Avukatlar Müvekkil Belgelerini Yapay Zekaya İnceletebilir mi?

Yapay zeka araçlarının hukuk pratiğinde yaygınlaşmasıyla birlikte, avukatların müvekkillerinden gelen belge ve bilgileri bu sistemler aracılığıyla analiz ettirmesi giderek artmaktadır. Ancak bu uygulama, meslek sırrı, veri güvenliği ve cezai sorumluluk bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.

Avukatın yapay zeka kullanımı ile müvekkilin kullanımı arasında hukuken önemli farklar bulunsa da, avukat açısından da mutlak bir güvenli alan söz konusu değildir.

Avukatlık Kanunu m. 36 Açısından Değerlendirme

Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca avukat, mesleki faaliyet sırasında öğrendiği tüm bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülük yalnızca bilgiyi açıklamamayı değil, üçüncü kişilerin erişimine açmamayı da kapsar.

Müvekkile ait belgelerin, denetimi avukatın elinde olmayan yapay zekâ sistemlerine aktarılması, meslek sırrının dolaylı biçimde ihlali olarak değerlendirilebilir.

Bu durum, disiplin sorumluluğu doğurabilecek niteliktedir.

CMK m. 154 ve m. 130 Kapsamında Riskler

CMK m.154, müdafi ile müvekkil arasındaki yazışmaların denetime tabi tutulamayacağını düzenler. CMK m.130 ise meslekî belgelerin korunmasına yöneliktir.

Ancak bu güvenceler, bilgilerin avukatın denetimi altında kalmasına bağlıdır.

Eğer belgeler üçüncü bir dijital sistemin altyapısına yüklenirse, bu koruma mekanizması fiilen zayıflamaktadır.

İleride yapılacak dijital incelemelerde, bu sistemlerde tutulan verilerin ele geçirilmesi ihtimali doğabilir.

KVKK Açısından Veri Aktarımı Sorunu

Müvekkil belgeleri çoğu zaman kişisel veri ve özel nitelikli kişisel veri içermektedir.

KVKK m.8 ve m.9 uyarınca, bu verilerin üçüncü kişilere veya yurt dışına aktarımı açık rıza veya kanuni şartlara bağlıdır.

Birçok yapay zeka platformunun sunucuları yurt dışında bulunduğundan, bu tür kullanım veri aktarımı sayılabilir ve idari yaptırım riski doğurabilir.

Ceza Hukuku Açısından Olası Sorumluluk

Avukatın, müvekkile ait gizli bilgileri gerekli özeni göstermeden üçüncü sistemlere aktarması hâlinde:

TCK m.136 (kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi),

TCK m.258 (göreve ilişkin sırrın açıklanması)

kapsamında cezai sorumluluk tartışması gündeme gelebilir.

Her somut olayda kast ve ihmal unsurları ayrıca değerlendirilir.

Ne Zaman Daha Güvenli Sayılabilir?

Avukatın yapay zeka kullanımının daha düşük riskli kabul edilebilmesi için bazı şartların birlikte sağlanması gerekir:

Kullanılan sistemin kurumsal ve kapalı altyapıya sahip olması,

Verilerin üçüncü kişilerle paylaşılmaması,

Eğitim amacıyla kullanılmaması,

Saklama süresinin sınırlı olması,

Müvekkilin açık ve bilgilendirilmiş rızasının alınması.

Bu koşullar sağlanmadan yapılan kullanım, hukuki sorumluluk doğurma ihtimalini artırır.

Avukatın Yapay Zeka Kullanımı ile Mesleki Özen Yükümlülüğü

Avukat, Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları gereği “özen yükümlülüğü” altında faaliyet gösterir.

Bu yükümlülük, teknolojik araçların kullanımında da geçerlidir.

Yanlış veya denetimsiz yapay zekâ çıktılarının kullanılması, hatalı hukuki yönlendirmeye ve mesleki sorumluluğa yol açabilir.

Sonuç

Avukatlar, müvekkillerine ait belgeleri yapay zeka araçlarıyla inceletebilir; ancak bu kullanım mutlak biçimde serbest değildir.

Kontrolsüz, şeffaf olmayan ve veri politikası belirsiz sistemlerin kullanımı;

Meslek sırrının ihlali,

KVKK yaptırımları,

Ceza sorumluluğu,

Disiplin soruşturması

risklerini beraberinde getirebilir.

Bu nedenle yapay zekâ, hukuki değerlendirmede yardımcı bir araç olarak görülmeli; müvekkil verilerinin korunması ise her zaman birinci öncelik olmalıdır.

Av. MURAT CAN DOLGUN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin