Etiket: Türk Vatandaşlığı Kanunu 40

  • 2026 Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Şartlar ve Riskler

    2026 Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Şartlar ve Riskler

    DOLĞUN AKADEMİ | TÜRK VATANDAŞLIĞI HUKUKU | 2026

    2026’DA TÜRKİYE’DE YATIRIM YOLUYLA VATANDAŞLIK DEVAM EDİYOR MU? YENİ YATIRIMCILAR İÇİN ŞARTLAR, HUKUKİ GÜVENCELER VE İPTAL RİSKLERİ

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun
    Yayın: TD Hukuk ve Danışmanlık – Dolğun Akademi
    Güncelleme: 22 Ekim 2026


    ÖZET

    Türkiye’de yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılması 2026 yılı itibarıyla devam etmektedir. Bununla birlikte 2025 ve 2026 yıllarında geçmiş vatandaşlık dosyaları hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve idari incelemeler, yabancı yatırımcılar bakımından önemli soruları gündeme getirmiştir.

    Türkiye’de 400.000 ABD doları tutarında gayrimenkul satın almak halen Türk vatandaşlığı kazanılmasına imkan sağlamakta mıdır? Bankaya 500.000 ABD doları yatırılması yeterli midir? Tapu müdürlüğünden alınan uygunluk belgesi vatandaşlığın kazanılacağını garanti eder mi? Gayrimenkul değerleme raporunun sonradan hatalı bulunması halinde yatırımcı hangi hukuki risklerle karşılaşabilir?

    Bu soruların cevaplandırılabilmesi için 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, 2644 sayılı Tapu Kanunu ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel düzenlemeleri birlikte incelenmelidir.

    Yatırım yoluyla vatandaşlık, ekonomik yatırım gerçekleştiren herkesin vatandaşlığı kendiliğinden kazandığı bir sistem değildir. Kanunda belirlenen yatırım şartlarının gerçekleşmesi, ilgili idarenin uygunluk tespiti, vatandaşlık başvurusunun incelenmesi ve yetkili makam tarafından olumlu karar verilmesi gerekmektedir.

    Bu çalışmada 2026 yılında yürürlükte bulunan yatırım seçenekleri, taşınmaz ediniminde 400.000 ABD doları koşulu, 500.000 ABD doları tutarındaki alternatif yatırımlar, Tutar Tespit Belgesi, döviz alım belgesi, yabancı yatırımcıların yapması gereken ön incelemeler, üç yıllık taahhütler, aile bireylerinin durumu ve vatandaşlık kararının ileride iptal edilmesi veya geri alınması ihtimali ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.

    Çalışmanın temel yaklaşımı, vatandaşlık başvurusunun yalnızca idari belgelerin tamamlanmasından ibaret görülmemesi gerektiğidir. Yatırım öncesinde kurulacak hukuki güvence mekanizmaları, yatırım sonrasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyici olabilir.

    İÇİNDEKİLER

    1. 2026 yılında yatırım yoluyla vatandaşlık devam ediyor mu?
    2. Yatırım vatandaşlığının hukuki dayanağı
    3. 2026 yılı yatırım türleri ve parasal sınırlar
    4. 400.000 dolarlık gayrimenkul yatırımının şartları
    5. Hangi taşınmazlarla vatandaşlık kazanılamaz?
    6. Satıcı ve taşınmaz geçmişinin araştırılması
    7. Gayrimenkul değerinin belirlenmesi ve TTB
    8. Gerçek ödeme, banka kayıtları ve döviz alım belgesi
    9. Birden fazla gayrimenkul ile vatandaşlık
    10. Satış vaadi sözleşmesinin hukuki sonuçları
    11. Üç yıllık satmama taahhüdü
    12. 500.000 dolarlık diğer yatırım seçenekleri
    13. Yatırım öncesi hukuki ve teknik inceleme
    14. Başvuru süreci ve yetkili kurumlar
    15. Yatırımcının eşi ve çocuklarının vatandaşlığı
    16. Vekaletname ve yurt dışından işlemler
    17. Vatandaşlık kararı kesin olarak garanti edilebilir mi?
    18. Yeni yatırımcılar açısından iptal ve geri alma riski
    19. Yatırımcıyı koruyacak sözleşmesel güvenceler
    20. Başvurunun reddedilmesi ve hukuki başvuru yolları
    21. Sıkça sorulan sorular
    22. Sonuç ve hukuki değerlendirme

    I. 2026 YILINDA TÜRKİYE’DE YATIRIM YOLUYLA VATANDAŞLIK DEVAM EDİYOR MU?

    Evet. Türkiye’de yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılması 2026 yılı itibarıyla hukuken mümkündür.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi çerçevesinde, belirlenen yatırım koşullarını yerine getiren yabancıların istisnai olarak Türk vatandaşlığına alınabilmeleri mümkündür.

    Bu hukuki imkanın devam ettiği, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin güncel açıklamalarından anlaşılmaktadır.

    Ancak 2025 ve 2026 yıllarında geçmiş yatırım dosyalarına yönelik gerçekleştirilen incelemeler nedeniyle, yatırım yoluyla vatandaşlığın tamamen sona erdirildiği yönünde yanlış bir algı ortaya çıkabilmektedir.

    Öncelikle iki farklı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının hukuken kazanılabilmesi ve geçmişte vatandaşlık kazanan belirli kişilerin işlemlerinin sonradan denetlenmesi.

    İdari makamların geçmişte düzenlenen bazı ekspertiz raporlarını yeniden incelemesi, belirli taşınmaz satışlarının muvazaalı olduğu iddiasıyla soruşturulması veya bazı kişilerin vatandaşlık kararlarını iptal etmesi, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılmasına ilişkin hukuki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı anlamına gelmemektedir.

    Diğer taraftan sistemin yürürlükte bulunması, her yatırımın veya her vatandaşlık başvurusunun olumlu sonuçlanacağı anlamına da gelmez.

    Bu nedenle 2026 yılında yatırım yapmak isteyen yabancıların yalnızca parasal sınırları değil, taşınmazın veya diğer yatırım aracının mevzuata uygunluğunu, para hareketlerinin gerçekliğini, işlem belgelerinin doğruluğunu ve vatandaşlık başvurusu bakımından olası idari engelleri de araştırmaları gerekir.

    II. YATIRIM YOLUYLA TÜRK VATANDAŞLIĞININ HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?

    Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılması, ayrı ve bağımsız bir vatandaşlık türü değil, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında istisnai olarak vatandaşlığın kazanılması yollarından biridir.

    Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının ilgili hükümleri, ulusal güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunmamak şartıyla belirli yabancıların Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilmesine imkan tanımaktadır.

    Yatırım şartlarının ayrıntıları ise Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinde düzenlenmiştir.

    Burada önemli olan, taşınmazı satan inşaat şirketinin, emlak danışmanının veya vatandaşlık başvurusu için hizmet sunan herhangi bir özel hukuk kişisinin vatandaşlık verme yetkisinin bulunmamasıdır.

    Bir müteahhit yalnızca taşınmaz satabilir. Bir banka mevduat hesabı açabilir. Bir aracı kuruluş yatırım işlemini gerçekleştirebilir. Avukat ise ilgili hukuki süreçte temsil ve danışmanlık hizmeti sunabilir.

    Ancak Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin nihai karar devletin yetkili makamları tarafından verilir.

    Dolayısıyla taşınmaz satış sözleşmelerinde veya danışmanlık tekliflerinde yer alan “kesin vatandaşlık”, “garantili pasaport” veya benzeri ifadeler, devletin karar yetkisini ortadan kaldırmaz.

    III. 2026 YILINDA TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMAK İÇİN NE KADAR YATIRIM YAPILMALIDIR?

    2026 yılında yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılmasına ilişkin birden fazla hukuki seçenek bulunmaktadır.

    Yatırım türü Asgari tutar Temel koşul
    Taşınmaz satın alma 400.000 USD 3 yıl satmama
    Sabit sermaye yatırımı 500.000 USD Yetkili Bakanlık tespiti
    Banka mevduatı 500.000 USD 3 yıl tutma
    Devlet borçlanma araçları 500.000 USD 3 yıl tutma
    Gayrimenkul veya girişim sermayesi yatırım fonu 500.000 USD 3 yıl elde tutma
    Bireysel emeklilik sistemi 500.000 USD 3 yıl sistemde kalma
    İstihdam oluşturma 50 kişi Yetkili Bakanlık tespiti

    Bu seçeneklerin tamamı aynı idari süreçlere tabi değildir. Yatırımın türüne göre uygunluk tespitini gerçekleştiren kurum değişmektedir.

    Örneğin banka mevduatı bakımından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, yatırım fonları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu, sabit sermaye yatırımı bakımından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, taşınmaz yatırımlarında ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün ilgili süreçleri önem taşır.

    Ayrıca burada belirtilen tutarlar, kanunda ve yönetmelikte öngörülen asgari yatırım koşullarıdır. Tapu harçları, vergiler, değerleme giderleri, tercüme, noterlik, başvuru masrafları ve hukuki hizmet bedelleri bu tutarlarla aynı kavram değildir.

    Önemli bir hukuki hatırlatma olarak, her yatırım türünde gerçekleşen döviz işlemleri ve Türk Lirasına dönüşüm kuralları ilgili özel düzenlemeye göre incelenmelidir. Bir yatırım türüne ilişkin ödeme şartlarının diğer yatırım türüne doğrudan uygulanması doğru değildir.

    IV. 400.000 ABD DOLARI DEĞERİNDE GAYRİMENKUL SATIN ALMAK YETERLİ MİDİR?

    2026 yılında taşınmaz yatırımı üzerinden Türk vatandaşlığına başvurulabilmesi için ilgili mevzuata uygun taşınmaz veya taşınmazların en az 400.000 ABD doları değerinde olması gerekmektedir.

    Ancak yalnızca satış sözleşmesinde 400.000 ABD doları yazılması, vatandaşlık için gerekli hukuki şartların tamamlandığını göstermez.

    İlgili taşınmazın yabancı tarafından hukuken edinilebilir olması, vatandaşlık yatırımına elverişli nitelikte bulunması, ödemelerin mevzuata uygun biçimde gerçekleştirilmesi, değerleme ve tutar tespiti koşullarının sağlanması ve gerekli tapu işlemlerinin tamamlanması gerekir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasında, resmi senette bildirilen bedel, banka üzerinden gerçekleştirilen ödemeler ve vatandaşlığa esas tutar tespiti arasında uyum bulunması önemlidir.

    Örneğin bir dairenin satış sözleşmesinde 450.000 ABD doları bedel öngörülmüş ancak vatandaşlığa esas Tutar Tespit Belgesinde kabul edilebilir yatırım tutarı 360.000 ABD doları olarak belirlenmişse, yalnızca sözleşmedeki rakamla yatırım koşulunun gerçekleştiği kabul edilmemelidir.

    Benzer biçimde Tutar Tespit Belgesinde 450.000 ABD doları değer görünmesine rağmen mevzuatta aranan ödeme belgelerinde daha düşük tutar bulunması da sorun oluşturabilir.

    Bu nedenle yatırımcı, parayı göndermeden önce taşınmazın hukuki uygunluğunu ve resmi tutar tespitini kontrol etmelidir.

    V. 2026 YILINDA HANGİ GAYRİMENKULLER VATANDAŞLIK YATIRIMINA KONU EDİLEMEZ?

    Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinebilmesi ile edinilen her taşınmazın vatandaşlık yatırımına konu edilebilmesi farklı hukuki meselelerdir.

    12 Aralık 2023 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeler sonrasında tarımsal vasıflı taşınmazlar ile üzerinde yapı bulunmayan arsa vasıflı taşınmazlar vatandaşlık yatırımına konu edilememektedir.

    Güncel sistemde kat mülkiyeti veya kat irtifakı bulunan bağımsız bölümler ya da ilgili mevzuatın aradığı yapı koşullarını sağlayan taşınmazlar önem taşımaktadır.

    Bu nedenle İstanbul’da, Antalya’da, Ankara’da veya Türkiye’nin başka bir ilinde yalnızca yüksek değerli bir arsa satın alınması, o taşınmazın vatandaşlık için kullanılabileceği anlamına gelmez.

    Ayrıca vatandaşlık yatırımına konu edilen taşınmazın önceki mülkiyet durumu, satıcının niteliği ve taşınmazın geçmişte vatandaşlık işlemine konu olup olmadığı da önem taşıyabilir.

    Yabancıların taşınmaz edinimi açısından Tapu Kanunu’nun 35. maddesi ve ilgili sınırlamalar da kontrol edilmelidir. Her yabancı devlet vatandaşının Türkiye’de aynı taşınmaz edinme imkanına sahip olduğu varsayılmamalıdır.

    Özellikle taşınmazın niteliği, bulunduğu bölge ve yatırımcının uyruğu bakımından tapu müdürlüğünden resmi uygunluk kontrolü yapılmalıdır.

    VI. TAŞINMAZIN VE SATICININ GEÇMİŞİ NEDEN ARAŞTIRILMALIDIR?

    Yeni yatırımcının yapması gereken en önemli işlemlerden biri, gayrimenkulün yalnızca mevcut tapu kaydını değil, geçmiş mülkiyet hareketlerini de incelemektir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün açıklamalarında, belirli geçmiş devirler ve özellikle yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığı kazanmış kişilerle bağlantılı işlemler bakımından sınırlamalar bulunduğu görülmektedir.

    Örneğin taşınmazın daha önce vatandaşlık yatırımı amacıyla kullanılmış olması veya istisnai vatandaşlık kazanan kişiden belirli süre içerisinde Türk vatandaşı ya da şirkete devredilmiş bulunması, yeni yatırımcı açısından inceleme gerektiren bir durum olabilir.

    Bu nedenle yeni yatırımcı, satıcının bugün Türk vatandaşı görünmesine veya bir Türk şirketi olmasına dayanarak taşınmazın bütün vatandaşlık koşullarını sağladığını varsaymamalıdır.

    Özellikle taşınmazın son üç yıllık devir geçmişi ve işlem zinciri ile vatandaşlık yatırımına elverişliliği, yürürlükteki genelge ve kılavuz hükümleri doğrultusunda incelenmelidir.

    Tapu kaydında ipotek, haciz, ihtiyati tedbir, satış vaadi, intifa hakkı, dava şerhi veya başka takyidatların bulunması da ayrı hukuki riskler doğurabilir.

    Burada amaç yalnızca vatandaşlık başvurusunu korumak değil, yatırımcının taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını ve ekonomik menfaatini de güvence altına almaktır.

    VII. 2026 YILINDA EKSPERTİZ RAPORU VE TUTAR TESPİT BELGESİ NASIL DÜZENLENİR?

    Taşınmaz yatırımıyla vatandaşlık kazanılması bakımından 2026 yılında dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri Tutar Tespit Belgesi uygulamasıdır.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2024/2 ve 2024/4 sayılı genelgeleri çerçevesinde, vatandaşlık amacıyla kullanılacak taşınmazın değerleme süreci ilgili elektronik sistemler üzerinden yürütülmektedir.

    Gayrimenkul değerleme raporuna dayanan Taşınmaz Edinimi Suretiyle Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi, kısaca TTB olarak adlandırılmaktadır.

    TTB, vatandaşlık yatırımında dikkate alınabilecek taşınmaz tutarının belirlenmesi bakımından önemli bir belgedir.

    Güncel uygulamada değerleme talebi WebTapu ve TADEBİS sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Değerleme raporu, ilgili düzenlemelerde öngörülen yetkili değerleme kuruluşlarınca hazırlanmaktadır.

    TTB’nin yalnızca satıcı tarafından gönderilen imzasız bir PDF belgesiyle veya gayrimenkul danışmanının kendi hazırladığı fiyatlandırma çalışmasıyla ikame edilmesi mümkün değildir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün açıklamalarına göre TTB’nin düzenlenme tarihinden itibaren on iki aylık geçerlilik süresi bulunmaktadır. Ancak başvuruya ve tamamlanan işleme ilişkin özel durumların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

    Yatırımcı açısından esas mesele, satın alma işlemi yapılmadan önce mevzuat kapsamında kabul edilebilecek taşınmaz yatırım tutarının doğrulanmasıdır.

    Özellikle 400.000 ABD doları sınırına çok yakın değerlerde gerçekleştirilen yatırımlarda, resmi değerleme sonuçları ile satış bedeli arasındaki olası farkların ileride ciddi sorunlara neden olabileceği unutulmamalıdır.

    VIII. GERÇEK BANKA TRANSFERLERİ VE DÖVİZ ALIM BELGESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

    Türk vatandaşlığına esas gayrimenkul yatırımlarında ödeme sürecinin mevzuata uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

    Taşınmaz satış bedelinin banka aracılığıyla ödenmesi, ödemenin kaynağı ile alıcısı arasında açık bağlantı bulunması ve ilgili döviz işlemlerinin usulüne uygun biçimde yapılması önem taşımaktadır.

    Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimlerinde döviz alım belgesine ilişkin yükümlülükler bulunmaktadır. Bu çerçevede ilgili döviz tutarının bir banka aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına satılması ve bunun belgelendirilmesi söz konusudur.

    Döviz alım belgesi, yatırılan paranın kaynağına veya taşınmazın gerçek piyasa değerine ilişkin bütün tartışmaları tek başına sona erdirmez.

    Örneğin yatırımcı 400.000 ABD dolarını satıcıya göndermiş olabilir. Ancak bu tutarın bir bölümü satıştan sonra çeşitli yöntemlerle yatırımcıya geri aktarılmışsa, işlemde muvazaa iddiaları gündeme gelebilir.

    Diğer taraftan yatırımcının gerçek ödeme yapmış olması, taşınmazın resmi değerlemesinin hukuken gerekli yatırım sınırına ulaştığını tek başına göstermez.

    Bu nedenle yatırımcının hukuki dosyasında para transfer dekontları, SWIFT kayıtları, banka hesap hareketleri, döviz alım belgesi, satış sözleşmesi ve tapu işlemleri arasında tutarlı bir bağlantı kurulmalıdır.

    Yatırımcının parayı şahsen göndermesi, üçüncü kişi tarafından ödeme yapılması, şirket hesabının kullanılması veya farklı para birimleri üzerinden ödeme gerçekleştirilmesi gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

    Özellikle bir emlak şirketinin veya aracının, banka sisteminde gerçek karşılığı bulunmayan ödeme belgeleri hazırlamayı teklif etmesi ciddi hukuki risk işareti olarak değerlendirilmelidir.

    IX. BİRDEN FAZLA DAİRE SATIN ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANILABİLİR Mİ?

    Türk vatandaşlığının taşınmaz yatırımı yoluyla kazanılabilmesi için gerekli tutarın tek bir bağımsız bölüm üzerinden sağlanması zorunlu değildir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel açıklamalarına göre, mevzuata uygun birden fazla taşınmazın toplam yatırım değeri üzerinden vatandaşlık başvurusu yapılması mümkündür.

    Örneğin 220.000 ABD doları ve 210.000 ABD doları tutarında, vatandaşlık yatırımına elverişli iki bağımsız bölümün satın alınması söz konusu olabilir. Ancak satış bedellerinin toplamının 430.000 ABD doları olması tek başına yeterli değildir.

    Her iki taşınmazın mevzuata uygunluğu, yatırım tutarlarının resmi olarak tespiti, gerçek ödemelerin gerçekleştirilmesi ve gerekli taahhütlerin yerine getirilmesi gerekir.

    Taşınmazların farklı tarihlerde edinilmesi de belirli koşullarda mümkün olabilir. Bununla birlikte her işlem, edinim tarihinde uygulanan mevzuat ve birleştirme koşulları bakımından ayrıca incelenmelidir.

    Burada özellikle paylı mülkiyet ile birden fazla bağımsız bölümün tam mülkiyetinin edinilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

    1 Şubat 2023 tarihinden sonra paylı olarak edinilen taşınmazların vatandaşlık yatırımına konu edilmesi bakımından sınırlamalar getirilmiştir. Bu nedenle yalnızca bir dairenin yarı hissesinin satın alınması, hissenin ekonomik değeri yüksek olsa bile vatandaşlık şartını sağlamayabilir.

    X. NOTERDE YAPILAN GAYRİMENKUL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ VATANDAŞLIK İÇİN YETERLİ MİDİR?

    Türk vatandaşlığının yatırım yoluyla kazanılmasına ilişkin mevzuat, belirli koşullarla taşınmaz satış vaadi sözleşmesi üzerinden işlem yapılmasına da imkan tanımaktadır.

    Ancak sıradan bir ön protokol, emlak rezervasyon sözleşmesi veya satıcıyla imzalanmış basit yazılı anlaşma, vatandaşlığa esas satış vaadi işleminin yerine geçmez.

    Mevzuatın aradığı resmi şekil koşulları, peşin ödeme, taşınmazın hukuki niteliği ve tapu siciline gerekli şerhin konulması önemlidir.

    Özellikle inşaat halindeki projelerde, yatırımcıya gelecekte tamamlanacağı vaat edilen bağımsız bölümün hukuki statüsü önceden araştırılmalıdır.

    Kat irtifakı, bağımsız bölüm bilgileri, projenin ruhsat durumu, müteahhidin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisi ve sözleşmenin tapuya şerh edilebilirliği hukuki incelemenin konusu olmalıdır.

    Henüz tapuda uygun şekilde tanımlanmamış veya vatandaşlık yatırımına elverişli niteliği bulunmayan bir taşınmaz için yüksek tutarlı ön ödeme yapılması, yatırımcı bakımından telafisi güç zararlar doğurabilir.

    Bu nedenle özellikle inşaat projelerinde ödeme takvimi ve vatandaşlık için gerekli belge koşulları arasında sözleşmesel bağlantı kurulması önemlidir.

    XI. ÜÇ YILLIK SATMAMA TAAHHÜDÜNÜN HUKUKİ NİTELİĞİ

    Taşınmaz edinimi yoluyla Türk vatandaşlığına başvurulabilmesi için yatırımın ilgili mevzuatta öngörülen süreyle korunması gerekmektedir.

    Bu kapsamda tapu siciline taşınmazın üç yıl satılmayacağına ilişkin beyan veya ilgili işlem türü bakımından gerekli şerh konulmaktadır.

    Üç yıllık yükümlülüğün ne zaman başladığı, taşınmazın hangi tarihte edinildiği ve taahhüdün tapu kayıtlarına hangi tarihte işlendiği gibi hususlar somut dosyadaki işlem türüne göre değerlendirilmelidir.

    Yatırımcının Türk vatandaşlığı kazanır kazanmaz taşınmazı herhangi bir koşula bağlı olmaksızın satabileceği düşüncesi doğru değildir.

    Üç yıllık taahhüt süresi tamamlanmadan gerçekleştirilen satış veya taahhüde aykırı işlemler, yatırım koşullarının ihlal edilmesi nedeniyle vatandaşlık dosyasında ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.

    Diğer taraftan üç yıllık süre tamamlandıktan sonra taşınmazın satılması, yatırımcının vatandaşlığının her durumda sona ereceği anlamına gelmez. Süresinde ve hukuka uygun biçimde gerçekleştirilmiş bir yatırımın sonradan elden çıkarılması ile baştan itibaren hukuki şartları taşımayan yatırım birbirinden ayrılmalıdır.

    Ancak üç yıllık sürenin dolması, vatandaşlık kararının hileli veya mevzuata aykırı işlemlerle kazanıldığına yönelik hukuki iddiaların artık hiçbir şekilde araştırılamayacağı anlamına da gelmez.

    XII. 500.000 ABD DOLARIYLA BANKA MEVDUATI VE DİĞER YATIRIMLAR ÜZERİNDEN VATANDAŞLIK

    2026 yılında gayrimenkul satın almak istemeyen yabancıların değerlendirebileceği başka yatırım seçenekleri de bulunmaktadır.

    A. Banka mevduatı

    Mevzuatta öngörülen asgari 500.000 ABD doları veya karşılığı uygun tutardaki mevduatın Türkiye’de faaliyet gösteren bankalarda üç yıl tutulması şartıyla vatandaşlık için yatırım uygunluğu tespiti yapılabilmektedir.

    Bu yatırım türünde ilgili bankanın gerçekleştirdiği işlemler ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygunluk tespiti önemlidir.

    Bankanın hesap açmayı kabul etmesi ile BDDK tarafından yatırım koşullarının sağlandığının tespit edilmesi farklı aşamalardır.

    Ayrıca üç yıllık taahhüt, hesap üzerindeki blokaj veya diğer yükümlülükler ve uygulanacak döviz işlemleri yatırım öncesinde yazılı olarak açıklığa kavuşturulmalıdır.

    B. Gayrimenkul yatırım fonu ve girişim sermayesi yatırım fonu

    En az 500.000 ABD doları veya karşılığı döviz tutarında gayrimenkul yatırım fonu ya da girişim sermayesi yatırım fonu katılma payının en az üç yıl elde tutulması şartıyla yatırım yoluyla vatandaşlığa başvurulması mümkündür.

    Bu yatırım türünde Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemeleri ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki kayıt ve blokaj işlemleri önem taşır.

    SPK uygulamasında yatırımın asgari tutarı, döviz satış işlemleri, fon katılma paylarının yatırımcı adına kayıtlı bulunması ve elde tutma şartı ayrıca denetlenmektedir.

    Bu nedenle yatırımcının yalnızca fon satın almış olması veya aracı kurumdan hesap ekstresi alması yeterli olmayabilir.

    Özellikle fonun yatırım politikası, likiditesi, değer kaybı ihtimali, yönetim giderleri ve yatırımın üç yıllık süre boyunca korunması gerekliliği önceden değerlendirilmelidir.

    Fonun piyasa değerinin değişmesiyle yatırımcının kendi iradesiyle yatırım tutarını azaltması aynı hukuki durum değildir. Bu ayrım SPK uygulamasında önem taşımaktadır.

    C. Devlet borçlanma araçları

    En az 500.000 ABD doları veya karşılığı uygun tutardaki devlet borçlanma araçlarının mevzuatta öngörülen koşullarla satın alınması ve üç yıl elde tutulması yoluyla vatandaşlık başvurusuna imkan bulunmaktadır.

    Bu yöntemde yatırımın niteliği, borçlanma aracının uygunluğu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili tespiti önemlidir.

    D. Sabit sermaye yatırımı

    En az 500.000 ABD doları tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirilmesi halinde, ilgili yatırımın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca mevzuata uygun bulunduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.

    Yatırımcı tarafından bir şirket kurulması veya şirket hesabına para gönderilmesi, her durumda sabit sermaye yatırımı şartının gerçekleştiği anlamına gelmez.

    Yatırımın niteliği, finansal kayıtlar, ilgili varlıkların edinimi ve yetkili Bakanlık tarafından yapılan inceleme belirleyicidir.

    E. İstihdam oluşturma

    En az 50 kişilik istihdam oluşturulması, mevzuatta belirtilen şartlarla istisnai vatandaşlık başvurusuna imkan sağlayan bir diğer yatırım türüdür.

    Burada yalnızca 50 kişiyle sözleşme imzalanması değil, istihdamın ilgili mevzuat ve resmi kayıtlar çerçevesinde yetkili makam tarafından uygun bulunması gerekmektedir.

    F. Bireysel emeklilik sistemi

    En az 500.000 ABD doları veya karşılığı uygun döviz tutarının, mevzuatta belirtilen fonlarda değerlendirilmesi ve üç yıl sistemde kalınması koşuluyla bireysel emeklilik sistemi üzerinden de vatandaşlık yatırımı yapılması mümkündür.

    Bu yatırım türünde Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görev ve yetkileri önem taşımaktadır.

    Sonuç olarak alternatif yatırım yöntemleri, gayrimenkul yatırımından farklı ekonomik ve hukuki riskler içermektedir. Hangi yöntemin tercih edileceği yalnızca yatırım eşiğiyle değil, yatırımcının finansal hedefleri, risk kabulü ve hukuki şartlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

    XIII. YATIRIM ÖNCESİNDE HANGİ HUKUKİ KONTROLLER YAPILMALIDIR?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurusunda bulunan kişiler bakımından en etkili hukuki koruma, yatırım gerçekleştirilmeden önce yapılan kapsamlı incelemedir.

    Özellikle taşınmaz yatırımında satış sözleşmesinin imzalanmasından veya ödeme yapılmasından önce taşınmazın ve satıcının hukuki durumu araştırılmalıdır.

    Bu inceleme yalnızca tapu senedinin örneğini almakla sınırlı kalmamalıdır.

    Öncelikle taşınmazın gerçek maliki, tapudaki hukuki niteliği, takyidatları, geçmiş satış işlemleri, belediye ve imar kayıtları, ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve fiili durumu araştırılmalıdır.

    İnşaat şirketinden doğrudan satın alımlarda şirketin ticaret sicili kayıtları, temsile yetkili kişileri ve satışı gerçekleştirme yetkisi incelenmelidir.

    Taşınmazın projesi henüz tamamlanmamışsa tamamlanma takvimi, teslim yükümlülüğü, sözleşmeye aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar ve olası iflas ya da konkordato riskleri göz önünde bulundurulmalıdır.

    Yatırımcı açısından bağımsız hukuki inceleme, satıcı veya pazarlama şirketi tarafından sağlanan bilgilerden ayrı yürütülmelidir.

    Çünkü satıcının taşınmazın satışından elde edeceği ekonomik menfaat ile yatırımcının vatandaşlık şartlarının sağlanmasına yönelik hukuki menfaati her durumda örtüşmeyebilir.

    XIV. 2026 YILINDA VATANDAŞLIK BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

    Yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığı başvurusu birden fazla idari aşamadan oluşmaktadır.

    Öncelikle seçilen yatırım türünün ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerekir.

    Ardından yatırımın şartlara uygun olduğunu gösteren tespit veya uygunluk belgesinin ilgili kamu kurumundan alınması gündeme gelir.

    Taşınmaz yatırımında güncel uygulamada Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün sistemi üzerinden yürütülen değerleme, satış, taahhüt ve Taşınmaz Yatırımı Tespit Belgesi işlemleri önem taşır.

    Yatırım uygunluğunun tespitinden sonra 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 31. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında kısa dönem ikamet izni süreci değerlendirilir.

    Bu işlemlerin ardından vatandaşlık dosyası için ilgili nüfus ve vatandaşlık birimine başvurulmaktadır.

    Başvuru sahibinin pasaportu, kimlik bilgileri, medeni hali, aile bağları ve ilgili resmi belgelerin gerekli usulde hazırlanması önemlidir.

    Başvurunun incelenmesinde milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından değerlendirmeler de yapılır. Nihai vatandaşlık kararı yetkili makam tarafından verilir.

    Bu nedenle yatırımın gerçekleştirilmesiyle vatandaşlığın kazanılması aynı tarihli işlemler değildir.

    Yatırımcılar işlem sürecinin belirli ve kesin bir sürede sonuçlanacağını varsaymamalıdır. Resmi kurumlar tarafından istenecek ek belgeler, incelemeler veya başka idari işlemler başvuru takvimini etkileyebilir.

    XV. YATIRIMCININ EŞİ VE ÇOCUKLARI DA TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANABİLİR Mİ?

    Yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığının kazanılması, mevzuatta öngörülen koşullarla yatırımcının belirli aile bireylerini de kapsayabilmektedir.

    Bu kapsamda yatırımcının yabancı eşi ile ergin olmayan veya ilgili hükümlerin kapsamına giren bağımlı yabancı çocuklarının vatandaşlık durumunun değerlendirilmesi mümkündür.

    Ancak aile bireylerinin tamamının her koşulda aynı hukuki statüye sahip olduğu varsayılmamalıdır.

    Özellikle çocukların yaşı, başvuru ve karar tarihleri, velayet durumu, aile bağları ve başvuruya ilişkin resmi belgeler önem taşır.

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün açıklamalarına göre, anne veya babasına bağlı olarak vatandaşlık başvurusu devam ederken ergin hale gelen çocukların vatandaşlık durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekebilmektedir.

    Bu nedenle başvuru tarihinde 17 yaşında olan bir çocuğun, vatandaşlık işlemleri tamamlanmadan 18 yaşını doldurması halinde doğabilecek hukuki sonuçlar baştan incelenmelidir.

    Benzer biçimde evlilik, boşanma, çocukların sonradan doğması veya yabancı resmi belgelerdeki kimlik bilgilerinin farklı olması da özel değerlendirme gerektirebilir.

    Yatırımcının ailesi bakımından doğru başvuru planı hazırlanması, yalnızca işlemlerin hızını değil, ileride ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların önlenmesini de etkileyebilir.

    XVI. YATIRIMCI TÜRKİYE’YE GELMEDEN VATANDAŞLIK İŞLEMLERİNİ YAPABİLİR Mİ?

    Yatırımcıların önemli bir bölümü Türkiye dışında ikamet etmektedir. Bu nedenle işlemlerin vekaletname aracılığıyla yürütülüp yürütülemeyeceği sıkça sorulmaktadır.

    Türk hukukunda yabancı bir kişinin belirli taşınmaz işlemlerini veya hukuki başvuruları usulüne uygun vekaletnameyle temsilcisi aracılığıyla gerçekleştirebilmesi mümkündür.

    Bununla birlikte taşınmazın satın alınması, yatırım belgelerinin hazırlanması, ikamet izni başvurusu ve vatandaşlık işlemleri birbirinden ayrı usullere tabidir.

    Özellikle biyometrik veri veya parmak izi alınması gereken aşamalarda kişinin bizzat bulunması gerekebilir.

    Yurt dışında düzenlenen vekaletnameler bakımından belgenin düzenlendiği ülke, apostil veya konsolosluk tasdiki, Türkçe tercüme ve özel yetki hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

    Bir vekaletnamenin yalnızca genel hukuki temsil yetkisi içermesi, belirli tapu veya vatandaşlık işlemleri bakımından yeterli olmayabilir.

    Bu nedenle yatırımcı adına işlem yapacak temsilcinin yetkileri, taşınmaz edinimi ve ilgili idari işlemler öncesinde doğrulanmalıdır.

    XVII. 400.000 DOLARLIK YATIRIMI YAPAN KİŞİ KESİN OLARAK TÜRK VATANDAŞI OLUR MU?

    Hayır. Yatırım koşullarının yerine getirilmesi, Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararın mutlaka olumlu olacağı anlamına gelmez.

    5901 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki istisnai vatandaşlık sistemi, ilgili koşulları taşıyan yabancıların yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanabilmesine imkan tanımaktadır.

    Bu nedenle yatırımcının uygunluk belgesi alması ile vatandaşlık kararının verilmesi birbirinden farklı aşamalardır.

    Örneğin yatırımcı 400.000 ABD doları değerinde taşınmaz satın almış, bütün ödeme belgelerini sunmuş ve taşınmaz yatırımı tespit belgesini almış olabilir.

    Ancak vatandaşlık dosyasına ilişkin güvenlik ve kamu düzeni incelemeleri sırasında ayrıca değerlendirilmesi gereken hususlar ortaya çıkabilir.

    Bu durumda yalnızca yatırım belgelerinin tamamlanmış olması, vatandaşlık başvurusunun mutlak şekilde kabul edilmesini sağlamaz.

    Vatandaşlık kararı konusunda özel şirketler, danışmanlar veya avukatlar tarafından kesin sonuç garantisi verilmesi hukuken isabetli değildir.

    Hukuki danışmanlığın görevi, başvurunun mevzuata uygun hazırlanmasını sağlamak, mevcut riskleri önceden tespit etmek ve ortaya çıkan uyuşmazlıklarda başvuru sahibinin haklarını korumaktır.

    XVIII. 2025 VE 2026 SORUŞTURMALARI YENİ YATIRIMCILAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

    Türkiye’de 2025 ve 2026 yıllarında yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlıklara ilişkin yürütülen idari incelemeler ve ceza soruşturmaları, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen bazı gayrimenkul satışlarının ve vatandaşlık başvurularının yeniden değerlendirilmesine neden olmuştur.

    Özellikle ekspertiz raporlarında gerçeğe aykırı değerler gösterildiği, satış bedellerinin fiilen ödenmediği veya banka üzerinden gerçekleştirilen para transferlerinin muvazaalı olduğu yönündeki iddialar önem kazanmıştır.

    Ancak bu soruşturmaların varlığından hareketle bütün gayrimenkul yatırımlarının hukuka aykırı olduğu veya yeni yatırımcıların vatandaşlık kazanamayacağı sonucu çıkarılamaz.

    Yeni yatırımcı açısından bu gelişmelerin asıl önemi, geçmişte ortaya çıkan sorunların hangi işlem aşamalarında meydana geldiğinin anlaşılmasıdır.

    Değerleme raporu, gerçek ödeme, tapu işlemi ve uygunluk belgesi arasındaki bağlantı ne kadar sağlam kurulursa yatırımcının hukuki konumu da o ölçüde açık hale gelir.

    21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan soruşturmalara ilişkin ayrıntılı incelememiz için 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci başlıklı önceki yazımıza başvurulabilir.

    Özellikle yeni yatırımcıların, geçmiş soruşturmalarda adı geçen bir şirketin projesinden taşınmaz satın almayı düşündüklerinde, bu durumun yatırımın hukuki uygunluğuna etkisini ayrıca incelemeleri gerekir.

    Bir şirket hakkında soruşturma bulunması tek başına o şirketin bütün taşınmazlarının vatandaşlık yatırımına elverişsiz olduğunu göstermediği gibi, satıcının soruşturma geçirmemiş olması da işlemde hukuki risk bulunmadığının garantisi değildir.

    XIX. YENİ YATIRIMCININ VATANDAŞLIĞI SONRADAN İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?

    Türk vatandaşlığının kazanılmış olması, vatandaşlık kararının ileride hukuki denetime tabi tutulamayacağı anlamına gelmez.

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesi, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda verilen vatandaşlık kararının iptalini düzenlemektedir.

    Kanunun 40. maddesi ise vatandaşlığın kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınmasına ilişkindir.

    Bu iki hukuki kurumun birbirinden ayrılması gerekir.

    Örneğin yabancı yatırımcının gerçekten para ödemesine rağmen satıcının ekspertiz raporunu usulsüz biçimde düzenlettirdiğinin tespit edilmesi halinde, yatırımcının bu usulsüzlüğü bilip bilmediği ve gerçek taşınmaz değerinin yatırım şartını karşılayıp karşılamadığı ayrı meselelerdir.

    Bir başka durumda yatırımcı hiçbir şekilde sahte belge hazırlamamış olabilir. Ancak taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri kanuni yatırım eşiğinin altında bulunuyorsa vatandaşlık kararının hukuki şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca tartışılabilir.

    Bu nedenle yeni yatırımcının korunması yalnızca herhangi bir usulsüzlüğe bilerek katılmamasına bağlı değildir. Yatırımın objektif olarak mevzuata uygun bulunması da önemlidir.

    Bu konuda ayrıntılı hukuki değerlendirmelerimize Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması başlıklı çalışmamızdan ulaşılabilir.

    XX. YATIRIMCIYI KORUMAK İÇİN SÖZLEŞMEYE HANGİ GÜVENCELER KONULMALIDIR?

    Yabancı yatırımcı bakımından satış sözleşmesi, yalnızca taşınmazın bedelini ve teslim tarihini belirleyen bir belge olmamalıdır.

    Özellikle vatandaşlık amacıyla gerçekleştirilen yatırımda, tarafların vatandaşlık yatırımına ilişkin beklentileri ve sorumlulukları açık biçimde düzenlenmelidir.

    Örneğin satıcının, taşınmazın hukuki niteliklerini ve kendisinin bildiği yatırım uygunluğuna etki edebilecek hususları doğru açıklama yükümlülüğü sözleşmede yer alabilir.

    Taşınmazın belirtilen değerde olmaması, gerekli belgelere erişilememesi, satışın gerçekleştirilememesi veya satıcının taahhüt ettiği koşulları sağlamaması gibi durumlarda uygulanacak sözleşmesel sonuçlar belirlenebilir.

    Özellikle taşınmaz yatırımına esas resmi değerleme henüz tamamlanmamışsa, ödeme yükümlülüğünün belirli ön koşullara bağlanması değerlendirilebilir.

    Satış bedelinin tamamının önceden ve herhangi bir güvence alınmadan gönderilmesi yerine, tarafların menfaatleri ve mevzuatın ödeme koşullarıyla uyumlu güvenli bir işlem planı hazırlanmalıdır.

    Ancak özel sözleşmelerle satıcının veya aracının vatandaşlık kararının mutlaka olumlu sonuçlanacağını garanti etmesi, bu kararın devlet tarafından verildiği gerçeğini değiştirmez.

    Sözleşme, kamu makamlarının yerine geçerek vatandaşlık hakkı tesis edemez. Buna karşılık satıcının gerçeğe aykırı beyanı, sözleşmeye aykırılığı veya diğer hukuka aykırı davranışlarından doğabilecek özel hukuk sorumluluğunu düzenleyebilir.

    Bu nedenle yatırım sözleşmesinde vatandaşlık kararı üzerinde bulunmayan bir kontrol yetkisi vaat edilmesi ile satıcının kendi yükümlülüklerinin güvence altına alınması birbirinden ayrılmalıdır.

    XXI. VATANDAŞLIK BAŞVURUSUNUN REDDEDİLMESİ HALİNDE NE YAPILABİLİR?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunun reddedilmesi halinde öncelikle kararın hukuki niteliği ve hangi gerekçeye dayandığı tespit edilmelidir.

    Örneğin yatırım uygunluk belgesinin düzenlenmemesi veya reddedilmesi ile vatandaşlık başvurusuna ilişkin nihai olumsuz karar farklı idari işlemler olabilir.

    Bu işlemler bakımından yetkili makam, başvuru usulü, dava süresi ve görevli mahkeme ayrı değerlendirilmelidir.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında, özel düzenlemelerde farklı süre bulunmayan idari davalarda genel dava açma süresi 60 gündür. Ancak sürenin başlangıcı ve hangi işleme karşı hangi yargı yolunun uygulanacağı somut olayda incelenmelidir.

    Yatırımcının taşınmaz için ödediği bedeli geri istemesi, satış sözleşmesinden doğan haklarını kullanması veya satıcıya karşı tazminat talebinde bulunması da idari vatandaşlık başvurusundan farklı bir hukuki uyuşmazlık oluşturabilir.

    Bu sebeple vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi halinde tek bir standart dava yolunun her uyuşmazlık için yeterli olduğu düşünülmemelidir.

    XXII. 2026 YILINDA YATIRIM YOLUYLA VATANDAŞLIK HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

    1. Türkiye yatırım yoluyla vatandaşlık programını kapattı mı?

    Hayır. 22 Ekim 2026 itibarıyla incelenen resmi mevzuat ve kamu kurumlarının güncel açıklamaları, yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığı imkanının devam ettiğini göstermektedir.

    2. 400.000 dolar yatıran herkes Türk vatandaşı olabilir mi?

    Hayır. Yatırımın türü ve hukuki uygunluğu, ilgili resmi belgeler ve vatandaşlık başvurusuna ilişkin diğer koşulların değerlendirilmesi gerekir. Nihai karar yetkili makam tarafından verilir.

    3. Türkiye’den sadece boş arsa satın alarak vatandaşlık kazanılabilir mi?

    2026 yılında yapısız arsa veya tarımsal vasıflı taşınmaz edinimi, taşınmaz yatırımı yoluyla vatandaşlık bakımından uygun değildir. Taşınmazın tapu niteliği ve ilgili yapı koşulları ayrıca incelenmelidir.

    4. 200.000 dolarlık iki daire satın almak yeterli olur mu?

    Mevzuata uygun birden fazla bağımsız bölümün toplam yatırım tutarı üzerinden başvuru yapılması mümkündür. Ancak her iki taşınmazın değerlemesi, ödemesi ve vatandaşlık yatırımına elverişliliği ayrıca kontrol edilmelidir.

    5. Taşınmazı üç yıl sonra satabilir miyim?

    Üç yıllık taahhüdün gereği gibi yerine getirilmiş olması halinde, ilgili tapu kayıtları ve işlem türü bakımından gerekli prosedürler tamamlanarak satış değerlendirilebilir. Ancak bu durum başlangıçtaki yatırım işleminin hukuka uygunluğuna ilişkin denetimi tümüyle ortadan kaldırmaz.

    6. Bankaya 500.000 dolar yatırırsam vatandaşlık kesinleşir mi?

    Hayır. Mevduat yatırımı ve ilgili uygunluk tespiti, vatandaşlık başvurusunun yatırım koşullarıyla ilgili bölümünü oluşturur. Nihai vatandaşlık kararı ayrıca verilir.

    7. Yatırımın tamamını Türkiye’ye gelmeden gerçekleştirebilir miyim?

    Belirli yatırım ve temsil işlemleri vekaletnameyle gerçekleştirilebilir. Ancak ikamet ve vatandaşlık başvurularında bizzat bulunmayı gerektiren aşamalar veya biyometrik işlemler söz konusu olabilir.

    8. Vatandaşlık başvurusu kaç ayda tamamlanır?

    Başvurunun bütün aşamaları için her dosyada geçerli kesin bir sonuçlanma süresi verilmesi doğru değildir. Yatırım türü, belge incelemeleri, güvenlik araştırmaları ve idari işlemler süreyi etkileyebilir.

    9. Eşim ve çocuklarım da vatandaşlık kazanabilir mi?

    Mevzuatta öngörülen aile bireyleri bakımından başvuru imkanı bulunabilir. Ancak eşin ve çocukların hukuki durumu, yaşları, aile bağları ve ilgili diğer koşullar ayrıca incelenmelidir.

    10. 2026 soruşturmaları nedeniyle yeni yatırımcıların vatandaşlığı ileride iptal edilir mi?

    Yalnızca geçmişte soruşturmalar yürütülmüş olması yeni yatırımcının vatandaşlığının ileride iptal edileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte vatandaşlık kazanma şartlarının gerçekleşmemesi veya TVK m.31 kapsamında hukuken önemli davranışların bulunması halinde ilgili kararın iptali veya geri alınması gündeme gelebilir.

    11. Ekspertiz şirketinin raporuna güvenmek yeterli midir?

    Resmi değerleme ve Tutar Tespit Belgesi süreci önemlidir. Ancak yatırımcı bakımından taşınmazın gerçek hukuki ve ekonomik durumunun bağımsız biçimde araştırılması da yararlı olabilir.

    12. Vatandaşlık başvurum reddedilirse paramı devletten geri alabilir miyim?

    Vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi, taşınmaz için özel hukuk kişisine ödenen bedelin devlet tarafından doğrudan iade edilmesini gerektirmez. Para iadesi veya tazminat talepleri bakımından sözleşme, işlemin hukuki niteliği ve sorumluluk koşulları ayrı değerlendirilmelidir.

    XXIII. SONUÇ: YATIRIM YOLUYLA VATANDAŞLIKTA ÖNCELİK HUKUKİ GÜVENLİK OLMALIDIR

    Türkiye’de yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığı kazanılması 2026 yılı itibarıyla hukuken mümkündür. Gayrimenkul edinimi, banka mevduatı, sabit sermaye yatırımı, yatırım fonları, devlet borçlanma araçları, bireysel emeklilik ve istihdam oluşturma gibi seçenekler ilgili mevzuat kapsamında uygulanmaktadır.

    Ancak vatandaşlık başvurusunun hukuka uygunluğu yalnızca yatırımın parasal büyüklüğüyle değerlendirilemez.

    Özellikle gayrimenkul yatırımı bakımından taşınmazın hukuki niteliği, gerçek piyasa değeri, geçmiş mülkiyet durumu, ödeme kayıtları, döviz işlemleri, Tutar Tespit Belgesi ve üç yıllık taahhüt birlikte incelenmelidir.

    2025 ve 2026 yıllarında geçmiş vatandaşlık işlemlerine ilişkin yürütülen incelemeler, yeni yatırımcıların yalnızca vatandaşlık kazanma aşamasına odaklanmasının yeterli olmadığını göstermektedir.

    Yatırımcı açısından önemli olan, vatandaşlık kararının verildiği tarihte bütün hukuki şartların gerçekten mevcut bulunduğunun ve gerçekleştirilen işlemlerin sonradan da somut belgelerle ortaya konulabilmesidir.

    Bu nedenle yatırımcının hukuki güvenliği, yalnızca yatırım sürecinde düzenlenen uygunluk belgesine veya satış şirketinin taahhütlerine dayandırılmamalıdır.

    Yatırım öncesinde taşınmazın veya diğer yatırım aracının hukuki ve ekonomik analizi yapılmalı, ödeme ve değerleme süreçleri denetlenmeli, sözleşmesel riskler değerlendirilmeli ve vatandaşlığa ilişkin idari sürecin koşulları açık biçimde anlaşılmalıdır.

    Özellikle Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. ve 40. maddelerinde düzenlenen iptal ve geri alma kurumlarının varlığı, yatırımın başlangıç aşamasında gerçekleştirilecek hukuki incelemelerin önemini artırmaktadır.

    Sonuç olarak 2026 yılında Türkiye’de yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancılar açısından temel mesele yalnızca gerekli tutarda yatırım yapmak değil, hukuken geçerli, gerçek, denetlenebilir ve resmi kayıtlarla ispatlanabilir bir yatırım gerçekleştirmektir.

    Türk vatandaşlığının kazanılması devletin kamu hukuku alanındaki yetkisine bağlıdır. Bununla birlikte yatırımcının mülkiyet hakkının, ekonomik menfaatlerinin ve başvuru sürecindeki hukuki güvenliğinin korunması, yatırımın en başından itibaren dikkate alınması gereken ayrı ve önemli bir konudur.


    MEVZUAT, RESMİ KAYNAKLAR VE AKADEMİK KAYNAKLAR

    1. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, özellikle m.12, m.31 ve m.40.
    Türk Vatandaşlığı Kanunu – Resmi Metin

    2. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, özellikle m.20.

    3. 2644 sayılı Tapu Kanunu, özellikle m.35 ve m.36.

    4. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, özellikle m.31/1-j.

    5. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 09.12.2024 tarihli ve 2024/4 sayılı Genelge; vatandaşlık amacıyla taşınmaz edinimine ilişkin işlemler ve uygulama kılavuzu.
    TKGM – Vatandaşlık Kazanımı

    6. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 2024/2 sayılı Genelge; yabancıların taşınmaz edinimlerinde ve ilgili işlemlerde kullanılacak değerleme raporları.

    7. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Vatandaşlık Hizmetleri Sıkça Sorulan Sorular.
    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

    8. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Gayrimenkul ve Vatandaşlık Edinimi – Yatırım Rehberi.
    Invest in Türkiye

    9. Sermaye Piyasası Kurulu, Yabancıların Yatırım Yapmak Suretiyle İstisnai Türk Vatandaşlığı Kazanımı.
    Sermaye Piyasası Kurulu

    10. Özgür, Çiçek, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741–779.
    Akademik Makale – DOI

    11. Dülger, Ahmet, “Taşınmaz Satın Alınmasıyla Türk Vatandaşlığının İstisnai Yoldan Kazanılmasında Değerleme Raporu ve Uygunluk Belgesi Alınması”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.16, S.1, 2025, s.167–180.
    Akademik Makale – DOI


    ÖNCEKİ VATANDAŞLIK HUKUKU ÇALIŞMALARIMIZ

    19 Eylül 2026: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.

    26 Eylül 2026: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026.

    28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri.

    4. Çalışmamız: Gerçek Yatırım Yapan Yabancının Türk Vatandaşlığı İptal Edilebilir mi? Ekspertiz, Banka Kayıtları, Delil Tespiti ve Yargısal Koruma.


    YAZAR VE HUKUKİ İLETİŞİM BİLGİLERİ

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu
    TD Hukuk ve Danışmanlık – TD Law Firm
    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa – Hukuk Dersleri

    Ofis: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi, A2 Blok, Kat: 5, No: 206, Yeşilköy, Bakırköy / İstanbul

    Telefon: +90 212 299 44 22
    WhatsApp: +90 507 475 44 22
    Web: dolgun.av.tr

    Bu makale 22 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen mevzuat, resmi kurum açıklamaları ve akademik kaynaklar esas alınarak hazırlanmış genel hukuki bilgilendirme çalışmasıdır. Hukuki düzenlemelerde sonradan değişiklik yapılabileceğinden, somut yatırım veya vatandaşlık başvurusu öncesinde güncel mevzuat ve ilgili idarenin uygulamaları ayrıca doğrulanmalıdır. Metin kişiye özel hukuki mütalaa veya vatandaşlık sonucu garantisi oluşturmaz.

  • Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar

    Türk Vatandaşlığı İptali 2026: Son Gelişmeler ve Davalar

    Son güncelleme: 8 Ekim 2026

    Yazar: Av. Murat Can Dolğun – İstanbul Barosu

    Hukuki inceleme | Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması | Gayrimenkul yatırımı | Ceza soruşturmaları | İdari yargı

    Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Son Gelişmeler, 1.070 Kişilik Soruşturma, 6.134 Kişiye İlişkin Kararlar ve Hukuki Yol Haritası

    Türkiye’de gayrimenkul yatırımı yoluyla kazanılan Türk vatandaşlıklarının yeniden incelenmesine ilişkin gelişmeler, 2025 yılında başlayan geniş kapsamlı soruşturmaların ardından 2026 yılında yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz raporları, muvazaalı gayrimenkul satışları, yatırım bedelinin gerçekte ödenmemesi, görünüşte oluşturulan banka hareketleri ve yatırım uygunluk belgelerinin sonradan iptal edilmesi iddiaları, hem ceza hukuku hem de vatandaşlık hukuku bakımından önemli uyuşmazlıklar doğurmuştur.

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan yeni soruşturmada aile fertleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık işlemlerinin inceleme konusu olduğu bildirilmiştir. Aynı tarihte İçişleri Bakanlığından aktarılan açıklamada ise geçmiş ve mevcut incelemeler kapsamında toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiği veya geri alındığı belirtilmiştir. Bu iki rakam farklı hukuki ve idari süreçleri ifade etmektedir. [H3] [H4]

    En önemli hukuki ayrım şudur: Bir kişinin ceza soruşturmasında adının veya yatırım yaptığı projenin geçmesi, Türk vatandaşlığının kesin olarak iptal edildiğini göstermez. Buna karşılık henüz kişiye bir tebligat ulaşmamış olması da vatandaşlık hakkında hiçbir idari işlem tesis edilmediğinin kesin kanıtı değildir.

    Bu nedenle her yatırımcı açısından vatandaşlık statüsü, ceza soruşturmasının kapsamı, taşınmazın tarihsel değeri, banka hareketleri, yatırım uygunluk belgesi, ilgili idari kararlar ve aile fertlerinin hukuki durumları ayrı ayrı araştırılmalıdır.

    Bu çalışma; 8 Ekim 2026 tarihine kadar erişilebilen kamuya açık açıklamalar, resmî mevzuat, Danıştay içtihatları, akademik çalışmalar ve hukuk uygulamasına ilişkin anonimleştirilmiş gözlemler temelinde hazırlanmıştır. Resmî belgelerle doğrulanabilen hususlar ile henüz bağımsız biçimde teyit edilemeyen şifahi bilgiler birbirinden açıkça ayrılmaktadır.

    İçindekiler

    1. 2025 ve 2026 Yıllarında Türk Vatandaşlığı Soruşturmalarında Neler Yaşandı?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin kapsamlı soruşturmalar yalnızca Eylül 2026 tarihinde başlamamıştır. 24 Eylül 2025 tarihinde İstanbul merkezli 19 ilde yürütülen operasyonda, muvazaalı gayrimenkul satışları yoluyla Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddia edilmiş; 451 yabancı yatırımcının aileleriyle birlikte 1.198 vatandaşlık kazanımıyla bağlantılı olduğu daha sonraki haberlerde aktarılmıştır. Bu soruşturmanın temelinde gerçek döviz girişinin bulunmaması, görünüşte para hareketleri ve muvazaalı taşınmaz satışları iddiaları yer almıştır. [H1] [H2]

    4 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise düşük bedelli taşınmazların sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterilmesi ve muvazaalı satışlarla Türk vatandaşlığı kazandırılması iddiaları üzerine yeni bir operasyon gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Açıklamada 687 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesine yönelik yasal sürecin başlatıldığı, yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında gerçek döviz girişinin sağlanmadığının ileri sürüldüğü ve çeşitli malvarlığı değerlerine tedbir uygulandığı belirtilmiştir. [H3]

    7 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan haberde, aynı soruşturma kapsamında 32 şüphelinin tutuklandığı ve 48 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığı bildirilmiştir. Bu kararlar ceza muhakemesine ilişkin koruma tedbirleridir; ilgililer hakkında kesinleşmiş mahkumiyet bulunduğu anlamına gelmez. [H5]

    21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalga operasyonda ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarının incelendiği kamuoyuna duyurulmuştur. İncelemede 734 yabancıya yapılan satıştan 274’ünün muvazaalı olduğu yönünde tespit yapıldığı ve aile fertleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık kazanımının inceleme konusu olduğu belirtilmiştir. [H4]

    24 ve 25 Eylül 2026 tarihlerinde soruşturmanın ceza muhakemesi aşamalarına ilişkin yeni bilgiler yayımlanmıştır. 25 Eylül tarihli Anadolu Ajansı haberine göre 33 şüpheli tutuklanmış, 20 kişi hakkında konutu terk etmeme ve 21 kişi hakkında diğer adli kontrol tedbirleri uygulanmıştır. [H6]

    8 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen ve bu araştırmada doğrulanabilen kamuya açık bilgiler bakımından, 25 Eylül 2026 tarihli adli işlemler önemli bir son aşamayı oluşturmaktadır. Bununla birlikte soruşturmaların gizliliği, yeni delillerin değerlendirilmesi veya idari işlemlerin bireysel olarak tesis edilmesi nedeniyle her gelişmenin aynı anda kamuoyuna açıklanması beklenmemelidir. Bu nedenle açık kaynaklarda yeni haber bulunmaması, dosyalarda hiçbir işlem yapılmadığı anlamına gelmez.

    2. 6.134 Kişinin Türk Vatandaşlığı İptal Edildi mi?

    İçişleri Bakanlığının 21 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklaması, yatırım yoluyla vatandaşlık dosyalarının geçmişten itibaren yürütülen incelemelerine ilişkin kapsamlı sayısal bilgiler içermektedir.

    Açıklanan işlem Yatırımcı sayısı Aile fertleri dahil toplam
    Uygunluk belgesi iptalleriyle bağlantılı vatandaşlık iptali 1.150 5.391
    Kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçeleriyle geri alma 263 743
    Genel toplam 1.413 6.134
    11 Şubat 2026 sonrasında uygunluk belgesi iptal edilen yatırımcılar 458 1.393

    Kaynak: İçişleri Bakanlığı açıklamasını aktaran Anadolu Ajansı ve TRT Haber, 21 Eylül 2026. Son satırdaki 1.393 kişilik veri ayrıca toplanacak bağımsız bir genel toplam olarak değerlendirilmemelidir. [H4] [H7]

    Bu açıklamanın iki yönü bulunmaktadır. Birincisi, Türk vatandaşlığı kazanma kararlarının iptali veya geri alınması konusunda artık yalnızca ihtimalden ibaret olmayan, fiilen tesis edildiği resmen açıklanan çok sayıda idari işlem mevcuttur. İkincisi, açıklanan 6.134 kişilik toplamdan hareketle 21 Eylül 2026 tarihinde tespit edilen 1.070 kişinin tamamının da aynı gün vatandaşlığının iptal edildiği sonucu çıkarılamaz.

    İdari kararların hangi kişilere, hangi tarihlerde, hangi kanuni gerekçelerle yöneltildiği; kararların tebliğ edilip edilmediği ve bunlara karşı yargısal başvuruların bulunup bulunmadığı kişi bazında ayrıca araştırılmalıdır.

    3. 1.070 Kişilik Yeni Vatandaşlık Soruşturmasının Kapsamı Nedir?

    21 Eylül 2026 tarihli ikinci dalga soruşturmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarında, vatandaşlık kazanımına esas gayrimenkul işlemlerinin mali ve hukuki niteliğinin incelendiği belirtilmiştir.

    İnceleme konusu Açıklanan sayı
    İncelenen yabancı alıcıya yapılan satış 734
    Muvazaalı olduğu ileri sürülen satış 274
    Vatandaşlık kazandığı belirtilen kişiler 1.070
    Asıl yatırımcılar 263
    Aile fertleri 807
    Vatandaşlık kararı tarihinde vatandaşlık kazananlar 1.015
    Karardan sonra vatandaşlık kazandığı belirtilen çocuklar 55
    Vatandaşlık süreciyle bağlantılı ayrıca tespit edilen kişiler 11

    Kaynak: İçişleri Bakanlığı açıklaması, Anadolu Ajansı, 21 Eylül 2026. [H4]

    Resmî açıklamalarda incelemenin temelinde Tapu ve Kadastro kayıtları, MASAK analizleri, bilirkişi raporları ve banka hareketlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Bazı işlemlerde vatandaşlığın kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, görünüşte para trafiği oluşturulduğu ve gayrimenkul değerlerinin gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterildiği ileri sürülmektedir.

    Burada önemli bir hukuki sınırlama bulunmaktadır. 734 satışın incelenmiş olması, bütün satışların muvazaalı olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde 263 yatırımcının ve 807 aile ferdinin açıklamada yer alması, her kişi hakkında ayrı ayrı vatandaşlık iptal kararının kesinleştiğini veya her yatırımcının bir suç işlediğini göstermez.

    Bir taşınmazın soruşturma yapılan şirketler tarafından satılmış olması ile o taşınmazın vatandaşlık şartlarını gerçekte karşılamaması hukuken aynı şey değildir.

    4. Soruşturmalarda Hangi İnşaat Şirketlerinin Adı Geçiyor?

    Adalet Bakanı tarafından kamuoyuna yapılan ve Anadolu Ajansı tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde aktarılan açıklamada, Ağustos 2026 tarihli ilk dalgada Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin; ikinci dalgada ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen bazı gayrimenkul satışlarının mercek altına alındığı belirtilmiştir. [H4]

    Bu açıklamalar, adı geçen şirketlerin bütün satışlarının, bütün projelerinin veya her bağımsız bölümünün hukuka aykırı olduğu şeklinde yorumlanamaz. Hangi taşınmazın hangi işlem nedeniyle incelemeye dahil edildiği, ilgili tapu kaydı, bağımsız bölüm bilgileri, ödeme belgeleri ve soruşturma kapsamı üzerinden tespit edilmelidir.

    Özellikle sosyal medya üzerinden yayımlanan inşaat şirketi, site, apartman ve yatırımcı listeleri hakkında dikkatli olunmalıdır. Bir listenin basın organında yer alması, söz konusu listenin eksiksiz ve resmen doğrulanmış bir adli veya idari kayıt olduğunu göstermez. Bu yazıda kamuoyuna resmen açıklanmamış proje ve bağımsız bölüm listeleri kesin tespit gibi sunulmamaktadır.

    5. Ekim 2026 İtibarıyla Hukuk Uygulamasına İlişkin Şifahi Bilgiler

    Resmî haber kaynaklarında yer alan gelişmelerin yanında, vatandaşlık dosyalarına ilişkin hukuki araştırmalar ve yetkili kurumlarla yürütülen görüşmeler sırasında, uygulamanın fiili işleyişine yönelik çeşitli sözlü bilgiler edinilebilmektedir. Ancak sözlü şekilde aktarılan bir bilgi, yazılı ve yetkili makam tarafından doğrulanmadığı sürece kesinleşmiş idari veya adli işlem olarak nitelendirilemez.

    Aşağıdaki açıklamalar, kamuya açık ve kesinleşmiş resmî duyurular değildir. Şifahi bilgi niteliğindedir; kurumların uygulamaları, savcılık talimatları ve dosyaların durumu zaman içerisinde değişebilir.

    5.1. Kolluk ifadelerinin geçici olarak durdurulduğuna ilişkin bilgiler

    Ekim 2026’nın ilk günlerine ilişkin bazı görüşmelerde, belirli soruşturmalar kapsamında kolluk birimlerinde planlanan ifade işlemlerinin geçici olarak durdurulduğu veya yeni talimat beklendiği yönünde bilgiler sözlü olarak aktarılmıştır. Bazı kişilerin kolluk tarafından ifade işlemi gerçekleştirilmeksizin geri yönlendirildiğine ilişkin anlatımlar da bulunmaktadır.

    Ancak bu bilgiler, bütün soruşturma dosyalarında ifade işlemlerinin durdurulduğu, savcılığın genel bir erteleme kararı verdiği veya ilgili kişilerin ifade verme yükümlülüğünün ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Bu gözlemler bütün dosyalar bakımından bağımsız ve yazılı biçimde doğrulanmış değildir.

    İfade işlemleri hakkında değerlendirme yapılırken ilgili soruşturmanın güncel durumu, kişinin dosyadaki sıfatı, mevcut çağrı veya zorla getirme kararı ve varsa yeni savcılık talimatı ayrı ayrı araştırılmalıdır.

    5.2. Soruşturma dosyalarının ayrılması veya farklı dosyalarda yürütülmesi

    Uygulamaya ilişkin bazı sözlü bilgilerde, geniş kapsamlı vatandaşlık soruşturmalarına bağlantılı olayların farklı dosyalara ayrılabildiği, çeşitli kişi gruplarının veya işlem türlerinin ayrı soruşturmalarda değerlendirilebildiği ifade edilmektedir.

    Ceza muhakemesinde soruşturmanın ayrılması veya bağlantılı yeni bir dosya açılması mümkündür. Ancak belirli bir yatırımcının hangi dosyada bulunduğu, bir dosyanın diğerine devredildiği veya hakkında yeni bir soruşturma açıldığı, yalnızca duyumlar üzerinden kesin olarak kabul edilemez. Bu husus somut adli kayıtlar üzerinden doğrulanmalıdır.

    5.3. Vatandaşlık iptal sürecinin her kişi bakımından aynı hızda ilerlememesi

    Vatandaşlık statüsüne ilişkin araştırmalarda karşılaşılabilecek bir diğer durum, aynı proje veya şirketten gayrimenkul satın alan kişilerin idari dosyalarının farklı aşamalarda bulunmasıdır. Bazı kişiler bakımından yalnızca ceza soruşturması bilgisi mevcut olabilirken, başka kişiler bakımından yatırım uygunluk belgesinin yeniden incelenmesi, idari iptal veya geri alma kararı ya da kararın tebliği söz konusu olabilir.

    Bu açıklama, belirli bir kişinin vatandaşlığının iptal edildiği veya edilmediği yönünde tespit değildir. Yalnızca vatandaşlık statüsünün kişi bazında araştırılması gerektiğini gösteren genel bir hukuki değerlendirmedir.

    Güncelleme ilkesi: Bu bölümdeki şifahi bilgilerin yeni resmî belgelerle teyit edilmesi, değişmesi veya aksi yönde gelişmelerin ortaya çıkması halinde değerlendirme güncellenmelidir. Mevcut açıklamalar hiçbir kişi için işlem yapılmayacağı, ifade alınmayacağı veya soruşturmanın sona erdiği yönünde güvence oluşturmaz.

    6. Ceza Soruşturmaları Hangi Aşamada? Tek Bir Dosyadan mı Söz Ediliyor?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmalarının tek bir soruşturma numarası veya tek bir mahkeme dosyası altında yürütüldüğünü kabul etmek doğru değildir. Farklı tarihlerde, farklı şüpheliler, şirketler, taşınmazlar ve eylemler bakımından soruşturmalar yürütülmüş; bunların çeşitli aşamaları kamuoyuna açıklanmıştır.

    Bir soruşturmada gözaltı ve tutuklama tedbirleri bulunması, aynı meseleyle bağlantılı her yatırımcı bakımından kamu davası açıldığı anlamına gelmez. Bir ceza davasının açılmış olması da farklı bir soruşturma dosyasında henüz iddianame düzenlenmediği gerçeğini değiştirmez.

    Bu nedenle bir kişi hakkında araştırma yapılırken soruşturma dosyasının mevcut olup olmadığı, savcılık birimi, varsa tefrik veya birleştirme kararları, soruşturmanın gizlilik durumu, şüpheli sıfatının bulunup bulunmadığı, ifade çağrısı, koruma tedbirleri ve iddianame düzenlenip düzenlenmediği ayrı ayrı tespit edilmelidir.

    Ceza dosyasında kamuoyuna açıklanmayan gelişmelerin mevcut olması mümkündür. Dolayısıyla gazetelerde son haberin 25 Eylül 2026 tarihli olması, 8 Ekim 2026 tarihinde adli makamlar tarafından hiçbir işlem yürütülmediğinin kanıtı değildir.

    7. Türk Vatandaşlığının İptali ile Vatandaşlık Kararının Geri Alınması Arasındaki Hukuki Fark

    Türk vatandaşlığının sona erdirilmesine ilişkin değerlendirmede ilk olarak 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. ve 40. maddeleri arasındaki ayrım yapılmalıdır. Uygulamada bu kavramlar zaman zaman aynı anlamda kullanılsa da kanuni şartları ve sonuçları farklıdır.

    7.1. Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 kapsamında iptal

    5901 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre Türk vatandaşlığını kazanma kararı, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda meydana gelmişse kararı veren makam tarafından iptal edilir.

    Bu hüküm bakımından temel mesele, vatandaşlığın kazanılmasında ilgili kişinin kendi yalan beyanının veya önemli bir hususu gizlemesinin bulunup bulunmadığıdır. Müteahhidin, aracının veya değerleme uzmanının hukuka aykırı davranışının bulunduğunun ileri sürülmesi, tek başına yatırımcının da aynı eylemi bilerek gerçekleştirdiğini ortaya koymaz.

    7.2. Türk Vatandaşlığı Kanunu m.40 kapsamında geri alma

    5901 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşılması halinde geri alınır.

    Bu hükmün uygulama alanı, m.31’deki yalan beyan veya gizleme ile sınırlı değildir. Yatırımcı herhangi bir sahteciliğe katılmadığı halde vatandaşlık için aranan objektif hukuki şartların baştan itibaren mevcut olmadığı iddiası ortaya çıkabilir. Ancak geri alma işlemi tesis edilebilmesi için hukuki şartların bulunmadığını gösteren olguların somut, yeterli ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulması gerekir. [Y1] [A1]

    Hukuki mesele İptal – m.31 Geri alma – m.40
    Temel sebep İlgilinin yalan beyanı veya önemli hususu gizlemesi Hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer karar verilmesi
    Yatırımcının hilesi Kanun lafzındaki yalan beyan veya gizleme bakımından belirleyici Objektif şart eksikliği ayrıca önem taşır
    Zaman bakımından etki Kanun m.32 gereğince karar tarihinden itibaren Yönetmelik m.66 gereğince ilk karar tarihinden itibaren hükümsüzlük
    Aile fertleri m.32 kapsamındaki bağlı kazanımlar etkilenebilir Bağlı vatandaşlık kararlarının hukuki dayanağı ayrıca incelenir
    Temel savunma Yalan beyan, gizleme ve illiyet bağının bulunmadığı Vatandaşlığın kazanıldığı tarihte bütün hukuki şartların mevcut olduğu

    Bu ayrım hakkında daha önce yayımladığımız yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınmasına ilişkin akademik çalışmada ayrıntılı inceleme yapılmıştır. Güncel 2026 tarihli bilimsel literatürde de yatırım şartlarının sonradan ihlal edilmesinin hangi kanuni hüküm kapsamında değerlendirileceği tartışılmaktadır. [A2]

    8. Türk Vatandaşlığım İptal Edildi mi? Kesin Olarak Nasıl Öğrenebilirim?

    Yatırım yoluyla vatandaşlık kazanmış bir kişinin statüsünün belirlenmesi bakımından resmî kayıtların incelenmesi önem taşır. Soruşturma haberlerinde isminin veya taşınmazın geçtiğinin öğrenilmesi, kişinin vatandaşlık kararının kesin olarak iptal edildiğini göstermez.

    Benzer biçimde, kişinin Türk kimlik kartını kullanabiliyor olması, pasaportunun geçerlilik süresinin henüz dolmamış bulunması veya e-Devlet hesabına erişebilmesi de tek başına vatandaşlık statüsünü kesin olarak belirlemeye yeterli değildir.

    Karşılaşılan durum Hukuki değerlendirme
    İnşaat şirketi hakkında soruşturma açılmış Kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini göstermez
    Kişinin soruşturmada adı geçiyor Ceza dosyasındaki sıfatı ve idari statüsü ayrı araştırılır
    Uygunluk belgesi iptal edilmiş Ciddi risk oluşturabilir; vatandaşlık kararı ayrıca incelenir
    Vatandaşlık kararının iptali veya geri alınması yönünde işlem tesis edilmiş İşlemin tarihi, dayanağı, kapsamı ve tebliği belirlenmelidir
    İptal veya geri alma kararı tebliğ edilmiş Dava açma süresi ve geçici yargısal koruma derhal değerlendirilir
    Henüz hiçbir resmî bilgiye ulaşılamamış Vatandaşlığın devam ettiği veya sona erdiği kesin olarak söylenemez

    Somut olayda vatandaşlık kararının varlığı ve içeriği, kararın iptal edilip edilmediği, geri alma işlemi bulunup bulunmadığı, uygunluk belgesinin statüsü ve kararın ilgilisine tebliğ edilip edilmediği Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkili kurumlar nezdinde araştırılmalıdır.

    Burada özellikle belirtmek gerekir ki idari işlemin tesis edilmesi ile ilgiliye tebliği farklı hukuki aşamalardır. Tebligatın hukuka uygunluğu, dava açma süresinin başlangıcı bakımından ayrıca önem taşır.

    9. Gerçekten Para Ödedim ve Hiçbir Usulsüzlük Yapmadım: Türk Vatandaşlığım İptal Edilebilir mi?

    Yatırımcıların önemli bir bölümü, gayrimenkulü gerçekten satın aldıklarını, yatırım bedelini kendi banka hesaplarından ödediklerini, taşınmazın tapuda halen kendi adlarına kayıtlı olduğunu ve satış bedelinin kendilerine hiçbir şekilde iade edilmediğini ifade etmektedir.

    Bu nitelikteki olgular hukuki savunmada önemlidir. Gerçek para transferi, bedelin satıcıya ulaşması, yatırımın ekonomik karşılığının bulunması ve para iadesi yapılmamış olması, muvazaa iddiasına karşı değerlendirilebilecek delillerdir. Bununla birlikte bir yatırımın gerçek olması ile vatandaşlık için öngörülen bütün hukuki şartların gerçekleşmiş olması aynı hukuki mesele değildir.

    Örneğin yatırımcı taşınmaz için gerçekten ödeme yapmış olabilir. Buna karşılık idare, taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerinin o dönemde yürürlükte bulunan vatandaşlık yatırım eşiğini karşılamadığını ileri sürebilir.

    Birinci mesele, yatırım işleminin gerçekliğidir. İkinci mesele, yatırımın mevzuattaki tutar ve diğer şartları sağlayıp sağlamadığıdır. Üçüncü mesele ise yatırımcının bilerek yanlış bir belge veya beyanda bulunup bulunmadığıdır.

    Bu üç sorunun ayrı ayrı cevaplandırılması gerekir. İyi niyet, önemli bir hukuki değerlendirme unsurudur; ancak tek başına her durumda vatandaşlığın korunacağını garanti etmez.

    Diğer taraftan yalnızca bir müteahhit veya ekspertiz şirketi hakkındaki iddialardan hareketle bütün yatırımcıların hileli işlem yaptığının kabulü de hukuken isabetli değildir. Suç isnadında ceza sorumluluğunun şahsiliği, vatandaşlık işlemlerinde ise idari işlemin sebep unsuru ve bireysel delillerin değerlendirilmesi gereklidir.

    10. Eski Ekspertiz Raporu Yeniden İncelenebilir mi? Yeni Değerleme Düşük Çıkarsa Ne Olur?

    2026 yılında yürütülen soruşturmalarda geçmiş tarihli gayrimenkul değerleme raporlarının yeniden değerlendirilmesi önemli bir konu haline gelmiştir. İdare ve soruşturma makamlarının eski işlemlere ilişkin belge, kayıt ve bilirkişi incelemelerine başvurması mümkündür. Bununla birlikte yeni bir raporun ispat gücü, kullanılan yöntem ve esas alınan tarihe bağlıdır.

    2026 yılında düzenlenen raporda taşınmazın güncel piyasa değerinin düşük veya yüksek bulunması, geçmişte vatandaşlık için esas alınan değerin de aynı olduğu anlamına gelmez. İncelenmesi gereken husus, ilgili yatırımın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan hukuki şartlar ve o tarihteki gerçek ekonomik değerdir.

    Gayrimenkul yoluyla vatandaşlıkta yatırım eşiği dönemler içerisinde değişmiştir. 19 Eylül 2018 tarihinde 250.000 ABD doları seviyesine indirilen taşınmaz yatırım eşiği, 13 Haziran 2022 tarihinden itibaren genel olarak 400.000 ABD dolarına yükseltilmiştir. Önceki döneme ait bazı geçiş başvuruları hakkında özel kurallar bulunmaktadır. Bu nedenle 2021 yılında gerçekleştirilen yatırımın doğrudan 2026 yılındaki 400.000 ABD doları sınırına göre değerlendirilmesi doğru değildir. [M2]

    10.1. Eski bir bilirkişi raporu bütün bağımsız bölümler için geçerli midir?

    Bir inşaat projesinin tamamına, ana taşınmaza veya belirli bir parsele ilişkin hazırlanan değerleme raporunun, her bağımsız bölümün geçmiş tarihli gerçek değerini aynı ölçüde ve tartışmasız biçimde ortaya koyduğu kabul edilemez.

    Bağımsız bölümün bulunduğu blok, kat, net ve brüt alan, cephe, kullanım niteliği, manzara, tapu ve proje kayıtları, inşaatın tamamlanma seviyesi, aynı tarihlerde gerçekleşen karşılaştırılabilir satışlar ve raporda kullanılan metodoloji ayrıca değerlendirilmelidir.

    Özellikle kat mülkiyeti kurulmadan önceki proje numaraları ile daha sonra tapuya işlenen bağımsız bölüm numaralarının farklı olması halinde eşleştirme hataları oluşabilir. Bu nedenle parsel veya ana proje hakkında hazırlanan raporun hangi bağımsız bölümü ne şekilde kapsadığı araştırılmalıdır.

    10.2. Yeni ekspertiz yaptırmak hukuki risk yaratır mı?

    Yeni bir teknik incelemenin savunmaya katkı sağlaması mümkündür. Ancak incelemenin konusu, tarihi, metodolojisi ve ortaya çıkarabileceği sonuçlar önceden değerlendirilmelidir. Özellikle bağımsız bir raporda geçmiş tarihli değerin gerekli yatırım eşiğinin altında tespit edilmesi ihtimali, m.40 kapsamındaki hukuki riskler bakımından önem taşıyabilir.

    Bu nedenle stratejik yaklaşım, yalnızca yeni bir ekspertiz sipariş etmek değil; önce mevcut bilirkişi raporlarını, ilk değerleme belgelerini, gerçek ödeme kayıtlarını ve dönemsel emsal satışları birlikte incelemektir. Gerekirse hukuken uygun delil tespiti, teknik uzman görüşü veya mahkeme eliyle bilirkişi incelemesi değerlendirilmelidir.

    Ekspertiz uyuşmazlıklarında amaç önceden belirlenmiş bir değeri doğrulatmak değil, ilgili tarihteki gerçek değeri bilimsel ve denetlenebilir delillerle ortaya koymaktır.

    11. Danıştayın 2026 Tarihli Kararları Vatandaşlık Davaları İçin Ne Söylüyor?

    Vatandaşlık kararlarının geri alınmasına ilişkin hukuki tartışmada 2026 yılında yayımlanmış Danıştay kararları özellikle önemlidir. Bu kararlar, vatandaşlık geri alma işlemlerinin yargısal denetiminin somut delillere dayanılarak yapıldığını göstermektedir.

    11.1. Danıştay 10. Daire, 05.02.2026, E.2024/405, K.2026/361

    Bu kararda yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan bir kişinin döviz alım belgelerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği gerekçesiyle yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği uyuşmazlık incelenmiştir. Danıştay, vatandaşlığın kazanılmasına yönelik ön koşulun sağlanmadığına ilişkin somut durum nedeniyle, m.40 kapsamında tesis edilen geri alma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. [Y1]

    Bu kararın önemi, yatırımcının vatandaşlık kazanımı sırasında idari makamlar tarafından yapılan incelemelerden geçmiş olmasının, hukuki şartların baştan itibaren bulunmadığının sonradan somut olarak ortaya konulması halinde geri alma işlemini her durumda engellememesidir.

    Ayrıca karar, uygunluk belgesinin iptaline karşı yargı yoluna başvurulup başvurulmadığının ve bu işlemin hukuki durumunun vatandaşlık davasındaki önemini göstermektedir.

    11.2. Danıştay 10. Daire, 04.02.2026, E.2024/3835, K.2026/324

    Bu kararda ise milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle tesis edilen vatandaşlık geri alma işlemi incelenmiştir. Danıştay, vatandaşlığın hukuki şartlar oluşmadan kazanıldığı yönündeki idari gerekçenin somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna ulaşarak geri alma kararının ilgili kişiye yönelik kısmını iptal etmiştir. [Y2]

    Bu karar doğrudan bir gayrimenkul değerleme uyuşmazlığına ilişkin değildir. Bununla birlikte vatandaşlık geri alma kararının yeterli ve somut bir sebebe dayanması gerektiği bakımından önem taşımaktadır.

    11.3. Bu iki karar birlikte nasıl değerlendirilmelidir?

    Kararlar birlikte değerlendirildiğinde, her vatandaşlık geri alma işleminin kesinlikle hukuka aykırı olduğu veya idarenin her geri alma kararının yargısal denetimden geçeceği yönünde peşin bir sonuca ulaşılamaz.

    Hukuken belirleyici olan, geri alma kararının hangi kanuni sebebe dayandığı, ilgili sebebin vatandaşlığın kazanıldığı tarihte mevcut olup olmadığı ve idarece ileri sürülen maddi olguların somut ve yeterli delillerle ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

    Bu içtihatlar, vatandaşlık iptali ve geri alınması davalarında genel söylemler yerine dosyaya özgü sebep ve delil incelemesinin zorunlu olduğunu göstermektedir.

    12. Vatandaşlık İptal Edilirse Eşin ve Çocukların Vatandaşlığı Ne Olur?

    5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 32. maddesi, vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin iptal kararının ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir.

    Ancak aile fertleri açısından her durumda aynı hukuki sonucun doğacağı söylenemez. Eş veya çocuğun vatandaşlığı hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanarak kazandığı, yatırımcıya bağlı kazanım bulunup bulunmadığı, sonradan bağımsız bir kazanım gerçekleşip gerçekleşmediği ve uygulanacak özel mevzuat hükümleri incelenmelidir.

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamada 1.070 kişiden 807’sinin aile ferdi olduğu, 55 çocuğun ise vatandaşlık kararından sonra Türk vatandaşlığı kazandığı belirtilmiştir. Bu ayrım, aile fertlerinin dosyalarının bireysel ve hukuki kazanım türlerine göre incelenmesini önemli hale getirmektedir. [H4]

    Özellikle Türk vatandaşlığını doğumla kazanan çocukların durumu ile yatırımcıya bağlı olarak sonradan vatandaşlığa alınan çocukların hukuki durumu aynı kabul edilmemelidir. Vatandaşlığın geri alınmasının geçmişe etkili niteliği nedeniyle aile üyelerinin vatandaşlık kayıtları ve kazanma sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir.

    13. Tapuya El Koyma Kararı Varsa Vatandaşlık da İptal Edilmiş midir?

    Hayır. Tapu kayıtlarında veya TAKBİS üzerinde el koyma kararının bulunması, kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği anlamına gelmez.

    Taşınmaz hakkında ceza soruşturması kapsamında koruma tedbiri uygulanması ile Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin idari kararın iptali veya geri alınması farklı hukuki işlemlerdir.

    El koyma tedbirinde, kararın hangi adli makam tarafından verildiği, hangi suç isnadı ve hangi taşınmaz bakımından uygulandığı, tedbirin hukuki dayanağı ve itiraz imkanları incelenmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında öngörülen güvenceler bu aşamada önem taşımaktadır.

    5901 sayılı Kanun’un 33. maddesi ise vatandaşlığı iptal edilen kişiler açısından malların tasfiyesine ilişkin özel hükümler içermektedir. Ancak vatandaşlık iptali, her durumda ve kendiliğinden bütün taşınmazların mülkiyetinin ortadan kalkması anlamına gelmez. Tasfiye gerekliliği, ilgili karar ve kanuni şartlar kapsamında değerlendirilmelidir. Madde kapsamında iptal kararına karşı yargı yoluna başvurulmasının tasfiye sürecine etkisi de ayrıca düzenlenmiştir.

    Bu nedenle taşınmazın tapuda hâlen yatırımcı adına kayıtlı olması, el koyma tedbirinin varlığı veya yokluğu ve vatandaşlığın hukuki durumu üç ayrı inceleme konusudur.

    14. Vatandaşlık Soruşturmasında Yatırımcı Hangi Suçlarla Karşılaşabilir?

    2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan soruşturmalar bakımından çeşitli suç tipleri gündeme gelmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamalarını aktaran haberlerde suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma, göçmen kaçakçılığı, belgede sahtecilik, resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık gibi suç isnatları yer almaktadır. [H4] [H6]

    Ancak kamuya açıklanan suç isnatları, bütün yatırımcıların bu suçlardan şüpheli olduğu veya aynı suçların her dosyada yer aldığı anlamına gelmez. Bir suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı; kişinin eylemi, kastı, bilgisi, diğer kişilerle ilişkisi ve mevcut deliller kapsamında değerlendirilmelidir.

    Örneğin bir gayrimenkul değerleme uzmanının gerçeğe aykırı rapor düzenlemiş olduğunun ileri sürülmesi, yatırımcının raporun içeriğinin gerçeğe aykırı olduğunu bildiğini ve bu raporun hazırlanmasına katıldığını ayrıca ispatlamaz.

    Yatırımcının savunmasında banka kayıtları, taşınmaz sözleşmeleri, satış bedelinin kaynağı, bağımsız bölümün gerçek değeri, ödeme talimatları, şirketle yapılan yazışmalar ve vatandaşlık başvurusunda sunulan belgeler birlikte incelenmelidir.

    Ceza soruşturması ile vatandaşlık işlemi birbirini etkileyebilse de birbirinin aynısı değildir. Ceza soruşturmasının kapanması, vatandaşlık kararının geri alınmasına ilişkin bütün idari ihtimalleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde vatandaşlık hakkında idari bir işlem bulunması da kişinin ceza hukuku bakımından suçlu olduğunu göstermez.

    15. Yurt Dışında Yaşayan Yatırımcılar Türkiye’ye Gelmeden Önce Ne Yapmalı?

    Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış bazı kişiler yıllardır yurt dışında yaşamaktadır. Bunlar vatandaşlık dosyalarına ilişkin yeni bir idari inceleme yapıldığını, gayrimenkul satın aldıkları şirketin soruşturmalarda adının geçtiğini veya haklarında ceza soruşturması bulunabileceğini ancak daha sonra öğrenebilir.

    Bu kişilerin Türkiye’ye seyahat planlamadan önce vatandaşlık statülerinin, varsa haklarındaki adli kararların ve idari işlemlerin araştırılmasını istemeleri mümkündür.

    Özellikle aktif yakalama, zorla getirme veya başka bir koruma tedbiri bulunup bulunmadığı; varsa ifade çağrısı ve tebligatların durumu; pasaport ve vatandaşlık kayıtlarının güncelliği bakımından resmî inceleme yapılmalıdır.

    Türk vatandaşlığının iptal edilmiş olduğu ihtimalinde kişinin yabancılar hukuku bakımından statüsü de önem kazanabilir. Eski vatandaşlığın devam edip etmediği, kişinin vatansızlık riski, ikamet hakkı, sınır dışı etme veya idari gözetim tedbirleri gibi hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.

    Türkiye’nin dış temsilcilikleri aracılığıyla vekaletname düzenlenmesi ve yetkili makamlara başvurulması belirli işlemler bakımından mümkün olabilir. Ancak konsoloslukta yapılacak işlemlerde uygulanacak kimlik ve belge şartları ilgili temsilcilikten doğrulanmalıdır.

    Bir kişinin Türkiye’ye hangi pasaportla giriş yapacağı veya hangi vatandaşlık belgesini kullanacağı konusunda genel ve kişisel durumdan bağımsız öneri verilmesi doğru değildir. Kişi geçerli hukuki statüsünü esas almalı ve yetkili makamlara doğru bilgi sunmalıdır.

    16. Türk Vatandaşlığı İptali Riskinin Araştırılması İçin Hangi Belgeler Gerekir?

    Vatandaşlık dosyasına ilişkin hukuki değerlendirme yalnızca tapu senedi veya tek bir banka dekontuyla sınırlı tutulmamalıdır. Özellikle büyük kapsamlı soruşturmalarda finansal hareketlerin, taşınmaz bilgilerinin ve idari işlem zincirinin bir bütün olarak incelenmesi gerekir.

    Belge grubu İncelemenin amacı
    Vatandaşlık kazanma kararı ve ilgili kayıtlar Kazanım tarihi, dayanağı ve aile bağlantılarının belirlenmesi
    Tapu senedi ve geçmiş tapu kayıtları Mülkiyet, satış tarihi, bağımsız bölüm ve işlem geçmişi
    Satış sözleşmeleri ve ödeme belgeleri Gerçek satın alma bedelinin ve sözleşme şartlarının tespiti
    Yurt dışı ve Türkiye banka kayıtları Paranın kaynağı, transfer zinciri ve gerçek ödeme
    Döviz alım belgeleri İlgili dönemin döviz işlemi şartlarının yerine getirilmesi
    Ekspertiz ve değerleme raporları Yatırım tarihindeki taşınmaz değerinin değerlendirilmesi
    Yatırım uygunluk belgesi İdari uygunluk değerlendirmesinin dayanakları
    Şirket ve aracı yazışmaları Yatırımcının bilgi durumu ve işlem talimatları
    Aile bireylerinin vatandaşlık belgeleri Bağlı veya bağımsız vatandaşlık kazanımının tespiti
    Tebligatlar ve kurum yazıları İdari işlem, dava süresi ve savunma haklarının belirlenmesi
    Adli kararlar ve soruşturma belgeleri Ceza dosyasının kapsamı ve koruma tedbirlerinin araştırılması

    1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. ve 46. maddeleri çerçevesinde avukatların belirli dosya ve belgeleri inceleme hakları bulunmaktadır. Ancak vekaletname olmaksızın inceleme ve örnek alma haklarının kapsamı, özel kanun hükümleri, soruşturmanın gizliliği ve ilgili kurumun yetkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Vekaletsiz inceleme olanağı, her türlü kişisel nüfus kaydına veya gizli soruşturma evrakına sınırsız erişim yetkisi olarak yorumlanamaz.

    17. Vatandaşlık İptali Riski Bulunan Kişiler İçin Hukuki Yol Haritası

    Vatandaşlık iptali veya geri alınması ihtimali bulunan bir yatırımcının hukuki yol haritası, yalnızca idareye başvuru yapılması veya ceza dosyasına dilekçe sunulmasından ibaret değildir. Savunmanın ceza, idare, tapu, bankacılık, değerleme ve gerektiğinde yabancılar hukuku boyutlarının birbiriyle uyumlu şekilde planlanması gerekir.

    17.1. Birinci aşama: Vatandaşlık statüsünün resmî olarak araştırılması

    İlk olarak kişinin vatandaşlığını hangi tarihte ve hangi hukuki yoldan kazandığı tespit edilmelidir. Vatandaşlık kararının hâlen geçerli olup olmadığı, uygunluk belgesinin durumu, varsa iptal veya geri alma kararının tarihi ve bu kararın tebliğ edilip edilmediği araştırılmalıdır.

    17.2. İkinci aşama: Ceza soruşturmalarının kapsamının belirlenmesi

    Kişi hakkında ceza soruşturması bulunup bulunmadığı, ilgili savcılık birimi, dosyanın mevcut aşaması ve kişi bakımından adli işlem öngörülüp öngörülmediği araştırılmalıdır. Bağlantılı dosyalar ile varsa tefrik veya birleştirme kararlarının ayrıca incelenmesi gerekir.

    17.3. Üçüncü aşama: Yatırım belgelerinin yeniden oluşturulması

    Taşınmaz edinimine ilişkin belgeler kronolojik sıraya konulmalı; satış sözleşmesi, ödeme kayıtları, döviz alım belgeleri, ekspertiz raporları, uygunluk belgesi ve vatandaşlık kazanma işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.

    17.4. Dördüncü aşama: Para hareketlerinin teknik analizi

    Yatırım bedelinin hangi kaynaktan geldiği, hangi hesaplardan geçtiği, satıcıya ulaşıp ulaşmadığı ve doğrudan veya dolaylı iade bulunup bulunmadığı resmi finansal kayıtlarla araştırılmalıdır. Gerekli durumlarda banka veya finans kurumlarından belge teminine yönelik hukuki başvurular değerlendirilmelidir.

    17.5. Beşinci aşama: Taşınmazın geçmiş tarihli gerçek değerinin incelenmesi

    Özellikle eksik yatırım veya sahte ekspertiz iddialarının bulunduğu dosyalarda, ilgili döneme ait emsal satışlar, taşınmazın fiziksel özellikleri, bağımsız bölüm kayıtları ve önceki değerleme belgeleri üzerinden teknik çalışma yapılmalıdır.

    17.6. Altıncı aşama: İdari ve cezai savunmanın uyumlu hazırlanması

    Ceza soruşturmasında sunulacak açıklamalar ile vatandaşlığın korunmasına ilişkin idari başvuruların birbiriyle çelişmemesi önemlidir. Bunun için her iki süreçte kullanılacak maddi olgular ve deliller birlikte incelenmelidir. Bununla birlikte her yargılama ve idari işlemin kendine özgü ispat ölçütleri bulunduğu unutulmamalıdır.

    17.7. Yedinci aşama: Gerekli başvuruların ve davaların açılması

    Vatandaşlık kararının iptali veya geri alınması yönünde idari işlem tesis edilmişse, dava süresi ve yetkili yargı merci belirlenerek iptal davası değerlendirilmelidir. Uygunluk belgesine ilişkin ayrı bir işlem bulunuyorsa bu işlemin de bağımsız biçimde dava konusu edilmesi gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.

    Ceza soruşturmasındaki koruma tedbirleri, tapu üzerindeki el koyma kararları ve diğer adli işlemler bakımından ilgili kanunlarda öngörülen itiraz ve başvuru yolları ayrıca kullanılabilir.

    17.8. Sekizinci aşama: Sürecin düzenli olarak güncellenmesi

    Vatandaşlık dosyalarının durumu zaman içerisinde değişebilir. Başlangıçta yalnızca inceleme aşamasında olan dosyada daha sonra idari işlem tesis edilebilir. İlk anda mevcut olmayan bir ceza soruşturması bilgisi sonraki incelemelerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle aktif risk bulunan dosyaların tek defalık araştırmayla sınırlı tutulmaması, hukuken gerekli olduğu ölçüde güncel bilgilerin değerlendirilmesi önemlidir.

    18. Türk Vatandaşlığı İptal Davası Nasıl Açılır? Süre ve Yürütmenin Durdurulması

    Türk vatandaşlığının iptali veya vatandaşlık kazanma kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir. Bu işlemlerin yargısal denetimi mümkündür. Ancak davanın hangi mahkemede açılacağı, dava konusu işlemi tesis eden makam ve işlemin niteliğine göre belirlenmelidir.

    Cumhurbaşkanı tarafından tesis edilen bireysel vatandaşlık kararlarına ilişkin bazı uyuşmazlıklar Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla inceleme alanına girmektedir. Buna karşılık yatırım uygunluk belgesinin iptali gibi diğer idari işlemler bakımından görevli ve yetkili yargı merci ayrıca değerlendirilmelidir.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel sisteminde, özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi 60 gündür. Bununla birlikte ilgili işlemin niteliği, tebligat tarihi, süreyi etkileyebilecek idari başvurular ve varsa özel düzenlemeler somut olayda ayrıca incelenmelidir.

    Danıştay 10. Dairenin 30.12.2025 tarihli, E.2025/6295, K.2025/7133 sayılı kararı, vatandaşlık statüsüne ilişkin davalarda tebliğ ve dava açma sürelerinin önemini ortaya koymaktadır. Kararda, ilgili işlemin öğrenilmesinden sonra yasal süre geçirilerek açılan dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. [Y3]

    İptal davasıyla birlikte şartları mevcutsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Ancak dava açılması tek başına her idari işlemin yürütmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen koşullar çerçevesinde mahkeme tarafından değerlendirilir.

    Bu nedenle vatandaşlık iptal veya geri alma kararı tebliğ edilen kişiler bakımından en önemli ilk adımlardan biri, süre hesabının derhal yapılması ve varsa geçici hukuki koruma ihtiyacının belirlenmesidir.

    19. Türk Vatandaşlığı İptali Hakkında En Çok Sorulan Sorular

    1. 1.070 kişinin Türk vatandaşlığı kesin olarak iptal edildi mi?

    21 Eylül 2026 tarihli açıklamalar, bu kişilerin tespit edildiğini ve vatandaşlıkların iptaline yönelik idari sürecin başlatıldığını bildirmektedir. Bu açıklama, bütün kişiler hakkında ayrı ayrı iptal kararının verilerek tebliğ edildiği veya kesinleştiği anlamına gelmez.

    2. 6.134 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği doğru mu?

    İçişleri Bakanlığı açıklamasında 5.391 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği, 743 kişinin vatandaşlık kararının geri alındığı ve toplam 6.134 kişiye ilişkin işlem yapıldığı belirtilmiştir. Bu açıklama, 1.070 kişilik yeni incelemeyle aynı toplam olarak yorumlanmamalıdır.

    3. Müteahhit hakkında soruşturma varsa benim vatandaşlığım da iptal edilir mi?

    Yalnızca müteahhit veya taşınmazı satan şirket hakkında soruşturma bulunması, yatırımcının vatandaşlığının iptal edildiğini veya mutlaka iptal edileceğini göstermez. Kişiye ait yatırım ve vatandaşlık dosyasının ayrı incelenmesi gerekir.

    4. Taşınmazı gerçekten satın aldıysam vatandaşlığım korunur mu?

    Gerçek ödeme ve gerçek taşınmaz edinimi önemli delillerdir. Ancak vatandaşlık için aranan objektif yatırım şartlarının da ilgili dönemde gerçekleşmiş olması gerekir. Her iki husus birlikte değerlendirilmelidir.

    5. 2021 yılında 250.000 dolar üzerinden vatandaşlık aldım. Bugün 400.000 dolar şartı uygulanır mı?

    Geçmiş tarihli yatırımların hukuki değerlendirmesinde kural olarak ilgili dönemde yürürlükte bulunan yatırım mevzuatı esas alınmalıdır. Bununla birlikte başvuru, taahhüt ve uygunluk belgesi tarihlerinin geçiş hükümleriyle birlikte incelenmesi gerekir.

    6. Ekspertiz raporunu ben hazırlamadım. Yine de vatandaşlığım geri alınabilir mi?

    Raporun yatırımcı tarafından hazırlanmadığı veya yatırımcının rapordaki yanlışlığı bilmediği olguları, özellikle yalan beyan veya gizleme iddiaları bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte vatandaşlık için aranan objektif şartların bulunmadığı ileri sürülüyorsa m.40 kapsamında ayrıca inceleme yapılması mümkündür.

    7. Yeni bilirkişi raporu eski ekspertiz raporunu geçersiz kılar mı?

    Yeni raporun bulunması, eski raporun tüm sonuçlarının hukuken geçersiz olduğunu tek başına göstermez. Raporların dayandığı tarihler, yöntemler, taşınmaz özellikleri ve emsal veriler karşılaştırılmalıdır.

    8. Hakkımda ceza soruşturması varsa Türkiye’ye giriş yapabilir miyim?

    Bu soru, kişinin güncel vatandaşlık veya yabancılık statüsü ile hakkında varsa adli tedbirler araştırılmadan güvenilir biçimde cevaplandırılamaz. Soruşturmanın varlığı ile yakalama veya zorla getirme kararının varlığı aynı şey değildir.

    9. Türk pasaportum elimdeyse vatandaşlığım devam ediyor mudur?

    Pasaportun fiziken kişinin elinde bulunması, vatandaşlık statüsüne ilişkin kesin ve güncel bir idari tespit yerine geçmez. Resmî vatandaşlık kararları ve kayıtlar incelenmelidir.

    10. E-Devlet hesabım açılıyorsa vatandaşlığım iptal edilmemiş midir?

    E-Devlet erişiminin bulunması tek başına kesin sonuç sağlamaz. Vatandaşlık durumunun ilgili kurumlar nezdinde güncel resmî kayıtlarla değerlendirilmesi gerekir.

    11. Vatandaşlığım iptal edilirse ailemin vatandaşlığı da sona erer mi?

    5901 sayılı Kanun’un 32. maddesi bağlı vatandaşlık kazanımları bakımından sonuçlar öngörmektedir. Ancak her aile bireyinin vatandaşlık kazanma sebebi, zamanı ve hukuki statüsü ayrıca değerlendirilmelidir.

    12. Tapuma el koyma kararı konulduysa evimi kaybeder miyim?

    Ceza soruşturması kapsamındaki el koyma tedbiri ile taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi farklı meselelerdir. Kararın hukuki dayanağı, kapsamı ve itiraz imkanları incelenmelidir. Vatandaşlık iptaline ilişkin malvarlığı tasfiyesi hükümleri de ayrı bir hukuki rejim oluşturur.

    13. Vatandaşlık iptal kararına karşı dava açabilir miyim?

    Evet. Vatandaşlık iptal veya geri alma kararları yargısal denetime tabidir. Dava konusu işlem, görevli mahkeme, dava süresi ve yürütmenin durdurulması şartları somut olayda belirlenmelidir.

    14. Vatandaşlık iptal davası açınca vatandaşlığım devam eder mi?

    Dava açılması tek başına her durumda idari işlemin uygulanmasını durdurmaz. Yürütmenin durdurulması veya nihai yargı kararının hukuki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

    15. Avukat vekaletname olmadan vatandaşlığımın iptal edilip edilmediğini öğrenebilir mi?

    Avukatların belirli kayıt ve dosyaları inceleme imkanları bulunmakla birlikte, bu yetkinin kapsamı özel kanun hükümlerine, kişisel verilerin korunmasına, soruşturmanın gizliliğine ve ilgili kurumun yetkisine bağlıdır. Resmî tebligat alma veya kişiye ait bazı belgelerin temini bakımından vekaletname ya da özel yetki gerekebilir.

    16. Hakkımda henüz tebligat yoksa beklemeli miyim?

    Somut riskin bulunduğu durumlarda yalnızca tebligat beklemek yeterli bir hukuki yaklaşım olmayabilir. Vatandaşlık statüsünün araştırılması, mevcut delillerin korunması ve olası sürelerin takip edilmesi önemlidir.

    17. Ceza soruşturması kapanırsa vatandaşlık dosyası da kapanır mı?

    Ceza ve idari süreçler farklı hukuki koşullara tabidir. Soruşturmanın sonucu vatandaşlık değerlendirmesini etkileyebilir; ancak ceza soruşturmasının kapanması, idari işlem yapılmasını veya mevcut işlemin yargısal incelemesini her durumda gereksiz hale getirmez.

    20. Sonuç: Türk Vatandaşlığı İptali Sürecinde Doğru Soru Nedir?

    2026 yılındaki vatandaşlık iptali ve geri alma incelemelerinde artık genel haberleri takip etmekle yetinilemeyecek bir aşamaya gelinmiştir. Resmî açıklamalar, geçmişten itibaren önemli sayıda vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiğini veya geri alındığını göstermektedir. Buna karşılık yeni soruşturmalar kapsamında adı geçen her kişinin vatandaşlığının kesin olarak sona erdiğini kabul etmek hukuken doğru değildir.

    Bir yatırımcının gerçekten para ödemiş olması, taşınmazın halen kendi adına kayıtlı bulunması veya herhangi bir usulsüzlüğe katılmadığını belirtmesi önemli olmakla birlikte tek başına bütün hukuki soruların cevabını vermez. Aynı şekilde bir şirket hakkında ceza soruşturması bulunması da o şirketle işlem yapan herkesin hileli yatırım gerçekleştirdiğini göstermez.

    Hukuki incelemenin merkezinde somut dosya bulunmalıdır. Yatırımın gerçekliği, geçmiş tarihli taşınmaz değeri, ilgili dönemde geçerli yatırım şartları, idari uygunluk belgeleri, ceza soruşturmasının kapsamı, vatandaşlık kararının dayanağı ve aile bireylerinin statüsü birbirinden ayrılmadan sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz.

    Vatandaşlık iptali davalarında etkili hukuki değerlendirme, öncelikle kişinin mevcut statüsünün resmî olarak tespit edilmesine; ardından idari ve cezai dosyaların belge temelli, birbirini tamamlayan ve zamanında yürütülen bir savunma stratejisiyle incelenmesine dayanır.

    Dolgun.av.tr üzerinde yayımlanan vatandaşlık hukuku çalışmalarında yeni mevzuat, resmî açıklamalar ve erişilebilir yargı kararları izlenerek konuya ilişkin değerlendirmeler güncellenmektedir. Bununla birlikte soruşturmalara ilişkin kamuoyuna açıklanmayan bilgilerin tümüne erişildiği veya bütün bireysel dosyaların mevcut durumunun kesin olarak bilindiği iddia edilmemektedir.

    Vatandaşlık statüsüne ve soruşturma dosyasına ilişkin hukuki inceleme

    Gayrimenkul yatırımı yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığının iptali veya geri alınması riski bulunan kişiler bakımından vatandaşlık kazanma belgeleri, taşınmaz kayıtları, banka ödeme belgeleri, yatırım uygunluk belgesi ve varsa adli veya idari kararlar üzerinden dosyaya özgü hukuki inceleme yapılması mümkündür.

    İnceleme talebinde bulunulurken vatandaşlığın kazanıldığı yıl, taşınmazın bulunduğu proje, tapu bilgileri, mevcut ekspertiz raporu, ödeme belgeleri ve kişinin yurt içinde veya yurt dışında bulunma durumu hakkında ön bilgi verilmesi hukuki değerlendirmenin kapsamının belirlenmesini kolaylaştıracaktır.

    Av. Murat Can Dolğun
    İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
    Web: dolgun.av.tr
    İletişim: İletişim ve randevu

    Bu çalışma genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut uyuşmazlık farklı maddi ve hukuki koşullara tabidir. Makale, bireysel hukuki mütalaa veya herhangi bir yargısal sonuca ilişkin garanti niteliğinde değildir.


    21. Mevzuat, Bilimsel Yayınlar, Danıştay Kararları ve Haber Kaynakçası

    A. Mevzuat ve resmî düzenlemeler

    [M1] 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, Resmî Gazete, 12.06.2009, Sayı 27256; özellikle m.12, m.31, m.32, m.33, m.36, m.37, m.40 ve m.41. Resmî mevzuat metni.

    [M2] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı, 2022, Türk vatandaşlığı amacıyla taşınmaz ediniminde 250.000 ABD doları uygulamasından 400.000 ABD doları uygulamasına geçişe ilişkin açıklamalar ve uygulama belgeleri. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

    [M3] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu; özellikle m.7, m.8 ve m.27.

    [M4] 1136 sayılı Avukatlık Kanunu; özellikle m.2 ve m.46.

    B. Bilimsel ve akademik yayınlar

    [A1] Güner, Cemil, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kaybı Kararlarının Geri Alınması”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.37, S.2, 2017. DergiPark – Makale.

    [A2] Özgür, Çiçek, “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.75, S.1, 2026, s.741–779, DOI: 10.33629/auhfd.1710185. DergiPark – Makale.

    [A3] Erden, Hümeyra Zeynep, “Türk Vatandaşlığına Alınma Kararının İptalinde Süre”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, C.36, S.1, 2016. DergiPark – Makale.

    C. Danıştay kararları

    [Y1] Danıştay 10. Daire, 05.02.2026, E.2024/405, K.2026/361. Yatırım yoluyla vatandaşlık, gerçeğe aykırı döviz alım belgeleri, uygunluk belgesinin iptali ve vatandaşlık kararının geri alınması. Danıştay karar metni.

    [Y2] Danıştay 10. Daire, 04.02.2026, E.2024/3835, K.2026/324. Vatandaşlığın geri alınmasında idari işlemin sebep unsuru ve somut gerekçenin değerlendirilmesi. Danıştay karar metni.

    [Y3] Danıştay 10. Daire, 30.12.2025, E.2025/6295, K.2025/7133. Vatandaşlık işlemlerinde tebliğ ve dava açma süresinin değerlendirilmesi. Danıştay karar metni.

    D. Resmî açıklamalar ve haber kaynakları

    [H1] Candan, Fatma Nur, “Muvazaalı gayrimenkul satışıyla vatandaşlık sağlayan suç örgütü çökertildi”, Anadolu Ajansı, 24.09.2025. Habere erişim.

    [H2] Anadolu Ajansı, “Yabancılara usulsüz vatandaşlık kazandıran suç örgütüne yönelik operasyonda yakalanan 113 şüpheli adliyede”, Eylül 2025. Habere erişim.

    [H3] T.C. Adalet Bakanlığı, “Bakan Gürlek: 687 Kişinin Vatandaşlığının İptali İçin Yasal Süreç Başlatıldı”, 04.08.2026. Resmî açıklama.

    [H4] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah; Yıldız, Dilhan Türker; Eser, Zehra Tekeci, “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 zanlı yakalandı”, Anadolu Ajansı, 21.09.2026. Bu haber İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı açıklamalarını içermektedir. Habere erişim.

    [H5] Demir, İrem, “Haksız yollarla Türk vatandaşlığı kazandırdığı belirlenen suç örgütü operasyonunda 32 zanlı tutuklandı”, Anadolu Ajansı, 07.08.2026. Habere erişim.

    [H6] Yeşildal, Zeynep; Gökmen, Emrah, “İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda yakalanan 33 şüpheli tutuklandı”, Anadolu Ajansı, 25.09.2026. Habere erişim.

    [H7] TRT Haber / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H8] Gürel, Ayşe, “İstanbul merkezli 13 ilde sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 73 gözaltı”, Demirören Haber Ajansı, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H9] Habertürk Yerel Haberler / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığından İstanbul’daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama”, 21.09.2026. Habere erişim.

    [H10] Haber Global / Anadolu Ajansı, “İçişleri Bakanlığı duyurdu: Binlerce yabancının vatandaşlığı iptal”, 21.09.2026. Habere erişim.

    Kaynak değerlendirme notu: Bazı haber kuruluşlarında yayımlanan metinler Anadolu Ajansı kaynaklı aynı resmî açıklamanın yeniden aktarımıdır. Bunlar bağımsız adli doğrulamalar olarak değil, açıklamanın yayımlandığı farklı haber kaynakları olarak değerlendirilmiştir. Şifahi ve bireysel dosya gözlemleri ise resmî haber kaynağı veya kesinleşmiş karar gibi gösterilmemiştir.


    22. Dolgun Akademi’de Daha Önce Yayımlanan İlgili Hukuki Çalışmalar

    19 Eylül 2026: Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma. Bu çalışmada TVK m.31 ve m.40 ayrımı, yatırımın gerçekliği, hukuki güvenlik ilkesi ve yargısal koruma değerlendirilmiştir.

    26 Eylül 2026: 1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026. Bu çalışmada ikinci dalga soruşturması, 263 yatırımcı, 807 aile ferdi, muvazaalı olduğu ileri sürülen 274 satış ve idari işlemler incelenmiştir.

    28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: En Çok Sorulan Sorular, Ceza Soruşturması, Dava ve Dosya İnceleme. Bu yazıda vatandaşlık statüsünün araştırılması, ceza soruşturması ve yurt dışında yaşayan kişilerin karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır.

    28 Eylül 2026: Türk Vatandaşlığı İptali ve Geri Alınması 2026: Yeni Ekspertiz, Eksik Yatırım, Aile, Çocuklar, Askerlik ve Soruşturulan İnşaat Şirketleri. Bu çalışmada yeni değerleme raporları, yatırım eksikliği, aile üyelerinin durumu ve soruşturmalarda adı geçen şirketler ayrıntılı değerlendirilmiştir.

    Güncel çalışmaların tamamı: Dolgun Akademi – Vatandaşlık Hukuku.

    ↑ İçindekilere dön