Etiket: idari işlemin iptali davası

  • Sınır Dışı (Deport) Kararlarında “Gidilecek Ülke” Belirsizliği: İdare Mahkemesi Azlık Oyu İncelemesi & Örnek Dilekçe Bölümü

    Sınır Dışı (Deport) Kararlarında “Gidilecek Ülke” Belirsizliği: İdare Mahkemesi Azlık Oyu İncelemesi & Örnek Dilekçe Bölümü

    Yabancılar hukuku alanında idare tarafından tesis edilen sınır dışı etme (deport) kararlarında, matbu ve genel ifadelerin kullanılması uygulamada ciddi hak ihlallerine zemin hazırlamaktadır. İstanbul 17. İdare Mahkemesi’nin incelediğimiz yakın tarihli bir kararında, vize muafiyet süresini ihlal eden yabancı uyruklu bir davacı hakkında tesis edilen sınır dışı etme işlemi iptal davasına konu edilmiştir.  

    Mahkeme çoğunluğu, vize ihlali sebebiyle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 54/1-e maddesi uyarınca tesis edilen idari işlemi hukuka uygun bularak davayı reddetmiştir. Ancak karara şerh düşülen kapsamlı azlık oyu, sınır dışı kararlarındaki yapısal bir eksikliği ve Anayasal hak ihlali riskini açıkça ortaya koymaktadır.  

    Kararı indirin.:

    Sınır Dışı Edilecek Ülkenin Belirtilmemesi Sorunu

    İptali istenen idari işlemde, yabancının “menşe ülkesine, gidebileceği güvenli üçüncü bir ülkeye veya transit gideceği ülkeye sınır dışı edilmesine” karar verilmiş, fakat fiilen hangi ülkeye gönderileceği kararda açıkça yazılmamıştır.  

    Azlık oyuna göre, bu belirsizlik işlemin hukuki denetimini imkansız kılmaktadır:

    Yargısal Denetimin Engellenmesi: Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre davacının gönderileceği yer açık olarak belirlenmediği için, hedef ülkenin Kanun’da aranan şartları taşıyıp taşımadığının irdelenmesi ve hukuki denetim yapılması mümkün değildir.  

    • Geri Gönderme Yasağı (Madde 4 ve 55): Yabancının sınır dışı edileceği ülke belli olmadan, o ülkede işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye maruz kalıp kalmayacağı değerlendirilemez. İdarenin, bu riskleri barındıran YUKK 4. ve 55. maddeleri kapsamında gerekli incelemeyi yaptığını ispatlaması gerekmektedir.  

    • Anayasa Mahkemesi (AYM) İçtihadı: Karardaki muhalefet şerhinde, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun emsal nitelikteki Hooman Hosseinpour (Başvuru No: 2021/47168) kararına atıf yapılmıştır. Bu karara göre; yabancının nereye gönderileceğinin kararda yer almaması durumunda, iddialar yargı mercilerince denetlenemeyeceği için yabancının herhangi bir ülkeye gönderilmesi ihtimali, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlali anlamına gelmektedir.  

    • Anayasa Madde 125 İhlali: Gönderilecek ülkenin belirlenmeyerek kişinin fiili olarak sınır dışına gönderilmesi işleminin yargı denetimi dışında bırakılması, hem hukuki güvenlik ilkesine hem de Anayasa’nın 125. maddesinde güvence altına alınan “idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine açık olduğu” kuralına açıkça aykırıdır.  

    Av. Murat Can Dolğun’un Değerlendirmesi

    İdare mahkemesi kararındaki bu azlık oyu, sınır dışı kararlarına karşı yürütülecek hukuki süreçlerde idarenin matbu işlemlerine karşı ileri sürülebilecek en güçlü argümanlardan birini özetlemektedir. Gidilecek ülkenin belirsiz bırakılması, salt bir şekil eksikliği değil, doğrudan adil yargılanma hakkını, yaşam hakkını ve idari işlemlerin denetlenebilirliği ilkesini zedeleyen esasa müessir bir hukuka aykırılık halidir.

    DİLEKÇENİZE EKLEYEBİLECEĞİNİZ BÖLÜM TASLAĞI

    İlgili azlık oyundaki hukuki gerekçeleri temel alarak, sınır dışı etme kararlarının iptali talebiyle idare mahkemesine sunulacak bir dava dilekçesinde kullanılabilecek örnek taslak bölüm aşağıdadır:  

    DAVA KONUSU İŞLEMDE “SINIR DIŞI EDİLECEK ÜLKENİN” BELİRTİLMEMESİ AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR VE YARGI DENETİMİNİ İMKANSIZ KILMAKTADIR

    1. Müvekkil hakkında tesis edilen dava konusu sınır dışı etme işleminde, müvekkilin “menşe ülkesine, gidebileceği güvenli üçüncü bir ülkeye veya transit gideceği ülkeye sınır dışı edilmesine” karar verildiği belirtilmiş formül ifadeler kullanılmış, ancak müvekkilin fiilen hangi ülkeye sınır dışı edileceği açıkça gösterilmemiştir.  

    2. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre müvekkilin sınır dışı edileceği yerin açık olarak belirlenmemesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 4. ve 55. maddeleri kapsamında hukuken geçerli bir değerlendirme yapılmadığını ortaya koymaktadır. Müvekkilin gönderileceği ülke tespit edilmeden; söz konusu ülkenin şartlarının YUKK kapsamında aranan kriterleri taşıyıp taşımadığının, müvekkilin iddialarının ve o ülkede risk altında olup olmadığının idarece incelenmesi ve Sayın Mahkemenizce hukuki denetiminin yapılması fiilen ve hukuken imkansızdır.  

    3. Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 29.09.2022 tarihli ve 2021/47168 Başvuru Numaralı Hooman Hosseinpour Kararı emsal niteliğindedir. Yüksek Mahkeme anılan kararında;  

    • 6458 sayılı Kanun’un 52. maddesinin, yabancının gönderileceği ülke tespit edilmeden sınır dışı kararı alınabileceği şeklinde yorumlanamayacağını hüküm altına almıştır.  

    • Yabancının nereye sınır dışı edileceğinin kararda yer almaması halinde, o ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalıp kalmayacağının yargı mercilerince değerlendirilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir.  

    • Hedef ülke belirlenmeksizin alınan kararlarla yabancının herhangi bir ülkeye gönderilebilecek olmasının, yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlali anlamına geldiği vurgulanmıştır.  

    4. Müvekkilin gönderileceği ülkenin işlemde açıkça belirtilmemesi, kötü muamele iddialarına ilişkin YUKK 4. ve 55. madde kapsamındaki inceleme yükümlülüğünün idarece yerine getirilmediğinin kanıtıdır. Güvenli üçüncü ülkenin belirlenmemiş olması, idarenin fiili uygulamasını yargı denetimi dışına çıkarmakta olup; bu durum hukuki güvenlik ilkesine ve Anayasa’nın 125. maddesinde güvence altına alınan “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” amir hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir.  

    Açıklanan nedenlerle, Anayasal güvenceleri ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerdeki geri gönderme yasağını ihlal eden, yargısal denetimi imkansız kılan matbu dava konusu işlemin iptali gerekmektedir.

  • Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    Hukuki Bilgi Notu: İzinsiz Yabancı İşçi Çalıştırmada Rücu Edilecek Masraflar ve 2026 Yılı Cezai Yaptırımları

    23 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “İzinsiz Çalıştığı İçin Haklarında Sınır Dışı Etme Kararı Alınan Yabancıların Çeşitli Masraflarının İşverenlerinden Tahsili Hakkında Yönetmelik“, öngörülen altı aylık sürenin dolmasıyla birlikte 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girmiştir.

    Bu bilgi notunda, işveren ve işveren vekillerinin karşı karşıya olduğu güncel mali riskler ve 2026 yılı için belirlenen idari para cezaları ile rücu edilecek masraf kalemleri hukuki bir perspektifle ele alınmıştır.

    1. İşverenin Mali Sorumluluğunun Kapsamı

    Yönetmelik uyarınca, çalışma izni olmaksızın çalıştırıldığı tespit edilen ve sınır dışı (deport) kararı alınan yabancıların, kamu bütçesinden karşılanan aşağıdaki masrafları işverenden tahsil edilecektir:

    • Geri Dönüş (Seyahat) Masrafları: Yabancının ve varsa eşi ile çocuklarının ülkelerine dönüş bilet bedelleri.

    • Sağlık Giderleri: Sınır dışı süreci tamamlanana kadar yapılan acil ve zorunlu sağlık harcamaları.

    Konaklama (Barınma) Maliyetleri: Yabancının Geri Gönderme Merkezlerinde idari gözetim altında tutulduğu süreye ilişkin barınma giderleri.

    • Hukuki Not: İşverenin konaklama masrafı sorumluluğu en fazla 3 ay ile sınırlandırılmıştır.

    2. 2026 Yılı Güncel Miktarları ve Cezalar

    2026 yılı itibarıyla, izinsiz yabancı çalıştırma fiiline uygulanan idari para cezaları yeniden değerleme oranında artırılmıştır. İşverenler, aşağıda belirtilen cezaların yanı sıra, yukarıda sayılan operasyonel masrafları (uçak bileti, konaklama vb.) ayrıca ödemek zorundadır.

    A. İdari Para Cezaları (2026 Tarifesi)

    Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında uygulanan güncel cezalar şöyledir:

    • İzinsiz Yabancı Çalıştıran İşveren: Her bir yabancı işçi için 102.503 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımlı): Yabancının şahsına 40.977 TL.

    • İzinsiz Çalışan Yabancı (Bağımsız): Kendi namına çalışan yabancıya 82.010 TL.

    Bildirim Yükümlülüğüne Aykırılık: Bildirimleri süresinde yapmayan işveren veya bağımsız çalışana 6.805 TL.

    B. Konaklama ve Barınma Maliyeti

    Yönetmeliğin 7/5 maddesi uyarınca; Geri Gönderme Merkezlerinde barındırmanın günlük maliyeti, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından her mali yılbaşında maktu bir tutar olarak belirlenir.

    • Bu tutar, idari para cezası gibi sabit bir tarife olarak Resmî Gazete’de ilan edilmez; ancak idarenin iç genelgeleriyle belirlenir ve işverene gönderilecek ödeme emrinde (tebligatta) günlük birim maliyet üzerinden hesaplanarak bildirilir.

    3. Tahsilat Süreci ve Hukuki Prosedür

    Sürecin işleyişi idari ve icrai olmak üzere iki aşamalıdır:

    1. İdari Tebligat: İl Göç İdaresi Müdürlüğü, hesaplanan toplam masrafı (uçak bileti + konaklama bedeli + sağlık gideri) işverene tebliğ eder. İşverenin bu borcu ödemesi için 1 ay süresi vardır.

    2. Cebri İcra (Amme Alacağı): Bir aylık süre içinde ödeme yapılmazsa dosya Vergi Dairesi’ne devredilir. Alacak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, gecikme zammı ile birlikte ve gerekirse haciz yoluyla tahsil edilir.

    Hukuki Değerlendirme ve Tavsiye

    2026 yılı itibarıyla tek bir kaçak yabancı işçi çalıştırmanın maliyeti; 102.503 TL idari para cezasına ek olarak, kişi başı ortalama uçak bileti maliyetleri ve potansiyel 3 aylık barınma giderleri ile birlikte 200.000 TL bandını aşabilecek bir risk oluşturmaktadır.

    Hukuki Destek ve Risk Yönetimi

    2026 yılı itibarıyla ağırlaşan bu mali tabloda, işletmenizin sürdürülebilirliği için insan kaynakları süreçlerinizin hukuki denetimi (audit) hayati önem taşımaktadır. Özellikle “İşveren Vekili” sıfatını taşıyan yöneticilerin şahsi sorumlulukları da göz önüne alındığında, yabancı personel çalıştırma süreçlerinin mevzuata tam uyumlu yürütülmesi gerekmektedir.

    TD Hukuk Bürosu olarak; çalışma izinlerinin alınması, muafiyet süreçlerinin yönetimi ve olası idari para cezalarına karşı itiraz süreçlerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.

    Av. Murat Can Dolğun

    Dolgun Hukuk ve Danışmanlık

    📍 İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, Bakırköy