Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2026
Son aylarda özellikle gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış yabancılar bakımından en çok sorulan sorular değişti.
Artık yatırımcıların temel sorusu yalnızca “vatandaşlığım iptal edilir mi?” değildir.
“Türk vatandaşlığım iptal edildi mi?”, “hakkımda ceza soruşturması var mı?”, “Türkiye’ye gelirsem gözaltına alınır mıyım?”, “e-Devlet hesabım çalışıyorsa vatandaşlığım devam ediyor mu?”, “ekspertiz raporunu ben hazırlamadım, yine de sorumlu olur muyum?”, “avukat vekaletname olmadan dosyamı kontrol edebilir mi?” ve “yurt dışındayım, hiçbir bildirim almadım, durumumu nasıl öğrenebilirim?” soruları bugün çok daha önemlidir.
Bunun nedeni 2025 yılında başlayan ve 2026 yılında genişleyen ceza soruşturmaları ile vatandaşlık dosyalarına ilişkin idari incelemelerdir.
Bu konuya ilişkin hukuki çerçeveyi daha önce 19 Eylül 2026 tarihli “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma” başlıklı kapsamlı çalışmamızda incelemiştik. Bu çalışmada özellikle 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 kapsamındaki iptal ile m.40 kapsamındaki geri alma arasındaki farkı, ekspertiz raporlarını, yatırımcının iyi niyetini, gerçek para hareketlerini ve Danıştay içtihatlarını değerlendirmiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci büyük soruşturmanın ardından ise 26 Eylül 2026 tarihli “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026” başlıklı yazımızda 263 yatırımcı ve 807 aile ferdini ilgilendiren yeni dosyayı ayrıca ele aldık. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
Bu yazı ise her iki çalışmayı tamamlayan, vatandaşlık iptaliyle karşılaşan veya böyle bir riskten şüphelenen kişinin ilk aşamada sorması gereken sorulara cevap veren güncel bir rehberdir.
2026 YILINDA NE DEĞİŞTİ? NEDEN BU KADAR FAZLA VATANDAŞLIK DOSYASI İNCELENİYOR?
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı dosyalarına yönelik geniş kapsamlı incelemeler 2025 yılında kamuoyuna güçlü biçimde yansımaya başladı.
24 Eylül 2025 tarihli soruşturmada 451 yabancı yatırımcı üzerinden aileleriyle birlikte 1.198 vatandaşlık kazanımı incelenmiş; vatandaşlık için gerekli döviz girişinin gerçekleşmediği, hayali para hareketleri oluşturulduğu, muvazaalı satışlar yapıldığı ve bazı gayrimenkullerin gerçek değerinin üzerinde gösterildiği iddia edilmişti. Soruşturmada suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik dahil çeşitli suç isnatları kamuoyuna açıklanmıştı. (Anadolu Ajansı)
4 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda yürütülen yeni soruşturma açıklandı. Adalet Bakanlığı, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden vatandaşlık kazandırıldığı iddiasıyla 687 kişinin vatandaşlığının iptali için yasal sürecin başlatıldığını bildirdi. Yaklaşık 2,5 milyar TL tutarında Türkiye’ye girmesi gereken paranın gerçekte ülkeye girmediği de soruşturma makamlarınca ileri sürüldü. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
21 Eylül 2026 tarihinde ikinci dalga kamuoyuna açıklandı. Bu kez 734 yabancıya yapılan satış incelendiği, 274 satışın muvazaalı olduğunun değerlendirildiği ve aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin vatandaşlık kazandığının tespit edildiği açıklandı. Bunların 263’ünün asıl yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; 1.015 kişinin vatandaşlık kararının verildiği tarihte, 55 çocuğun ise daha sonra vatandaşlığı kazandığı belirtildi. Soruşturma makamlarının açıklamasına göre 72 milyon 250 bin ABD doları tutarındaki işlemin muvazaalı gerçekleştirildiği değerlendirildi. (Anadolu Ajansı)
25 Eylül 2026 itibarıyla bu ikinci dalgada gözaltına alınan şüphelilerden 33’ünün tutuklandığı, 20 kişi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol uygulandığı açıklandı. (Anadolu Ajansı)
Aynı dönemde İçişleri Bakanlığı çok daha geniş bir toplam rakam açıkladı. Bakanlık açıklamasına göre sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla bağlantılı incelemeler sonucunda 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş, bunlar ve aile fertleri dahil 5.391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca kamu düzeni ve milli güvenlik yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında 263 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylece açıklanan toplam sayı 6.134 kişiye ulaşmıştır. (DHA | Demirören Haber Ajansı)
Bu rakamların tamamının aynı soruşturmayı, aynı hukuki sebebi veya aynı kişileri ifade etmediğine dikkat edilmelidir.
Her yatırımcının bireysel dosyası ayrıca incelenmelidir.
1. TÜRK VATANDAŞLIĞIM SONRADAN İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?
Evet.
Türk vatandaşlığının kazanılmış olması vatandaşlık kararının ileride hiçbir şekilde incelenemeyeceği anlamına gelmez.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığın kazanılmasına esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vatandaşlık kazanılmışsa kararın iptal edilmesini düzenlemektedir.
TVK m.40 ise vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer biçimde verildiğinin sonradan anlaşılması halinde kararın geri alınmasını düzenlemektedir. (LEXPERA)
Ancak “iptal” ile “geri alma” aynı hukuki kurum değildir.
Bir vatandaşlık dosyası incelenirken ilk yapılması gereken işlemlerden biri, idarenin hangi maddeyi uyguladığını tespit etmektir.
2. VATANDAŞLIK İPTALİ İLE VATANDAŞLIK KARARININ GERİ ALINMASI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Bu ayrım dosyanın merkezindedir.
TVK m.31 bakımından temel soru şudur:
Vatandaşlık, kişinin kendi yalan beyanı veya vatandaşlık kazanılması bakımından önemli bir hususu gizlemesi sonucunda mı kazanılmıştır?
TVK m.40 bakımından ise farklı bir soru sorulur:
Vatandaşlık kararı verildiği tarihte kanunun aradığı objektif hukuki şartlar gerçekten mevcut muydu?
Dolayısıyla yatırımcının hiçbir hileli davranışının bulunmaması, m.40 kapsamında ortaya çıkabilecek bütün sorunları tek başına ortadan kaldırmayabilir.
Tam tersine, objektif yatırım şartlarının mevcut olması da yatırımcının bilerek sahte belge veya yanıltıcı beyan kullanması halinde m.31 tartışmasını gereksiz kılmaz.
Bu ayrımı daha ayrıntılı olarak 19 Eylül 2026 tarihli önceki çalışmamızda incelemiştik. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
3. 1.070 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞI İPTAL EDİLDİ Mİ?
Kamuoyuna açıklanan bilgiler bu şekilde yorumlanmamalıdır.
21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan bilgi, 1.070 kişinin soruşturma kapsamında tespit edildiği ve vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin başlatıldığıdır. (Anadolu Ajansı)
Bu nedenle şu aşamalar birbirinden ayrılmalıdır:
Ceza soruşturmasında kişinin veya işlemin tespit edilmesi başka bir aşamadır.
Yatırım uygunluk belgesinin iptali başka bir idari işlemdir.
Vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin kararın iptali veya geri alınması başka bir işlemdir.
Bu işlemin ilgili kişiye bildirilmesi başka bir aşamadır.
İdari işlemin mahkemede dava konusu edilmesi ise ayrıca değerlendirilir.
Bir yatırımcının yalnızca “1.070 kişinin arasında olduğumu öğrendim” demesi vatandaşlığının hukuki durumunu belirlemek için yeterli değildir.
4. 6.134 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞININ İPTAL EDİLDİĞİ AÇIKLAMASI NE ANLAMA GELİYOR?
21 Eylül 2026 tarihli İçişleri Bakanlığı açıklamasında 1.413 yatırımcı ve aile fertlerini kapsayan toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiği veya geri alındığı belirtildi. (Anadolu Ajansı)
Bu toplamın içinde farklı hukuki sebepler bulunmaktadır.
Açıklanan verilere göre 5.391 kişi bakımından yatırım uygunluk belgeleri ve yatırım sürecindeki usulsüzlüklerle bağlantılı iptal işlemleri, 743 kişi bakımından ise kamu düzeni ve milli güvenlikle bağlantılı geri alma işlemleri söz konusudur. (DHA | Demirören Haber Ajansı)
Dolayısıyla “6.134 kişi” rakamı tek bir ceza dosyasının veya tek bir müteahhidin müşterilerini ifade etmemektedir.
5. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI AÇILMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLDİĞİ ANLAMINA GELİR Mİ?
Ceza soruşturması ile vatandaşlık hakkında tesis edilen idari işlem farklı hukuki süreçlerdir.
Ancak mevcut 2025-2026 soruşturmalarının yapısı dikkate alındığında, yatırımcı hakkında veya yatırımcının vatandaşlık işleminin dayandığı satış hakkında ceza soruşturması yürütüldüğünün öğrenilmesi vatandaşlık dosyasının da ayrıca inceleniyor olabileceğine ilişkin ciddi bir işaret olabilir.
Özellikle soruşturma makamlarının belirli bir satışın muvazaalı olduğunu, yatırım bedelinin gerçekte ödenmediğini veya ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürdüğü durumlarda, aynı olgular vatandaşlık dosyasında idari incelemeye de konu olabilir.
Ancak ceza soruşturmasının mevcut olması ile vatandaşlığı sona erdiren bireysel idari kararın verilmiş olması aynı şey değildir.
Bu nedenle iki dosyanın ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekir.
6. YURT DIŞINDAYIM VE HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM. HAKKIMDA SORUŞTURMA AÇILMIŞ OLMASI VATANDAŞLIĞIMIN İPTAL EDİLMİŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜRÜR MÜ?
Evet, özellikle mevcut soruşturmalarda bu ihtimal ciddiye alınmalıdır.
Kişi yıllardır yurt dışında yaşıyor, Türkiye’deki eski müteahhit veya gayrimenkul şirketiyle irtibat kurmuyor ve Türkiye’de kendisine ulaşabilecek güncel adres kayıtlarını takip etmiyorsa; hakkında yürütülen ceza ve idari süreçlerden uzun süre haberdar olmayabilir.
Özellikle yatırım yapılan proje, satıcı, aracı şirket veya ekspertiz raporu bugün yürütülen soruşturmalardan biriyle bağlantılıysa, ceza soruşturmasının bulunması vatandaşlık dosyasında da bir inceleme veya iptal/geri alma sürecinin başlamış olabileceğini düşündürmelidir.
Ancak bu ihtimal ile verilmiş ve hukuken mevcut bir vatandaşlık iptal kararını birbirinden ayırmak gerekir.
Yurt dışında yaşayan kişi bakımından yalnızca internet haberleri, sosyal medya listeleri veya eski e-Devlet erişimiyle sonuç çıkarmak yerine;
ceza soruşturmasının bulunup bulunmadığı,
kişinin dosyadaki sıfatı,
vatandaşlık dosyasındaki güncel durum,
yatırım uygunluk belgesinin durumu,
vatandaşlık hakkında bireysel bir karar verilip verilmediği,
kararın tebliğ edilip edilmediği
ve Türkiye’ye giriş bakımından yakalama veya başka bir tedbir bulunup bulunmadığı birlikte kontrol edilmelidir.
Bu kontroller özellikle Türkiye’ye uçak bileti alınmadan önce önem taşıyabilir.
7. TÜRKİYE’YE GELİRSEM HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINIR MIYIM?
Bunun cevabı yalnızca vatandaşlık statüsüne bakılarak verilemez.
Kişinin hakkında ceza soruşturması bulunması halinde ayrıca yakalama, gözaltı, ifade alma talimatı, adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı veya başka bir ceza muhakemesi tedbiri olup olmadığı araştırılmalıdır.
Vatandaşlığı sona erdirilmiş bir kişinin Türkiye’ye yabancı statüsünde giriş şartları da ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla seyahat öncesinde en az üç ayrı başlık kontrol edilmelidir:
vatandaşlık statüsü,
ceza soruşturması ve koruma tedbirleri,
yabancı olarak Türkiye’ye giriş şartları.
Özellikle yurt dışında yaşayan ve ceza dosyasının durumunu bilmeyen kişinin yalnızca “Türk pasaportum elimde” düşüncesiyle seyahat planı yapması sağlıklı değildir.
8. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDEN CEZA SORUŞTURMASINA DÖNÜŞEBİLİR?
Çünkü mevcut soruşturmalardaki iddialar yalnızca idari şartların sağlanıp sağlanmadığıyla sınırlı değildir.
Soruşturma makamları bazı işlemlerde hayali para hareketleri oluşturulduğunu, muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığını, taşınmaz değerlerinin gerçeğe aykırı gösterildiğini ve sahte veya gerçeğe aykırı belgelerin kullanıldığını ileri sürmektedir. (Anadolu Ajansı)
Bir kişinin bu işlemleri bilerek gerçekleştirdiği veya bu sisteme bilerek katıldığı ileri sürülüyorsa ceza hukuku boyutu ayrıca gündeme gelebilir.
9. VATANDAŞLIK DOSYASI NEDENİYLE HANGİ SUÇLARDAN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLEBİLİR?
2025 ve 2026 yıllarında kamuoyuna açıklanan vatandaşlık soruşturmalarında farklı dosyalarda şu suç tipleri gündeme gelmiştir:
suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma; göçmen kaçakçılığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık; resmi belgede sahtecilik; özel belgede sahtecilik; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama. (Anadolu Ajansı)
Ancak bu suçların soruşturma dosyasında bulunması her yatırımcının bunların tamamından şüpheli olduğu anlamına gelmez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Bir yatırımcının yalnızca belirli bir projeden gayrimenkul satın almış olması ile sahte ekspertiz veya muvazaalı para hareketinin hazırlanmasına bilerek katılmış olması aynı durum değildir.
Yatırımcı bakımından hangi somut fiilin isnat edildiğinin ayrıca belirlenmesi gerekir.
10. MÜTEAHHİT HAKKINDA CEZA SORUŞTURMASI VARSA BEN DE ŞÜPHELİ OLUR MUYUM?
Bu sonuç yalnızca ticari ilişkiye dayanılarak çıkarılamaz.
Bir şirket yüzlerce yabancıya taşınmaz satmış olabilir.
Bazı satışlarda usulsüzlük iddiası bulunurken diğer satışlarda gerçek yatırım bedelinin tamamen ödenmiş olması mümkündür.
Nitekim 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalgada 734 yabancıya yapılan satışın incelendiği ancak 274 satış için muvazaa tespitinden söz edildiği açıklanmıştır. (Anadolu Ajansı)
Bu veri dahi her satışın aynı şekilde değerlendirilmediğini göstermektedir.
11. EKSPERTİZ RAPORUNU BEN HAZIRLAMADIM. YİNE DE VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?
Burada m.31 ve m.40 ayrımı tekrar önem kazanır.
TVK m.31 bakımından yatırımcının kendi yalan beyanı veya önemli bir hususu gizlemesi önemlidir.
Ekspertiz raporunun değerleme uzmanı tarafından hazırlanmış olması ve yatırımcının raporun hatalı olduğunu bilmemesi, yatırımcının kişisel davranışının değerlendirilmesinde önemlidir.
Ancak m.40 yönünden idare, vatandaşlık kararının verildiği tarihte objektif yatırım şartlarının gerçekte mevcut olmadığını ileri sürebilir.
Bu nedenle “raporu ben hazırlamadım” savunması önemli olmakla birlikte dosyanın yalnızca bu cümle üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.
Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri de araştırılmalıdır.
12. TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİ VATANDAŞLIĞI KURTARABİLİR Mİ?
Dosyanın niteliğine göre son derece önemli olabilir.
Örneğin vatandaşlığın kazanıldığı tarihte gerekli eşik 250.000 ABD doları ise ve eski ekspertiz raporu 400.000 ABD doları göstermiş ancak bugün raporun hatalı olduğu ileri sürülüyorsa, yalnızca rapordaki hata yeterli bir ekonomik analiz değildir.
Taşınmaz yatırım tarihinde gerçekte 150.000 ABD doları mı, 280.000 ABD doları mı, 400.000 ABD doları mı değerindeydi?
Asıl maddi sorun budur.
Taşınmazın gerçek tarihsel değeri ilgili dönemdeki yatırım eşiğinin üzerindeyse bu durum dosyanın hukuki değerlendirmesinde önemli olabilir.
Bu nedenle bazı dosyalarda geriye dönük bağımsız değerleme yapılması gerekebilir.
13. GÜNÜMÜZDEKİ 400.000 DOLAR ŞARTI ESKİ VATANDAŞLIK DOSYAMA UYGULANIR MI?
Geçmiş tarihli yatırım dosyası, yatırımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre incelenmelidir.
Yatırım miktarı ve diğer şartlar yıllar içerisinde değişmiştir.
Bu nedenle vatandaşlığını daha önceki dönemde 250.000 ABD doları eşiği kapsamında kazanmış bir kişinin dosyası bugünkü 400.000 ABD doları yatırım eşiğine göre değerlendirilemez.
Yatırım tarihi, tapu tarihi, uygunluk belgesi tarihi, vatandaşlık başvuru tarihi ve vatandaşlık karar tarihi birlikte incelenmelidir.
14. BANKADAN GERÇEKTEN PARA GÖNDERDİYSEM BU BENİ KORUR MU?
Gerçek banka ödemesi yatırımcının dosyasındaki en önemli delillerden biri olabilir.
Ancak tek bir dekont yeterli olmayabilir.
Özellikle güncel soruşturmalarda para trafiğinin ekonomik gerçekliği araştırılmaktadır.
Bu nedenle paranın yatırımcının hesabından çıkışı, Türkiye’ye transferi, satıcının hesabına ulaşması, ödeme tarihi, döviz hareketleri ve satıştan sonra paranın herhangi bir bölümünün yatırımcıya veya ilişkili kişilere geri dönüp dönmediği birlikte incelenmelidir.
Gerçek yatırım yapan kişi ile yalnızca görünürde para transferi yapılmasına bilerek katılan kişinin hukuki durumu aynı değildir.
15. SATIN ALMA BEDELİ SONRADAN BANA GERİ ÖDENDİYSE NE OLUR?
Bu durum dosyanın en önemli risk alanlarından biri olabilir.
Özellikle vatandaşlık için gerekli yatırım miktarının görünürde ödendiği ancak önceden kararlaştırılmış bir sistem kapsamında paranın önemli bir bölümünün yatırımcıya geri döndüğü iddiası bulunuyorsa işlemin gerçek ekonomik niteliği tartışılır.
Ancak her para iadesi aynı hukuki anlama gelmez.
İadenin tarihi, miktarı, sebebi, sözleşmesel dayanağı ve tarafları ayrıca araştırılmalıdır.
Bu nedenle yatırımcıların banka hesap hareketlerini değiştirmeden ve eksiltmeden saklamaları önemlidir.
16. BEN İYİ NİYETLİYDİM. BU YETERLİ Mİ?
İyi niyet özellikle TVK m.31 bakımından son derece önemlidir.
Yatırımcı gerekli bedeli gerçekten ödemiş, herhangi bir gizli iade almamış, resmi tapu işlemini tamamlamış, yetkili sistemde hazırlanan ekspertiz raporuna güvenmiş, uygunluk belgesini almış ve hiçbir sahte belge veya gerçeğe aykırı beyan sunmamış olabilir.
Bu kişinin hukuki durumu bilerek muvazaalı sisteme katıldığı ileri sürülen kişiden farklıdır.
Bununla birlikte objektif yatırım şartlarının başlangıçtan itibaren bulunmadığının ileri sürüldüğü bir dosyada TVK m.40 ayrıca incelenmelidir.
17. UYGUNLUK BELGESİ ALMIŞ OLMAM BENİ KORUR MU?
Uygunluk belgesi önemli bir idari belgedir.
Yatırımcı vatandaşlık başvurusunu yalnızca kendi beyanına dayanarak sonuçlandıramaz. Gayrimenkul yatırımı resmi idari incelemelerden geçirilir ve yatırımın şartları taşıdığına ilişkin uygunluk belgesi düzenlenir.
Bu nedenle yatırımcının Devletin kurduğu ve denetlediği sisteme güvenmiş olması hukuki güvenlik, idari istikrar ve yatırımcının iyi niyeti bakımından önem taşıyabilir.
Ancak uygunluk belgesinin geçmişte düzenlenmiş olması daha sonra hiçbir inceleme yapılamayacağı anlamına gelmez.
Özellikle uygunluk belgesinin iptal edilmiş olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
18. UYGUNLUK BELGEM İPTAL EDİLDİYSE VATANDAŞLIĞIM DA İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?
Uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlığı kazanma kararının iptali veya geri alınması ayrı idari işlemlerdir.
Birbirleriyle doğrudan bağlantılı olabilirler ancak hukuken aynı işlem değildirler.
Bu nedenle dosyada hangi işlemin hangi tarihte tesis edildiği ayrı ayrı tespit edilmelidir.
19. E-DEVLET HESABIM HALA AÇILIYOR. BU VATANDAŞLIĞIMIN DEVAM ETTİĞİNİ GÖSTERİR Mİ?
Tek başına yeterli değildir.
Farklı kamu sistemlerinin güncellenme zamanı, idari kararın tesis tarihi ve kişinin sisteme erişim durumu aynı olmayabilir.
Bu nedenle e-Devlet erişiminin bulunması vatandaşlık statüsüne ilişkin tek kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır.
Özellikle hakkında soruşturma bulunduğunu öğrenen veya yatırım yaptığı şirketin güncel operasyonlarda geçtiğini gören kişinin resmi vatandaşlık durumunu ayrıca kontrol ettirmesi gerekir.
20. TÜRK PASAPORTUM HALA ELİMDE. VATANDAŞLIĞIM DEVAM EDİYOR MU?
Pasaportun fiziki olarak kişinin elinde bulunması tek başına vatandaşlık statüsünü kanıtlayan nihai veri değildir.
Özellikle yurt dışında bulunan yatırımcıların seyahat öncesinde güncel vatandaşlık statüsünü ve pasaport kayıtlarını kontrol ettirmeleri önemlidir.
21. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE EŞİMİN VE ÇOCUKLARIMIN VATANDAŞLIĞI NE OLUR?
TVK m.32’ye göre iptal kararı, ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar bakımından da sonuç doğurur.
Ancak her aile ferdinin vatandaşlığı hangi tarihte ve hangi hukuki sebebe dayanılarak kazandığı ayrıca araştırılmalıdır.
21 Eylül 2026 tarihli açıklamada 1.070 kişinin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu; ayrıca 55 çocuğun vatandaşlığı ana vatandaşlık kararından sonra kazandığı belirtilmiştir. (Anadolu Ajansı)
Özellikle sonradan doğan çocuklar bakımından vatandaşlığın kazanılma sebebinin ayrıca incelenmesi gerekir.
22. VATANDAŞLIK İPTAL EDİLİRSE EVİM DE ALINIR MI?
Vatandaşlık statüsünün sona ermesi ile taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi aynı hukuki işlem değildir.
TVK m.33, vatandaşlığı iptal edilen kişiler bakımından malvarlığının tasfiyesine ilişkin özel bir rejim öngörmektedir. Malların tasfiyesinin gerekli görüldüğü hallerde bunun kararda belirtilmesi gerekir. Ayrıca ilgili kişi iptal kararına karşı yargı yoluna başvurursa malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
Bu nedenle vatandaşlık kararının tam metni görülmeden “eviniz alınacak” veya “taşınmaza hiçbir şey olmaz” şeklinde kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.
23. VATANDAŞLIK İPTALİNE KARŞI DAVA AÇILABİLİR Mİ?
Evet.
Vatandaşlığın iptali veya vatandaşlık kararının geri alınması idari işlem niteliğindedir ve yargısal denetime tabidir.
Ancak görevli mahkeme dava konusu işlemi tesis eden makama göre belirlenmelidir.
Cumhurbaşkanı kararlarının iptali bakımından Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görev yaptığı durumlar bulunmaktadır.
Ayrıca yatırım uygunluk belgesinin iptali ile vatandaşlık kararının sona erdirilmesi farklı işlemler olduğundan bazı dosyalarda birden fazla idari işlemin incelenmesi gerekebilir.
24. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASI AÇMA SÜRESİ NE KADARDIR?
Özel bir süre düzenlenmeyen idari uyuşmazlıklarda Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar. (LEXPERA)
Ancak somut olayda tebliğin şekli, işlemi tesis eden makam, daha önce idari başvuru yapılıp yapılmadığı ve hangi işlemin dava konusu edildiği ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle özellikle vatandaşlık iptal kararı eline ulaşan kişinin süre hesabını varsayıma bırakmaması gerekir.
25. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTENEBİLİR Mİ?
Şartları mevcutsa istenebilir.
Vatandaşlık statüsünün sona ermesi kişinin pasaportunu, Türkiye’ye girişini, aile hayatını, şirketlerini, banka ilişkilerini, taşınmazlarını ve diğer hukuki statülerini etkileyebilir.
Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi hazırlanırken ortaya çıkabilecek zararların kişi özelinde somutlaştırılması önemlidir.
Dava açılması tek başına idari işlemin uygulanmasını durdurmaz.
26. HAKKIMDA CEZA SORUŞTURMASI OLUP OLMADIĞINI AVUKAT KONTROL EDEBİLİR Mİ?
Evet, ancak ceza soruşturması ile vatandaşlık dosyası farklı kanallardan kontrol edilmelidir.
Ceza soruşturmasında öncelikle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kişinin hangi dosyada ve hangi sıfatla yer aldığı, dosyanın soruşturma numarası, isnat edilen suçlar ve varsa koruma tedbirleri tespit edilmeye çalışılır.
Vatandaşlık yönünden ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili idari kayıtlar ayrıca incelenmelidir.
Bir dosyada bilgi bulunması diğer dosyanın durumunu tek başına ortaya koymaz.
27. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN CEZA SORUŞTURMASI DOSYASINI İNCELEYEBİLİR Mİ?
Bu soru özellikle yurt dışında yaşayan ve henüz konsolosluktan vekaletname düzenlememiş kişiler bakımından çok önemlidir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.2 uyarınca yargı organları, emniyet makamları ve diğer kamu kurumları, özel hükümler saklı olmak üzere avukatların görevleri için ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlüdür. Belge örneğinin alınması ise vekaletname ibrazına bağlanmıştır.
Avukatlık Kanunu m.46 da avukat veya stajyerin vekaletname olmadan dava ve takip dosyalarını inceleyebileceğini, ancak vekaletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kağıt veya belgelerin örneğinin verilmeyeceğini düzenlemektedir.
Ceza soruşturması bakımından Türkiye Barolar Birliğinin 10 Nisan 2019 tarihli 2019/32 sayılı duyurusunda, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin kararına dayanılarak avukatın soruşturma dosyasını vekaletname, görevlendirme yazısı veya soruşturma tarafının yazılı ya da sözlü muvafakati olmadan inceleyebileceği açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)
TBB’nin önceki 2019/23 sayılı duyurusunda da vekaletname veya UYAP kaydı bulunmayan avukatın hangi tarafla ilgili inceleme yapmak istediğini belirten imzalı dilekçe ve baro kimliğiyle başvurabileceğine ilişkin uygulama açıklanmıştır. (Türkiye Barolar Birliği)
Bu nedenle yurt dışında bulunan kişinin henüz vekaletname çıkaramamış olması ceza soruşturmasının ilk araştırmasının hiçbir şekilde yapılamayacağı anlamına gelmez.
Ancak dosyanın içeriğinin tamamına erişim, belge örneği alınması, UYAP üzerinden sürekli erişim, kişi adına başvuru yapılması veya savunma işlemlerinin yürütülmesi bakımından vekaletname ve müdafilik ilişkisinin kurulması pratik ve hukuki açıdan ayrıca önem taşır.
28. CEZA DOSYASINDA KISITLAMA KARARI VARSA AVUKAT HİÇBİR ŞEY GÖREMEZ Mİ?
Hayır.
CMK m.153 uyarınca soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği kanunda belirtilen durumlarda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim tarafından dosya inceleme yetkisinin kısıtlanmasına karar verilebilir.
Ancak kısıtlama kararı bulunsa dahi yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlamanın dışında bırakılmıştır. (Eski Kararlar Bilgi Bankası)
Bu ayrım vatandaşlık soruşturmalarında özellikle önemlidir.
Çünkü bilirkişi raporları bazı dosyalarda taşınmazların değerine ve para hareketlerine ilişkin soruşturmanın temelini oluşturabilmektedir.
29. AVUKAT VEKALETNAME OLMADAN VATANDAŞLIK DOSYAMI İNCELEYEBİLİR Mİ?
Burada ceza soruşturması ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri nezdindeki idari dosyayı birbirinden ayırmak gerekir.
Avukatlık Kanunu m.2, kamu kurumlarının kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere avukatın görev için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmasını öngörmektedir. Belge örneği alınması ise vekaletname ibrazına bağlıdır.
Bununla birlikte vatandaşlık dosyaları kişisel veriler, güvenlik araştırmaları ve kişiye özgü idari bilgiler içerebildiğinden kurumun özel mevzuatı ve somut uygulaması ayrıca önem taşır.
Bu nedenle vekaletname olmadan bazı bilgi ve belgelerin yerinde incelenmesi veya dosyanın varlığına ve safahatına ilişkin araştırma yapılması mümkün olabilse de kişinin bütün vatandaşlık dosyasının örneğinin teslim alınması veya kişi adına işlem yapılması için vekaletname gerekebilir.
Özellikle vatandaşlığın sona erdirilip erdirilmediğinin resmi biçimde teyidi ve kişinin nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması bakımından vekaletname önem taşımaktadır.
30. YURT DIŞINDAYIM. VEKALETNAME ÇIKARMADAN ÖNCE AVUKAT NEYİ KONTROL EDEBİLİR?
İlk aşamada yapılabilecek çalışma dosyanın niteliğine göre değişir.
Ceza soruşturması bakımından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde dosyanın tespiti ve kanunun izin verdiği ölçüde dosya incelemesi yapılabilir.
Avukatlık Kanunu m.2 kapsamında kamu kurumlarında gerekli bilgi ve belgelerin incelenmesi talep edilebilir.
Mevcut dava veya takip dosyaları vekaletname olmadan fiziki olarak incelenebilir.
Kamuya açık soruşturma bilgileri, şirket ve proje bağlantıları, soruşturmanın hangi satış veya ekspertiz raporlarını kapsadığı ve kişinin işlemleriyle kamuya açıklanan vakalar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Buna karşılık kişi adına resmi başvuru yapılması, belge örneği alınması, idari dava açılması, nüfus kayıtları üzerinde işlem yapılması veya ceza dosyasında kapsamlı müdafilik işlemleri için vekaletname gerekebilir.
Bu nedenle özellikle yurt dışındaki yatırımcı bakımından iki aşamalı çalışma mümkündür: önce risk ve dosya tespiti, ardından gerekiyorsa vekaletnameyle tam temsil.
31. TÜRKİYE’YE GELMEDEN İFADE İÇİN RANDEVU ALINABİLİR Mİ?
Dosyanın durumuna göre Cumhuriyet savcılığı veya soruşturmayı yürüten kolluk birimiyle iletişim kurulması ve ifadenin planlanması mümkün olabilir.
Ancak kişi hakkında yakalama kararı bulunuyorsa veya farklı bir koruma tedbiri uygulanmışsa durum değişir.
Bu nedenle Türkiye’ye geliş tarihi kararlaştırılmadan önce dosyanın mevcut safahatının kontrol edilmesi önemlidir.
32. HAKKIMDA YAKALAMA KARARI OLUP OLMADIĞINI ÖNCEDEN ÖĞRENEBİLİR MİYİM?
Dosyanın erişilebilir kısmı ve soruşturmanın niteliği ölçüsünde araştırılabilir.
Ancak soruşturmanın gizliliği, mevcut kısıtlama kararları ve kolluk işlemlerinin niteliği nedeniyle her bilgi her aşamada aynı şekilde erişilebilir olmayabilir.
Bu nedenle yalnızca e-Devlet ekranından sonuç çıkarılması yerine soruşturma dosyasının avukat tarafından ayrıca araştırılması daha sağlıklıdır.
33. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞSE AMA BANA HİÇBİR TEBLİGAT GELMEDİYSE NE OLUR?
Öncelikle gerçekten bir karar bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Karar mevcutsa hangi tarihte tesis edildiği, hangi adrese ve hangi yöntemle bildirildiği, yurt dışında bulunan kişi yönünden tebligat işlemlerinin nasıl yürütüldüğü ve kişinin kararı ne zaman öğrendiği dava süresi bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle böyle bir dosyada tebligat evrakı vatandaşlık kararının kendisi kadar önemlidir.
34. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLDİYSE AMA E-DEVLETTE TÜRK VATANDAŞI GÖRÜNÜYORSAM NE YAPMALIYIM?
İki bilgi arasında çelişki bulunuyorsa resmi karar ve nüfus kayıtları birlikte incelenmelidir.
Özellikle seyahat, pasaport yenileme, tapu işlemi veya Türkiye’ye giriş gibi önemli bir hukuki işlem yapılacaksa yalnızca dijital ekran görüntüsüne güvenilmemelidir.
35. ESKİ VATANDAŞLIĞIMDAN ÇIKTIM. TÜRK VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE VATANSIZ MI KALIRIM?
Bu ihtimal vatandaşlık iptal dosyasının yanında ayrıca kişinin önceki vatandaşlık hukukuna göre değerlendirilmelidir.
Bazı yatırımcılar Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra önceki vatandaşlıklarından çıkmış veya önceki devlet hukukuna göre vatandaşlıklarını kaybetmiş olabilirler.
Türk vatandaşlığı hakkında işlem tesis edildiğinde kişinin başka bir vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Vatansızlık ihtimalinin bulunması dosyayı hem yabancılar hukuku hem de uluslararası hukuk yönünden daha hassas hale getirebilir.
36. VATANDAŞLIK İPTALİNDEN SONRA TÜRKİYE’DE KALABİLİR MİYİM?
Vatandaşlık sona erdikten sonra kişinin Türkiye’de bulunmasının hukuki dayanağı ayrıca incelenir.
Kişinin önceki vatandaşlığı, pasaportu, ikamet hakkı, aile bağları, çalışma durumu, taşınmazları ve Türkiye’deki diğer hukuki bağları önem taşır.
Bu nedenle vatandaşlık davası ile yabancılar hukuku boyutu birlikte değerlendirilmelidir.
37. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLİRSE MÜTEAHHİDE VEYA ARACIYA DAVA AÇABİLİR MİYİM?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Vatandaşlığa uygun bir taşınmaz satıldığı açıkça taahhüt edilmiş, yatırımcı bu beyana güvenerek ödeme yapmış ve sonradan satılan taşınmazın veya hazırlanan belgelerin vatandaşlık şartlarını taşımadığı ortaya çıkmışsa satıcı, müteahhit, aracı veya diğer sorumlulara karşı özel hukuk talepleri gündeme gelebilir.
Vatandaşlık iptal davası ile müteahhide karşı açılabilecek tazminat, alacak veya sözleşmeden kaynaklanan dava aynı hukuki süreç değildir.
38. VATANDAŞLIK İPTAL DOSYASINDA EN ÖNEMLİ BELGELER NELERDİR?
Dosyanın yalnızca vatandaşlık kararından ibaret olmadığı unutulmamalıdır.
İlk incelemede özellikle vatandaşlık kararları ve tebligatlar; Türk kimlik ve pasaport kayıtları; tapu senetleri; taşınmaz satış sözleşmeleri; ekspertiz ve değerleme raporları; yatırım uygunluk belgesi; banka dekontları; SWIFT kayıtları ve hesap ekstreleri; döviz alım ve transfer belgeleri; satıcı, müteahhit ve aracılarla yapılan yazışmalar; faturalar ve ödeme makbuzları; vatandaşlık başvuru belgeleri; eş ve çocukların vatandaşlık belgeleri; varsa polis, savcılık veya mahkemeden gelen evraklar birlikte değerlendirilmelidir.
Yalnızca “tapu” veya yalnızca “ekspertiz raporu” üzerinden tam bir hukuki analiz yapmak çoğu dosyada yeterli değildir.
39. HENÜZ VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMEDİ. AMA BENİM PROJEM SORUŞTURMADA. ŞİMDİDEN NE YAPMALIYIM?
Kararın çıkmasını beklemeden delillerin korunması önemlidir.
Yıllar önce yapılmış banka transferleri, eski hesap ekstreleri, SWIFT belgeleri, ekspertiz raporları, satış sözleşmeleri, uygunluk belgesi ve müteahhit ile yapılan yazışmalar daha sonra temin edilmesi zor belgelere dönüşebilir.
Özellikle gerçek yatırım yaptığını düşünen kişinin kendi dosyasını şimdiden oluşturması ileride önemli zaman kazandırabilir.
Gerekirse taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değerine ilişkin teknik inceleme de dava açılmadan önce başlatılabilir.
40. SOSYAL MEDYADA İSİM LİSTESİ GÖRDÜM. LİSTEDE ADIM VAR. VATANDAŞLIĞIM İPTAL EDİLMİŞ MİDİR?
Kamuya açık sosyal medya listeleri tek başına hukuki durumun ispatı değildir.
21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan 1.070 kişilik grup bakımından kamuoyuna yayımlanmış resmi bir isim listesi bulunmamaktadır. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
Bu nedenle sosyal medya paylaşımı yerine kişinin kendi resmi vatandaşlık ve soruşturma dosyasının araştırılması gerekir.
41. VATANDAŞLIK İPTAL DAVASINI KAZANABİLİR MİYİM?
Dosya görülmeden bu soruya güvenilir bir sonuç cevabı verilmesi mümkün değildir.
Ancak dosyalar arasında çok önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Yatırım bedelini gerçekten kendi parasından ödemiş, bedelin hiçbir bölümünü geri almamış, taşınmazı gerçek bir satışla edinmiş, yatırım tarihinde taşınmazın gerçek değeri gerekli eşiği karşılayan, resmi ekspertiz sistemine güvenmiş, uygunluk belgesi almış, sahte belge sunmamış ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmamış yatırımcı ile soruşturma makamlarının tarif ettiği muvazaalı işlem sistemine bilerek katıldığı ileri sürülen kişinin hukuki durumu aynı değildir.
Bu nedenle savunmanın amacı yalnızca genel bir “iyi niyet” iddiası ileri sürmek değil; yatırımcının kendi satışını, kendi para hareketini, kendi taşınmazını ve kendi davranışlarını belgelemektir.
42. VATANDAŞLIK DOSYAMIZI NASIL İNCELİYORUZ?
Vatandaşlık iptali dosyalarında tek bir belgeye bakarak değerlendirme yapılması yeterli değildir.
İlk olarak vatandaşlığın hangi tarih ve hangi yatırım yöntemiyle kazanıldığı tespit edilir.
Daha sonra yatırım tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat belirlenir.
Tapu, satış sözleşmesi, ekspertiz, uygunluk belgesi ve vatandaşlık başvuru belgeleri incelenir.
Banka hareketlerinin kaynağından satıcı hesabına kadar gerçek para akışı çıkarılır.
Varsa satış sonrasında yatırımcıya doğrudan veya dolaylı para dönüşü olup olmadığı araştırılır.
Taşınmazın yatırım tarihindeki gerçek değeri gerektiğinde yeniden değerlendirilir.
Müteahhit, satıcı, ekspertiz şirketi veya aracı hakkında ceza soruşturması bulunuyorsa yatırımcının o soruşturmadaki konumu ayrıca belirlenir.
Yatırımcının kendisi hakkında soruşturma bulunuyorsa isnat edilen suç ve deliller incelenir.
Vatandaşlık dosyasında yatırım uygunluk belgesinin veya vatandaşlık kararının durumu tespit edilir.
Bir iptal veya geri alma kararı mevcutsa hukuki dayanak, işlem tarihi, tebligat ve dava süresi kontrol edilir.
Yurt dışında bulunan kişi bakımından ayrıca Türkiye’ye girişte ortaya çıkabilecek ceza muhakemesi ve yabancılar hukuku riskleri değerlendirilir.
Bu çalışma tamamlanmadan vatandaşlığın korunma ihtimali veya izlenecek dava stratejisi hakkında sağlıklı bir hukuki görüş oluşturmak güçtür.
ÖNEMLİ: CEZA SORUŞTURMASI İLE VATANDAŞLIK DOSYASINI BİRLİKTE İNCELEMEK GEREKEBİLİR
2026 yılında ortaya çıkan dosyalar artık yalnızca klasik bir vatandaşlık hukuku uyuşmazlığı olarak değerlendirilmemelidir.
Özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen güncel soruşturmalarda bilirkişi raporları, MASAK analizleri, banka hareketleri, tapu kayıtları, ekspertiz raporları ve şirket bağlantıları birlikte değerlendirilmektedir. (Anadolu Ajansı)
Bu nedenle bazı yatırımcılar bakımından aynı anda iki ayrı soru cevaplandırılmalıdır:
Birincisi, Türk vatandaşlığı hukuken devam ediyor mu ve idari dosyada hangi işlem yapılmıştır?
İkincisi, kişi ceza soruşturmasında yalnızca işlemi incelenen yatırımcı mı, bilgi sahibi mi, mağdur mu yoksa şüpheli mi?
Bu iki soru birbirinin yerine geçmez.
YURT DIŞINDA YAŞAYAN YATIRIMCILAR İÇİN ÖZEL UYARI
Yurt dışında yaşayan ve yıllardır Türkiye’ye gelmeyen kişiler bakımından risk değerlendirmesi daha da önemlidir.
Kişi herhangi bir tebligat görmemiş olabilir.
Eski Türk telefon numarasını kullanmıyor olabilir.
Eski adresi artık geçerli olmayabilir.
Müteahhit veya aracı şirketle yıllardır iletişim kurmamış olabilir.
Hakkındaki ceza soruşturmasını bilmiyor olabilir.
Vatandaşlık dosyasının yeniden incelemeye alındığından haberi olmayabilir.
Bu durumda Türkiye’ye seyahat etmeden önce yalnızca vatandaşlık statüsünün değil, ceza soruşturmasının da kontrol edilmesi yararlı olabilir.
Özellikle güncel soruşturmalarda adı geçen proje veya şirketlerden gayrimenkul satın almış kişilerin kendi bireysel işlemlerinin soruşturmayla bağlantılı olup olmadığını araştırması önem taşımaktadır.
TD HUKUK VE DANIŞMANLIK – VATANDAŞLIK İPTALİ VE CEZA SORUŞTURMASI DOSYA İNCELEMESİ
TD Hukuk ve Danışmanlık olarak yatırım yoluyla kazanılan Türk vatandaşlığının iptali ve geri alınması, yatırım uygunluk belgesinin iptali, sahte veya gerçeğe aykırı ekspertiz iddiaları, muvazaalı satış ve para hareketleri, yatırımcı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve Türkiye’ye giriş riskleri dahil bağlantılı süreçleri birlikte değerlendiriyoruz.
Özellikle yurt dışında bulunan kişiler bakımından, imkan bulunan dosyalarda ilk aşamada mevcut soruşturmanın ve hukuki durumun tespitine yönelik inceleme yapılarak hangi belgelerin veya vekalet işlemlerinin gerekli olduğu belirlenebilir.
Dosyanızla ilgili değerlendirme talebinde bulunurken vatandaşlığın kazanıldığı yıl, yatırım yapılan proje veya şirket, taşınmaz bilgileri, vatandaşlık kararına ilişkin mevcut belgeler, ekspertiz raporu ve banka ödeme kayıtlarının gönderilmesi incelemeyi kolaylaştıracaktır.
Av. Murat Can Dolğun
İstanbul Barosu – Sicil No: 75860
TD Hukuk ve Danışmanlık
Ofis: +90 212 299 44 22
WhatsApp / Mobil: +90 507 475 44 22
E-posta: av.muratcandolgun@gmail.com
Web: dolgun.av.tr
Adres: İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM), A2 Blok, Kat: 5, No: 206, Yeşilköy Mah., Atatürk Cad., Bakırköy / İstanbul, Türkiye
ÖNCEKİ ÇALIŞMALARIMIZ
19 Eylül 2026 – “Yatırım Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığının İptali ve Geri Alınması: Sahte Ekspertiz, Muvazaalı İşlemler, İyi Niyetli Yatırımcı ve Yargısal Koruma.”
Bu çalışmada TVK m.31 ile m.40 ayrımı, iyi niyetli yatırımcı, geçmiş tarihli değerleme, idari istikrar, hukuki güvenlik ve Danıştay içtihatları ayrıntılı olarak incelenmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
26 Eylül 2026 – “1.070 Kişiyi İlgilendiren Türk Vatandaşlığı İptali Süreci 2026.”
Bu çalışmada 21 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ikinci dalga soruşturması, 263 yatırımcı, 807 aile ferdi, 274 muvazaalı olduğu ileri sürülen satış, ekspertiz ve para hareketleri ayrı olarak değerlendirilmiştir. (Av. MURAT CAN DOLGUN)
HUKUKİ BİLGİLENDİRME
Bu çalışma 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kamuya açık resmi açıklamalar, yürürlükteki mevzuat, erişilebilir yargı kararları ve güncel soruşturma haberleri esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Ceza soruşturmalarına ilişkin “sahte ekspertiz”, “muvazaalı işlem”, “usulsüz vatandaşlık”, “örgüt”, “dolandırıcılık”, “sahtecilik” ve benzeri ifadeler soruşturma makamlarının kamuoyuna yansıyan iddia ve değerlendirmelerini ifade etmektedir.
Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesi, gözaltı veya tutuklama kararı verilmesi kesinleşmiş mahkumiyet anlamına gelmez. Kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir.
Bir şirket veya değerleme uzmanı hakkında ceza soruşturması bulunması o şirket veya kişiyle işlem yapan bütün yatırımcıların aynı hukuki durumda bulunduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde yatırımcının ceza soruşturmasında şüpheli olmaması vatandaşlık için aranan objektif hukuki şartların mutlaka gerçekleşmiş olduğunu tek başına göstermez.
Her vatandaşlık dosyası yatırım tarihi, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat, taşınmazın gerçek değeri, ödeme hareketleri, yatırımcının kişisel davranışları, uygunluk belgesi, vatandaşlık dosyası, ceza soruşturması ve tesis edilen bireysel idari işlem birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.
Bu metin belirli bir kişi veya uyuşmazlık bakımından sonuç garantisi veya kişiye özel hukuki mütalaa niteliğinde değildir.








