili idari işlemler ayrıca araştırılmalıdır.

    “Ailemin tamamının hukuki durumu benimkiyle her koşulda aynıdır.”

    Eş ve çocukların vatandaşlığı hangi sebeple ve hangi tarihte kazandıkları önemlidir. Her aile ferdi için ayrı kayıt incelemesi gerekebilir.

    “Geçmişte resmi uygunluk belgesi aldım, vatandaşlığım hiçbir koşulda geri alınamaz.”

    Danıştay 2026/361 K. sayılı kararı, yatırımın hukuki şartlarının gerçekleşmediğinin ortaya konulması ve uygunluk belgesinin iptali halinde geri alma işleminin hukuka uygun bulunabileceğini göstermektedir.

    20. Sonuç: Vatandaşlık Statüsü Söylentilerle Değil, Resmi İşlem ve Somut Hukuki İncelemeyle Belirlenir

    Türkiye’de vatandaşlık iptallerine ilişkin 2025 ve 2026 yıllarında ortaya çıkan gelişmeler, özellikle yabancı yatırımcılar açısından hukuki belirsizlikler oluşturmuştur.

    Ancak bu belirsizliklerin sağlıklı biçimde değerlendirilmesi için kişinin kendi idari dosyasının incelenmesi gerekir.

    Bir kişinin Türk vatandaşlığının sona erdirilip erdirilmediği, yalnızca kamuoyuna açıklanan soruşturma rakamlarına, sosyal medyada dolaşan listelere veya belirli bir inşaat şirketiyle işlem yapmış olmasına dayanılarak tespit edilemez.

    Aynı şekilde e-Devlet hesabının çalışması, pasaportun henüz geçerlilik tarihi içinde bulunması veya eski nüfus kayıtlarına erişilebilmesi, sonradan tesis edilmiş bütün vatandaşlık işlemlerinin bulunmadığını kesin olarak kanıtlamaz.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, vatandaşlığın iptali, geri alınması ve kaybettirilmesi bakımından farklı hukuki rejimler öngörmektedir. Bu farklılıkların tebligat, aile fertleri, malvarlığı ve yargısal başvuru üzerindeki etkileri birbirinden ayrılmalıdır.

    2025 ve 2026 tarihli Danıştay kararları da bu ayrımın uygulamada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bir uyuşmazlıkta geri alma kararının somut hukuki sebebe dayanmadığı sonucuna varılırken başka bir uyuşmazlıkta yatırım için gerekli belgelerin gerçek dışı olması nedeniyle geri alma işlemi hukuka uygun bulunabilmektedir. Bir diğer davada ise dava süresinin geçirilmesi sebebiyle esas incelemesi yapılamamaktadır.

    Bu nedenle Türk vatandaşlığının iptal edilmiş olabileceğinden endişe eden bir kişi bakımından en doğru başlangıç, vatandaşlık statüsünün resmi kayıtlardan araştırılması, varsa kararın hukuki niteliğinin ve tebligatının incelenmesi, ceza soruşturmasının ayrı değerlendirilmesi ve uygun yargısal başvuru yollarının süresinde belirlenmesidir.

    Vatandaşlık hukuku açısından hukuki güvenlik, vatandaşlığın hiçbir koşulda denetlenememesi değil; vatandaşlığı sona erdiren kararların kanuna, somut olgulara ve etkili yargısal denetime dayanmasıdır.

    21. Önceki Vatandaşlık Hukuku Çalışmalarımız

    Bu makale, vatandaşlık hukukuna ilişkin daha önce yayımladığımız çalışmaların özellikle bireysel statü, tebligat, pasaport, aile ve seyahat boyutlarını derinleştirmek amacıyla hazırlanmıştır.

    1. 19 Eylül 2026 – Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması. İptal ve geri alma ayrımı, iyi niyetli yatırımcı, gerçek yatırım ve yargısal koruma.
    2. 26 Eylül 2026 – 1.070 Kişiyi İlgilendiren Vatandaşlık İptali Süreci. Yeni soruşturma, yatırımların inceleme kapsamı ve soruşturmanın hukuki etkileri.
    3. 28 Eylül 2026 – Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması: En Çok Sorulan Sorular. Dosya inceleme, ceza soruşturması, hukuki başvurular ve yatırımcıların temel soruları.
    4. 28 Eylül 2026 – Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar ve İnşaat Şirketleri. Teknik değerleme ve aile fertlerinin statüsü.
    5. 8 Ekim 2026 – Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar. Resmi gelişmeler ve hukuki başvuru yollarının değerlendirilmesi.

    22. Mevzuat, Resmi Kurum Açıklamaları ve Yargı Kararları

    A. Anayasa ve kanunlar

    1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.16, 23, 35, 36, 40, 66 ve 125. Anayasa Mahkemesi – Anayasa metni.
    2. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, özellikle m.7, 12, 29, 31, 32, 33, 36, 37, 40 ve 41. Adalet Bakanlığı – Mevzuat ve İçtihat Programı.
    3. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, özellikle m.20 ve m.66.
    4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 8, 10, 11 ve 27. Resmi kurumda yayımlanan kanun metni.
    5. 2575 sayılı Danıştay Kanunu, m.24.
    6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu.
    7. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu. Resmi Gazete, 11 Nisan 2013.

    B. Danıştay kararları

    1. Danıştay 10. Daire, 2024/3835 E., 2026/324 K., 04.02.2026. Vatandaşlığın geri alınması, somut hukuki sebep ve idari işlemin iptali. Kararın tam metni.
    2. Danıştay 10. Daire, 2024/405 E., 2026/361 K., 05.02.2026. Yatırım uygunluk belgesi, döviz alım belgeleri ve vatandaşlığın geri alınması. Kararın tam metni.
    3. Danıştay 10. Daire, 2025/6295 E., 2025/7133 K., 30.12.2025. Vatandaşlık kararının yetkili vekile tebliği ve dava açma süresi. Kararın tam metni.

    C. Resmi başvuru ve bilgilendirme kaynakları

    1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – e-Devlet hizmetleri.
    2. e-Devlet – Nüfus Kayıt Örneği Belgesi Sorgulama.
    3. T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri.
    4. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü – Vatandaşlık Kararı Tebligat İşlemleri, 23.11.2015.
    5. Adalet Bakanlığı – 4 Ağustos 2026 tarihli resmi açıklama.

    Yazar ve Hukuki İletişim Bilgileri

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    TD Hukuk ve Danışmanlık

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da hukuk alanında öğretim faaliyeti.

    Çalışma alanları: Türk vatandaşlık hukuku, vatandaşlığın iptali ve geri alınması, yabancılar hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, gayrimenkul ve yatırım uyuşmazlıkları, milletlerarası özel hukuk.

    Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, Kat: 5, No: 206, Yeşilköy Mahallesi, Atatürk Caddesi, Bakırköy / İstanbul, Türkiye

    Telefon: +90 212 299 44 22
    WhatsApp: +90 507 475 44 22
    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
    Web: www.dolgun.av.tr

    Hukuki bilgilendirme: Bu makale 22 Ekim 2026 tarihine kadar erişilebilen mevzuat, resmi kurum açıklamaları ve yayımlanmış yargı kararları çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut kişinin vatandaşlığının devam edip etmediği veya bir kararın hukuka uygunluğu hakkında bireysel hukuki görüş oluşturmaz. Yargı kararlarında açık bulunan kanun yolları ile sonraki olası gelişmeler ayrıca kontrol edilmelidir. Dava ve başvuru süreleri kişinin dosyasındaki resmi işlemlere göre hesaplanmalıdır.

  • Türk Vatandaşlığı İptalleri 2026 | Resmi Veriler ve Dünya Basını

    Türk Vatandaşlığı İptalleri 2026 | Resmi Veriler ve Dünya Basını

    Türk Vatandaşlığı İptalleri 2026: Resmi Açıklamalar, 6.134 Kişiye İlişkin Kararlar, 1.070 Kişilik Soruşturma ve Uluslararası Basındaki Tartışmalar

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu

    Yayın tarihi: 22 Ekim 2026

    Araştırma alanları: Türk Vatandaşlık Hukuku, Yabancılar Hukuku, İdare Hukuku, Ceza Hukuku, Milletlerarası Hukuk ve Yabancı Yatırımlar

    Özet

    Türkiye’de yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlıklarının iptali ve geri alınması meselesi, 2025 ve 2026 yıllarında yürütülen ceza soruşturmaları ve idari incelemelerle birlikte uluslararası gündemin önemli konularından biri haline gelmiştir. Gayrimenkul yatırımıyla vatandaşlık kazanılmasına ilişkin işlemlerde sahte veya gerçeğe aykırı değerleme raporları düzenlendiği, muvazaalı taşınmaz satışları gerçekleştirildiği, yatırım bedellerinin gerçekte ödenmediği veya görünüşte para hareketleri oluşturulduğu yönündeki iddialar, yalnızca ilgili kişiler hakkında ceza soruşturması yürütülmesi sonucunu doğurmamış; geçmiş yıllarda verilmiş vatandaşlık kararlarının hukuki geçerliliğini de tartışmaya açmıştır.

    İçişleri Bakanlığının kamuoyuna yansıyan açıklamalarına göre, yatırım uygunluk belgelerine ve güvenlik değerlendirmelerine ilişkin incelemeler sonucunda 1.413 asıl yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 6.134 kişinin Türk vatandaşlığını kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna açıklanan ikinci dalga soruşturmasında ise 263 yatırımcı ve 807 aile ferdi olmak üzere toplam 1.070 kişinin vatandaşlık işlemleri incelemeye konu olmuştur.

    Ancak bu sayıların aynı hukuki süreci ifade ettiği veya 1.070 kişinin tamamı hakkında kesinleşmiş vatandaşlık iptal kararları bulunduğu söylenemez. Ceza soruşturması, yatırım uygunluk belgesinin iptali, vatandaşlık kararının iptali, vatandaşlık kararının geri alınması ve bu işlemlere karşı yargısal denetim birbirinden farklı aşamalardır.

    Bu çalışma, 22 Ekim 2026 tarihine kadar erişilebilen kamuya açık kaynaklar çerçevesinde, Türkiye’de vatandaşlık iptalleri hakkında yapılan resmi açıklamaları ve basına yansıyan olayları kronolojik biçimde incelemektedir. Ayrıca Arapça, İngilizce, Rusça ve Çince yayınlar üzerinden meselenin uluslararası alanda nasıl sunulduğunu, yabancı yatırımcıların hangi endişelerle karşı karşıya kaldığını ve mevcut tartışmaların hukuki güvenlik ilkesi açısından ne ifade ettiğini değerlendirmektedir.

    Araştırmanın sınırları: Bu metinde resmi kurumların açıklamaları ile ceza soruşturmasında ileri sürülen iddialar birbirinden ayrılmıştır. Yargı kararına dönüşmemiş soruşturma tespitleri kesinleşmiş suç olgusu olarak kabul edilmemiştir. Ayrıca basında ve sosyal medyada yer alan yorumların tamamı Türkiye’deki yabancı yatırımcıların genel kanaatini gösteren bilimsel kamuoyu araştırmaları olarak değerlendirilmemiştir.

    İçindekiler

    1. Vatandaşlık iptalleri neden uluslararası gündemde?
    2. 2025–2026 olaylarının kronolojisi
    3. 6.134, 1.070 ve 687 rakamları ne anlama geliyor?
    4. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Emniyet ve savcılıkların tutumu
    5. Ceza soruşturmalarında hangi işlemler araştırılıyor?
    6. Türk vatandaşlığının iptali ile geri alınması arasındaki hukuki fark
    7. Arap basınında Türk vatandaşlığı iptalleri
    8. Avrupa ve İngilizce uluslararası yayınlarda tartışmalar
    9. Rusça yayınlarda vatandaşlık ve yatırım güvenliği
    10. Çince yayınlarda Türk vatandaşlığı iptalleri
    11. Forumlar ve sosyal medyadaki iddialar
    12. Yatırımcı güveni ve hukuki güvenlik sorunu
    13. Yeni vatandaşlık başvuruları devam ediyor mu?
    14. Henüz cevaplanmamış sorular
    15. Sonuç ve hukuki değerlendirme
    16. Önceki hukuki çalışmalarımız
    17. Mevzuat, resmi açıklamalar ve uluslararası kaynakça

    1. Türk Vatandaşlığı İptalleri Neden Uluslararası Gündeme Geldi?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, Türkiye’nin yabancı sermaye çekme politikaları kapsamında uzun yıllardır uygulanan istisnai vatandaşlık kazanma usullerinden biridir. Bu sistemin hukuki dayanağı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 20. maddesidir.

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık sistemi kamu hukuku ile özel hukukun kesiştiği bir alanda bulunmaktadır. Yatırımcı, bir taşınmazın satın alınması veya başka bir yatırımın gerçekleştirilmesi yoluyla özel hukuk ilişkisine girerken, Türk vatandaşlığını kazanma kararı kamu gücü kullanan yetkili devlet makamları tarafından verilmektedir.

    Bu yapı, sistemdeki hukuki tartışmanın başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Bir inşaat şirketi taşınmaz satabilir, bir banka para transferine aracılık edebilir, bir değerleme kuruluşu taşınmazın piyasa değerini belirleyebilir ve bir danışmanlık şirketi başvuru sürecinde rol üstlenebilir. Ancak bu kişilerin hiçbiri Türk vatandaşlığını verme yetkisine sahip değildir.

    Vatandaşlık, yetkili makam tarafından kamu hukuku kapsamında alınan bir karar sonucunda kazanılmaktadır.

    Dolayısıyla yıllar önce verilmiş bir vatandaşlık kararının, başvuru sürecinde kullanılmış bir belgenin veya yatırım işleminin sonradan tartışmalı hale gelmesi nedeniyle sona erdirilmesi, yalnızca yatırımcı ile satıcı arasındaki sözleşmesel ilişkiyi ilgilendirmez. Devletin daha önce verdiği kararların istikrarı, idarenin hukuka bağlılığı, vatandaşlık statüsünün korunması ve kişilerin devlete duyduğu güven de tartışmanın konusudur.

    Bu noktada iki yaklaşım karşı karşıya gelmektedir. Birinci yaklaşım, sahtecilik ve muvazaaya dayanan vatandaşlık işlemlerinin tespit edilerek hukuka uygunluğun yeniden sağlanmasını savunmaktadır. İkinci yaklaşım ise özellikle gerçek yatırım yaptığını, gerekli bedeli ödediğini ve kamu makamlarından uygunluk belgesi aldıktan sonra vatandaşlık kazandığını ileri süren kişilerin hukuki durumunun üçüncü kişilerin olası usulsüzlükleriyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.

    Bu iki yaklaşım zorunlu olarak birbirini dışlamaz. Hukuk devleti bakımından temel mesele, usulsüzlükle mücadele edilirken bireysel sorumluluğun, maddi gerçeğin ve kanuni işlem şartlarının yeterli açıklıkla belirlenmesidir.

    2. Türk Vatandaşlığı Soruşturmalarının 2025–2026 Kronolojisi

    2.1. 24 Eylül 2025: Muvazaalı gayrimenkul satışlarına yönelik operasyon

    Türk vatandaşlığına ilişkin kapsamlı incelemeler, kamuoyunda özellikle 24 Eylül 2025 tarihinde duyurulan operasyonla görünür hale gelmiştir.

    Anadolu Ajansının aynı tarihli haberine göre, İstanbul merkezli 19 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında yabancıların yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanabilmeleri için gerçekte gerçekleşmeyen veya görünürde oluşturulan gayrimenkul satışlarının kullanıldığı ileri sürülmüştür.

    Soruşturma makamlarının açıklamalarında 451 yabancı yatırımcı ve aileleriyle bağlantılı toplam 1.198 vatandaşlık kazanımından söz edilmiştir. Ayrıca gerçek döviz girişinin bulunmaması, yüksek değerli gösterilen ekspertiz raporları ve taşınmazların yeniden önceki maliklere veya bağlantılı kişilere devredilmesi gibi iddialar kamuoyuna yansımıştır.

    Kaynak: Anadolu Ajansı, 24 Eylül 2025.

    Bu ilk büyük soruşturma, özellikle gayrimenkulün tapuda yabancıya devredilmiş olmasının vatandaşlık mevzuatındaki bütün koşulların gerçekten gerçekleştiğini tek başına kanıtlamayacağı yönündeki tartışmaları güçlendirmiştir.

    2.2. 4 Ağustos 2026: 687 kişiye ilişkin yeni soruşturma

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda yürütülen yeni bir operasyona ilişkin açıklama yayımlamıştır.

    Açıklamada, düşük bedelli taşınmazların sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satışlar üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı yönündeki iddialara yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı, bu yöntemle vatandaşlık kazandığı belirtilen 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesi için yasal sürecin başlatıldığını bildirmiştir.

    Operasyon kapsamında 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, 72 şüphelinin yakalandığı, çeşitli şirketlere ve malvarlığı değerlerine yönelik koruma tedbirleri uygulandığı açıklanmıştır. Bakanlık açıklamasında ayrıca yaklaşık 2,5 milyar TL tutarındaki dövizin gerçekte Türkiye’ye girişinin sağlanmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir.

    Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı, 4 Ağustos 2026 tarihli resmi açıklama.

    Bu aşamada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, Bakanlığın bir ceza soruşturması ve vatandaşlık iptaline yönelik işlemlerden söz etmiş olmasıdır. Bunlar her bir kişinin vatandaşlığının aynı tarihte ve kesin biçimde sona erdiği anlamına gelmemektedir.

    2.3. 21 Eylül 2026: 1.070 kişiyi ilgilendiren ikinci dalga operasyon

    21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen ikinci dalga operasyon kamuoyuna açıklanmıştır.

    Adalet Bakanının açıklamalarında, Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarının incelendiği; 734 yabancıya yapılan satışın değerlendirildiği ve bunlardan 274’ünün muvazaalı olduğunun ileri sürüldüğü bildirilmiştir.

    Bu inceleme kapsamında aile fertleriyle birlikte 1.070 kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı belirtilmiştir.

    İlgili işlemlerin parasal büyüklüğünün 3,5 milyar TL’yi aştığı, soruşturma çerçevesinde çok sayıda taşınmaz ve başka malvarlığı hakkında koruma tedbiri uygulandığı, bazı şirketler bakımından kayyım tedbirlerine başvurulduğu haberleştirilmiştir.

    Ancak burada adı geçen şirketler ve onlarla bağlantılı gerçek kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerlidir. İleri sürülen iddiaların ceza mahkemesi önünde hangi ölçüde kanıtlanacağı, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin sonucuna bağlıdır. Bir şirketin veya projenin inceleme konusu olması, o şirketten taşınmaz satın alan herkesin hukuka aykırı işlem yaptığı anlamına gelmez.

    Kaynak: Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026.

    2.4. 21 Eylül 2026: İçişleri Bakanlığının 6.134 kişiye ilişkin açıklaması

    21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan İçişleri Bakanlığı açıklaması, vatandaşlık soruşturmalarının çok daha geniş bir idari boyutu bulunduğunu göstermiştir.

    Bakanlık, yatırım uygunluk belgesi iptalleri ve vatandaşlık sonrasındaki kamu düzeni ile milli güvenlik değerlendirmeleri kapsamında, toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiğini veya geri alındığını bildirmiştir.

    Bu sayı, yalnızca 21 Eylül 2026 tarihli yeni ceza soruşturmasını ifade etmemektedir. Uluslararası yatırım basınında Ağustos 2026 tarihinde de aynı genel sayıya ilişkin yayınlar bulunduğundan, haberin hangi tarihte yayımlandığı ile resmi istatistiğin hangi dönemdeki işlemleri kapsadığı birbirinden ayrılmalıdır.

    Kaynaklar: TRT Haber, İçişleri Bakanlığı açıklaması; IMI Daily, 6 Ağustos 2026 tarihli uluslararası yayın.

    2.5. 24–25 Eylül 2026: Tutuklama ve adli kontrol kararları

    İkinci dalga operasyonun ardından şüphelilerin adli mercilere sevk edilmesiyle ilgili yeni açıklamalar yapılmıştır.

    25 Eylül 2026 tarihli Anadolu Ajansı haberinde, 33 şüpheli hakkında tutuklama, 20 şüpheli hakkında konutu terk etmeme ve 21 şüpheli hakkında diğer adli kontrol tedbirlerinin uygulandığı bildirilmiştir. Aynı günün daha erken saatlerindeki bazı haberlerde ise 26 tutuklama sayısı yer almaktadır. Bu nedenle farklı saatlerde yayımlanan haberlerde görülen rakamlar, aynı soruşturmanın farklı işlem aşamalarını yansıtabilir.

    Tutuklama bir mahkumiyet hükmü değildir. Ceza muhakemesinde tutuklama ve adli kontrol, kanuni şartları bulunan geçici koruma tedbirleridir.

    Kaynak: Anadolu Ajansı, 25 Eylül 2026.

    2.6. Ekim 2026: Dosyaların hukuki durumuna ilişkin belirsizlikler

    22 Ekim 2026 itibarıyla bu araştırmada doğrulanabilen kamuya açık bilgiler, geniş kapsamlı soruşturma ve idari incelemelerin varlığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte kamuya açık kaynaklardan, incelemeye konu bütün kişilerin bireysel idari dosyalarının sonuçlandığı veya tüm ceza soruşturmaları bakımından kesin hüküm verildiği sonucuna ulaşılmamaktadır.

    Yeni bir basın açıklamasının bulunmaması, soruşturmalarda veya idari dosyalarda herhangi bir işlem yapılmadığı anlamına da gelmez. Ceza soruşturmalarının gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar nedeniyle birçok işlem kamuya açıklanmadan yürütülebilir.

    3. 6.134, 1.070 ve 687 Rakamları Ne Anlama Geliyor?

    Vatandaşlık iptalleri hakkındaki kamuoyu tartışmalarının önemli bir bölümü, farklı soruşturma ve idari işlemlere ilişkin sayıların birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır.

    3.1. 6.134 kişiye ilişkin resmi istatistik

    İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre yatırım yoluyla vatandaşlık süreçlerinde yürütülen incelemelerde aşağıdaki sonuçlar bildirilmiştir:

    İşlemin niteliği Asıl yatırımcı Ailelerle birlikte toplam kişi
    Uygunluk belgesi iptaliyle bağlantılı vatandaşlık kararlarının iptali 1.150 5.391
    Kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçeleriyle vatandaşlık kararlarının geri alınması 263 743
    Genel toplam 1.413 6.134

    Bakanlık ayrıca 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aileleri dahil toplam 1.393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini, 7 kişinin vatandaşlığının ise milli güvenlik veya kamu düzeni gerekçeleriyle geri alındığını açıklamıştır.

    Bu alt dönem bilgileri, genel toplama yeniden eklenmesi gereken bağımsız bir rakam olarak değerlendirilmemelidir.

    Buradaki önemli mesele, açıklanan kişilerin her biri bakımından idari kararın tarihi, tebligat durumu, hukuki gerekçesi ve varsa yargısal denetiminin ayrı birer hukuki veri olmasıdır. Genel istatistik, bireysel işlem dosyasının yerine geçmez.

    3.2. 1.070 kişi, 1.070 yatırımcı anlamına gelmemektedir

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamada geçen 1.070 kişinin dağılımı şu şekildedir:

    Kategori Kişi sayısı
    Asıl yatırımcı 263
    Aile fertleri 807
    Toplam 1.070
    İlk vatandaşlık kararı tarihinde vatandaşlık kazandığı belirtilenler 1.015
    Karardan sonra vatandaşlık kazandığı belirtilen çocuklar 55

    Bu nedenle 1.070 kişinin tamamını asıl yatırımcı olarak tanımlayan haber başlıkları hukuken isabetli değildir. Aile fertlerinin vatandaşlık kazanımına ilişkin hukuki durumları, asıl yatırımcının durumundan kaynaklanan sonuçlar doğurabilmekle birlikte her zaman ayrıca incelenmelidir.

    55 çocuğun vatandaşlığı ilk karardan sonra kazandığının açıklanması, bu çocukların tamamının aynı olay nedeniyle ve aynı hukuki gerekçeyle vatandaşlık kaybına uğrayacağı anlamına gelmez. Vatandaşlık kazanma tarihleri ve hukuki dayanakları ayrı değerlendirilmelidir.

    3.3. 687 kişilik ilk dalga ile 1.070 kişilik ikinci dalga

    4 Ağustos 2026 tarihinde 687 kişiye ilişkin idari sürecin başlatıldığı bildirilirken, 21 Eylül 2026 tarihinde 1.070 kişilik başka bir inceleme kapsamı açıklanmıştır.

    Bu iki sayının toplanması belirli soruşturma aşamalarındaki kişisel kapsamı gösteren kaba bir hesap sağlayabilir. Ancak bu toplamın yeni bir resmi vatandaşlık iptal istatistiği olduğu, 6.134 kişilik toplamla hiçbir örtüşme bulunmadığı veya bütün kişiler hakkında sonuçlanmış bireysel idari kararlar verildiği varsayılamaz.

    Bir istatistiğin kapsamı açıklanmadan, farklı resmi açıklamalardaki sayıların mekanik biçimde toplanması yanıltıcı sonuç doğurabilir.

    4. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Emniyet ve Savcılıkların Tutumu

    4.1. İçişleri Bakanlığı: İdari denetim ve vatandaşlık kararlarının gözden geçirilmesi

    İçişleri Bakanlığının açıklamaları, özellikle yatırım uygunluk belgelerinin incelenmesi ve daha önce verilmiş vatandaşlık kararlarının hukuka uygunluğunun yeniden değerlendirilmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

    Bakanlık açıklamalarında, yatırım uygunluk belgesinin alınmasından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı; uygun bulunan başvuruların vatandaşlık idaresi nezdinde sonuçlandırıldığı belirtilmiştir.

    Ayrıca Bakanlık, soruşturma konusu usulsüzlüklerin başvuru öncesindeki belgelere ilişkin olduğunu ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında bir zafiyet veya ihmal bulunmadığını kamuoyuna açıklamıştır.

    Bu açıklama, idarenin resmi pozisyonunu göstermektedir. Ancak bütün bireysel uyuşmazlıklarda hangi idari birimin hangi belgeye dayanarak işlem yaptığına ilişkin somut değerlendirme, ilgili dosyaların ve gerektiğinde yargı kararlarının incelenmesini gerektirir.

    4.2. Adalet Bakanlığı: Sahtecilik ve organize usulsüzlük iddiaları

    Adalet Bakanlığının açıklamalarında, vatandaşlık hukukunun hileli işlemlerle istismar edilmesine karşı ceza soruşturmalarının sürdürüldüğü vurgulanmaktadır.

    Açıklanan suç isnatları arasında, somut soruşturmanın kapsamına göre, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi ve özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan gibi fiiller bulunmaktadır.

    Ancak bir suç tipinin soruşturma dosyasında yer alması, soruşturma kapsamındaki bütün kişilerin o suçu işlediğinin ispatlandığı anlamına gelmez.

    Ceza hukuku bakımından eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği, ilgili kişinin fiille bağlantısı, manevi unsur ve delillerin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

    4.3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: Finansal hareketlerin ve belge zincirinin incelenmesi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, taşınmaz kayıtları, değerleme belgeleri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) analizleri birlikte ele alınmaktadır.

    Bu yaklaşım, uyuşmazlığın yalnızca taşınmazın tapuda devredilip devredilmediği sorusuyla sınırlı olmadığını göstermektedir.

    Asıl mesele, satışın ekonomik gerçeği, para hareketinin kaynağı ve yatırım şartlarının fiilen karşılanıp karşılanmadığıdır.

    4.4. Emniyet Genel Müdürlüğü: Operasyon ve adli kolluk faaliyetleri

    Kamuoyuna açıklanan operasyonlarda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünün görev aldığı görülmektedir.

    Bununla birlikte adli kolluk birimlerinin görevi, savcılık koordinesinde delillerin toplanması ve soruşturma işlemlerinin yerine getirilmesidir. Vatandaşlığın iptaline veya geri alınmasına ilişkin nihai idari işlem, emniyet biriminin tek başına verebileceği bir karar değildir.

    Bu sebeple bir kişinin polis tarafından ifadeye çağrılması ile Türk vatandaşlığının sona erdirilmesi arasında zorunlu ve doğrudan bir özdeşlik bulunmamaktadır.

    4.5. Tapu ve Kadastro ile Vergi Denetim Kurulu: Teknik ve mali inceleme

    İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan denetimlerde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının da rol aldığı belirtilmiştir.

    Değerleme raporlarının doğruluğu, tapu işlemlerinin niteliği, alım satım bedelleri ve finansal verilerin uyumu, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyasının teknik açıdan incelenmesi gereken başlıca unsurlarıdır.

    Ancak kamu kurumlarınca yapılan teknik incelemelerin sonuçları da, vatandaşlığın sona erdirilmesine dayanak yapıldıkları ölçüde, somut hukuki gerekçeleriyle birlikte yargısal denetime konu olabilir.

    5. Ceza Soruşturmalarında Hangi İşlemler Araştırılıyor?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan soruşturmalarda farklı usulsüzlük yöntemlerinden söz edilmektedir. Bunlar birbirinden ayrılmalıdır.

    5.1. Sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz raporları

    Bir taşınmazın piyasa değerinden daha yüksek gösterildiği iddiası, yatırımın vatandaşlık mevzuatında öngörülen asgari tutarı gerçekten karşılayıp karşılamadığı sorusunu doğurmaktadır.

    Burada güncel piyasa değerine bakılarak geçmişteki yatırımın hukuka aykırı olduğu sonucuna varılması her zaman doğru değildir. Değerleme bakımından yatırım tarihinde geçerli olan mevzuat, ilgili tarihteki piyasa koşulları ve raporun hazırlanma yöntemi önemlidir.

    5.2. Muvazaalı taşınmaz satışları

    Muvazaa iddiası, tarafların görünürde gerçekleştirdikleri hukuki işlemin gerçek iradelerini veya gerçek ekonomik durumu yansıtmadığı yönündeki değerlendirmeyi ifade eder.

    Ancak aynı inşaat projesindeki bütün satışların muvazaalı olduğunu kabul etmek için yalnızca proje adının soruşturmada geçmesi yeterli değildir. Her bir satışın niteliği ayrı değerlendirilmelidir.

    5.3. Gerçekleşmemiş döviz girişi ve görünüşte para hareketleri

    Soruşturmalarda en önemli iddialardan biri, yatırımcının Türkiye’ye getirmesi gereken tutarın gerçekte getirilmemesi veya aracı kişilerin kaynakları kullanılarak görünüşte ödeme zinciri oluşturulmasıdır.

    Bu durumda yatırımcının parayı hangi hesaptan gönderdiği, satıcının tutarı gerçekten alıp almadığı, ödemenin sonradan iade edilip edilmediği ve farklı hesaplar üzerinden dairesel para hareketi bulunup bulunmadığı önem kazanır.

    5.4. Yatırımcı ile üçüncü kişilerin eylemlerinin ayrılması

    Bir değerleme şirketinin yanlış rapor düzenlemesi, bir satıcının sahte belge sunması veya bir aracının mevzuata aykırı işlem gerçekleştirmesi ile yatırımcının bizzat yalan beyanda bulunması aynı hukuki olgu değildir.

    Bununla birlikte yatırımcının iyi niyetli olması, yatırımın objektif kanuni şartlarının hiç gerçekleşmediği bir dosyadaki bütün idari hukuk sorunlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

    Bu ayrımı 19 Eylül 2026 tarihinde yayımladığımız Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması başlıklı akademik çalışmada ayrıntılı olarak incelemiştik.

    6. Türk Vatandaşlığının İptali ile Geri Alınması Aynı İşlem Değildir

    Türk vatandaşlığı hukukunda terminoloji son derece önemlidir. Günlük dilde kullanılan “vatandaşlık iptali” ifadesi, 5901 sayılı Kanun bakımından farklı hukuki işlemleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır.

    Kanunun 31. maddesinde düzenlenen iptal, ilgili kişinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vatandaşlığın kazanılmış olması durumuna ilişkindir.

    Kanunun 32. maddesine göre iptal kararı karar tarihinden itibaren hüküm ifade etmekte ve ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığı kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanabilmektedir.

    Buna karşılık 5901 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamındaki geri alma, vatandaşlık kararının gerekli kanuni şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verilmesi gibi durumlarla ilgilidir. Bu işleme ilişkin hukuki sonuçlar, iptal kurumundan farklı değerlendirilmelidir.

    Özellikle geri alma işleminin zaman bakımından etkisi, kazanılmış vatandaşlık statüsünün önceki yıllardaki sonuçları ve aile fertlerinin durumu bakımından önemli uyuşmazlıklar doğurabilir.

    Bu nedenle basın açıklamasında veya haber başlığında “vatandaşlığı iptal edildi” denilmesi, ilgili kişi hakkında mutlaka 5901 sayılı Kanun’un 31. maddesi kapsamında işlem tesis edildiğini göstermez. İşlemin dayandığı somut kanun hükmü ve bireysel idari karar görülmelidir.

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesi, vatandaşlığın kanunun gösterdiği şartlarla kazanılacağını ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedileceğini düzenlemektedir. Aynı hüküm, vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağını da açıkça ifade etmektedir.

    Dolayısıyla vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin işlemler hukuk devleti ilkesinin, kanunilik şartının ve yargısal denetimin dışında değildir.

    Yasal kaynaklar: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, TBMM’de kabul edilen metin ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.66.

    Not: TBMM bağlantısı Kanunun kabul edildiği metni göstermektedir. Somut uyuşmazlıkta sonradan yapılan değişiklikler ve işlem tarihindeki yürürlük durumu ayrıca kontrol edilmelidir.

    7. Arap Basınında Türk Vatandaşlığı İptalleri Nasıl Ele Alınıyor?

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılması, Arapça konuşulan ülkelerde uzun süredir takip edilen bir konudur. Türk vatandaşlığı programı gayrimenkul yatırımı, aile statüsü, uluslararası hareketlilik ve Türkiye’de ekonomik faaliyet yürütme gibi farklı gerekçelerle ilgi görmektedir.

    2026 yılında ortaya çıkan vatandaşlık iptalleri hakkındaki haberler ise daha önce genellikle yatırım fırsatı üzerinden sunulan bu konuya yeni bir hukuki risk boyutu kazandırmıştır.

    7.1. Anadolu Ajansının Arapça yayını

    Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026 tarihinde Arapça yayımladığı haberde, usulsüz gayrimenkul işlemleri nedeniyle 1.070 kişinin vatandaşlığına ilişkin sürecin başlatılmasını ve ikinci dalga operasyonun ayrıntılarını ele almıştır.

    Haber, Türk makamlarınca yapılan açıklamalara dayanmaktadır. Bu nedenle olayın resmi boyutunu öğrenmek bakımından önemlidir. Ancak resmi açıklamaların Arapçaya aktarılmış olması, bütün bireysel işlemlerin yargı önünde kesinleştiği anlamına gelmemektedir.

    Kaynak: Anadolu Ajansı Arapça: بسبب معاملات غير قانونية.. تركيا تلغي جنسية 1070 شخصا, 21 Eylül 2026.

    7.2. Ürdün merkezli Arapça yayınlar

    Ürdün merkezli Ammon News tarafından yayımlanan haberde de 1.070 kişiye ilişkin süreç ve gayrimenkul işlemlerindeki usulsüzlük iddiaları aktarılmıştır.

    Bu yayın, Türkiye’deki vatandaşlık tartışmalarının Türkçe haber mecralarının dışına çıkarak bölgesel Arapça haber akışına girdiğini göstermektedir.

    Bununla birlikte Anadolu Ajansının aktardığı bilgilerin diğer yayınlarda yeniden kullanılması, her yayının aynı olay için bağımsız bir soruşturma yürüttüğü anlamına gelmez. Kaynakların birbirinden ne ölçüde bağımsız olduğunun ayrıca incelenmesi gerekir.

    Kaynak: Ammon News, 21 Eylül 2026.

    7.3. Arapça yorum ve haber dilindeki risk

    Arapça yayınlarda “vatandaşlığın geri alınması” ve “vatandaşlığın iptali” anlamında kullanılan ifadeler, Türk hukukundaki m.31 ile m.40 ayrımını her zaman karşılamamaktadır.

    Örneğin bir haberde 1.070 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği yönünde kesin bir başlık kullanılması, metnin içeriğinde yalnızca idari sürecin başlatıldığının anlatılmasıyla çelişebilir.

    Yatırımcı açısından en önemli husus, haberin başlığını değil Türk hukukunda gerçekten tesis edilmiş idari işlemin niteliğini incelemektir.

    Arapça yayınların incelenmesi, özellikle ailesiyle birlikte Türk vatandaşlığı kazanmış yatırımcılar bakımından soruların yalnızca yatırımın parasal değerinden ibaret olmadığını da göstermektedir. Eş ve çocukların hukuki konumu, yurt dışında yaşama, pasaport kullanımı ve Türkiye’ye giriş gibi meseleler bu tartışmanın doğal parçalarıdır.

    8. Avrupa ve İngilizce Uluslararası Yayınlarda Vatandaşlık Tartışmaları

    Avrupa ve uluslararası yatırım basınındaki yaklaşım, Türk vatandaşlığının iptali meselesini yalnızca bir ceza soruşturması olarak değil, yatırım yoluyla vatandaşlık programlarının denetimi ve uluslararası itibarı bakımından ele almaktadır.

    8.1. Deutsche Welle: Programın genel bilançosu ve kamu politikası

    Deutsche Welle’nin 8 Ağustos 2026 tarihli Türkçe araştırmasında, İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık soruşturmaları vesilesiyle yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı sisteminin kapsamı ve geçmiş uygulamaları değerlendirilmiştir.

    Bu tür haberlerde soruşturmanın kendisinin yanında kamu politikası da tartışma konusu olmaktadır: Yabancı yatırımın teşvik edilmesi amacıyla oluşturulan vatandaşlık mekanizması nasıl denetlenmelidir? Yatırımın ekonomik gerçekliği hangi kurumlar tarafından doğrulanmalıdır? Güvenlik değerlendirmeleri ne ölçüde yeterlidir?

    Kaynak: Deutsche Welle, 8 Ağustos 2026.

    8.2. IMI Daily: Yatırım yoluyla vatandaşlık programlarının karşılaştırılması

    Uluslararası yatırım ve göç alanına odaklanan IMI Daily, Ağustos ve Eylül 2026 tarihli yayınlarında Türkiye’deki vatandaşlık kararlarının iptali ve geri alınması meselesini uluslararası yatırım yoluyla vatandaşlık sistemleri bağlamında değerlendirmiştir.

    21 Eylül 2026 tarihli yayında ikinci dalga soruşturma ile 1.070 kişilik yeni inceleme kapsamı ele alınırken, 8 Ekim 2026 tarihli başka bir analizde farklı devletlerin yatırım yoluyla vatandaşlık programlarında geri alma riskleri karşılaştırılmıştır.

    Bu yayınlar, Türk vatandaşlığıyla ilgili tartışmanın yalnızca Türkiye’nin iç hukukuna ilişkin olmadığını; uluslararası yatırımcıların vatandaşlık statüsünün uzun vadeli güvenliği açısından da değerlendirildiğini göstermektedir.

    Ancak yatırım ve göç sektörüne odaklanan yayınların okuyucu kitlesi ve ticari çevresi dikkate alınmalıdır. Bu yayınların değerlendirmeleri, resmi makamların açıklamaları veya mahkeme kararlarıyla aynı ispat değerine sahip değildir.

    Kaynaklar: IMI Daily, 21 Eylül 2026; IMI Daily, 8 Ekim 2026.

    8.3. İngilizce haberlerde “revocation” kavramının belirsizliği

    İngilizce haberlerde kullanılan “revocation”, “cancellation”, “withdrawal” ve “annulment” ifadeleri zaman zaman birbirinin yerine geçmektedir.

    Ancak bu terimler Türk vatandaşlık hukukundaki iptal ve geri alma kurumlarını tam olarak karşılamayabilir.

    Örneğin 5901 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile 40. maddesi, vatandaşlığı sona erdiren iki ayrı hukuki mekanizmaya işaret etmektedir. Bu nedenle İngilizce bir haberde vatandaşlığın geri alındığının yazılması, somut işlemin Türk hukukundaki yasal dayanağının ayrıca incelenmesi gereğini ortadan kaldırmaz.

    Uluslararası habercilik bakımından önemli olan yalnızca doğru rakamın kullanılması değildir. Kararın ne zaman verildiği, hukuki niteliği, kişiye tebliğ edilip edilmediği ve yargı yollarının açık olup olmadığı da açıklanmalıdır.

    9. Rusça Yayınlarda Türk Vatandaşlığı ve Yatırım Güvenliği

    Rusça konuşulan yatırımcıların Türkiye’de taşınmaz satın alınması ve vatandaşlık kazanılması konusundaki ilgisi nedeniyle Türk vatandaşlığı iptalleri Rusça yayınlara da yansımıştır.

    Ancak bu yayınlar arasında haber ajansları, gayrimenkul pazarlama platformları ve hukuki danışmanlık içerikleri ayrılmalıdır.

    9.1. Kazinform: 2025 soruşturmalarının haberleştirilmesi

    Kazakistan merkezli Kazinform haber ajansı, 4 Ekim 2025 tarihli Rusça yayınında Türkiye’de muvazaalı taşınmaz satışları nedeniyle yüzlerce yabancının vatandaşlığına ilişkin iptal sürecini haberleştirmiştir.

    Bu haber, vatandaşlık usulsüzlüklerine ilişkin tartışmaların 2026’dan önce de Rusça haber mecralarında gündeme geldiğini ortaya koymaktadır.

    Kaynak: Kazinform, 4 Ekim 2025: Турция аннулирует 451 «золотой» паспорт.

    9.2. Rusça yatırım platformlarının yaklaşımı

    2026 yılında yayımlanan Rusça içeriklerde ise geçmişte kazanılmış vatandaşlığın yeniden incelenmesi, taşınmazın gerçek değeri, para transferi belgeleri ve yatırımcının hukuki korunması gibi konular öne çıkmaktadır.

    Rusça hizmet sunan bazı gayrimenkul platformları, vatandaşlık kararlarının iptali tartışmasını yeni yatırım yapacak kişiler için belge kontrolü ve uygunluk incelemesi ihtiyacıyla birlikte açıklamaktadır.

    Örneğin Eylül 2026 tarihinde Rusça yayımlanan gayrimenkul bilgilendirme içeriklerinde değerleme kuralları ve vatandaşlık başvurularına ilişkin değişiklik iddiaları ele alınmıştır.

    Bu tür yayınlar yatırımcıların hangi sorularla karşı karşıya kaldığını anlamak açısından önemlidir. Bununla birlikte taşınmaz veya danışmanlık hizmeti pazarlayan kuruluşların içerikleri bağımsız hukuk araştırması ya da resmi düzenleyici açıklama olarak kabul edilmemelidir.

    Örnek: Property Turkey, 30 Eylül 2026 tarihli Rusça yatırım bilgilendirmesi.

    10. Çince Yayınlarda Türk Vatandaşlığı İptalleri ve Çinli Yatırımcılar

    Türk vatandaşlığıyla ilgili gelişmeler, basitleştirilmiş Çince hazırlanmış yatırım ve göç içeriklerinde de ele alınmaktadır.

    Bu içeriklerde vatandaşlığın yıllar sonra yeniden incelenebilmesi, gayrimenkul değerleme raporlarının doğruluğu ve yabancı yatırımcıların taşınmaz satın alırken hangi belgeleri denetlemesi gerektiği gibi konular dikkat çekmektedir.

    10.1. Göç ve yatırım platformlarının risk anlatısı

    Çince yayımlanan bazı göç danışmanlığı içerikleri, 2026 yılında duyurulan 1.070 kişilik soruşturmayı yatırım yoluyla kazanılmış vatandaşlığın mutlak ve koşulsuz bir statü olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde yorumlamaktadır.

    28 Eylül 2026 tarihli bir Çince yayında, daha önce Türk vatandaşlığı kazanmış kişilerin de eski gayrimenkul işlemlerindeki iddialar nedeniyle incelemeye konu olabileceği anlatılmıştır.

    Kaynak: Skymigration, 28 Eylül 2026 tarihli Çince yayın.

    Ancak bu içerikler, göç veya yatırım hizmeti sunan kuruluşların ticari yayınlarıdır. Dolayısıyla resmi açıklamaların yanında değerlendirilmelidir. Bir pazarlama metninde geçen hukuki görüş, Türk idari makamlarının resmi görüşü olarak gösterilemez.

    10.2. 6.134 kişilik kararların Çincede sunulması

    Çince yatırım yayınlarında 6.134 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği veya geri alındığı yönündeki açıklamalar da aktarılmıştır.

    Bu yayınların bir kısmında mevcut sistemin tamamen sona ermediği, buna karşılık yeni yatırımcıların değerleme, ödeme ve uygunluk belgelerini daha titiz biçimde incelemesi gerektiği savunulmaktadır.

    Örnek: Property Turkey, 30 Eylül 2026 tarihli Çince yayın.

    Bu anlatımın da ticari bağlamı göz önünde bulundurulmalıdır. Gayrimenkul yatırımının sürdürülmesini teşvik eden bir yayın, hukuki riskleri olduğundan küçük gösterebilir. Tersine, başka yatırım programlarını pazarlayan kuruluşların yayınları Türkiye’ye ilişkin riskleri olduğundan ağır sunabilir.

    Hukuki değerlendirme, bu iki uç yaklaşımın da dışında, Türk mevzuatı ve somut dosya belgeleri üzerinden yapılmalıdır.

    10.3. Belirli bir milliyet hakkında genelleme yapılabilir mi?

    Mevcut soruşturma açıklamalarında yabancı yatırımcıların farklı ülkelerden olabileceği anlaşılmakla birlikte, kamuya açıklanan rakamların tamamını ülke veya vatandaşlık bazında gösteren doğrulanmış ayrıntılı bir resmi dağılım bu araştırmada tespit edilememiştir.

    Dolayısıyla Arap, Rus, Çinli veya başka bir ülkenin vatandaşlarının soruşturmanın belirli bir oranını oluşturduğuna ilişkin doğrulanmamış iddialardan kaçınılmalıdır.

    Vatandaşlık hukukundaki sorunların değerlendirilmesinde asıl belirleyici unsur yatırımcının milliyeti değil, vatandaşlığın hangi hukuki şartlarda kazanıldığı ve bu şartların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

    11. Sosyal Medya, Forumlar ve İnternetteki Söylentiler

    Türk vatandaşlığının iptali meselesi yalnızca geleneksel medyada tartışılmamaktadır. Reddit ve diğer çevrim içi platformlarda yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında aracı kullanımı, gayrimenkul seçimi, devlet denetimi ve mevcut vatandaşlığın güvenliği hakkında görüşler yer almaktadır.

    11.1. Reddit’te aracı kuruluşlara yönelik eleştiriler

    23 Eylül 2026 tarihinde Reddit’in yatırım yoluyla vatandaşlık konularını tartışan bir topluluğunda yayımlanan kullanıcı görüşünde, Türkiye’deki vatandaşlık iptalleriyle bağlantılı haberler üzerinden aracı kuruluşlara duyulan güven sorgulanmıştır.

    Paylaşımda vatandaşlık başvurularının mümkün olduğunca bağımsız kontrol edilmesi gerektiği savunulmuştur.

    Kaynak: Reddit, r/CitizenshipInvestment, 23 Eylül 2026.

    Bu örnek, bir kullanıcı kanaatidir. Bütün yatırımcıların aracı kuruluşlara karşı aynı görüşte olduğu sonucuna varılmasına olanak sağlamaz. Ayrıca sosyal medya paylaşımlarında olaylara ilişkin yanlış rakamların ve eksik bilgilerin aktarılması mümkündür.

    11.2. “Vatandaşlık alan herkes risk altında” iddiası

    Bu iddia hukuken doğru bir genelleme değildir.

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış olmak tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz. Belirli dönemlerde verilmiş vatandaşlık kararlarının yeniden incelenmesi ihtimali ile bu kararların tamamının geçersiz sayılması birbirinden farklıdır.

    Somut risk, yatırım işleminin niteliğine, vatandaşlık başvurusunda kullanılan belgelere, ilgili tarihte geçerli olan yatırım şartlarına ve yetkili makamların kişiye ilişkin değerlendirmesine bağlıdır.

    11.3. “1.070 kişinin pasaportu iptal edildi” iddiası

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamalar, 1.070 kişilik inceleme kapsamı bakımından gerekli idari süreçlerin başlatıldığını göstermektedir. Bu açıklamalardan hareketle listedeki herkesin Türk pasaportunun aynı tarihte iptal edildiği sonucuna varılamaz.

    Bir vatandaşlık kararının iptali, kişinin pasaportuna ilişkin idari işlemler ve pasaportun fiziken alınması farklı hukuki ve fiili aşamalar içerebilir.

    11.4. “Bütün yabancı yatırımcılar sınırda gözaltına alınacak” iddiası

    Bu yönde genel bir uygulamanın bulunduğunu doğrulayan kamuya açık resmi karar bu araştırmada tespit edilmemiştir.

    Bir kişinin Türkiye’ye girişinde karşılaşabileceği işlemler; mevcut vatandaşlık statüsüne, pasaportuna, varsa hakkında yürütülen ceza soruşturmasına ve bireysel adli veya idari tedbirlere bağlı olarak değişebilir.

    Dolayısıyla pasaport kontrolünde uygulanabilecek işlemler bakımından belirli bir kişi hakkında hukuki değerlendirme yapılmaksızın genel güvence verilmesi de genel bir tehlike bulunduğunun ileri sürülmesi de doğru değildir.

    11.5. Kamuoyu yoklaması var mı?

    Bu araştırmada, Türk vatandaşlığı iptalleri hakkındaki tutumları milliyet ve yatırımcı grubu bazında ölçen, örneklemi ve yöntemi açıklanmış, güvenilir bir uluslararası kamuoyu araştırması tespit edilememiştir.

    Bu nedenle sosyal medya gönderileri, forum yorumları, haber altı yorumları veya arama motoru eğilimleri kamuoyu araştırması sonucu olarak sunulmamalıdır.

    12. Vatandaşlık İptalleri Yabancı Yatırımcıların Güvenini Nasıl Etkileyebilir?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık, yalnızca bir ülkenin pasaportunu elde etme meselesi değildir. Özellikle aileleriyle birlikte başka bir ülkenin vatandaşlığını kazanan kişiler bakımından uzun vadeli hukuki planlamanın da parçasıdır.

    Bu nedenle geçmiş yıllarda kazanılmış vatandaşlıkların yeniden incelenmesi, yatırımcı güveni açısından iki farklı sonuç doğurabilecek niteliktedir.

    12.1. Denetim kapasitesinin güçlenmesi

    Bir devletin sahtecilik, muvazaa ve gerçeğe aykırı yatırım işlemlerini tespit ederek gerekli hukuki mekanizmaları işletmesi, vatandaşlık sisteminin kötüye kullanılmasını önlemeye yönelik meşru bir kamu politikası olarak değerlendirilebilir.

    Gerçek yatırım yapanlarla yalnızca görünüşte yatırım işlemi gerçekleştirenlerin birbirinden ayrılması, uzun vadede programın hukuki güvenilirliğini artırabilir.

    12.2. Geçmiş kararların istikrarına ilişkin endişeler

    Buna karşılık bir yatırımcı, ilgili dönemde istenilen yatırım tutarını gerçekten ödediğini, kamu makamlarınca düzenlenen uygunluk belgesini aldığını ve bunun üzerine Türk vatandaşlığı kazandığını ileri sürüyorsa, yıllar sonra kendi davranışından kaynaklanmayan bir usulsüzlük nedeniyle vatandaşlık kararının tartışmalı hale gelmesi hukuki güvenlik bakımından ciddi sorular doğurabilir.

    Buradaki temel sorun, idarenin geçmişte verdiği bir kararı hiçbir koşulda gözden geçiremeyeceği düşüncesi değildir. Asıl mesele, hukuki şartların gerçekleşmediği iddiasının hangi somut olgulara dayandığı ve ortaya çıkan sonuçların kişiye nasıl gerekçelendirildiğidir.

    12.3. Devlete güven ve bireysel sorumluluk

    Hukuki güvenlik ilkesi, bireylerin devletin işlemlerinin sonuçlarını belirli ölçüde öngörebilmelerini ve hukuki durumlarını buna göre düzenleyebilmelerini gerektirir.

    Bununla birlikte hukuki güvenlik, kanuna aykırı olduğu somut biçimde ortaya konulan her işlemin sınırsız süreyle korunacağı anlamına da gelmez.

    Bu nedenle vatandaşlık hukukunda yapılması gereken değerlendirme iki yönlüdür: Bir taraftan vatandaşlığın kazanıldığı tarihte kanuni şartların gerçekten mevcut olup olmadığı araştırılmalı, diğer taraftan idarenin işlemi sona erdirirken hangi hukuki sebebe ve hangi delillere dayandığı belirlenmelidir.

    Özellikle yabancı yatırımcıya hiçbir hileli davranış isnat edilmediği, fakat üçüncü kişilere ilişkin teknik veya mali usulsüzlük iddialarının bulunduğu dosyalarda bu ayrım daha da önemlidir.

    12.4. Uluslararası yatırımcıların algısı

    Yabancı yatırımcı açısından asıl güvence, hiçbir zaman idari inceleme yapılmayacağı yönündeki bir beklenti değildir. Güvence, incelemelerin hukuki dayanağının öngörülebilir olması, kişiye yöneltilen iddianın açıklanması, delillerin değerlendirilebilmesi ve idari işlemlerin etkili yargısal denetime açık bulunmasıdır.

    Bu nedenle uluslararası basındaki tartışmaların gelecekte odaklanabileceği en önemli konu, kaç vatandaşlık kararının iptal edildiğinden çok, bu işlemlerin hukuken nasıl gerekçelendirildiği ve yargı mercilerince nasıl denetlendiğidir.

    13. Türkiye’de Yatırım Yoluyla Yeni Vatandaşlık Başvuruları Devam Ediyor mu?

    22 Ekim 2026 itibarıyla incelenen resmi yatırım ve vatandaşlık bilgilendirme kaynaklarında, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma imkanının bütünüyle kaldırıldığına ilişkin genel bir düzenleme tespit edilmemiştir.

    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin resmi bilgilendirme sayfasında, en az 400.000 ABD doları değerinde taşınmaz edinimi ve mevzuattaki şartların yerine getirilmesi yoluyla istisnai vatandaşlık başvurusu yapılabilmesi açıklanmaya devam etmektedir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün resmi yabancı yatırımcı bilgilendirme platformu olan Your Key Türkiye de taşınmaz edinimiyle vatandaşlık kazanılmasına ilişkin işlem aşamalarını yayımlamaktadır.

    Kaynaklar: Invest in Türkiye – Gayrimenkul ve Vatandaşlık Edinimi; Your Key Türkiye – Vatandaşlık Kazanımı.

    Bu durum iki önemli ayrımı ortaya koymaktadır:

    Birincisi: Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurusunun hukuken mümkün olmaya devam etmesi, her başvurunun kabul edileceği anlamına gelmemektedir.

    İkincisi: Geçmişte verilmiş vatandaşlık kararlarının inceleme konusu olması, yeni ve hukuka uygun bütün vatandaşlık başvurularının kendiliğinden durdurulduğunu göstermemektedir.

    Yeni başvuru sahiplerinin değerlendirilmesinde yatırımın türü, gerçek bedeli, belge düzeni, ödeme hareketleri, uygunluk belgesi, güvenlik araştırmaları ve ilgili tarihte geçerli mevzuat önem taşımaktadır.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Eylül 2026 tarihinde taşınmaz değerleme raporlarına ilişkin güncel usul ve esas duyurusu yayımlamış olması da başvuru belgelerindeki teknik kuralların ayrıca takip edilmesi gerektiğini göstermektedir.

    Kaynak: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 29 Eylül 2026 tarihli duyuru.

    Bununla birlikte yalnızca resmi internet sayfalarında başvuru imkanının bulunması, idari işlemlerin fiili sonuçlanma süreleri veya bütün başvuruların uygulamadaki seyri hakkında yeterli istatistik oluşturmaz. Başvuruların fiilen ne hızla sonuçlandığı konusunda ayrıca güncel kurumsal veriler gerekir.

    14. Vatandaşlık İptalleri Hakkında Henüz Cevaplanmamış Sorular

    Resmi açıklamalar önemli bilgiler içermekle birlikte, hukuki ve akademik değerlendirme bakımından halen açıklığa kavuşturulması gereken meseleler bulunmaktadır.

    Birinci mesele: Genel toplam olarak açıklanan 6.134 kişilik işlem grubunun, vatandaşlık kazanma yıllarına ve karar tarihlerine göre tam dağılımı kamuoyuna ne ölçüde açıklanmıştır?

    İkinci mesele: 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 1.070 kişilik inceleme kapsamında, 22 Ekim 2026 itibarıyla kaç kişi hakkında bireysel ve gerekçeli vatandaşlık kararı tesis edilmiştir?

    Üçüncü mesele: Vatandaşlık kararlarının iptali ve geri alınması işlemlerinde 5901 sayılı Kanun’un hangi hükümleri hangi somut olaylarda uygulanmaktadır?

    Dördüncü mesele: Gerçek yatırım yaptığı fakat satıcı veya değerleme şirketine ilişkin iddialar nedeniyle işlemi tartışmalı hale gelen yatırımcıların dosyaları, diğer yatırımcılardan hangi ölçütlerle ayrılmaktadır?

    Beşinci mesele: Soruşturmalarda adı geçen taşınmaz projeleri ve belirli satış işlemleri konusunda kamuya açıklanmış, doğrulanabilir bir kapsam listesi bulunmakta mıdır?

    Altıncı mesele: Vatandaşlığı sonradan kazanmış aile fertlerinin ve özellikle çocukların hukuki durumları, iptal ve geri alma kurumlarının farklı sonuçları dikkate alınarak nasıl değerlendirilmektedir?

    Yedinci mesele: İptal veya geri alma işlemlerine karşı açılmış davaların yargısal sonuçları ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları bakımından açıklanabilir bir istatistik mevcut mudur?

    Sekizinci mesele: Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yönelik güven algısındaki olası değişiklikleri ölçen, temsil gücü olan bağımsız bir bilimsel araştırma bulunmakta mıdır?

    Bu soruların tümüne basın haberleri üzerinden kesin cevap verilmesi mümkün değildir. Özellikle bireysel vatandaşlık dosyaları ve yargı kararları bakımından resmi kayıtlara erişim gereklidir.

    15. Sonuç: Vatandaşlık Hukukunda Denetim ile Hukuki Güvenlik Birlikte Korunmalıdır

    2025 ve 2026 yıllarında Türk vatandaşlığının yatırım yoluyla kazanılmasına ilişkin yürütülen soruşturmalar, Türkiye’de vatandaşlık hukukunun uygulanması bakımından önemli bir döneme işaret etmektedir.

    Sahte ekspertiz raporları, muvazaalı gayrimenkul satışları, gerçeğe aykırı banka hareketleri ve vatandaşlık kazanımına esas belgelerdeki usulsüzlük iddiaları, ceza hukuku ve idare hukuku açısından ciddi biçimde incelenmesi gereken meselelerdir.

    Bununla birlikte vatandaşlık hukukunda yapılacak değerlendirme, yalnızca sayıların büyüklüğüne veya bir kişinin işlem yaptığı şirketin ismine dayandırılamaz.

    6.134 kişiye ilişkin resmi istatistik, 1.070 kişilik yeni soruşturma ve 687 kişiye ilişkin önceki açıklamalar farklı aşama ve kapsamları göstermektedir. Bu sayıların her biri ayrı değerlendirilmelidir.

    Aynı şekilde bir kişinin ceza soruşturmasında adının geçmesi, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunduğunu veya Türk vatandaşlığının kendiliğinden sona erdiğini göstermez.

    Türk vatandaşlığı, Anayasa’nın 66. maddesi çerçevesinde kanunla kazanılan ve ancak kanunda öngörülen hallerde kaybedilebilen bir hukuki statüdür. Dolayısıyla vatandaşlığın sona erdirilmesine ilişkin her idari işlem, kendi hukuki sebebi, somut delilleri ve sonuçları bakımından değerlendirilmelidir.

    Bu çalışmanın temel sonucu şudur: Vatandaşlık hukukunda sahteciliğin önlenmesi ile iyi niyetli ve gerçek yatırım yapan kişilerin hukuki güvenliğinin korunması birbirine zıt hedefler değildir.

    Devletin vatandaşlık sistemindeki hukuka aykırılıkları tespit etme yükümlülüğü ile bireyin idarenin işlemlerine karşı etkili hukuki korunmadan yararlanma hakkı birlikte ele alınmalıdır.

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık sisteminin uluslararası güvenilirliği de uzun vadede yalnızca yatırım tutarlarının büyüklüğüne değil; denetim süreçlerinin şeffaflığına, idari kararların gerekçelendirilmesine, hukuki öngörülebilirliğe ve yargısal denetimin etkinliğine bağlı olacaktır.

    Bu sebeple Türk vatandaşlığı iptallerine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme için temel ölçüt, kamuoyunda kullanılan genel ifadeler değil; kanun, resmi karar, somut delil ve bireysel hukuki inceleme olmalıdır.

    16. Dolgun Akademi’de Daha Önce Yayımladığımız Vatandaşlık Hukuku Çalışmaları

    Bu makale, vatandaşlık hukuku hakkında daha önce yayımladığımız çalışmaların uluslararası basın ve kamu politikası boyutunu tamamlamak amacıyla hazırlanmıştır.

    1. 19 Eylül 2026: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma. Bu çalışmada 5901 sayılı Kanun m.31 ile m.40 ayrımı ve iyi niyetli yatırımcının hukuki konumu incelenmiştir.
    2. 26 Eylül 2026: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026. Bu çalışmada 21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga soruşturmanın yatırımcılar ve aile üyeleri bakımından hukuki etkileri değerlendirilmiştir.
    3. 28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: En Çok Sorulan Sorular, Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme. Vatandaşlık statüsünün araştırılması ve bireysel hak arama yolları ele alınmıştır.
    4. 28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri. Teknik değerleme ve aile bireylerinin hukuki durumu ayrıntılı değerlendirilmiştir.
    5. 8 Ekim 2026: Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar. Resmi gelişmelerin vatandaşlık davalarına ve hukuki süreçlere etkisi incelenmiştir.

    17. Mevzuat, Resmi Açıklamalar ve Uluslararası Kaynakça

    A. Mevzuat ve resmi kurum kaynakları

    1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.66. Anayasa Mahkemesi – Anayasa metni.
    2. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, özellikle m.12, 31, 32 ve 40. TBMM – Kanunun kabul edilen metni.
    3. T.C. Adalet Bakanlığı, 4 Ağustos 2026 tarihli vatandaşlık soruşturması açıklaması. Resmi açıklama.
    4. İçişleri Bakanlığı, vatandaşlık kararlarının iptali ve geri alınmasına ilişkin açıklama, 21 Eylül 2026. Açıklamanın TRT Haber’deki tam aktarımı.
    5. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Gayrimenkul ve Vatandaşlık Edinimi. Resmi yatırım rehberi.
    6. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Your Key Türkiye, Vatandaşlık Kazanımı. Resmi bilgilendirme.
    7. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 29 Eylül 2026 tarihli değerleme raporlarına ilişkin duyuru. Resmi duyuru.

    B. Türkçe haber kaynakları

    1. Anadolu Ajansı, 24 Eylül 2025, muvazaalı gayrimenkul satışları soruşturması. Habere ulaşın.
    2. Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026, usulsüz vatandaşlık soruşturmasının ikinci dalgası. Habere ulaşın.
    3. Anadolu Ajansı, 25 Eylül 2026, tutuklama ve adli kontrol kararları. Habere ulaşın.
    4. Deutsche Welle Türkçe, 8 Ağustos 2026, Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamasının bilançosu. Araştırmaya ulaşın.

    C. Arapça kaynaklar

    1. Anadolu Ajansı Arapça, 21 Eylül 2026. بسبب معاملات غير قانونية.. تركيا تلغي جنسية 1070 شخصا.
    2. Ammon News, Ürdün, 21 Eylül 2026. Arapça haber.

    D. İngilizce uluslararası kaynaklar

    1. IMI Daily, 6 Ağustos 2026. Turkey Revokes 6,134 CBI Citizenships in Program-Wide Sweep.
    2. IMI Daily, 21 Eylül 2026. Turkey to Revoke 1,070 More Citizenships.
    3. Turkish Minute, 21 Eylül 2026. Turkey Says Citizenship of 6,134 People Canceled or Withdrawn.
    4. IMI Daily, 8 Ekim 2026. Revocation Risk Ranked: How Secure Is Your Citizenship by Investment?.

    E. Rusça kaynaklar

    1. Kazinform, 4 Ekim 2025. Турция аннулирует 451 «золотой» паспорт.
    2. Property Turkey, 30 Eylül 2026. Изменения в правилах получения гражданства Турции. Ticari yatırım bilgilendirme yayınıdır.

    F. Çince kaynaklar

    1. Skymigration, 28 Eylül 2026. 土耳其1070人开启撤籍. Göç danışmanlığı yayınıdır.
    2. Property Turkey, 30 Eylül 2026. 土耳其撤销6134项入籍决定. Ticari gayrimenkul yayınıdır.

    G. Forum ve sosyal medya

    1. Reddit, r/CitizenshipInvestment, 23 Eylül 2026. Yatırım yoluyla vatandaşlık ve aracı kuruluşlara ilişkin kullanıcı tartışması. Bireysel kullanıcı görüşüdür.

    Yazar ve İletişim Bilgileri

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    TD Hukuk ve Danışmanlık
    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa – Hukuk Alanında Öğretim Faaliyeti

    Çalışma alanları: Türk vatandaşlık hukuku, yabancılar hukuku, uluslararası özel hukuk, idare hukuku, ceza hukuku, gayrimenkul hukuku ve yabancı yatırım uyuşmazlıkları.

    Ofis: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, No: 206, Yeşilköy, Bakırköy / İstanbul

    Telefon: +90 212 299 44 22
    WhatsApp / Mobil: +90 507 475 44 22
    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
    Web: dolgun.av.tr

    Hukuki bilgilendirme notu: Bu makale genel hukuki ve akademik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriği, herhangi bir kişi hakkında verilmiş vatandaşlık kararının hukuka uygunluğu veya ceza soruşturmasının sonucu hakkında bireysel hukuki görüş ya da sonuç garantisi oluşturmaz. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir. Somut olaylarda ilgili tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ile bireysel dosya belgeleri esas alınmalıdır.

  • إلغاء وسحب الجنسية التركية 2026: آخر التطورات والتحقيقات والدعاوى

    إلغاء وسحب الجنسية التركية 2026: آخر التطورات والتحقيقات والدعاوى

    آخر تحديث: 8 أكتوبر 2026

    إعداد: المحامي Murat Can Dolğun – نقابة المحامين في إسطنبول

    للتواصل والاستشارة القانونية باللغة العربية

    المحامي إبراهيم تولان
    Av. İbrahim TOLAN
    محامٍ ناطق باللغة العربية
    عضو نقابة المحامين في إسطنبول
    رقم القيد في نقابة المحامين: 87562

    الهاتف وواتساب:

    +90 505 034 39 15

    البريد الإلكتروني:

    tdlawifirm7@gmail.com

    الموقع الإلكتروني:

    td-lawfirm.com

    عنوان المكتب:
    مركز إسطنبول للتجارة العالمية
    Istanbul World Trade Center (İDTM)
    A2 Block, No: 206
    Bakırköy / Istanbul, Türkiye

    دراسة قانونية وتحليل لأحدث التطورات | قانون الجنسية التركية | الجنسية عن طريق الاستثمار العقاري | التحقيقات الجنائية | القضاء الإداري

    إلغاء وسحب الجنسية التركية 2026: آخر التطورات في تحقيقات 1070 شخصا وقرارات 6134 شخصا وحقوق المستثمرين وطرق الطعن القضائي

    تشهد ملفات الجنسية التركية المكتسبة عن طريق الاستثمار العقاري تطورات قانونية وقضائية مهمة خلال عام 2026، في أعقاب التحقيقات الجنائية والإدارية الواسعة التي بدأت في عام 2025، واستمرت خلال شهري أغسطس وسبتمبر 2026.

    وتتركز هذه التحقيقات حول ادعاءات تتعلق بالمبالغة في قيمة العقارات، وإعداد تقارير تقييم عقاري غير مطابقة للحقيقة، وإجراء عمليات بيع صورية، وإنشاء حركات مصرفية ظاهرية، وعدم دخول المبالغ الاستثمارية الحقيقية إلى تركيا، فضلا عن احتمال وجود مخالفات في إصدار شهادات مطابقة الاستثمار لشروط الحصول على الجنسية التركية.

    وفي 21 سبتمبر 2026، أعلنت السلطات التركية عن تحقيق جديد يتعلق بإجراءات اكتساب الجنسية شملت 1070 شخصا، من بينهم المستثمرون وأفراد عائلاتهم. وفي اليوم نفسه، نُقلت عن وزارة الداخلية التركية بيانات رسمية تشير إلى إلغاء أو سحب قرارات اكتساب الجنسية المتعلقة بما مجموعه 6134 شخصا في إطار إجراءات إدارية مختلفة. وينبغي التمييز بين هذين الرقمين وعدم اعتبارهما إحصاء واحدا. [N4] [N7]

    المسألة القانونية الأساسية هي أن ورود اسم المستثمر أو العقار أو الشركة العقارية في تحقيق جنائي لا يعني، بحد ذاته، أن الجنسية التركية قد أُلغيت أو سُحب قرار منحها. وفي المقابل، فإن عدم تلقي الشخص أي تبليغ رسمي لا يشكل دليلا قاطعا على عدم صدور قرار إداري بشأن جنسيته.

    لذلك، يتطلب تحديد الوضع القانوني لكل مستثمر دراسة مستقلة تشمل تاريخ اكتساب الجنسية، والقرارات الإدارية الصادرة بشأنه، وشهادة مطابقة الاستثمار، والقيمة الفعلية للعقار في التاريخ المعني، والتحويلات المصرفية، وملف التحقيق الجنائي إن وجد، والوضع القانوني للزوج أو الزوجة والأطفال.

    تستند هذه الدراسة إلى المعلومات المتاحة حتى 8 أكتوبر 2026، بما يشمل التصريحات الرسمية المنشورة، والتشريعات التركية، وأحكام مجلس الدولة التركي (Danıştay)، والمراجع الأكاديمية، والملاحظات القانونية العامة المستخلصة من الممارسة العملية دون الكشف عن بيانات أي موكل.

    وقد جرى الفصل بين المعلومات المثبتة بمصادر رسمية وبين المعلومات المنقولة شفهيا التي لم يتسن التحقق منها بصورة مستقلة. ولا تُعرض أي معلومة غير مؤكدة باعتبارها قرارا قضائيا نهائيا أو حقيقة ثابتة تتعلق بشخص محدد.

    جدول المحتويات

    1. ما آخر تطورات تحقيقات الجنسية التركية خلال عامي 2025 و2026؟

    لم تبدأ التحقيقات المتعلقة بالحصول على الجنسية التركية عن طريق الاستثمار العقاري في سبتمبر 2026، بل جاءت ضمن سلسلة من التحقيقات التي تناولت ادعاءات وجود معاملات عقارية ومالية غير قانونية استُخدمت للحصول على الجنسية التركية.

    سبتمبر 2025: تحقيق واسع بشأن معاملات عقارية صورية

    في 24 سبتمبر 2025، أعلنت السلطات التركية عن عملية أمنية امتدت إلى 19 ولاية، انطلاقا من إسطنبول، في إطار تحقيق يتعلق بادعاءات الحصول على الجنسية التركية من خلال عمليات بيع عقاري صورية وترتيبات مالية غير حقيقية.

    وأشارت تقارير إخبارية لاحقة إلى وجود 451 مستثمرا أجنبيا، وارتباط العمليات باكتساب 1198 شخصا للجنسية التركية عند احتساب أفراد العائلات.

    وقد شملت الادعاءات عدم دخول العملة الأجنبية بصورة حقيقية إلى تركيا، وإنشاء حركات مصرفية ظاهرية، وإبرام عقود بيع عقارية يُشتبه في أنها لم تعكس استثمارا حقيقيا. [N1] [N2]

    ومن الضروري التمييز بين الادعاءات التي توردها سلطات التحقيق وبين المسؤولية الجنائية التي تثبت بحكم قضائي نهائي.

    4 أغسطس 2026: الإعلان عن إجراءات تخص 687 شخصا

    في 4 أغسطس 2026، أعلنت وزارة العدل التركية عن تحقيق يتعلق بادعاءات تضخيم القيمة العقارية باستخدام تقارير تقييم غير مطابقة للحقيقة، وإجراء معاملات بيع صورية للحصول على الجنسية التركية.

    وذكرت السلطات بدء الإجراءات القانونية المتعلقة بإلغاء جنسية 687 شخصا، كما أشارت إلى ادعاءات بعدم تحقيق تدفقات فعلية من العملة الأجنبية إلى تركيا بقيمة تقارب 2.5 مليار ليرة تركية، وإلى اتخاذ تدابير بشأن بعض الممتلكات. [N3]

    ولا يجوز الخلط بين الإعلان عن بدء إجراءات إلغاء الجنسية وبين ثبوت صدور قرار فردي نهائي، تم تبليغه قانونا، بحق كل شخص مشمول في التحقيق.

    وفي 7 أغسطس 2026، أفادت وكالة Anadolu Ajansı بصدور قرارات توقيف احتياطي بحق 32 مشتبها به، وتطبيق تدابير الرقابة القضائية بحق 48 آخرين. وتشكل هذه القرارات تدابير في إطار الإجراءات الجنائية، ولا تعني ثبوت الإدانة. [N5]

    21 سبتمبر 2026: الموجة الثانية من التحقيقات

    في 21 سبتمبر 2026، أُعلن عن عملية جديدة تتعلق ببعض معاملات بيع العقارات المرتبطة بشركات Gül İnşaat AŞ وBeyaz İnşaat وLİV İnşaat.

    ووفقا للتصريحات الرسمية، شملت المراجعة معاملات تتعلق ببيع العقارات إلى 734 أجنبيا، واعتبرت السلطات أن 274 عملية بيع منها تحمل خصائص المعاملات الصورية المزعومة.

    كما أشارت البيانات إلى أن التحقيق يرتبط باكتساب 1070 شخصا للجنسية التركية، بمن فيهم المستثمرون وأفراد أسرهم. [N4]

    25 سبتمبر 2026: تطورات قضائية جديدة

    في 25 سبتمبر 2026، نشرت وكالة Anadolu Ajansı معلومات تفيد بتوقيف 33 مشتبها به احتياطيا، وفرض تدبير عدم مغادرة المنزل على 20 شخصا، وتطبيق تدابير أخرى من الرقابة القضائية على 21 شخصا. [N6]

    وحتى 8 أكتوبر 2026، تمثل هذه الإجراءات بعض أحدث التطورات الجوهرية التي أمكن التحقق منها من خلال المصادر العامة المشمولة في هذه الدراسة.

    ومع ذلك، فإن عدم نشر أخبار أحدث لا يثبت توقف النيابة العامة أو السلطات الإدارية عن اتخاذ إجراءات جديدة في الملفات الفردية.

    2. هل أُلغيت الجنسية التركية عن 6134 شخصا بالفعل؟

    تضمنت تصريحات وزارة الداخلية التركية المنقولة بتاريخ 21 سبتمبر 2026 إحصاءات تراكمية بشأن قرارات إلغاء الجنسية أو سحب قرارات اكتسابها.

    نوع الإجراء الإداري عدد المستثمرين الأساسيين الإجمالي مع أفراد الأسرة
    إلغاء الجنسية المرتبط بإلغاء شهادات مطابقة الاستثمار 1150 5391
    سحب قرارات الجنسية لأسباب متعلقة بالنظام العام أو الأمن القومي 263 743
    الإجمالي المعلن 1413 6134
    مستثمرون أُلغيت شهادات مطابقة استثماراتهم اعتبارا من 11 فبراير 2026 458 1393

    المصدر: تصريحات وزارة الداخلية التركية المنشورة عبر Anadolu Ajansı وTRT Haber بتاريخ 21 سبتمبر 2026. ولا ينبغي إضافة رقم 1393 الوارد في السطر الأخير إلى الإجمالي بصورة مستقلة دون التحقق من التداخل بين الفئات. [N4] [N7]

    تؤكد هذه الأرقام أن السلطات التركية أعلنت بالفعل عن إصدار عدد كبير من القرارات الإدارية المتعلقة بإلغاء الجنسية أو سحب قرارات اكتسابها.

    لكن لا يمكن الاستنتاج من هذه الأرقام أن الأشخاص الـ1070 الذين وردوا في التحقيق الجديد قد أُلغيت جنسياتهم جميعا في 21 سبتمبر 2026.

    كذلك، يجب التمييز بين صدور القرار الإداري، وتبليغه إلى الشخص المعني، والطعن فيه أمام القضاء، واكتسابه الوضع القانوني النهائي بعد استنفاد طرق الطعن.

    عدد الأشخاص المذكورين في تحقيق جنائي ليس بالضرورة هو عدد قرارات إلغاء الجنسية الصادرة، كما أن صدور القرار الإداري لا يعني بالضرورة أنه أصبح نهائيا وغير قابل للطعن.

    3. ما تفاصيل التحقيق الجديد المتعلق بـ1070 شخصا؟

    يتعلق التحقيق المعلن في 21 سبتمبر 2026 بادعاءات ارتكاب مخالفات في معاملات عقارية استُخدمت للحصول على الجنسية التركية من خلال الاستثمار.

    وتضمنت البيانات الرسمية الإشارة إلى فحص سجلات الطابو، والتحليلات المالية والمصرفية، والتقارير الفنية، والمعلومات المتعلقة بالمعاملات العقارية.

    موضوع التحقيق العدد المعلن
    معاملات بيع عقاري خضعت للفحص 734
    معاملات اعتبرتها السلطات صورية 274
    الأشخاص الذين اكتسبوا الجنسية التركية 1070
    المستثمرون الأساسيون 263
    أفراد الأسرة 807
    الأشخاص الذين اكتسبوا الجنسية بتاريخ القرار الأساسي 1015
    الأطفال الذين اكتسبوا الجنسية بعد القرار 55
    أشخاص إضافيون مرتبطون بإجراءات الجنسية 11

    المصدر: بيان وزارة الداخلية المنشور عبر Anadolu Ajansı بتاريخ 21 سبتمبر 2026. [N4]

    وتشير الادعاءات إلى وجود معاملات لم يتحقق فيها إدخال المبالغ اللازمة إلى تركيا بصورة فعلية، أو استُخدمت فيها حركات مصرفية ظاهرية، أو جرى فيها إظهار قيمة العقار بمبالغ أعلى من قيمته الحقيقية.

    غير أن خطورة هذه الادعاءات لا تعني ثبوت مشاركة كل مستثمر في مخالفة قانونية.

    ومن المهم ملاحظة أن السلطات أشارت إلى 274 عملية بيع صورية مزعومة من أصل 734 عملية خضعت للفحص.

    مجرد شراء عقار من شركة تخضع للتحقيق لا يثبت أن شراء ذلك العقار كان صوريا أو احتياليا أو أنه لم يستوف شروط الحصول على الجنسية التركية.

    4. ما شركات الإنشاءات المذكورة في تحقيقات الجنسية التركية؟

    بحسب التصريحات المنشورة بتاريخ 21 سبتمبر 2026، ارتبطت الموجة الأولى من تحقيقات عام 2026 بمعاملات تتعلق بشركة Babacan İnşaat.

    أما الموجة الثانية فقد شملت بعض معاملات البيع المرتبطة بشركات Gül İnşaat AŞ وBeyaz İnşaat وLİV İnşaat. [N4]

    ولا يعني ذكر هذه الشركات في التحقيق أن جميع العقارات التي باعتها، أو جميع مشاريعها السكنية، أو كل شقة ضمن تلك المشاريع كانت موضوع مخالفة قانونية.

    بل يجب فحص كل عقار بصورة مستقلة من حيث رقم القطعة العقارية، ورقم القسم المستقل، وتاريخ البيع، والقيمة الحقيقية، وسجلات الدفع، ومدى استيفاء الشروط القانونية للجنسية.

    كما ينبغي التعامل بحذر شديد مع قوائم المشاريع العقارية وأرقام الشقق وأسماء المستثمرين التي تنتشر عبر وسائل التواصل الاجتماعي.

    ولا يجوز اعتبار هذه القوائم معلومات رسمية نهائية ما لم تتم مطابقتها مع وثائق موثوقة صادرة عن الجهات المختصة.

    ولهذا السبب لا تتعامل هذه الدراسة مع قوائم المشاريع غير المؤكدة باعتبارها حقائق ثابتة.

    5. معلومات شفهية غير مؤكدة بشأن سير التحقيقات خلال أكتوبر 2026

    إلى جانب التصريحات الرسمية المنشورة، قد تظهر معلومات عملية خلال البحث القانوني أو الاستفسارات الموجهة إلى الجهات المختصة أو المحادثات المتعلقة بإدارة ملفات الجنسية والتحقيقات الجنائية.

    ويمكن أن تساعد هذه المعلومات في تحديد المسائل التي تحتاج إلى فحص إضافي، لكنها لا تتمتع بذات القيمة القانونية التي يتمتع بها القرار الإداري المكتوب أو التعليمات الرسمية أو الحكم القضائي.

    تنبيه مهم: المعلومات الواردة في هذا القسم تستند إلى إفادات شفهية وملاحظات عملية مرتبطة بالأيام الأولى من أكتوبر 2026. ولم يجر التحقق منها بصورة مستقلة باعتبارها سياسة رسمية عامة تشمل جميع التحقيقات. وقد تتغير في أي وقت تبعا لتعليمات النيابة العامة وتطور الملفات.

    5.1. معلومات عن تعليق بعض إجراءات أخذ الإفادات لدى الشرطة

    وفقا لبعض المعلومات المنقولة شفهيا بشأن سير العمل في ملفات تحقيق معينة، أفيد بأن بعض مواعيد أخذ الإفادات لدى وحدات الشرطة قد أُوقفت أو أُجلت مؤقتا لحين صدور تعليمات إضافية.

    كما وردت روايات بشأن حضور بعض الأشخاص إلى الجهات الأمنية دون استكمال إجراءات أخذ إفاداتهم.

    غير أنه لا يجوز الاستنتاج من ذلك أن جميع الإفادات المتعلقة بقضايا الجنسية التركية قد أُوقفت أو أن النيابة العامة أصدرت أمرا عاما ينطبق على جميع الملفات.

    كذلك، لا تعني هذه المعلومات سقوط الالتزامات القانونية المتعلقة بالحضور استجابة لاستدعاء صحيح أو تنفيذ قرار قضائي قائم.

    ويجب التحقق من وضع كل شخص على حدة، بما يشمل ملف التحقيق، وصفته الإجرائية، وأي تعليمات جديدة، ووجود استدعاء أو أمر إحضار من عدمه.

    5.2. معلومات بشأن فصل ملفات التحقيق الجنائي

    من المسائل التي ترد في بعض المعلومات العملية احتمال فصل وقائع أو أشخاص مرتبطين بتحقيق واسع إلى ملفات جنائية مختلفة.

    ويسمح قانون الإجراءات الجنائية التركي، وفقا للشروط القانونية، بفصل التحقيقات المرتبطة أو ضمها.

    لكن لا يمكن الجزم بأن مستثمرا معينا قد نُقل إلى ملف آخر، أو أن تحقيقا جديدا قد فُتح بحقه، استنادا إلى روايات شفهية فقط.

    بل ينبغي التحقق من ذلك عن طريق السجلات القضائية والمعلومات التي يمكن الوصول إليها قانونا.

    5.3. اختلاف المرحلة الإدارية من مستثمر إلى آخر

    قد يختلف الوضع الإداري للأشخاص الذين اشتروا عقارات من الشركة نفسها أو ضمن المشروع العقاري ذاته.

    فقد تتوفر بشأن أحد المستثمرين معلومات عن تحقيق جنائي يتعلق بالشركة فقط، بينما تكون شهادة مطابقة الاستثمار لمستثمر آخر قيد الفحص، وقد يكون قد صدر بالفعل قرار إداري بشأن شخص ثالث.

    ولا يمكن اتخاذ الوضع القانوني لأحد المستثمرين دليلا قاطعا على وضع بقية المشترين.

    مبدأ التحديث المستمر: يجب إعادة تقييم المعلومات الشفهية المذكورة كلما ظهرت وثائق رسمية أو تعليمات جديدة. ولا توفر هذه المعلومات أي ضمان بعدم أخذ الإفادات أو انتهاء التحقيق أو استمرار الجنسية التركية.

    6. هل تجري جميع التحقيقات الجنائية ضمن ملف قضائي واحد؟

    لا يصح افتراض أن جميع التحقيقات التي أُعلن عنها خلال عامي 2025 و2026 تجري تحت رقم تحقيق واحد أو أمام محكمة جنائية واحدة.

    فقد تعلقت العمليات المعلنة بتواريخ وشركات وعقارات وأشخاص ووقائع مختلفة.

    وقد يكون أحد الملفات ما زال في مرحلة التحقيق الابتدائي، بينما تكون قد صدرت لائحة اتهام في ملف آخر، أو بدأت بالفعل إجراءات المحاكمة بشأن وقائع مرتبطة.

    كذلك، فإن التحقيق مع مديري شركة أو موظفيها أو خبراء التقييم لا يعني أن جميع مشتري العقارات قد أصبحوا مشتبهين بهم.

    وعليه، يجب تحديد وجود تحقيق بحق الشخص المعني، والنيابة المختصة، وصفته القانونية، ووجود طلب لأخذ إفادته، وأي تدبير قضائي صادر بحقه، وما إذا كانت هناك قرارات بفصل الملفات أو ضمها، وما إذا صدرت لائحة اتهام.

    وقد تحد سرية التحقيق من إمكانية الوصول إلى جميع التفاصيل.

    لذلك، فإن عدم نشر معلومات جديدة في الصحافة لا يشكل دليلا على إغلاق الملف أو توقف التحقيق.

    يتطلب التحليل القانوني الدقيق الرجوع إلى قانون الجنسية التركية رقم 5901، والتمييز بين المادة 31 والمادة 40.

    وعلى الرغم من استخدام مصطلح سحب الجنسية التركية بصورة عامة في وسائل الإعلام، فإن القانون ينظم آليتين قانونيتين مختلفتين.

    7.1. إلغاء قرار اكتساب الجنسية – المادة 31

    تنص المادة 31 من قانون الجنسية التركية على إلغاء قرار منح الجنسية إذا كان صدوره نتيجة تقديم الشخص المعني بيانات كاذبة أو إخفائه مسائل مهمة مؤثرة في اكتساب الجنسية.

    ولذلك، يجب دراسة سلوك الشخص نفسه، وطبيعة البيان الكاذب أو الواقعة المخفية، والعلاقة السببية بين ذلك السلوك وقرار منحه الجنسية.

    ولا يثبت مجرد الادعاء بارتكاب المطور العقاري أو الوسيط أو خبير التقييم مخالفة قانونية أن المستثمر قدم شخصيا بيانات كاذبة أو تعمد إخفاء معلومات جوهرية.

    7.2. سحب قرار اكتساب الجنسية – المادة 40

    تنظم المادة 40 من القانون ذاته سحب القرارات المتعلقة باكتساب الجنسية أو فقدانها، إذا تبين لاحقا أنها صدرت دون توافر الشروط القانونية اللازمة أو صدرت بصورة مكررة.

    ولا تقتصر هذه المادة على حالات الكذب أو إخفاء الوقائع المنصوص عليها في المادة 31.

    فقد يدفع المستثمر بأنه اشترى العقار بصورة حقيقية ولم يشارك في أي احتيال، بينما تتمسك الإدارة بأن الشروط الموضوعية اللازمة لاكتساب الجنسية لم تكن متوافرة منذ البداية.

    ومع ذلك، يتعين أن يستند قرار السحب إلى أسباب قانونية ووقائع يمكن إثباتها بأدلة كافية، وأن يخضع لمقتضيات المشروعية والرقابة القضائية. [J1] [A1]

    المسألة القانونية المادة 31 – إلغاء الجنسية المادة 40 – سحب القرار
    السبب القانوني البيانات الكاذبة أو إخفاء الوقائع الجوهرية من الشخص المعني عدم توافر الشروط القانونية أو صدور القرار بصورة مكررة
    سلوك المستثمر عنصر مهم في تحقق السبب المنصوص عليه قانونا قد يكون عدم تحقق الشروط الموضوعية مؤثرا حتى دون ثبوت احتيال شخصي
    الأثر الزمني تقرر المادة 32 أثرا يعود إلى تاريخ قرار اكتساب الجنسية تنظم المادة 66 من اللائحة التنفيذية عدم صحة القرار من تاريخ صدوره الأصلي
    أفراد الأسرة قد تتأثر حالات اكتساب الجنسية التابعة وفقا للمادة 32 يجب فحص الأساس القانوني للقرارات المرتبطة بصورة مستقلة
    الدفاع الأساسي انتفاء البيان الكاذب أو الإخفاء أو العلاقة السببية اللازمة إثبات توافر جميع الشروط القانونية وقت اكتساب الجنسية

    وقد تناولنا هذا التمييز بصورة أكثر تفصيلا في دراستنا السابقة المنشورة بعنوان إلغاء وسحب الجنسية التركية المكتسبة عن طريق الاستثمار.

    كما تناولت الدراسات الأكاديمية الحديثة العلاقة بين شروط الاستثمار والأساس القانوني للتدخل الإداري اللاحق في قرارات منح الجنسية. [A2]

    8. كيف يمكنني معرفة ما إذا كانت جنسيتي التركية قد أُلغيت أو سُحبت؟

    يتطلب تحديد الحالة القانونية للجنسية التركية الرجوع إلى السجلات الرسمية الحالية، ودراسة القرارات الإدارية الصادرة بشأن الشخص المعني.

    فورود اسم المستثمر في الأخبار، أو وجود عقاره ضمن مشروع قيد التحقيق، أو ارتباطه بشركة عقارية مذكورة في التحقيقات، لا يثبت وحده أن الجنسية قد أُلغيت.

    وبالمقابل، لا يكفي الاحتفاظ ببطاقة الهوية التركية أو جواز السفر التركي، أو القدرة على استخدام نظام e-Devlet، أو عدم استلام تبليغ رسمي، للجزم باستمرار الجنسية دون أي تغيير.

    الوضع التقييم القانوني
    وجود تحقيق ضد الشركة العقارية لا يثبت بحد ذاته إلغاء جنسية المستثمر
    ورود اسم المستثمر في التحقيق يجب فحص صفته الجنائية ووضعه الإداري بصورة مستقلة
    إلغاء شهادة مطابقة الاستثمار قد يشكل خطرا جديا، لكن يجب فحص قرار الجنسية ذاته
    صدور قرار بإلغاء الجنسية أو سحبها يجب تحديد التاريخ والأساس القانوني والنطاق والتبليغ
    تبليغ القرار إلى الشخص يجب دراسة مهلة الطعن والحاجة إلى الحماية القضائية العاجلة
    عدم الحصول على معلومات رسمية بعد لا يمكن الجزم باستمرار الجنسية أو زوالها دون فحص إضافي

    وقد يتطلب الفحص تقديم طلبات أو إجراء استفسارات لدى المديرية العامة لشؤون النفوس والجنسية التركية (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü)، والجهات المختصة بشهادات مطابقة الاستثمار، والمؤسسات الأخرى ذات الصلة.

    ويجب التمييز بصفة خاصة بين تاريخ صدور القرار الإداري وتاريخ تبليغه القانوني.

    وقد يكون لهذا التمييز أثر مباشر في حساب مواعيد الطعن القضائي.

    9. دفعت ثمن العقار بصورة حقيقية ولم أرتكب أي احتيال. هل يمكن سحب جنسيتي التركية؟

    من الأسئلة المتكررة لدى المستثمرين أنهم اشتروا عقاراتهم بصورة فعلية، وحولوا ثمنها من حساباتهم المصرفية الخاصة، وسجلوا الملكية بأسمائهم، ولم يستردوا أي مبالغ من البائع أو المطور العقاري.

    وتشكل هذه الوقائع عناصر مهمة في الدفاع القانوني.

    فقد تساهم الحوالات المصرفية الحقيقية، ووصول ثمن البيع إلى البائع، وعدم وجود حركة مالية دائرية أو إعادة للمبالغ، واستمرار ملكية العقار، في دعم حقيقة الاستثمار.

    ومع ذلك، فإن حقيقة شراء العقار واستيفاء جميع شروط اكتساب الجنسية مسألتان قانونيتان قد تكونان مختلفتين.

    فقد يكون المستثمر دفع الثمن بالفعل، بينما تدعي الإدارة لاحقا أن القيمة الحقيقية للعقار في التاريخ المعني كانت أقل من الحد القانوني المطلوب للحصول على الجنسية.

    لذلك، ينبغي الفصل بين ثلاثة أسئلة أساسية:

    1. هل كانت عملية شراء العقار ودفع ثمنه حقيقية؟
    2. هل استوفى الاستثمار جميع الشروط القانونية السارية في التاريخ المعني؟
    3. هل شارك المستثمر عن علم في تقديم بيانات غير صحيحة أو إخفاء وقائع أو تنفيذ معاملة احتيالية؟

    حسن النية عنصر مهم في التقييم القانوني، لكنه لا يضمن وحده نجاح الطعن في جميع قرارات سحب الجنسية. وفي المقابل، فإن اتهام المطور العقاري بمخالفة قانونية لا يثبت المسؤولية الجنائية الشخصية لكل مشتر.

    وتستلزم المسؤولية الجنائية وفقا للقانون التركي تقييم أركان الجريمة وسلوك كل شخص ونيته ودوره في الوقائع.

    أما في القانون الإداري، فيجب دراسة السبب القانوني والوقائع التي يقوم عليها قرار الجنسية ومدى احترام الإدارة لمبدأ المشروعية.

    10. هل يمكن إعادة فحص تقرير التقييم العقاري القديم؟ وما نتيجة انخفاض القيمة في تقرير جديد؟

    أصبحت مسألة إعادة التقييم العقاري بأثر رجعي من أهم الموضوعات في تحقيقات عام 2026.

    وقد تقوم السلطات بمراجعة تقارير التقييم التي قُدمت وقت اكتساب الجنسية، أو تكليف خبراء بإعداد تقارير جديدة لتحديد القيمة الحقيقية للعقار في التاريخ السابق.

    لكن قيمة العقار السوقية في عام 2026 لا تعكس بالضرورة قيمته في تاريخ الاستثمار الأصلي.

    والمسألة الحاسمة هي مدى استيفاء الاستثمار للشروط القانونية في التاريخ الذي يجب الاعتداد به.

    10.1. الفرق بين حد 250 ألف دولار وحد 400 ألف دولار

    تم تخفيض الحد الأدنى لقيمة العقار المطلوب للجنسية التركية إلى 250 ألف دولار أمريكي في 19 سبتمبر 2018.

    ثم رُفع الحد إلى 400 ألف دولار أمريكي اعتبارا من 13 يونيو 2022، مع مراعاة الأحكام الانتقالية المنطبقة على بعض المعاملات والطلبات السابقة.

    وعليه، لا يجوز تطبيق شرط 400 ألف دولار بصورة رجعية وبشكل عام على جميع الاستثمارات العقارية التي استوفت شروطها القانونية في عام 2021.

    ويجب دراسة تواريخ الاستثمار والعقد والتعهد وطلب الجنسية وشهادة المطابقة في ضوء التشريعات والأحكام الانتقالية ذات الصلة. [L2]

    10.2. هل يحدد تقرير تقييم المشروع الكامل قيمة كل شقة؟

    ليس بالضرورة.

    فالتقرير الفني الذي يقيّم المشروع العقاري بأكمله، أو القطعة الأم، لا يثبت تلقائيا القيمة التاريخية الدقيقة لكل وحدة سكنية مستقلة.

    وقد تتأثر القيمة بالطابق، والواجهة، والمساحة الصافية والإجمالية، والموقع داخل المشروع، والإطلالة، والحالة الإنشائية، والوضع القانوني، والمبيعات المماثلة في الفترة المعنية.

    وقد تظهر صعوبات إضافية إذا اختلف ترقيم الوحدات السكنية أثناء مرحلة البناء عن أرقام الأقسام المستقلة التي تم تسجيلها لاحقا عند إنشاء الملكية الطابقية.

    ولهذا يجب التأكد من مطابقة رقم الوحدة المذكورة في تقرير الخبير مع الوحدة المسجلة فعليا في سند الملكية.

    10.3. هل يمكن أن يؤدي الحصول على تقرير خبرة جديد إلى مخاطر قانونية؟

    قد يساعد التقرير الفني الجديد في الاعتراض على تقييم غير صحيح.

    لكن ينبغي دراسة نطاق التقرير ومنهجيته وآثاره المحتملة قبل تكليف الخبير.

    فإذا انتهى تقرير مستقل إلى أن القيمة التاريخية الحقيقية للعقار كانت أقل من الحد القانوني المطلوب في تاريخ اكتساب الجنسية، فقد تصبح هذه النتيجة مسألة مهمة في النزاع الإداري المرتبط بالمادة 40.

    ومن ثم، يقتضي التخطيط القانوني البدء بدراسة تقارير الخبرة السابقة، وسجلات التحويلات المصرفية، والمستندات العقارية، والمبيعات المماثلة في التاريخ المعني.

    وقد يكون من المناسب، بحسب الحالة، الاستعانة برأي خبير مستقل أو طلب إثبات الأدلة قضائيا أو إجراء خبرة بواسطة المحكمة.

    الهدف من الخبرة الفنية ليس الوصول إلى قيمة محددة مسبقا، بل إثبات القيمة الحقيقية للعقار في التاريخ المعني من خلال منهجية علمية قابلة للفحص والمراجعة.

    11. ماذا تعني أحكام مجلس الدولة التركي الصادرة في فبراير 2026 بالنسبة إلى قضايا الجنسية؟

    تكتسب الأحكام الصادرة عن الدائرة العاشرة في مجلس الدولة التركي (Danıştay) خلال فبراير 2026 أهمية خاصة في تقييم مشروعية القرارات الإدارية المتعلقة بسحب الجنسية التركية.

    غير أن هذه الأحكام صدرت في نزاعات مختلفة من حيث الوقائع، ولا يمكن افتراض أنها تؤدي إلى نتيجة واحدة في جميع القضايا.

    11.1. قرار Danıştay بتاريخ 05.02.2026، رقم E.2024/405، K.2026/361

    تعلق هذا النزاع بشخص اكتسب الجنسية التركية عن طريق الاستثمار، ثم ألغت الإدارة شهادة مطابقة استثماره بسبب مخالفات تتعلق بوثائق شراء العملة الأجنبية.

    ونظر مجلس الدولة في قرار سحب الجنسية بموجب المادة 40 من قانون الجنسية رقم 5901، وانتهى إلى عدم وجود مخالفة قانونية في قرار الإدارة، في ضوء عدم تحقق الشروط القانونية اللازمة لاكتساب الجنسية. [J1]

    وتكمن أهمية هذا القرار في أن موافقة الإدارة الأصلية على طلب الجنسية لا تمنع في جميع الأحوال سحب القرار لاحقا، إذا ثبت قانونا أن الشروط اللازمة لم تكن متوافرة منذ البداية.

    كما يبين القرار أهمية دراسة شهادة مطابقة الاستثمار ووثائق التحويل المالي، وما إذا كان قد تم الطعن في قرار إلغاء شهادة المطابقة.

    11.2. قرار Danıştay بتاريخ 04.02.2026، رقم E.2024/3835، K.2026/324

    تعلق هذا النزاع بقرار سحب الجنسية لأسباب مرتبطة بالنظام العام والأمن القومي.

    وبعد فحص الأسباب والوقائع التي استندت إليها الإدارة، خلص مجلس الدولة إلى عدم إثبات الأسس اللازمة للسحب بصورة كافية، وقضى بإلغاء الجزء المعني من القرار الإداري. [J2]

    ولم يكن هذا النزاع متعلقا بصورة مباشرة بتقييم قيمة عقار استثماري.

    إلا أن أهميته تكمن في تأكيد خضوع قرارات سحب الجنسية للرقابة القضائية، وضرورة استنادها إلى أسباب قانونية ووقائع كافية ومحددة.

    11.3. كيف ينبغي تقييم القرارين معا؟

    يبين القرار الأول أن سحب الجنسية قد يكون مشروعا إذا ثبت عدم تحقق شروط الاكتساب القانونية.

    أما القرار الثاني فيؤكد أن الإدارة لا تتمتع بسلطة مطلقة محصنة من الرقابة القضائية، وأن القرار قد يُلغى إذا افتقر إلى الأساس القانوني أو الواقعي الكافي.

    وعليه، لا يصح القول إن جميع قرارات سحب الجنسية مخالفة للقانون، كما لا يصح القول إن جميعها صحيحة ولا يمكن الطعن فيها.

    العبرة بالنص القانوني المنطبق، والوقائع القائمة وقت اكتساب الجنسية، والأدلة التي تستند إليها الإدارة، ومشروعية القرار الإداري في الحالة الفردية.

    12. ماذا يحدث لجنسية الزوجة والأطفال إذا أُلغيت جنسية المستثمر؟

    تنظم المادة 32 من قانون الجنسية التركية رقم 5901 الآثار القانونية لقرار إلغاء الجنسية على الزوج أو الزوجة والأطفال الذين اكتسبوا الجنسية ارتباطا باكتساب الشخص الأساسي لها.

    لكن لا يجوز افتراض أن جميع أفراد الأسرة يتمتعون بالوضع القانوني نفسه في كل الأحوال.

    فقد تختلف النتيجة بحسب تاريخ اكتساب الجنسية، وأساس اكتسابها، وما إذا كانت الجنسية قد اكتُسبت بصورة تابعة أو مستقلة.

    وقد تضمنت البيانات الرسمية الصادرة في 21 سبتمبر 2026 الإشارة إلى 807 من أفراد الأسرة ضمن إجمالي 1070 شخصا، بالإضافة إلى 55 طفلا اكتسبوا الجنسية بعد قرار اكتساب الجنسية الأصلي. [N4]

    ويبين هذا التمييز أهمية دراسة الوضع القانوني لكل فرد من أفراد الأسرة بصورة مستقلة.

    وتستوجب الحالات المتعلقة بالأطفال الذين اكتسبوا الجنسية التركية بالميلاد اهتماما خاصا، إذ لا يجوز افتراض أن وضعهم مماثل بالضرورة للأطفال الذين حصلوا عليها تبعا لاكتساب أحد الوالدين للجنسية بالتجنس.

    كما يجب تقييم الآثار الزمنية المحتملة لإلغاء الجنسية أو سحب قرار منحها في ضوء أحكام القانون واللائحة التنفيذية.

    13. هل وجود قرار حجز على عقاري يعني أن جنسيتي التركية قد أُلغيت؟

    لا. إن تسجيل تدبير حجز أو ضبط على العقار في نظام TAKBİS أو سجلات الطابو لا يثبت بذاته إلغاء الجنسية التركية لمالك العقار.

    فالتدبير المتخذ في إطار التحقيق الجنائي بشأن العقار يختلف قانونا عن القرار الإداري المتعلق بإلغاء الجنسية أو سحب قرار اكتسابها.

    وعند وجود تدبير يتعلق بالعقار، ينبغي تحديد الجهة القضائية التي أصدرته، والأساس القانوني، والاتهامات أو الوقائع المرتبطة به، والعقار الذي يشمله، وطرق الاعتراض المتاحة.

    وتكتسب الضمانات المنصوص عليها في قانون الإجراءات الجنائية التركي أهمية خاصة في هذا السياق.

    وتتضمن المادة 33 من قانون الجنسية التركية أحكاما خاصة بشأن تصفية الأموال في بعض الحالات المتعلقة بإلغاء الجنسية.

    لكن إلغاء الجنسية لا يعني تلقائيا أن جميع عقارات الشخص تنتقل إلى الدولة أو أن حقوق الملكية تزول بصورة متماثلة في كل حالة.

    بل يجب دراسة الشروط القانونية للتصفية وطبيعة القرار وآثاره، فضلا عن أثر الطعن القضائي في قرار إلغاء الجنسية على الإجراءات المتعلقة بالممتلكات.

    استمرار تسجيل العقار باسم المستثمر، ووجود تدبير حجز جنائي، والوضع القانوني للجنسية، ثلاث مسائل قانونية مستقلة يجب فحص كل منها على حدة.

    14. ما الجرائم التي قد تظهر في التحقيقات المتعلقة بالجنسية التركية؟

    تضمنت البيانات العامة بشأن تحقيقات عامي 2025 و2026 الإشارة إلى اتهامات جنائية مختلفة.

    وقد تشمل الاتهامات، بحسب الوقائع، إنشاء منظمة إجرامية أو إدارتها أو الانتماء إليها، وتهريب المهاجرين، وتزوير الوثائق، وتقديم بيانات كاذبة عند إعداد وثائق رسمية، والاحتيال المشدد المرتبط بالمؤسسات العامة. [N4] [N6]

    لكن ورود هذه الجرائم في بيان صادر عن النيابة العامة لا يعني أن كل مستثمر أجنبي مرتبط بالمشروع العقاري يُعد مشتبها به في جميع هذه الجرائم.

    فالمسؤولية الجنائية شخصية، ويجب تقييم أركان كل جريمة وعلم الشخص ونيته وسلوكه ومشاركته في الوقائع والأدلة المتاحة بحقه.

    فعلى سبيل المثال، لا يثبت مجرد الادعاء بأن خبير تقييم عقاري أعد تقريرا غير صحيح أن المشتري كان يعلم بذلك أو شارك في إعداده.

    وقد تشمل أدلة الدفاع عقود البيع، وكشوف الحسابات، ووثائق شراء العملة الأجنبية، وإثبات مصدر الأموال، والمراسلات مع البائع، وتقارير التقييم العقاري، والمستندات المقدمة أثناء طلب الجنسية.

    ويجب التمييز بين التحقيق الجنائي والإجراءات الإدارية المتعلقة بالجنسية، رغم احتمال تأثير أحدهما في الآخر.

    فإغلاق التحقيق الجنائي لا يؤدي بصورة تلقائية إلى زوال جميع المسائل الإدارية المتعلقة بشروط اكتساب الجنسية.

    وفي المقابل، فإن صدور قرار إداري بسحب الجنسية لا يعني ثبوت ارتكاب الشخص جريمة جنائية.

    15. أنا أقيم خارج تركيا. ماذا ينبغي أن أفعل قبل السفر إلى إسطنبول؟

    يقيم عدد كبير من المستثمرين الذين حصلوا على الجنسية التركية عن طريق العقارات في دول أخرى.

    وقد لا يعلم بعضهم بوجود تحقيقات تتعلق بالشركة التي اشتروا منها العقار إلا عبر الأخبار أو وسائل التواصل الاجتماعي أو المراسلات اللاحقة.

    وفي حال وجود مخاطر قانونية ملموسة، قد يكون من المناسب إجراء فحص للوضع الحالي للجنسية وأي تدابير قضائية معروفة قبل السفر إلى تركيا.

    وقد يشمل ذلك التحقق من وجود تحقيق جنائي، وصفة الشخص فيه، ووجود استدعاء أو أمر قبض أو إحضار، إضافة إلى الوضع الحالي للوثائق المتعلقة بالجنسية والهوية.

    وفي الحالات التي تكون فيها الجنسية قد أُلغيت أو سُحب قرار اكتسابها، قد تظهر مسائل إضافية في قانون الأجانب والهجرة، تشمل الجنسية الأخرى للشخص، وحق الإقامة، واحتمال انعدام الجنسية، وأوامر الترحيل أو الاحتجاز الإداري.

    وقد يكون من الممكن، بحسب طبيعة الإجراءات المطلوبة، إصدار وكالة لمحام تركي أمام البعثة الدبلوماسية أو القنصلية التركية في الخارج.

    لكن يجب التحقق من متطلبات إثبات الهوية والمستندات لدى القنصلية المختصة.

    ولا توجد إجابة قانونية عامة موثوقة بشأن أي جواز سفر ينبغي استخدامه أثناء السفر إلى تركيا إذا كان وضع الجنسية محل نزاع.

    ويتعين على الشخص التصرف وفقا لوضعه القانوني الحقيقي وتقديم معلومات صحيحة إلى الجهات المختصة.

    16. ما الوثائق اللازمة لتقييم خطر إلغاء الجنسية التركية؟

    لا ينبغي أن يقتصر الفحص القانوني على سند الملكية أو إيصال مصرفي واحد.

    بل قد يستلزم الملف دراسة مترابطة للمعاملات العقارية والمالية والإجراءات الإدارية وأي تحقيقات جنائية ذات صلة.

    نوع الوثيقة هدف الفحص القانوني
    قرار اكتساب الجنسية والسجلات المرتبطة به تحديد تاريخ الاكتساب وأساسه وعلاقة أفراد الأسرة
    سند الملكية والسجلات العقارية السابقة التحقق من الملكية وتاريخ البيع والقسم المستقل
    عقود شراء العقار وإيصالات الدفع تحديد الثمن المتفق عليه والمدفوع فعليا
    كشوف الحسابات المصرفية داخل تركيا وخارجها تتبع مصدر الأموال وحركتها
    شهادات شراء العملة الأجنبية فحص الامتثال لشروط الصرف السارية في التاريخ المعني
    تقارير التقييم العقاري القديمة والجديدة تحديد القيمة التاريخية ومدى وجود اختلافات
    شهادة مطابقة الاستثمار تحديد أساس الموافقة الإدارية ووضعها الحالي
    المراسلات مع المطور العقاري والوسطاء تقييم علم المستثمر وتعليماته وسلوكه
    وثائق جنسية أفراد الأسرة تحديد اكتساب الجنسية بصورة تابعة أو مستقلة
    التبليغات والقرارات الإدارية تحديد القرارات ومواعيد الطعن
    القرارات القضائية ووثائق التحقيق الجنائي تحديد الاتهامات والتدابير القانونية ذات الصلة

    وتنظم المادتان 2 و46 من قانون المحاماة التركي رقم 1136 الإطار القانوني لبعض حقوق المحامين في الاطلاع على الملفات والوثائق.

    لكن ممارسة هذه الحقوق دون وكالة، والحصول على نسخ من المستندات، والاطلاع على ملفات التحقيق السرية أو سجلات الأحوال المدنية الشخصية، قد تخضع لقيود قانونية ومتطلبات خاصة.

    ولا يجوز تفسير حقوق المحامي على أنها صلاحية غير محدودة للوصول إلى جميع البيانات الشخصية أو الوثائق السرية دون سند قانوني مناسب.

    17. خريطة الطريق القانونية للمستثمرين المعرضين لخطر إلغاء الجنسية التركية

    لا تقتصر الاستراتيجية القانونية المناسبة على تقديم عريضة واحدة أو انتظار رسالة من الإدارة.

    بل تتطلب تنسيقا بين قانون الجنسية والقانون الإداري والقانون الجنائي والأنظمة المالية والعقارية، إضافة إلى قانون الأجانب عند الحاجة.

    المرحلة الأولى: التحقق من الوضع القانوني الحالي للجنسية

    يجب تحديد تاريخ اكتساب الجنسية والأساس القانوني، وحالة شهادة مطابقة الاستثمار، وما إذا صدر قرار بالإلغاء أو السحب.

    وفي حال وجود قرار، يجب تحديد تاريخه وأسبابه ومدى تبليغه قانونا.

    المرحلة الثانية: تحديد التحقيق الجنائي ونطاقه

    يجب البحث عما إذا كان المستثمر طرفا في تحقيق جنائي، وما إذا كان يحمل صفة مشتبه به، أو طُلب حضوره لأخذ إفادته، أو صدر بحقه أي تدبير قضائي.

    كما ينبغي دراسة الملفات المرتبطة أو المنفصلة متى كانت ذات صلة وكان الاطلاع عليها متاحا قانونا.

    المرحلة الثالثة: إعادة بناء التسلسل الزمني للاستثمار

    ينبغي ترتيب الوثائق بدءا من عقد البيع، ثم التحويلات المصرفية، وتقييم العقار، والتسجيل في الطابو، وشهادة المطابقة، وصولا إلى قرار اكتساب الجنسية.

    ويساعد ذلك على تحديد الشروط القانونية التي كانت واجبة التطبيق في كل مرحلة.

    المرحلة الرابعة: التحليل المالي للتحويلات

    يجب فحص مصدر الأموال والحسابات التي انتقلت من خلالها، ومدى وصول المبلغ إلى البائع، وما إذا كانت هناك إعادة مباشرة أو غير مباشرة للأموال.

    وقد تستلزم بعض الحالات طلب مستندات إضافية من البنوك أو الجهات المختصة وفق الإجراءات القانونية.

    المرحلة الخامسة: تحديد القيمة العقارية التاريخية

    إذا كانت القضية تتعلق بادعاء نقص قيمة الاستثمار أو تضخيم التقييم، يجب إجراء دراسة فنية تركز على التاريخ القانوني المعني.

    ويشمل ذلك دراسة المبيعات المماثلة والخصائص الفردية للعقار والتقارير السابقة والنتائج الفنية اللاحقة.

    المرحلة السادسة: تنسيق الدفاع الإداري والجنائي

    ينبغي تقييم الإفادات والمستندات التي ستقدم في التحقيق الجنائي بالتزامن مع الدفوع المقدمة إلى الجهات الإدارية.

    ويهدف ذلك إلى الحفاظ على الاتساق في عرض الوقائع، مع احترام الاختلاف بين القواعد الإجرائية ومتطلبات الإثبات في كل مسار.

    المرحلة السابعة: استخدام طرق الاعتراض والطعن المناسبة

    إذا صدر قرار بإلغاء الجنسية أو سحبها، يجب تحديد المحكمة المختصة والمهلة القانونية للطعن، ودراسة إمكانية طلب وقف التنفيذ.

    وإذا أُلغيت شهادة مطابقة الاستثمار بقرار مستقل، ينبغي بحث ضرورة الطعن في ذلك القرار بصورة منفصلة.

    كما يجب تقييم تدابير الحجز أو غيرها من الإجراءات الجنائية وفقا لطرق الاعتراض المنصوص عليها قانونا.

    المرحلة الثامنة: متابعة التطورات المهمة في الملف

    قد يتغير وضع ملفات الجنسية والتحقيقات بمرور الوقت.

    فقد تظهر أدلة جديدة، أو يصدر قرار إداري، أو يتم تبليغ قرار قائم، أو تنتقل بعض الوقائع إلى ملف جنائي آخر.

    ولهذا ينبغي إعادة تقييم الملفات التي تنطوي على مخاطر فعلية كلما طرأت تطورات قانونية مؤثرة.

    18. كيف يمكن الطعن في قرار إلغاء أو سحب الجنسية التركية أمام القضاء؟

    تعد القرارات المتعلقة بإلغاء الجنسية التركية أو سحب قرار اكتسابها قرارات إدارية قابلة للرقابة القضائية.

    لكن تحديد المحكمة المختصة يعتمد على الجهة التي أصدرت القرار وعلى طبيعته القانونية.

    وقد تدخل بعض القرارات الفردية الصادرة عن رئيس الجمهورية بشأن الجنسية ضمن اختصاص مجلس الدولة التركي بصفته محكمة درجة أولى.

    أما بعض القرارات الإدارية الأخرى، ومنها القرارات المتعلقة بشهادات مطابقة الاستثمار، فقد تتطلب تحديد اختصاص المحكمة الإدارية المختصة بصورة مستقلة.

    18.1. ما المهلة القانونية لرفع دعوى إلغاء قرار الجنسية؟

    وفقا للإطار العام لقانون أصول المحاكمات الإدارية التركي رقم 2577، تبلغ مدة رفع الدعوى أمام مجلس الدولة أو المحاكم الإدارية عادة 60 يوما، ما لم توجد مدة خاصة مقررة قانونا.

    لكن يجب حساب المهلة في كل حالة استنادا إلى طبيعة القرار وتاريخ التبليغ الصحيح والأحكام الخاصة والآثار القانونية لأي طلب إداري مقدم.

    ويبرز قرار مجلس الدولة بتاريخ 30 ديسمبر 2025، رقم E.2025/6295 وK.2025/7133، أهمية الالتزام بالمواعيد القضائية، إذ رُفضت الدعوى المعنية لتقديمها خارج المدة القانونية. [J3]

    18.2. هل يمكن وقف تنفيذ قرار سحب الجنسية؟

    يمكن طلب وقف تنفيذ القرار الإداري إذا توافرت الشروط القانونية.

    لكن مجرد رفع دعوى الإلغاء لا يؤدي تلقائيا إلى وقف تنفيذ جميع القرارات الإدارية.

    وتنظم المادة 27 من القانون رقم 2577 شروط وقف التنفيذ، بما يشمل المعايير المتعلقة بالمخالفة الواضحة للقانون والآثار المترتبة على التنفيذ.

    ولذلك، ينبغي تقييم إمكانية الحماية القضائية المؤقتة وفقا لوقائع الملف.

    عند تبليغ قرار إلغاء الجنسية أو سحبها، ينبغي أن يكون تحديد مهلة الطعن والحاجة إلى طلب وقف التنفيذ من أولويات التقييم القانوني العاجل.

    19. الأسئلة الأكثر شيوعا حول إلغاء وسحب الجنسية التركية في عام 2026

    1. هل أُلغيت الجنسية التركية لجميع الأشخاص الـ1070 بصورة نهائية؟

    لا يمكن استنتاج ذلك من إعلان 21 سبتمبر 2026. فقد تحدثت السلطات عن تحديد الأشخاص وبدء الإجراءات الإدارية المتعلقة بهم. وهذا لا يثبت صدور قرارات فردية نهائية وتبليغها لجميع الأشخاص.

    2. هل صحيح أن 6134 شخصا فقدوا الجنسية التركية؟

    أعلنت وزارة الداخلية عن إلغاء قرارات الجنسية المتعلقة بـ5391 شخصا وسحب قرارات تخص 743 شخصا، بإجمالي 6134 شخصا. ويجب عدم الخلط بين هذه الإحصاءات التراكمية والتحقيق الجديد المتعلق بـ1070 شخصا.

    3. إذا كانت شركة الإنشاءات تخضع للتحقيق، فهل ستُلغى جنسيتي تلقائيا؟

    لا. التحقيق مع الشركة لا يثبت تلقائيا إلغاء جنسية المشتري أو أن معاملته العقارية مخالفة للقانون. ويجب دراسة ملف الاستثمار والجنسية بصورة فردية.

    4. هل يمكن سحب جنسيتي رغم أنني دفعت ثمن العقار فعلا؟

    قد ينشأ خطر قانوني إذا ادعت الإدارة عدم تحقق الشروط الموضوعية لاكتساب الجنسية. ويعد الدفع الحقيقي دليلا مهما، لكن يجب أيضا فحص جميع شروط الاستثمار القانونية.

    5. حصلت على الجنسية عام 2021 باستثمار 250 ألف دولار. هل يطبق علي شرط 400 ألف دولار؟

    يجب تقييم الاستثمارات السابقة وفقا للتشريعات السارية في التاريخ القانوني المعني، مع مراعاة الأحكام الانتقالية. ولا يجوز تطبيق الحد الجديد بأثر رجعي على جميع الاستثمارات السابقة دون تحليل قانوني.

    6. لم أقم بإعداد تقرير التقييم العقاري. هل يمكن سحب جنسيتي؟

    قد يكون عدم مشاركة المستثمر في إعداد تقرير غير صحيح أو عدم علمه بالمخالفة مهما في نطاق المادة 31. لكن ادعاء عدم توافر الشروط الموضوعية قد يتطلب دراسة مستقلة وفقا للمادة 40.

    7. هل يؤدي تقرير الخبير الجديد إلى إبطال التقرير القديم تلقائيا؟

    لا. يجب مقارنة تواريخ التقييم، والمنهجيات المستخدمة، والمبيعات المماثلة، والخصائص الفعلية للعقار قبل تحديد القيمة الإثباتية لكل تقرير.

    8. هل أستطيع دخول تركيا إذا كان اسمي واردا في تحقيق جنائي؟

    وجود تحقيق لا يعني بالضرورة وجود أمر قبض أو إحضار. ويتطلب التقييم معرفة الوضع القانوني الحالي للشخص وأي تدابير قضائية صادرة بحقه.

    9. هل احتفاظي بجواز السفر التركي يعني أن جنسيتي ما زالت سارية؟

    الاحتفاظ بالجواز وحده ليس دليلا قاطعا على عدم صدور قرار إداري لاحق. وينبغي فحص السجلات والقرارات الرسمية الحالية.

    10. إذا كان حساب e-Devlet يعمل، فهل يعني ذلك عدم إلغاء الجنسية؟

    لا يشكل الوصول إلى الحساب الإلكتروني وحده إثباتا نهائيا للوضع القانوني للجنسية. ويجب الرجوع إلى السجلات الرسمية ذات الصلة.

    11. هل تفقد زوجتي وأطفالي الجنسية إذا أُلغيت جنسيتي؟

    قد تتأثر الجنسية المكتسبة تبعا للمستثمر وفقا لأحكام القانون. لكن يجب فحص أساس اكتساب الجنسية وتاريخه بالنسبة إلى كل فرد من أفراد الأسرة.

    12. إذا وُضع حجز على شقتي، فهل سأفقد ملكيتها؟

    الحجز الجنائي وفقدان الملكية مسألتان مختلفتان. ويجب دراسة القرار وأسبابه ونطاقه وطرق الاعتراض عليه، إضافة إلى أي أحكام خاصة قد تنطبق على تصفية الأموال في قضايا الجنسية.

    13. هل يمكنني رفع دعوى ضد قرار سحب الجنسية التركية؟

    نعم. تخضع قرارات الإلغاء والسحب للرقابة القضائية. ويجب تحديد المحكمة المختصة وأسباب الدعوى والمهلة القانونية وإمكانية وقف التنفيذ.

    14. هل يؤدي رفع الدعوى إلى استعادة الجنسية تلقائيا؟

    لا ينبغي افتراض ذلك. فرفع الدعوى لا يوقف تنفيذ القرار تلقائيا في كل حالة، ويجب دراسة أثر أي قرار بوقف التنفيذ أو حكم نهائي.

    15. هل يستطيع المحامي معرفة وضع جنسيتي دون وكالة؟

    يتمتع المحامي في تركيا بحقوق قانونية معينة للاطلاع على الملفات والوثائق، لكنها تخضع لقيود. وقد تتطلب البيانات الشخصية والوثائق السرية والحصول على النسخ أو التبليغات وجود وكالة أو تفويض مناسب.

    16. لم أتلق أي تبليغ رسمي. هل ينبغي أن أنتظر؟

    عند وجود خطر قانوني ملموس، قد لا يكون انتظار التبليغ وحده كافيا. فقد يكون من المناسب التحقق من الوضع القانوني وحفظ الأدلة ومتابعة المواعيد ذات الصلة.

    17. إذا أُغلق التحقيق الجنائي، فهل تنتهي مشكلة الجنسية؟

    ليس بالضرورة. فالإجراءات الجنائية والإدارية تخضع لقواعد مختلفة. وقد تؤثر نتيجة التحقيق الجنائي في التقييم الإداري، لكنها لا تحسم تلقائيا جميع المسائل المتعلقة بشروط اكتساب الجنسية.

    18. ماذا لو كان العقار لا يزال مسجلا باسمي؟

    استمرار الملكية قد يكون مهما لإثبات حقيقة الاستثمار، لكنه لا يثبت بمفرده استيفاء جميع شروط الجنسية أو عدم صدور قرار إداري بشأنها.

    19. هل يمكن الاعتراض على تقرير تقييم عقاري رجعي غير صحيح؟

    يمكن فحص منهجية التقييم والافتراضات المستخدمة وتحديد العقار والمبيعات المماثلة التاريخية والعناصر الفنية الأخرى، واستخدام الوسائل القانونية المناسبة لمناقشة التقرير.

    20. ما أهم خطوة أولى ينبغي اتخاذها؟

    الأولوية عادة هي تحديد الوضع القانوني الحقيقي للشخص بدلا من الاعتماد على الأخبار أو المعلومات غير المؤكدة، بما يشمل وجود قرار متعلق بالجنسية أو تحقيق جنائي أو وسائل طعن تتطلب اتخاذ إجراء خلال مهلة محددة.

    20. الخلاصة: ما النهج القانوني الصحيح في قضايا إلغاء الجنسية التركية لعام 2026؟

    أثارت التحقيقات المعلنة خلال عامي 2025 و2026 تساؤلات قانونية مهمة لدى المستثمرين الأجانب الذين حصلوا على الجنسية التركية من خلال شراء العقارات.

    وتؤكد التصريحات الرسمية صدور عدد كبير من القرارات الإدارية بإلغاء الجنسية أو سحب قرارات اكتسابها.

    لكن هذه التصريحات لا تبرر افتراض أن كل مستثمر ارتبط اسمه بالتحقيقات الأخيرة قد فقد الجنسية التركية بالفعل.

    كما لا يصح افتراض أن كل استثمار حقيقي يؤدي بالضرورة إلى استمرار الجنسية مهما كانت الشروط القانونية التي تطلبها القانون وقت الاكتساب.

    وتتوقف مشروعية القرار الإداري على الأساس القانوني المنطبق، والوقائع الخاصة بالشخص، والأدلة المتاحة.

    وقد تكون لدى المستثمر الذي حول الأموال بصورة حقيقية، واشترى عقارا فعليا، ولم يشارك في معاملات احتيالية، أدلة مهمة تدعم موقفه القانوني.

    لكن ينبغي في الوقت نفسه فحص القيمة التاريخية للعقار، والحد الاستثماري الواجب التطبيق، وشهادة المطابقة، وبقية شروط اكتساب الجنسية.

    ويفرض التحليل القانوني الدقيق التمييز بين المسؤولية الجنائية الشخصية، والمخالفات المحتملة في المعاملة العقارية، والعيوب الإدارية المتعلقة بقرار منح الجنسية.

    تبدأ الاستراتيجية القانونية الفعالة من التحقق الرسمي من الوضع الحالي للجنسية، وتحديد الملفات الجنائية والإدارية ذات الصلة، ثم بناء دفاع قائم على الوثائق والأدلة والوقائع الفعلية الخاصة بكل مستثمر.

    وتتم مراجعة الدراسات المنشورة على موقع dolgun.av.tr بشأن قانون الجنسية التركية وقرارات الإلغاء والسحب والتطورات القضائية كلما توفرت معلومات جديدة موثوقة.

    غير أن المعلومات العامة أو الشفهية لا تعني إمكانية الوصول إلى جميع التحقيقات السرية أو معرفة الوضع النهائي لكل ملف فردي.

    الاستشارات القانونية المتعلقة بسحب وإلغاء الجنسية التركية

    يمكن للأشخاص الذين يواجهون خطر إلغاء الجنسية التركية أو سحب قرار منحها نتيجة الاستثمار العقاري طلب تقييم قانوني فردي يستند إلى مستندات الجنسية والطابو وكشوف الحسابات المصرفية وتقارير تقييم العقارات وشهادة مطابقة الاستثمار والقرارات القضائية أو الإدارية ذات الصلة.

    ومن المفيد عند طلب التقييم الأولي تقديم معلومات عن سنة اكتساب الجنسية، والمشروع العقاري، وسند الملكية، ووثائق الدفع، وما إذا كان المستثمر يقيم حاليا داخل تركيا أو خارجها.

    المحامي Murat Can Dolğun
    نقابة المحامين في إسطنبول
    رقم القيد: 75860
    الموقع الإلكتروني: dolgun.av.tr
    للتواصل والاستشارات: الموقع الإلكتروني الرسمي

    إخلاء مسؤولية قانونية: أُعدت هذه الدراسة لأغراض المعلومات القانونية العامة والتحليل الأكاديمي. ولا تشكل رأيا قانونيا فرديا أو ضمانا لأي نتيجة قضائية أو إدارية. ويجب تقييم كل حالة استنادا إلى وقائعها الخاصة والتشريعات المنطبقة عليها.


    21. التشريعات والمراجع الأكاديمية وأحكام مجلس الدولة والمصادر الإخبارية

    أولا: التشريعات والأنظمة الرسمية

    [L1] قانون الجنسية التركية رقم 5901، الجريدة الرسمية، 12.06.2009، العدد 27256، ولا سيما المواد 12 و31 و32 و33 و36 و37 و40 و41. النص التشريعي الرسمي باللغة التركية.

    [L2] المديرية العامة للطابو والمساحة Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü، التعليمات والأنظمة المتعلقة برفع الحد الأدنى للاستثمار العقاري المطلوب للجنسية من 250 ألف دولار إلى 400 ألف دولار خلال عام 2022. الموقع الرسمي للمؤسسة.

    [L3] قانون أصول المحاكمات الإدارية التركي رقم 2577 (İdari Yargılama Usulü Kanunu)، ولا سيما المواد 7 و8 و27.

    [L4] قانون المحاماة التركي رقم 1136 (Avukatlık Kanunu)، ولا سيما المادتان 2 و46.

    ثانيا: الدراسات والمراجع الأكاديمية

    [A1] Güner, Cemil. “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”. Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni، المجلد 37، العدد 2، 2017. دراسة بشأن سحب القرارات المتعلقة باكتساب وفقدان الجنسية التركية. الرابط الأكاديمي عبر DergiPark.

    [A2] Özgür, Çiçek. “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi، المجلد 75، العدد 1، 2026، الصفحات 741–779. DOI: 10.33629/auhfd.1710185. دراسة بشأن إلغاء وسحب الجنسية التركية المكتسبة عن طريق الاستثمار. الرابط الأكاديمي عبر DergiPark.

    [A3] Erden, Hümeyra Zeynep. “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”. Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni، المجلد 36، العدد 1، 2016. دراسة بشأن المدد القانونية في إلغاء قرارات منح الجنسية التركية. الرابط الأكاديمي عبر DergiPark.

    ثالثا: أحكام مجلس الدولة التركي Danıştay

    [J1] مجلس الدولة التركي Danıştay، الدائرة العاشرة، قرار بتاريخ 05.02.2026، رقم E.2024/405، K.2026/361. سحب الجنسية التركية المكتسبة عن طريق الاستثمار إثر مخالفات في وثائق شراء العملة الأجنبية وإلغاء شهادة مطابقة الاستثمار. نص الحكم الرسمي باللغة التركية.

    [J2] مجلس الدولة التركي Danıştay، الدائرة العاشرة، قرار بتاريخ 04.02.2026، رقم E.2024/3835، K.2026/324. الرقابة القضائية على سحب الجنسية لأسباب مرتبطة بالأمن القومي والنظام العام ومدى كفاية الأساس القانوني والوقائعي للقرار. نص الحكم الرسمي باللغة التركية.

    [J3] مجلس الدولة التركي Danıştay، الدائرة العاشرة، قرار بتاريخ 30.12.2025، رقم E.2025/6295، K.2025/7133. التبليغ والمواعيد القانونية لرفع الدعاوى الإدارية المتعلقة بالجنسية. نص الحكم الرسمي باللغة التركية.

    رابعا: التصريحات الرسمية والمصادر الإخبارية

    [N1] Candan, Fatma Nur. “Muvazaalı gayrimenkul satışıyla vatandaşlık sağlayan suç örgütü çökertildi”. وكالة Anadolu Ajansı، 24 سبتمبر 2025. تقرير بشأن تحقيقات اكتساب الجنسية عبر عمليات بيع عقاري صورية. المصدر الأصلي.

    [N2] Anadolu Ajansı. “Yabancılara usulsüz vatandaşlık kazandıran suç örgütüne yönelik operasyonda yakalanan 113 şüpheli adliyede”. سبتمبر 2025. المصدر الأصلي.

    [N3] وزارة العدل التركية T.C. Adalet Bakanlığı. “Bakan Gürlek: 687 Kişinin Vatandaşlığının İptali İçin Yasal Süreç Başlatıldı”. تصريح رسمي بتاريخ 4 أغسطس 2026. التصريح الرسمي.

    [N4] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah; Yıldız, Dilhan Türker; Eser, Zehra Tekeci. “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 zanlı yakalandı”. وكالة Anadolu Ajansı، 21 سبتمبر 2026. يتضمن التقرير تصريحات النيابة العامة في إسطنبول ووزارة العدل ووزارة الداخلية التركية. المصدر الأصلي.

    [N5] Demir, İrem. “Haksız yollarla Türk vatandaşlığı kazandırdığı belirlenen suç örgütü operasyonunda 32 zanlı tutuklandı”. وكالة Anadolu Ajansı، 7 أغسطس 2026. المصدر الأصلي.

    [N6] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah. “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda yakalanan 33 şüpheli tutuklandı”. وكالة Anadolu Ajansı، 25 سبتمبر 2026. المصدر الأصلي.

    [N7] TRT Haber / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”. 21 سبتمبر 2026. المصدر الأصلي.

    [N8] Gürel, Ayşe. “İstanbul merkezli 13 ilde sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 73 gözaltı”. وكالة Demirören Haber Ajansı، 21 سبتمبر 2026. المصدر الأصلي.

    [N9] Habertürk Yerel Haberler / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığından İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”. 21 سبتمبر 2026. المصدر الأصلي.

    [N10] Haber Global / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığı duyurdu: Binlerce yabancının vatandaşlığı iptal”. 21 سبتمبر 2026. المصدر الأصلي.

    ملاحظة منهجية بشأن المصادر: أعادت بعض المؤسسات الإعلامية نشر التصريحات الرسمية نفسها أو تلخيصها اعتمادا على أخبار وكالة Anadolu Ajansı. ولذلك، أُدرجت هذه المنشورات بوصفها مصادر نقل إخباري، لا أدلة مستقلة متعددة على صحة جميع الادعاءات الجنائية. كما جرى التمييز بين الملاحظات العملية والمعلومات الشفهية غير المؤكدة من جهة، والوثائق الرسمية والأحكام القضائية والتصريحات المنشورة من جهة أخرى.


    19 سبتمبر 2026: إلغاء وسحب الجنسية التركية المكتسبة عن طريق الاستثمار: التقييم العقاري غير الصحيح والمعاملات الصورية والمستثمر حسن النية والحماية القضائية. دراسة تتناول المادتين 31 و40، وحقيقة الاستثمار، ومبدأ الأمن القانوني ووسائل الحماية القضائية. النص الأصلي باللغة التركية.

    26 سبتمبر 2026: تحقيق الجنسية التركية المتعلق بـ1070 شخصا في عام 2026. تحليل للموجة الثانية من التحقيقات، و263 مستثمرا أساسيا، و807 أفراد من العائلات، والمعاملات العقارية الصورية المزعومة. النص الأصلي باللغة التركية.

    28 سبتمبر 2026: إلغاء وسحب الجنسية التركية 2026: الأسئلة الأكثر شيوعا والتحقيقات الجنائية والدعاوى القضائية. دراسة تتعلق بالتحقق من وضع الجنسية والإجراءات الجنائية والمشكلات التي تواجه المستثمرين المقيمين خارج تركيا. النص الأصلي باللغة التركية.

    28 سبتمبر 2026: إلغاء وسحب الجنسية التركية 2026: التقييم العقاري الجديد ونقص الاستثمار والعائلات والأطفال وشركات الإنشاءات الخاضعة للتحقيق. دراسة تتناول تقارير التقييم العقاري والوضع القانوني لأفراد الأسرة والمشاريع العقارية المرتبطة بالتحقيقات. النص الأصلي باللغة التركية.

    جميع الدراسات ذات الصلة: Dolgun Akademi – قانون الجنسية التركية.

    ↑ العودة إلى جدول المحتويات

  • Turkish Citizenship Revocation 2026: Latest Updates, 1,070 Cases and Legal Remedies

    Turkish Citizenship Revocation 2026: Latest Updates, 1,070 Cases and Legal Remedies

    Last updated: October 8, 2026

    Author: Attorney Murat Can Dolğun – Istanbul Bar Association

    Legal Analysis | Turkish Citizenship Law | Citizenship by Investment | Criminal Investigations | Administrative Litigation

    Turkish Citizenship Revocation and Cancellation in 2026: Latest Developments, the 1,070-Person Investigation, 6,134 Citizenship Decisions, and Legal Remedies

    Turkish citizenship acquired through real estate investment is facing an unprecedented level of administrative and criminal scrutiny. Following major investigations initiated in 2025, Turkish authorities announced additional operations in August and September 2026 concerning allegedly fraudulent property valuations, sham real estate transactions, artificial banking arrangements, and irregularities in investment eligibility certificates.

    On September 21, 2026, Turkish authorities announced that an investigation involving 1,070 people, including investors and their family members, had been identified in connection with allegedly irregular citizenship acquisitions. On the same day, the Ministry of Interior reported that citizenship acquisition decisions concerning a total of 6,134 individuals had previously been annulled or withdrawn through various administrative procedures. These figures concern different categories of proceedings and must not be confused. [N4] [N7]

    The most important legal distinction is this: being mentioned in a criminal investigation does not establish that an individual’s Turkish citizenship has been cancelled or withdrawn. Equally, the absence of a notification does not conclusively prove that no administrative decision has been issued.

    For each investor, the legal position must be determined through a separate examination of citizenship records, the acquisition date, historical property valuations, the genuine source and movement of funds, investment eligibility certificates, relevant administrative decisions, criminal proceedings, and the citizenship status of family members.

    This article examines the developments reported up to October 8, 2026. It is based on publicly accessible official statements, Turkish legislation, decisions of the Council of State (Danıştay), academic scholarship, and anonymised observations concerning legal practice.

    Verified official information is expressly distinguished from verbal reports that have not been independently confirmed. No unverified information is presented as an established court decision or a definitive determination concerning an individual investor.

    Table of Contents

    1. What Happened in the Turkish Citizenship Investigations During 2025 and 2026?

    The investigations into Turkish citizenship acquired through real estate investment did not begin in September 2026. They form part of a series of investigations concerning allegedly irregular citizenship acquisitions, suspicious real estate transactions, financial arrangements, and property valuation practices.

    September 2025: An Earlier Major Citizenship Investigation

    On September 24, 2025, Turkish authorities conducted an operation across 19 provinces, coordinated from Istanbul, concerning allegations that Turkish citizenship had been obtained through sham property sales and fraudulent financial arrangements.

    Subsequent news reporting referred to 451 foreign investors and 1,198 citizenship acquisitions when family members were included. The allegations concerned the absence of genuine foreign currency inflows, artificial financial transactions, and property sales allegedly structured to satisfy citizenship requirements without a genuine underlying investment. [N1] [N2]

    It is important to distinguish the findings and allegations of investigating authorities from criminal responsibility established by a final court judgment.

    August 4, 2026: Investigation Involving 687 Citizenship Acquisitions

    On August 4, 2026, the Turkish Ministry of Justice announced an investigation involving allegations that properties of relatively low actual value had been presented as more valuable through inaccurate valuation reports and that sham transactions had been used to facilitate citizenship acquisitions.

    The authorities announced that legal procedures had been initiated concerning the possible cancellation of citizenship for 687 people. They also referred to an alleged failure to achieve approximately TRY 2.5 billion in genuine foreign currency inflows and the application of measures affecting various assets. [N3]

    The announcement of a legal process for cancelling citizenship is not identical to proof that a separate, final and duly notified cancellation decision already exists for every person concerned.

    On August 7, 2026, Anadolu Ajansı reported that 32 suspects had been placed in pre-trial detention and 48 others were subject to judicial-control measures. These are measures within criminal procedure, not findings of guilt. [N5]

    September 21, 2026: Second-Wave Operation Involving 1,070 People

    On September 21, 2026, another operation was announced concerning property transactions involving Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat and LİV İnşaat.

    According to the official statements, transactions involving 734 foreign purchasers had been examined and 274 sales were identified by the authorities as allegedly sham transactions. The investigation was said to involve 1,070 people, including investors and family members. [N4]

    September 25, 2026: Further Judicial Measures

    On September 25, 2026, Anadolu Ajansı reported that 33 suspects had been detained pending trial, 20 were subjected to house-arrest-type judicial control, and 21 were subjected to other judicial-control measures. [N6]

    As of October 8, 2026, these are among the latest material procedural developments that can be verified through the public sources examined for this article.

    However, the absence of a more recent public announcement does not establish that criminal prosecutors, administrative authorities or the relevant government institutions have ceased processing individual files.

    2. Have 6,134 People Already Lost Their Turkish Citizenship?

    The Ministry of Interior statement reported on September 21, 2026 provided cumulative figures concerning administrative decisions affecting citizenship acquired through investment and other exceptional citizenship procedures.

    Category of administrative action Principal investors Total including family members
    Annulments associated with cancelled investment eligibility certificates 1,150 5,391
    Withdrawal decisions involving public-order or national-security considerations 263 743
    Total reported by the Ministry 1,413 6,134
    Investors whose eligibility certificates were cancelled from February 11, 2026 onwards 458 1,393

    Sources: Ministry of Interior statement reported by Anadolu Ajansı and TRT Haber, September 21, 2026. The 1,393-person figure in the final row must not be added separately to the cumulative total without establishing the relevant overlap. [N4] [N7]

    These figures demonstrate that the Turkish authorities have publicly reported the adoption of substantial numbers of citizenship annulment and withdrawal decisions.

    Nevertheless, the figures should not be interpreted as establishing that every one of the 1,070 people identified in the latest investigation had already received a definitive administrative decision on September 21, 2026.

    It is also necessary to distinguish an administrative decision being issued from that decision being notified to the person concerned, becoming the subject of judicial review, or being upheld by a final judgment.

    The number of people identified in an investigation, the number of administrative decisions issued, and the number of decisions that have become final are legally different matters.

    3. What Exactly Is the 1,070-Person Turkish Citizenship Investigation?

    The investigation announced on September 21, 2026 concerns alleged irregularities in real estate transactions used to obtain Turkish citizenship through investment.

    The authorities referred to analyses of land registry records, banking information, financial investigation reports, and expert assessments.

    Investigation category Reported figure
    Property sales examined 734
    Sales alleged by the authorities to be sham transactions 274
    People identified as having acquired citizenship 1,070
    Principal investors 263
    Family members 807
    People who acquired citizenship at the date of the principal decision 1,015
    Children who reportedly acquired citizenship after that decision 55
    Additional people associated with citizenship application processes 11

    Source: Ministry of Interior statement of September 21, 2026, reported by Anadolu Ajansı. [N4]

    The investigation reportedly concerns allegations that the foreign currency needed for citizenship was not genuinely introduced into Türkiye, that transaction flows were artificially created through seller-related financing or intermediary companies, and that certain valuation reports overstated property values.

    These matters are highly relevant to the statutory requirements for citizenship by investment. However, allegations about an investment scheme must not be treated as conclusive evidence that every individual investor knowingly participated in wrongdoing.

    Of particular importance is the fact that only 274 of the 734 examined transactions were described as sham sales in the official announcement.

    The fact that a purchaser acquired property from a company under investigation does not, by itself, prove that the purchaser’s particular property transaction was sham, fraudulent or legally insufficient.

    4. Which Construction Companies Are Mentioned in the Citizenship Investigations?

    According to the September 21, 2026 statement reported by Anadolu Ajansı, the first wave of the 2026 investigation concerned transactions associated with Babacan İnşaat.

    The second wave concerned selected real estate transactions associated with Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat and LİV İnşaat. [N4]

    The mention of these companies in an official investigation must not be understood as proof that every property sold by these companies, every development project, or every independent residential unit was involved in an unlawful transaction.

    Each relevant property must be assessed by reference to its land registry information, individual unit identification, actual purchase price, historical valuation, payment records and the applicable citizenship requirements.

    Furthermore, lists of construction projects, apartment numbers or investors circulating on social media require particular caution. Unless independently verified through reliable official documents, such lists should not be presented as complete or authoritative records of affected citizenship cases.

    This article does not treat unverified project lists as established facts.

    5. Unconfirmed Verbal Information Concerning Investigation Procedures in October 2026

    Beyond official public announcements, various observations may arise during legal research, enquiries with relevant public authorities, and discussions concerning the practical administration of individual citizenship and criminal investigation files.

    Such information can be useful in identifying issues that require further investigation. However, statements received verbally are not equivalent to formal instructions, written administrative decisions, or judicial rulings.

    Important notice: The following observations concern information reportedly communicated verbally during the first days of October 2026. They have not been independently confirmed as general official policies applicable to every investigation. They are subject to change at any time.

    5.1. Reports of Temporary Suspension of Certain Police Interviews

    According to certain verbal accounts obtained in connection with the practical administration of investigation files, some planned police interviews were reportedly suspended or postponed pending further instructions.

    There have also been accounts of individuals attending law enforcement offices but not having their statements formally taken.

    These accounts must not be interpreted as evidence that all interviews in all citizenship-related investigations have been suspended or that the prosecutor’s office has issued a general nationwide order preventing further statements from being taken.

    Nor should they be understood as removing any individual’s obligation to comply with a lawful summons or other applicable criminal procedure requirements.

    The current position must be verified individually, taking account of the specific investigation, any new prosecutor’s instructions, the person’s legal status, and any outstanding summons or judicial measures.

    5.2. Reports Concerning the Separation of Investigation Files

    Another issue referred to in practical accounts is the possibility that matters connected to a broad citizenship investigation may be separated into different criminal files.

    Under Turkish criminal procedure, connected investigations may be separated or combined where the relevant legal requirements are satisfied.

    However, reports that a particular investor has been transferred to a different investigation, or that a new file has been created, cannot be accepted as established facts without examination of the relevant official records.

    In practice, the existence of a criminal investigation must be established for the particular individual rather than inferred solely from a developer’s name or the existence of another related proceeding.

    5.3. Different Stages of Administrative Citizenship Proceedings

    Investors connected to the same construction company or development project may be subject to different administrative stages.

    For one individual, the only available information may concern a criminal investigation into a seller or intermediary. Another person’s investment eligibility certificate may have been placed under review. A third person may already be subject to an administrative annulment or withdrawal decision.

    The fact that these processes may progress at different times does not permit a general conclusion concerning every investor in the same development.

    Continuous verification: All verbally reported observations in this section must be reassessed whenever reliable written information becomes available. These observations do not constitute an assurance that interviews will not be conducted, that an investigation has ended, or that citizenship will be retained.

    6. Are All Citizenship Investigations Being Conducted Under a Single Criminal File?

    No general assumption should be made that all citizenship investigations announced during 2025 and 2026 are being conducted under one prosecutor’s investigation number or one criminal court case.

    Different operations have involved different dates, companies, property transactions, suspects and alleged offences.

    A criminal investigation may remain at the preliminary evidence-gathering stage, while a connected or earlier matter may already have resulted in an indictment or court proceedings.

    Similarly, an investigation may involve the owners or managers of a construction company without every purchaser being formally designated as a suspect.

    For an accurate assessment, the relevant questions include whether an individual investigation exists, the identity of the investigating prosecutor’s office, the person’s procedural status, whether an interview has been requested, whether any judicial measure has been imposed, whether files have been separated or combined, and whether an indictment has been filed.

    The confidentiality of an ongoing criminal investigation can limit public access to detailed information. Therefore, the absence of a new press report is not proof that a particular investigation has been closed.

    A proper legal assessment of Turkish citizenship proceedings requires a clear distinction between Article 31 and Article 40 of Turkish Citizenship Law No. 5901.

    These mechanisms are sometimes discussed together under the broad expression “Turkish citizenship revocation”. However, they involve different legal grounds and must not be treated as interchangeable.

    7.1. Annulment of Citizenship – Article 31

    Article 31 provides for the annulment of a decision granting Turkish citizenship where that decision resulted from the individual’s false declaration or concealment of important matters relevant to the acquisition of citizenship.

    Accordingly, the individual’s conduct, the nature of the alleged false declaration or concealment, and its relationship to the citizenship acquisition decision are central to the legal analysis.

    Alleged wrongdoing by a property developer, broker or valuation expert does not automatically establish that the investor personally made a false declaration or knowingly concealed a material fact.

    7.2. Withdrawal of Citizenship Acquisition Decisions – Article 40

    Article 40 concerns the withdrawal of decisions relating to the acquisition or loss of Turkish citizenship where it is subsequently established that the necessary legal conditions were not satisfied or that the decision was issued more than once.

    Unlike Article 31, this provision is not confined to cases involving an applicant’s false statement or concealment.

    An investor may therefore face an administrative argument that the objective legal conditions for citizenship were never satisfied, even where the investor denies fraud and maintains that the property was genuinely purchased.

    However, the administration must still act within the law and establish the factual and legal grounds supporting the withdrawal decision. The existence and sufficiency of the evidence are matters capable of judicial review. [J1] [A1]

    Legal issue Article 31 – Annulment Article 40 – Withdrawal
    Primary legal ground False declaration or concealment of material facts by the individual Acquisition without the required legal conditions, or a duplicate decision
    Applicant’s conduct Relevant to the statutory ground Objective non-compliance may be decisive independently of personal fraud
    Legal effect Article 32 provides retrospective effect from the original decision date Article 66 of the implementing Regulation provides invalidity from the original decision date
    Family members Linked citizenship acquisitions may be affected under Article 32 The legal foundation of related citizenship decisions requires separate assessment
    Principal legal argument Absence of the required false declaration, concealment or causal connection Existence of all legally required conditions at the relevant acquisition date

    This distinction is examined in greater detail in our earlier academic-style publication, Annulment and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired Through Investment.

    Recent academic scholarship has also examined the relationship between investment conditions and the appropriate legal basis for subsequent administrative intervention. [A2]

    8. How Can I Find Out Whether My Turkish Citizenship Has Been Cancelled or Withdrawn?

    An accurate determination of Turkish citizenship status requires an examination of current official records and any administrative decisions issued in the individual’s case.

    Being named in news reports, owning property in a development under investigation or being associated with a company mentioned by the authorities does not establish that a person’s Turkish citizenship has been withdrawn.

    Equally, continued physical possession of a Turkish identity card or passport, access to an e-Devlet account, or the absence of a notification does not necessarily provide conclusive proof of current legal citizenship status.

    Situation Legal significance
    The developer is under criminal investigation This alone does not establish cancellation of the investor’s citizenship
    The investor’s name appears in an investigation Criminal status and administrative citizenship status must be examined separately
    The investment eligibility certificate has been cancelled This may create a serious administrative risk, but the citizenship decision must also be reviewed
    A citizenship annulment or withdrawal decision has been issued The date, legal ground, scope and notification must be established
    The decision has been formally notified Judicial time limits and urgent legal remedies must be assessed
    No official information has yet been obtained Neither continuation nor termination of citizenship can be concluded with certainty

    The relevant assessment may require enquiries with the Directorate General of Civil Registration and Citizenship Affairs (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü), the authorities responsible for investment eligibility, and other competent institutions.

    It is particularly important to distinguish the date on which an administrative decision was made from the date on which that decision was legally notified.

    This distinction may affect the calculation of judicial deadlines and the availability of procedural remedies.

    9. I Made a Genuine Investment and Committed No Fraud. Can My Turkish Citizenship Still Be Withdrawn?

    A recurring concern among affected investors is that they genuinely purchased their properties, transferred the required funds through their own bank accounts, received registered ownership and never received any refund from the seller or developer.

    Such facts may be extremely important to a legal defence.

    Banking records showing genuine payment, evidence that the seller received the purchase price, the absence of a circular movement of funds, and the continuation of property ownership may support the position that a real investment took place.

    Nevertheless, the existence of a genuine property transaction and compliance with every legal condition for citizenship are not necessarily identical questions.

    For example, an investor may have genuinely paid for an apartment while the authorities subsequently allege that its actual value at the relevant acquisition date was below the statutory citizenship threshold.

    Three separate matters must therefore be examined:

    1. Whether the property purchase and payment transactions were genuine.
    2. Whether the investment satisfied the legal requirements applicable at the relevant date.
    3. Whether the investor knowingly participated in any false declaration, concealment or fraudulent transaction.

    Good faith is legally relevant, but it does not guarantee that every citizenship withdrawal decision can be successfully challenged. Equally, an allegation of misconduct against a developer does not establish personal criminal liability on the part of every purchaser.

    Under Turkish criminal law, individual responsibility must be assessed by reference to the elements of the alleged offence and the conduct attributable to the particular person.

    Under administrative law, the relevant citizenship decision must be evaluated by reference to its statutory basis, factual grounds and applicable legal safeguards.

    10. Can an Old Property Valuation Report Be Re-examined? What If a New Valuation Is Lower?

    Retrospective property valuation has become a central issue in the 2026 investigations.

    The authorities may examine valuation reports prepared when citizenship was originally acquired and may obtain new expert evidence concerning the property’s value at that earlier date.

    However, a property’s market value in 2026 is not necessarily the same as its market value at the time of the investment.

    The relevant question is whether the original investment satisfied the applicable requirements at the legally relevant time.

    10.1. The USD 250,000 and USD 400,000 Thresholds

    The property investment threshold for Turkish citizenship was reduced to USD 250,000 on September 19, 2018. It was subsequently increased to USD 400,000 with effect from June 13, 2022, subject to the applicable transitional provisions.

    Consequently, a qualifying property investment made in 2021 should not simply be assessed by applying the later USD 400,000 requirement retrospectively. The relevant dates of the investment, contractual undertaking, application and eligibility documentation must be assessed under the law and transitional provisions applicable to the particular transaction. [L2]

    10.2. Does a Valuation of an Entire Project Establish the Value of Every Apartment?

    Not necessarily.

    An expert report concerning an entire development, parent parcel or construction project does not automatically establish the historical value of every independent residential unit.

    Relevant factors may include the unit’s location, block, floor, net and gross area, orientation, legal status, construction stage, view, property characteristics and comparable transactions at the relevant date.

    Special attention may be required where apartment numbers used during the construction stage differ from the unit numbers subsequently registered following the establishment of condominium ownership.

    Any discrepancy between project documentation and land registry descriptions should be investigated before conclusions are drawn from a general valuation report.

    10.3. Could Obtaining a New Expert Report Create Legal Risks?

    A new technical report may assist an investor in challenging a disputed valuation. However, its scope, methodology, evidential limitations and potential findings should be considered before commissioning the work.

    If an independent report concludes that a property’s historical value was below the threshold applicable at the relevant time, that conclusion may become a significant issue in an administrative dispute under Article 40.

    A properly designed legal strategy should therefore begin with an assessment of existing evidence, including the original valuation report, banking records, expert conclusions, development records and comparable historical transactions.

    Where justified, an independent expert opinion, judicial preservation of evidence or court-appointed expert examination may be considered.

    The purpose of expert evidence must be to establish the property’s actual historical value through a transparent and verifiable methodology, rather than to manufacture a preferred valuation result.

    11. What Do the Important 2026 Council of State Decisions Mean for Citizenship Revocation Cases?

    Two decisions of the Turkish Council of State (Danıştay), Tenth Chamber, issued in February 2026 provide important guidance concerning the judicial review of administrative decisions withdrawing Turkish citizenship.

    The decisions concern different factual circumstances and should not be treated as producing a single automatic outcome for all investment-based citizenship disputes.

    11.1. Council of State, Tenth Chamber, February 5, 2026, E.2024/405, K.2026/361

    This case concerned a person who acquired Turkish citizenship through investment. The administration subsequently cancelled the investment eligibility certificate after identifying irregularities concerning foreign currency purchase documents.

    The Council of State examined the withdrawal of citizenship under Article 40 of Law No. 5901 and found no illegality in the administrative withdrawal decision, having regard to the failure to satisfy the necessary legal requirements. [J1]

    The decision is important because the original approval of a citizenship application does not necessarily prevent the administration from subsequently withdrawing the decision where it is legally established that the necessary conditions were absent from the outset.

    It also demonstrates the significance of examining the investment eligibility certificate, the underlying financial documents and any available challenge to the cancellation of that certificate.

    11.2. Council of State, Tenth Chamber, February 4, 2026, E.2024/3835, K.2026/324

    This case concerned a citizenship withdrawal decision based on public-order and national-security considerations.

    Having examined the reasons and supporting material relied upon by the administration, the Council of State concluded that the grounds necessary to justify withdrawal had not been sufficiently established and annulled the relevant part of the administrative decision. [J2]

    This was not a property valuation dispute. Its significance lies in the requirement that an administrative decision affecting citizenship must have a legally sustainable and sufficiently substantiated basis.

    11.3. What Can Be Learned from These Two Judgments?

    These decisions should be read together.

    The first demonstrates that a withdrawal decision may be upheld where the statutory conditions for citizenship were not satisfied and the relevant facts have been established.

    The second demonstrates that the administration’s asserted grounds may be subjected to meaningful judicial scrutiny and that a withdrawal decision may be annulled where the necessary basis is not sufficiently established.

    Accordingly, neither the proposition that all citizenship withdrawal decisions are unlawful nor the proposition that all such decisions are immune from judicial challenge is legally sustainable.

    The decisive issues are the applicable legal provision, the factual position at the time of acquisition, the evidence relied upon by the authorities, and the legality of the particular administrative decision.

    12. What Happens to My Wife, Husband and Children If My Turkish Citizenship Is Cancelled?

    Article 32 of Turkish Citizenship Law No. 5901 addresses the consequences of an annulment decision for spouses and children who acquired Turkish citizenship in connection with the principal person’s acquisition.

    However, it would be legally inaccurate to assume that every family member must necessarily have exactly the same legal position.

    The manner and date of citizenship acquisition, whether citizenship was acquired derivatively or independently, and the relevant provisions of Turkish nationality law must be examined for each individual.

    The September 21, 2026 official statement identified 807 family members among the 1,070 persons concerned and separately referred to 55 children who acquired Turkish citizenship after the original citizenship decision. [N4]

    This distinction illustrates why family members should not be assessed solely by reference to the principal investor’s file.

    Particular care is required in cases involving children who acquired Turkish citizenship by birth, children whose nationality was connected to a parent’s subsequent naturalisation, or family members who may have acquired citizenship on a separate legal basis.

    The potential retrospective legal effects of withdrawal and annulment decisions must also be examined in light of the applicable legislation.

    13. Does a Seizure Order on My Property Mean My Turkish Citizenship Has Been Revoked?

    No. A seizure or freezing measure recorded against a property in TAKBİS or the land registry does not, by itself, establish that the owner’s Turkish citizenship has been annulled or withdrawn.

    A criminal-procedure measure concerning property and an administrative decision concerning citizenship are distinct legal acts.

    When a seizure measure is identified, the legal assessment should determine which judicial authority ordered it, the offences or facts relied upon, the specific property affected, the statutory basis of the measure, and the applicable objection procedures.

    The rights and safeguards provided under the Turkish Code of Criminal Procedure must be considered.

    Article 33 of Turkish Citizenship Law No. 5901 also contains special provisions concerning the liquidation of assets in certain cases involving annulled citizenship.

    However, the annulment of citizenship should not be treated as automatically transferring ownership of every property to the state or as producing identical asset consequences in every case.

    Whether asset liquidation is legally required must be assessed in accordance with the applicable statutory provisions and the relevant administrative decision.

    In addition, the legal effect of judicial proceedings against an annulment decision on the liquidation process requires separate examination.

    Continued registration of a property in the investor’s name, the existence of a criminal seizure measure, and the investor’s citizenship status are three legally different questions.

    14. What Criminal Charges Could Arise from a Turkish Citizenship by Investment Investigation?

    The investigations publicly announced in 2025 and 2026 have referred to several categories of alleged criminal conduct.

    Depending on the relevant facts, allegations may concern establishing, managing or participating in a criminal organisation, migrant smuggling, document forgery, false statements in the preparation of official documents, or aggravated fraud involving public institutions. [N4] [N6]

    However, the offences listed in a prosecutor’s public statement do not necessarily apply to every foreign investor whose property transaction is being examined.

    Criminal responsibility must be determined individually, having regard to the elements of the alleged offence, the person’s conduct, intent, knowledge, participation and the available evidence.

    For example, an allegation that a valuation expert knowingly prepared a false report does not independently establish that the purchaser knew of the falsity or participated in its preparation.

    Relevant defence materials may include purchase contracts, bank records, foreign exchange documentation, evidence concerning the source of funds, correspondence with the seller, real estate valuation reports, and documents submitted in the original citizenship application.

    Criminal proceedings and citizenship proceedings may influence each other, but they remain legally distinct.

    A criminal investigation being discontinued does not automatically eliminate every possible administrative issue concerning the original citizenship conditions.

    Conversely, an administrative decision withdrawing citizenship does not establish that the person has committed a criminal offence.

    15. I Live Outside Türkiye. What Should I Do Before Travelling to Istanbul?

    Many investors who acquired Turkish citizenship through real estate investment have subsequently continued living in other countries.

    Some may first learn about an investigation through public news reports, social media, or information concerning the developer from whom they purchased an apartment.

    Before travelling to Türkiye, individuals facing a concrete concern may consider obtaining an appropriate legal assessment of their current citizenship status and any known judicial measures affecting them.

    Relevant enquiries may concern the existence of an investigation, the person’s procedural status, any summons, arrest or compulsory appearance order, and the current validity of citizenship and identity documents.

    Where citizenship has already been annulled or withdrawn, immigration-law considerations may become important, including the person’s other nationality, legal residence position, possible statelessness concerns, and any deportation or administrative detention measures.

    Depending on the nature of the required legal acts, it may be possible to authorise a Turkish lawyer through a power of attorney executed before a Turkish diplomatic or consular authority abroad.

    However, the applicable identification and documentary requirements should be confirmed with the relevant consular authority.

    There is no reliable universal answer to the question of which passport an individual should use when travelling to Türkiye while a citizenship-related dispute is pending.

    The person must act consistently with their lawful current status and provide accurate information to the competent authorities.

    16. Which Documents Are Necessary to Assess the Risk of Turkish Citizenship Revocation?

    A comprehensive assessment should not rely exclusively on a title deed or a single bank receipt.

    Investment-based citizenship cases may require a coordinated examination of the administrative acquisition process, financial transactions, real estate records, valuation evidence, and any related criminal proceedings.

    Document category Purpose of the examination
    Original citizenship acquisition decision and records Establish the date, legal basis and family relationships
    Title deeds and historical land registry records Verify ownership, transaction history and the property unit
    Property purchase contracts and receipts Determine the actual contractual price and payment arrangements
    Foreign and Turkish bank statements Trace the source and movement of funds
    Foreign currency purchase certificates Examine compliance with the currency requirements applicable at the time
    Original and subsequent valuation reports Assess the property’s historical value and possible discrepancies
    Investment eligibility certificate Determine the basis and current status of the administrative eligibility assessment
    Developer and intermediary correspondence Identify the investor’s knowledge, instructions and communications
    Family members’ citizenship documents Establish derivative or independent citizenship acquisition
    Administrative notifications and institutional correspondence Identify decisions, notification dates and judicial deadlines
    Criminal investigation and judicial documents Establish the scope of any allegations or protective measures

    Articles 2 and 46 of the Turkish Attorneyship Law No. 1136 provide a framework for lawyers’ access to certain files and documents.

    Nevertheless, access without a power of attorney, obtaining copies, access to confidential investigation records and disclosure of personal civil registry information may be subject to statutory restrictions and institutional requirements.

    These rights should not be interpreted as giving unrestricted access to every confidential document or every individual’s personal records without appropriate legal authority.

    17. A Legal Roadmap for Investors Facing Turkish Citizenship Annulment or Withdrawal

    An effective legal response requires more than submitting a single petition or waiting for a notification from the authorities.

    The administrative, criminal, financial, real estate and, where necessary, immigration-law aspects of the case should be assessed as part of a coherent legal strategy.

    Step 1: Establish the Current Citizenship Status

    The first stage is to determine the date and legal basis of citizenship acquisition, the status of the investment eligibility certificate, and whether any annulment or withdrawal decision has been issued.

    If such a decision exists, its date, legal basis, notification and present procedural status must be established.

    Step 2: Identify the Criminal Investigation and Its Scope

    Enquiries should determine whether the investor is personally involved in a criminal investigation, whether the person is identified as a suspect, whether an interview has been requested, and whether any judicial protective measure exists.

    Any related or separated files should be considered where relevant and lawfully accessible.

    Step 3: Reconstruct the Investment Transaction

    The original acquisition process should be documented chronologically, beginning with the purchase agreement and continuing through payment, valuation, registration, eligibility assessment and the citizenship decision.

    This allows the legal requirements applicable at each stage to be assessed accurately.

    Step 4: Verify the Source and Movement of Funds

    A financial review should examine where the funds originated, which accounts were used, whether the required payments were made, whether the seller actually received the money, and whether any direct or indirect refund occurred.

    Where appropriate, documentary evidence may be sought from banks or other competent institutions through lawful procedures.

    Step 5: Examine the Property’s Historical Value

    If the case concerns an allegation of insufficient investment or inflated valuation, technical analysis should focus on the relevant historical valuation date.

    Comparable transactions, the property’s characteristics, the original expert report and any subsequent findings should be evaluated together.

    Step 6: Coordinate Administrative and Criminal Defence

    Statements and documents used in criminal proceedings should be considered alongside submissions made to administrative authorities.

    The objective is to avoid factual inconsistency while respecting the different legal standards, procedural rights and evidential requirements of each proceeding.

    Step 7: Pursue Appropriate Administrative and Judicial Remedies

    Where an annulment or withdrawal decision has already been issued, the appropriate court, filing deadline and possible request for suspension of execution must be determined.

    If the investment eligibility certificate has been separately cancelled, it may be necessary to assess whether that decision requires an independent challenge.

    Any seizure or other criminal-procedure measure should be considered under the relevant procedural rules and objection mechanisms.

    Step 8: Continue Reviewing Material Developments

    Citizenship and criminal files can evolve over time.

    An investigation initially concerning a construction company may subsequently produce evidence concerning specific transactions. An eligibility review may result in a separate administrative decision, and an existing decision may later be notified or challenged.

    For this reason, cases involving a concrete ongoing risk should be reassessed when material new information becomes available.

    18. How Can a Turkish Citizenship Revocation Decision Be Challenged in Court?

    Decisions annulling or withdrawing Turkish citizenship are administrative acts capable of judicial review.

    However, the competent court depends on the authority issuing the challenged decision and the legal nature of the specific administrative act.

    Certain decisions concerning exceptional acquisition or withdrawal of citizenship made by the President of the Republic may fall within the Council of State’s first-instance jurisdiction.

    Other administrative decisions, including certain investment eligibility decisions, may require a separate determination of the competent administrative court.

    18.1. Time Limits for Judicial Review

    Under the general framework of Administrative Procedure Law No. 2577, where no special period applies, the time limit for bringing an action before the Council of State or an administrative court is generally 60 days.

    Nevertheless, the precise time limit must be calculated by reference to the specific act, the lawful notification date, any applicable special rules, and the legal consequences of any administrative application.

    The Council of State’s decision dated December 30, 2025, E.2025/6295, K.2025/7133, illustrates the importance of complying with the applicable judicial filing period. The action considered in that case was rejected because it had not been filed within the relevant time limit. [J3]

    18.2. Can the Court Suspend the Citizenship Decision?

    A claimant may request a suspension of execution where the statutory conditions are satisfied.

    However, filing an annulment action does not automatically suspend the implementation of every administrative decision.

    Article 27 of Law No. 2577 governs the requirements for suspension of execution, including the relevant tests concerning unlawfulness and the consequences of implementation.

    The availability of interim judicial protection must therefore be evaluated on the circumstances of the particular case.

    Where a citizenship withdrawal or annulment decision has been notified, establishing the filing deadline and the need for urgent interim relief should be among the first legal priorities.

    19. Frequently Asked Questions About Turkish Citizenship Revocation in 2026

    1. Has Turkish citizenship been definitively cancelled for all 1,070 people?

    No such general conclusion can be drawn from the September 21, 2026 announcement. The authorities reported identifying the individuals concerned and initiating administrative procedures. This does not establish that separate decisions have been issued, notified or finally upheld for every individual.

    2. Is it true that 6,134 people have had their Turkish citizenship annulled or withdrawn?

    The Ministry of Interior publicly reported that citizenship decisions concerning 5,391 people had been annulled and decisions concerning 743 people had been withdrawn, producing a cumulative total of 6,134 individuals. These figures must be distinguished from the newer 1,070-person investigation.

    3. If my property developer is under investigation, will my citizenship automatically be revoked?

    No. An investigation into the developer does not automatically establish that the purchaser’s citizenship has been revoked or that the purchaser’s transaction was unlawful. The individual’s investment and administrative records require separate examination.

    4. Can my citizenship be withdrawn even though I genuinely paid for the property?

    Yes, a legal risk may still arise if the authorities allege that the objective conditions for citizenship were not satisfied. Genuine payment is an important factor, but the applicable investment requirements must also be examined.

    5. I acquired Turkish citizenship in 2021 through a USD 250,000 investment. Does the USD 400,000 threshold now apply to me?

    Past investments must be evaluated under the law applicable at the legally relevant time, taking account of transitional provisions. The later USD 400,000 threshold should not simply be applied retrospectively to every earlier investment.

    6. I did not prepare the valuation report. Can I still face citizenship withdrawal?

    The fact that the investor did not prepare or knowingly falsify the report may be important under Article 31. However, an allegation that the original objective citizenship conditions were absent may require a separate assessment under Article 40.

    7. Can a new expert report invalidate the original valuation report?

    Not automatically. The dates, methods, comparable sales and characteristics of the property must be assessed before determining the evidential weight of each report.

    8. Can I enter Türkiye if I am mentioned in a criminal citizenship investigation?

    The existence of an investigation is not the same as the existence of an arrest or compulsory appearance order. An informed assessment requires examination of the individual’s current legal status and any relevant judicial measures.

    9. Does possession of a Turkish passport prove that I am still a Turkish citizen?

    Possession of a physical passport alone is not conclusive proof that no subsequent administrative citizenship decision has been made. Current official records should be examined.

    10. If I can access e-Devlet, does that mean my citizenship has not been revoked?

    Access to an electronic government account is not, by itself, a definitive legal determination of citizenship status. The relevant administrative records and decisions must be checked.

    11. Will my spouse and children lose Turkish citizenship if my citizenship is cancelled?

    Linked citizenship acquisitions may be affected under Turkish nationality law. However, the legal basis and date of each family member’s acquisition must be examined individually.

    12. If my apartment is subject to a seizure order, will I lose ownership?

    A criminal seizure measure and the termination of ownership are different legal matters. The order’s grounds, scope, duration and available objection procedures must be assessed, together with any separately applicable citizenship-related asset provisions.

    13. Can I file a lawsuit against a Turkish citizenship revocation decision?

    Yes. Citizenship annulment and withdrawal decisions are subject to judicial review. The appropriate court, legal grounds, filing deadline and possible interim remedies must be determined according to the particular administrative act.

    14. Does filing a lawsuit automatically restore or preserve my Turkish citizenship?

    No automatic result should be assumed. Filing an action does not necessarily suspend the administrative decision. Any suspension of execution or final judgment must be assessed in accordance with Turkish administrative procedure.

    15. Can a Turkish lawyer investigate my citizenship status without a power of attorney?

    Turkish lawyers have certain statutory rights to examine documents and files, but these rights are subject to legal restrictions. Access to confidential material, personal civil registry records, certified copies or the receipt of notifications may require appropriate authorisation or a power of attorney.

    16. I have not received any official notification. Should I simply wait?

    Where there is a concrete risk, waiting for notification may not be sufficient. It may be appropriate to establish the current status through lawful enquiries, preserve relevant evidence and monitor applicable legal deadlines.

    17. If the criminal investigation is closed, will the citizenship problem also disappear?

    Not necessarily. The criminal and administrative processes operate under different legal rules. The outcome of a criminal investigation may be relevant, but it does not automatically dispose of every administrative question concerning citizenship acquisition.

    18. What if my property is still registered in my name?

    Continued ownership may be relevant to the reality of the investment. However, registration of ownership alone does not establish that every citizenship requirement was originally satisfied or that no administrative decision exists.

    19. Can I challenge an inaccurate retrospective property valuation?

    The methodology, factual assumptions, property identification, historical comparable sales and other technical aspects of a valuation may be examined and challenged through legally appropriate evidential procedures.

    20. What is the most important first step?

    The first priority is usually to establish the individual’s actual legal position rather than rely on news reports or unverified information. This includes identifying any existing citizenship decision, relevant criminal proceedings and time-sensitive legal remedies.

    20. Conclusion: What Is the Correct Legal Approach to Turkish Citizenship Revocation in 2026?

    The Turkish citizenship investigations announced in 2025 and 2026 have raised substantial questions for foreign investors who acquired citizenship through real estate.

    Official statements confirm that significant numbers of citizenship acquisition decisions have been annulled or withdrawn. However, they do not justify the assumption that every investor associated with the latest criminal investigations has already lost Turkish citizenship.

    Nor is it correct to assume that every genuine investor must necessarily retain citizenship regardless of whether the statutory acquisition conditions were satisfied.

    The legality of an administrative decision depends on the applicable statutory ground, the individual facts and the available evidence.

    A purchaser who genuinely transferred money, acquired real property and did not participate in fraudulent arrangements may possess important evidence supporting a defence. Yet the historical value of the property, the applicable investment threshold, eligibility documentation and other statutory conditions must also be examined.

    The law requires careful distinction between personal criminal wrongdoing, alleged defects in an investment transaction, and administrative deficiencies affecting citizenship acquisition.

    An effective legal response begins by establishing the investor’s current citizenship status, identifying any relevant criminal and administrative proceedings, and developing a document-based strategy that addresses the actual legal issues in the individual’s case.

    At dolgun.av.tr, research concerning Turkish citizenship law, investment-based naturalisation, administrative annulment and withdrawal decisions, and related judicial developments is reviewed as new reliable information becomes available.

    However, the availability of publicly reported or verbally communicated information does not establish unrestricted access to every confidential investigation or the definitive status of every individual citizenship file.

    Legal Assessment of Turkish Citizenship and Investment Investigations

    Individuals concerned about the possible annulment or withdrawal of Turkish citizenship acquired through real estate investment may seek an individual legal assessment based on their citizenship acquisition documents, land registry records, bank statements, property valuation reports, investment eligibility certificate and any relevant judicial or administrative decisions.

    When requesting an initial assessment, it may be useful to provide the year of citizenship acquisition, the name and location of the development project, available title deed information, evidence of payment and information about whether the investor currently resides in Türkiye or abroad.

    Attorney Murat Can Dolğun
    Istanbul Bar Association – Registration No. 75860
    Website: dolgun.av.tr
    Contact: Visit the official website for contact and consultation enquiries

    Legal disclaimer: This article is intended for general legal information and academic discussion. It does not constitute an individual legal opinion or a guarantee of any administrative or judicial outcome. Every case must be examined in light of its specific facts and the applicable law.


    21. Legislation, Academic Literature, Council of State Decisions and News Sources

    A. Legislation and Official Regulations

    [L1] Turkish Citizenship Law No. 5901, Official Gazette, June 12, 2009, No. 27256; particularly Articles 12, 31, 32, 33, 36, 37, 40 and 41. Official legislation (Turkish).

    [L2] General Directorate of Land Registry and Cadastre (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü), administrative guidance and applicable regulations regarding the transition from the USD 250,000 property investment threshold to the USD 400,000 threshold in 2022. Official institution website.

    [L3] Administrative Procedure Law No. 2577 (İdari Yargılama Usulü Kanunu), particularly Articles 7, 8 and 27.

    [L4] Attorneyship Law No. 1136 (Avukatlık Kanunu), particularly Articles 2 and 46.

    B. Academic Publications

    [A1] Güner, Cemil. “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması” [Withdrawal of Decisions Concerning the Acquisition and Loss of Turkish Citizenship]. Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, Vol. 37, No. 2, 2017. DergiPark academic article.

    [A2] Özgür, Çiçek. “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması” [Annulment and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired Through Investment]. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 75, No. 1, 2026, pp. 741–779. DOI: 10.33629/auhfd.1710185. DergiPark academic article.

    [A3] Erden, Hümeyra Zeynep. “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre” [Time Limits in the Annulment of Decisions Granting Turkish Citizenship]. Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, Vol. 36, No. 1, 2016. DergiPark academic article.

    C. Decisions of the Council of State (Danıştay)

    [J1] Council of State (Danıştay), Tenth Chamber, February 5, 2026, E.2024/405, K.2026/361. Withdrawal of investment-based Turkish citizenship following irregularities in foreign currency purchase documents and cancellation of the investment eligibility certificate. Official judgment (Turkish).

    [J2] Council of State (Danıştay), Tenth Chamber, February 4, 2026, E.2024/3835, K.2026/324. Judicial review of a withdrawal decision based on national-security and public-order considerations; legal grounds and supporting evidence. Official judgment (Turkish).

    [J3] Council of State (Danıştay), Tenth Chamber, December 30, 2025, E.2025/6295, K.2025/7133. Notification and time limits in citizenship-related administrative litigation. Official judgment (Turkish).

    D. Official Statements and News Reports

    [N1] Candan, Fatma Nur. “Muvazaalı gayrimenkul satışıyla vatandaşlık sağlayan suç örgütü çökertildi.” Anadolu Ajansı, September 24, 2025. Original report (Turkish).

    [N2] Anadolu Ajansı. “Yabancılara usulsüz vatandaşlık kazandıran suç örgütüne yönelik operasyonda yakalanan 113 şüpheli adliyede.” September 2025. Original report (Turkish).

    [N3] Republic of Türkiye, Ministry of Justice. “Bakan Gürlek: 687 Kişinin Vatandaşlığının İptali İçin Yasal Süreç Başlatıldı.” Official statement, August 4, 2026. Official statement (Turkish).

    [N4] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah; Yıldız, Dilhan Türker; Eser, Zehra Tekeci. “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 zanlı yakalandı.” Anadolu Ajansı, September 21, 2026. The report includes statements from the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, the Ministry of Justice and the Ministry of Interior. Original report (Turkish).

    [N5] Demir, İrem. “Haksız yollarla Türk vatandaşlığı kazandırdığı belirlenen suç örgütü operasyonunda 32 zanlı tutuklandı.” Anadolu Ajansı, August 7, 2026. Original report (Turkish).

    [N6] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah. “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda yakalanan 33 şüpheli tutuklandı.” Anadolu Ajansı, September 25, 2026. Original report (Turkish).

    [N7] TRT Haber / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama.” September 21, 2026. Original report (Turkish).

    [N8] Gürel, Ayşe. “İstanbul merkezli 13 ilde sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 73 gözaltı.” Demirören Haber Ajansı, September 21, 2026. Original report (Turkish).

    [N9] Habertürk Yerel Haberler / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığından İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama.” September 21, 2026. Original report (Turkish).

    [N10] Haber Global / Anadolu Ajansı. “İçişleri Bakanlığı duyurdu: Binlerce yabancının vatandaşlığı iptal.” September 21, 2026. Original report (Turkish).

    Source methodology: Certain news outlets reproduced or summarised the same official statements originally reported by Anadolu Ajansı. Such publications are listed as reporting sources, not as separate independent confirmations of the underlying criminal allegations. Anonymous practice-based observations and unconfirmed verbal information are expressly distinguished from official records, judicial decisions and verified public announcements.


    September 19, 2026: Annulment and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired Through Investment: Fraudulent Valuation, Sham Transactions, Good-Faith Investors and Judicial Protection. An analysis of Articles 31 and 40, investment authenticity, legal certainty and judicial remedies. Original article in Turkish.

    September 26, 2026: The 1,070-Person Turkish Citizenship Investigation in 2026. Analysis of the September investigation, 263 principal investors, 807 family members and allegedly sham property transactions. Original article in Turkish.

    September 28, 2026: Turkish Citizenship Annulment and Withdrawal 2026: Frequently Asked Questions, Criminal Investigations and Judicial Remedies. Discussion of status verification, criminal proceedings and legal issues affecting investors living abroad. Original article in Turkish.

    September 28, 2026: Turkish Citizenship Annulment and Withdrawal 2026: New Property Valuations, Insufficient Investment, Families, Children and Construction Companies Under Investigation. Analysis of valuation disputes, family nationality issues and relevant construction projects. Original article in Turkish.

    All related publications: Dolgun Akademi – Citizenship Law.

    ↑ Back to Table of Contents

  • Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar

    Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar

    Son güncelleme: 8 Ekim 2026

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu

    Hukuki inceleme | Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması | Gayrimenkul yatırımı | Ceza soruşturmaları | İdari yargı

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Son Gelişmeler, 1.070 Kişilik Soruşturma, 6.134 Kişiye İlişkin Kararlar ve Hukuki Yol Haritası

    Türkiye’de gayrimenkul yatırımı yoluyla kazanılan Türk vatandaşlıklarının yeniden incelenmesine ilişkin gelişmeler, 2025 yılında başlayan geniş kapsamlı soruşturmaların ardından 2026 yılında yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz raporları, muvazaalı gayrimenkul satışları, yatırım bedelinin gerçekte ödenmemesi, görünüşte oluşturulan banka hareketleri ve yatırım uygunluk belgelerinin sonradan iptal edilmesi iddiaları, hem ceza hukuku hem de vatandaşlık hukuku bakımından önemli uyuşmazlıklar doğurmuştur.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan yeni soruşturmada aile fertleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık işlemlerinin inceleme konusu olduğu bildirilmiştir. Aynı tarihte İçişleri Bakanlığından aktarılan açıklamada ise geçmiş ve mevcut incelemeler kapsamında toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiği veya geri alındığı belirtilmiştir. Bu iki rakam farklı hukuki ve idari süreçleri ifade etmektedir. [H3] [H4]

    En önemli hukuki ayrım şudur: Bir kişinin ceza soruşturmasında adının veya yatırım yaptığı projenin geçmesi, Türk vatandaşlığının kesin olarak iptal edildiğini göstermez. Buna karşılık henüz kişiye bir tebligat ulaşmamış olması da vatandaşlık hakkında hiçbir idari işlem tesis edilmediğinin kesin kanıtı değildir.

    Bu nedenle her yatırımcı açısından vatandaşlık statüsü, ceza soruşturmasının kapsamı, taşınmazın tarihsel değeri, banka hareketleri, yatırım uygunluk belgesi, ilgili idari kararlar ve aile fertlerinin hukuki durumları ayrı ayrı araştırılmalıdır.

    Bu çalışma; 8 Ekim 2026 tarihine kadar erişilebilen kamuya açık açıklamalar, resmî mevzuat, Danıştay içtihatları, akademik çalışmalar ve hukuk uygulamasına ilişkin anonimleştirilmiş gözlemler temelinde hazırlanmıştır. Resmî belgelerle doğrulanabilen hususlar ile henüz bağımsız biçimde teyit edilemeyen şifahi bilgiler birbirinden açıkça ayrılmaktadır.

    İçindekiler

    1. 2025 ve 2026 Yıllarında Türk Vatandaşlığı Soruşturmalarında Neler Yaşandı?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin kapsamlı soruşturmalar yalnızca Eylül 2026 tarihinde başlamamıştır. 24 Eylül 2025 tarihinde İstanbul merkezli 19 ilde yürütülen operasyonda, muvazaalı gayrimenkul satışları yoluyla Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddia edilmiş; 451 yabancı yatırımcının aileleriyle birlikte 1.198 vatandaşlık kazanımıyla bağlantılı olduğu daha sonraki haberlerde aktarılmıştır. Bu soruşturmanın temelinde gerçek döviz girişinin bulunmaması, görünüşte para hareketleri ve muvazaalı taşınmaz satışları iddiaları yer almıştır. [H1] [H2]

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise düşük bedelli taşınmazların sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterilmesi ve muvazaalı satışlarla Türk vatandaşlığı kazandırılması iddiaları üzerine yeni bir operasyon gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Açıklamada 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesine yönelik yasal sürecin başlatıldığı, yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında gerçek döviz girişinin sağlanmadığının ileri sürüldüğü ve çeşitli malvarlığı değerlerine tedbir uygulandığı belirtilmiştir. [H3]

    7 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan haberde, aynı soruşturma kapsamında 32 şüphelinin tutuklandığı ve 48 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığı bildirilmiştir. Bu kararlar ceza muhakemesine ilişkin koruma tedbirleridir; ilgililer hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunduğu anlamına gelmez. [H5]

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalga operasyonda ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarının incelendiği kamuoyuna duyurulmuştur. İncelemede 734 yabancıya yapılan satıştan 274’ünün muvazaalı olduğu yönünde tespit yapıldığı ve aile fertleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık kazanımının inceleme konusu olduğu belirtilmiştir. [H4]

    24 ve 25 Eylül 2026 tarihlerinde soruşturmanın ceza muhakemesi aşamalarına ilişkin yeni bilgiler yayımlanmıştır. 25 Eylül tarihli Anadolu Ajansı haberine göre 33 şüpheli tutuklanmış, 20 kişi hakkında konutu terk etmeme ve 21 kişi hakkında diğer adli kontrol tedbirleri uygulanmıştır. [H6]

    8 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen ve bu araştırmada doğrulanabilen kamuya açık bilgiler bakımından, 25 Eylül 2026 tarihli adli işlemler önemli bir son aşamayı oluşturmaktadır. Bununla birlikte soruşturmaların gizliliği, yeni delillerin değerlendirilmesi veya idari işlemlerin bireysel olarak tesis edilmesi nedeniyle her gelişmenin aynı anda kamuoyuna açıklanması beklenmemelidir. Bu nedenle açık kaynaklarda yeni haber bulunmaması, dosyalarda hiçbir işlem yapılmadığı anlamına gelmez.

    2. 6.134 Kişinin Türk Vatandaşlığı İptal Edildi mi?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklaması, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarının geçmişten itibaren yürütülen incelemelerine ilişkin kapsamlı sayısal bilgiler içermektedir.

    Açıklanan işlem Yatırımcı sayısı Aile fertleri dahil toplam
    Uygunluk belgesi iptalleriyle bağlantılı vatandaşlık iptali 1.150 5.391
    Kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçeleriyle geri alma 263 743
    Genel toplam 1.413 6.134
    11 Şubat 2026 sonrasında uygunluk belgesi iptal edilen yatırımcılar 458 1.393

    Kaynak: İçişleri Bakanlığı açıklamasını aktaran Anadolu Ajansı ve TRT Haber, 21 Eylül 2026. Son satırdaki 1.393 kişilik veri ayrıca toplanacak bağımsız bir genel toplam olarak değerlendirilmemelidir. [H4] [H7]

    Bu açıklamanın iki yönü bulunmaktadır. Birincisi, Türk vatandaşlığı kazanma kararlarının iptali veya geri alınması konusunda artık yalnızca ihtimalden ibaret olmayan, fiilen tesis edildiği resmen açıklanan çok sayıda idari işlem mevcuttur. İkincisi, açıklanan 6.134 kişilik toplamdan hareketle 21 Eylül 2026 tarihinde tespit edilen 1.070 kişinin tamamının da aynı gün vatandaşlığının iptal edildiği sonucu çıkarılamaz.

    İdari kararların hangi kişilere, hangi tarihlerde, hangi kanuni gerekçelerle yöneltildiği; kararların tebliğ edilip edilmediği ve bunlara karşı yargısal başvuruların bulunup bulunmadığı kişi bazında ayrıca araştırılmalıdır.

    3. 1.070 Kişilik Yeni Vatandaşlık Soruşturmasının Kapsamı Nedir?

    21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga soruşturmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarında, vatandaşlık kazanımına esas gayrimenkul işlemlerinin mali ve hukuki niteliğinin incelendiği belirtilmiştir.

    İnceleme konusu Açıklanan sayı
    İncelenen yabancı alıcıya yapılan satış 734
    Muvazaalı olduğu ileri sürülen satış 274
    Vatandaşlık kazandığı belirtilen kişiler 1.070
    Asıl yatırımcılar 263
    Aile fertleri 807
    Vatandaşlık kararı tarihinde vatandaşlık kazananlar 1.015
    Karardan sonra vatandaşlık kazandığı belirtilen çocuklar 55
    Vatandaşlık süreciyle bağlantılı ayrıca tespit edilen kişiler 11

    Kaynak: İçişleri Bakanlığı açıklaması, Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026. [H4]

    Resmî açıklamalarda incelemenin temelinde Tapu ve Kadastro kayıtları, MASAK analizleri, bilirkişi raporları ve banka hareketlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Bazı işlemlerde vatandaşlığın kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, görünüşte para trafiği oluşturulduğu ve gayrimenkul değerlerinin gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterildiği ileri sürülmektedir.

    Burada önemli bir hukuki sınırlama bulunmaktadır. 734 satışın incelenmiş olması, bütün satışların muvazaalı olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde 263 yatırımcının ve 807 aile ferdinin açıklamada yer alması, her kişi hakkında ayrı ayrı vatandaşlık iptal kararının kesinleştiğini veya her yatırımcının bir suç işlediğini göstermez.

    Bir taşınmazın soruşturma yapılan şirketler tarafından satılmış olması ile o taşınmazın vatandaşlık şartlarını gerçekte karşılamaması hukuken aynı şey değildir.

    4. Soruşturmalarda Hangi İnşaat Şirketlerinin Adı Geçiyor?

    Adalet Bakanı tarafından kamuoyuna yapılan ve Anadolu Ajansı tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde aktarılan açıklamada, Ağustos 2026 tarihli ilk dalgada Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin; ikinci dalgada ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen bazı gayrimenkul satışlarının mercek altına alındığı belirtilmiştir. [H4]

    Bu açıklamalar, adı geçen şirketlerin bütün satışlarının, bütün projelerinin veya her bağımsız bölümünün hukuka aykırı olduğu şeklinde yorumlanamaz. Hangi taşınmazın hangi işlem nedeniyle incelemeye dahil edildiği, ilgili tapu kaydı, bağımsız bölüm bilgileri, ödeme belgeleri ve soruşturma kapsamı üzerinden tespit edilmelidir.

    Özellikle sosyal medya üzerinden yayımlanan inşaat şirketi, site, apartman ve yatırımcı listeleri hakkında dikkatli olunmalıdır. Bir listenin basın organında yer alması, söz konusu listenin eksiksiz ve resmen doğrulanmış bir adli veya idari kayıt olduğunu göstermez. Bu yazıda kamuoyuna resmen açıklanmamış proje ve bağımsız bölüm listeleri kesin tespit gibi sunulmamaktadır.

    5. Ekim 2026 İtibarıyla Hukuk Uygulamasına İlişkin Şifahi Bilgiler

    Resmî haber kaynaklarında yer alan gelişmelerin yanında, vatandaşlık dosyalarına ilişkin hukuki araştırmalar ve yetkili kurumlarla yürütülen görüşmeler sırasında, uygulamanın fiili işleyişine yönelik çeşitli sözlü bilgiler edinilebilmektedir. Ancak sözlü şekilde aktarılan bir bilgi, yazılı ve yetkili makam tarafından doğrulanmadığı sürece kesinleşmiş idari veya adli işlem olarak nitelendirilemez.

    Aşağıdaki açıklamalar, kamuya açık ve kesinleşmiş resmî duyurular değildir. Şifahi bilgi niteliğindedir; kurumların uygulamaları, savcılık talimatları ve dosyaların durumu zaman içerisinde değişebilir.

    5.1. Kolluk ifadelerinin geçici olarak durdurulduğuna ilişkin bilgiler

    Ekim 2026’nın ilk günlerine ilişkin bazı görüşmelerde, belirli soruşturmalar kapsamında kolluk birimlerinde planlanan ifade işlemlerinin geçici olarak durdurulduğu veya yeni talimat beklendiği yönünde bilgiler sözlü olarak aktarılmıştır. Bazı kişilerin kolluk tarafından ifade işlemi gerçekleştirilmeksizin geri yönlendirildiğine ilişkin anlatımlar da bulunmaktadır.

    Ancak bu bilgiler, bütün soruşturma dosyalarında ifade işlemlerinin durdurulduğu, savcılığın genel bir erteleme kararı verdiği veya ilgili kişilerin ifade verme yükümlülüğünün ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Bu gözlemler bütün dosyalar bakımından bağımsız ve yazılı biçimde doğrulanmış değildir.

    İfade işlemleri hakkında değerlendirme yapılırken ilgili soruşturmanın güncel durumu, kişinin dosyadaki sıfatı, mevcut çağrı veya zorla getirme kararı ve varsa yeni savcılık talimatı ayrı ayrı araştırılmalıdır.

    5.2. Soruşturma dosyalarının ayrılması veya farklı dosyalarda yürütülmesi

    Uygulamaya ilişkin bazı sözlü bilgilerde, geniş kapsamlı vatandaşlık soruşturmalarına bağlantılı olayların farklı dosyalara ayrılabildiği, çeşitli kişi gruplarının veya işlem türlerinin ayrı soruşturmalarda değerlendirilebildiği ifade edilmektedir.

    Ceza muhakemesinde soruşturmanın ayrılması veya bağlantılı yeni bir dosya açılması mümkündür. Ancak belirli bir yatırımcının hangi dosyada bulunduğu, bir dosyanın diğerine devredildiği veya hakkında yeni bir soruşturma açıldığı, yalnızca duyumlar üzerinden kesin olarak kabul edilemez. Bu husus somut adli kayıtlar üzerinden doğrulanmalıdır.

    5.3. Vatandaşlık iptal sürecinin her kişi bakımından aynı hızda ilerlememesi

    Vatandaşlık statüsüne ilişkin araştırmalarda karşılaşılabilecek bir diğer durum, aynı proje veya şirketten gayrimenkul satın alan kişilerin idari dosyalarının farklı aşamalarda bulunmasıdır. Bazı kişiler bakımından yalnızca ceza soruşturması bilgisi mevcut olabilirken, başka kişiler bakımından yatırım uygunluk belgesinin yeniden incelenmesi, idari iptal veya geri alma kararı ya da kararın tebliği söz konusu olabilir.

    Bu açıklama, belirli bir kişinin vatandaşlığının iptal edildiği veya edilmediği yönünde tespit değildir. Yalnızca vatandaşlık statüsünün kişi bazında araştırılması gerektiğini gösteren genel bir hukuki değerlendirmedir.

    Güncelleme ilkesi: Bu bölümdeki şifahi bilgilerin yeni resmî belgelerle teyit edilmesi, değişmesi veya aksi yönde gelişmelerin ortaya çıkması halinde değerlendirme güncellenmelidir. Mevcut açıklamalar hiçbir kişi için işlem yapılmayacağı, ifade alınmayacağı veya soruşturmanın sona erdiği yönünde güvence oluşturmaz.

    6. Ceza Soruşturmaları Hangi Aşamada? Tek Bir Dosyadan mı Söz Ediliyor?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmalarının tek bir soruşturma numarası veya tek bir mahkeme dosyası altında yürütüldüğünü kabul etmek doğru değildir. Farklı tarihlerde, farklı şüpheliler, şirketler, taşınmazlar ve eylemler bakımından soruşturmalar yürütülmüş; bunların çeşitli aşamaları kamuoyuna açıklanmıştır.

    Bir soruşturmada gözaltı ve tutuklama tedbirleri bulunması, aynı meseleyle bağlantılı her yatırımcı bakımından kamu davası açıldığı anlamına gelmez. Bir ceza davasının açılmış olması da farklı bir soruşturma dosyasında henüz iddianame düzenlenmediği gerçeğini değiştirmez.

    Bu nedenle bir kişi hakkında araştırma yapılırken soruşturma dosyasının mevcut olup olmadığı, savcılık birimi, varsa tefrik veya birleştirme kararları, soruşturmanın gizlilik durumu, şüpheli sıfatının bulunup bulunmadığı, ifade çağrısı, koruma tedbirleri ve iddianame düzenlenip düzenlenmediği ayrı ayrı tespit edilmelidir.

    Ceza dosyasında kamuoyuna açıklanmayan gelişmelerin mevcut olması mümkündür. Dolayısıyla gazetelerde son haberin 25 Eylül 2026 tarihli olması, 8 Ekim 2026 tarihinde adli makamlar tarafından hiçbir işlem yürütülmediğinin kanıtı değildir.

    7. Türk Vatandaşlığının İptali ile Vatandaşlık Kararının Geri Alınması Arasındaki Hukuki Fark

    Türk vatandaşlığının sona erdirilmesine ilişkin değerlendirmede ilk olarak 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. ve 40. maddeleri arasındaki ayrım yapılmalıdır. Uygulamada bu kavramlar zaman zaman aynı anlamda kullanılsa da kanuni şartları ve sonuçları farklıdır.

    7.1. Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 kapsamında iptal

    5901 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre Türk vatandaşlığını kazanma kararı, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda meydana gelmişse kararı veren makam tarafından iptal edilir.

    Bu hüküm bakımından temel mesele, vatandaşlığın kazanılmasında ilgili kişinin kendi yalan beyanının veya önemli bir hususu gizlemesinin bulunup bulunmadığıdır. Müteahhidin, aracının veya değerleme uzmanının hukuka aykırı davranışının bulunduğunun ileri sürülmesi, tek başına yatırımcının da aynı eylemi bilerek gerçekleştirdiğini ortaya koymaz.

    7.2. Türk Vatandaşlığı Kanunu m.40 kapsamında geri alma

    5901 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınır.

    Bu hükmün uygulama alanı, m.31’deki yalan beyan veya gizleme ile sınırlı değildir. Yatırımcı herhangi bir sahteciliğe katılmadığı halde vatandaşlık için aranan objektif hukuki şartların baştan itibaren mevcut olmadığı iddiası ortaya çıkabilir. Ancak geri alma işlemi tesis edilebilmesi için hukuki şartların bulunmadığını gösteren olguların somut, yeterli ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulması gerekir. [Y1] [A1]

    Hukuki mesele İptal – m.31 Geri alma – m.40
    Temel sebep İlgilinin yalan beyanı veya önemli hususu gizlemesi Hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer karar verilmesi
    Yatırımcının hilesi Kanun lafzındaki yalan beyan veya gizleme bakımından belirleyici Objektif şart eksikliği ayrıca önem taşır
    Zaman bakımından etki Kanun m.32 gereğince karar tarihinden itibaren Yönetmelik m.66 gereğince ilk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük
    Aile fertleri m.32 kapsamındaki bağlı kazanımlar etkilenebilir Bağlı vatandaşlık kararlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenir
    Temel savunma Yalan beyan, gizleme ve illiyet bağının bulunmadığı Vatandaşlığın kazanıldığı tarihte bütün hukuki şartların mevcut olduğu

    Bu ayrım hakkında daha önce yayımladığımız yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınmasına ilişkin akademik çalışmada ayrıntılı inceleme yapılmıştır. Güncel 2026 tarihli bilimsel literatürde de yatırım şartlarının sonradan ihlal edilmesinin hangi kanuni hüküm kapsamında değerlendirileceği tartışılmaktadır. [A2]

    8. Türk Vatandaşlığım İptal Edildi mi? Kesin Olarak Nasıl Öğrenebilirim?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış bir kişinin statüsünün belirlenmesi bakımından resmî kayıtların incelenmesi önem taşır. Soruşturma haberlerinde isminin veya taşınmazın geçtiğinin öğrenilmesi, kişinin vatandaşlık kararının kesin olarak iptal edildiğini göstermez.

    Benzer biçimde, kişinin Türk kimlik kartını kullanabiliyor olması, pasaportunun geçerlilik süresinin henüz dolmamış bulunması veya e-Devlet hesabına erişebilmesi de tek başına vatandaşlık statüsünü kesin olarak belirlemeye yeterli değildir.

    Karşılaşılan durum Hukuki değerlendirme
    İnşaat şirketi hakkında soruşturma açılmış Kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini göstermez
    Kişinin soruşturmada adı geçiyor Ceza dosyasındaki sıfatı ve idari statüsü ayrı araştırılır
    Uygunluk belgesi iptal edilmiş Ciddi risk oluşturabilir; vatandaşlık kararı ayrıca incelenir
    Vatandaşlık kararının iptali veya geri alınması yönünde işlem tesis edilmiş İşlemin tarihi, dayanağı, kapsamı ve tebliği belirlenmelidir
    İptal veya geri alma kararı tebliğ edilmiş Dava açma süresi ve geçici yargısal koruma derhal değerlendirilir
    Henüz hiçbir resmî bilgiye ulaşılamamış Vatandaşlığın devam ettiği veya sona erdiği kesin olarak söylenemez

    Somut olayda vatandaşlık kararının varlığı ve içeriği, kararın iptal edilip edilmediği, geri alma işlemi bulunup bulunmadığı, uygunluk belgesinin statüsü ve kararın ilgilisine tebliğ edilip edilmediği Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkili kurumlar nezdinde araştırılmalıdır.

    Burada özellikle belirtmek gerekir ki idari işlemin tesis edilmesi ile ilgiliye tebliği farklı hukuki aşamalardır. Tebligatın hukuka uygunluğu, dava açma süresinin başlangıcı bakımından ayrıca önem taşır.

    9. Gerçekten Para Ödedim ve Hiçbir Usulsüzlük Yapmadım: Türk Vatandaşlığım İptal Edilebilir mi?

    Yatırımcıların önemli bir bölümü, gayrimenkulü gerçekten satın aldıklarını, yatırım bedelini kendi banka hesaplarından ödediklerini, taşınmazın tapuda halen kendi adlarına kayıtlı olduğunu ve satış bedelinin kendilerine hiçbir şekilde iade edilmediğini ifade etmektedir.

    Bu nitelikteki olgular hukuki savunmada önemlidir. Gerçek para transferi, bedelin satıcıya ulaşması, yatırımın ekonomik karşılığının bulunması ve para iadesi yapılmamış olması, muvazaa iddiasına karşı değerlendirilebilecek delillerdir. Bununla birlikte bir yatırımın gerçek olması ile vatandaşlık için öngörülen bütün hukuki şartların gerçekleşmiş olması aynı hukuki mesele değildir.

    Örneğin yatırımcı taşınmaz için gerçekten ödeme yapmış olabilir. Buna karşılık idare, taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerinin o dönemde yürürlükte bulunan vatandaşlık yatırım eşiğini karşılamadığını ileri sürebilir.

    Birinci mesele, yatırım işleminin gerçekliğidir. İkinci mesele, yatırımın mevzuattaki tutar ve diğer şartları sağlayıp sağlamadığıdır. Üçüncü mesele ise yatırımcının bilerek yanlış bir belge veya beyanda bulunup bulunmadığıdır.

    Bu üç sorunun ayrı ayrı cevaplandırılması gerekir. İyi niyet, önemli bir hukuki değerlendirme unsurudur; ancak tek başına her durumda vatandaşlığın korunacağını garanti etmez.

    Diğer taraftan yalnızca bir müteahhit veya ekspertiz şirketi hakkındaki iddialardan hareketle bütün yatırımcıların hileli işlem yaptığının kabulü de hukuken isabetli değildir. Suç isnadında ceza sorumluluğunun şahsiliği, vatandaşlık işlemlerinde ise idari işlemin sebep unsuru ve bireysel delillerin değerlendirilmesi gereklidir.

    10. Eski Ekspertiz Raporu Yeniden İncelenebilir mi? Yeni Değerleme Düşük Çıkarsa Ne Olur?

    2026 yılında yürütülen soruşturmalarda geçmiş tarihli gayrimenkul değerleme raporlarının yeniden değerlendirilmesi önemli bir konu haline gelmiştir. İdare ve soruşturma makamlarının eski işlemlere ilişkin belge, kayıt ve bilirkişi incelemelerine başvurması mümkündür. Bununla birlikte yeni bir raporun ispat gücü, kullanılan yöntem ve esas alınan tarihe bağlıdır.

    2026 yılında düzenlenen raporda taşınmazın güncel piyasa değerinin düşük veya yüksek bulunması, geçmişte vatandaşlık için esas alınan değerin de aynı olduğu anlamına gelmez. İncelenmesi gereken husus, ilgili yatırımın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan hukuki şartlar ve o tarihteki gerçek ekonomik değerdir.

    Gayrimenkul yoluyla vatandaşlıkta yatırım eşiği dönemler içerisinde değişmiştir. 19 Eylül 2018 tarihinde 250.000 ABD doları seviyesine indirilen taşınmaz yatırım eşiği, 13 Haziran 2022 tarihinden itibaren genel olarak 400.000 ABD dolarına yükseltilmiştir. Önceki döneme ait bazı geçiş başvuruları hakkında özel kurallar bulunmaktadır. Bu nedenle 2021 yılında gerçekleştirilen yatırımın doğrudan 2026 yılındaki 400.000 ABD doları sınırına göre değerlendirilmesi doğru değildir. [M2]

    10.1. Eski bir bilirkişi raporu bütün bağımsız bölümler için geçerli midir?

    Bir inşaat projesinin tamamına, ana taşınmaza veya belirli bir parsele ilişkin hazırlanan değerleme raporunun, her bağımsız bölümün geçmiş tarihli gerçek değerini aynı ölçüde ve tartışmasız biçimde ortaya koyduğu kabul edilemez.

    Bağımsız bölümün bulunduğu blok, kat, net ve brüt alan, cephe, kullanım niteliği, manzara, tapu ve proje kayıtları, inşaatın tamamlanma seviyesi, aynı tarihlerde gerçekleşen karşılaştırılabilir satışlar ve raporda kullanılan metodoloji ayrıca değerlendirilmelidir.

    Özellikle kat mülkiyeti kurulmadan önceki proje numaraları ile daha sonra tapuya işlenen bağımsız bölüm numaralarının farklı olması halinde eşleştirme hataları oluşabilir. Bu nedenle parsel veya ana proje hakkında hazırlanan raporun hangi bağımsız bölümü ne şekilde kapsadığı araştırılmalıdır.

    10.2. Yeni ekspertiz yaptırmak hukuki risk yaratır mı?

    Yeni bir teknik incelemenin savunmaya katkı sağlaması mümkündür. Ancak incelemenin konusu, tarihi, metodolojisi ve ortaya çıkarabileceği sonuçlar önceden değerlendirilmelidir. Özellikle bağımsız bir raporda geçmiş tarihli değerin gerekli yatırım eşiğinin altında tespit edilmesi ihtimali, m.40 kapsamındaki hukuki riskler bakımından önem taşıyabilir.

    Bu nedenle stratejik yaklaşım, yalnızca yeni bir ekspertiz sipariş etmek değil; önce mevcut bilirkişi raporlarını, ilk değerleme belgelerini, gerçek ödeme kayıtlarını ve dönemsel emsal satışları birlikte incelemektir. Gerekirse hukuken uygun delil tespiti, teknik uzman görüşü veya mahkeme eliyle bilirkişi incelemesi değerlendirilmelidir.

    Ekspertiz uyuşmazlıklarında amaç önceden belirlenmiş bir değeri doğrulatmak değil, ilgili tarihteki gerçek değeri bilimsel ve denetlenebilir delillerle ortaya koymaktır.

    11. Danıştayın 2026 Tarihli Kararları Vatandaşlık Davaları İçin Ne Söylüyor?

    Vatandaşlık kararlarının geri alınmasına ilişkin hukuki tartışmada 2026 yılında yayımlanmış Danıştay kararları özellikle önemlidir. Bu kararlar, vatandaşlık geri alma işlemlerinin yargısal denetiminin somut delillere dayanılarak yapıldığını göstermektedir.

    11.1. Danıştay 10. Daire, 05.02.2026, E.2024/405, K.2026/361

    Bu kararda yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan bir kişinin döviz alım belgelerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği gerekçesiyle yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği uyuşmazlık incelenmiştir. Danıştay, vatandaşlığın kazanılmasına yönelik ön koşulun sağlanmadığına ilişkin somut durum nedeniyle, m.40 kapsamında tesis edilen geri alma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. [Y1]

    Bu kararın önemi, yatırımcının vatandaşlık kazanımı sırasında idari makamlar tarafından yapılan incelemelerden geçmiş olmasının, hukuki şartların baştan itibaren bulunmadığının sonradan somut olarak ortaya konulması halinde geri alma işlemini her durumda engellememesidir.

    Ayrıca karar, uygunluk belgesinin iptaline karşı yargı yoluna başvurulup başvurulmadığının ve bu işlemin hukuki durumunun vatandaşlık davasındaki önemini göstermektedir.

    11.2. Danıştay 10. Daire, 04.02.2026, E.2024/3835, K.2026/324

    Bu kararda ise milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle tesis edilen vatandaşlık geri alma işlemi incelenmiştir. Danıştay, vatandaşlığın hukuki şartlar oluşmadan kazanıldığı yönündeki idari gerekçenin somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna ulaşarak geri alma kararının ilgili kişiye yönelik kısmını iptal etmiştir. [Y2]

    Bu karar doğrudan bir gayrimenkul değerleme uyuşmazlığına ilişkin değildir. Bununla birlikte vatandaşlık geri alma kararının yeterli ve somut bir sebebe dayanması gerektiği bakımından önem taşımaktadır.

    11.3. Bu iki karar birlikte nasıl değerlendirilmelidir?

    Kararlar birlikte değerlendirildiğinde, her vatandaşlık geri alma işleminin kesinlikle hukuka aykırı olduğu veya idarenin her geri alma kararının yargısal denetimden geçeceği yönünde peşin bir sonuca ulaşılamaz.

    Hukuken belirleyici olan, geri alma kararının hangi kanuni sebebe dayandığı, ilgili sebebin vatandaşlığın kazanıldığı tarihte mevcut olup olmadığı ve idarece ileri sürülen maddi olguların somut ve yeterli delillerle ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

    Bu içtihatlar, vatandaşlık iptali ve geri alınması davalarında genel söylemler yerine dosyaya özgü sebep ve delil incelemesinin zorunlu olduğunu göstermektedir.

    12. Vatandaşlık İptal Edilirse Eşin ve Çocukların Vatandaşlığı Ne Olur?

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 32. maddesi, vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin iptal kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir.

    Ancak aile fertleri açısından her durumda aynı hukuki sonucun doğacağı söylenemez. Eş veya çocuğun vatandaşlığı hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanarak kazandığı, yatırımcıya bağlı kazanım bulunup bulunmadığı, sonradan bağımsız bir kazanım gerçekleşip gerçekleşmediği ve uygulanacak özel mevzuat hükümleri incelenmelidir.

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamada 1.070 kişiden 807’sinin aile ferdi olduğu, 55 çocuğun ise vatandaşlık kararından sonra Türk vatandaşlığı kazandığı belirtilmiştir. Bu ayrım, aile fertlerinin dosyalarının bireysel ve hukuki kazanım türlerine göre incelenmesini önemli hale getirmektedir. [H4]

    Özellikle Türk vatandaşlığını doğumla kazanan çocukların durumu ile yatırımcıya bağlı olarak sonradan vatandaşlığa alınan çocukların hukuki durumu aynı kabul edilmemelidir. Vatandaşlığın geri alınmasının geçmişe etkili niteliği nedeniyle aile üyelerinin vatandaşlık kayıtları ve kazanma sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir.

    13. Tapuya El Koyma Kararı Varsa Vatandaşlık da İptal Edilmiş midir?

    Hayır. Tapu kayıtlarında veya TAKBİS üzerinde el koyma kararının bulunması, kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği anlamına gelmez.

    Taşınmaz hakkında ceza soruşturması kapsamında koruma tedbiri uygulanması ile Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin idari kararın iptali veya geri alınması farklı hukuki işlemlerdir.

    El koyma tedbirinde, kararın hangi adli makam tarafından verildiği, hangi suç isnadı ve hangi taşınmaz bakımından uygulandığı, tedbirin hukuki dayanağı ve itiraz imkanları incelenmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında öngörülen güvenceler bu aşamada önem taşımaktadır.

    5901 sayılı Kanun’un 33. maddesi ise vatandaşlığı iptal edilen kişiler açısından malların tasfiyesine ilişkin özel hükümler içermektedir. Ancak vatandaşlık iptali, her durumda ve kendiliğinden bütün taşınmazların mülkiyetinin ortadan kalkması anlamına gelmez. Tasfiye gerekliliği, ilgili karar ve kanuni şartlar kapsamında değerlendirilmelidir. Madde kapsamında iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulmasının tasfiye sürecine etkisi de ayrıca düzenlenmiştir.

    Bu nedenle taşınmazın tapuda hâlen yatırımcı adına kayıtlı olması, el koyma tedbirinin varlığı veya yokluğu ve vatandaşlığın hukuki durumu üç ayrı inceleme konusudur.

    14. Vatandaşlık Soruşturmasında Yatırımcı Hangi Suçlarla Karşılaşabilir?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan soruşturmalar bakımından çeşitli suç tipleri gündeme gelmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarını aktaran haberlerde suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma, göçmen kaçakçılığı, belgede sahtecilik, resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık gibi suç isnatları yer almaktadır. [H4] [H6]

    Ancak kamuya açıklanan suç isnatları, bütün yatırımcıların bu suçlardan şüpheli olduğu veya aynı suçların her dosyada yer aldığı anlamına gelmez. Bir suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı; kişinin eylemi, kastı, bilgisi, diğer kişilerle ilişkisi ve mevcut deliller kapsamında değerlendirilmelidir.

    Örneğin bir gayrimenkul değerleme uzmanının gerçeğe aykırı rapor düzenlemiş olduğunun ileri sürülmesi, yatırımcının raporun içeriğinin gerçeğe aykırı olduğunu bildiğini ve bu raporun hazırlanmasına katıldığını ayrıca ispatlamaz.

    Yatırımcının savunmasında banka kayıtları, taşınmaz sözleşmeleri, satış bedelinin kaynağı, bağımsız bölümün gerçek değeri, ödeme talimatları, şirketle yapılan yazışmalar ve vatandaşlık başvurusunda sunulan belgeler birlikte incelenmelidir.

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık işlemi birbirini etkileyebilse de birbirinin aynısı değildir. Ceza soruşturmasının kapanması, vatandaşlık kararının geri alınmasına ilişkin bütün idari ihtimalleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde vatandaşlık hakkında idari bir işlem bulunması da kişinin ceza hukuku bakımından suçlu olduğunu göstermez.

    15. Yurt Dışında Yaşayan Yatırımcılar Türkiye’ye Gelmeden Önce Ne Yapmalı?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış bazı kişiler yıllardır yurt dışında yaşamaktadır. Bunlar vatandaşlık dosyalarına ilişkin yeni bir idari inceleme yapıldığını, gayrimenkul satın aldıkları şirketin soruşturmalarda adının geçtiğini veya haklarında ceza soruşturması bulunabileceğini ancak daha sonra öğrenebilir.

    Bu kişilerin Türkiye’ye seyahat planlamadan önce vatandaşlık statülerinin, varsa haklarındaki adli kararların ve idari işlemlerin araştırılmasını istemeleri mümkündür.

    Özellikle aktif yakalama, zorla getirme veya başka bir koruma tedbiri bulunup bulunmadığı; varsa ifade çağrısı ve tebligatların durumu; pasaport ve vatandaşlık kayıtlarının güncelliği bakımından resmî inceleme yapılmalıdır.

    Türk vatandaşlığının iptal edilmiş olduğu ihtimalinde kişinin yabancılar hukuku bakımından statüsü de önem kazanabilir. Eski vatandaşlığın devam edip etmediği, kişinin vatansızlık riski, ikamet hakkı, sınır dışı etme veya idari gözetim tedbirleri gibi hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.

    Türkiye’nin dış temsilcilikleri aracılığıyla vekaletname düzenlenmesi ve yetkili makamlara başvurulması belirli işlemler bakımından mümkün olabilir. Ancak konsoloslukta yapılacak işlemlerde uygulanacak kimlik ve belge şartları ilgili temsilcilikten doğrulanmalıdır.

    Bir kişinin Türkiye’ye hangi pasaportla giriş yapacağı veya hangi vatandaşlık belgesini kullanacağı konusunda genel ve kişisel durumdan bağımsız öneri verilmesi doğru değildir. Kişi geçerli hukuki statüsünü esas almalı ve yetkili makamlara doğru bilgi sunmalıdır.

    16. Türk Vatandaşlığı İptali Riskinin Araştırılması İçin Hangi Belgeler Gerekir?

    Vatandaşlık dosyasına ilişkin hukuki değerlendirme yalnızca tapu senedi veya tek bir banka dekontuyla sınırlı tutulmamalıdır. Özellikle büyük kapsamlı soruşturmalarda finansal hareketlerin, taşınmaz bilgilerinin ve idari işlem zincirinin bir bütün olarak incelenmesi gerekir.

    Belge grubu İncelemenin amacı
    Vatandaşlık kazanma kararı ve ilgili kayıtlar Kazanım tarihi, dayanağı ve aile bağlantılarının belirlenmesi
    Tapu senedi ve geçmiş tapu kayıtları Mülkiyet, satış tarihi, bağımsız bölüm ve işlem geçmişi
    Satış sözleşmeleri ve ödeme belgeleri Gerçek satın alma bedelinin ve sözleşme şartlarının tespiti
    Yurt dışı ve Türkiye banka kayıtları Paranın kaynağı, transfer zinciri ve gerçek ödeme
    Döviz alım belgeleri İlgili dönemin döviz işlemi şartlarının yerine getirilmesi
    Ekspertiz ve değerleme raporları Yatırım tarihindeki taşınmaz değerinin değerlendirilmesi
    Yatırım uygunluk belgesi İdari uygunluk değerlendirmesinin dayanakları
    Şirket ve aracı yazışmaları Yatırımcının bilgi durumu ve işlem talimatları
    Aile bireylerinin vatandaşlık belgeleri Bağlı veya bağımsız vatandaşlık kazanımının tespiti
    Tebligatlar ve kurum yazıları İdari işlem, dava süresi ve savunma haklarının belirlenmesi
    Adli kararlar ve soruşturma belgeleri Ceza dosyasının kapsamı ve koruma tedbirlerinin araştırılması

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. ve 46. maddeleri çerçevesinde avukatların belirli dosya ve belgeleri inceleme hakları bulunmaktadır. Ancak vekaletname olmaksızın inceleme ve örnek alma haklarının kapsamı, özel kanun hükümleri, soruşturmanın gizliliği ve ilgili kurumun yetkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Vekaletsiz inceleme olanağı, her türlü kişisel nüfus kaydına veya gizli soruşturma evrakına sınırsız erişim yetkisi olarak yorumlanamaz.

    17. Vatandaşlık İptali Riski Bulunan Kişiler İçin Hukuki Yol Haritası

    Vatandaşlık iptali veya geri alınması ihtimali bulunan bir yatırımcının hukuki yol haritası, yalnızca idareye başvuru yapılması veya ceza dosyasına dilekçe sunulmasından ibaret değildir. Savunmanın ceza, idare, tapu, bankacılık, değerleme ve gerektiğinde yabancılar hukuku boyutlarının birbiriyle uyumlu şekilde planlanması gerekir.

    17.1. Birinci aşama: Vatandaşlık statüsünün resmî olarak araştırılması

    İlk olarak kişinin vatandaşlığını hangi tarihte ve hangi hukuki yoldan kazandığı tespit edilmelidir. Vatandaşlık kararının hâlen geçerli olup olmadığı, uygunluk belgesinin durumu, varsa iptal veya geri alma kararının tarihi ve bu kararın tebliğ edilip edilmediği araştırılmalıdır.

    17.2. İkinci aşama: Ceza soruşturmalarının kapsamının belirlenmesi

    Kişi hakkında ceza soruşturması bulunup bulunmadığı, ilgili savcılık birimi, dosyanın mevcut aşaması ve kişi bakımından adli işlem öngörülüp öngörülmediği araştırılmalıdır. Bağlantılı dosyalar ile varsa tefrik veya birleştirme kararlarının ayrıca incelenmesi gerekir.

    17.3. Üçüncü aşama: Yatırım belgelerinin yeniden oluşturulması

    Taşınmaz edinimine ilişkin belgeler kronolojik sıraya konulmalı; satış sözleşmesi, ödeme kayıtları, döviz alım belgeleri, ekspertiz raporları, uygunluk belgesi ve vatandaşlık kazanma işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.

    17.4. Dördüncü aşama: Para hareketlerinin teknik analizi

    Yatırım bedelinin hangi kaynaktan geldiği, hangi hesaplardan geçtiği, satıcıya ulaşıp ulaşmadığı ve doğrudan veya dolaylı iade bulunup bulunmadığı resmi finansal kayıtlarla araştırılmalıdır. Gerekli durumlarda banka veya finans kurumlarından belge teminine yönelik hukuki başvurular değerlendirilmelidir.

    17.5. Beşinci aşama: Taşınmazın geçmiş tarihli gerçek değerinin incelenmesi

    Özellikle eksik yatırım veya sahte ekspertiz iddialarının bulunduğu dosyalarda, ilgili döneme ait emsal satışlar, taşınmazın fiziksel özellikleri, bağımsız bölüm kayıtları ve önceki değerleme belgeleri üzerinden teknik çalışma yapılmalıdır.

    17.6. Altıncı aşama: İdari ve cezai savunmanın uyumlu hazırlanması

    Ceza soruşturmasında sunulacak açıklamalar ile vatandaşlığın korunmasına ilişkin idari başvuruların birbiriyle çelişmemesi önemlidir. Bunun için her iki süreçte kullanılacak maddi olgular ve deliller birlikte incelenmelidir. Bununla birlikte her yargılama ve idari işlemin kendine özgü ispat ölçütleri bulunduğu unutulmamalıdır.

    17.7. Yedinci aşama: Gerekli başvuruların ve davaların açılması

    Vatandaşlık kararının iptali veya geri alınması yönünde idari işlem tesis edilmişse, dava süresi ve yetkili yargı merci belirlenerek iptal davası değerlendirilmelidir. Uygunluk belgesine ilişkin ayrı bir işlem bulunuyorsa bu işlemin de bağımsız biçimde dava konusu edilmesi gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.

    Ceza soruşturmasındaki koruma tedbirleri, tapu üzerindeki el koyma kararları ve diğer adli işlemler bakımından ilgili kanunlarda öngörülen itiraz ve başvuru yolları ayrıca kullanılabilir.

    17.8. Sekizinci aşama: Sürecin düzenli olarak güncellenmesi

    Vatandaşlık dosyalarının durumu zaman içerisinde değişebilir. Başlangıçta yalnızca inceleme aşamasında olan dosyada daha sonra idari işlem tesis edilebilir. İlk anda mevcut olmayan bir ceza soruşturması bilgisi sonraki incelemelerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle aktif risk bulunan dosyaların tek defalık araştırmayla sınırlı tutulmaması, hukuken gerekli olduğu ölçüde güncel bilgilerin değerlendirilmesi önemlidir.

    18. Türk Vatandaşlığı İptal Davası Nasıl Açılır? Süre ve Yürütmenin Durdurulması

    Türk vatandaşlığının iptali veya vatandaşlık kazanma kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir. Bu işlemlerin yargısal denetimi mümkündür. Ancak davanın hangi mahkemede açılacağı, dava konusu işlemi tesis eden makam ve işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.

    Cumhurbaşkanı tarafından tesis edilen bireysel vatandaşlık kararlarına ilişkin bazı uyuşmazlıklar Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla inceleme alanına girmektedir. Buna karşılık yatırım uygunluk belgesinin iptali gibi diğer idari işlemler bakımından görevli ve yetkili yargı merci ayrıca değerlendirilmelidir.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel sisteminde, özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi 60 gündür. Bununla birlikte ilgili işlemin niteliği, tebligat tarihi, süreyi etkileyebilecek idari başvurular ve varsa özel düzenlemeler somut olayda ayrıca incelenmelidir.

    Danıştay 10. Dairenin 30.12.2025 tarihli, E.2025/6295, K.2025/7133 sayılı kararı, vatandaşlık statüsüne ilişkin davalarda tebliğ ve dava açma sürelerinin önemini ortaya koymaktadır. Kararda, ilgili işlemin öğrenilmesinden sonra yasal süre geçirilerek açılan dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. [Y3]

    İptal davasıyla birlikte şartları mevcutsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Ancak dava açılması tek başına her idari işlemin yürütmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen koşullar çerçevesinde mahkeme tarafından değerlendirilir.

    Bu nedenle vatandaşlık iptal veya geri alma kararı tebliğ edilen kişiler bakımından en önemli ilk adımlardan biri, süre hesabının derhal yapılması ve varsa geçici hukuki koruma ihtiyacının belirlenmesidir.

    19. Türk Vatandaşlığı İptali Hakkında En Çok Sorulan Sorular

    1. 1.070 kişinin Türk vatandaşlığı kesin olarak iptal edildi mi?

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamalar, bu kişilerin tespit edildiğini ve vatandaşlıkların iptaline yönelik idari sürecin başlatıldığını bildirmektedir. Bu açıklama, bütün kişiler hakkında ayrı ayrı iptal kararının verilerek tebliğ edildiği veya kesinleştiği anlamına gelmez.

    2. 6.134 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği doğru mu?

    İçişleri Bakanlığı açıklamasında 5.391 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği, 743 kişinin vatandaşlık kararının geri alındığı ve toplam 6.134 kişiye ilişkin işlem yapıldığı belirtilmiştir. Bu açıklama, 1.070 kişilik yeni incelemeyle aynı toplam olarak yorumlanmamalıdır.

    3. Müteahhit hakkında soruşturma varsa benim vatandaşlığım da iptal edilir mi?

    Yalnızca müteahhit veya taşınmazı satan şirket hakkında soruşturma bulunması, yatırımcının vatandaşlığının iptal edildiğini veya mutlaka iptal edileceğini göstermez. Kişiye ait yatırım ve vatandaşlık dosyasının ayrı incelenmesi gerekir.

    4. Taşınmazı gerçekten satın aldıysam vatandaşlığım korunur mu?

    Gerçek ödeme ve gerçek taşınmaz edinimi önemli delillerdir. Ancak vatandaşlık için aranan objektif yatırım şartlarının da ilgili dönemde gerçekleşmiş olması gerekir. Her iki husus birlikte değerlendirilmelidir.

    5. 2021 yılında 250.000 dolar üzerinden vatandaşlık aldım. Bugün 400.000 dolar şartı uygulanır mı?

    Geçmiş tarihli yatırımların hukuki değerlendirmesinde kural olarak ilgili dönemde yürürlükte bulunan yatırım mevzuatı esas alınmalıdır. Bununla birlikte başvuru, taahhüt ve uygunluk belgesi tarihlerinin geçiş hükümleriyle birlikte incelenmesi gerekir.

    6. Ekspertiz raporunu ben hazırlamadım. Yine de vatandaşlığım geri alınabilir mi?

    Raporun yatırımcı tarafından hazırlanmadığı veya yatırımcının rapordaki yanlışlığı bilmediği olguları, özellikle yalan beyan veya gizleme iddiaları bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte vatandaşlık için aranan objektif şartların bulunmadığı ileri sürülüyorsa m.40 kapsamında ayrıca inceleme yapılması mümkündür.

    7. Yeni bilirkişi raporu eski ekspertiz raporunu geçersiz kılar mı?

    Yeni raporun bulunması, eski raporun tüm sonuçlarının hukuken geçersiz olduğunu tek başına göstermez. Raporların dayandığı tarihler, yöntemler, taşınmaz özellikleri ve emsal veriler karşılaştırılmalıdır.

    8. Hakkımda ceza soruşturması varsa Türkiye’ye giriş yapabilir miyim?

    Bu soru, kişinin güncel vatandaşlık veya yabancılık statüsü ile hakkında varsa adli tedbirler araştırılmadan güvenilir biçimde cevaplandırılamaz. Soruşturmanın varlığı ile yakalama veya zorla getirme kararının varlığı aynı şey değildir.

    9. Türk pasaportum elimdeyse vatandaşlığım devam ediyor mudur?

    Pasaportun fiziken kişinin elinde bulunması, vatandaşlık statüsüne ilişkin kesin ve güncel bir idari tespit yerine geçmez. Resmî vatandaşlık kararları ve kayıtlar incelenmelidir.

    10. E-Devlet hesabım açılıyorsa vatandaşlığım iptal edilmemiş midir?

    E-Devlet erişiminin bulunması tek başına kesin sonuç sağlamaz. Vatandaşlık durumunun ilgili kurumlar nezdinde güncel resmî kayıtlarla değerlendirilmesi gerekir.

    11. Vatandaşlığım iptal edilirse ailemin vatandaşlığı da sona erer mi?

    5901 sayılı Kanun’un 32. maddesi bağlı vatandaşlık kazanımları bakımından sonuçlar öngörmektedir. Ancak her aile bireyinin vatandaşlık kazanma sebebi, zamanı ve hukuki statüsü ayrıca değerlendirilmelidir.

    12. Tapuma el koyma kararı konulduysa evimi kaybeder miyim?

    Ceza soruşturması kapsamındaki el koyma tedbiri ile taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi farklı meselelerdir. Kararın hukuki dayanağı, kapsamı ve itiraz imkanları incelenmelidir. Vatandaşlık iptaline ilişkin malvarlığı tasfiyesi hükümleri de ayrı bir hukuki rejim oluşturur.

    13. Vatandaşlık iptal kararına karşı dava açabilir miyim?

    Evet. Vatandaşlık iptal veya geri alma kararları yargısal denetime tabidir. Dava konusu işlem, görevli mahkeme, dava süresi ve yürütmenin durdurulması şartları somut olayda belirlenmelidir.

    14. Vatandaşlık iptal davası açınca vatandaşlığım devam eder mi?

    Dava açılması tek başına her durumda idari işlemin uygulanmasını durdurmaz. Yürütmenin durdurulması veya nihai yargı kararının hukuki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

    15. Avukat vekaletname olmadan vatandaşlığımın iptal edilip edilmediğini öğrenebilir mi?

    Avukatların belirli kayıt ve dosyaları inceleme imkanları bulunmakla birlikte, bu yetkinin kapsamı özel kanun hükümlerine, kişisel verilerin korunmasına, soruşturmanın gizliliğine ve ilgili kurumun yetkisine bağlıdır. Resmî tebligat alma veya kişiye ait bazı belgelerin temini bakımından vekaletname ya da özel yetki gerekebilir.

    16. Hakkımda henüz tebligat yoksa beklemeli miyim?

    Somut riskin bulunduğu durumlarda yalnızca tebligat beklemek yeterli bir hukuki yaklaşım olmayabilir. Vatandaşlık statüsünün araştırılması, mevcut delillerin korunması ve olası sürelerin takip edilmesi önemlidir.

    17. Ceza soruşturması kapanırsa vatandaşlık dosyası da kapanır mı?

    Ceza ve idari süreçler farklı hukuki koşullara tabidir. Soruşturmanın sonucu vatandaşlık değerlendirmesini etkileyebilir; ancak ceza soruşturmasının kapanması, idari işlem yapılmasını veya mevcut işlemin yargısal incelemesini her durumda gereksiz hale getirmez.

    20. Sonuç: Türk Vatandaşlığı İptali Sürecinde Doğru Soru Nedir?

    2026 yılındaki vatandaşlık iptali ve geri alma incelemelerinde artık genel haberleri takip etmekle yetinilemeyecek bir aşamaya gelinmiştir. Resmî açıklamalar, geçmişten itibaren önemli sayıda vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiğini veya geri alındığını göstermektedir. Buna karşılık yeni soruşturmalar kapsamında adı geçen her kişinin vatandaşlığının kesin olarak sona erdiğini kabul etmek hukuken doğru değildir.

    Bir yatırımcının gerçekten para ödemiş olması, taşınmazın halen kendi adına kayıtlı bulunması veya herhangi bir usulsüzlüğe katılmadığını belirtmesi önemli olmakla birlikte tek başına bütün hukuki soruların cevabını vermez. Aynı şekilde bir şirket hakkında ceza soruşturması bulunması da o şirketle işlem yapan herkesin hileli yatırım gerçekleştirdiğini göstermez.

    Hukuki incelemenin merkezinde somut dosya bulunmalıdır. Yatırımın gerçekliği, geçmiş tarihli taşınmaz değeri, ilgili dönemde geçerli yatırım şartları, idari uygunluk belgeleri, ceza soruşturmasının kapsamı, vatandaşlık kararının dayanağı ve aile bireylerinin statüsü birbirinden ayrılmadan sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz.

    Vatandaşlık iptali davalarında etkili hukuki değerlendirme, öncelikle kişinin mevcut statüsünün resmî olarak tespit edilmesine; ardından idari ve cezai dosyaların belge temelli, birbirini tamamlayan ve zamanında yürütülen bir savunma stratejisiyle incelenmesine dayanır.

    Dolgun.av.tr üzerinde yayımlanan vatandaşlık hukuku çalışmalarında yeni mevzuat, resmî açıklamalar ve erişilebilir yargı kararları izlenerek konuya ilişkin değerlendirmeler güncellenmektedir. Bununla birlikte soruşturmalara ilişkin kamuoyuna açıklanmayan bilgilerin tümüne erişildiği veya bütün bireysel dosyaların mevcut durumunun kesin olarak bilindiği iddia edilmemektedir.

    Vatandaşlık statüsüne ve soruşturma dosyasına ilişkin hukuki inceleme

    Gayrimenkul yatırımı yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığının iptali veya geri alınması riski bulunan kişiler bakımından vatandaşlık kazanma belgeleri, taşınmaz kayıtları, banka ödeme belgeleri, yatırım uygunluk belgesi ve varsa adli veya idari kararlar üzerinden dosyaya özgü hukuki inceleme yapılması mümkündür.

    İnceleme talebinde bulunulurken vatandaşlığın kazanıldığı yıl, taşınmazın bulunduğu proje, tapu bilgileri, mevcut ekspertiz raporu, ödeme belgeleri ve kişinin yurt içinde veya yurt dışında bulunma durumu hakkında ön bilgi verilmesi hukuki değerlendirmenin kapsamının belirlenmesini kolaylaştıracaktır.

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    Web: dolgun.av.tr
    İletişim: İletişim ve randevu

    Bu çalışma genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut uyuşmazlık farklı maddi ve hukuki koşullara tabidir. Makale, bireysel hukuki mütalaa veya herhangi bir yargısal sonuca ilişkin garanti niteliğinde değildir.


    21. Mevzuat, Bilimsel Yayınlar, Danıştay Kararları ve Haber Kaynakçası

    A. Mevzuat ve resmî düzenlemeler

    [M1] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Resmî Gazete, 12.06.2009, Sayı 27256; özellikle m.12, m.31, m.32, m.33, m.36, m.37, m.40 ve m.41. Resmî mevzuat metni.

    [M2] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, 2022, Türk vatandaşlığı amacıyla taşınmaz ediniminde 250.000 ABD doları uygulamasından 400.000 ABD doları uygulamasına geçişe ilişkin açıklamalar ve uygulama belgeleri. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

    [M3] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu; özellikle m.7, m.8 ve m.27.

    [M4] 1136 sayılı Avukatlık Kanunu; özellikle m.2 ve m.46.

    B. Bilimsel ve akademik yayınlar

    [A1] Güner, Cemil, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.37, S.2, 2017. DergiPark – Makale.

    [A2] Özgür, Çiçek, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741–779, DOI: 10.33629/auhfd.1710185. DergiPark – Makale.

    [A3] Erden, Hümeyra Zeynep, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.36, S.1, 2016. DergiPark – Makale.

    C. Danıştay kararları

    [Y1] Danıştay 10. Daire, 05.02.2026, E.2024/405, K.2026/361. Yatırım yoluyla vatandaşlık, gerçeğe aykırı döviz alım belgeleri, uygunluk belgesinin iptali ve vatandaşlık kararının geri alınması. Danıştay karar metni.

    [Y2] Danıştay 10. Daire, 04.02.2026, E.2024/3835, K.2026/324. Vatandaşlığın geri alınmasında idari işlemin sebep unsuru ve somut gerekçenin değerlendirilmesi. Danıştay karar metni.

    [Y3] Danıştay 10. Daire, 30.12.2025, E.2025/6295, K.2025/7133. Vatandaşlık işlemlerinde tebliğ ve dava açma süresinin değerlendirilmesi. Danıştay karar metni.

    D. Resmî açıklamalar ve haber kaynakları

    [H1] Candan, Fatma Nur, “Muvazaalı gayrimenkul satışıyla vatandaşlık sağlayan suç örgütü çökertildi”, Anadolu Ajansı, 24.09.2025. Habere erişim.

    [H2] Anadolu Ajansı, “Yabancılara usulsüz vatandaşlık kazandıran suç örgütüne yönelik operasyonda yakalanan 113 şüpheli adliyede”, Eylül 2025. Habere erişim.

    [H3] T.C. Adalet Bakanlığı, “Bakan Gürlek: 687 Kişinin Vatandaşlığının İptali İçin Yasal Süreç Başlatıldı”, 04.08.2026. Resmî açıklama.

    [H4] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah; Yıldız, Dilhan Türker; Eser, Zehra Tekeci, “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 zanlı yakalandı”, Anadolu Ajansı, 21.09.2026. Bu haber İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı açıklamalarını içermektedir. Habere erişim.

    [H5] Demir, İrem, “Haksız yollarla Türk vatandaşlığı kazandırdığı belirlenen suç örgütü operasyonunda 32 zanlı tutuklandı”, Anadolu Ajansı, 07.08.2026. Habere erişim.

    [H6] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah, “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda yakalanan 33 şüpheli tutuklandı”, Anadolu Ajansı, 25.09.2026. Habere erişim.

    [H7] TRT Haber / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H8] Gürel, Ayşe, “İstanbul merkezli 13 ilde sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 73 gözaltı”, Demirören Haber Ajansı, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H9] Habertürk Yerel Haberler / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığından İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H10] Haber Global / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığı duyurdu: Binlerce yabancının vatandaşlığı iptal”, 21.09.2026. Habere erişim.

    Kaynak değerlendirme notu: Bazı haber kuruluşlarında yayımlanan metinler Anadolu Ajansı kaynaklı aynı resmî açıklamanın yeniden aktarımıdır. Bunlar bağımsız adli doğrulamalar olarak değil, açıklamanın yayımlandığı farklı haber kaynakları olarak değerlendirilmiştir. Şifahi ve bireysel dosya gözlemleri ise resmî haber kaynağı veya kesinleşmiş karar gibi gösterilmemiştir.


    22. Dolgun Akademi’de Daha Önce Yayımlanan İlgili Hukuki Çalışmalar

    19 Eylül 2026: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma. Bu çalışmada TVK m.31 ve m.40 ayrımı, yatırımın gerçekliği, hukuki güvenlik ilkesi ve yargısal koruma değerlendirilmiştir.

    26 Eylül 2026: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026. Bu çalışmada ikinci dalga soruşturması, 263 yatırımcı, 807 aile ferdi, muvazaalı olduğu ileri sürülen 274 satış ve idari işlemler incelenmiştir.

    28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: En Çok Sorulan Sorular, Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme. Bu yazıda vatandaşlık statüsünün araştırılması, ceza soruşturması ve yurt dışında yaşayan kişilerin karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır.

    28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri. Bu çalışmada yeni değerleme raporları, yatırım eksikliği, aile üyelerinin durumu ve soruşturmalarda adı geçen şirketler ayrıntılı değerlendirilmiştir.

    Güncel çalışmaların tamamı: Dolgun Akademi – Vatandaşlık Hukuku.

    ↑ İçindekilere dön

  • Cancellation and Withdrawal of Turkish Citizenship in 2026: New Valuations, Investment Shortfalls, Families, Children, Military Service and Construction Company Investigations

    Cancellation and Withdrawal of Turkish Citizenship in 2026: New Valuations, Investment Shortfalls, Families, Children, Military Service and Construction Company Investigations

    Cancellation and Withdrawal of Turkish Citizenship in 2026: New Valuations, Investment Shortfalls, Families, Children, Military Service and Construction Company Investigations

    Last updated: 28 September 2026

    For foreign nationals who acquired Turkish citizenship through real estate investment, 2026 has brought significant developments concerning the renewed examination of historical citizenship files, the cancellation of Certificates of Conformity, fresh scrutiny of earlier property valuation reports and the relationship between criminal investigations and citizenship law.

    Following the investigations announced by the İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı in August and September 2026, several questions have acquired immediate importance for investors and their families: Can the authorities revisit a valuation report used years ago? Can a new expert valuation be obtained? Can an investment shortfall be made up today? What if the investor genuinely paid the required amount but the valuation report was defective? What happens to a spouse or child? Does military service protect citizenship? Which companies were publicly named, and which projects have actually been confirmed as part of the investigations?

    This article examines those questions by considering Law No. 5901 on Turkish Citizenship, the Regulation on the Implementation of the Turkish Citizenship Law, guidance issued by the Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM), judgments of the Danıştay, guidance issued by the Millî Savunma Bakanlığı, academic literature and information made public up to 28 September 2026.

    Our Earlier Publications — In Chronological Order

    The present analysis develops the issues addressed in our earlier publications. The following links are arranged by publication date; English articles are identified expressly, while the related Turkish and Arabic versions are included where available.

    1. 14 September 2026 — English: Military Service After Acquiring Turkish Citizenship: The 22-Year Rule, Exemption and Deferment.
    2. 19 September 2026 — Turkish: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.
    3. 19 September 2026 — English: Cancellation and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired by Investment: False Valuation Reports, Sham Transactions, Good-Faith Investors and Judicial Remedies.
    4. 21 September 2026 — English, related family-law analysis: Divorce in Turkey for Foreigners: Foreign Spouses, Dual Citizens, Spouses Living Abroad and Consular Procedures.
    5. 26 September 2026 — Turkish: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci.
    6. 26 September 2026 — English: 1,070 People Facing Turkish Citizenship Cancellation Proceedings in 2026: A Comprehensive Legal Guide for Real Estate Investors.
    7. 26 September 2026 — Arabic: إلغاء الجنسية التركية لـ 1,070 شخصاً في 2026 | دليل قانوني للمستثمرين العقاريين.
    8. 28 September 2026 — Turkish: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: En Çok Sorulan Sorular, Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme.
    9. 28 September 2026 — English: Revocation and Withdrawal of Turkish Citizenship in 2026: Frequently Asked Questions, Criminal Investigations, Litigation and File Review.

    These publications should be read together. The 19 September analysis explains the fundamental distinction between iptal and geri alma; the 26 September articles focus on the investigation concerning 1,070 persons; and the 28 September question-and-answer articles examine individual status checks, criminal investigations and access to files. The present article adds a detailed analysis of new valuations, investment shortfalls, family members, military service and the companies and portfolios discussed publicly.

    1. What Is the Most Recent Development in 2026?

    On 21 September 2026, a second-phase operation conducted in İstanbul and other provinces considerably expanded the publicly known investigation into Turkish citizenship acquired through real estate investment.

    According to statements of the İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı reported by Anadolu Ajansı and other news organisations, land registry records, expert reports, MASAK analyses and additional documents were examined together. Investigators allege that, in some transactions, the foreign currency required for citizenship did not genuinely enter Türkiye; apparent payments were created using the financial resources of sellers or intermediary companies; and property valuation reports overstated actual values. [H1] [H2] [H3] [H4] [H5]

    These remain allegations within criminal proceedings. Investigation measures concerning a person or company do not amount to a final criminal conviction. The presumption of innocence applies.

    Second-phase information made public Reported figure
    Sales to foreign purchasers examined 734
    Sales alleged to have been sham transactions 274
    Total persons stated to have acquired citizenship 1,070
    Principal investors 263
    Family members 807
    Persons who acquired citizenship at the date of the original decision 1,015
    Children said to have acquired citizenship after that decision 55
    Amount attributed to the transactions USD 72,250,000 / more than TRY 3.5 billion as reported
    Suspects subject to apprehension measures 88
    Suspects remanded in custody by 25 September 33
    Suspects subject to a house-arrest measure 20
    Suspects subject to other judicial-control measures 21
    Properties reported to have been seized 2,011
    Joint-stock companies reported to have been placed under trusteeship 30

    Sources: Public statements reported by Anadolu Ajansı, TRT Haber and other news organisations. [H1]–[H8]

    2. How Many Citizenship Decisions Have Been Cancelled or Withdrawn So Far?

    Information attributed to the İçişleri Bakanlığı and reported on 21 September 2026 concerned a considerably broader set of investment-related citizenship files:

    Reported measure Relevant investors or files Persons including family members
    Cancellation of citizenship acquisition decisions Various investment files 5,391
    Withdrawal of citizenship decisions 263 investors and their families 743
    Reported total 1,413 investors 6,134
    Investors whose Certificates of Conformity were cancelled after 11 February 2026 458 investors 1,393

    These figures have been reported as information supplied by the Ministry. [H1] [H3] [H6] A crucial terminological qualification is necessary: public statements may use the word iptal broadly to describe the termination of citizenship. Under Law No. 5901, however, iptal and geri alma are distinct legal mechanisms with different requirements and effects.

    3. What Is the Difference Between Cancellation (İptal) and Withdrawal (Geri Alma)?

    This is not merely an academic distinction. It affects the temporal operation of the decision, the status of spouses and children, acts performed during the period of citizenship and the appropriate litigation strategy.

    Issue Cancellation — iptal Withdrawal — geri alma
    Statutory basis Articles 31–32 of Law No. 5901 Article 40 of Law No. 5901
    Central ground A false statement by the person concerned or concealment of a material matter forming the basis of citizenship A citizenship decision issued without the legal requirements having been satisfied or issued repetitively; the Regulation also addresses a decision issued by mistake
    Effect in time Effective from the date of the cancellation decision Under Article 66 of the Regulation, the withdrawn decision is ineffective from the date of the original decision
    Spouse and children Article 32 addresses those who acquired citizenship dependent on the person concerned, subject to the regulatory exceptions The consequences for each dependent decision require separate examination in light of the retrospective effect
    Acts performed while a citizen Protected from the effect of cancellation under Article 58 of the Regulation May raise more complex questions because withdrawal operates retrospectively

    Article 31 concerns acquisition resulting from the false statement or material concealment of the person concerned. Article 40 asks whether the legal conditions objectively existed when the decision was issued. The two mechanisms should not be obscured by using the single English word “revocation” without identifying the Turkish-law basis. [M1] [M2] [M3] [M4]

    For a fuller examination of this distinction, see our 19 September English legal analysis and our 28 September English questions and answers.

    4. Can Citizenship Be Withdrawn Even If the Investor Committed No Fraud?

    This question is particularly important where an investor says that the purchase price was genuinely paid but the valuation company or seller may have made an error or acted improperly.

    For cancellation under Article 31, the statutory wording concerns a false statement or concealment attributable to the person concerned. Misconduct by a third party is not automatically the investor’s own false statement or concealment.

    Withdrawal under Article 40 raises a different question: were the legal conditions for citizenship genuinely present when the decision was issued? Accordingly, even without personal fraud by the investor, the administration may raise an Article 40 issue if it alleges that an objective investment condition never existed.

    That power is not unlimited. In its judgment of 26 June 2025, E.2022/7637, K.2025/3313, the Danıştay 10th Chamber emphasised the importance of whether the obstructing factual or legal circumstance existed at or before the date of the citizenship decision. A new circumstance arising only after acquisition, with no demonstrated connection to that earlier period, cannot by itself prove that the original legal conditions were absent. The judgment did not itself concern the 2026 valuation investigations, but its temporal analysis is important when old investment files are reviewed today. [Y1]

    5. Can the Authorities Request a New Property Valuation Years Later?

    Yes. In the course of renewed investigation, a new valuation or expert examination may be obtained. The legally decisive question, however, is what the new report actually establishes.

    Article 38 of Law No. 5901 concerns the provision of information and documents for citizenship investigations. Article 57 of the Regulation addresses investigation where a false statement or concealment connected with acquisition is learned of. Current public statements likewise indicate that investigators have considered land registry records, expert reports, MASAK analyses and banking information together. [M2] [M4] [H1]

    Two questions must not be confused:

    First: Can an authority obtain a new expert opinion in 2026? Yes.

    Second: Does a lower present-day value automatically prove that a property failed to satisfy the investment threshold in 2019, 2020 or 2021? No.

    The relevant inquiry is the property’s genuine value at the legally relevant historical transaction date and whether the conditions then in force were satisfied. A retrospective report must therefore engage with historical evidence rather than simply substitute today’s market price for an earlier one. [Y1]

    6. If the Original Valuation and New Expert Report Conflict, Which One Prevails?

    There is no general rule that a newer report automatically invalidates an earlier report. Its valuation date, methodology, comparable sales and underlying assumptions must be examined alongside the original report.

    Other relevant evidence includes the official deed price; sale agreement; bank and SWIFT records; foreign-exchange purchase document; the amount actually received by the seller; any direct or indirect return of funds; independent sales in the same project during the relevant period; tax and land registry records; the Certificate of Conformity; and the investor’s own knowledge and conduct.

    The Danıştay 10th Chamber’s judgment of 12 December 2024, E.2020/5861, K.2024/6304, concerned issues surrounding the valuation report and the price stated in an official real estate transaction used for citizenship purposes. It did not decide the 2026 investigations, but illustrates why the valuation and official sale price must be analysed as distinct elements. [Y2]

    7. What If the Investor Paid the Required Amount but the Valuation Report Was Problematic?

    That situation is not identical to a case in which the qualifying amount was never genuinely paid.

    For example, assume that the applicable threshold was USD 250,000, that the investor paid USD 300,000 from personal funds through the banking system, that the seller received the payment, and that the property genuinely had a historical value of USD 300,000. If a procedural or evidential problem is later identified in the valuation report, it remains necessary to determine whether the substantive investment condition was in fact met.

    By contrast, if a property genuinely worth USD 100,000 was presented on paper as worth USD 250,000 or USD 400,000, or if an apparent payment was financed by the seller or intermediary and subsequently returned, the legal analysis may be substantially different. These are among the kinds of issues raised in the 2026 investigation statements. [H1] [H2] [H8]

    8. What Property Investment Threshold Applied at Different Dates?

    It would be incorrect to apply today’s USD 400,000 threshold to every historical file. Each investment must be tested against the legislation and transitional rules applicable to its transaction.

    Period Real estate investment threshold
    12 January 2017 – 18 September 2018 USD 1,000,000
    Relevant period beginning 19 September 2018 USD 250,000
    From 13 June 2022 USD 400,000

    TKGM’s instructions dated 1 June 2022 contain transitional rules concerning certain applications made before the change took effect. The dates of the transaction, application and relevant undertaking must therefore be examined rather than selecting the threshold from the date of a later review. [T1] [T2]

    9. Can an Omission Be Completed Later?

    Possibly, but a missing document and a missing investment must be distinguished.

    Article 39 of Law No. 5901 addresses correction or completion of material errors or omissions in a decision in accordance with its basis. Article 65 of the Regulation also addresses correction and completion, particularly in relation to information in citizenship decisions. Neither should be treated as a general rule allowing an investor to pay a previously missing USD 100,000 years later and thereby make an earlier citizenship decision lawful retrospectively. [M5] [M6]

    Type of issue Possibility of addressing it later Legal significance
    A receipt for a payment actually made at the relevant time is missing from the file Potentially possible A newly produced record may prove an earlier payment.
    A formal identity, authority or application document is incomplete Depends on the applicable rule Different from an absent substantive investment.
    The required amount was genuinely paid but the chain of payment was insufficiently documented Primarily an evidential question Contemporary bank and seller records may establish the historical fact.
    The property genuinely lacked the required value at the relevant date A later document does not retrospectively create that value The original legal conditions may need to be examined under Article 40.
    The required sum was never genuinely paid A new payment is a new event It does not automatically create a payment at the earlier date.

    10. Has TKGM Previously Allowed Deficiencies to Be Completed?

    Yes, in particular circumstances. TKGM’s 1 June 2022 transitional instructions illustrate the distinction. They addressed certain pending transactions in which the former USD 250,000 condition and the required undertaking had been satisfied, while other deficiencies could be completed after 13 June 2022 under the stated conditions. The same instructions treated documents bearing on the investment value separately. [T2]

    That transitional practice cannot be converted into a general authority to create a previously nonexistent substantive investment. Current TKGM and Your Key Türkiye guidance also addresses restrictions on completing an investment shortfall through a later sale-promise arrangement. [T3] [T4]

    11. Can an Investment Shortfall Paid Today Save an Old Citizenship Decision?

    As a general proposition, a payment first made today does not establish that an investment condition existed years ago when citizenship was granted. The relevant historical facts and applicable dates must be established.

    Scenario A: The funds were genuinely paid at the relevant time, but records establishing the payment were missing or incorrectly filed. New evidence may prove the earlier fact.

    Scenario B: The funds were not genuinely paid at that time, or the property did not have the required historical value. A later payment does not automatically transport the missing fact into the past.

    This distinction is consistent with the temporal analysis of Article 40 in the Danıştay judgment E.2022/7637, K.2025/3313. [Y1]

    12. What Is the TTB and Why Does It Matter?

    The current TKGM framework uses the Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) in determining the amount of real estate investment eligible for citizenship.

    Under the 2024/4 circular and its guidance, the price declared in the official instrument or sale-promise agreement, together with relevant transfers and payments, is examined against the applicable threshold and the amount confirmed through the TTB process. These are distinct elements of the current assessment. [T3] [T5]

    The current procedure does not mean that every older citizenship file may simply be reconstructed using rules first introduced after its transaction. Historical files must be examined under the substantive rules applicable at the relevant time.

    13. Can Citizenship Be Cancelled After the Person Has Completed Military Service?

    Yes. Completion of military service, paid military service or a military exemption does not by itself create statutory immunity against cancellation or withdrawal of a citizenship decision.

    The consequences for military records require separate examination. Article 31 cancellation operates prospectively, and Article 58 of the Regulation protects acts performed during the period of citizenship from the effect of cancellation. Withdrawal under Article 40, together with Article 66 of the Regulation, raises different questions because of its retrospective effect. Guidance of the Millî Savunma Bakanlığı concerning loss and reacquisition of citizenship should be considered as appropriate. [M1] [M3] [M4] [A1] [A2]

    For the rules governing military service immediately after acquisition of Turkish citizenship—including the 22-year rule—see our earlier English military-service article dated 14 September 2026.

    14. What Happens to the Investor’s Spouse?

    Article 32 of Law No. 5901 provides that an Article 31 cancellation decision also applies to a spouse who acquired Turkish citizenship dependent on the person concerned. The legal basis of the spouse’s citizenship is therefore decisive. [M1]

    Article 58(2) of the Regulation addresses an important exception: a spouse who later acquired Turkish citizenship independently through marriage is not affected by the principal person’s cancellation in the same manner. It would therefore be inaccurate to say that the citizenship of every spouse necessarily ends together with the investor’s.

    The dates and legal bases of both citizenship decisions must be checked. Where a family also has cross-border marital-status issues, those are distinct questions; see our 21 September English article on foreign spouses and dual citizens.

    15. What Happens to the Children?

    Children who acquired Turkish citizenship dependent on the investor generally fall within Article 32 when the principal person’s acquisition decision is cancelled under Article 31. Their records nevertheless require individual examination.

    Article 58(2) of the Regulation contains an important exception concerning a child born after the parent acquired Turkish citizenship. In the stated cancellation context, the parent’s cancellation decision does not affect that child in the manner described by the provision. The child’s date of birth, date and basis of citizenship acquisition, and the legal basis of the measure against the parent must therefore be established. [M1] [M4]

    16. Why Are the “55 Children” Mentioned in the 2026 Investigation Particularly Important?

    The publicly reported information states that 1,015 persons acquired citizenship at the time of the original decision and that 55 children acquired citizenship after that decision. [H1] [H3] [H6]

    There is an important distinction between acquiring citizenship after the decision and being born after the parent acquired citizenship. The express exception in Article 58(2) concerns the latter situation. The public figures alone therefore establish neither that all 55 children fall within that exception nor that all 55 will lose citizenship.

    Each child’s birth date, citizenship acquisition date, legal basis of acquisition and relationship to an Article 31 cancellation or Article 40 withdrawal decision must be reviewed separately.

    17. Does Potential Statelessness Change the Answer for a Child?

    Preventing statelessness is an important consideration in nationality law. It does not justify an automatic answer without examining the precise statutory measure, the child’s other nationality status, the manner in which Turkish citizenship was acquired and the applicable constitutional and international-law arguments.

    Academic writing continues to examine cancellation, withdrawal, legal certainty, proportionality and the prevention of statelessness. In particular, Çiçek Özgür’s 2026 study analyses the distinction between Articles 31 and 40 in the investment-citizenship context. The work of Mesut Aygün and Gülser Banu Uslu Yiğit considers wider difficulties in the investment-citizenship regime. [D1] [D2]

    18. If a Construction Company Is Investigated, Is Every Purchaser’s Citizenship Cancelled?

    No. An investigation concerning a company, manager, intermediary or valuation expert is not equivalent to a finding that every individual citizenship file connected with that company was unlawful.

    For each investor, the following questions matter: Was the specific property one of the sales under examination? Did it genuinely meet the historical value threshold? Did the purchaser pay the required amount from genuine funds? Did the seller receive it? Was any amount returned? Was the valuation accurate? Did the purchaser know of or participate in an alleged irregularity? What is the individual reason for any measure concerning the Certificate of Conformity?

    Company-level suspicion must be distinguished from investor-specific proof. This is also a central theme of our 19 September English analysis.

    19. The First Phase in 2026: The Investigation Described as Babacan İnşaat-Related

    On 4 August 2026, the Adalet Bakanlığı announced an investigation involving allegations that lower-value properties had been presented at higher values through false valuation reports and sham sales. It stated that legal proceedings had been initiated concerning the citizenship of 687 persons. [H9]

    Reports concerning the first phase also referred to an alleged failure of approximately TRY 2.5 billion in qualifying funds to enter Türkiye, measures affecting properties and companies, and subsequent detention and judicial-control decisions concerning suspects. The second-phase reporting described the earlier phase as connected with Babacan İnşaat transactions. These are reported investigation matters, not findings concerning every buyer from the group. [H10] [H11] [H12]

    20. Which Babacan-Related Companies Were Publicly Named in a Trusteeship Announcement?

    Babacan GYO published a corporate announcement identifying the following 12 companies and stating that TMSF had been appointed as trustee under the relevant decision of the İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği. The announcement refers to the İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı investigation numbered 2026/132798 and later TMSF board decisions. [K1]

    No. Company stated in the Babacan GYO corporate announcement
    1 B Grup Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ
    2 Babacan Grup Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
    3 Babacan Gayrimenkul Enerji ve Turizm Sanayi Ticaret AŞ
    4 Babacan Girişim Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ
    5 BBC Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ
    6 Investment Global Zenith Gayrimenkul Sanayi Ticaret AŞ
    7 Batures Yönetim Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret AŞ
    8 Metares Bilişim ve Dijital Ticaret AŞ*
    9 EFCE Lojistik Hizmetleri Ticaret AŞ
    10 BBCN Yapı Gayrimenkul Geliştirme AŞ
    11 Babacan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ
    12 BCN Global Gayrimenkul Ticaret AŞ

    *The corporate announcement appears to contain a spelling variation in this company name. The trade registry record should be checked before stating its exact registered trade name in a formal document.

    21. Which Companies Were Expressly Named in the Second Phase?

    Reports of the public statements concerning the 21 September second phase expressly identified the following structures in connection with the sales being examined:

    Company or structure Position in publicly reported statements
    Gül İnşaat AŞ Named in reporting concerning sales examined in the second phase.
    Beyaz İnşaat Named in reporting concerning sales examined in the second phase; the precise seller’s registered trade name must be checked in an individual file.
    LİV İnşaat / LİV Yapı Named in reporting concerning sales examined in the second phase; the precise legal entity must be verified.

    Being named in an investigation is not a conviction. Nor does it establish that every project or every sale undertaken by a named company is under investigation. [H1] [H2] [H7]

    22. What Other Company Names Appeared in a Press-Published Suspect List?

    A list which the news organisation Takvim stated that it had obtained included the following company names or descriptions. This is press reporting, not a complete or authenticated official prosecutor’s list of companies. Similar names must not be used to attribute allegations to a different legal entity. [H13] [H14]

    Name appearing in press reporting Source qualification
    Gül İnşaat Proje AŞ Press-published list
    Gül İnşaat AŞ Also identified in reporting of public statements
    Gül Yapı İnşaat Turizm Petrol Ürünleri ve Dış Ticaret AŞ Press-published list
    Gül İnşaat Turizm ve Ticaret AŞ Press-published list
    LİV Yapı Gayrimenkul Yatırım Press-published list; exact registered name requires verification
    Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ Press-published list; avoid confusing similarly named companies
    2K Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ Press-published list

    23. Is There a Complete Official List of Projects Under Investigation?

    As of 28 September 2026, no complete, publicly verified official project-and-unit list had been published showing precisely how the 274 sales were distributed among projects or independent units.

    This is an essential limitation. Project names circulate on websites, social media and messaging groups. A project appearing in a company’s portfolio does not establish that it contains one of the 274 sales discussed in the investigation. The precise property, registered seller and transaction must be matched against official records. [H14]

    24. How Should Project Names Circulating Publicly Be Read?

    The following is not a “list of projects under investigation.” It lists examples appearing in publicly accessible company portfolios. It is provided to distinguish portfolio information from officially identified sales and to avoid attributing wrongdoing to an unverified project.

    Company or group Examples in publicly accessible portfolios Meaning for the investigation
    Gül İnşaat Otoport, Metroport, Avangart, Eyüppark, Avcılar Park, Gül Express, Gülpark Yaşam, Güneşli Park Gardenya, Rose Marine Butik, Gül Parkyuvam, Güneşli Park, İş Batı, Rose Marine, Skyport, Kavaklı Konakları, Loca, Yedimavi, Gülpark 59, Terrace Garden, Eyüp Palas, Tempoint Portfolio information only. A complete official list has not established that any particular one of these projects contains one of the 274 sales.
    LİV Yapı Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent, LİV Bahçeşehir, Rose Marine Portfolio information, not identification of an investigated project.
    Beyaz İnşaat Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center Residence, Beyaz Tower, White Home, Şehr-i Bahar 2, Beyaz Vadi Residence, Beyaz Vadi Konakları Public portfolio examples. Inclusion in this table does not establish inclusion in the investigation.
    Babacan-related portfolio Babacan Central, Babacan Lagoon, Babacan Port Royal, Vista Life, Babacan Atakent Halkalı, Babacan GOP Residence/AVM/Ofis, Babacan Botanist Başakşehir Portfolio information. The public statements do not allocate the 687 citizenship files project by project.

    Portfolio sources: Corporate publications of Gül İnşaat, LİV Yapı, Beyaz İnşaat and Babacan GYO. [K1]–[K4]

    25. What Does the Appearance of a Project in This Table Establish?

    By itself, nothing about an individual investigation or citizenship decision. These are examples taken from public portfolios. Purchasing a unit in Rose Marine, Kalekent, Yedi Mavi, Skyport, Otoport, Beyaz Residence or Babacan Port Royal does not establish that the unit formed part of the 274 or 687 transactions discussed publicly.

    For that determination, the block, parcel and independent unit; date of sale; seller’s exact legal identity; valuation company and report; Certificate of Conformity; and complete payment chain must be compared with the individual administrative and, where lawfully accessible, criminal records.

    26. Has the Full List of the 30 Companies Under Trusteeship Been Published?

    Public statements concerning the second phase referred to seizure and trustee measures involving 30 joint-stock companies. [H1] [H8]

    As of 28 September 2026, the public official statements examined for this article did not set out a complete list of the registered trade names of all 30 companies. Lists circulating on social media must therefore not be published as “the official list of 30 companies” without verification against the relevant prosecutor’s statement or judicial decision.

    27. What Criminal Offences Have Been Mentioned in the Citizenship Investigation?

    Reporting of the prosecutor’s statements of 21 and 25 September referred, in relation to various suspects, to allegations involving the establishment, management or membership of an organisation for criminal purposes; migrant smuggling; fraud to the detriment of public institutions; forgery of official documents; forgery of private documents; and false statements in the preparation of an official document. [H1] [H8]

    It would be incorrect to infer that every offence is alleged against every investor or every company employee. Criminal liability is personal; the elements of an offence and the evidence concerning the particular suspect must be assessed individually.

    28. Does a Criminal Investigation Mean Citizenship Has Already Been Cancelled?

    No. A criminal investigation and an administrative act terminating citizenship are distinct legal processes.

    For a person living abroad who has received no notification, an investigation involving the same property, project or transaction chain may nevertheless indicate that the citizenship file could also be subject to administrative examination. It does not prove that an individual cancellation or withdrawal decision has already been issued.

    Determining the actual position may require separate checks concerning the criminal investigation, Certificate of Conformity, TKGM records, individual citizenship decision and records held by the Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü. The practical distinctions are addressed in our 26 September English article and 28 September English FAQ.

    29. Can a Cancellation or Withdrawal Decision Be Challenged in Court?

    Yes. Article 66 of the Constitution establishes that citizenship is acquired under the conditions laid down by law and lost only in the cases specified by law; judicial review of relevant citizenship decisions cannot be closed off. [M7]

    The issuing authority must be identified before selecting the competent court. Article 24 of Law No. 2575 provides for the Danıştay to hear actions against decisions of the President of the Republic as a court of first instance. [M8]

    Under Article 7 of Law No. 2577, the general time limit before the Danıştay and administrative courts is 60 days unless a special period applies. Its starting date and calculation depend on the particular act and notification. A prior administrative application under Article 11 may affect the running of the period if the statutory requirements are met; its usefulness must be assessed in the individual case. [M9] [M10]

    30. Does Filing a Lawsuit Automatically Suspend Cancellation?

    No. Bringing an administrative action does not automatically suspend the challenged measure.

    Under Article 27 of Law No. 2577, a stay of execution generally requires both that the administrative act be clearly unlawful and that its implementation cause harm difficult or impossible to remedy. The application should address the individual consequences for passports, travel, residence, work, family status, business activity and other legally relevant interests. [M11]

    31. What Happens to the Investor’s Property If Citizenship Is Cancelled?

    Termination of citizenship does not mean that the property automatically and immediately passes to the Treasury.

    Article 33 of Law No. 5901 addresses the liquidation of assets where liquidation is considered necessary and specified in the cancellation decision. It also provides for liquidation procedures to be left until the end of litigation if the cancellation decision is challenged. [M1]

    Whether the individual can continue to own a specific property as a foreign national is a separate question requiring examination of the former nationality, the location of the property, the Tapu Kanunu and the applicable rules on acquisition of real estate by foreigners.

    32. Is It Enough to Say, “I Really Paid USD 400,000”?

    No—but it is an important starting point. The current investigations concern not only the figure written in an official deed but also the genuine economic movement of funds.

    Where possible, the investor should be able to demonstrate the source of the funds, the entire transfer chain, receipt by the seller and the absence of a direct or indirect return of money to the investor or connected persons. SWIFT records, complete bank statements, foreign-exchange purchase documents, seller account records and contemporary comparable sales may become decisive evidence.

    33. What Documents Should an Investor Facing a Potential Risk Preserve?

    The initial review should bring together the title deeds and official sale instruments for every property used in the citizenship application; purchase and sale-promise agreements; original valuation reports; Certificates of Conformity; foreign-exchange purchase documents; bank receipts; SWIFT records; payment instructions; invoices; records showing the source of the investor’s funds; citizenship application documents; and the citizenship decision.

    Where there is a related criminal investigation, the investor-specific portions of expert reports, MASAK assessments, property lists and witness or suspect statements should be considered to the extent they can lawfully be accessed. Documents showing the actual seller, historical market value and absence of a refund may be especially important.

    34. What Are the Most Important Legal Distinctions in a Defence?

    No single defence applies to every investor. The following questions should nevertheless be answered in order:

    1. Is the measure an Article 31 iptal decision or an Article 40 geri alma decision?
    2. Does the administration allege the investor’s own false statement or concealment, or the absence of an objective investment condition?
    3. Does a new expert report assess historical value at the relevant date, or improperly infer a historic value from current prices?
    4. Was the investment genuinely deficient, or is the problem an evidential gap in proving an investment that actually occurred?
    5. Did the investor genuinely pay the required amount from the investor’s own resources?
    6. Did the property actually meet the legally applicable value threshold at the relevant historical date?
    7. Does newly discovered evidence prove a fact already existing when citizenship was granted, or relate only to a subsequent event?
    8. Did the spouse or child acquire citizenship dependent on the principal investor or through an independent legal basis?

    35. Why Is the Danıştay’s 2025 Judgment So Important?

    The Danıştay 10th Chamber’s judgment of 26 June 2025, E.2022/7637, K.2025/3313, arose from a withdrawal dispute involving a family who had acquired Turkish citizenship. Its significance lies in the temporal interpretation of the Article 40 concept of a decision issued without the legal conditions having been satisfied.

    The factual or legal impediment relied on to justify withdrawal must be connected to the time when citizenship was granted or an earlier time. A later event with no established link to that original position cannot by itself prove that the original conditions were absent. [Y1]

    This does not prevent the use of a newly prepared expert report. It means that the report must establish a relevant historical fact. The judgment should not be presented as though it had itself decided the merits of the 2026 valuation investigations.

    36. Conclusion: Not Every Investigation File Is the Same

    The 2026 operations demonstrate a period of substantial administrative and criminal scrutiny of Turkish citizenship acquired through investment. They do not justify identical conclusions for every investor who bought from the same company, acquired a property in the same project or used a valuation company whose work is now being examined.

    The legally decisive facts are the investor’s own sale, payment chain, property’s genuine historical value, Certificate of Conformity, citizenship decision and any investor-specific connection to the criminal evidence.

    An investor who genuinely paid the qualifying amount through the banking system, satisfied the substantive conditions at the relevant time and did not know of alleged misconduct by third parties must be distinguished from a person alleged to have participated knowingly in a merely apparent investment and circular movement of funds.

    Equally, a formal or evidential deficiency in proving an investment must be distinguished from a substantive investment condition that never existed. Our earlier 19 September analysis, 26 September investigation analysis and 28 September FAQ address those different stages in chronological order.

    37. Frequently Asked Questions

    Can the authorities request another valuation?

    Yes. A new expert or valuation examination can be undertaken during a renewed review. The relevant historical investment condition must, however, be assessed by reference to the appropriate earlier date rather than automatically substituting the property’s current market value.

    Does the new valuation automatically invalidate the old one?

    No. Both reports’ dates, methods, comparable transactions and assumptions must be considered together with deed and payment evidence.

    Can an investment shortfall be completed later?

    A later document may prove an investment genuinely made in the past. A payment first made years later does not automatically create a past substantive investment condition.

    Does “completion” under Article 39 of Law No. 5901 mean paying a missing USD 100,000?

    No general conclusion of that kind follows from Article 39. The provision concerns correction or completion of material errors or omissions in a decision in accordance with its basis, not a general right to validate an earlier citizenship decision by retrospectively making a previously absent investment.

    Can the citizenship of a person who completed military service be cancelled?

    Yes. Military service does not itself prevent an Article 31 cancellation or Article 40 withdrawal. The effects on the person’s military record require a separate assessment of the precise citizenship measure.

    Does the spouse also lose citizenship?

    The answer depends on whether the spouse acquired citizenship dependent on the investor or through a separate legal basis. Article 58(2) of the Regulation provides an exception concerning a spouse who subsequently acquired citizenship through marriage.

    What about a child born after the parent acquired Turkish citizenship?

    Article 58(2) of the Regulation states that, in the specified Article 31 cancellation context, the cancellation does not affect a child born after the parent acquired Turkish citizenship. The child’s individual records must still be examined.

    Are the 55 children mentioned in September automatically protected?

    No conclusion can be drawn from the public figure alone. The announcement says they acquired citizenship after the original decision; it does not establish that all were born after that decision. Birth and acquisition dates must be checked separately.

    Does an investigation into a company place all of its purchasers in the same position?

    No. An individual transaction may be reviewed, but a company investigation alone cannot establish that every purchaser failed to meet the citizenship conditions.

    Which Gül, LİV and Beyaz projects are officially confirmed as part of the 274 sales?

    As of 28 September 2026, no complete, publicly verified official list had assigned those sales to specific projects and independent units. Company portfolio lists must not be represented as investigation lists.

    What is the time limit to challenge a citizenship decision?

    Where no special period applies, the general period under Article 7 of Law No. 2577 is 60 days. The individual decision, method and date of notification, and any relevant administrative application must be reviewed to calculate the deadline correctly.

    Does filing a case automatically stop the citizenship measure?

    No. A stay of execution must be requested and supported under Article 27 of Law No. 2577.

    38. Sources and Legal References

    Legislation and Official Materials

    [M1] Law No. 5901 on Turkish Citizenship, Articles 31, 32 and 33: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    [M2] Law No. 5901 on Turkish Citizenship, Articles 38, 39 and 40: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    [M3] Regulation on the Implementation of the Turkish Citizenship Law, Article 66: withdrawal and the effect from the original decision date. Official legislation portal: https://www.mevzuat.gov.tr/

    [M4] Regulation on the Implementation of the Turkish Citizenship Law, Articles 57–58: investigation of cancellation grounds, effect on family members and specified exceptions. Official legislation portal: https://www.mevzuat.gov.tr/

    [M5] Law No. 5901, Article 39: correction of material errors and completion: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5901.pdf

    [M6] Regulation on the Implementation of the Turkish Citizenship Law, Article 65: correction and completion. Official legislation portal: https://www.mevzuat.gov.tr/

    [M7] Constitution of the Republic of Türkiye, Article 66: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf

    [M8] Law No. 2575 on the Danıştay, Article 24: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2575.pdf

    [M9] Law No. 2577 on Administrative Procedure, Article 7: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    [M10] Law No. 2577, Article 11: administrative application and its effect on the filing period: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    [M11] Law No. 2577, Article 27: stay of execution: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2577.pdf

    TKGM and Real Estate Investment Sources

    [T1] Your Key Türkiye / TKGM, information concerning the historical USD 250,000 and USD 400,000 thresholds: https://www.yourkeyturkiye.gov.tr/vatandaslik-kazanimi

    [T2] TKGM Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, instructions dated 1 June 2022 concerning the amendment and transition: https://www.tkgm.gov.tr/sites/default/files/2022-06/Turk_vatandasligi_kanunu_uygulanmas%C4%B1_hk.01.06.2022.pdf

    [T3] TKGM, 2024/4 circular and accompanying guidance, available in the official TKGM document collection: https://www.tkgm.gov.tr/yabanci-isler-dairesi-baskanligi/dokumanlar

    [T4] Your Key Türkiye, “Vatandaşlık Kazanımı,” including the explanation concerning completion of an investment shortfall through a sale-promise agreement: https://www.yourkeyturkiye.gov.tr/vatandaslik-kazanimi

    [T5] TKGM / Your Key Türkiye, guidance concerning the TTB and the amount eligible for citizenship: https://www.yourkeyturkiye.gov.tr/tasinmaz-edinim-rehberi

    Danıştay Judgments

    [Y1] Danıştay 10th Chamber, 26 June 2025, E.2022/7637, K.2025/3313: the time at which the conditions for an Article 40 decision must be assessed. Judgment citation: Danıştay 10. Daire, E.2022/7637, K.2025/3313.

    [Y2] Danıştay 10th Chamber, 12 December 2024, E.2020/5861, K.2024/6304: valuation and the amount stated in the official property transaction used for citizenship purposes.

    [Y3] Danıştay 10th Chamber, 23 June 2025, E.2021/279, K.2025/3174: grounds and evidential basis relevant to withdrawal of a citizenship decision.

    Military Service Sources

    [A1] Millî Savunma Bakanlığı, Askeralma Genel Müdürlüğü, “Vatandaşlık İşlemleri”: https://www.msb.gov.tr/Askeralma/icerik/vatandaslik-islemleri

    [A2] Millî Savunma Bakanlığı, military-service questions and answers: https://www.msb.gov.tr/Genel/icerik/sikca-sorulan-sorular

    Academic Sources

    [D1] Çiçek Özgür, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması,” Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 75, No. 1, 2026, pp. 741–779: https://dergipark.org.tr/tr/pub/auhfd/article/1710185

    [D2] Mesut Aygün / Gülser Banu Uslu Yiğit, “Yabancıların Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanmalarının Hukuki Yönden Değerlendirilmesi ve Yeni Model Önerisi,” Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 34, No. 1, 2026: https://dergipark.org.tr/tr/pub/suhfd/article/1705055

    [D3] Cemil Güner, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması,” Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, Vol. 37, No. 2.

    [D4] Hümeyra Zeynep Erden, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre,” Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, Vol. 36, No. 1.

    Official Announcements and Investigation Reporting

    [H1] Anadolu Ajansı, 21 September 2026, report of the İstanbul-centred investigation: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-zanli-yakalandi/4062988

    [H2] TRT Haber, 21 September 2026, report of the second phase and company names: https://www.trthaber.com/haber/gundem/usulsuz-yollarla-turk-vatandasligi-kazandiran-sebekeye-operasyon-72-gozalti-957506.html

    [H3] İçişleri Bakanlığı information concerning the 6,134 persons, principal investors, family members and 55 children, as reported in the 21 September 2026 news coverage. See the Anadolu Ajansı report at [H1].

    [H4] Reporting dated 21 September 2026 concerning the second-phase investigation and the trustee measures affecting companies. See the public prosecutor information reported at [H1] and [H2].

    [H5] Reporting dated 21 September 2026 concerning the amount exceeding TRY 3.5 billion attributed to second-phase transactions. See [H1] and [H2] for the publicly reported investigation context.

    [H6] Reporting of İçişleri Bakanlığı data concerning 5,391 cancellations, 743 withdrawals and 6,134 persons in total. See the information reported at [H1].

    [H7] Anadolu Ajansı, 21 September 2026, further details of the second-phase operation: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-zanli-yakalandi/4062988

    [H8] Anadolu Ajansı, 25 September 2026, report concerning 33 remand decisions and other judicial-control measures: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-yakalanan-33-supheli-tutuklandi/4068739

    [H9] Adalet Bakanlığı, 4 August 2026, announcement concerning legal proceedings relating to 687 persons: https://basin.adalet.gov.tr/bakan-gurlek-687-kisinin-vatandasliginin-iptali-icin-yasal-surec-baslatildi

    [H10] Anadolu Ajansı, August 2026, subsequent report concerning judicial measures in the first phase: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/-haksiz-yollarla-turk-vatandasligi-kazandirdigi-belirlenen-suc-orgutu-operasyonunda-32-zanli-tutuklandi/4021485

    [H11] Public reporting concerning allegedly false valuations and approximately TRY 2.5 billion in the first phase; see the Adalet Bakanlığı announcement at [H9].

    [H12] August 2026 reporting concerning detention measures and the 687-person citizenship process; see [H9] and [H10].

    [H13] Takvim, 21 September 2026, press-published list described by the outlet as having been obtained by it. The list is not adopted here as an authenticated or complete official list.

    [H14] Patronlar Dünyası, reporting dated 21–22 September 2026 concerning corporate relationships and the absence of a publicly announced allocation of the 274 sales by project.

    Company Portfolio Sources

    [K1] Babacan GYO, corporate announcement identifying 12 companies and public project portfolio: https://babacangyo.com/

    [K2] Gül İnşaat, completed projects and corporate information: https://gul-insaat.com.tr/tamamlanan-projeler/

    [K3] LİV Yapı, corporate project portfolio: https://www.livyapi.com/index.php

    [K4] Beyaz İnşaat, corporate information and portfolio: https://beyaz-insaat.com/Kurumsal/

    Legal Information and the Presumption of Innocence

    This article has been prepared on the basis of publicly accessible legislation, judicial decisions, official announcements, academic publications, corporate portfolio material and news reporting available as of 28 September 2026.

    An investigation, detention decision, asset measure or trusteeship measure concerning a company or individual is not a final criminal conviction. Persons and entities remain entitled to the presumption of innocence. Equally, the involvement of a company in an investigation does not establish that every project, unit or sale associated with it was irregular.

    Social-media lists of investors, companies or projects are not official proof that a particular person is among the 1,070, that a particular unit forms part of the 274 sales, or that an individual citizenship cancellation or withdrawal decision has been issued.

    A reliable assessment requires the individual citizenship file, the applicable law at the transaction date, property and title records, historical valuation evidence, the Certificate of Conformity, complete banking records and any evidence specifically attributable to the investor. This article provides general legal information and is not an individual legal opinion or a guarantee of outcome.


    TD Law Firm | TD Hukuk ve Danışmanlık

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu — Registration No. 75860
    TD Law Firm — İstanbul
    Telephone: +90 212 299 44 22
    WhatsApp: +90 507 475 44 22
    Email: av.muratcandolgun@gmail.com
    Website: https://td-lawfirm.com

    An assessment concerning cancellation or withdrawal of Turkish citizenship, renewed examination of a real estate investment or a related criminal investigation should consider the citizenship file together with the property, valuation and payment records. Each investor and each family member requires an individual legal analysis.

  • Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri

    Son güncelleme: 28 Eylül 2026

    Gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancılar bakımından 2026 yılı, geçmiş vatandaşlık dosyalarının yeniden incelenmesi, yatırım uygunluk belgelerinin iptal edilmesi, eski ekspertiz raporlarının yeniden sorgulanması ve ceza soruşturmalarının vatandaşlık hukukuna etkisi bakımından son derece önemli gelişmelere sahne olmuştur.

    Özellikle Ağustos ve Eylül 2026 tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaları sonrasında şu sorular binlerce yatırımcı ve aile bakımından doğrudan önem kazanmıştır:

    İdare yıllar önce vatandaşlık alınırken kullanılan ekspertiz raporunu yeniden inceleyebilir mi? Yeni ekspertiz veya bilirkişi raporu isteyebilir mi? Eksik kalan yatırım bugün tamamlanabilir mi? Yatırımcı gerçekten parayı ödemiş fakat ekspertiz raporu hatalıysa ne olur? Askerliğini yapmış kişinin vatandaşlığı sona erdirilebilir mi? Eş ve çocukların vatandaşlığı ne olur? Vatandaşlıktan sonra doğan çocukların durumu farklı mıdır? Soruşturmalarda hangi şirketlerin adı geçmektedir? Hangi projelerin soruşturmaya dahil olduğu kesin olarak bilinmektedir?

    Bu çalışma; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü düzenlemeleri, güncel Danıştay kararları, Millî Savunma Bakanlığı düzenlemeleri, 2026 yılında yayımlanan akademik çalışmalar ve 28 Eylül 2026 tarihine kadar kamuoyuna açıklanan güncel soruşturmalar birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır.

    1. 2026 Yılındaki En Yeni Gelişme Nedir?

    21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul merkezli 13 ilde gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonla birlikte yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin incelemelerin kapsamının önemli ölçüde genişlediği kamuoyuna açıklanmıştır.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ve Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA ve çok sayıda haber kuruluşu tarafından aktarılan açıklamalara göre; soruşturmada Tapu ve Kadastro kayıtları, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Soruşturma makamları, bazı işlemlerde vatandaşlığın kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığını, aracı şirketler veya satıcılara ait mali kaynaklarla görünüşte para hareketleri meydana getirildiğini ve bazı gayrimenkuller hakkında gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiğini ileri sürmektedir. [H1] [H2] [H3] [H4] [H5]

    Bu iddiaların ceza soruşturması kapsamında bulunduğu ve soruşturulan kişi veya şirketler yönünden kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmediği özellikle belirtilmelidir. Masumiyet karinesi geçerlidir.

    21 Eylül 2026 ikinci dalga Kamuoyuna açıklanan veri
    İncelenen yabancıya yapılan satış 734
    Muvazaalı olduğu ileri sürülen/tespit edildiği açıklanan satış 274
    Vatandaşlık kazandığı belirtilen toplam kişi 1.070
    Yatırımcı 263
    Aile ferdi 807
    Karar tarihinde vatandaşlık kazanan 1.015
    Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı açıklanan çocuk 55
    Soruşturmada belirtilen işlem büyüklüğü 72.250.000 USD / 3,5 milyar TL’yi aşan tutar
    Hakkında yakalama işlemi yürütülen şüpheli 88
    25 Eylül itibarıyla tutuklanan 33
    Konutu terk etmeme tedbiri 20
    Diğer adli kontrol 21
    El konulduğu açıklanan taşınmaz 2.011
    El konulan ve kayyum atandığı açıklanan anonim şirket 30

    Kaynaklar: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarını aktaran Anadolu Ajansı, TRT Haber, Habertürk, DHA, Ekotürk ve diğer güncel haber kaynakları. [H1]-[H8]

    2. Bugüne Kadar Kaç Kişinin Vatandaşlığı İptal Edildi veya Geri Alındı?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamasında, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarına ilişkin çok daha geniş bir toplam rakam paylaşılmıştır.

    İşlem Yatırımcı / kapsam Aile fertleri dahil toplam
    Vatandaşlık kararının iptali Çeşitli yatırım dosyaları 5.391 kişi
    Vatandaşlık kararının geri alınması 263 yatırımcı ve aileleri 743 kişi
    Genel toplam 1.413 yatırımcı 6.134 kişi
    11 Şubat 2026 sonrası uygunluk belgesi iptal edilen yatırımcılar 458 yatırımcı 1.393 kişi

    Bu rakamlar Anadolu Ajansı, TRT Haber ve Habertürk tarafından İçişleri Bakanlığı açıklamasına dayanılarak aktarılmıştır. [H1] [H3] [H6]

    Ancak burada çok önemli bir terminolojik uyarı yapılmalıdır: Kamuoyu açıklamalarında zaman zaman “iptal” sözcüğü bütün vatandaşlık sona erdirme işlemleri için genel anlamda kullanılmaktadır. Oysa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda “iptal” ile “geri alma” iki farklı hukuki kurumdur.

    3. Vatandaşlığın İptali ile Vatandaşlık Kararının Geri Alınması Arasındaki Fark Nedir?

    Bu ayrım yalnızca akademik bir ayrım değildir. İşlemin geçmişe etkisi, eş ve çocukların statüsü, vatandaşlık döneminde gerçekleştirilen hukuki işlemler ve dava stratejisi bakımından doğrudan sonuç doğurur.

    Konu İptal Geri alma
    Kanuni dayanak 5901 sayılı TVK m.31-32 5901 sayılı TVK m.40
    Temel sebep İlgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi Hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya Yönetmelik uyarınca sehven karar verilmiş olması
    Zaman bakımından etki Karar tarihinden itibaren ileriye etkili İlk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük; geçmişe etkili sonuç
    Eş ve çocuklar Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocukları da etkiler; Yönetmelik m.58/2 istisnaları ayrıca uygulanır Ana kararın geriye etkili hükümsüzlüğü nedeniyle bağlı aile kararlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir
    Vatandaşlık dönemindeki işlemler Yönetmelik m.58/1 gereğince iptalden etkilenmez Geri alma ex tunc sonuç doğurduğundan daha karmaşık hukuki sonuçlar ortaya çıkarabilir

    5901 sayılı Kanun m.31, vatandaşlığın kazanılması kararının ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde kararı veren makam tarafından iptal edileceğini düzenlemektedir. [M1]

    TVK m.32 ise iptal kararının karar tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini ve ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklara da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]

    Buna karşılık TVK m.40, vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasını düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.66 buna “sehven verilme” halini de eklemekte ve geri alınan kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale geleceğini açıkça düzenlemektedir. [M2] [M3]

    Dolayısıyla iptal ile geri alma birbirinin yerine kullanılabilecek kavramlar değildir.

    4. Yatırımcının Hilesi Yoksa Vatandaşlık Yine de Geri Alınabilir mi?

    Bu soru özellikle ekspertiz şirketinin veya satıcının hatalı ya da gerçeğe aykırı işlem yaptığı, buna karşılık yabancı yatırımcının gerçekten para ödediğini ileri sürdüğü dosyalarda belirleyicidir.

    TVK m.31 kapsamında iptal bakımından kanun lafzı, vatandaşlığın “ilgilinin yalan beyanı” veya ilgilinin vatandaşlığı kazanmaya esas önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılmış olmasını aramaktadır. Bu nedenle yalnızca üçüncü bir kişinin hatasının bulunması ile yatırımcının kendi yalan beyanı veya gizlemesi aynı hukuki olgu değildir.

    TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise farklıdır. Burada temel soru, vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı hukuki şartların gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Dolayısıyla yatırımcının şahsi hilesinin bulunmadığı bir dosyada dahi, yatırım şartının objektif olarak hiçbir zaman gerçekleşmediği ileri sürülüyorsa idare m.40 yönünden değerlendirme yapabilir.

    Ancak bu yetki sınırsız değildir.

    Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli, E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında son derece önemli bir ilke ortaya konulmuştur: “Hukuki şartların oluşmadığından” söz edilebilmesi için engel oluşturan maddi veya hukuki olgunun, vatandaşlığa alınma işleminin tesis edildiği tarihte veya daha önce mevcut olması gerekir. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra gerçekleşen ve önceki dönemle bağlantısı bulunmayan yeni olgular, geçmişte vatandaşlık şartlarının oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]

    Bu karar doğrudan ekspertiz bedelinin yeniden belirlenmesine ilişkin bir dava değildir. Bununla birlikte “şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi” ilkesi, geçmiş yatırım dosyalarının bugün yeniden incelenmesinde son derece önemlidir.

    5. İdare Yıllar Sonra Yeniden Ekspertiz İsteyebilir mi?

    Kısa cevap: Evet, dosyanın yeniden araştırılması kapsamında yeni bir değerleme veya bilirkişi incelemesine başvurulması hukuken mümkündür. Ancak yeni raporun neyi ispatladığı ayrıca tartışılmalıdır.

    5901 sayılı Kanun m.38, vatandaşlık işlemlerine ilişkin inceleme ve araştırmalarda kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli bilgi ve belgeleri vermesini düzenlemektedir. Uygulama Yönetmeliği m.57/2 de vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin yalan beyan veya gizleme iddiasının herhangi bir şekilde öğrenilmesi halinde Bakanlık tarafından araştırma ve soruşturma yapılabileceğini veya yaptırılabileceğini düzenlemektedir. [M2] [M4]

    Nitekim 2026 yılındaki güncel soruşturmalarda eski dosyaların yalnızca ilk ekspertiz raporları üzerinden incelenmediği; Tapu ve Kadastro kayıtları, yeni bilirkişi raporları, MASAK verileri, banka hareketleri ve diğer delillerin birlikte değerlendirildiği Başsavcılık açıklamalarında açıkça görülmektedir. [H1] [H2] [H8]

    Ancak burada iki ayrı soru birbirine karıştırılmamalıdır:

    Birinci soru: İdare veya soruşturma makamı yeni bir bilirkişi/değerleme çalışması yaptırabilir mi?
    Cevap: Evet.

    İkinci soru: 2026 yılında taşınmazın bugünkü değerinin düşük çıkması, 2019, 2020 veya 2021 yılında vatandaşlık için gerekli değerin bulunmadığını tek başına kanıtlar mı?
    Cevap: Hayır.

    Hukuken araştırılması gereken husus, taşınmazın vatandaşlığa esas alınan tarihteki gerçek değeri ve o tarihte yürürlükte bulunan yatırım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

    Danıştay 10. Dairenin yukarıda belirtilen 2025 tarihli kararı da hukuki şartların kural olarak vatandaşlığa alınma tarihindeki maddi ve hukuki durum üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. [Y1]

    Dolayısıyla 2026 yılında hazırlanan bir bilirkişi raporunun hukuken anlamlı olabilmesi için, uyuşmazlığın niteliğine göre 2026 piyasa fiyatını değil, geçmiş işlem tarihindeki değeri geriye dönük olarak incelemesi gerekebilir.

    6. Eski Ekspertiz Raporu ile Yeni Bilirkişi Raporu Farklıysa Hangisi Geçerlidir?

    Bu konuda “yeni rapor eski raporu kendiliğinden hükümsüz kılar” şeklinde genel bir kural yoktur.

    Bir vatandaşlık dosyasındaki gerçek yatırımın değerlendirilmesinde yalnızca tek ekspertiz raporuna bakılması yerine aşağıdaki deliller birlikte incelenmelidir:

    Eski SPK lisanslı değerleme raporu; tapudaki resmi satış bedeli; satıcı ve alıcı arasındaki satış sözleşmesi; banka dekontları; SWIFT belgeleri; döviz alım belgesi; satıcının hesabına fiilen giren para; paranın daha sonra yatırımcıya dönüp dönmediği; yatırımcı hesabına satıştan hemen önce üçüncü kişiler tarafından para aktarılıp aktarılmadığı; taşınmazın işlem tarihindeki emsal satışları; aynı projede aynı dönemde gerçekleşen bağımsız satışlar; vergi ve tapu kayıtları; uygunluk belgesi; yatırımcının işlemdeki iyi niyeti ve bilgisi.

    Danıştay 10. Dairenin 12.12.2024 tarihli, E.2020/5861, K.2024/6304 sayılı kararında da vatandaşlık amacıyla kullanılan gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu, tapuda gösterilen satış bedeli ve bu bedelin sonradan değiştirilmek istenmesi tartışılmıştır. Karar doğrudan 2026 iptal soruşturmalarını konu almamakla birlikte, vatandaşlık gayrimenkul işlemlerinde değerleme raporu ile resmi senetteki bedelin birbirinden bağımsız değerlendirme unsurları olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır. [Y2]

    7. Yatırımcı Gerçekte Gerekli Parayı Ödediyse Fakat Ekspertiz Raporunda Sorun Varsa Ne Olur?

    Bu durum, bedelin gerçekte hiç ödenmediği bir dosyayla aynı değildir.

    Örneğin ilgili dönemde 250.000 USD şartı yürürlükteyken yatırımcı gerçekte 300.000 USD ödemiş, bu para kendi kaynağından banka yoluyla satıcıya ulaşmış, taşınmaz işlem tarihinde gerçekten 300.000 USD değerinde olmuş fakat değerleme şirketinin raporunda usule ilişkin bir problem ortaya çıkmışsa; yatırım şartının maddi olarak bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

    Buna karşılık taşınmaz gerçekte 100.000 USD değerinde olduğu halde yalnızca kağıt üzerinde 250.000 USD veya 400.000 USD değerinde gösterilmişse; ya da yatırımcı tarafından ödendiği gösterilen para gerçekte satıcı veya aracı tarafından yatırımcıya önceden verilmiş ve daha sonra geri dönmüşse; dosyanın hukuki niteliği tamamen değişebilir.

    2026 soruşturmalarında da savcılık makamlarının özellikle gerçeğe aykırı yüksek ekspertiz, görünüşte banka hareketleri ve gerçekte gerçekleşmediği ileri sürülen döviz girişleri üzerinde durduğu görülmektedir. [H1] [H2] [H4] [H8]

    8. Hangi Tarihte Ne Kadar Gayrimenkul Yatırımı Gerekiyordu?

    Dosya incelenirken bugünkü 400.000 USD sınırını geçmiş bütün dosyalara uygulamak hukuken doğru değildir. Her dosya kendi işlem tarihindeki mevzuata göre incelenmelidir.

    Dönem Gayrimenkul yatırım eşiği
    12.01.2017 – 18.09.2018 1.000.000 USD
    19.09.2018 sonrası ilgili eski dönem 250.000 USD
    13.06.2022 ve sonrası 400.000 USD

    TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatına göre, 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişte 12.06.2022 saat 24.00’a kadar yapılan belirli başvurular için eski sınır korunmuş; 13.06.2022 sonrasında ise kural olarak 400.000 USD sistemi uygulanmaya başlanmıştır. [T1] [T2]

    9. İdare Eksik Kalan Hususu Sonradan Tamamlattırabilir mi?

    Evet, fakat burada “eksik belge” ile “eksik yatırım” kesinlikle birbirinden ayrılmalıdır.

    5901 sayılı Kanunun 39. maddesinin başlığı “Maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama”dır. Maddeye göre, Kanun kapsamında alınan kararlarda maddi hata veya eksiklik bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, “dayanağına uygun şekilde” Genel Müdürlük tarafından düzeltme veya tamamlama kararı alınabilir. [M5]

    Uygulama Yönetmeliği m.65 de düzeltme veya tamamlama mekanizmasını özellikle kararlarda yer alan kişi bilgilerinin dayanağına uygun şekilde düzeltilmesi ve eksik bilgilerin tamamlanması bağlamında düzenlemektedir. [M6]

    Bu hükümler, “2019 yılında yapılması gereken 250.000 USD yatırım gerçekte 150.000 USD idi; 2026 yılında 100.000 USD daha yatırıp eski vatandaşlığı geçmişe dönük olarak hukuka uygun hale getirelim” şeklinde genel bir tamamlama yetkisi olarak yorumlanamaz.

    Eksiklik türü Sonradan giderilme ihtimali Hukuki değerlendirme
    Mevcut ödemenin dekontunun dosyada bulunmaması Mümkün olabilir Yeni belgeyle geçmişte gerçekten gerçekleşmiş ödeme ispatlanmaktadır.
    Vekalet, kimlik veya şekli belge eksikliği Somut düzenlemeye göre tamamlanabilir Maddi yatırım şartından farklıdır.
    Gerçekte 250.000/400.000 USD ödendiği halde ödeme zincirinin yeterince belgelenmemesi İspat meselesidir Banka ve satıcı kayıtlarıyla geçmiş maddi olgu ispatlanabilir.
    Taşınmazın işlem tarihinde gerekli değeri gerçekte taşımaması Sonradan belge sunmakla geçmişe dönük oluşmaz TVK m.40 bakımından karar tarihindeki hukuki şartların bulunup bulunmadığı gündeme gelir.
    Gerçekte gerekli tutarın hiç ödenmemiş olması Sonradan ödeme yapılması ayrı bir olgudur Sonradan yapılan ödeme, geçmiş işlem tarihinde var olmayan ödemeyi geriye dönük olarak yaratmaz.

    10. TKGM Daha Önce Eksikliklerin Tamamlanmasına İzin Verdi mi?

    Evet. TKGM’nin 01.06.2022 tarihli geçiş talimatı bu ayrımı somut biçimde göstermektedir.

    Talimat uyarınca, 250.000 USD şartının sağlandığı ve vatandaşlık taahhüdünün alındığı bazı devam eden işlemlerde, diğer eksikliklerin 13.06.2022 tarihinden sonra tamamlanması halinde dosyanın eski 250.000 USD sınırı üzerinden sonuçlandırılabileceği belirtilmiştir. [T2]

    Aynı talimatta değeri belirleyen belgeler olan döviz alım belgesi, değerleme raporu ve dekont yönünden de ayrı kurallar getirilmiştir. Dolayısıyla TKGM uygulaması dahi yatırım tutarının maddi olarak var olması ile buna ilişkin belgesel/şekli eksikliğin aynı şey olmadığını göstermektedir.

    Güncel TKGM kılavuzunda da vatandaşlık için kullanılan taşınmazların gerekli yatırım tutarını karşılamaması halinde kalan miktarın satış vaadi sözleşmesiyle tamamlanamayacağı belirtilmektedir. TKGM’nin Your Key Türkiye sayfası da yatırım için eksik kalan kısmın 01.02.2023 tarihinden sonra satış vaadi sözleşmesi ile tamamlanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmektedir. [T3] [T4]

    11. Eksik Yatırım Bugün Tamamlanırsa Eski Vatandaşlık Kurtarılabilir mi?

    Genel ve güvenli cevap: Geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım şartının bugün para eklenmesiyle geçmişe dönük olarak var olmuş kabul edilmesi gerektiğine ilişkin genel bir hukuki kural yoktur.

    Burada belirleyici tarih, yatırımın ve vatandaşlık kararının hukuken gerçekleşmesi gereken tarihtir.

    Danıştay 10. Dairenin E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararında da TVK m.40 bakımından şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. [Y1]

    Bu nedenle iki senaryo ayrılmalıdır:

    Senaryo A: Para o tarihte gerçekten ödenmiştir, yatırım şartı maddi olarak gerçekleşmiştir fakat dosyada bunu gösteren belgeler eksik veya hatalıdır. Burada yeni belgeler eski tarihte gerçekleşmiş bir olgunun ispatına hizmet edebilir.

    Senaryo B: Para o tarihte gerçekte hiç ödenmemiştir veya taşınmaz gerekli gerçek değeri taşımamaktadır. Yıllar sonra yapılan yeni ödeme, geçmişte bulunmayan maddi olguyu kendiliğinden geçmişe taşımaz.

    12. Günümüzde TTB Nedir ve Neden Önemlidir?

    Güncel TKGM sisteminde vatandaşlık amacıyla taşınmaz ediniminde Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) kullanılmaktadır.

    2024/4 sayılı Genelge ve eki kılavuza göre vatandaşlığa esas yatırım tutarının belirlenmesinde resmi senette beyan edilen satış bedeli veya satış vaadi bedeli ile bedel transferleri/ödemeleri ayrı ayrı ilgili dönemde aranan yatırım tutarını sağlamalı ve bu değerler TTB ile teyit edilmelidir. [T3] [T5]

    Bu sistem geçmiş yıllardaki her vatandaşlık dosyasının bugün 2024/4 Genelge hükümlerine göre yeniden kurulacağı anlamına gelmez. Geçmiş dosyanın esas hukuki şartı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.

    13. Askerliğini Yapan Bir Kişinin Vatandaşlığı İptal Edilebilir mi?

    Evet. Askerlik hizmetini yapmış olmak, tek başına vatandaşlığın iptalini veya vatandaşlık kararının geri alınmasını engelleyen bir kanuni bağışıklık oluşturmaz.

    Fakat askerlik hizmetinin hukuki sonucu açısından iptal ile geri alma yine ayrılmalıdır.

    Uygulama Yönetmeliği m.58/1’e göre, vatandaşlık kazanma tarihinden vatandaşlığın iptal edildiği tarihe kadar kişinin Türk vatandaşı sıfatıyla gerçekleştirdiği işlemler iptal kararından etkilenmez. [M4]

    Bu hüküm nedeniyle, TVK m.31 anlamında ileriye etkili iptal halinde kişinin geçmişte Türk vatandaşı olarak tamamladığı askerlik hizmetinin sırf vatandaşlığı sonradan iptal edildi diye tarihsel olarak hiç yapılmamış sayılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

    Millî Savunma Bakanlığının güncel açıklamasında da Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden vatandaşlığa alınan kişinin askerlik kaydının yeniden canlandırılacağı ve askerlik işlemlerinin vatandaşlığı kaybettiği tarihteki durum ve statüsüne göre kaldığı yerden devam edeceği; önceki askerlik safahatının dikkate alınacağı belirtilmektedir. [A1] [A2]

    TVK m.40 kapsamındaki geri alma ise ilk vatandaşlık kararını geçmişe etkili biçimde hükümsüz hale getirdiğinden teorik ve idari sonuçları daha karmaşıktır. Bu nedenle askerlik yapmış veya bedelli/dövizle askerlik işlemi gerçekleştirmiş kişilerde vatandaşlığın hangi hukuki yolla sona erdirildiği ayrıca incelenmelidir.

    14. Vatandaşlığı İptal Edilen Yatırımcının Eşine Ne Olur?

    TVK m.32 açık biçimde, iptal kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. [M1]

    Buradaki anahtar kavram “ilgili kişiye bağlı olarak vatandaşlığı kazanmak”tır.

    Yatırımcı ile aynı dosyada, yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır.

    Buna karşılık Uygulama Yönetmeliği m.58/2’de özel bir istisna bulunmaktadır: Evlenme yoluyla sonradan Türk vatandaşlığını kazanan eş, yatırımcının vatandaşlığının iptalinden etkilenmez. [M4]

    Dolayısıyla her eş bakımından “yatırımcıyla birlikte vatandaşlığı gider” şeklinde sonuç çıkarmak hukuken hatalıdır. Vatandaşlığın hangi hukuki sebebe dayanarak ve hangi tarihte kazanıldığı nüfus kayıtlarından ve vatandaşlık kararından tespit edilmelidir.

    15. Çocukların Vatandaşlığı Ne Olur?

    Çocuklar bakımından dosya daha da dikkatli incelenmelidir.

    TVK m.32 uyarınca yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan çocuklar kural olarak iptal kararından etkilenir.

    Ancak Uygulama Yönetmeliği m.58/2 çok önemli bir istisna getirmektedir:

    Vatandaşlığı sonradan iptal edilen kişinin Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuğuna iptal kararı tesir etmez. [M4]

    16. 2026 Soruşturmasındaki “55 Çocuk” Neden Özel Olarak Önemli?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 açıklamasında, soruşturma kapsamındaki 1.070 kişinin 1.015’inin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı belirtilmiştir. [H1] [H3] [H6]

    Fakat burada son derece önemli bir hukuki ayrım vardır:

    “Karar tarihinden sonra vatandaşlık kazanmış olmak” ile “ebeveyn Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğmuş olmak” aynı şey değildir.

    Yönetmelik m.58/2’nin açık koruması, vatandaşlık kazanıldıktan sonra doğan çocuğa ilişkindir.

    Bu nedenle kamuoyuna açıklanan 55 çocuğun tamamının m.58/2 kapsamına girdiği veya tamamının vatandaşlığının sona ereceği bugün için söylenemez.

    Her çocuk yönünden en az şu tarihler ayrı ayrı tespit edilmelidir: doğum tarihi, ana yatırımcının vatandaşlık tarihi, çocuğun vatandaşlık kazanma tarihi, çocuğun vatandaşlığı hangi hukuki nedenle kazandığı ve ebeveyn hakkındaki işlemin TVK m.31 anlamında iptal mi yoksa TVK m.40 anlamında geri alma mı olduğu.

    17. Çocuk Vatansız Kalacaksa Sonuç Değişir mi?

    Vatansızlığın önlenmesi, vatandaşlık hukukunun önemli ilkelerinden biridir. Bununla birlikte TVK m.31’de yalan beyan veya önemli hususların gizlenmesine bağlı iptal bakımından kanun açık bir iptal mekanizması öngörmektedir.

    Doktrinde vatandaşlığın iptali, geri alma, hukuki güvenlik, ölçülülük ve vatansızlığın önlenmesi bakımından önemli tartışmalar bulunmaktadır. Özellikle Çiçek Özgür’ün 11 Haziran 2026 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinde yayımlanan “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması” başlıklı çalışması, yatırım vatandaşlığı özelinde TVK m.31 ile m.40 arasındaki ayrımı ayrıntılı biçimde ele almaktadır. [D1]

    Aygün ve Uslu Yiğit’in Mart 2026 tarihli çalışması da yatırım yoluyla vatandaşlık rejimindeki hukuki belirsizlikleri ve uygulamadaki sorunları ayrıntılı olarak değerlendirmektedir. [D2]

    18. Bir İnşaat Şirketi Hakkında Soruşturma Varsa O Şirketten Ev Alan Herkesin Vatandaşlığı İptal Edilir mi?

    Hayır.

    Bir şirketin, yöneticisinin, değerleme uzmanının veya satış aracısının ceza soruşturmasında yer alması ile o şirketten taşınmaz alan bütün yatırımcıların bireysel vatandaşlık dosyalarının hukuka aykırı olması aynı şey değildir.

    İdarenin her yatırımcı bakımından şu sorulara cevap vermesi gerekir:

    Yatırımcının satın aldığı somut taşınmaz soruşturmaya konu satışlardan biri midir? Taşınmaz işlem tarihinde gerekli gerçek değeri taşıyor muydu? Yatırımcı gerekli tutarı gerçekten kendi malvarlığından ödedi mi? Para satıcıya gerçekten ulaştı mı? Para yatırımcıya geri döndü mü? Ekspertiz raporu gerçeğe uygun muydu? Yatırımcının rapordaki olası usulsüzlükten bilgisi veya katılımı var mıydı? Uygunluk belgesinin iptal edilmesinin somut gerekçesi nedir?

    Şirket bazında toplu şüphe ile kişi bazında vatandaşlık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği birbirinden ayrılmalıdır.

    19. 2026 Birinci Dalga: Babacan İnşaat Bağlantılı Soruşturma

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek gösterilmesi ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü; 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığı açıklanmıştır. [H9]

    7 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansının haberine göre gözaltına alınan 80 şüpheliden 32’si tutuklanmış, 48 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır. İlk açıklamada ayrıca yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında dövizin ülkeye girmediği iddiası, 1.045 taşınmaza ve çeşitli diğer malvarlığı değerlerine el koyma tedbirleri kamuoyuna yansımıştır. [H10] [H11] [H12]

    21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga açıklamasında ilk dalga açıkça “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” şeklinde tanımlanmıştır. [H2] [H7]

    20. Babacan Bağlantılı Hangi Şirketlere Kayyum Atandığı Açıklandı?

    İlk operasyon haberlerinde 7 şirkete el konulduğu bildirilmiştir. Daha sonra Babacan GYO’nun kendi kurumsal internet sitesinde yayımlanan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması ve İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı kapsamında aşağıdaki 12 şirket yönünden TMSF’nin kayyum olarak atandığı açıklanmıştır. [K1]

    No Babacan GYO’nun kurumsal açıklamasında belirtilen şirket
    1 B Grup Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ
    2 Babacan Grup Yatırım İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
    3 Babacan Gayrimenkul Enerji ve Turizm Sanayi Ticaret AŞ
    4 Babacan Girişim Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ
    5 BBC Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ
    6 Investment Global Zenith Gayrimenkul Sanayi Ticaret AŞ
    7 Batures Yönetim Turizm İşletme Sanayi ve Ticaret AŞ
    8 Metares Bilişim ve Dijital Ticaret AŞ*
    9 EFCE Lojistik Hizmetleri Ticaret AŞ
    10 BBCN Yapı Gayrimenkul Geliştirme AŞ
    11 Babacan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ
    12 BCN Global Gayrimenkul Ticaret AŞ

    *Şirketin kurumsal açıklamasında şirket unvanı yazımında bir imla farklılığı görülmektedir. Ticaret sicili kaydı esas alınmadan kesin unvan değerlendirmesi yapılmamalıdır.

    Kurumsal açıklamada kayyum atamasının CMK m.133, 7539 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ve 7145 sayılı Kanunun geçici hükümleri kapsamında gerçekleştirildiği; TMSF Fon Kurulunun 05.08.2026 tarihli 2026/508 ve 10.08.2026 tarihli 2026/523 sayılı kararlarıyla yeni yönetim kurullarının oluşturulduğu belirtilmektedir. [K1]

    21. 2026 İkinci Dalga: Resmen Adı Açıklanan Şirketler Hangileri?

    21 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamaları aktaran haberlerde ikinci dalgada aşağıdaki üç yapı açıkça isimlendirilmiştir:

    Şirket / yapı Kamuya açık durum Kaynak
    Gül İnşaat AŞ İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları
    Beyaz İnşaat İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları
    LİV İnşaat / LİV Yapı İkinci dalgada satışlarının incelendiği açıkça belirtilmiştir. Adalet Bakanı açıklaması; TRT Haber, Habertürk, AA ve diğer haber kaynakları

    Bu şirketlerin soruşturmada adının geçmesi, şirketler veya bunların yöneticileri hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunduğu anlamına gelmediği gibi, şirketlerin gerçekleştirdiği bütün projelerin veya bütün satışların soruşturmaya konu olduğu anlamına da gelmemektedir. [H1] [H2] [H7]

    22. Basında Yayımlanan Şüpheli Listelerinde Geçen Diğer Şirket Unvanları

    Takvim tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan ve haber kuruluşunun “ulaştığını” belirttiği şüpheli listesinde, soruşturmayla bağlantılı olarak aşağıdaki şirket unvanları da yer almıştır. Bu bölüm resmi ve eksiksiz savcılık şirket listesi olarak değerlendirilmemelidir; yalnızca kamuoyuna yansıyan haber verisini göstermektedir. [H13]

    Basına yansıyan şirket/unvan Kaynak niteliği
    Gül İnşaat Proje AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Gül İnşaat AŞ Resmi açıklamalarda da adı geçen yapı
    Gül Yapı İnşaat Turizm Petrol Ürünleri ve Dış Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Gül İnşaat Turizm ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    LİV Yapı Gayrimenkul Yatırım Basında yayımlanan şüpheli listesi
    Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi
    2K Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ Basında yayımlanan şüpheli listesi

    Özellikle “Beyaz İnşaat” isminde piyasada farklı tüzel kişilik ve ticari yapılar bulunabildiğinden yalnızca ticari isim benzerliğinden hareketle başka bir şirket veya projeyi soruşturmayla ilişkilendirmek doğru değildir. Patronlar Dünyası tarafından yapılan araştırmada da soruşturma haberindeki unvanın Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu özellikle belirtilmiştir. [H14]

    23. Soruşturulan Projelerin Tam Listesi Var mı?

    28 Eylül 2026 itibarıyla savcılık veya ilgili Bakanlık tarafından yayımlanmış, 274 muvazaalı olduğu belirtilen satışın hangi projelerdeki hangi bağımsız bölümlere ait olduğunu tek tek gösteren kamuya açık ve doğrulanmış tam bir proje listesi bulunmamaktadır.

    Bu husus son derece önemlidir.

    İnternette, sosyal medya gruplarında ve WhatsApp gruplarında Gül, LİV, Beyaz ve Babacan bağlantılı çok sayıda proje adı paylaşılmaktadır. Ancak bir projenin söz konusu şirketlerden birinin portföyünde bulunması, o projenin vatandaşlık soruşturmasındaki 274 satıştan birini içerdiği anlamına gelmez.

    Patronlar Dünyası’nın 21-22 Eylül 2026 tarihli araştırmasında da 274 satışın Gül, LİV ve Beyaz arasında nasıl dağıldığının ve hangi projelerde gerçekleştirildiğinin henüz kamuoyuna açıklanmadığı özellikle belirtilmiştir. [H14]

    24. Piyasada Adı Dolaşan Projeler: Doğru Liste Nasıl Okunmalı?

    Aşağıdaki tablo “soruşturulan projeler listesi” değildir. Bu projeler, soruşturmada adı geçen şirketlerin kendi kurumsal sitelerinde veya güvenilir kurumsal kaynaklarda yer alan proje portföylerinden derlenmiştir. Amaç, piyasada dolaşan proje isimlerinin hangi şirket portföyüne dayandığını göstermek ve doğrulanmamış bir projeye suç isnadı yapılmasını önlemektir.

    Şirket / grup Kamuya açık portföyde görülen proje örnekleri Soruşturma bakımından durum
    Gül İnşaat Otoport, Metroport, Avangart, Eyüppark, Avcılar Park, Gül Express, Gülpark Yaşam, Güneşli Park Gardenya, Rose Marine Butik, Gül Parkyuvam, Güneşli Park, İş Batı, Rose Marine, Skyport, Kavaklı Konakları, Loca, Yedimavi, Gülpark 59, Terrace Garden, Eyüp Palas, Tempoint Şirket portföyüdür. Bu projelerin tamamının veya herhangi birinin 274 satış içinde bulunduğu kamuya açık resmi bir listeyle henüz doğrulanmamıştır.
    LİV Yapı Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent; ayrıca kurumsal sitede LİV Bahçeşehir ve Rose Marine isimleri görülmektedir. Portföy bilgisidir; soruşturma projesi olduğu anlamına gelmez.
    Beyaz İnşaat Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center Residence, Beyaz Tower, White Home, Şehr-i Bahar 2, Beyaz Vadi Residence, Beyaz Vadi Konakları Şirketin kamuya açık proje portföyüdür; projelerin soruşturmaya dahil olduğu sonucu çıkarılamaz.
    Babacan bağlantılı portföy Babacan Central, Babacan Lagoon, Babacan Port Royal, Vista Life; kurumsal sitede ayrıca Babacan Atakent Halkalı, Babacan GOP Residence/AVM/Ofis, Babacan Botanist Başakşehir ve diğer projeler yer almaktadır. İlk dalga “Babacan İnşaat bağlantılı işlemler” olarak açıklanmıştır; ancak kamuya açık resmi açıklama 687 işlemin hangi projelere dağıldığını tek tek göstermemektedir.

    Portföy kaynakları: Gül İnşaat resmi proje sayfası [K2], LİV Yapı resmi proje sayfası [K3], Beyaz İnşaat resmi kurumsal/proje sayfaları [K4], Babacan GYO kurumsal açıklaması ve portföyü [K1].

    25. Bir Projenin Adının Bu Tabloda Bulunması Ne Anlama Gelir?

    Tek başına hiçbir soruşturma sonucu doğurmaz.

    Bu listedeki proje isimleri şirketlerin kamuya açık portföylerinden alınmıştır.

    Dolayısıyla örneğin Rose Marine, Kalekent, Yedi Mavi, Skyport, Otoport, Beyaz Residence veya Babacan Port Royal gibi bir projeden taşınmaz alınmış olması, o taşınmazın soruşturma konusu 274 veya 687 işlemden biri olduğunu göstermez.

    Bunun anlaşılabilmesi için yatırımcının ada, parsel, bağımsız bölüm, satış tarihi, satıcı tüzel kişilik, değerleme şirketi, değerleme uzmanı, uygunluk belgesi ve ödeme zinciri üzerinden dosyasının bireysel olarak eşleştirilmesi gerekir.

    26. 30 Şirkete Kayyum Atandı: Bu 30 Şirketin Tam Listesi Açıklandı mı?

    İkinci dalga soruşturmayla ilgili Başsavcılık açıklamasında 30 anonim şirkete el konulduğu ve kayyum atandığı kamuoyuna açıklanmıştır. [H1] [H8]

    Ancak 28 Eylül 2026 itibarıyla incelediğimiz kamuya açık resmi açıklamalarda bu 30 anonim şirketin tamamının ticaret unvanlarının tek tek sıralandığı eksiksiz resmi bir liste yer almamaktadır.

    Bu nedenle sosyal medyada dolaşan farklı şirket listeleri, resmi savcılık veya hakimlik kararı görülmeden “30 şirketin resmi listesi” şeklinde yayımlanmamalıdır.

    27. Vatandaşlık Soruşturmasında Hangi Suçlar Gündeme Geliyor?

    21 ve 25 Eylül 2026 tarihli Başsavcılık açıklamalarını aktaran haberlerde soruşturmanın çeşitli şüpheliler yönünden şu suç tipleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilmiştir:

    Suç işlemek amacıyla örgüt kurma/yönetme/üyelik, göçmen kaçakçılığı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan. [H1] [H8]

    Bu suçların her yatırımcıya veya her şirket çalışanına otomatik olarak isnat edildiği sonucu çıkarılmamalıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir ve her şüpheli bakımından suçun maddi ve manevi unsurlarının ayrıca ispatlanması gerekir.

    28. Hakkında Ceza Soruşturması Açılması Vatandaşlığın İptal Edildiği Anlamına Gelir mi?

    Hayır.

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık statüsünü sona erdiren idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.

    Bununla birlikte yurt dışında bulunan ve kendisine herhangi bir tebligat ulaşmayan yatırımcı bakımından aynı proje veya satış zinciri hakkında ceza soruşturmasının başlaması, vatandaşlık dosyasının da idari incelemeye alınmış olabileceğine ilişkin önemli bir risk göstergesi olabilir.

    Kesin durumun anlaşılabilmesi için ceza soruşturması, yatırım uygunluk belgesi, TKGM dosyası ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğündeki statü ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

    29. Vatandaşlık İptali veya Geri Alma Kararına Dava Açılabilir mi?

    Evet. Anayasa m.66 uyarınca vatandaşlık kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir; vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. [M7]

    İşlemin hangi makam tarafından tesis edildiği görevli mahkemenin belirlenmesinde önemlidir.

    Cumhurbaşkanı kararına karşı açılacak iptal davalarında 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 uyarınca Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevlidir. [M8]

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel bir süre öngörülmediği hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. [M9]

    İYUK m.11 kapsamında dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için idari başvuru yapılması belirli şartlarla dava süresinin işlemesini durdurabilir. Bu başvurunun her somut dosyada stratejik olarak uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. [M10]

    30. Dava Açılması Vatandaşlık İptalini Kendiliğinden Durdurur mu?

    Hayır.

    İYUK m.27 uyarınca idari dava açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

    Yürütmenin durdurulması için kural olarak idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zarar doğması koşullarının birlikte bulunması gerekir. [M11]

    Vatandaşlığın sona ermesinin pasaport, seyahat, ikamet, aile statüsü, çalışma, şirket ortaklığı ve diğer haklara etkileri nedeniyle yürütmenin durdurulması talebinin somut dosya özelinde ayrıntılı gerekçelendirilmesi önem taşır.

    31. Vatandaşlığı İptal Edilen Kişinin Taşınmazına Ne Olur?

    Vatandaşlığın sona ermesi, taşınmazın kendiliğinden ve aynı anda Hazineye geçtiği anlamına gelmez.

    TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişinin mallarının tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bu hususun iptal kararında belirtilmesini düzenlemektedir. Aynı maddede iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulması halinde tasfiye işlemlerinin dava sonuna bırakılması öngörülmektedir. [M1]

    Bununla birlikte taşınmaz mülkiyetinin yabancılar hukuku bakımından korunup korunamayacağı; kişinin eski vatandaşlığı, taşınmazın bulunduğu bölge, Tapu Kanunu ve yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin diğer kurallar üzerinden ayrıca incelenmelidir.

    32. “Ben Gerçekten 400.000 Dolar Ödedim” Demek Yeterli mi?

    Hayır. Fakat bu son derece önemli bir başlangıç noktasıdır.

    Bugünkü soruşturmalarda yalnızca tapuda yazan rakama değil, paranın ekonomik gerçekliğine bakıldığı anlaşılmaktadır.

    Bu nedenle yatırımcının yalnızca kendi hesabından çıkan parayı değil, mümkün olduğunca paranın kaynağını, transfer zincirini, satıcının hesabına varışını ve paranın daha sonra kendisine veya bağlantılı kişilere dönmediğini gösterebilmesi önem taşır.

    Özellikle uluslararası SWIFT kayıtları, banka hesap ekstreleri, döviz alım belgeleri, satıcı hesap kayıtları ve aynı dönemdeki emsal satışlar kritik delillerdir.

    33. Dosyası Riskli Olan Yatırımcı Hangi Belgeleri Toplamalı?

    İlk aşamada vatandaşlığa esas bütün taşınmazların tapu kayıtları, resmi senetler, satış veya satış vaadi sözleşmeleri, eski ekspertiz/değerleme raporları, uygunluk belgeleri, döviz alım belgeleri, banka dekontları, SWIFT kayıtları, ödeme talimatları, taşınmaz satış faturaları, sözleşmeler, yatırımcının paranın kaynağını gösteren banka kayıtları, vatandaşlık başvuru evrakı ve vatandaşlık kararına ilişkin belgeler birlikte incelenmelidir.

    Varsa ceza soruşturması dosyasındaki bilirkişi raporlarının, MASAK değerlendirmelerinin, taşınmaz listelerinin ve şüpheli ifadelerinin yatırımcıya özgülenebilen kısımları ayrıca değerlendirilmelidir.

    34. En Kritik Hukuki Savunma Nedir?

    Her dosyada savunma aynı olmayacaktır. Ancak özellikle şu hukuki ayrımlar belirleyicidir:

    Bir: İptal mi uygulanmaktadır, geri alma mı?

    İki: İdarenin ileri sürdüğü sorun yatırımcının yalan beyanı/gizlemesi midir, yoksa yatırım şartının objektif olarak gerçekleşmediği iddiası mıdır?

    Üç: Yeni bilirkişi raporu işlem tarihindeki değeri mi tespit etmektedir, yoksa bugünkü değer üzerinden geçmişe ilişkin sonuç mu çıkarmaktadır?

    Dört: Yatırım gerçekten eksik midir, yoksa yalnızca eski yatırımın ispatında belge eksikliği mi vardır?

    Beş: Yatırımcı gerçekten gerekli bedeli kendi kaynağından ödemiş midir?

    Altı: Taşınmaz vatandaşlık kararının verildiği tarihte gerekli gerçek piyasa değerini taşıyor muydu?

    Yedi: İdarenin kullandığı yeni delil vatandaşlık kararından önce mevcut olan bir olguyu mu ortaya çıkarmaktadır, yoksa vatandaşlık sonrasında ortaya çıkan yeni bir olgu mudur?

    Sekiz: Eş ve çocukların vatandaşlığı yatırımcıya bağlı mı kazanılmıştır, yoksa daha sonra bağımsız bir hukuki sebebe mi dayanmaktadır?

    35. Danıştay’ın 2025 Kararı Neden Bu Dosyalar İçin Çok Önemli?

    Danıştay 10. Dairenin 26.06.2025 tarihli E.2022/7637, K.2025/3313 sayılı kararı, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış bir aile hakkındaki geri alma uyuşmazlığında verilmiştir.

    Kararın en önemli yönü, TVK m.40’taki “hukuki şartlar oluşmadan” kavramına zaman bakımından sınır çizmesidir.

    Danıştay’a göre, vatandaşlık kararının geri alınmasını sağlayacak engel halin vatandaşlığa alınma tarihinde veya öncesinde mevcut olması gerekir. Vatandaşlıktan sonra gerçekleşen ve geçmiş dönemle bağlantısı kurulamayan yeni maddi veya hukuki olaylar, başlangıçtaki şartların oluşmadığını tek başına göstermez. [Y1]

    Bu yaklaşım özellikle 2026 yılında sonradan hazırlanan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde önemlidir: Yeni delil kullanılabilir; fakat yeni delilin ispat etmeye çalıştığı maddi olgu geçmişte mevcut olmalıdır.

    36. Sonuç: Her Soruşturma Dosyası Aynı Değildir

    2026 yılındaki operasyonlar yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarında çok ciddi bir idari ve cezai denetim döneminin başladığını göstermektedir.

    Ancak “aynı şirketten ev aldı”, “aynı projeden aldı”, “eski ekspertiz raporu yeniden inceleniyor” veya “şirket yöneticileri hakkında soruşturma var” gibi tek bir olgudan hareketle bütün yatırımcılar bakımından aynı hukuki sonuca varılması mümkün değildir.

    Hukuken belirleyici olan; kişinin kendi satış işlemi, kendi ödeme zinciri, kendi taşınmazının gerçek tarihi değeri, kendi uygunluk belgesi, kendi vatandaşlık kararı ve varsa kendi ceza soruşturması bağlantısıdır.

    Özellikle gerçek bedeli banka yoluyla ödemiş, yatırım tutarını karar tarihinde fiilen sağlamış ve üçüncü kişilerin yaptığı iddia edilen usulsüzlüklerden haberdar olmayan yatırımcıların dosyalarının, gerçekte yatırım yapmaksızın yalnızca görünüşte para hareketi oluşturulduğu ileri sürülen dosyalardan ayrı değerlendirilmesi gerekir.

    Aynı şekilde şekli veya ispatla ilgili belge eksikliği ile geçmişte hiç gerçekleşmemiş maddi yatırım eksikliği birbirinden ayrılmalıdır.

    37. Sık Sorulan Sorular

    İdare yeniden ekspertiz isteyebilir mi?

    Evet. Vatandaşlık dosyasının yeniden araştırılması sırasında yeni bilirkişi veya değerleme incelemesi yapılabilir. Ancak geçmiş yatırım şartı bakımından önemli olan, taşınmazın ilgili işlem tarihindeki değeridir; bugünkü piyasa değeri geçmişteki değerin doğrudan yerine geçirilemez.

    Yeni ekspertiz eski ekspertizi geçersiz kılar mı?

    Kendiliğinden hayır. Her iki raporun yöntemi, değerleme tarihi, emsal verileri ve diğer ödeme/tapu kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

    Eksik yatırım sonradan tamamlanabilir mi?

    Gerçekte geçmişte yapılmış yatırımın belgesel eksikliği ile geçmişte hiç yapılmamış yatırım birbirinden ayrılmalıdır. Sonradan yapılan ödeme, geçmişte var olmayan maddi yatırım şartını kendiliğinden geçmişe dönük oluşturmaz.

    5901 sayılı Kanun m.39’daki “tamamlama” eksik 100.000 doları tamamlama anlamına gelir mi?

    Hayır. Hüküm, alınan karardaki maddi hata veya eksikliğin dayanağına uygun biçimde düzeltilmesi veya tamamlanmasına ilişkindir. Eksik yatırım tutarını yıllar sonra tamamlayarak geçmiş vatandaşlık kararını geriye dönük olarak hukuka uygun hale getiren genel bir düzenleme değildir.

    Askerlik yapan kişinin vatandaşlığı iptal edilebilir mi?

    Evet. Askerlik yapılmış olması tek başına iptali veya geri almayı engellemez. Ancak m.31 kapsamındaki iptal ileriye etkili olduğundan vatandaşlık dönemindeki işlemler Yönetmelik m.58 uyarınca korunur. Geri alma bakımından ise ayrıca değerlendirme gerekir.

    Eşin vatandaşlığı da gider mi?

    Yatırımcıya bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş m.32 kapsamındadır. Ancak evlenme yoluyla daha sonra bağımsız biçimde Türk vatandaşlığı kazanan eş, Yönetmelik m.58/2 gereğince iptalden etkilenmez.

    Vatandaşlıktan sonra doğan çocuğun vatandaşlığı iptal edilir mi?

    Yönetmelik m.58/2’ye göre yatırımcı Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra doğan çocuk, yatırımcının vatandaşlığının m.31 kapsamında iptalinden etkilenmez.

    21 Eylül soruşturmasındaki 55 çocuğun vatandaşlığı korunuyor mu?

    55 çocuğun “karar tarihinden sonra vatandaşlık kazandığı” açıklanmıştır. Bunun “karardan sonra doğdukları” anlamına gelip gelmediği kamuya açıklanmamıştır. Her çocuk bakımından doğum ve vatandaşlık kazanma tarihleri ayrı incelenmelidir.

    Şirket soruşturuluyorsa o şirketten ev alan herkes riskte midir?

    Dosyanın idari incelemeye alınması ihtimali bulunabilir; ancak şirket soruşturması tek başına her alıcının vatandaşlığının hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.

    Gül, LİV ve Beyaz projelerinin hangileri soruşturuluyor?

    28 Eylül 2026 itibarıyla 274 işlemin hangi projelere dağıldığını gösteren doğrulanmış kamuya açık resmi proje listesi yayımlanmamıştır.

    Vatandaşlık iptal kararına karşı dava süresi nedir?

    Özel bir süre bulunmayan idari uyuşmazlıklarda İYUK m.7 uyarınca genel süre 60 gündür. Sürenin başlangıcı, işlemin niteliği ve tebliğ şekli somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

    Dava açınca vatandaşlık kararı durur mu?

    Hayır. Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 şartlarının bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

    38. Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar

    Mevzuat ve Resmi Kaynaklar

    [M1] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, m.32 ve m.33.

    [M2] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.38, m.39 ve m.40.

    [M3] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66 – vatandaşlık kararının geri alınması ve ilk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük.

    [M4] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.57 ve m.58 – iptal araştırması, eş ve çocuklara etki, vatandaşlık dönemindeki işlemler ve sonradan doğan çocuk istisnası.

    [M5] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.39 – maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama.

    [M6] Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.65 – düzeltme ve tamamlama.

    [M7] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.66 – vatandaşlığın kazanılması ve kaybının kanuniliği ile yargı yolu.

    [M8] 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 – Cumhurbaşkanı kararlarına karşı Danıştayın ilk derece görevi.

    [M9] 2577 sayılı İYUK m.7 – genel 60 günlük idari dava açma süresi.

    [M10] 2577 sayılı İYUK m.11 – üst makama/idareye başvuru ve dava süresine etkisi.

    [M11] 2577 sayılı İYUK m.27 – yürütmenin durdurulması şartları.

    Tapu ve Kadastro Kaynakları

    [T1] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – 250.000 USD uygulamasından 400.000 USD uygulamasına geçişe ilişkin sıkça sorulan sorular.

    [T2] TKGM Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, 01.06.2022 tarihli Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Değişikliği Hakkında Talimat.

    [T3] TKGM, 2024/4 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hakkında Genelge ve eki Kılavuz.

    [T4] Your Key Türkiye / TKGM, Vatandaşlık Kazanımı – daha önce alınmış taşınmazlar, 250.000/400.000 USD tarihleri ve eksik yatırımın satış vaadi ile tamamlanmasına ilişkin açıklamalar.

    [T5] TKGM – Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) düzenlemeleri.

    Danıştay Kararları

    [Y1] Danıştay 10. Daire, 26.06.2025, E.2022/7637, K.2025/3313 – TVK m.40 kapsamında hukuki şartların vatandaşlığa alınma tarihi itibarıyla değerlendirilmesi.

    [Y2] Danıştay 10. Daire, 12.12.2024, E.2020/5861, K.2024/6304 – vatandaşlık amacıyla gayrimenkul ediniminde değerleme raporu ve tapudaki satış bedeline ilişkin uyuşmazlık.

    [Y3] Danıştay 10. Daire, 23.06.2025, E.2021/279, K.2025/3174 – vatandaşlık kararının geri alınmasının sebep ve hukuki şartlarına ilişkin değerlendirme.

    Askerlik Kaynakları

    [A1] T.C. Millî Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü – Vatandaşlık İşlemleri; Türk vatandaşlığını kaybedenler ve yeniden vatandaşlığa alınanlar.

    [A2] Askeralma Yönetmeliği m.90 ve MSB Sıkça Sorulan Sorular – önceki askerlik safahatının dikkate alınması.

    Akademik Kaynaklar

    [D1] Çiçek Özgür, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741-779.

    [D2] Mesut Aygün / Gülser Banu Uslu Yiğit, “Yabancıların Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanmalarının Hukuki Yönden Değerlendirilmesi ve Yeni Model Önerisi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.34, S.1, 2026.

    [D3] Cemil Güner, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.37, S.2.

    [D4] Hümeyra Zeynep Erden, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.36, S.1.

    2026 Güncel Haber ve Soruşturma Kaynakları

    [H1] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İstanbul merkezli “usulsüz vatandaşlık” operasyonunda 73 şüphelinin yakalanması; 1.070 kişi, 274 satış, MASAK ve bilirkişi incelemeleri.

    [H2] TRT Haber, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon; Babacan bağlantılı ilk dalga ile Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden yürütülen ikinci dalgaya ilişkin açıklama.

    [H3] TRT Haber, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi, 1.393 kişi, 1.070 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.

    [H4] Habertürk, 21.09.2026 – usulsüz vatandaşlık soruşturmasında ikinci dalga, 30 şirkete kayyum ve üç şirket üzerinden incelenen satışlar.

    [H5] Ekotürk, 21.09.2026 – gayrimenkul üzerinden usulsüz vatandaşlık soruşturması ve 3,5 milyar TL’yi aşan işlem büyüklüğü.

    [H6] Habertürk / Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 5.391 iptal, 743 geri alma ve toplam 6.134 kişi hakkındaki verileri.

    [H7] Anadolu Ajansı, 21.09.2026 – ikinci dalga soruşturma ve güncel operasyon ayrıntıları.

    [H8] Anadolu Ajansı, 25.09.2026 – 74 şüphelinin hakimlik işlemleri; 33 tutuklama, 20 konutu terk etmeme ve 21 diğer adli kontrol.

    [H9] T.C. Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, 04.08.2026 – 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal süreç başlatıldığına ilişkin Bakan açıklaması.

    [H10] Anadolu Ajansı, 07.08.2026 – ilk dalga soruşturmasında 80 şüpheliden 32’sinin tutuklanması.

    [H11] TRT Haber, 04.08.2026 – sahte ekspertiz iddiası, 687 vatandaşlık işlemi ve yaklaşık 2,5 milyar TL’lik işlem.

    [H12] Habertürk, 04.08.2026 – ilk dalga operasyon, 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı ve 687 kişilik vatandaşlık süreci.

    [H13] Takvim, 21.09.2026 – haber kuruluşunun ulaştığını belirttiği şüpheli listesi ve listede yer alan şirket/unvan bağlantıları.

    [H14] Patronlar Dünyası, 21-22.09.2026 – Gül İnşaat, LİV Yapı ve Beyaz İnşaat’ın kurumsal ilişkileri ve proje portföyleri; 274 satışın şirket/proje dağılımının kamuoyuna açıklanmadığına ilişkin değerlendirme.

    [H15] DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon, 1.070 vatandaşlık ve soruşturma verileri; DHA içeriği çeşitli haber kuruluşlarınca yeniden yayımlanmıştır.

    [H16] Yeni Asır / DHA, 21.09.2026 – ikinci dalga vatandaşlık soruşturması ve 1.070 kişi verisi.

    [H17] Haber3 / DHA, 21.09.2026 – 73 gözaltı, 1.070 kişi ve 72.250.000 USD tutarındaki işlemlere ilişkin haber.

    [H18] Memurlar.net, 21.09.2026 – İçişleri Bakanlığının 6.134 kişi ve 55 çocuk hakkındaki açıklamasının aktarılması.

    [H19] Yeni Birlik, 21.09.2026 – ikinci dalga operasyon ve 30 şirkete kayyum haberleri.

    [H20] CNN Türk kaynaklı haber akışı, 21.09.2026 – 1.070 kişinin vatandaşlık statüsüne ilişkin idari süreç ve 72.250.000 USD işlem tutarı.

    Şirketlerin Kendi Kurumsal Kaynakları

    [K1] Babacan GYO kurumsal internet sitesi – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/132798 sayılı soruşturması kapsamında kayyum atandığı açıklanan 12 şirket ve Babacan proje portföyü.

    [K2] Gül İnşaat kurumsal internet sitesi – tamamlanan projeler ve şirket tarihçesi.

    [K3] LİV Yapı kurumsal internet sitesi – Yedi Mavi, Avangart İstanbul, LİV Büyükçekmece, LİV Marmara, LİV Marine Villa, Otoport, Kalekent ve diğer proje portföyü.

    [K4] Beyaz İnşaat kurumsal internet sitesi – şirket tarihçesi ve Beyaz Residence, Beyaz Kent, Beyaz City, White Corner, BeyCity, White Court, Beyaz Konaklar, Bakırköy Konakları, Beyaz Center ve diğer projeler.

    Hukuki Bilgilendirme ve Masumiyet Karinesi

    Bu yazı 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık mevzuat, mahkeme kararları, resmi açıklamalar, akademik çalışmalar ve haber kaynakları esas alınarak hazırlanmıştır.

    Soruşturmalarda adı geçen şirketler, yöneticiler, çalışanlar veya diğer kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi, haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadıkça kişiler suçlu kabul edilemez.

    Aynı şekilde bir şirketin soruşturmada yer alması, o şirketin gerçekleştirdiği bütün projelerin, bütün taşınmazların veya bütün yabancı yatırımcı satışlarının usulsüz olduğu anlamına gelmez.

    Yatırım yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığı dosyalarında somut hukuki değerlendirme; vatandaşlık tarihi, taşınmazın işlem tarihindeki değeri, tapu kayıtları, ödeme belgeleri, ekspertiz raporları, uygunluk belgesi, banka hareketleri ve varsa soruşturma dosyasındaki yatırımcıya özgülenebilir deliller birlikte incelenerek yapılmalıdır.


    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu
    TD Hukuk ve Danışmanlık – İstanbul
    Telefon: +90 212 299 44 22
    Web: td-lawfirm.com

    Vatandaşlık iptali, vatandaşlık kararının geri alınması, gayrimenkul yatırımının yeniden incelenmesi ve bağlantılı ceza soruşturmaları hakkında hukuki inceleme yapılabilmesi için vatandaşlık dosyası ile taşınmaz, ekspertiz ve ödeme belgelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • REVOCATION AND WITHDRAWAL OF TURKISH CITIZENSHIP IN 2026: FREQUENTLY ASKED QUESTIONS, CRIMINAL INVESTIGATIONS, LITIGATION AND FILE REVIEW

    REVOCATION AND WITHDRAWAL OF TURKISH CITIZENSHIP IN 2026: FREQUENTLY ASKED QUESTIONS, CRIMINAL INVESTIGATIONS, LITIGATION AND FILE REVIEW

    Updated: 28 September 2026

    In recent months, the questions most frequently raised by foreign nationals who acquired Turkish citizenship through real estate investment have changed significantly.

    Investors are no longer asking only:

    “Can my Turkish citizenship be revoked?”

    They are now asking:

    “Has my Turkish citizenship already been cancelled?”

    “Am I involved in a criminal investigation?”

    “Could I be detained if I enter Türkiye?”

    “My e-devlet account still works. Does that mean I am still a Turkish citizen?”

    “I did not prepare the valuation report. Can I still face consequences?”

    “Can a Turkish lawyer investigate my case before I issue a power of attorney?”

    “I live abroad and have received no notice at all. How can I find out what has happened to my citizenship?”

    These questions have become particularly important because of the criminal investigations and administrative reviews concerning citizenship-by-investment files that began attracting significant public attention in 2025 and expanded considerably during 2026.

    We previously examined the legal framework in detail in our article dated 19 September 2026, titled:

    “Revocation and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired Through Investment: False Valuation Reports, Sham Transactions, Good-Faith Investors and Judicial Protection.”

    In that article, we addressed in particular the distinction between revocation under Article 31 of Turkish Citizenship Law No. 5901 and withdrawal under Article 40, as well as property valuation reports, good faith of the investor, genuine financial transfers and relevant Council of State case law.

    Following the second major investigation announced on 21 September 2026, we also published a separate article on 26 September 2026 titled:

    “The 2026 Turkish Citizenship Cancellation Process Affecting 1,070 Persons.”

    That article examined the investigation concerning 263 principal investors and 807 family members in greater detail.

    This article complements those two studies and provides an updated guide to the questions that should be asked immediately by any person whose Turkish citizenship has been revoked, whose investment is under investigation, or who suspects that his or her citizenship may be at risk.

    WHAT CHANGED IN 2026 AND WHY ARE SO MANY CITIZENSHIP FILES BEING REVIEWED?

    Large-scale reviews of Turkish citizenship acquired through investment began receiving significant public attention in 2025.

    In an investigation announced on 24 September 2025, transactions involving 451 foreign investors and citizenship acquisitions covering 1,198 persons together with their family members were examined.

    Authorities alleged, among other matters, that the required foreign currency had not actually entered Türkiye, fictitious financial transactions had been created, certain real estate sales were sham transactions and some properties had been shown at values exceeding their actual market value.

    Publicly announced allegations in that investigation included offences such as establishing an organisation for the purpose of committing crimes, migrant smuggling, laundering of assets derived from crime, aggravated fraud and forgery of private documents.

    A further investigation was announced on 4 August 2026 under the coordination of the Organised Crime Investigation Bureau of the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office.

    The Ministry of Justice stated that legal proceedings had been initiated concerning the citizenship status of 687 persons in connection with allegations that low-value properties had been shown at substantially higher values through false valuation reports and that Turkish citizenship had been obtained through sham real estate transactions.

    Authorities also alleged that approximately TRY 2.5 billion that should have entered Türkiye in connection with these investment transactions had not in fact entered the country.

    A second major operation was announced on 21 September 2026.

    Authorities stated that real estate sales to 734 foreign nationals had been examined, that 274 sales were considered to be sham transactions, and that 1,070 persons had acquired citizenship when family members were included.

    Of these individuals, 263 were principal investors and 807 were family members.

    It was also reported that 1,015 persons acquired citizenship at the time of the principal citizenship decisions, while 55 children acquired Turkish citizenship subsequently.

    According to the investigating authorities, transactions amounting to USD 72.25 million were considered to involve sham arrangements.

    By 25 September 2026, 33 suspects detained in connection with this second investigation had been remanded in custody, while 20 persons were reportedly subjected to judicial control measures requiring them to remain at their residences.

    During the same period, the Ministry of Interior announced considerably broader figures.

    According to the Ministry, investment eligibility certificates of 1,150 investors had been cancelled in connection with false or irregular valuation reports, and the citizenship decisions concerning those investors and their family members, totalling 5,391 persons, had been cancelled.

    In addition, citizenship decisions concerning 263 investors and their family members, totalling 743 persons, were reportedly withdrawn following assessments relating to public order and national security.

    The total number announced was therefore 6,134 persons.

    It is essential to understand that these figures do not necessarily relate to one investigation, one legal ground, one developer or one group of investors.

    Each investor’s individual file must be examined separately.

    1. CAN TURKISH CITIZENSHIP BE REVOKED AFTER IT HAS BEEN GRANTED?

    Yes.

    The fact that Turkish citizenship has already been acquired does not mean that the citizenship decision can never subsequently be reviewed.

    Article 31 of Turkish Citizenship Law No. 5901 provides for revocation where citizenship was acquired as a result of a false declaration by the person concerned or the concealment of important matters affecting the acquisition of citizenship.

    Article 40 regulates withdrawal of a citizenship decision where it is subsequently established that the legal requirements for acquisition were not actually satisfied or that the decision was issued repetitively.

    Revocation and withdrawal are not the same legal mechanism.

    One of the first matters that must therefore be determined in a citizenship case is the precise legal basis relied upon by the administration.

    2. WHAT IS THE DIFFERENCE BETWEEN REVOCATION OF CITIZENSHIP AND WITHDRAWAL OF THE CITIZENSHIP DECISION?

    This distinction is central to the case.

    Under Article 31, the principal question is:

    Was Turkish citizenship acquired because of the investor’s own false declaration or concealment of an important fact?

    Under Article 40, a different question arises:

    Were the objective legal conditions for the acquisition of citizenship actually satisfied at the time the citizenship decision was issued?

    Accordingly, the absence of fraudulent conduct by the investor does not necessarily resolve every issue that may arise under Article 40.

    Conversely, the fact that the objective investment criteria appear to have been satisfied does not necessarily eliminate an Article 31 issue where the investor knowingly relied upon false documentation or misleading declarations.

    We discussed this distinction in greater detail in our previous article dated 19 September 2026.

    3. HAVE THE CITIZENSHIPS OF ALL 1,070 PERSONS ALREADY BEEN CANCELLED?

    The publicly available information should not be interpreted in that manner.

    The announcement made on 21 September 2026 stated that 1,070 persons had been identified within the scope of the investigation and that the necessary administrative process concerning their citizenship status had been initiated.

    Several stages must therefore be distinguished.

    Identification of a person or transaction in a criminal investigation is one stage.

    Cancellation of the investment eligibility certificate is another administrative measure.

    Revocation or withdrawal of the citizenship decision is a separate administrative act.

    Notification of that act to the person concerned is another stage.

    Judicial proceedings challenging the administrative measure constitute a further stage.

    Therefore, merely learning that an investor may be included among the group of 1,070 persons is not sufficient to determine his or her current legal status.

    4. WHAT DOES THE ANNOUNCEMENT CONCERNING 6,134 PERSONS MEAN?

    The Ministry of Interior announced that citizenship acquisition decisions concerning a total of 6,134 persons, including investors and their family members, had been cancelled or withdrawn.

    Different legal grounds were involved within that overall figure.

    According to the publicly announced information, 5,391 persons were affected by cancellation measures associated with investment eligibility certificates and irregularities in the investment process.

    A further 743 persons were affected by withdrawal decisions connected with assessments relating to public order and national security.

    The figure of 6,134 therefore does not represent one criminal investigation or the customers of one developer.

    5. DOES THE EXISTENCE OF A CRIMINAL INVESTIGATION MEAN THAT MY CITIZENSHIP HAS ALREADY BEEN REVOKED?

    No.

    A criminal investigation and an administrative decision concerning Turkish citizenship are legally separate processes.

    However, given the structure of the investigations conducted in 2025 and 2026, learning that an investor or the transaction through which citizenship was obtained is being investigated may be a significant indication that the citizenship file is also being reviewed.

    For example, where investigating authorities allege that a particular sale was fictitious, that the investment amount was never genuinely paid, or that the valuation report was inaccurate, those same facts may also become relevant to an administrative citizenship review.

    Nevertheless, the existence of a criminal investigation and the existence of an individual administrative decision terminating citizenship must not be treated as the same thing.

    Both files should be checked separately.

    6. I LIVE ABROAD AND KNOW NOTHING ABOUT THE CASE. COULD THE EXISTENCE OF AN INVESTIGATION INDICATE THAT MY CITIZENSHIP MAY ALREADY HAVE BEEN CANCELLED?

    Yes. In the current environment, that possibility should be taken seriously.

    A person who has lived abroad for several years, no longer communicates with the former developer or real estate company in Türkiye, and does not actively monitor his or her Turkish address records may remain unaware of administrative and criminal proceedings for a considerable period.

    This is particularly relevant where the property, developer, intermediary company or valuation report used in the citizenship application is connected with one of the investigations currently being conducted.

    The existence of such a criminal investigation may indicate that an administrative review, revocation procedure or withdrawal procedure has also been initiated in relation to the citizenship file.

    However, a possible risk must be distinguished from an actual citizenship decision already issued against the individual.

    For a person living abroad, it may therefore be necessary to examine separately:

    whether a criminal investigation exists;

    the person’s procedural status in that investigation;

    the current status of the citizenship file;

    the status of the investment eligibility certificate;

    whether an individual revocation or withdrawal decision has been issued;

    whether such a decision has been served;

    and whether there is any arrest warrant, summons, judicial control measure or other restriction relevant to entry into Türkiye.

    These checks may be particularly important before booking travel to Türkiye.

    7. COULD I BE DETAINED AT THE AIRPORT IF I RETURN TO TÜRKİYE?

    The answer cannot be determined from citizenship status alone.

    If a criminal investigation exists, it is also necessary to determine whether there is an arrest warrant, detention order, instruction to obtain a statement, judicial control measure, travel restriction or another criminal procedural measure.

    If Turkish citizenship has already ceased, the conditions applicable to the individual’s entry into Türkiye as a foreign national may also need to be examined.

    Accordingly, at least three separate matters should be reviewed before travel:

    the person’s citizenship status;

    the criminal investigation and any procedural measures;

    and the conditions applicable to entry into Türkiye as a foreign national.

    A person living abroad should not rely solely on the fact that a Turkish passport remains physically in his or her possession.

    8. WHY CAN A CITIZENSHIP FILE LEAD TO A CRIMINAL INVESTIGATION?

    Because the allegations raised in the current investigations are not limited to whether the administrative requirements for citizenship were satisfied.

    Investigating authorities have alleged in various files that fictitious financial movements were created, real estate transactions were structured as sham transactions, property values were misrepresented and false or misleading documents were used.

    Where authorities allege that a person knowingly participated in such conduct, a criminal investigation may arise independently of the citizenship proceedings.

    9. WHICH CRIMINAL OFFENCES MAY BE INVESTIGATED IN CONNECTION WITH CITIZENSHIP-BY-INVESTMENT CASES?

    Different criminal allegations have appeared in publicly announced investigations conducted during 2025 and 2026.

    Depending on the facts of the individual file, the offences under investigation may include:

    establishing, managing or participating in a criminal organisation;

    migrant smuggling;

    fraud or aggravated fraud, including allegations involving public authorities;

    forgery of official documents;

    forgery of private documents;

    false declaration in the preparation of an official document;

    and laundering of assets derived from criminal activity.

    The fact that such offences appear in a criminal investigation does not mean that every foreign investor is suspected of all or any of these offences.

    Criminal responsibility is personal.

    A person who merely purchased a property from a particular developer is not in the same legal position as a person alleged to have knowingly participated in the preparation of false valuation reports or fictitious financial transfers.

    The precise conduct attributed to the individual investor must therefore be identified.

    10. IF THE DEVELOPER IS UNDER CRIMINAL INVESTIGATION, AM I ALSO A SUSPECT?

    That conclusion cannot be drawn merely from the commercial relationship.

    A company may have sold properties to hundreds of foreign nationals.

    Certain transactions may be alleged to have been irregular while other investors may have genuinely paid the full investment amount.

    Indeed, in the second investigation announced on 21 September 2026, authorities stated that 734 foreign purchasers had been examined but referred to 274 sales as allegedly involving sham transactions.

    This itself demonstrates that each transaction must be assessed individually.

    11. I DID NOT PREPARE THE VALUATION REPORT. CAN MY CITIZENSHIP STILL BE AFFECTED?

    The distinction between Articles 31 and 40 is again important.

    For Article 31 purposes, the investor’s own false declaration or concealment of important information is highly relevant.

    If a valuation report was prepared by an authorised valuation professional and the investor had no knowledge that the report was inaccurate, this may be significant when assessing the investor’s personal conduct.

    However, under Article 40, the administration may argue that the objective investment criteria were never actually satisfied when citizenship was granted.

    Accordingly, “I did not prepare the valuation report” may be an important part of the defence, but it should not be treated as the entire defence.

    The actual historical value of the property must also be examined.

    12. CAN THE ACTUAL VALUE OF THE PROPERTY HELP PROTECT MY CITIZENSHIP?

    Depending on the facts, it may be extremely important.

    Assume, for example, that the applicable citizenship threshold at the time of investment was USD 250,000.

    An old valuation report may have stated that the property was worth USD 400,000, but authorities may now allege that the report was inaccurate.

    The relevant economic question is then:

    What was the real market value of the property on the relevant historical date?

    Was it USD 150,000?

    USD 280,000?

    USD 400,000?

    If the genuine historical value exceeded the legal investment threshold applicable at the time, that fact may be important to the legal defence.

    For this reason, an independent retrospective valuation may be appropriate in certain cases.

    13. DOES TODAY’S USD 400,000 INVESTMENT REQUIREMENT APPLY TO MY OLD CITIZENSHIP APPLICATION?

    An old investment file must be examined under the legislation applicable at the time of the investment.

    The required investment amount has changed over the years.

    A person who acquired citizenship during a period in which the applicable threshold was USD 250,000 should not have the historical investment tested against the present USD 400,000 threshold.

    The investment date, title deed date, eligibility certificate date, citizenship application date and citizenship decision date must all be identified.

    14. I REALLY SENT THE MONEY THROUGH THE BANK. DOES THIS PROTECT ME?

    A genuine bank transfer may be one of the most important pieces of evidence in the investor’s file.

    However, one payment receipt may not be sufficient.

    The current investigations frequently focus on the economic reality of the entire money flow.

    It may therefore be necessary to examine:

    the source of the funds;

    the transfer from the investor’s account;

    the entry of the funds into Türkiye;

    payment to the seller;

    the date and currency of the transfer;

    and whether any part of the funds was subsequently returned directly or indirectly to the investor or a related person.

    The legal position of an investor who genuinely paid the investment amount is materially different from that of a person alleged to have knowingly participated in a merely apparent transfer.

    15. WHAT IF PART OF THE PURCHASE PRICE WAS LATER RETURNED TO ME?

    This may constitute one of the most sensitive issues in the case.

    If authorities allege that the required investment amount was transferred only for appearance and that a significant part of the money was subsequently returned pursuant to a prior arrangement, the genuine economic nature of the investment may be questioned.

    However, not every repayment has the same legal significance.

    The date, amount, purpose, contractual basis and parties involved in any repayment must be examined carefully.

    Investors should therefore retain complete bank statements and supporting documentation.

    16. I ACTED IN GOOD FAITH. IS THAT ENOUGH?

    Good faith may be highly significant, particularly under Article 31.

    An investor may have genuinely paid the full investment amount, received no concealed refund, completed the official title deed transaction, relied on a valuation report prepared within the authorised system, obtained an investment eligibility certificate and submitted no false document or false declaration.

    That investor is not in the same legal position as a person alleged to have knowingly participated in an artificial citizenship scheme.

    Nevertheless, where authorities argue that the objective statutory requirements were never satisfied, Article 40 must also be considered.

    17. DOES THE FACT THAT I RECEIVED AN INVESTMENT ELIGIBILITY CERTIFICATE PROTECT ME?

    The investment eligibility certificate is an important administrative document.

    A foreign investor does not obtain citizenship simply on the basis of his or her own statement.

    The investment is examined through official administrative procedures and an eligibility certificate is issued if the competent authority concludes that the statutory investment conditions have been satisfied.

    The fact that the investor relied upon an official state-supervised process may therefore be relevant to legal certainty, administrative stability and good faith.

    However, the previous issuance of an eligibility certificate does not prevent later administrative review.

    It is therefore important to determine whether the eligibility certificate has subsequently been cancelled.

    18. IF MY INVESTMENT ELIGIBILITY CERTIFICATE WAS CANCELLED, DOES THAT MEAN MY CITIZENSHIP HAS ALSO BEEN CANCELLED?

    The cancellation of an investment eligibility certificate and the revocation or withdrawal of a citizenship decision are legally separate administrative acts.

    They may be closely connected, but they are not identical.

    The precise sequence of the administrative measures must therefore be established.

    19. MY E-GOVERNMENT ACCOUNT STILL WORKS. DOES THAT PROVE THAT I AM STILL A TURKISH CITIZEN?

    Not by itself.

    Different government databases may not necessarily be updated at precisely the same time.

    Access to an e-Government account should therefore not be treated as the sole method of determining current citizenship status.

    A person who becomes aware that his or her investment project or developer is involved in a current investigation should consider having the official citizenship status checked separately.

    20. I STILL PHYSICALLY HAVE MY TURKISH PASSPORT. DOES THAT MEAN I AM STILL A TURKISH CITIZEN?

    The physical possession of a Turkish passport is not, by itself, conclusive evidence of current citizenship status.

    This is especially important for investors living abroad.

    Before travelling, it may be appropriate to verify both current citizenship status and the status of the passport.

    21. WHAT HAPPENS TO MY SPOUSE AND CHILDREN IF MY CITIZENSHIP IS REVOKED?

    Article 32 of Turkish Citizenship Law provides that a revocation decision may also affect a spouse and children who acquired Turkish citizenship in connection with the person concerned.

    However, the legal basis and date on which each family member acquired citizenship should be examined separately.

    The investigation announced on 21 September 2026 involved 263 principal investors and 807 family members.

    It was also reported that 55 children acquired citizenship after the original citizenship decisions had already been issued.

    The legal position of children born or registered subsequently may therefore require separate analysis.

    22. IF MY CITIZENSHIP IS REVOKED, WILL I LOSE MY PROPERTY IN TÜRKİYE?

    Loss of citizenship and loss of ownership of real estate are not the same legal event.

    Article 33 of Turkish Citizenship Law contains special provisions concerning the liquidation of property belonging to persons whose citizenship has been revoked.

    Where liquidation of assets is considered necessary, this is required to be stated in the relevant decision.

    The law also provides that where the person challenges the revocation decision before the courts, liquidation of the assets is postponed until the conclusion of the proceedings.

    Accordingly, no reliable conclusion concerning the property should be reached without examining the full wording of the administrative decision.

    23. CAN I FILE A LAWSUIT AGAINST THE REVOCATION OR WITHDRAWAL OF MY TURKISH CITIZENSHIP?

    Yes.

    A decision revoking citizenship or withdrawing the citizenship acquisition decision is an administrative act and is subject to judicial review.

    The competent court depends on the authority that issued the challenged decision.

    Certain citizenship decisions issued by the President may fall within the jurisdiction of the Council of State acting as the court of first instance.

    It should also be remembered that cancellation of an investment eligibility certificate and termination of citizenship may constitute separate administrative measures.

    In some cases, more than one administrative act therefore needs to be examined.

    24. HOW LONG DO I HAVE TO FILE A CITIZENSHIP CANCELLATION CASE?

    Where no special period is prescribed, the general time limit for administrative proceedings before administrative courts and the Council of State is ordinarily 60 days.

    The period generally begins on the day following written notification.

    However, the method of service, the authority issuing the decision, any prior administrative application and the specific administrative act being challenged may affect the calculation.

    A person who has received a citizenship decision should therefore not calculate the litigation deadline on assumptions.

    25. CAN I REQUEST A STAY OF EXECUTION IN A CITIZENSHIP CASE?

    Yes, where the statutory requirements are satisfied.

    Loss of citizenship may affect the person’s passport, ability to enter Türkiye, family life, companies, bank relationships, real estate and other legal interests.

    For that reason, an application for a stay of execution should identify the concrete consequences that the administrative act creates for the individual concerned.

    Filing a lawsuit does not by itself suspend the implementation of the administrative decision.

    26. CAN A LAWYER CHECK WHETHER THERE IS A CRIMINAL INVESTIGATION AGAINST ME?

    Yes, although the criminal investigation and the citizenship file must be examined through different channels.

    In relation to the criminal file, it may first be necessary to determine:

    the competent Chief Public Prosecutor’s Office;

    the investigation number;

    the person’s procedural status;

    the offences under investigation;

    and whether any criminal procedural measure exists.

    The citizenship file should separately be examined through the Directorate General of Population and Citizenship Affairs and other relevant administrative records.

    Information found in one file does not necessarily establish the status of the other.

    27. CAN A LAWYER INSPECT A CRIMINAL INVESTIGATION FILE WITHOUT A POWER OF ATTORNEY?

    This question is particularly important for persons living abroad who have not yet issued a Turkish power of attorney.

    Article 2 of the Attorneys’ Act No. 1136 provides that judicial authorities, law-enforcement authorities and other public institutions are, subject to specific statutory restrictions, required to make available to lawyers the information and documents needed for the performance of their professional duties.

    Obtaining copies of documents may require presentation of a power of attorney.

    Article 46 of the Attorneys’ Act also provides that a lawyer or trainee lawyer may inspect court and enforcement files without submitting a power of attorney, while copies of documents are not provided to a lawyer who has not produced the relevant authority.

    In the context of criminal investigations, the Union of Turkish Bar Associations published Notice No. 2019/32 dated 10 April 2019 referring to a judicial decision confirming that a lawyer may inspect an investigation file without a power of attorney, formal appointment document or written or oral consent from a party to the investigation.

    An earlier Notice No. 2019/23 also addressed procedures applicable where a lawyer does not yet have a power of attorney or UYAP registration and seeks to inspect an investigation file after identifying the party concerned and presenting professional identification.

    Accordingly, the fact that a person living abroad has not yet issued a power of attorney does not necessarily mean that no preliminary investigation of the criminal file can be undertaken.

    However, full and continuing access to the file, obtaining copies, making applications on behalf of the person, accessing the file continuously through UYAP and performing comprehensive defence work may require the establishment of a formal attorney-client representation.

    28. IF THERE IS A RESTRICTION ORDER IN THE CRIMINAL FILE, DOES THAT MEAN THE LAWYER CANNOT SEE ANYTHING?

    No.

    Under Article 153 of the Turkish Code of Criminal Procedure, where access to the investigation file would jeopardise the purpose of the investigation, a judge may restrict file inspection upon the request of the public prosecutor in cases permitted by law.

    However, even where such a restriction exists, certain materials remain outside the restriction, including the statement of the arrested person or suspect, expert reports and records of judicial acts at which the suspect is entitled to be present.

    This distinction may be particularly important in citizenship-related investigations because expert reports may contain key findings concerning property valuations and financial transactions.

    29. CAN A LAWYER INSPECT MY CITIZENSHIP FILE WITHOUT A POWER OF ATTORNEY?

    The criminal investigation and the administrative citizenship file must again be distinguished.

    Article 2 of the Attorneys’ Act provides a general basis for lawyers to request access to information and documents needed for professional duties, subject to special statutory restrictions.

    Obtaining copies generally requires presentation of authority.

    Citizenship files, however, may contain personal data, security assessments and information specific to the individual.

    For this reason, special legislation and the practice of the relevant administrative authority must also be considered.

    In practice, certain information may potentially be reviewed or preliminary enquiries may be made without a power of attorney.

    However, obtaining complete copies of the individual’s citizenship file, making formal applications on behalf of the person, requesting official records or performing transactions concerning population registers may require a valid power of attorney.

    Accordingly, a power of attorney becomes particularly important where an official confirmation of citizenship status or formal action before the Population and Citizenship authorities is required.

    30. I AM ABROAD. WHAT CAN A LAWYER CHECK BEFORE I ISSUE A POWER OF ATTORNEY?

    The answer depends on the type of case.

    In relation to a criminal investigation, it may be possible to identify the relevant investigation and inspect accessible portions of the file within the limits of Turkish law.

    Under Article 2 of the Attorneys’ Act, access to information and documents held by public institutions may also be requested where legally permissible.

    Existing court or enforcement files may be physically inspected without a power of attorney.

    Publicly available information concerning investigations, companies and projects may be examined.

    It may also be possible to determine whether the person’s transaction appears to be connected with a publicly announced investigation.

    However, making formal applications on behalf of the client, obtaining official copies, filing an administrative case, conducting formal transactions before population authorities or undertaking comprehensive defence work in a criminal investigation may require a power of attorney.

    For a client living abroad, the work may therefore proceed in two stages:

    first, preliminary identification of the investigation and the immediate legal risks;

    second, full representation under a power of attorney where required.

    31. CAN A STATEMENT TO THE PROSECUTOR OR POLICE BE ARRANGED BEFORE I TRAVEL TO TÜRKİYE?

    Depending on the stage of the investigation, contact may be established with the public prosecutor or the law-enforcement unit conducting the investigation in order to clarify or plan the taking of a statement.

    However, the position is different where an arrest warrant or another coercive measure has already been issued.

    The current procedural status should therefore be checked before travel arrangements are finalised.

    32. CAN I FIND OUT IN ADVANCE WHETHER THERE IS AN ARREST WARRANT AGAINST ME?

    Depending on the accessible portions of the investigation file and the nature of the proceedings, relevant information may be investigated.

    However, the confidentiality of criminal investigations, access restrictions and the nature of law-enforcement measures may mean that not every piece of information is available at every stage.

    For this reason, reliance solely on an e-Government screen may be insufficient.

    The criminal investigation should be examined separately by a lawyer.

    33. WHAT IF MY CITIZENSHIP WAS CANCELLED BUT I NEVER RECEIVED ANY NOTIFICATION?

    The first issue is to determine whether an individual decision actually exists.

    If a decision has been issued, the following questions become important:

    when was it issued;

    to which address was it sent;

    how was service attempted;

    what procedure was followed for a person living abroad;

    and when did the person actually become aware of the decision?

    These issues may directly affect the calculation of the litigation period.

    In such cases, the service documents may be as important as the citizenship decision itself.

    34. WHAT SHOULD I DO IF THE AUTHORITIES SAY MY CITIZENSHIP HAS BEEN CANCELLED BUT E-GOVERNMENT STILL SHOWS ME AS A TURKISH CITIZEN?

    Where there is a conflict between different sources of information, the formal administrative decision and official population records should be examined together.

    A person should not rely solely upon a digital screenshot before undertaking important legal actions such as international travel, passport renewal, title deed transactions or entry into Türkiye.

    35. I GAVE UP MY PREVIOUS NATIONALITY. COULD I BECOME STATELESS IF TURKISH CITIZENSHIP IS REVOKED?

    This question must be examined not only under Turkish citizenship law but also under the nationality law of the person’s former country.

    Some investors relinquished their previous citizenship after acquiring Turkish citizenship, while others may have lost their former citizenship under the law of their country of origin.

    If Turkish citizenship is subsequently terminated, it is necessary to determine whether the person currently possesses another nationality.

    The possibility of statelessness may make the case more complex from the perspective of both immigration law and international law.

    36. IF MY TURKISH CITIZENSHIP IS TERMINATED, CAN I REMAIN IN TÜRKİYE?

    If citizenship ceases, the legal basis for the person’s continued presence in Türkiye must be examined separately.

    Relevant factors may include the person’s previous nationality, passport status, residence rights, family connections, employment, property ownership and other legal ties with Türkiye.

    The citizenship proceedings and immigration-law consequences should therefore be assessed together.

    37. CAN I SUE THE DEVELOPER OR INTERMEDIARY IF MY CITIZENSHIP IS CANCELLED?

    Depending on the circumstances, yes.

    If the seller, developer or intermediary expressly represented that the property qualified for Turkish citizenship, the investor relied upon that representation, and it later emerges that the property or supporting documents did not satisfy the relevant requirements, contractual and compensation claims may arise.

    A citizenship cancellation case and a private-law claim against the developer, seller, intermediary or other responsible party are separate proceedings.

    38. WHAT ARE THE MOST IMPORTANT DOCUMENTS IN A CITIZENSHIP REVOCATION CASE?

    A citizenship case should not be analysed solely by looking at the citizenship decision.

    The initial review may require, among other documents:

    citizenship acquisition documents and subsequent administrative decisions;

    Turkish identity and passport records;

    title deeds;

    real estate sale agreements;

    property valuation reports;

    the investment eligibility certificate;

    bank payment receipts;

    SWIFT records and account statements;

    foreign currency purchase or transfer documents;

    communications with the seller, developer or intermediaries;

    invoices and payment receipts;

    citizenship application documents;

    citizenship records of the spouse and children;

    and any document received from the police, public prosecutor or court.

    In many cases, a complete legal assessment cannot be made by examining only the title deed or only the valuation report.

    39. MY CITIZENSHIP HAS NOT BEEN CANCELLED, BUT MY PROJECT IS UNDER INVESTIGATION. WHAT SHOULD I DO NOW?

    Evidence should be preserved before any decision is issued.

    Old bank statements, SWIFT records, valuation reports, sale agreements, eligibility certificates and communications with the developer may become more difficult to obtain as time passes.

    A person who believes that a genuine investment was made should therefore consider creating a complete personal citizenship file in advance.

    Where appropriate, the historical market value of the property may also be examined before any litigation begins.

    40. I SAW MY NAME ON A SOCIAL-MEDIA LIST. DOES THAT MEAN MY CITIZENSHIP HAS BEEN CANCELLED?

    A social-media list does not, by itself, establish the person’s legal status.

    There is no publicly released official list containing the names of all 1,070 persons referred to in the investigation announced on 21 September 2026.

    A person should therefore not rely upon an unofficial internet list.

    The individual citizenship file and any criminal investigation should be checked through official channels.

    41. CAN I WIN A TURKISH CITIZENSHIP REVOCATION CASE?

    A reliable legal assessment cannot be made without reviewing the individual file.

    However, there can be substantial differences between cases.

    An investor who genuinely paid the full investment amount from his or her own funds, received no concealed refund, acquired the property through a real transaction, purchased a property whose actual value met the investment threshold applicable at the time, relied on the official valuation system, obtained an eligibility certificate, submitted no false documents and made no false declarations is not in the same legal position as a person alleged to have knowingly participated in a sham arrangement.

    The purpose of the legal defence should therefore not be limited to making a general statement of “good faith.”

    The investor’s own transaction, own money flow, own property and own conduct should be documented and analysed individually.

    42. HOW DO WE REVIEW A TURKISH CITIZENSHIP REVOCATION CASE?

    A proper citizenship review requires more than examining a single administrative decision.

    First, the date and legal basis on which citizenship was acquired must be established.

    The legislation applicable at the time of investment must then be identified.

    The title deed, sale agreement, valuation report, eligibility certificate and citizenship application documents should be examined.

    The genuine money flow from the investor’s source account to the seller should be reconstructed.

    It should be determined whether any part of the money returned directly or indirectly to the investor after the sale.

    Where necessary, the actual historical value of the property should be reassessed.

    If the developer, seller, valuation company or intermediary is involved in a criminal investigation, the investor’s individual position in that investigation should be determined.

    If the investor personally appears in a criminal investigation, the alleged offence and the evidence relating specifically to that investor should be examined.

    The status of the investment eligibility certificate and citizenship decision should then be established.

    Where a revocation or withdrawal decision exists, its legal basis, date, service and litigation deadline should be checked.

    For clients living abroad, possible risks relating to entry into Türkiye, criminal procedure and immigration law should also be assessed.

    Until this analysis has been completed, it is difficult to provide a reliable legal opinion on the appropriate litigation strategy or the legal position of the individual investor.

    CRIMINAL INVESTIGATION AND CITIZENSHIP PROCEEDINGS MAY NEED TO BE REVIEWED TOGETHER

    The files emerging in 2026 should no longer be viewed solely as conventional citizenship-law disputes.

    Current investigations may involve expert reports, MASAK financial analyses, banking records, title deed records, valuation reports and corporate relationships.

    For some investors, two separate questions therefore need to be answered:

    First:

    Does the person’s Turkish citizenship legally continue, and what administrative action has been taken in the citizenship file?

    Second:

    In the criminal investigation, is the person merely an investor whose transaction is being reviewed, a witness or person with information, an alleged victim, or a suspect?

    These are separate questions and neither can replace the other.

    SPECIAL WARNING FOR INVESTORS LIVING OUTSIDE TÜRKİYE

    The position may be particularly sensitive for investors who live abroad and have not travelled to Türkiye for several years.

    The individual may never have seen a notification.

    The Turkish telephone number previously used may no longer be active.

    The registered address may be outdated.

    The person may not have communicated with the developer or intermediary company for years.

    The person may have no knowledge of a criminal investigation.

    The person may not know that the citizenship file has been reopened for administrative review.

    In such circumstances, it may be appropriate to examine both the citizenship status and the criminal investigation before travelling to Türkiye.

    This is particularly important for persons who purchased real estate from projects, companies or intermediaries now appearing in current investigations.

    TD LAW FIRM – TURKISH CITIZENSHIP REVOCATION AND CRIMINAL INVESTIGATION FILE REVIEW

    TD Law Firm advises on matters involving revocation and withdrawal of Turkish citizenship acquired through investment, cancellation of investment eligibility certificates, allegations concerning false or inaccurate valuation reports, sham transactions and financial transfers, criminal investigations involving foreign investors and legal risks associated with entry into Türkiye.

    For clients living abroad, where legally possible, an initial review may be conducted to identify the relevant investigation and the immediate legal position before determining which documents or formal power of attorney arrangements are required for the next stage.

    For an initial assessment, it is useful to provide:

    the year in which Turkish citizenship was acquired;

    the project or company through which the investment was made;

    property information;

    any available citizenship documents;

    the valuation report;

    the investment eligibility certificate;

    and bank payment records.

    Av. Murat Can Dolğun
    Istanbul Bar Association – Registration No. 75860
    TD Law Firm

    Office: +90 212 299 44 22
    WhatsApp / Mobile: +90 507 475 44 22
    Email: av.muratcandolgun@gmail.com
    Website: dolgun.av.tr

    Address: Istanbul World Trade Center (IDTM), A2 Block, Floor 5, No. 206, Yeşilköy Mah., Atatürk Cad., Bakırköy / Istanbul, Türkiye

    OUR PREVIOUS ARTICLES

    19 September 2026

    “Revocation and Withdrawal of Turkish Citizenship Acquired Through Investment: False Valuation Reports, Sham Transactions, Good-Faith Investors and Judicial Protection.”

    This article examines in detail the distinction between Articles 31 and 40 of Turkish Citizenship Law, good-faith investors, retrospective property valuation, administrative stability, legal certainty and relevant Council of State case law.

    Available on dolgun.av.tr.

    26 September 2026

    “The 2026 Turkish Citizenship Cancellation Process Affecting 1,070 Persons.”

    This article examines the investigation announced on 21 September 2026, including 263 investors, 807 family members, 274 allegedly sham property sales, valuation issues and financial transactions.

    Available on dolgun.av.tr.

    LEGAL NOTICE

    This article has been prepared for general legal information purposes based on publicly available official announcements, legislation, accessible judicial decisions and publicly reported developments as of 28 September 2026.

    References to “false valuation reports,” “sham transactions,” “irregular citizenship,” “criminal organisation,” “fraud,” “forgery” or similar expressions in relation to ongoing criminal investigations refer to allegations and assessments publicly attributed to the investigating authorities.

    The existence of a criminal investigation, detention or remand decision does not constitute a final criminal conviction.

    The presumption of innocence applies unless and until a final judgment of conviction is rendered.

    The existence of a criminal investigation concerning a company, developer or valuation professional does not mean that every investor who dealt with that person or company is in the same legal position.

    Similarly, the fact that an investor is not a criminal suspect does not by itself establish that all objective statutory requirements for the acquisition of Turkish citizenship were satisfied.

    Every citizenship case should be examined individually by reference to the date of investment, the legislation applicable at that time, the genuine value of the property, financial transfers, the investor’s personal conduct, the investment eligibility certificate, the citizenship file, any related criminal investigation and the individual administrative decision issued in respect of the person concerned.

    This article does not constitute a guarantee of outcome or an individual legal opinion concerning any particular person or dispute.

  • TÜRK VATANDAŞLIĞI İPTALİ VE GERİ ALINMASI 2026: EN ÇOK SORULAN SORULAR, CEZA SORUŞTURMASI, DAVA VE DOSYA İNCELEME

    TÜRK VATANDAŞLIĞI İPTALİ VE GERİ ALINMASI 2026: EN ÇOK SORULAN SORULAR, CEZA SORUŞTURMASI, DAVA VE DOSYA İNCELEME

    Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2026

    Son aylarda özellikle gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış yabancılar bakımından en çok sorulan sorular değişti.

    Artık yatırımcıların temel sorusu yalnızca “vatandaşlığım iptal edilir mi?” değildir.

    “Türk vatandaşlığım iptal edildi mi?”, “hakkımda ceza soruşturması var mı?”, “Türkiye’ye gelirsem gözaltına alınır mıyım?”, “e-Devlet hesabım çalışıyorsa vatandaşlığım devam ediyor mu?”, “ekspertiz raporunu ben hazırlamadım, yine de sorumlu olur muyum?”, “avukat vekaletname olmadan dosyamı kontrol edebilir mi?” ve “yurt dışındayım, hiçbir bildirim almadım, durumumu nasıl öğrenebilirim?” soruları bugün çok daha önemlidir.

    Bunun nedeni 2025 yılında başlayan ve 2026 yılında genişleyen ceza soruşturmaları ile vatandaşlık dosyalarına ilişkin idari incelemelerdir.

    Bu konuya ilişkin hukuki çerçeveyi daha önce 19 Eylül 2026 tarihli “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma” başlıklı kapsamlı çalışmamızda incelemiştik. Bu çalışmada özellikle 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 kapsamındaki iptal ile m.40 kapsamındaki geri alma arasındaki farkı, ekspertiz raporlarını, yatırımcının iyi niyetini, gerçek para hareketlerini ve Danıştay içtihatlarını değerlendirmiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci büyük soruşturmanın ardından ise 26 Eylül 2026 tarihli “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026” başlıklı yazımızda 263 yatırımcı ve 807 aile ferdini ilgilendiren yeni dosyayı ayrıca ele aldık. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Bu yazı ise her iki çalışmayı tamamlayan, vatandaşlık iptaliyle karşılaşan veya böyle bir riskten şüphelenen kişinin ilk aşamada sorması gereken sorulara cevap veren güncel bir rehberdir.

    2026 YILINDA NE DEĞİŞTİ? NEDEN BU KADAR FAZLA VATANDAŞLIK DOSYASI İNCELENİYOR?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı dosyalarına yönelik geniş kapsamlı incelemeler 2025 yılında kamuoyuna güçlü biçimde yansımaya başladı.

    24 Eylül 2025 tarihli soruşturmada 451 yabancı yatırımcı üzerinden aileleriyle birlikte 1.198 vatandaşlık kazanımı incelenmiş; vatandaşlık için gerekli döviz girişinin gerçekleşmediği, hayali para hareketleri oluşturulduğu, muvazaalı satışlar yapıldığı ve bazı gayrimenkullerin gerçek değerinin üzerinde gösterildiği iddia edilmişti. Soruşturmada suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik dahil çeşitli suç isnatları kamuoyuna açıklanmıştı. (Anadolu Ajansı)

    4 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen yeni soruşturma açıklandı. Adalet Bakanlığı, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal sürecin başlatıldığını bildirdi. Yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında Türkiye’ye girmesi gereken paranın gerçekte ülkeye girmediği de soruşturma makamlarınca ileri sürüldü. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)

    21 Eylül 2026 tarihinde ikinci dalga kamuoyuna açıklandı. Bu kez 734 yabancıya yapılan satış incelendiği, 274 satışın muvazaalı olduğunun değerlendirildiği ve aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık kazandığının tespit edildiği açıklandı. Bunların 263’ünün asıl yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; 1.015 kişinin vatandaşlık kararının verildiği tarihte, 55 çocuğun ise daha sonra vatandaşlığı kazandığı belirtildi. Soruşturma makamlarının açıklamasına göre 72 milyon 250 bin ABD doları tutarındaki işlemin muvazaalı gerçekleştirildiği değerlendirildi. (Anadolu Ajansı)

    25 Eylül 2026 itibarıyla bu ikinci dalgada gözaltına alınan şüphelilerden 33’ünün tutuklandığı, 20 kişi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol uygulandığı açıklandı. (Anadolu Ajansı)

    Aynı dönemde İçişleri Bakanlığı çok daha geniş bir toplam rakam açıkladı. Bakanlık açıklamasına göre sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla bağlantılı incelemeler sonucunda 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş, bunlar ve aile fertleri dahil 5.391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca kamu düzeni ve milli güvenlik yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında 263 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylece açıklanan toplam sayı 6.134 kişiye ulaşmıştır. (DHA | Demirören Haber Ajansı)

    Bu rakamların tamamının aynı soruşturmayı, aynı hukuki sebebi veya aynı kişileri ifade etmediğine dikkat edilmelidir.

    Her yatırımcının bireysel dosyası ayrıca incelenmelidir.


    1. TÜRK VATANDAŞLIĞIM SONRADAN İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

    Evet.

    Türk vatandaşlığının kazanılmış olması vatandaşlık kararının ileride hiçbir şekilde incelenemeyeceği anlamına gelmez.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vatandaşlık kazanılmışsa kararın iptal edilmesini düzenlemektedir.

    TVK m.40 ise vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer biçimde verildiğinin sonradan anlaşılması halinde kararın geri alınmasını düzenlemektedir. (LEXPERA)

    Ancak “iptal” ile “geri alma” aynı hukuki kurum değildir.

    Bir vatandaşlık dosyası incelenirken ilk yapılması gereken işlemlerden biri, idarenin hangi maddeyi uyguladığını tespit etmektir.


    2. VATANDAŞLIK İPTALİ İLE VATANDAŞLIK KARARININ GERİ ALINMASI ARASINDAKİ FARK NEDİR?

    Bu ayrım dosyanın merkezindedir.

    TVK m.31 bakımından temel soru şudur:

    Vatandaşlık, kişinin kendi yalan beyanı veya vatandaşlık kazanılması bakımından önemli bir hususu gizlemesi sonucunda mı kazanılmıştır?

    TVK m.40 bakımından ise farklı bir soru sorulur:

    Vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı objektif hukuki şartlar gerçekten mevcut muydu?

    Dolayısıyla yatırımcının hiçbir hileli davranışının bulunmaması, m.40 kapsamında ortaya çıkabilecek bütün sorunları tek başına ortadan kaldırmayabilir.

    Tam tersine, objektif yatırım şartlarının mevcut olması da yatırımcının bilerek sahte belge veya yanıltıcı beyan kullanması halinde m.31 tartışmasını gereksiz kılmaz.

    Bu ayrımı daha ayrıntılı olarak 19 Eylül 2026 tarihli önceki çalışmamızda incelemiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)


    3. 1.070 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞI İPTAL EDİLDİ Mİ?

    Kamuoyuna açıklanan bilgiler bu şekilde yorumlanmamalıdır.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan bilgi, 1.070 kişinin soruşturma kapsamında tespit edildiği ve vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin başlatıldığıdır. (Anadolu Ajansı)

    Bu nedenle şu aşamalar birbirinden ayrılmalıdır:

    Ceza soruşturmasında kişinin veya işlemin tespit edilmesi başka bir aşamadır.

    Yatırım uygunluk belgesinin iptali başka bir idari işlemdir.

    Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın iptali veya geri alınması başka bir işlemdir.

    Bu işlemin ilgili kişiye bildirilmesi başka bir aşamadır.

    İdari işlemin mahkemede dava konusu edilmesi ise ayrıca değerlendirilir.

    Bir yatırımcının yalnızca “1.070 kişinin arasında olduğumu öğrendim” demesi vatandaşlığının hukuki durumunu belirlemek için yeterli değildir.


    4. 6.134 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞININ İPTAL EDİLDİĞİ AÇIKLAMASI NE ANLAMA GELİYOR?

    21 Eylül 2026 tarihli İçişleri Bakanlığı açıklamasında 1.413 yatırımcı ve aile fertlerini kapsayan toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiği veya geri alındığı belirtildi. (Anadolu Ajansı)

    Bu toplamın içinde farklı hukuki sebepler bulunmaktadır.

    Açıklanan verilere göre 5.391 kişi bakımından yatırım uygunluk belgeleri ve yatırım sürecindeki usulsüzlüklerle bağlantılı iptal işlemleri, 743 kişi bakımından ise kamu düzeni ve milli güvenlikle bağlantılı geri alma işlemleri söz konusudur. (DHA | Demirören Haber Ajansı)

    Dolayısıyla “6.134 kişi” rakamı tek bir ceza dosyasının veya tek bir müteahhidin müşterilerini ifade etmemektedir.


    5. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI AÇILMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLDİĞİ ANLAMINA GELİR Mİ?

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık hakkında tesis edilen idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.

    Ancak mevcut 2025-2026 soruşturmalarının yapısı dikkate alındığında, yatırımcı hakkında veya yatırımcının vatandaşlık işleminin dayandığı satış hakkında ceza soruşturması yürütüldüğünün öğrenilmesi vatandaşlık dosyasının da ayrıca inceleniyor olabileceğine ilişkin ciddi bir işaret olabilir.

    Özellikle soruşturma makamlarının belirli bir satışın muvazaalı olduğunu, yatırım bedelinin gerçekte ödenmediğini veya ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürdüğü durumlarda, aynı olgular vatandaşlık dosyasında idari incelemeye de konu olabilir.

    Ancak ceza soruşturmasının mevcut olması ile vatandaşlığı sona erdiren bireysel idari kararın verilmiş olması aynı şey değildir.

    Bu nedenle iki dosyanın ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekir.


    6. YURT DIŞINDAYIM VE HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM. HAKKIMDA SORUŞTURMA AÇILMIŞ OLMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLMİŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜRÜR MÜ?

    Evet, özellikle mevcut soruşturmalarda bu ihtimal ciddiye alınmalıdır.

    Kişi yıllardır yurt dışında yaşıyor, Türkiye’deki eski müteahhit veya gayrimenkul şirketiyle irtibat kurmuyor ve Türkiye’de kendisine ulaşabilecek güncel adres kayıtlarını takip etmiyorsa; hakkında yürütülen ceza ve idari süreçlerden uzun süre haberdar olmayabilir.

    Özellikle yatırım yapılan proje, satıcı, aracı şirket veya ekspertiz raporu bugün yürütülen soruşturmalardan biriyle bağlantılıysa, ceza soruşturmasının bulunması vatandaşlık dosyasında da bir inceleme veya iptal/geri alma sürecinin başlamış olabileceğini düşündürmelidir.

    Ancak bu ihtimal ile verilmiş ve hukuken mevcut bir vatandaşlık iptal kararını birbirinden ayırmak gerekir.

    Yurt dışında yaşayan kişi bakımından yalnızca internet haberleri, sosyal medya listeleri veya eski e-Devlet erişimiyle sonuç çıkarmak yerine;

    ceza soruşturmasının bulunup bulunmadığı,

    kişinin dosyadaki sıfatı,

    vatandaşlık dosyasındaki güncel durum,

    yatırım uygunluk belgesinin durumu,

    vatandaşlık hakkında bireysel bir karar verilip verilmediği,

    kararın tebliğ edilip edilmediği

    ve Türkiye’ye giriş bakımından yakalama veya başka bir tedbir bulunup bulunmadığı birlikte kontrol edilmelidir.

    Bu kontroller özellikle Türkiye’ye uçak bileti alınmadan önce önem taşıyabilir.


    7. TÜRKİYE’YE GELİRSEM HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINIR MIYIM?

    Bunun cevabı yalnızca vatandaşlık statüsüne bakılarak verilemez.

    Kişinin hakkında ceza soruşturması bulunması halinde ayrıca yakalama, gözaltı, ifade alma talimatı, adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı veya başka bir ceza muhakemesi tedbiri olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Vatandaşlığı sona erdirilmiş bir kişinin Türkiye’ye yabancı statüsünde giriş şartları da ayrıca değerlendirilir.

    Dolayısıyla seyahat öncesinde en az üç ayrı başlık kontrol edilmelidir:

    vatandaşlık statüsü,

    ceza soruşturması ve koruma tedbirleri,

    yabancı olarak Türkiye’ye giriş şartları.

    Özellikle yurt dışında yaşayan ve ceza dosyasının durumunu bilmeyen kişinin yalnızca “Türk pasaportum elimde” düşüncesiyle seyahat planı yapması sağlıklı değildir.


    8. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDEN CEZA SORUŞTURMASINA DÖNÜŞEBİLİR?

    Çünkü mevcut soruşturmalardaki iddialar yalnızca idari şartların sağlanıp sağlanmadığıyla sınırlı değildir.

    Soruşturma makamları bazı işlemlerde hayali para hareketleri oluşturulduğunu, muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığını, taşınmaz değerlerinin gerçeğe aykırı gösterildiğini ve sahte veya gerçeğe aykırı belgelerin kullanıldığını ileri sürmektedir. (Anadolu Ajansı)

    Bir kişinin bu işlemleri bilerek gerçekleştirdiği veya bu sisteme bilerek katıldığı ileri sürülüyorsa ceza hukuku boyutu ayrıca gündeme gelebilir.


    9. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDENİYLE HANGİ SUÇLARDAN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLEBİLİR?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmalarında farklı dosyalarda şu suç tipleri gündeme gelmiştir:

    suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma; göçmen kaçakçılığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık; resmi belgede sahtecilik; özel belgede sahtecilik; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama. (Anadolu Ajansı)

    Ancak bu suçların soruşturma dosyasında bulunması her yatırımcının bunların tamamından şüpheli olduğu anlamına gelmez.

    Ceza sorumluluğu şahsidir.

    Bir yatırımcının yalnızca belirli bir projeden gayrimenkul satın almış olması ile sahte ekspertiz veya muvazaalı para hareketinin hazırlanmasına bilerek katılmış olması aynı durum değildir.

    Yatırımcı bakımından hangi somut fiilin isnat edildiğinin ayrıca belirlenmesi gerekir.


    10. MÜTEAHHİT HAKKINDA CEZA SORUŞTURMASI VARSA BEN DE ŞÜPHELİ OLUR MUYUM?

    Bu sonuç yalnızca ticari ilişkiye dayanılarak çıkarılamaz.

    Bir şirket yüzlerce yabancıya taşınmaz satmış olabilir.

    Bazı satışlarda usulsüzlük iddiası bulunurken diğer satışlarda gerçek yatırım bedelinin tamamen ödenmiş olması mümkündür.

    Nitekim 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalgada 734 yabancıya yapılan satışın incelendiği ancak 274 satış için muvazaa tespitinden söz edildiği açıklanmıştır. (Anadolu Ajansı)

    Bu veri dahi her satışın aynı şekilde değerlendirilmediğini göstermektedir.


    11. EKSPERTİZ RAPORUNU BEN HAZIRLAMADIM. YİNE DE VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

    Burada m.31 ve m.40 ayrımı tekrar önem kazanır.

    TVK m.31 bakımından yatırımcının kendi yalan beyanı veya önemli bir hususu gizlemesi önemlidir.

    Ekspertiz raporunun değerleme uzmanı tarafından hazırlanmış olması ve yatırımcının raporun hatalı olduğunu bilmemesi, yatırımcının kişisel davranışının değerlendirilmesinde önemlidir.

    Ancak m.40 yönünden idare, vatandaşlık kararının verildiği tarihte objektif yatırım şartlarının gerçekte mevcut olmadığını ileri sürebilir.

    Bu nedenle “raporu ben hazırlamadım” savunması önemli olmakla birlikte dosyanın yalnızca bu cümle üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.

    Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri de araştırılmalıdır.


    12. TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİ VATANDAŞLIĞI KURTARABİLİR Mİ?

    Dosyanın niteliğine göre son derece önemli olabilir.

    Örneğin vatandaşlığın kazanıldığı tarihte gerekli eşik 250.000 ABD doları ise ve eski ekspertiz raporu 400.000 ABD doları göstermiş ancak bugün raporun hatalı olduğu ileri sürülüyorsa, yalnızca rapordaki hata yeterli bir ekonomik analiz değildir.

    Taşınmaz yatırım tarihinde gerçekte 150.000 ABD doları mı, 280.000 ABD doları mı, 400.000 ABD doları mı değerindeydi?

    Asıl maddi sorun budur.

    Taşınmazın gerçek tarihsel değeri ilgili dönemdeki yatırım eşiğinin üzerindeyse bu durum dosyanın hukuki değerlendirmesinde önemli olabilir.

    Bu nedenle bazı dosyalarda geriye dönük bağımsız değerleme yapılması gerekebilir.


    13. GÜNÜMÜZDEKİ 400.000 DOLAR ŞARTI ESKİ VATANDAŞLIK DOSYAMA UYGULANIR MI?

    Geçmiş tarihli yatırım dosyası, yatırımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre incelenmelidir.

    Yatırım miktarı ve diğer şartlar yıllar içerisinde değişmiştir.

    Bu nedenle vatandaşlığını daha önceki dönemde 250.000 ABD doları eşiği kapsamında kazanmış bir kişinin dosyası bugünkü 400.000 ABD doları yatırım eşiğine göre değerlendirilemez.

    Yatırım tarihi, tapu tarihi, uygunluk belgesi tarihi, vatandaşlık başvuru tarihi ve vatandaşlık karar tarihi birlikte incelenmelidir.


    14. BANKADAN GERÇEKTEN PARA GÖNDERDİYSEM BU BENİ KORUR MU?

    Gerçek banka ödemesi yatırımcının dosyasındaki en önemli delillerden biri olabilir.

    Ancak tek bir dekont yeterli olmayabilir.

    Özellikle güncel soruşturmalarda para trafiğinin ekonomik gerçekliği araştırılmaktadır.

    Bu nedenle paranın yatırımcının hesabından çıkışı, Türkiye’ye transferi, satıcının hesabına ulaşması, ödeme tarihi, döviz hareketleri ve satıştan sonra paranın herhangi bir bölümünün yatırımcıya veya ilişkili kişilere geri dönüp dönmediği birlikte incelenmelidir.

    Gerçek yatırım yapan kişi ile yalnızca görünürde para transferi yapılmasına bilerek katılan kişinin hukuki durumu aynı değildir.


    15. SATIN ALMA BEDELİ SONRADAN BANA GERİ ÖDENDİYSE NE OLUR?

    Bu durum dosyanın en önemli risk alanlarından biri olabilir.

    Özellikle vatandaşlık için gerekli yatırım miktarının görünürde ödendiği ancak önceden kararlaştırılmış bir sistem kapsamında paranın önemli bir bölümünün yatırımcıya geri döndüğü iddiası bulunuyorsa işlemin gerçek ekonomik niteliği tartışılır.

    Ancak her para iadesi aynı hukuki anlama gelmez.

    İadenin tarihi, miktarı, sebebi, sözleşmesel dayanağı ve tarafları ayrıca araştırılmalıdır.

    Bu nedenle yatırımcıların banka hesap hareketlerini değiştirmeden ve eksiltmeden saklamaları önemlidir.


    16. BEN İYİ NİYETLİYDİM. BU YETERLİ Mİ?

    İyi niyet özellikle TVK m.31 bakımından son derece önemlidir.

    Yatırımcı gerekli bedeli gerçekten ödemiş, herhangi bir gizli iade almamış, resmi tapu işlemini tamamlamış, yetkili sistemde hazırlanan ekspertiz raporuna güvenmiş, uygunluk belgesini almış ve hiçbir sahte belge veya gerçeğe aykırı beyan sunmamış olabilir.

    Bu kişinin hukuki durumu bilerek muvazaalı sisteme katıldığı ileri sürülen kişiden farklıdır.

    Bununla birlikte objektif yatırım şartlarının başlangıçtan itibaren bulunmadığının ileri sürüldüğü bir dosyada TVK m.40 ayrıca incelenmelidir.


    17. UYGUNLUK BELGESİ ALMIŞ OLMAM BENİ KORUR MU?

    Uygunluk belgesi önemli bir idari belgedir.

    Yatırımcı vatandaşlık başvurusunu yalnızca kendi beyanına dayanarak sonuçlandıramaz. Gayrimenkul yatırımı resmi idari incelemelerden geçirilir ve yatırımın şartları taşıdığına ilişkin uygunluk belgesi düzenlenir.

    Bu nedenle yatırımcının Devletin kurduğu ve denetlediği sisteme güvenmiş olması hukuki güvenlik, idari istikrar ve yatırımcının iyi niyeti bakımından önem taşıyabilir.

    Ancak uygunluk belgesinin geçmişte düzenlenmiş olması daha sonra hiçbir inceleme yapılamayacağı anlamına gelmez.

    Özellikle uygunluk belgesinin iptal edilmiş olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.


    18. UYGUNLUK BELGEM İPTAL EDİLDİYSE VATANDAŞLIĞIM DA İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?

    Uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlığı kazanma kararının iptali veya geri alınması ayrı idari işlemlerdir.

    Birbirleriyle doğrudan bağlantılı olabilirler ancak hukuken aynı işlem değildirler.

    Bu nedenle dosyada hangi işlemin hangi tarihte tesis edildiği ayrı ayrı tespit edilmelidir.


    19. E-DEVLET HESABIM HALA AÇILIYOR. BU VATANDAŞLIĞIMIN DEVAM ETTİĞİNİ GÖSTERİR Mİ?

    Tek başına yeterli değildir.

    Farklı kamu sistemlerinin güncellenme zamanı, idari kararın tesis tarihi ve kişinin sisteme erişim durumu aynı olmayabilir.

    Bu nedenle e-Devlet erişiminin bulunması vatandaşlık statüsüne ilişkin tek kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır.

    Özellikle hakkında soruşturma bulunduğunu öğrenen veya yatırım yaptığı şirketin güncel operasyonlarda geçtiğini gören kişinin resmi vatandaşlık durumunu ayrıca kontrol ettirmesi gerekir.


    20. TÜRK PASAPORTUM HALA ELİMDE. VATANDAŞLIĞIM DEVAM EDİYOR MU?

    Pasaportun fiziki olarak kişinin elinde bulunması tek başına vatandaşlık statüsünü kanıtlayan nihai veri değildir.

    Özellikle yurt dışında bulunan yatırımcıların seyahat öncesinde güncel vatandaşlık statüsünü ve pasaport kayıtlarını kontrol ettirmeleri önemlidir.


    21. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE EŞİMİN VE ÇOCUKLARIMIN VATANDAŞLIĞI NE OLUR?

    TVK m.32’ye göre iptal kararı, ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar bakımından da sonuç doğurur.

    Ancak her aile ferdinin vatandaşlığı hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanılarak kazandığı ayrıca araştırılmalıdır.

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamada 1.070 kişinin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; ayrıca 55 çocuğun vatandaşlığı ana vatandaşlık kararından sonra kazandığı belirtilmiştir. (Anadolu Ajansı)

    Özellikle sonradan doğan çocuklar bakımından vatandaşlığın kazanılma sebebinin ayrıca incelenmesi gerekir.


    22. VATANDAŞLIK İPTAL EDİLİRSE EVİM DE ALINIR MI?

    Vatandaşlık statüsünün sona ermesi ile taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi aynı hukuki işlem değildir.

    TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişiler bakımından malvarlığının tasfiyesine ilişkin özel bir rejim öngörmektedir. Malların tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bunun kararda belirtilmesi gerekir. Ayrıca ilgili kişi iptal kararına karşı yargı yoluna başvurursa malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.

    Bu nedenle vatandaşlık kararının tam metni görülmeden “eviniz alınacak” veya “taşınmaza hiçbir şey olmaz” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.


    23. VATANDAŞLIK İPTALİNE KARŞI DAVA AÇILABİLİR Mİ?

    Evet.

    Vatandaşlığın iptali veya vatandaşlık kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.

    Ancak görevli mahkeme dava konusu işlemi tesis eden makama göre belirlenmelidir.

    Cumhurbaşkanı kararlarının iptali bakımından Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görev yaptığı durumlar bulunmaktadır.

    Ayrıca yatırım uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlık kararının sona erdirilmesi farklı işlemler olduğundan bazı dosyalarda birden fazla idari işlemin incelenmesi gerekebilir.


    24. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASI AÇMA SÜRESİ NE KADARDIR?

    Özel bir süre düzenlenmeyen idari uyuşmazlıklarda Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. (LEXPERA)

    Ancak somut olayda tebliğin şekli, işlemi tesis eden makam, daha önce idari başvuru yapılıp yapılmadığı ve hangi işlemin dava konusu edildiği ayrıca incelenmelidir.

    Bu nedenle özellikle vatandaşlık iptal kararı eline ulaşan kişinin süre hesabını varsayıma bırakmaması gerekir.


    25. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTENEBİLİR Mİ?

    Şartları mevcutsa istenebilir.

    Vatandaşlık statüsünün sona ermesi kişinin pasaportunu, Türkiye’ye girişini, aile hayatını, şirketlerini, banka ilişkilerini, taşınmazlarını ve diğer hukuki statülerini etkileyebilir.

    Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi hazırlanırken ortaya çıkabilecek zararların kişi özelinde somutlaştırılması önemlidir.

    Dava açılması tek başına idari işlemin uygulanmasını durdurmaz.


    26. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI OLUP OLMADIĞINI AVUKAT KONTROL EDEBİLİR Mİ?

    Evet, ancak ceza soruşturması ile vatandaşlık dosyası farklı kanallardan kontrol edilmelidir.

    Ceza soruşturmasında öncelikle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kişinin hangi dosyada ve hangi sıfatla yer aldığı, dosyanın soruşturma numarası, isnat edilen suçlar ve varsa koruma tedbirleri tespit edilmeye çalışılır.

    Vatandaşlık yönünden ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili idari kayıtlar ayrıca incelenmelidir.

    Bir dosyada bilgi bulunması diğer dosyanın durumunu tek başına ortaya koymaz.


    27. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN CEZA SORUŞTURMASI DOSYASINI İNCELEYEBİLİR Mİ?

    Bu soru özellikle yurt dışında yaşayan ve henüz konsolosluktan vekaletname düzenlememiş kişiler bakımından çok önemlidir.

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.2 uyarınca yargı organları, emniyet makamları ve diğer kamu kurumları, özel hükümler saklı olmak üzere avukatların görevleri için ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlüdür. Belge örneğinin alınması ise vekaletname ibrazına bağlanmıştır.

    Avukatlık Kanunu m.46 da avukat veya stajyerin vekaletname olmadan dava ve takip dosyalarını inceleyebileceğini, ancak vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneğinin verilmeyeceğini düzenlemektedir.

    Ceza soruşturması bakımından Türkiye Barolar Birliğinin 10 Nisan 2019 tarihli 2019/32 sayılı duyurusunda, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin kararına dayanılarak avukatın soruşturma dosyasını vekaletname, görevlendirme yazısı veya soruşturma tarafının yazılı ya da sözlü muvafakati olmadan inceleyebileceği açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)

    TBB’nin önceki 2019/23 sayılı duyurusunda da vekaletname veya UYAP kaydı bulunmayan avukatın hangi tarafla ilgili inceleme yapmak istediğini belirten imzalı dilekçe ve baro kimliğiyle başvurabileceğine ilişkin uygulama açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)

    Bu nedenle yurt dışında bulunan kişinin henüz vekaletname çıkaramamış olması ceza soruşturmasının ilk araştırmasının hiçbir şekilde yapılamayacağı anlamına gelmez.

    Ancak dosyanın içeriğinin tamamına erişim, belge örneği alınması, UYAP üzerinden sürekli erişim, kişi adına başvuru yapılması veya savunma işlemlerinin yürütülmesi bakımından vekaletname ve müdafilik ilişkisinin kurulması pratik ve hukuki açıdan ayrıca önem taşır.


    28. CEZA DOSYASINDA KISITLAMA KARARI VARSA AVUKAT HİÇBİR ŞEY GÖREMEZ Mİ?

    Hayır.

    CMK m.153 uyarınca soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği kanunda belirtilen durumlarda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim tarafından dosya inceleme yetkisinin kısıtlanmasına karar verilebilir.

    Ancak kısıtlama kararı bulunsa dahi yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlamanın dışında bırakılmıştır. (Eski Kararlar Bilgi Bankası)

    Bu ayrım vatandaşlık soruşturmalarında özellikle önemlidir.

    Çünkü bilirkişi raporları bazı dosyalarda taşınmazların değerine ve para hareketlerine ilişkin soruşturmanın temelini oluşturabilmektedir.


    29. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN VATANDAŞLIK DOSYAMI İNCELEYEBİLİR Mİ?

    Burada ceza soruşturması ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri nezdindeki idari dosyayı birbirinden ayırmak gerekir.

    Avukatlık Kanunu m.2, kamu kurumlarının kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere avukatın görev için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmasını öngörmektedir. Belge örneği alınması ise vekaletname ibrazına bağlıdır.

    Bununla birlikte vatandaşlık dosyaları kişisel veriler, güvenlik araştırmaları ve kişiye özgü idari bilgiler içerebildiğinden kurumun özel mevzuatı ve somut uygulaması ayrıca önem taşır.

    Bu nedenle vekaletname olmadan bazı bilgi ve belgelerin yerinde incelenmesi veya dosyanın varlığına ve safahatına ilişkin araştırma yapılması mümkün olabilse de kişinin bütün vatandaşlık dosyasının örneğinin teslim alınması veya kişi adına işlem yapılması için vekaletname gerekebilir.

    Özellikle vatandaşlığın sona erdirilip erdirilmediğinin resmi biçimde teyidi ve kişinin nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması bakımından vekaletname önem taşımaktadır.


    30. YURT DIŞINDAYIM. VEKALETNAME ÇIKARMADAN ÖNCE AVUKAT NEYİ KONTROL EDEBİLİR?

    İlk aşamada yapılabilecek çalışma dosyanın niteliğine göre değişir.

    Ceza soruşturması bakımından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde dosyanın tespiti ve kanunun izin verdiği ölçüde dosya incelemesi yapılabilir.

    Avukatlık Kanunu m.2 kapsamında kamu kurumlarında gerekli bilgi ve belgelerin incelenmesi talep edilebilir.

    Mevcut dava veya takip dosyaları vekaletname olmadan fiziki olarak incelenebilir.

    Kamuya açık soruşturma bilgileri, şirket ve proje bağlantıları, soruşturmanın hangi satış veya ekspertiz raporlarını kapsadığı ve kişinin işlemleriyle kamuya açıklanan vakalar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılabilir.

    Buna karşılık kişi adına resmi başvuru yapılması, belge örneği alınması, idari dava açılması, nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması veya ceza dosyasında kapsamlı müdafilik işlemleri için vekaletname gerekebilir.

    Bu nedenle özellikle yurt dışındaki yatırımcı bakımından iki aşamalı çalışma mümkündür: önce risk ve dosya tespiti, ardından gerekiyorsa vekaletnameyle tam temsil.


    31. TÜRKİYE’YE GELMEDEN İFADE İÇİN RANDEVU ALINABİLİR Mİ?

    Dosyanın durumuna göre Cumhuriyet savcılığı veya soruşturmayı yürüten kolluk birimiyle iletişim kurulması ve ifadenin planlanması mümkün olabilir.

    Ancak kişi hakkında yakalama kararı bulunuyorsa veya farklı bir koruma tedbiri uygulanmışsa durum değişir.

    Bu nedenle Türkiye’ye geliş tarihi kararlaştırılmadan önce dosyanın mevcut safahatının kontrol edilmesi önemlidir.


    32. HAKKIMDA YAKALAMA KARARI OLUP OLMADIĞINI ÖNCEDEN ÖĞRENEBİLİR MİYİM?

    Dosyanın erişilebilir kısmı ve soruşturmanın niteliği ölçüsünde araştırılabilir.

    Ancak soruşturmanın gizliliği, mevcut kısıtlama kararları ve kolluk işlemlerinin niteliği nedeniyle her bilgi her aşamada aynı şekilde erişilebilir olmayabilir.

    Bu nedenle yalnızca e-Devlet ekranından sonuç çıkarılması yerine soruşturma dosyasının avukat tarafından ayrıca araştırılması daha sağlıklıdır.


    33. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞSE AMA BANA HİÇBİR TEBLİGAT GELMEDİYSE NE OLUR?

    Öncelikle gerçekten bir karar bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

    Karar mevcutsa hangi tarihte tesis edildiği, hangi adrese ve hangi yöntemle bildirildiği, yurt dışında bulunan kişi yönünden tebligat işlemlerinin nasıl yürütüldüğü ve kişinin kararı ne zaman öğrendiği dava süresi bakımından önem taşıyabilir.

    Bu nedenle böyle bir dosyada tebligat evrakı vatandaşlık kararının kendisi kadar önemlidir.


    34. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLDİYSE AMA E-DEVLETTE TÜRK VATANDAŞI GÖRÜNÜYORSAM NE YAPMALIYIM?

    İki bilgi arasında çelişki bulunuyorsa resmi karar ve nüfus kayıtları birlikte incelenmelidir.

    Özellikle seyahat, pasaport yenileme, tapu işlemi veya Türkiye’ye giriş gibi önemli bir hukuki işlem yapılacaksa yalnızca dijital ekran görüntüsüne güvenilmemelidir.


    35. ESKİ VATANDAŞLIĞIMDAN ÇIKTIM. TÜRK VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE VATANSIZ MI KALIRIM?

    Bu ihtimal vatandaşlık iptal dosyasının yanında ayrıca kişinin önceki vatandaşlık hukukuna göre değerlendirilmelidir.

    Bazı yatırımcılar Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra önceki vatandaşlıklarından çıkmış veya önceki devlet hukukuna göre vatandaşlıklarını kaybetmiş olabilirler.

    Türk vatandaşlığı hakkında işlem tesis edildiğinde kişinin başka bir vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

    Vatansızlık ihtimalinin bulunması dosyayı hem yabancılar hukuku hem de uluslararası hukuk yönünden daha hassas hale getirebilir.


    36. VATANDAŞLIK İPTALİNDEN SONRA TÜRKİYE’DE KALABİLİR MİYİM?

    Vatandaşlık sona erdikten sonra kişinin Türkiye’de bulunmasının hukuki dayanağı ayrıca incelenir.

    Kişinin önceki vatandaşlığı, pasaportu, ikamet hakkı, aile bağları, çalışma durumu, taşınmazları ve Türkiye’deki diğer hukuki bağları önem taşır.

    Bu nedenle vatandaşlık davası ile yabancılar hukuku boyutu birlikte değerlendirilmelidir.


    37. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE MÜTEAHHİDE VEYA ARACIYA DAVA AÇABİLİR MİYİM?

    Somut olayın özelliklerine göre evet.

    Vatandaşlığa uygun bir taşınmaz satıldığı açıkça taahhüt edilmiş, yatırımcı bu beyana güvenerek ödeme yapmış ve sonradan satılan taşınmazın veya hazırlanan belgelerin vatandaşlık şartlarını taşımadığı ortaya çıkmışsa satıcı, müteahhit, aracı veya diğer sorumlulara karşı özel hukuk talepleri gündeme gelebilir.

    Vatandaşlık iptal davası ile müteahhide karşı açılabilecek tazminat, alacak veya sözleşmeden kaynaklanan dava aynı hukuki süreç değildir.


    38. VATANDAŞLIK İPTAL DOSYASINDA EN ÖNEMLİ BELGELER NELERDİR?

    Dosyanın yalnızca vatandaşlık kararından ibaret olmadığı unutulmamalıdır.

    İlk incelemede özellikle vatandaşlık kararları ve tebligatlar; Türk kimlik ve pasaport kayıtları; tapu senetleri; taşınmaz satış sözleşmeleri; ekspertiz ve değerleme raporları; yatırım uygunluk belgesi; banka dekontları; SWIFT kayıtları ve hesap ekstreleri; döviz alım ve transfer belgeleri; satıcı, müteahhit ve aracılarla yapılan yazışmalar; faturalar ve ödeme makbuzları; vatandaşlık başvuru belgeleri; eş ve çocukların vatandaşlık belgeleri; varsa polis, savcılık veya mahkemeden gelen evraklar birlikte değerlendirilmelidir.

    Yalnızca “tapu” veya yalnızca “ekspertiz raporu” üzerinden tam bir hukuki analiz yapmak çoğu dosyada yeterli değildir.


    39. HENÜZ VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMEDİ. AMA BENİM PROJEM SORUŞTURMADA. ŞİMDİDEN NE YAPMALIYIM?

    Kararın çıkmasını beklemeden delillerin korunması önemlidir.

    Yıllar önce yapılmış banka transferleri, eski hesap ekstreleri, SWIFT belgeleri, ekspertiz raporları, satış sözleşmeleri, uygunluk belgesi ve müteahhit ile yapılan yazışmalar daha sonra temin edilmesi zor belgelere dönüşebilir.

    Özellikle gerçek yatırım yaptığını düşünen kişinin kendi dosyasını şimdiden oluşturması ileride önemli zaman kazandırabilir.

    Gerekirse taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerine ilişkin teknik inceleme de dava açılmadan önce başlatılabilir.


    40. SOSYAL MEDYADA İSİM LİSTESİ GÖRDÜM. LİSTEDE ADIM VAR. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?

    Kamuya açık sosyal medya listeleri tek başına hukuki durumun ispatı değildir.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 1.070 kişilik grup bakımından kamuoyuna yayımlanmış resmi bir isim listesi bulunmamaktadır. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    Bu nedenle sosyal medya paylaşımı yerine kişinin kendi resmi vatandaşlık ve soruşturma dosyasının araştırılması gerekir.


    41. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINI KAZANABİLİR MİYİM?

    Dosya görülmeden bu soruya güvenilir bir sonuç cevabı verilmesi mümkün değildir.

    Ancak dosyalar arasında çok önemli farklılıklar bulunmaktadır.

    Yatırım bedelini gerçekten kendi parasından ödemiş, bedelin hiçbir bölümünü geri almamış, taşınmazı gerçek bir satışla edinmiş, yatırım tarihinde taşınmazın gerçek değeri gerekli eşiği karşılayan, resmi ekspertiz sistemine güvenmiş, uygunluk belgesi almış, sahte belge sunmamış ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış yatırımcı ile soruşturma makamlarının tarif ettiği muvazaalı işlem sistemine bilerek katıldığı ileri sürülen kişinin hukuki durumu aynı değildir.

    Bu nedenle savunmanın amacı yalnızca genel bir “iyi niyet” iddiası ileri sürmek değil; yatırımcının kendi satışını, kendi para hareketini, kendi taşınmazını ve kendi davranışlarını belgelemektir.


    42. VATANDAŞLIK DOSYAMIZI NASIL İNCELİYORUZ?

    Vatandaşlık iptali dosyalarında tek bir belgeye bakarak değerlendirme yapılması yeterli değildir.

    İlk olarak vatandaşlığın hangi tarih ve hangi yatırım yöntemiyle kazanıldığı tespit edilir.

    Daha sonra yatırım tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat belirlenir.

    Tapu, satış sözleşmesi, ekspertiz, uygunluk belgesi ve vatandaşlık başvuru belgeleri incelenir.

    Banka hareketlerinin kaynağından satıcı hesabına kadar gerçek para akışı çıkarılır.

    Varsa satış sonrasında yatırımcıya doğrudan veya dolaylı para dönüşü olup olmadığı araştırılır.

    Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri gerektiğinde yeniden değerlendirilir.

    Müteahhit, satıcı, ekspertiz şirketi veya aracı hakkında ceza soruşturması bulunuyorsa yatırımcının o soruşturmadaki konumu ayrıca belirlenir.

    Yatırımcının kendisi hakkında soruşturma bulunuyorsa isnat edilen suç ve deliller incelenir.

    Vatandaşlık dosyasında yatırım uygunluk belgesinin veya vatandaşlık kararının durumu tespit edilir.

    Bir iptal veya geri alma kararı mevcutsa hukuki dayanak, işlem tarihi, tebligat ve dava süresi kontrol edilir.

    Yurt dışında bulunan kişi bakımından ayrıca Türkiye’ye girişte ortaya çıkabilecek ceza muhakemesi ve yabancılar hukuku riskleri değerlendirilir.

    Bu çalışma tamamlanmadan vatandaşlığın korunma ihtimali veya izlenecek dava stratejisi hakkında sağlıklı bir hukuki görüş oluşturmak güçtür.


    ÖNEMLİ: CEZA SORUŞTURMASI İLE VATANDAŞLIK DOSYASINI BİRLİKTE İNCELEMEK GEREKEBİLİR

    2026 yılında ortaya çıkan dosyalar artık yalnızca klasik bir vatandaşlık hukuku uyuşmazlığı olarak değerlendirilmemelidir.

    Özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen güncel soruşturmalarda bilirkişi raporları, MASAK analizleri, banka hareketleri, tapu kayıtları, ekspertiz raporları ve şirket bağlantıları birlikte değerlendirilmektedir. (Anadolu Ajansı)

    Bu nedenle bazı yatırımcılar bakımından aynı anda iki ayrı soru cevaplandırılmalıdır:

    Birincisi, Türk vatandaşlığı hukuken devam ediyor mu ve idari dosyada hangi işlem yapılmıştır?

    İkincisi, kişi ceza soruşturmasında yalnızca işlemi incelenen yatırımcı mı, bilgi sahibi mi, mağdur mu yoksa şüpheli mi?

    Bu iki soru birbirinin yerine geçmez.


    YURT DIŞINDA YAŞAYAN YATIRIMCILAR İÇİN ÖZEL UYARI

    Yurt dışında yaşayan ve yıllardır Türkiye’ye gelmeyen kişiler bakımından risk değerlendirmesi daha da önemlidir.

    Kişi herhangi bir tebligat görmemiş olabilir.

    Eski Türk telefon numarasını kullanmıyor olabilir.

    Eski adresi artık geçerli olmayabilir.

    Müteahhit veya aracı şirketle yıllardır iletişim kurmamış olabilir.

    Hakkındaki ceza soruşturmasını bilmiyor olabilir.

    Vatandaşlık dosyasının yeniden incelemeye alındığından haberi olmayabilir.

    Bu durumda Türkiye’ye seyahat etmeden önce yalnızca vatandaşlık statüsünün değil, ceza soruşturmasının da kontrol edilmesi yararlı olabilir.

    Özellikle güncel soruşturmalarda adı geçen proje veya şirketlerden gayrimenkul satın almış kişilerin kendi bireysel işlemlerinin soruşturmayla bağlantılı olup olmadığını araştırması önem taşımaktadır.


    TD HUKUK VE DANIŞMANLIK – VATANDAŞLIK İPTALİ VE CEZA SORUŞTURMASI DOSYA İNCELEMESİ

    TD Hukuk ve Danışmanlık olarak yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması, yatırım uygunluk belgesinin iptali, sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz iddiaları, muvazaalı satış ve para hareketleri, yatırımcı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve Türkiye’ye giriş riskleri dahil bağlantılı süreçleri birlikte değerlendiriyoruz.

    Özellikle yurt dışında bulunan kişiler bakımından, imkan bulunan dosyalarda ilk aşamada mevcut soruşturmanın ve hukuki durumun tespitine yönelik inceleme yapılarak hangi belgelerin veya vekalet işlemlerinin gerekli olduğu belirlenebilir.

    Dosyanızla ilgili değerlendirme talebinde bulunurken vatandaşlığın kazanıldığı yıl, yatırım yapılan proje veya şirket, taşınmaz bilgileri, vatandaşlık kararına ilişkin mevcut belgeler, ekspertiz raporu ve banka ödeme kayıtlarının gönderilmesi incelemeyi kolaylaştıracaktır.

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    TD Hukuk ve Danışmanlık

    Ofis: +90 212 299 44 22
    WhatsApp / Mobil: +90 507 475 44 22
    E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
    Web: dolgun.av.tr

    Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, Kat: 5, No: 206, Yeşilköy Mah., Atatürk Cad., Bakırköy / İstanbul, Türkiye

    ÖNCEKİ ÇALIŞMALARIMIZ

    19 Eylül 2026 – “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.”

    Bu çalışmada TVK m.31 ile m.40 ayrımı, iyi niyetli yatırımcı, geçmiş tarihli değerleme, idari istikrar, hukuki güvenlik ve Danıştay içtihatları ayrıntılı olarak incelenmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    26 Eylül 2026 – “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026.”

    Bu çalışmada 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalga soruşturması, 263 yatırımcı, 807 aile ferdi, 274 muvazaalı olduğu ileri sürülen satış, ekspertiz ve para hareketleri ayrı olarak değerlendirilmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)

    HUKUKİ BİLGİLENDİRME

    Bu çalışma 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık resmi açıklamalar, yürürlükteki mevzuat, erişilebilir yargı kararları ve güncel soruşturma haberleri esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

    Ceza soruşturmalarına ilişkin “sahte ekspertiz”, “muvazaalı işlem”, “usulsüz vatandaşlık”, “örgüt”, “dolandırıcılık”, “sahtecilik” ve benzeri ifadeler soruşturma makamlarının kamuoyuna yansıyan iddia ve değerlendirmelerini ifade etmektedir.

    Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesi, gözaltı veya tutuklama kararı verilmesi kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir.

    Bir şirket veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması bulunması o şirket veya kişiyle işlem yapan bütün yatırımcıların aynı hukuki durumda bulunduğu anlamına gelmez.

    Aynı şekilde yatırımcının ceza soruşturmasında şüpheli olmaması vatandaşlık için aranan objektif hukuki şartların mutlaka gerçekleşmiş olduğunu tek başına göstermez.

    Her vatandaşlık dosyası yatırım tarihi, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, taşınmazın gerçek değeri, ödeme hareketleri, yatırımcının kişisel davranışları, uygunluk belgesi, vatandaşlık dosyası, ceza soruşturması ve tesis edilen bireysel idari işlem birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.

    Bu metin belirli bir kişi veya uyuşmazlık bakımından sonuç garantisi veya kişiye özel hukuki mütalaa niteliğinde değildir.